Mustafa Önder, Bülent Arınç’ı Yazdı

ÖTTÜ YİNE ARDIÇ KUŞU…

Adam iflah olmaz bir Atatürk düşmanı…
Etmediği hakaret, atmadığı çamur kalmadı ama yancı…
Şimdi fırsat bu fırsat…
TKP’li kızıl Tunceli Belediye Başkanı üzerinden yine saydırıyor!
Karanlık Odatv’nin Soner’i bile komünist başkana “Gerici feodalizme sarılıp, cumhuriyet ve devrimlerine muhalefet ederek komünist olamazsınız!.. ‘Tunceli'ye bu bahar komünizm gelecek’ deniyordu; feodalizm geldi!” diye çakarken hem de…
*
Bu memlekette “Dersim” diye bir şehir hiç olmamıştır… Bölge adıdır…
Atatürk’ün partisinin genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun, Mustafa Kemal’e ve Sabiha Gökçen’e inat, Tunceli’ye “Dersim” yaftası yakıştırmasıyla başlar her şey…
Diyarbakır’a “Amed” denilmesi, Diyarbakırspor’dan vazgeçilip “Amedspor” diye tescil edilmesiyle başlar bu pis oyunlar… Hem de TFF’de!
“Tunceli denilse ne olur, Dersim denilse ne olur?” şuursuzluğundaki Tilki’nin Portakal’ı varken…
“Nohuttan büyütülüp Tunceli’ye başkan yapılan” kızıl komünistin farklı bir şey yapacağını mı sanıyordunuz?
*
Gezi olaylarını Avusturya'dan izlediği, devrim olduğunu sanarak Türkiye'deki arkadaşına “Dönersem bana bir şey yaparlar mı?” diye sorduğu anlatılır bu ardıç kuşunun…
Maçlardan önce İstiklal Marşı söylenmesini, Diyarbakırspor'un maçları vesilesiyle "Kürtlere zorla İstiklal Marşı dinletmek amacıyla getirildiğini” iddia edecek kadar absürt bir adamdır…
Tıpkı Cumhuriyet’te, “İstiklal Marşı'nı fazla 'dinci' bulduğunu ve içinde geçen bazı 'ümmetçi' kelimeler yüzünden bir türlü içine sindiremediğini” yazan emekli general Silahçıoğlu gibi…
Tıpkı “Her toplantıda, açılışta İstiklal Marşı okunmasının 12 Eylül dayatması olduğunu” iddia eden Arınç gibi…
*
Bu ağzı bozuk, küfürbaz, argodan başka Türkçe yazamayan ardıç kuşu…
“10 Kasım günleri tiyatro, sinema, gazino her yer kapalıydı, genelev de kapalı mıydı; çocuktum, bilmiyorum” diyecek kadar akıl tutulmasına uğramıştır…
“İstiklâl Savaşı'nı küçümseyen, gazi ve şehit sayılarıyla alay edebilen, hatta ‘şaklaban’ diyen” adamdır…
Dönek Okuyan türü, “Obama ABD Başkanı olursa ben de Taksim'de anırırım” deyip sözünü tutmayan adamdır ardıç kuşu…
“Dersimspor var, Dersim gazetesi var, Dersim Belediyesi olamıyor. Çünkü Tunceli ‘aydınlanmanın’ simgesiymiş, Kemalistlerin faşist kanadı öyle diyor” diye kızıl TKP’nin kararına sevinen adamdır…
Her şey aslına çeker denilmiştir ya…
Cumhuriyet, Politika, Nokta, Dünya, Star, Akşam gazetelerinde dolanır dururken iktidar yandaşı olarak Sabah’ta demir atar…
“Sosyalist İslamcı” melezi gibi “liberal solcu” denilen bir tip…
Daha dün, 19 Mayıs’ta Sabah’taki yazısında “Ahmak Marksistler Kürt milliyetçiliğini solculuk mu sanıyorlar?” demişken…
Bir hafta önce de “Serbestçe Kürtçe konuşabilmek… Kürtçe gazete, kitap, dergi çıkarabilmek… Kürtçe televizyon yayını yapabilmek… Kürt beldelerine, kurumlarına, binalarına Kürtçe isim koyabilmek, daha doğrusu bunların gerçek isimlerini kullanabilmek…” diye zırvalaması boşuna değildi…
Şimdi kalkıp TKP’li kızıl başkanı kutsaması normaldir…
Her şey aslına çeker…
Ardıç kuşu içinden geçeni ötmeye başladı yine… (TÜRKGÜN)