<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cumhur İttifakı &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/cumhur-ittifaki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 May 2023 22:44:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>&#8211; Cumhurbaşkanı 2. Tur Seçimini Cumhur İttifakı Adayı Kazandı</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/05/28/cumhurbaskani-2-tur-secimini-cumhur-ittifaki-adayi-kazandi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/05/28/cumhurbaskani-2-tur-secimini-cumhur-ittifaki-adayi-kazandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 May 2023 22:44:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı 2. Tur Seçimini Cumhur İttifakı Adayı Kazandı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan kazandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8265</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, sandık başına giderek Cumhurbaşkanlığı 2. Tur Seçimlerini yaptı.      YSK verilerine göre, Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;ndan daha fazla oy alarak tekrardan Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilk kez ikinci tur deneyimi yaşayan Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçti. Bütün illerde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, sandık başına giderek Cumhurbaşkanlığı 2. Tur Seçimlerini yaptı.<br />
<strong>     YSK verilerine göre, Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;ndan daha fazla oy alarak tekrardan Cumhurbaşkanı seçildi.</strong><br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilk kez ikinci tur deneyimi yaşayan Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçti. Bütün illerde ve yurt dışında oy oranlarını artıran Erdoğan, yarışı rakibi Kemal Kılıçdaroğlu’nun önünde tamamlayarak yerel, genel seçimler olmak üzere 17’inci zaferini ilan etti.<br />
<strong>      YSK Başkanı Ahmet Yener kesin olmayan sonuçlara göre Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın kazandığını söyledi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/05/28/cumhurbaskani-2-tur-secimini-cumhur-ittifaki-adayi-kazandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Yalçın: 6’lı Masa Milletin Gözü Önünde Pazarlık Yapıyor</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/04/11/yalcin-6li-masa-milletin-gozu-onunde-pazarlik-yapiyor/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/04/11/yalcin-6li-masa-milletin-gozu-onunde-pazarlik-yapiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 08:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[100.yıl seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkan yardımcısı Semih Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Ortak canlı yayın]]></category>
		<category><![CDATA[MHP'den seçim atağı]]></category>
		<category><![CDATA[Semih Yalçın canlı yayında soruları cevapladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8228</guid>

					<description><![CDATA[Yalçın, Anadolu Yayıncılar Derneği (AYD) bünyesindeki 60 televizyon ve 45 radyo ile sosyal medyadan yayımlanan ‘100. Yıl Seçimi Programı’nda, gündeme ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu. Millet İttifakı&#8217;nın söylediği tek şeyin &#8220;güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek&#8221; olduğunu belirterek, &#8220;Bu saatten sonra mümkün değil. Cumhur İttifakı ne yapıyor, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217;ni kuvvetli hale getirmeye çalışıyor. Bu sistemin bozulmaması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yalçın, Anadolu Yayıncılar Derneği (AYD) bünyesindeki 60 televizyon ve 45 radyo ile sosyal medyadan yayımlanan ‘100. Yıl Seçimi Programı’nda, gündeme ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Millet İttifakı&#8217;nın söylediği tek şeyin &#8220;güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek&#8221; olduğunu belirterek, &#8220;Bu saatten sonra mümkün değil. Cumhur İttifakı ne yapıyor, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217;ni kuvvetli hale getirmeye çalışıyor. Bu sistemin bozulmaması lazım, bu sistemi yaşatmalıyız, ufak tefek eksikleri varsa onarmalıyız.&#8221; dedi.</p>
<p>Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından milletvekilleri, il ve ilçe teşkilatlarıyla beraber afetten etkilenen illere gittiklerini belirten Yalçın, yaraların sarılması için çalıştıklarını ve yardım çalışmalarını hala sürdürdüklerini belirtti. Yalçın iktidarın ve Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının bölgede ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını ifade etti.</p>
<p>Yalçın, &#8220;Seçmen Cumhur İttifakı&#8217;na neden oy vermeli?&#8221; sorusuna, &#8220;Onların sinesinden çıktığımız için. Başka bir siyasi hareket de bu iddiada bulunabilir ama son yıllarda partilerin ve ittifakların politikaları iyice ayrıştı. Kimin, nereye gitmek istediği netleşti.&#8221; Cevabını verdi.</p>
<p><strong>Cumhur İttifakı ve MHP&#8217;nin, ülkenin bekasını ve geleceğini önemsediğini ve öncelediğini söyleyen Yalçın, &#8220;Vatandaşın bu noktada hiçbir şüphesi yoktur. Bundan sonra olacağını da hiç zannetmiyoruz. Aynı minvalde giden de bir AK Parti var ve iki yeni partinin katılmasıyla ciddi bir ittifak kurduk.&#8221; ifadesini kullandı</strong>.</p>
<p>Yalçın, altılı masanın şimdiden bakanlık, cumhurbaşkanı yardımcılığı gibi makamları bölüşme çabasında olduğunu kaydederek, &#8220;Bunu, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş gibi hayali bir senaryo ile izaha çalıştılar. Pazarlığı, milletin gözü önünde yapıyorlar. Bizim böyle bir pazarlığımız hiç olmadı. Çünkü Cumhur İttifakı&#8217;nda millet menfaatine çalışan bir ittifak anlayışı var.&#8221; dedi.</p>
<p>Semih Yalçın, &#8220;Altı artı bir eşittir yedi dediğimiz yapılanma, sırtını bir taraftan FETÖ&#8217;ye bir taraftan HDP üzerinden PKK&#8217;ya dayamış. &#8216;Neden Cumhur İttifakı?&#8217; sorusunun cevabı burada. Cumhur İttifakı, istiklali ve istikbali hiçbir şekilde tehlikeye düşmeyecek bir Türkiye istiyor.&#8221; Dedi.</p>
<p>Millet İttifakı&#8217;nın, Türkiye&#8217;yi yönetemeyeceğini, gelecek ve yeniliğin yolunu açamayacağının altını çizen Yalçın, &#8220;Millet İttifakı veya zilletçiler bugüne kadar bir program olarak neyi ortaya sundular? Söyledikleri bir tek, güçlendirilmiş parlamenter sistem, buna geçmek, bu saatten sonra mümkün değil. Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217;ni kuvvetli hale getirmeye çalışıyor. Bu sistemin bozulmaması lazım, bu sistemi yaşatmalıyız ufak tefek eksikleri varsa onarmalıyız.&#8221; İfadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Kandil, şu anda zilletçileri övüyor&#8221;</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun, iktidara geldiğinde Selahattin Demirtaş&#8217;ı, Osman Kavala&#8217;yı, bazı KHK&#8217;lıları serbest bırakacağını söylediğinin hatırlatılması üzerine Yalçın, &#8220;FETÖ&#8217;cüleri, mağdurları, yurt içindekileri çıkaracak. Yurt dışındakileri de getirecek. Kandil, şu anda zilletçileri övüyor. Kandil&#8217;deki, o Karayılan vesaire o sürüngenler &#8216;MHP, AK Parti iktidarını devirmeniz lazım&#8217; diye akıl veriyorlar. Kılıçdaroğlu&#8217;nu, zillet ittifakını desteklediklerini alenen söylüyorlar, çekindikleri bir şey yok. Bunu aziz milletimiz görecektir.&#8221; Diye konuştu.</p>
<p>Yalçın, &#8220;HDP&#8217;lilerin, Millet İttifakı&#8217;nın cumhurbaşkanı adayına oy verme çağrısı yaptıklarının&#8221; ifade edilmesi üzerine, &#8220;HDP ve HDP&#8217;nin milletvekilleri, Mecliste etekli, kravatlı ve mazbatalı terörist uzantılarıdır. HDP&#8217;nin PKK ile iltisakı açıktır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu&#8217;nun, HDP ile ittifak oluşturarak, CHP&#8217;nin geleceğini başkalaştırdığını öne süren Yalçın, HDP&#8217;nin, resmi olarak Millet İttifakı&#8217;nda yer almasa da CHP&#8217;ye desteğinin açık olduğunu kaydetti.</strong></p>
<p>Yalçın, &#8220;MHP için bu seçimin önemi nedir?&#8221; sorusunu, &#8220;Gelişen ve büyüyen bir Türkiye var. Bölgesinde güç olan, süper güç olmaya yönelmiş bir Türkiye var. Dış politikası doğru giden bir Türkiye var. Bunun devamını sağlamak istiyoruz. Bunun devamını tesis ettiğinizde, bu şartları seçim sonrasında da oluşturduğunuzda Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceğinden emin olacaksınız.&#8221; diye cevapladı.</p>
<p>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener&#8217;in, partisinin TBMM Grup Toplantısı&#8217;nda, kürsüye mermi kovanlarını koymasına ve onları yere atmasına yönelik değerlendirmesi sorulan Yalçın, bu durumu tasvip etmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.</p>
<p>Semih Yalçın, milletvekili aday listelerinin açıklandığının anımsatılması üzerine, MHP&#8217;nin 600 adayından 90&#8217;ının kadın, yüzde 70&#8217;inin yüksek tahsilli, 16&#8217;sının engelli olduğunu söyledi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/04/11/yalcin-6li-masa-milletin-gozu-onunde-pazarlik-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP&#8217;den Seçim Atağı, Radyo ve Televizyonlardan Ortak Yayın Yapacak</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/04/09/8220/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/04/09/8220/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Apr 2023 11:18:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP'de medya atağı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8220</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, “Milliyetçi Hareket Partisi Tarafından Radyo ve Televizyonlarda Yapılacak Ortak Canlı Yayınlara İlişkin” yazılı basın açıklaması yaptı. Girilen seçim süreci içerisinde çalışmalara hız verdiklerini belirten Özdemir, 60 ulusal ve karasal yayın yapan televizyon ile 45 radyo kanalı üzerinden aynı anda gerçekleştirilecek programlarla ilgili bilgi verdi. Aynı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, “<strong>Milliyetçi Hareket Partisi Tarafından Radyo ve Televizyonlarda Yapılacak Ortak Canlı Yayınlara İlişkin</strong>” yazılı basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Girilen seçim süreci içerisinde çalışmalara hız verdiklerini belirten Özdemir, 60 ulusal ve karasal yayın yapan televizyon ile 45 radyo kanalı üzerinden aynı anda gerçekleştirilecek programlarla ilgili bilgi verdi.</p>
<p>Aynı yayın gruplarının tüm sosyal medya mecralarının yayınlarının kapsamı dâhilinde olması ile etkili bir çalışma yaparak milletimize sesleneceklerini belirten Özdemir, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>“Milliyetçi Hareket Partisi, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimlerine yönelik çalışmalarını Sayın Genel Başkanımızın talimatları doğrultusunda kararlı ve gayretli bir şekilde sürdürmektedir. Partimizin medya planlaması da aynı kapsamda tamamlanmış ve programlandırılmıştır.</p>
<p>Bu kapsamda, toplumsal huzurumuzun tesisi ve milli değerlerimizle ilgili hassasiyetler konusunda yerel medyanın samimi, sorumlu ve sağduyulu tutumu sebebiyle, partimizin temel meselelerle alakalı görüş ve politikalarını yine yerel medya üzerinden milletimizle paylaşmanın daha doğru olduğu kanaati hasıl olmuştur.</p>
<p>Ayrıca aziz milletimize doğrudan erişme imkânı açısından yerel medyanın sahip olduğu yüksek potansiyel de partimizin ve Cumhur İttifakı’nın faaliyetlerini paylaşabilmemiz açısından değerli bir mecradır ve MHP de bu mecra üzerinden parti politikalarımızı paylaşacaktır.</p>
<p>Seçimlere giden süreç içerisinde görüşlerimizi kamuoyuna sunacağımız ortak canlı yayınlarla; toplamda 60 ulusal ve karasal yayın yapan televizyon ile 45 radyo kanalı üzerinden aynı anda gerçekleştirilecek programlarla milletimize sesleneceğiz. Aynı yayın gruplarının tüm sosyal medya mecraları da yayınlarımızın kapsamı dâhilinde olacaktır.</p>
<p>Böylelikle ilgili konu başlıklarıyla yapılacak olan toplamda 10 bölümden oluşacak ortak canlı yayın ile vatanımızın her bir köşesinde yaşayan vatandaşlarımıza doğrudan erişme imkânı bulacak, teknolojinin verdiği imkânlar dâhilinde her mecrada Milliyetçi Hareket Partisi’nin gür sesi duyulacaktır.</p>
<p>Başkanlık divanı üyelerimiz, grup başkan vekillerimiz ve milletvekillerimizin katılacağı programlarla Genel Siyasi Gündem, Ekonomi Politikaları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Yeni Anayasa, Dış Politika ve Türk Dünyası, Kadın, Gençlik, Aile ve Engelli Politikalarımız, Tarım, Afetler ve İklim Değişikliği gibi önde gelen konu başlıklarında partimizin görüşleri, çalışmaları ve vaatleri anlatılacaktır.</p>
<p>Siyasi tarihimizde seçimlerle alakalı kampanya ve propaganda faaliyetleri dikkate alındığında ilk kez böylesine geniş kapsamlı bir medya ve yayın çalışmasının yapıldığı strateji de yine ilk kez Milliyetçi Hareket Partisi tarafından uygulamaya geçirilmiş olacaktır.</p>
<p>Çoğu yayın grubu ve medya organının sosyal ve siyasi hayatımızla birlikte, toplumsal huzurumuza da verdiği zarara karşılık benimsediğimiz bu yöntemle, tasvip etmediğimiz yayın politikalarına karşı olan duruşumuz daha anlamlı bir hal alacaktır.</p>
<p>Günümüz şartlarında medyanın içerisine düştüğü açmaz karşısında, Milliyetçi Hareket Partisi daha samimi bulduğu ve her daim destekçisi olduğu tüm yerel medya organlarıyla beraber, ülkemiz açısından büyük önem verdiği Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimlerine yönelik tutumunu da bir başka alanda daha göstermiş olacaktır.</p>
<p>Haftalık olarak ilan edeceğimiz programlarımızdan ilki 10 Nisan 2023 Pazartesi günü Genel Merkezimizden yapılacak olan canlı yayınla başlayacak ve diğer programlara ait bilgiler, süreç içerisinde kamuoyu ile paylaşılacaktır.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/04/09/8220/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Bahçeli; &#8220;Ümit kaynağımız milli iradedir.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/04/12/bahceli-umit-kaynagimiz-milli-iradedir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/04/12/bahceli-umit-kaynagimiz-milli-iradedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2022 08:54:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7704</guid>

					<description><![CDATA[  Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada Ülke gündemini değerlendirdi. Günümüz meselelerini geçmişten örnekler vererek değerlendiren Bahçeli,  muhalefetin Türk siyasetinde takındığı tavır ve duruşu da eleştirdiği konuşmasında şu ifadeler eyer verdi;         “ Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,  Sayın Basın Mensupları, Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Toplantımızı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>  Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada Ülke gündemini değerlendirdi.</strong></p>
<p>Günümüz meselelerini geçmişten örnekler vererek değerlendiren Bahçeli,  muhalefetin Türk siyasetinde takındığı tavır ve duruşu da eleştirdiği konuşmasında şu ifadeler eyer verdi;</p>
<p><strong>        “ </strong><strong>Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,  </strong><strong>Sayın Basın Mensupları,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p>Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyor, alayını birden hasretle kucaklıyorum.</p>
<p><strong>Küresel ve bölgesel gelişmelerin sancılı seyrine baktığımızda güçlü bir devlete, tarihi ve kültürel birikimiyle öne çıkmış köklü bir millet geleneğine sahip olmanın ne kadar önemli olduğu daha iyi görülecektir.</strong></p>
<p>Uzak geçmişten bugüne, devletini kaybetmiş toplumlarla, iç barış ve dengesini bulamamış, bu nedenle istiklal ve istikbalinden mahrum kalmış devletlerin yol açtığı vahim karmaşa dünya genelinde büyük krizlere davetiye çıkarmıştır.</p>
<p>Hayatın ve siyasetin olağan akışı içinde ağır veya arızi sorunlar hiçbir zaman eksik olmayacaktır.</p>
<p><strong>Asıl marifet, asıl kabiliyet dönem dönem yeşeren ve hatta kesintisiz yaygınlaşıp yumak haline gelen sorunlara teslim olmak değil, onları çözecek irade maharetini her zaviyede sergileyebilmektir.</strong></p>
<p>Meselenin can alıcı noktası, sorunun değil çözümün bir parçası olabilmektir.</p>
<p>Esen ilk rüzgara boyun eğilseydi, çıkan ilk zorluk karşısında teslim bayrağı çekilseydi ne tarih, ne millet, ne de devlet var olabilirdi.</p>
<p><strong>Yapmak yerine yıkmayı tercih edenlerin, sinekten yağ çıkarmak için eleştiri kuyruğuna girenlerin bu düşüncemizi anlamasını beklemesek de hiç olmazsa üzerinde biraz tefekkür etmelerini tavsiye etmek en tabii hakkımızdır.</strong></p>
<p><u>Aziz Atatürk 1937 yılındaki bir demecinde şunları söylemişti:</u></p>
<p><em>“Ben, 1919 yılı Mayısında Samsun’a çıktığım gün<br />
elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. </em></p>
<p><em>Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. </em></p>
<p><em>İşte ben bu milli kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım. </em></p>
<p><strong><em>Ben Türk ufuklarından bir gün kesinlikle bir güneş doğacağına, bunun sıcaklık ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu âdeta gözlerimle görüyordum.” </em></strong></p>
<p>Merhum Mazhar Müfit Kansu <strong><em><u>“Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber”</u></em></strong> isimli eserinde, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın felaketler ve yokluklar içinde nasıl bir mücadele azmi gösterdiğini detaylarıyla anlatmıştı.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, Sivas’tan Ankara’ya gelirken, lütfen dikkat buyurunuz, ceplerindeki para 20 yumurta, 1 okka peynir, 10 ekmek almaya güç bela yetmişti.</p>
<p>Yol harçlığı için aldıkları para da borçtu.</p>
<p>Bindikleri eski püskü üç arabaları vardı ve ikisinin lastikleri dolmaydı.</p>
<p>Paraları yoktu, kazanacak imkanları yoktu, yiyecekleri yoktu, giyecekleri yoktu, elde yok avuçta yoktu, ancak muazzam bir inançları vardı, yılmaz bir mizaçları vardı, taviz vermeyen bir istiklal iradeleri vardı.</p>
<p>Esir yaşamaktansa seve seve şehadeti göze almış sarsılmaz bir duruşları vardı.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti işte böylesi bir mücadeleyle taçlandı.</p>
<p>Milli Mücadele yıllarında mesela Antepliler muhteşem bir vatan savunması yapmışlardı.</p>
<p>103 yaşındayken ebediyete irtihal eden Antepli merhume Hatice Köse büyüğümüz bakınız açlık ve yoksullukla pekişmiş <u>o yılları nasıl anlatmıştı:</u></p>
<p><em>“Biz o zamanlar çocuktuk. </em></p>
<p><em>Bir buğday tanesine bile muhtaçtık. </em></p>
<p><em>Annem bizi savaş döneminde bir süre kaleye götürmüştü. </em></p>
<p><em>Kalede yiyecek bulamadığımız zamanlarda annem ot toplar ve onları kaynatmaya başlardı. </em></p>
<p><em>Anneme, “ne oldu?” diye sorduğumuzda pişiyor derdi. Bu süreç biz uyuyana kadar devam ederdi. Ama bunları dert etmezdik. </em></p>
<p><em>Çünkü bilirdik ki, vatan kurtarılacaktı.”</em></p>
<p>Vatan olmadıktan, millet yaşamadıktan sonra az yesek ne olur çok yesek neye yarar?</p>
<p>Vatan namustur, namusun fiyatı ve ekonomik değeri ise asla olamayacaktır.</p>
<p><strong>Sakarya Savaşı öncesi yayımlanan Tekalif-i Milliye emirlerini hatırlayınız, maddi imkansızlıklar içinde kıvranan, düşmanın karşısına imanıyla etten duvar ören Türk askerinin her türlü ihtiyacının karşılanması için aziz Türk milleti seferberlik içinde hareket etmişti.</strong></p>
<p>Kimisi bir çift çorap, kimisi bir torba bulgur, kimisi bir çuval un, kimisi sahip olduğu bir binek hayvanı gönül huzuruyla ordusuna vermişti.</p>
<p>Türk milleti bütün maddi ve manevi varlığını vatanı için ortaya koymuştu.</p>
<p>Ve ne takdir edilecek bir gerçektir ki, Tekalif-i Milliye kapsamında milletten alınan ne varsa Cumhuriyet’in kuruluşunu müteakiben peyderpey hak sahiplerine iade edilmişti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun, geçtiğimiz günlerde CHP Parti Okulu’nda Atatürk’ü anlamak konulu ders verdiği medyaya yansımıştı.</p>
<p>Acaba anladığı neydi, anlattığı nelerdi?</p>
<p>İster istemez merak ediyor ve sormaktan kendimizi alamıyoruz.</p>
<p>Bilmediği ve tanımadığı bir şeyi, bir kişiyi anlatmaya çalışmak sadece cahillere özgü bir tutumdur.</p>
<p>Kaldı ki bugünkü CHP’nin neresi Atatürk’ün CHP’sine benzemektedir?</p>
<p>Atatürk tam bağımsızlıktır, Kılıçdaroğlu ve zillet ittifakı tam bağımlılıktır.</p>
<p>Atatürk Milli Mücadele’dir, Kılıçdaroğlu ve zillet ittifakı gayri milli odaktır.</p>
<p>Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin banisidir, Kılıçdaroğlu ve zillet ittifakı Türkiye’nin ayak bağıdır.</p>
<p>Atatürk inanmış bir Türk milliyetçisidir, Kılıçdaroğlu ve zillet ittifakı kozmopolit, küreselci, köksüz, kimliksiz, kalpsiz ve kapasitesizdir.</p>
<p><strong>Zillet ittifakına kulak verirsek, sürekli olarak battığımızı, bittiğimizi, iflas ettiğimizi, heba ve heder olduğumuzu takılmış plak gibi söyleyip duruyorlar.</strong></p>
<p>Kılı kırk yaran tecrübi akıldan yoksun kalmışlar.</p>
<p>İradeleri, yalçın kayalıkların ardına hapsedilmiş.</p>
<p>Millete hem şuur alanında hem de duygu planında mensubiyet duymaktan da acizler.</p>
<p><u>Bakınız ne diyordu Merhum Mehmet Akif Ersoy:</u></p>
<p><strong><em>Batmazdı bu devlet, batacaktır! demiyeydik.</em></strong></p>
<p><strong><em>Batmazdı, hayır batmadı, hem batmayacaktır.</em></strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve Türk vatanını kurtaran muhteşem meziyet, haksız yenilgiye uğramış soylu bir medeniyetin tüm coğrafyasını kucaklayan, bu medeniyetin ve onun sahibi millet cevherinin onurunu ve haysiyetini kahramanca savunan şeref timsalidir.</p>
<p>Bizler bu şeref timsalinin emanetçileriyiz.</p>
<p><strong>Bağımsız bir vicdan, hür bir kafa eşliğinde, ışık diye ateşe koşanları devamlı uyarıyoruz, zilletin kurduğu tuzakları işaret ediyoruz.</strong></p>
<p>Merhum Cemil Meriç’in şu ibret verici sözlerinin tıpkısının aynısı zillet ittifakında buluşan partiler için de geçerlidir:</p>
<p><strong><em>“Zavallı Türk aydını! Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalışır. Sonra unutur hazineleri olduğunu! Düşman putlarını takdis eder, hayranlıkla benimser.” </em></strong></p>
<p>Sözde aydınlar ile Türkiye’yi badireden badireye sürüklemeyi hedefleyen zillet ittifakı birbirinin mütemmim cüzüdür.</p>
<p>Bunların aralarında hiçbir fark yoktur.</p>
<p>Ağızlarına ne milleti alırlar, ne de devletin hak ve çıkarlarını.</p>
<p>Sanki ağaç kovuğundan çıkmış gibilerdir.</p>
<p>Sadece kötümserlik servisi yapmazlar, aynı şekilde kötülük de yayarlar.</p>
<p>Dünyayı okuyamazlar, çağın gelişmelerini anlayamazlar, Türkiye’nin nereden nereye ulaştığını fak edemedikleri için gerçekleri küstahça çarpıtırlar, her konuyu derinlemesine istismar ederler.</p>
<p>Vatan ve millet uğruna katlanılmış çileleri bilmezler, soylu fedakarlıkları bir türlü kabullenemezler.</p>
<p>Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’i, geçtiğimiz 10 Nisan günü şehit edilişinin 103’üncü yıl dönümünde duayla andık.</p>
<p>Bu kahraman, bu vatanperver, bu milletsever kaymakamımız, İstanbul Bayezid Meydanı’nda kurulan idam sehpasına 35 yaşında çıkarıldığında hala unutulmayan şu sözlerle haykırmıştı:</p>
<p><strong><em>“Ben bir Türk memuruyum. Sizlere yemin ederim ki masumum. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet. Asil Türk milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Borcum var, servetim yok. Üç çocuğumu millet uğruna yetim bırakıyorum. Yaşasın millet.”</em></strong></p>
<p>Merhum şehidimiz haksızlığa uğramıştı, zulme maruz kalmıştı.</p>
<p>Sevdası millet, gücü devletti.</p>
<p>Maalesef bir komploya, bir iftiraya kurban gitti.</p>
<p>Borcu vardı, sızlanmadı, şikayet etmedi, yalnızca görevini yaptı.</p>
<p>Türk milleti yeri geldi vefasını gösterdi, imkanlar nispetinde şehit kaymakamımızın ailesine el uzatıldı.</p>
<p>24 Temmuz 1922 tarihinde Dahiliye Vekaleti tarafından İcra Vekilleri Heyeti’ne gönderilen yazıda, dul eşine ve yetimlerine vatana hizmet tertibinden maaş bağlanması talep edildi.</p>
<p>Bu bir şükran ifadesi, bir nebze de olsa adalet tecellisiydi.</p>
<p>İcra Vekilleri Heyeti, yani Bakanlar Kurulu da Türk milletinin alicenaplığını gösterdi.</p>
<p>27 Temmuz 1922’de konuyla ilgili bir kararname yayımlanarak, Boğazlıyan Kaymakamı Şehit Mehmet Kemal Bey’in muhterem eşi Hatice Hanım ile oğlu Adnan Efendi’ye bin kuruş aylık bağlandı.</p>
<p>Demek istediğim şudur:</p>
<p>Haksızlıklar elbet bir gün maşeri vicdanın müdahalesiyle telafi edilir.</p>
<p>Ekonomik sıkıntı varsa, eli birliği yaparız, güç birliği yaparız, inanç birliği yaparız, hepsini aşarız.</p>
<p>Mağduriyet yaşayan varsa, günü saati geldiğinde devlet ve millet dayanışmasıyla hak ettiği sosyal ve ekonomik seviyelere mutlaka çıkartırız.</p>
<p>Sabırla, sebatla, metanetle, geçmişimizden aldığımız ilham ve itibarla geleceğimizin çok daha iyi olacağını bilmek ve buna inanmak durumundayız.</p>
<p>Ters propagandalara aldırış edemeyiz.</p>
<p>Akıntıya karşı kürek çekemeyiz.</p>
<p>Uçurumları kapatan köprülerin yıkılmasına sabır gösteremeyiz.</p>
<p>Mesele az yedik çok yedik, aç gezdik tok gezdik meselesi değildir.</p>
<p>Bugün yoksa yarın olacaktır, bugün eksikse yarın tamamlanacaktır.</p>
<p>Yeter ki Türkiye Cumhuriyeti egemenlik haklarıyla var olsun.</p>
<p>Yeter ki Türk milleti ebediyete kadar yaşasın dursun.</p>
<p>Fiyat artışları, zamlar, hayat pahalılığı, hepsi gelip geçicidir.</p>
<p>Dün böyleydi, bugün böyledir, yarın da akıbet aynı olacaktır.</p>
<p>Müslümana karamsarlık haramdır.</p>
<p>Mübarek Ramazan günlerinde bize has davranış kalıbı olan hüsnü zandan taviz vermemek esas olmalıdır.</p>
<p>Türkiye’nin zora girmesini siyasal rant olarak görenler, bu suretle bir iktidar devşireceklerini zannedeler tek kelimeyle kifayetsiz muhterislerdir.</p>
<p>Bunlar Türk milletinin ekmeğine, erdemine, enerjisine, emeğine ve emanetlerine hasım olmuş meymenetsizlerdir.</p>
<p>Biz, bir tas hoşaf, kuru bir ekmek yiyerek Çanakkale’de direnmiş bir milletiz.</p>
<p>Dangul dungul konuşan Kılıçdaroğlu ve zillet ittifakı neyden bahsediyor? Türkiye’yi hangi hakla kötü gösteriyor?</p>
<p>Bozgunda fetih rüyası görüyorlarsa, bu rüyalarının kabusla biteceğini görmeleri de mukadderdir.</p>
<p>Hisarımızda gedik açtırmayız.</p>
<p>Kalemizi düşürmeye kalkışanlara göz açtırmayacağız.</p>
<p>Cumhur İttifakı, hezimet ve hüsranın dışında kalp sefası arayan aziz milletimiz için parlak bir deniz feneridir.</p>
<p>Bütün yalanların maskesini indirmek, bütün oyunları bozmak için tetikte bekleyen fazilet ve feragat kuvvetidir.</p>
<p>Türkiye has bahçemizdir.</p>
<p>Türk milleti medarı iftiharımızdır.</p>
<p>Muzır ve mıymıntı bir muhalefet olan Zillet ittifakı peşin hükümdür, siyasi tortudur, donmuş hevestir, katılaşmış vicdandır, sefalete düşmüş siyasettir.</p>
<p>Bu ittifak cephesinin yaptığı şudur.</p>
<p>Anlaşmazlıkları çoğalt ve körükle, düşmanlıklara dönüştür.</p>
<p>Her şey yorum işidir, bir konu için, saptırılmış ve yanlış bin yorumu ağız birliği halinde imal et ve yaygınlaştır.</p>
<p>Kaşıkçı davasını kasten çarpıtanlar, Türkiye’nin üç beş kuruşa adaleti sattığını iddia edenler zillettedir.</p>
<p>Türkiye’nin bir moratoryuma gidebileceğini yazıp çizenler zillettedir.</p>
<p>Zamlardan şikayet edip, sonra da dönüp İstanbul’da toplu taşıma araçlarına yüzde 40 zam yapanlar zillettedir.</p>
<p>Terörist Demirtaş ile Sorosçu Kavala’nın mahkeme kararları için şaibeli diyenler zillettedir.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı adayının hüviyeti üzerinde tartışmaların körüklenmesi, o mu olsun, bu mu olsun, yoksa bir tavşan adayı ifşa edelim de asıl adayı geride mi tutalım arayışları zillet bir senaryodur.</strong></p>
<p>Henüz bunlara ajansları icazet vermemiştir.</p>
<p>Henüz küresel efendileri bir adayı işaret etmemiştir.</p>
<p>Birbirlerinin kuyusunu kazıp aday enflasyonuyla vakit geçirenlere diyorum ki, bizim adayımız, Cumhur İttifakı’nın adayı bellidir, peki sizin çürük adayınız ne zaman ortaya çıkacaktır?</p>
<p>Neyi bekliyorsunuz?</p>
<p>Kripto talimatların yolunu mu gözlüyorsunuz?</p>
<p>Haydi gösterin adayınızı?</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı adayını belirlemekten mahrum ve aciz bir ittifakın Türkiye’yi yönetmesinden, Türkiye’ye yön vermesinden, geleceğe taşıma iradesinden bahsetmek mümkün müdür?</strong></p>
<p>Zillet ittifakının belirlenecek adayı göstermelik olacağına göre, müstakbel başbakan da hazırda beklediği biliniyorken, bu kadar ayak oyununa, bu kadar gürültüye, bu kadar polemiğe ne gerek vardır?</p>
<p>Korkmayın, kaçmayın, kaçak güreşmeyin, ipe un sermeyin, cambazlığa heves etmeyin, eklektik ve mütereddit davranmayın, ilan edin adayınızı da boyunun ölçüsünü görelim.</p>
<p>Devlet kurumlarının kapısına dayanan, en son olarak da Et ve Süt Kurumu’na musallat olan Kılıçdaroğlu ise etap etap Türkiye Cumhuriyeti’nin sabrını test eden, programlanmış bir işgalin provalarını yapan zırvadır, zorbadır, zillettir.</p>
<p>Türkiye zillete düşmeyecek, millet zilletin belini sandıkta kıracaktır.</p>
<p>Güvence Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Ümit kaynağımız milli iradedir.</p>
<p>Biliniz ki, Türkiye, tefekkür ve tezekkür edilen Türkiye’den çok daha büyüktür.</p>
<p>İçinde bulunduğumuz zor günler yakında geride kalacaktır.</p>
<p>Türkiye Cumhur İttifakı’yla yükselecektir.</p>
<p>İstikbalin süper gücü Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi de bu geleceğe heyecanla, cesaretle, inanmışlıkla, dağları delen bir sevdayla hizmet edecek, mutlaka da başaracaktır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Hiç şüphe yok ki, bizim 53 yıllık mazimiz, Türklüğün zorlu mücadele tarihinin tipik bir örneği, ibret veren bir emsalidir.</p>
<p>Kuruluşları ile iftihar ettiğimiz devletlerimizin zamanla nasıl yıkıldıklarını sorgulamaktan kaçınırsak karşımızdaki süreci doğru okumamız mümkün olmayacaktır.</p>
<p>Bu itibarla üzerinde yaşadığımız, stratejik tehditlerle kuşatılmış coğrafyamızda muktedir bir devlet beka düzeyinde bir ihtiyaçtır.</p>
<p><strong>Suriye’den Ukrayna’ya, Irak’tan Yemen’e gördüğümüz ve şahit olduğumuz gerçekler bu ihtiyacın ne denli elzem ve mühim olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.</strong></p>
<p>Devlet milletiyle bir bütündür, devlet milletiyle güçlüdür.</p>
<p>Birisi olmadan diğerinin anlamı yoktur.</p>
<p>Jeo-politik ve jeo-stratejik hesaplaşmaların artış kaydettiği günümüz dünyasında milli devletlerin tekrar cazibe odağı olmaya başladığı da bir gerçektir.</p>
<p>Devlet yoksa barış yoktur, gelir yoktur, ekonomi yoktur, huzur yoktur, umut yoktur, bağımsızlık yoktur.</p>
<p>Bizim yönetim felsefemizin özü, devletle millet kaderinin bir ve aynı olmasıdır.</p>
<p>Türk milleti devlet yapan, devlet kuran, bu kapsamda dünya çapında mukayeseli üstünlüğe sahip beşeri bir kudrettir.</p>
<p>Geçmişimizde yaşananlar bunun delil ve ispatıdır.</p>
<p>Biliyoruz ki, 17 soylu kuruluş, aynı zamanda 16 hüzünlü yıkılışın sonucudur.</p>
<p>Bu sonuçta zaferlerle ve başarılarla dolu sayfalar kadar, zorlu ve sıkıntılı dönemler de vardır.</p>
<p><em>&#8220;Yıkmaktaki zafiyetimizi, kurmaktaki maharetimizle&#8221;</em><em> </em>telafi ederek daha fazla yol almamız mümkün değildir.</p>
<p>Yaklaşık iki asırlık küresel dayatma siyasetinin sonucunu, yalnızca son çeyrek yüzyılın siyasetine takılarak çözemeyeceğimiz de açıktır.</p>
<p>Bugün, Türk milletinin üzerinde oynanan oyunların başlangıcının yirminci asrın başındaki stratejik senaryolarda ve sömürge projelerinde saklı olduğunu görmeden sorunları ele almak bizi yanlışa götürecektir.</p>
<p><strong>Bizleri doğru bir sonuca götürecek yaklaşım, Türk milliyetçiliğinin, Türk tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti içindeki yeri ve öneminin doğru analizinden geçmektedir.</strong></p>
<p>Bu bizi vazgeçilmez bir gerçeğe ulaştırır ki, o gerçek de ebedi vatanımız Anadolu&#8217;da, Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında yaşamaktan başka tercihimizin ve düşüncemizin olmadığıdır.</p>
<p>O halde, yeni bir bin yılı yakalamak, geçmiş bin yılların acı ve tatlı tecrübelerini tanımaktan ve onları tam bir tarafsızlıkla özümsemekten geçmektedir.</p>
<p>Geleceği konuşmaktan korkanların ve kaçanların, geriye takılıp kalmaları ve yalnızca geride kalanları konuşmaları esasen bu yüzdendir.</p>
<p>Ama benim onlara da bir tavsiyem olacaktır: Gözlerini geleceğe, ufka çevirmeseler bile; geçmişe, doğru ve tahlilci bir anlayışla <u>baktıklarında;</u></p>
<ul>
<li>Gafil yönetimler elinde zayıflamış milli kimliğin,</li>
<li>Töreden uzaklaşma ile tahrip olmuş esenliğin,</li>
<li>Kısır ve basit menfaat kavgalarının kaybettirdiği coğrafyaların;</li>
<li>Düşülmüş tuzaklar, aldanılmış oyunlarla çözülen millet birliğinin,</li>
<li>Elbette ve en önemlisi, <u>başkalaşma, yabancılaşma ve yozlaşma</u>ile bozulan değerlerin ve kaybedilen özgüvenin, bir büyük milleti nasıl <u>taviz, teslimiyet ve tükeniş </u>döngüsüne mahkûm ettiğini görebilmeleridir.</li>
</ul>
<p>Ve tabi ki, bütün bu vizyonun oluşmasının ilk şartı, kendisini fark etmiş bir fikri uyanışın, yıllardır yattığı yerden doğrulup etrafında ne olup bittiğine bakması ile mümkün olacaktır.</p>
<p>Türkiye ve Türk milleti, milli bekasının devamı konusunda tarihinin en kritik dönemlerinden birisi ile yüz yüzedir.</p>
<p>Bunu görmeden atılacak her adım boşluğa düşmeye mahkumdur.</p>
<p>Zillet ittifakının yanlışı da buradadır.</p>
<p>Milli birliğimizi, milli ve manevi değerlerimizi kırılma noktasına kadar bükmeyi amaç edinenler, risk ve tehditleri doğru okuyamayan, mevzi bakıştan kurtulamayan, çıkar için Türkiye aleyhtarı çevrelerle içli dışlı olmaktan sakınmayan siyasi garabetlerdir.</p>
<p><strong>Kuşatılan Türkiye, yargılanan millet, sarsılan devlet, sorgulanan tarih, yozlaşan ahlak, parçalanan birlik, hançerlenen vatan, kaybolan nesiller, çürüyen değerler, çözülen doku maalesef CHP’sinden İP’ine, HDP’sinden diğer marjinal partilere kadar hepsinin ortak gayesidir.</strong></p>
<p>Önümüzde Türk milleti ve onunla anlam taşıyan Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı için zorlu bir dönem vardır.</p>
<p><u>Bu nedenle;</u></p>
<p>Cılız bir ideolojik destekle, olan biteni hariçten seyretmenin,</p>
<p>Anıları kafi görerek geleceğin analizini yapmadan mevcutla meşgul olmanın,</p>
<p>Her söylenene inanarak, hiçbir katkı sağlamadan eleştiri üzerine eleştiri yapmanın,</p>
<p>Yalnızca heyecandan ibaret bir destek ile sağduyudan uzak macera arayışının,</p>
<p>Çağa ve hayata bakmadan günübirlik yaşamanın ve yorumlamanın kimseye ve Türkiye’mize bir katkısı olmayacaktır.</p>
<p>Biz hedefleri büyük, hevesleri küçük bir ülke olarak kalamayız.</p>
<p>Milletimizi, milletler mücadelesinin en üstünde görmek, devletimizi lider ülke yapmak siyasi hedeflerimize ulaşmakla mümkün olacaktır.</p>
<p>2023 yılında, Cumhur İttifakı’nın kesin zaferinden başka hiçbir siyasi sonuç bizim susuzluğumuzu dindiremez.</p>
<p>Alınan mesafe ve gidişat bu kutlu hedefi işaret etmektedir.</p>
<p>Ve parti olarak verdiğimiz mücadele buna fazlasıyla layıktır.</p>
<p>Bizi bilenler bilir. Bizi tanıyanlar tanır.</p>
<p>Biz kendimiz için hiçbir şey aramayız, istemeyiz, dilemeyiz.</p>
<p>Ama milletimiz mevzubahis olursa, kararlılığımızın, ülkülerimizin, arayışlarımızın sınırı yoktur.</p>
<p>Bu yüzden Milliyetçi Hareket Partisi, bakışlarını ufkun ötesine, sonsuzluğa dikmiştir.</p>
<p>Ve Türklüğün kucakladığı hakkaniyetli bir küresel dengenin tesisi için ne gerekiyorsa yapmayı hedef belirlemiştir.</p>
<p>Ancak, gözlerimiz sonsuzluğa kilitlenirken, önümüze çıkan çukurlara düşemeyiz</p>
<p>Günlük gailelerin ve yaşanan hayatın hepimiz üzerindeki yavaşlatıcı etkisi malumunuzdur.</p>
<p>Heyecanları tükenenlerin bu hedefi sorgulayacaklarını ve kuşku duymaya başlayacaklarının da farkındayız.</p>
<p>Ancak unutmayalım ki,</p>
<p>13 asır önce Ötüken&#8217;den kutlu hakanların buyruğu olarak yola çıkan mesajlar bizi milletler mücadelesinde bugün var edebiliyorsa;</p>
<p>Bugün söyleyeceklerimiz de milletimizin devamını ve yükselişini yeni bir 13 asır daha niçin taşıyamasın, neden ulaştıramasın?</p>
<p><strong>Milli tarihimiz asırlar, fikri tarihimiz 1,5 asır, siyasi hareketimiz ise 53 önce pırıl pırıl ve berrak bir kaynaktan tarihi yolculuğuna başlamıştır.</strong></p>
<p><u>Çağlayarak ilerleyen bu yolculuğunda,</u></p>
<p>Kendi yatağını kendi açarak,</p>
<p>Önüne çekilmiş engelleri ve bentleri gün gün aşarak;</p>
<p>Birleşecek gövde arayan başka pınarları da bünyesine katarak,</p>
<p>Kendi mecrasında büyüyerek akmaya devam etmektedir.</p>
<p>Bu düzenli ilerleyiş çaydan dereye ve dereden nehire yöneliş, sonunda mutlaka bereketli ve muhteşem bir deryayı oluşturmayı başaracaktır. Mutlaka başarmalıdır.</p>
<p>Biz mevsimlere göre kuruyarak çekilen veya yağışa göre sel olup taşan ve bulanan bir suyun arayışında değiliz.</p>
<p>Bizim doğru yerde, doğru zamanda ve doğru insanlarla buluşmaktan zaman zaman dile getirdiğimiz kastımız da budur.</p>
<p>Bizim siyaseten ilerleyişimizin yol haritasında sabır, akıl, şuur, iman, denge, ihtiyat yer almaktadır.</p>
<p>Bize yol gösteren en önemli kılavuz, tarihimizin bilhassa ibret ve ders almamız gereken ıztıraplı sayfalarıdır.</p>
<p>Biz dersimizi tarihten aldık. Önümüze tarihi kılavuz olarak koyduk.</p>
<p>Bu nedenle, bugüne kadar devam eden siyasal hayatında partimiz, günlük siyasete hiç alet olmamıştır.</p>
<p>Kalıcı ve sürekli hamleleri ve hedefleri savunarak popülist siyasetin kirliliğinden hep uzak durmaya çalışmıştır.</p>
<p>Zira bizim hedeflerimiz büyüktür. Gözlerimiz ufka bakmaktadır.</p>
<p>Elbette ki bu kendiliğinden erişilecek başarı değildir.</p>
<p>Zor, zahmetli bir mücadelenin, sağlam bir karakterin ve feda edilmiş ikballerin sonucu olacaktır.</p>
<p>Bu milliyetçi-ülkücü olmanın kaçınılmaz bir bedelidir.</p>
<p>Ancak ve ancak bu bedeli göze alanlar bu yolculuğa çıkabilirler.</p>
<p>Bunun için, tehdit ne derece büyük, tehlike ne kadar yakın, engeller nasıl olursa olsun taşıdığımız milli şuur öfkemizi bastırmak durumundadır.</p>
<p><strong>Sorunlardan ve sıkıntılardan ürkmemek; suçlamalardan ve zorluklardan yılmamak, tuzaklardan ve karanlıklardan uzak durmak lâzımdır.</strong></p>
<p>Milliyetçilik ve millet sevgisi elbette ki bizim tekelimizde değildir.</p>
<p>Herkes milliyetçi olabilir, hatta olmalıdır. Milliyetçiler her kurumda bulunabilir. Bulunmalıdır. Hepsine saygı duyarız.</p>
<p>Ancak, milliyetçiliği hayatın her alanında, uygulanabilir bir siyasal yönetim projesi olarak benimseyen tek parti Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;dir.</p>
<p>Ülkücüyüm, milliyetçiyim diyen kim varsa ana çatısı, ana kucağı Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, yalnızca Türkiye&#8217;yi değil artık bölge ülkelerindeki soydaşlarımızı, müşterek kültür dairesinde yaşayan mazlum milletleri küresel kargaşadan kurtaracak bir anlayışın da temsilcisidir.</p>
<p>Bu itibarla Ukrayna’daki sıcak gelişmeleri yakından ve donanımlı fikri muhtevayla takip ediyoruz.</p>
<p>Pakistan’daki demokrasi ayıplarını, dış telkin ve baskıları üzülerek izliyoruz.</p>
<p><strong>İnsan merkezli, hak ve adalet ilkelerine uygun, gönüllü paylaşımı ve işbirliğini amaçlayan, kaynakları insanlığın istifadesine sunan küresel düzeyde bir aydınlanma sürecinin başlaması ertelenemez bir mecburiyet olarak karşımızdadır.</strong></p>
<p>Küresel tahakkümün yanı sıra medeni unsurların stratejik hesaplarla birlikte giderek bütün dünyayı etkisi altına alması Türkiye’nin sorumluluğunu daha da artırmaktadır.</p>
<p>Bütün karmaşık ilişkileri ve ağır sorunları kavrayabilecek milli bir vizyona sahip bir Türkiye gerçeği küresel düzeyde bildik ülkelerin uykularını kaçırmaktadır.</p>
<p>Kendi kültür değerlerine dayanmayan ve sorunlara kendi milli perspektifinden bakamayan milletlerin ve ülkelerin küresel dayatmalara karşı teslim olmaktan başka çareleri de yoktur.</p>
<p><strong> </strong><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan ve 58’inci gününe giren savaşın bir an evvel çözüm iklimiyle buluşması samimi dileğimiz ve beklentimizdir.</p>
<p><strong>Bu haksız savaşın sürmesini, Ukrayna halkının kanının akmasını, Rusya’nın enerji ve gücünü kaybetmesini gözleyen, isteyen, bunun için faal halde bulunan çevrelerin varlığı gizlenemez boyutlardadır.</strong></p>
<p>Küresel hâkimiyet mücadelesi mazlumların canı pahasına sürdürülmektedir.</p>
<p>Savaş baronları silahların susmasına karşıdır.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanı, Ukrayna’nın savaşı kazanacağını iddia ederek kanlı boğuşmayı sürekli tahrik ve teşvik etmektedir.</p>
<p>NATO Genel Sekreteri, savaşın aylarca, hatta yıllarca devam edebileceğini dile getirmektedir.</p>
<p>Kalıcı çözüme hizmet eden, ateşkes rejiminin tezahürüne destek veren Türkiye’den başka ikinci bir ülke aransa dahi bulunamayacaktır.</p>
<p><strong>Türkiye’nin devrede olması, aktif ve çok boyutlu dış politikayla arabuluculuğa soyunması özellikle ABD ve yanında hizalanmış ülkeleri rahatsız etmektedir.</strong></p>
<p>ABD tarafından F-16 savaş uçaklarıyla ilgili müspet, fakat genel ve kesinlik içermeyen ifadeler zamanlama itibariyle manidar olup göz boyamaya yöneliktir.</p>
<p>Türkiye barış konusunda nettir, başkaları gibi ikircikli tavır içinde değildir.</p>
<p><strong>Rusya ile Ukrayna arasındaki kanlı mücadelenin devamını arzulayan, istikrarsızlığının kamçılanarak kökleşmesini amaçlayan hiçbir ülke iyi niyetli görülemez.</strong></p>
<p>Birleşik Krallık Başbakanı’nın böylesi bir zamanda Ukrayna’yı ziyaret edip Zelenski’nin üzerinde psikolojik baskı kurması çok dikkat çekmiştir.</p>
<p>Esas gündem ve temini zorunlu olan hedef Rusya ile Ukrayna arasında ateşkesin sağlanmasıdır.</p>
<p>Ne var ki, ABD ile Birleşik Krallık ateşkes ümitlerini sabote etmek için her yola müracaat edecek cibilliyet ve zihniyettedir.</p>
<p>Rusya Dışişleri Bakanı, 7 Nisan 2022 tarihinde yaptığı bir açıklamada, Ukrayna’nın 6 Nisan’da kendilerine verdiği yeni taslak metnin İstanbul’da müzakere edilen metinden oldukça farklı olduğunu belirtmiştir.</p>
<p>Bize göre, fırsatı ganimete çevirip araya giren mihraklar müzakereleri ve görüşülen konu başlıklarını yokuşa sürmek için yoğun mesai içindedir.</p>
<p><strong>Kendi eyaletlerini yönetme zorluğu çeken, küresel barış ve istikrara zerre kadar destek vermeyen Biden’in krizin derinleşmesi için olağanüstü bir çaba sarfetmesi adil, ahlaki ve hukuki bir yaklaşım olarak görülemeyecektir.</strong></p>
<p>Buna rağmen Türkiye baskı ve dayatmalara karşı direnmekte, ilkesel duruşunu muhafaza etmektedir.</p>
<p>NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı vesilesiyle Ukrayna’lı mevkidaşıyla görüşen Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun <em>“liderler düzeyinde üçlü bir toplantıyı yapmak için uzlaştık. Önce dışişleri bakanları bir araya gelecek, sonra da liderler toplanacak” </em>sözleri ateşkes ve barış mimarisi yolunda çok değerli bir açıklamadır.</p>
<p>Kim ne söylerse söylesin, yola çıkan kervan hedefine inşallah ulaşacaktır.</p>
<p>Kazanan barış ve sağduyu olacaktır.</p>
<p>Rusya ve Ukrayna arasında aklıselimin galip geleceğine, Türkiye’nin de bu sürece dürüstçe katkı vereceğine inancımız tamdır.</p>
<p>Küresel oyunların bitmek bilmeyen yeni senaryoları tedavülde olsa da, insanlık değerleri eninde sonunda içine çekildiği girdaptan çıkacaktır.</p>
<p>Türkiye ile sıcak diyalog geliştiren, Karabağ’da Azerbaycan’ın arkasında duran, Rusya’ya karşı alınan yaptırım kararlarına soğuk ve mesafeli yaklaşan Pakistan’ın mevcut durumu da üzüntü vericidir.</p>
<p>Başbakan İmran Han’ın düzmece taktiklerle, güven oylamasının zoraki tekrarıyla ve anti demokratik vasıtalarla düşürülmesi bu ülkeyle birlikte bölge istikrarına tehlikeli bir darbedir.</p>
<p>Pakistan örneği, aziz milletimizin iradesiyle tecelli eden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin nasıl bir tarihi karar ve kazanım olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.</p>
<p>Bu yeni hükümet sistemiyle siyasi krizler çıkmadan önüne geçilmiş, milletin iradesine gölge düşürmek isteyen odakların hevesleri peşinen kursaklarında bırakılmıştır.</p>
<p>Dileğimiz Pakistan’ın siyasi ve toplumsal istikrara bir an evvel kavuşmasıdır.</p>
<p>Bir başka konu da Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ temelli barış görüşmeleri ve Fransa’da yapılan Cumhurbaşkanı seçimidir.</p>
<p>Memnuniyetle ifade etmek isterim ki, Azerbaycan ile Ermenistan barış görüşmeleri konusunda anlaşmışlar, bu ay sonuna kadar bir komisyon oluşturulması hususunda mutabakata varmışlardır.</p>
<p>Fransa’daki seçimlerin ikinci tura kalması, bu ülkedeki siyasi tercihlere yabancı düşmanlığının yansıması gelecek için tehlike sinyalleri vermektedir.</p>
<p><strong>Demokrasiyi, insan haklarını, düşünce ve ifade hürriyetini, insan onuruna hürmeti yegane savunan, lafta değil özde sahiplenen herkes bilmelidir ki, büyük Türk milletidir, şanlı tarihimiz bu yalın ve çarpıcı hakikatin bizatihi şahididir.</strong></p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,  </strong>Ülkemizin zarar göreceğini düşündüğümüz her milli meselede son sözü söyleyecek olan millet ve onun değerlerini temsil eden partiler, fikirler ve kamuoyudur.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi yeni bir siyasi hareket değildir.</p>
<p>Türkiye için düşündükleri bellidir ve asla kırılma yaşamamıştır.</p>
<p>Stratejik oyunların farkındadır, gelişmeleri geçmiş, bugün ve gelecek boyutuyla kavrayıp tahlil yapacak vizyonu ve kadroları vardır.</p>
<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi, kurulduğundan beri verdiği mücadele ile özellikle milli kimlik ve milli beka ile ilgili konularda Türk siyasetinde yer edinmiştir.</strong></p>
<p>Bu konulardaki duruş, görüş ve icraatları ile millet varlığının en önemli güvencesi, milli meselelerin en hassas takipçisi olmuştur.</p>
<p>Bizim geçmişte dile <em>getirdiğimiz <strong>“önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben”</strong></em><strong> </strong>ilkesi aslında bu hassasiyetin bir ifadesidir.</p>
<p>Bugüne kadar her milli meselede, arkasındaki seçmen desteğinin büyüklüğü ne olursa olsun kamuoyu partimizin ne dediğine ve kadrolarımızın ne yaptığına ve ne yapacağına dikkat kesilmiştir.</p>
<p>Üstelik bizim görüşlerimiz günübirlik gelişmeleri magazin haberi haline getiren sığ ve yüzeysel konuşmalar değil, stratejik derinliği olan, ayrıntılı tahlillere dayanan kalıcı ve köklü arayışların neticesidir.</p>
<p><strong>Elbette ki, siyasi hareketlerin toplum ve siyaset zemini üzerindeki varlıkları ve ağırlıkları, sahip oldukları fikirleri, programları, sorunları tespit etme ve çözme becerileri ile doğrudan ilişkilidir.</strong></p>
<p>Ne var ki gizlisi saklısı olmayan, özü sözü bir, tavrı ve düşüncesi bilinen bir siyasi hareketin, yeri geldiğinde konuşması ve mücadelesi kadar, yeri geldiğinde yalnızca “duruş” göstermesi bile başlı başına bir siyaset imtiyazıdır.</p>
<p>Türkiye’nin karşısına hizalanmış zillet ve ihanet cephesi, milletimizin yürüyüşünü durduramayacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, bu şer cepheyle sonuna kadar mücadele edecektir.</p>
<p><strong><u>Geldiğimiz bu aşamada,</u></strong></p>
<p>Ya, bu zillet cephesi Türkiye’nin birlikte yaşama iradesini kırarak ülkeyi uçuruma çekecektir.</p>
<p>Ya da, Türk milleti ayağa kalkacak, muhataplarına gereken cevabı iradesiyle vererek zilletin belini kıracaktır.</p>
<p>Bunun başka yolu ve yorumu kalmamıştır.</p>
<p><strong>Vatanını seven hiç kimsenin tepkisiz kalamayacağı, suskun duramayacağı; hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bu tablo karşısında, ne öne sürülecek bahaneler, ne mazeret olacak gerekçeler konunun vahametini azaltmayacaktır.</strong></p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken, hepinizi bir kez daha saygı ve sevgilerimle selamlıyor, başarılı ve sağlıklı bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.</strong>”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/04/12/bahceli-umit-kaynagimiz-milli-iradedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Seçmen Muhalefete Güvenmiyor.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/04/05/secmen-muhalefete-guvenmiyor/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/04/05/secmen-muhalefete-guvenmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2022 14:45:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Muhalefet zorda]]></category>
		<category><![CDATA[Seçmen Muhalefete güvenmiyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7695</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de 16 Nisan 2017 Referandumuyla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı hükmet sistemi sonrası ortaya çıkan ittifaklar Türk siyasetinde önemli yer tutmaya devam ediyor. Ak Parti, MHP ve BBP’nin oluşturduğu “Cumhur ittifakı” yanı sıra, CHP, HDP, !P, SP, DEVA, DP, GELECEK, gibi partilerden meydana gelen “Millet ittifakı” siyaset sahnesinde mücadele [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de 16 Nisan 2017 Referandumuyla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı hükmet sistemi sonrası ortaya çıkan ittifaklar Türk siyasetinde önemli yer tutmaya devam ediyor.</p>
<p><strong>Ak Parti, MHP ve BBP’nin oluşturduğu “Cumhur ittifakı” yanı sıra, CHP, HDP, !P, SP, DEVA, DP, GELECEK, gibi partilerden meydana gelen “Millet ittifakı” siyaset sahnesinde mücadele etmeye devam ediyor.</strong></p>
<p>Millet ittifakını oluşturan altı muhalefet partisi ve geri planda destek veren bölücü hain örgütün siyasi uzantısı HDP, en son mahalli seçimlerde alınan sonuçlarda CHP’nin kazandığı belediye başkanlıklarında ki taktik ile 2023 seçimlerinde ortak Cumhurbaşkanlığı adayı göstermek istemeleri hesabı bir türlü tutmuyor.</p>
<p><strong> Muhalefet Partileri seçmene güven vermezken, kendi aralarında yaşanan anlaşmazlıklar ittifakın geleceğini de sıkıntıya sokuyor.</strong></p>
<p>Dünya çapında yaşanan salgınlardan, ekonomik sıkıntılardan etkilenen ülkemizde, çare üretmek ve yol göstermekten çok ortaya çıkan olumsuzluklardan siyasi rant elde etmek için her türlü yolu deneyen muhalefet partileri seçmenden gerekli desteği göremiyor.</p>
<p>Kendi yaptıkları anketlerde bile yüzde 25’i geçmeyen CHP, yüzde 8 civarında oy potansiyeli olan İP’in, yüzde 15 in üzerinde göstermeleri bile seçmene inandırıcı gelmiyor.</p>
<p><strong> Diğer taraftan SP, Deva, DP ve Gelecek partilerinin toplam oy oranlarının yüzde 1i geçmemesi gözlerden kaçmıyor.</strong></p>
<p>Bölücü hain örgütün siyasi uzantısı HDP’nin doğu ve Güney doğu da terörün etkisi kalmayınca oy oranında düşüş göstermesi dikkat çekerken, yüzde 6 ya kadar gerilediği görüldü.</p>
<p><strong>Öte yandan şehit yakınının bacısına küfreden İP’ li Lütfi Türkkan’a sahip çıkılması büyük tepkilere neden olurken, bu partiye oy kaybettirmeye devam ediyor.</strong></p>
<p>Siyasi gözlemciler bu gelişmelerin sonunda önümüzdeki seçimlerde “Cumhur ittifakının” başarı ile çıkacağını belirterek, muhalefetin 6 + 1 değil, 16 + 1 olarak bir araya gelmesinin hiçbir şey ifade etmeyeceğini belirtmesi dikkat çekti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/04/05/secmen-muhalefete-guvenmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Bu Sonuçlar, Millet İttifakının Uykularını Kaçıracak.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/02/08/bu-sonuclar-millet-ittifakinin-uykularini-kaciracak/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/02/08/bu-sonuclar-millet-ittifakinin-uykularini-kaciracak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 14:07:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[işte anket sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Millet ittifakı eriyor]]></category>
		<category><![CDATA[Son anketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7588</guid>

					<description><![CDATA[2022 Yılı Ocak ayı içerisinde farklı araştırma şirketlerinin yaptığı anket sonucunda, Cumhur ittifakının önde çıkması dikkat çekti.     Muhalefet partilerine destek veren ısmarlama anketlerde dahi Ak Parti’nin ve Cumhur ittifakının önde çıkması gözlerden kaçmadı. Yaptıkları düzmece haberlerle algı oluşturma çabaları boşa çıkması, muhalefetin moralini fena halde bozdu.      Anketlerde Cumhur ittifakının önde çıkma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2022 Yılı Ocak ayı içerisinde farklı araştırma şirketlerinin yaptığı anket sonucunda, Cumhur ittifakının önde çıkması dikkat çekti.<br />
<strong>    Muhalefet partilerine destek veren ısmarlama anketlerde dahi Ak Parti’nin ve Cumhur ittifakının önde çıkması gözlerden kaçmadı.</strong><br />
Yaptıkları düzmece haberlerle algı oluşturma çabaları boşa çıkması, muhalefetin moralini fena halde bozdu.<br />
<strong>     Anketlerde Cumhur ittifakının önde çıkma nedeni olarak, başta CHP olmak üzere, yancıları olarak tanımlanan İP, HDP, SP gibi muhalefet partilerinin seçmene güven verememesinin etkili olduğu iddia edildi.</strong><br />
CHP, İP, HDP, SP, DP, DEVA, GELECEK gibi partilerin bir araya gelmesi ile ortaya çıkan ve “Millet ittifakı” olarak adlandırılan muhalefet partilerinin her fırsatta erken seçim istemelerine rağmen, Cumhurbaşkanı adaylarının belirsizliği samimiyetsizlik olarak değerlendirildi.<br />
<strong>      Millet ittifakı saflarında yer alan Ahmet Davutoğlu’nun “GELECEK” ve Ali Bebacan’ın “DEVA” partilerinin kendilerini güçlü göstermelerine rağmen, seçmen tarafından yüzde bir dahi destek verilmediği görüldü.</strong><br />
Son olarak yapılan anketlerde ayrıca &#8220;Bugün milletvekili seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz?&#8221; diye sorulan sorularda Cumhur ittifakını oluşturan partilerin oy toplamının, Millet ittifakını oluşturan partilerden 12 puan önde olduğu görüldü.<br />
<strong>       2022 Yılı Ocak ayı içerisinde farklı araştırma şirketlerinin yaptığı anketler sonucunda, Ak Parti, MHP, BBP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı partilerinin oy oranı toplam olarak % 56 olarak çıktı.</strong><br />
CHP, İP, HDP, SP, DP, DEVA, GELECEK gibi partilerin oluşturduğu “Millet ittifakı” oy oranı toplamı ise % 44 oldu.<br />
<strong>     Anketlerde, bölücü hain örgütün siyasi uzantısı ve Millet ittifakının gizli ortağı HDP’nin oy oranlarının % 6 ya kadar gerileyerek baraj altında kalması gözlerden kaçmadı.</strong><br />
Anketlerin dikkat çeken diğer bir önemli sonuç ise bir ara % 10 un üzerine çıkan Meral Akşener’in Partisi İP’in % 8 civarına gerilediği görüldü. Şehit bacısına küfreden İP milletvekili <strong>Lütfi Türkkan’ın</strong> partide tutulması İP’in oylarında gerileme sebebi olarak belirlendi. Bu şekilde devam ederse İP’in % 7 barajını aşmasını zor olduğu iddia edildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/02/08/bu-sonuclar-millet-ittifakinin-uykularini-kaciracak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-Bahçeli, TBMM Parti Grubunda Konuştu</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/11/23/7510/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/11/23/7510/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 21:58:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7510</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 23 Kasım 2021 Salı günü TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada gündemi değerlendirdi. Önemli konulara değinen Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,  Sayın Basın Mensupları, Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 23 Kasım 2021 Salı günü TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada gündemi değerlendirdi.</strong></p>
<p>Önemli konulara değinen Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>“<strong>Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,  Sayın Basın Mensupları,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p>Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyor, hepsini kucaklıyorum.</p>
<p>Siyasette anı veya günü kurtarma telaşına bugüne kadar hiç kapılmadık, hiç de aklımızdan geçirmedik.</p>
<p>Sahip olduğumuz sorumlulukların bilinciyle, tarihi misyonumuzla, millete mensubiyet şuurumuzla ufuk ötesine ışıklar saçan, bunu yaparken de hayatın gerçeklerinden kopmayan bir vizyon enginliğinin takipçisi olduk.</p>
<p>Ne istiyorsak milletimiz için istedik.</p>
<p>Neyi hedeflediysek ülkemiz için diledik.</p>
<p>Bizim sırasıyla üç hedefimiz vardır:</p>
<p>Gerçekleşecek hedef, ulaşılacak hedef, son kerte de nihai hedeftir.</p>
<p>İlk iki hedefi gerçekleştirmeden İla’yı Kelimetullah olan nihai hedefe ulaşmamız pek tabii zordur.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi yeni bir siyasi hareket değildir.</p>
<p>Tam 52 uzun yıldır çetin şartlarda, zorlu dönemlerde, kurşun gibi ağır ortamlarda mücadele kararlılığını sürdürmüş bir siyaset mektebi, bir fikir ekolü, bir inanç akımıdır.</p>
<p>Yarım asrı geçen siyaset tecrübemiz tehlikeler karşısındaki dikkatimizi, tehditler karşısındaki dirayetimizi, tahrikler karşısındaki dengeli tavrımızı adeta kemikleştirmiştir.</p>
<p>Türkiye üzerindeki stratejik oyunların farkındayız, akıp giden hadiselerin iç yüzünü geçmiş, gelecek ve bugün boyutuyla kavrayıp tahlil edecek maharete ve marifete çok şükür sahibiz.</p>
<p>Şimdiye kadar dibi görünmeyen kuyulardan su içmeye hiç yanaşmadık.</p>
<p>Üzeri çiçeklerle örtülen, çevresi cazibeyle örülen, altı derin uçurumlara açılan tuzaklara aldırmadık, aldanmadık.</p>
<p>Bizi bilenler bilir. Bizi tanıyanlar iyi tanır.</p>
<p>Biz kendimiz için hiçbir şey aramayız, istemeyiz, beklemeyiz.</p>
<p>Bizim geçmişte dile getirdiğimiz <em>“önce ülkem ve milletim, sonra partim ve sonra ben”</em> ilkesi aslında bu hassasiyetimizin bir ifadesidir.</p>
<p>Ancak mevzubahis Türk milleti olursa, ihtiraslarımızın, iddialarımızın, ilerleme azmimizin sınırı da olamaz.</p>
<p>Bu yüzden Milliyetçi Hareket Partisi milletiyle yekvücuttur.</p>
<p>İftiharla söyleyebilirim ki, Milliyetçi Hareket Partisi, milliyetçiliğin bengü taşlara nakşedildiği devirlerden günümüze kadar gelen ve buradan da geleceğe uzanan milliyetçilik fikriyatının son siyasi teşkilatıdır.</p>
<p>Bizim siyasi mücadelemizin yol haritasında sabır, akıl, şuur, iman, denge, ihtiyat yer almaktadır.</p>
<p>Türkiye’yi taviz, teslimiyet ve tükeniş döngüsüne mahkum etmek isteyenlerle hesabımız vardır.</p>
<p>Türk milletini istismar ve sömürü çarkında öğütmek için faal halde bulunan çevrelerle görülecek meselemiz vardır.</p>
<p>Bildiğiniz gibi milliyetçilik millet olma halinin şuurla kavranması ve savunulmasıdır.</p>
<p>Bir millete mensup olmak başkadır. Bu mensubiyetin devamını yüreklice savunmak başka bir anlam ifade eder.</p>
<p>Ancak millet yalnızca sosyo-kültürel bir toplumsal uzlaşma alanı değil, aynı zamanda politik bir uzlaşmanın da eseridir.</p>
<p>Özellikle demokratik milli devletlerde, toplumun ortak veya benzer taleplerle şekillenen ortalama bir politik uzlaşma arayışının temeli;</p>
<ul>
<li>İnsanın nasıl yaşayacağı,</li>
<li>Ailesini nasıl geçindireceği,</li>
<li>Nasıl yönetileceği,</li>
<li>Hangi hakları talep edeceği,</li>
<li>Ve bunları kendisine kimin ve nasıl ulaştıracağı gibi çağdaş beklentilerdir.</li>
</ul>
<p>Millet birliğini bozan yalnızca dilde, inançta, ülküde farklılaşma değil; nasıl yönetileceği ve hangi hakları isteyeceği konusunda karar verememekten kaynaklanan gelgitler ve tereddütlerdir.</p>
<p>Bir siyasi parti olarak bizim görevimiz bu tereddütleri kaynağında gidermek, muhtemel kafa karışıklıklarını zamanlama yanlışına düşmeden telafi etmektir.</p>
<p>Bu nedenle &#8220;biz&#8221; odaklı bir anlayışın temsilcisi olan milliyetçiliğin &#8220;ben&#8221; ile olan bağlantısını dikkate alarak &#8220;ben ve biz&#8221; arasında titiz bir denge oluşturmak durumundayız.</p>
<p>Milliyetçiliğin anlamı olan &#8220;biz&#8221;, sayısız &#8220;ben&#8221;lerden oluştuğuna göre insanlarımızın akut sorunlarını seslendirerek milletimizin sorunlarını da dile getirmiş olacağız, böylelikle millet ve insan eksenli bir siyaset gelişimine hizmet edeceğiz.</p>
<p>Bu durumda, insanın maruz kaldığı her sorun siyasetimizin ilgi ve çözüm sahasına mutlaka girmek durumundadır.</p>
<p>Siyaset yapıyor olmanın gereği ve gerçeği de budur.</p>
<p><u>Bu kaçınılmaz gerçek,</u></p>
<ul>
<li>Köylüden çiftçiye, memurdan işçiye, esnaftan sanayiciye kadar yerleşen ekonomik işbölümünü;</li>
<li>Çalışandan işsize, gençten yaşlıya, emekliden engelliye kadar var olan toplumsal çeşitliliği,</li>
<li>Bankacıdan borsacıya, bürokrattan yöneticiye kadar idari ve mali yapıyı kapsayan büyük bir kompozisyonun tanımıdır.</li>
</ul>
<p>Üstelik bu kompozisyon sabit ve durağan bir yapı değildir.</p>
<p>Nitekim değişen, gelişen, dönüşen, etkilenen bir canlı organizma gibi tükenmeyen bir oluşumun ifadesidir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, içinde milletin olmadığı, insanımızın refahının, ferahının ve selametinin gözetilmediği hiç bir hedefi asla kabul etmeyecektir.</p>
<p><strong><em><u> </u></em></strong></p>
<p><strong><em><u>“Adım Adım 2023, İl İl Anadolu,”</u></em></strong> temasıyla sürdürdüğümüz çalışmalarımızın esası ve özü bu düşüncelerimde mahfuzdur.</p>
<p>Müsterih bir vicdanla diyebilirim ki;</p>
<p>Milletimizin her güzel insanını hızır, ülkemizin her gününü de Kadir gören bir gönül derinliğiyle geçtiğimiz hafta da dahil olmak üzere 30 Ekim 2021 tarihinden bugüne kadar 55 ilimizi ziyaret ettik.</p>
<p>Gittiğimiz her yerde coşkuyla karşılandık.</p>
<p>Bu vesileyle Anadolu’nun yollarına düşüp vatandaşlarımızla kucaklaşan bütün dava arkadaşlarımı, fedakâr teşkilatlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum.</p>
<p>İnanıyorum ki, verdiğimiz bir selamla bin kalbe girdik.</p>
<p>Dert dinledik, deva olacağımızın sözünü verdik.</p>
<p>Cumhuriyeti’mizin 100’üncü yıl dönümüne kadar hızımızı daha da arttıracağız.</p>
<p>Şu hususu özellikle hatırınızda tutunuz ki, bizimle kim uğraşıyorsa, hâlâ sorumluluğumuz devam ediyor, millet düşmanlarına korku salıyoruz demektir.</p>
<p>Onun için dedikodular, fitne ve fesat salgınları bizleri yıldıramaz, kesif saldırılar bizleri korkutamaz, yolumuzdan caydıramaz.</p>
<p>Bu kutlu davanın gücüne asla ve asla sekte vuramaz.</p>
<p>Olsa olsa bizlere doğru yönde olduğumuza dair güç ve fikir verir.</p>
<p>Kendimizi bilir, hasmımızı bilmezsek başarısızlık kaçınılmazdır.</p>
<p>Kendimizi bilmez, hasmımızı bilirsek yine başarısızlık mukadderdir.</p>
<p>Ama hem kendimizi hem de hasmımızı bilirsek Allah’ın izniyle başarı bizimdir, zafer bizimdir, gelecek bizim olacaktır.</p>
<p>Kim Türk milletinin hasmı ise, eğmeden bükmeden söylüyorum ki, bizim de sonuna kadar hasmımızdır.</p>
<p>Türk milletinin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın karşısında oğul veren, elma kurdu gibi üreyen, virüs gibi yayılan hasımların kimler olduğunu bilmek, tarafımızı açık etmek mecburiyetindeyiz.</p>
<p>Bizim tarafımız millettir, bizim tarafımız demokrasidir, bizim tarafımız mazlumlardır, masumlardır, mağdurlardır, gariplerdir, tüyü bitmemiş yetimlerdir.</p>
<p>Partimiz bir gönül çemberi, bir sevda yumağı, bir dava onurudur.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ni her zaman doğru anlayan, Cumhur İttifakı’nı doğru anlatan, bununla kalmayıp her zaman sahip çıkan, bundan sonra da çıkacak Türkiye Sevdalıları hep var olacaktır.</p>
<p>İnanıyorum ki, onlar her geçen gün daha da büyüyüp güçlenecek, her türlü oyunu bozacaklardır.</p>
<p>Milli Şairimiz Mehmet Emin Yurdakul’da, yüzyıl önce anlamını bulduğu gibi <u>Milliyetçi Hareket’in ve Cumhur İttifakı’nın sevdalıları;</u></p>
<p>En hakir insanı kardeş sayan bir erdem,</p>
<p>Esir yaratmayan Allah&#8217;a yürekten bir iman,</p>
<p>Paçavralar altındaki yoksulun yaraladığı bir vicdan,</p>
<p>Ve &#8220;mazlumların intikamını almak” için doğduğuna inanan bir kudret ile yoğrulmuşlardır.</p>
<p>Tam bir hafta önce ebediyete irtihal eden ve rahmetle andığımız Diriliş Şairi Merhum Sezai Karakoç ne güzel de söylemiş: <em>“Geceye yenilmeyen her kişiye ödül olarak bir sabah, bir gündüz, bir de güneş vardır.”     </em></p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’un fethinden sonra şehre girişinde, onu karşılayan halk, Hocası Akşemsettin’i Fatih zannedip ona çiçekler uzatmıştı.</p>
<p>Akşemsettin ise <em>“Padişah ben değilim”</em> diyerek yanındaki büyük hünkarımızı işaret etmiş, o da <em>“Padişah benim, ama o benim Hocamdır. Çiçekler de ona layıktır”</em> sözüyle muazzam bir vefa örneği sergilemişti.</p>
<p>Hafızalarımızdaki bir başka rivayette şudur:</p>
<p>Mısır seferinden dönüş yolculuğunda, Yavuz Sultan Selim’in kaftanına Anadolu Kazaskeri, aynı zamanda Hocası Kemalpaşazade’yi taşıyan attan çamur sıçramıştı.</p>
<p>Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim, bu çamurlu kaftanını övünç sayarak vefat ettiğinde sandukasının üzerine örtülmesini emretmişti.</p>
<p>Hoca-talebe, öğretmen-öğrenci, öğreten-öğrenen ilişkisi Türk-İslam medeniyetinin temerküz etmiş madde ve mana külliyatının bir bakıma icması ve ibrasıdır.</p>
<p>Adına ne dersek diyelim, ister hoca, ister öğretmen olsun, medeniyet meşalemizi tutan müşfik eller bellidir, hürmete ve sevgiye de ziyadesiyle müstahaktırlar.</p>
<p>Aziz büyüklerimiz,<em> “İlim Çin’de de olsa gidip alınız”</em> öğüdünden tutun da <em>“bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” </em>sözüne kadar öğrenmenin, öğretmenin zamanlar üstü önemine hayranlık uyandıran bir şekilde temas etmişlerdir.</p>
<p>Öğretmen köklü nesillerin mimarı, körpe niyetlerin mihmandarıdır.</p>
<p>Öğretmen bir şahıstan şahsiyet çıkaran, insana insanlığın inceliklerini anlatan, hamlığı olgunlaştıran sanatkârdır.</p>
<p>Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayacağız.</p>
<p>Onların milli hayatımızdaki, eğitim ve öğretim sistemimizdeki müstesna yerlerini, muhterem hizmetlerini konuşacağız.</p>
<p>Bunu yaparken sorunlarını samimiyetle ele almak, duyarlılıkla ve empatiyle onları anlamak, beklentilerini sırasıyla karşılamak; nihayetinde sosyal, ekonomik ve mesleki taleplerini bihakkın yerine getirmek durumundayız.</p>
<p>Elbette öğretmenlerimizi yılın sadece bir gününe sıkıştırıp, sadece bir gününde hatırlamak hakkaniyet ölçüleriyle bağdaşmayacaktır.</p>
<p>Merhum Yahya Kemal Beyatlı, <em>“maziyi vatandan ayırmanın, ruhu bedenden ayırmak kadar imkansız” </em>olduğunu söylemişti.</p>
<p>Öğretmeni de Türkiye’nin gelişme ve büyüme mücadelesinden ayrı görmek, ayrı bir yere koymak takdir edersiniz ki söz konusu değildir.</p>
<p>Eğitimin amacı, bireyin kendini gerçekleştirmesi, kendine ve topluma yararlı hale gelmesi, ortaya çıkan sorunlara çözüm bulma, problem çözme yeteneğinin kazandırılmasıdır.</p>
<p>Bu sürecin rehberi öğretmenlerimizdir.</p>
<p>Öğretmenler, eğitim sisteminin en temel öğesidir.</p>
<p>Bir ülkenin kalkınmasında, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinde, toplumdaki huzur ve sosyal barışın sağlanmasında, insanın sosyalleşmesi ve toplumsal hayata hazırlanmasında, milli kültür ve değerlerinin genç kuşaklara aktarılmasında öğretmenlerimiz başroldedir.</p>
<p>Sorunsuz öğretmen sorunsuz eğitim ve öğretim demektir.</p>
<p>Sınıfında öğrencileriyle baş başa kaldığında, kirasını nasıl ödeyeceğini, nasıl geçineceğini, borç yükünün altından nasıl kalkacağını düşünen, kaygılarıyla korkuları arasına sıkışan bir öğretmenin verimli olması, kendisinden beklenen faydayı gösterebilmesi mümkün müdür?</p>
<p>Öğretmenlerimiz huzurluysa evlatlarımız da huzurlu olacaktır.</p>
<p>Bu gerçeği artık hepimizin görmesi şarttır.</p>
<p>Geleceğimizden tasarruf edemeyeceğimize göre, hiçbir hakkı öğretmenlerimize çok göremeyiz, onlardan esirgeyemeyiz.</p>
<p>Mesela atanamayan öğretmen sorununa neşter vurulmalı, bu konu artık kapanmalıdır.</p>
<p>Ülkemizin daha da gelişmesi, öğretmenlerin kalitesine, eğitim materyallerine, güncel kütüphanelere, geliştirilmiş müfredata bağlıdır.</p>
<p>Bunların hepsi gereklidir, ama kalifiye ve iyi motive olmuş öğretmenler olmadan diğerlerinin hiçbir anlamı olmayacaktır.</p>
<p>Merhum Prof.Dr.Sühely Ünver, Hattat Hacı Nuri Korman’ın yazdığı bir levhadan şunları aktarmıştı: <em><u>“Tevazu bir ibrişimdir, cümle ahlak incileri onunla dizilir.”</u></em></p>
<p>Öğretmenlerimiz bizim gözümüzde ahlak incileri, tevazu ziynetleridir.</p>
<p>Öğretmenlerimizin sorunlarını biliyoruz.</p>
<p>Onların şikâyet ve sitemlerinin farkındayız.</p>
<p>Parti olarak öğretmenlerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi, maddi ve manevi beklentilerinin mümkün olan en üst seviyede temini amacıyla elimizden gelen her çabayı göstereceğiz.</p>
<p>Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillerin yetişmesinde emek verip ter döken öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Evlatlarımıza vatan ve millet sevgisini aşılayan, akıl ve ahlak gelişimlerini sağlayan, kültür hazinesi, tarih çeşmesi, bilgi aydınlığı olan öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.</p>
<p>Şehit öğretmenlerimize Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.</p>
<p>Halen görevde olan öğretmenlerimize başarılar diliyor, emeklilik hayatlarını geçiren öğretmenlerimize de sağlıklı ve uzun bir hayat temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Doğru bildiklerimizi, doğru gördüklerimizi, inandığımız değerleri birileri güceniyor, kızıyor veya rahatsız oluyor diye söylemekten çekinmeyeceğiz.</p>
<p>Varsın fincancı katırları ürkerse ürksün, yeter ki milletimizin sözü, hükmü ve iradesi yere düşmesin, düşürülmesin.</p>
<p>Demem odur ki, zülfü yâre dokunmak gerekiyorsa onu da yapmaktan geri durmayacağız.</p>
<p>Biz olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olan Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>
<p>Türk siyasetini zehirli sarmaşık misali saran bir çürüme, bir ilkesizlik, bir ahlak erozyonu vardır, kuşkusuz bunun failleri zillet ortak paydasında buluşan siyasi partilerdir.</p>
<p>Bu teşhisimizi objektif kriterler, sarsıcı gelişmeler, alarm verici ilişki ağları ekseninde koyduğumuz iyi bilinmelidir.</p>
<p>Zillet ittifakı bürokrasiyi tehditten, yabancı misyon şeflerini tebrikten, teröristleri taltiften, emperyalizme teşrifatçılıktan, her türlü tefrikadan özel bir haz almaktadır.</p>
<p>Türkiye’ye karşı nerede bir cephe açılmışsa maalesef CHP’sinden İP’ine, HDP’sinden diğer marjinal partilerine kadar hepsi içindedir.</p>
<p>Bu utanç verici, bu yürek burkan tablo ülkemizin en derin yarasıdır.</p>
<p>Hırslarına, nefislerine, egolarına, küçük heveslerine yenilmiş zillet partilerinin Türkiye’nin hem yönetim sistemiyle, hem milli birliğiyle, hem de istiklal davasıyla iflah olmaz meseleleri vardır ve maalesef gerçekler gün gibi meydandadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, geçen hafta bir Yunan gazetesine demeç vermiş, yine çuvallamış, bulanık aklının dibindeki kalın tortuları göstermiştir.</p>
<p>Demiş ki, <em>“iktidara geldiğimizde Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı kuracağız. Neden Savaşıyoruz?”</em></p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, savaş nerededir? Savaşan kimdir?</p>
<p>Terörle mücadeleye hayır diyen, Türk askerine hayır diyen, buna karşılık terör örgütlerine evet diyen yozlaşmış bir zihniyetin savaştan anladığı, savaşla kast ettiği nedir?</p>
<p>Irak’ın kuzeyinde icra edilmiş Pençe Harekatı kapsamında yedi ay içinde 831 teröristin etkisiz hale getirilmesi, 1407 mağara ve sığınakların imhası Kılıçdaroğlu’nu rahatsız mı etmiştir?</p>
<p>Mavi Vatan’daki dik duruşumuzla birlikte Libya, Irak ve Suriye’de barış ve istikrarın müdafaasını yapmamız uykularını mı kaçırmıştır?</p>
<p>Kırmızı listedeki terör elebaşlarını nokta operasyonlarla tasfiye etmemiz kabus mu yaşatmıştır?</p>
<p>Türkiye düşmanlarıyla kucaklaşmak maksadıyla helalleşme sayfası açan Kılıçdaroğlu’nun dilinin altındaki bakla nedir?</p>
<p>Yunan gazetesine, Akdeniz ve Ege’deki egemenlik mücadelemizin haklılığını anlatmayan, Yunanistan’ın artan tahriklerine ve silahlanmasına tepki göstermeyen CHP Genel Başkanı bir kez daha yanlışa gömülmüş, bir kez daha gayri milli siyasetini deşifre etmiştir.</p>
<p>İşte CHP budur, işte Kılıçdaroğlu böylesi bir çıkmazın anaforundadır.</p>
<p>Diğer yandan, bu partinin bir grup başkanvekili televizyona çıkmış<em>, “HDP’nin PKK ile ilişkisi olduğunu görmedim”</em> diyecek kadar milli gerçeklerden kopmuş, Kılıçdaroğlu’nu tamamlamıştır.</p>
<p>Be hey gafil, bakıyorsun, ama görmüyorsun; görüyor, ama itiraf edemiyorsun.</p>
<p>PKK ile HDP’nin kanlı madalyonun iki yüzü olduğunu cümle alem gördü de bir tek siz mi görmediniz, yalnızca siz mi fark edemeniz?</p>
<p>Bu nasıl boş kafadır? Bu nasıl pes etmiş, teslim olmuş, katile hayran olmuş sefil bir zihniyettir?</p>
<p>Bununla da kalmayan bu siyasi bedhah, “<em>Demirtaş’ın ve Kavala’nın tutukluluğunu doğru bulmuyoruz”</em> açıklamasıyla CHP’nin kimlerin elinde un ufak olduğunu ispatlamıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Demirtaş’ın niye tutuklu olduğunu ben söyleyeyim, çünkü teröristin yeri sokaklar, siyaset koridorları, özgür bir hayat değil, demir parmaklıkların arkasıdır.</p>
<p>Bu ülkede kuyumuzu kazmaya çalışan Sorosçulara müsamaha yoktur, bunların da adresi cezaevidir.</p>
<p>CHP yönetiminin teröristlerle ve Sorosçularla bu denli iç içe geçmesi öncelikle geçmişlerine, kendi partililerine hakaret, hatta hıyanettir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun <em>“iktidarımızda başörtülü bakan olacak”</em> ifadesi de sömürüdür, istismardır, vaki gerçekleri görememenin hüsranıdır.</p>
<p>İktidara gelmesi hayal olan bu zihniyetin Türkiye’de başörtü meselesinin çözüldüğünden, artık bu meselenin çok gerilerde kaldığından haberi yoktur.</p>
<p>Siz başörtülü bakanı konuşmaktan önce, ikna odalarında eziyet ettiğiniz, üniversite kapılarından geri çevirdiğiniz gencecik kızlarımızın hesabını verin de görelim.</p>
<p>CHP ile İP’in paçası tutuşmuş olacak ki, genel başkanlar düzeyinde birbirlerine ziyaretleri sıklaştırmışlar, en son olarak asık ve mutsuz yüz hatlarıyla kamuoyunun huzuruna çıkmışlardır.</p>
<p>Ne yaparlarsa yapsınlar, milletin demokratik tecziyesinden kesinlikle kurtulamayacaklardır.</p>
<p>İP’in başkanı, Türkiye’nin farklı farklı mahallere bölündüğü söylüyor.</p>
<p>Bu dil bölücü bir dildir. Bu üslup zararlıdır, zillettir.</p>
<p>Türkiye doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine birdir, bütündür, Türk milleti ise büyük ve kutlu bir ailedir.</p>
<p>Bölünen mahalleler değil, zilletin ta kendisidir.</p>
<p>Ne sokaklarımızı, ne mahallelerimizi, ne şehirlerimizi, ne vatanımızı, ne de insanlarımızı bölmeye hiç kimsenin, hiçbir alçağın gücü yetmeyecektir.</p>
<p>İP Başkanı, yüzde 50+1’in şahsıma sorulmasını istemiş.</p>
<p>Bu arada gazetelerde, televizyon ekranlarında hala yüzde 50+1 tartışması kıyasıya devam etmektedir.</p>
<p>Bilen de konuşmakta bilmeyen de atıp tutmaktadır.</p>
<p>Tam bir kafa karışıklığı hakimdir.</p>
<p>Şimdi beni iyi dinlesinler, onlara yüzde 50+1 anlatayım da biraz ders alsınlar, sonuç çıkarsınlar, bu konuyu da daha fazla sündürüp sağa sola çekiştirmesinler.</p>
<p>Cumhurbaşkanının iki turlu seçimle, doğrudan halk tarafından ve <em>“geçerli oyların salt çoğunluğu”yla,</em> yani yüzde 50+1 oyla seçilme kuralı 21 Ekim 2007 tarihli Anayasa değişikliği ile kabul edilmiştir.</p>
<p>Bu usul getirildiğinde Anayasa’da <em>“parlamenter sistem”</em> öngörülmekteydi.</p>
<p>16 Nisan 2017 tarihli Halkoylamasıyla “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçilmiş, fakat Cumhurbaşkanının seçim usulü değiştirilmemiştir.</p>
<p>Lütfen dikkat buyurunuz, dünyada Cumhurbaşkanı veya Devlet Başkanını halkın seçtiği 99 ülkede geçerli oyların yüzde 50+1’ini alan adayın seçilmesi anayasal norm olarak kabul edilmiştir.</p>
<p>Yine dünyada 103 ülkede Cumhurbaşkanını veya Devlet Başkanını halk seçerken bunlardan 99’unda salt çoğunluk uygulanmaktadır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ya da Devlet Başkanının halk tarafından seçilmesinde uygulanan ikinci usül yüzde 40+10 olarak isimlendirilen sistemdir.</p>
<p>Altını çizerek ifade etmek isterim ki, bu sistem sadece Bolivya, Kosta Rika, Ekvator ve Arjantin’de geçerlidir.</p>
<p>Mezkur bu sistemde iki turlu yapılan seçimlerde ilk turda geçerli oyların yüzde 40’ını alıp en yakın rakibine yüzde 10 fark atan adayın ilk turda seçilmesi esas kabul edilmiştir.</p>
<p><strong><em>Bolivya Anayasası’nın 166. maddesini, Kosta Rika Anayasası’nın 138. maddesini, Ekvator Anayasası’nın 143. maddesini, Arjantin Anayasası’nın 96, 97 ve 98. maddelerini uyanık bir gözle inceleyenler çarpıcı gerçeklerle yüzleşeceklerdir.</em></strong></p>
<p>Bu ülkelerde aslında geçerli oyların salt çoğunluğu, kısaca yüzde 50+1 şartı aranmakta, eğer adaylardan biri ilk turda yüzde 40 ve üzeri bir oy alır ve en yakın rakibine yüzde 10 fark atarsa ikinci tur seçime gerek kalmamaktadır.</p>
<p>Tek turda yüzde 40 oyla seçilme yöntemini öngören ülke örneği dünya üzerinde yoktur.</p>
<p>Böyle bir tercihin olması halinde yürütme organının seçiminde <strong><em><u>“demokratik meşruiyet sorunu” </u></em></strong>doğacaktır.</p>
<p>Devlet Başkanını veya Cumhurbaşkanını halkın seçtiği tüm sistemlerde demokratik meşruiyet gereğince geçerli oyların salt çoğunluğu ile seçilmesi temel kaidedir.</p>
<p>Salt çoğunluk usulünü değiştirmeye kalkmak ve bu konuyu tartışmaya açmak yönetim sistemine karşı güvensizliği ve şüpheyi körükleyecektir.</p>
<p>Takdir ederseniz ki bu doğru değildir, masum bir talep değildir, Türkiye’nin çıkarına uygun olamayacaktır.</p>
<p>Bize göre, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi lehine söylenebilecek en güçlü argümanlardan biri, yüzde 50+1 oyla iktidara gelebilmek için partiler arası uzlaşmayı sağlaması ve kutuplaşmayı azaltmasıdır.</p>
<p>Milli birlik ve bütünlük için hayati önemde olan bu güçlü yönü savunmak yerine, bundan geri adım atma anlamına gelen yüzde 40 oranını dillendirmek başkalarının değirmenine su taşımaktır.</p>
<p>Bunu uluorta konuşanlar da iyi niyetli sayılamayacaktır.</p>
<p>Geçtiğimiz yüzyıla mühür vuran isimlerden birisi olan Prof.Dr.Feridun Nafiz Uzluk aynen şunları ifade etmişti:</p>
<p><em>“Kanuni Sultan Süleyman bir gün, vezirlerini toplar ve ‘memleketin hakiki sahibi kimdir?’ diye sorar. Vezirler bu soruya ‘sizsiniz’ diye cevap verir. Kanuni ise ‘hayır millettir’ diye karşılık verir.”</em></p>
<p>Millet ne diyorsa onu yaparız, onu söyleriz, onu savunuruz.</p>
<p>Bundan da asla şaşmayız.</p>
<p>Unutmayalım ki, esas olan milletin gönlüdür, güvenidir, güvenliğidir, bekasıdır, saadet ve selametidir.</p>
<p>Gökten düşenin parçası bulunur da, Allah muhafaza gönülden düşenin parçası bile bulunamaz.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Siyaseti ekonomiden, ekonomiyi siyasetten, her iki alanı Türkiye’nin var oluş mücadelesinden ayrı göremeyiz, ayrı tutamayız.</p>
<p>Ekonomi sadece ekonomi olmaktan çıkmış, pek çok değişkenin tesiri altına girmiş, şayet kontrol sizde değilse baskı aracına dönüşmesi de kaçınılmaz hale gelmiştir.</p>
<p>Türkiye tarihi bir eşiktedir.</p>
<p>Ya küresel tefecilerin, para baronlarının, finans simsarlarının sözü geçecek ve içeriden dışarıya kaynak transferi yoğunlaşacak, ya da böyle gelse de bu şekilde gitmeyecektir.</p>
<p>Merhum Prof.Dr.Süheyl Ünver isabetle şunları söylemişti<em>: “Türk’ü daima aldatarak yenmişlerdir. Balkan Harbi’nde biz düşmana yenilmedik, koleraya yenildik. Bunu Mekteb-i Tıbbiye’de Hocam Süleyman Numan Paşa’dan duydum.”</em></p>
<p>Aldanma devri kapanmıştır, şimdi şahlanma ve yükselme dönemi başlamıştır.</p>
<p>Ekonomi vasıtasıyla Türkiye’ye saldıranlara; dahası insanlarımızı faiz, kur, enflasyon sarmalına hapsetmek için uğraşanlara fırsat vermemek, müsaade etmemek kalbi vatan ve millet sevgisiyle çarpan herkesin ortak sorumluluğudur.</p>
<p>Hz.Ali buyuruyor ki: <em>“Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affedeniz. Ama vatanınıza, milletinize fenalık eden bir kimseyi affetmeyiniz.”</em></p>
<p>Biz de affetmeyeceğiz.</p>
<p>Enflasyon, mal piyasasında talep ve arz koşullarının belirlediği, toplumun yaşam maliyetini gösteren makroekonomik bir büyüklüktür.</p>
<p>Şu anda küresel enflasyon hızlı tırmanış halindedir.</p>
<p>Bu canavar temelde iki kaynaktan beslenmektedir, bunlar: Mal ve hizmet arzının toplam talep artışına cevap verememesi durumunda ortaya çıkan talep-yönlü enflasyon; diğeri de üretim maliyetlerinin artmasının beraberinde getirdiği arz-yönlü enflasyondur.</p>
<p>Enflasyon ile mücadele politikalarının geliştirilmesi ve bunların başarıya ulaşması, enflasyonun kaynağının doğru tespit edilmesi ile yakından ilişkilidir.</p>
<p>Fiyat istikrarının sağlanmasına ilişkin hâkim görüş, para politikasını öne çıkarmakta ve merkez bankalarını fiyat istikrarından sorumlu kurum olarak tanımlamaktadır.</p>
<p>1990’lı yılların başından itibaren fiyat istikrarı politikalarında izlenen strateji enflasyon hedeflemesidir.</p>
<p>Bu çerçevede enflasyon ile mücadele için çözüm önerisi oldukça açıktır: Kısa vadeli faiz oranını, enflasyon oranındaki artış ve azalış kadar artırmak ve azaltmak, böylece reel faiz oranını sabit tutmaktır.</p>
<p>Enflasyon hedeflemesi, enflasyon ile mücadeleye özünde, talep yönünden yaklaşmakta ve faiz oranlarındaki yükselişlerin toplam talebi azaltacağı, böylece fiyat artış hızının yavaşlayacağını öngörmektedir.</p>
<p>Ne var ki, enflasyon mal piyasasında oluştuğu için yüksek enflasyonu aslında, mal piyasası aksaklıklarının ortaya çıkardığı bir sorun olarak tanımlamak en doğrusudur.</p>
<p>Mal piyasasında gözlemlenen aksaklıklar da bir ülkenin üretim yapısının sonucudur.</p>
<p>Türkiye gibi birçok yükselen piyasa ekonomisinin üretim yapısının temelinde yatan ana sorun; üretimde kullanılan hammadde ve girdiyle birlikte makine, teçhizat ve enerjide ithal bağımlılıktır.</p>
<p>Buna, mal ve hizmet sektörlerinin dış ticaret açığı da eklenince, döviz kuru değişimlerine duyarlı bir üretim yapısı karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Maruz kaldığımız sorun da buradadır.</p>
<p>Esnek kur sisteminde döviz kurunun değeri piyasa şartlarında belirlenmektedir.</p>
<p>Teorik olarak, uluslararası piyasalara kıyasla yüksek yurtiçi enflasyonun uzun vadede milli paranın değer kaybına; yüksek yurtiçi faizin kısa vadede milli paranın değer kazancına yol açması doğal olarak beklenmektedir.</p>
<p>Uzun vadede enflasyon ve kısa vadede faiz kanalından etkilenen döviz kurunun ne yönde hareket ettiği sorusunun sağlıklı bir analizi mühim bir ihtiyaçtır.</p>
<p>Türkiye’nin mal, para ve döviz kuru piyasalarındaki tecrübesi bize göstermiştir ki, döviz kurunun belirlenmesinde enflasyonun kuru yükseltici etkisi faizin kuru düşürücü etkisinden çok daha baskındır.</p>
<p>Bundan dolayı yüksek enflasyon-faiz-kur açmazı devamlı karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Önemle belirtmek isterim ki, Türkiye’nin üretim ve dış ticaret yapısı, enflasyon ile mücadeleye yalnızca talep cephesinden değil, aynı zamanda arz zaviyesinden de yaklaşmayı gerektirmektedir.</p>
<p>Enflasyonun kaynağında talep yönlü pozitif şoklara arz yönlü negatif şokların eşlik ettiği bir durumda yüksek faiz politikası uygulamak, Avrupa Merkez Bankası Başkanı’nın deyimiyle <em>“daha sıkı para politikası, sadece ekonomi üzerindeki daraltıcı etkiyi şiddetlendirirken”</em>; bize göre de <em>“yangına körükle gitmeye”</em> benzemektedir.</p>
<p>Zira yüksek faiz, finansman maliyetlerini artırdığı için ekonomideki toparlanmayı arz yönünde engellemekle kalmamakta; yatırım kararlarının ertelenmesine yol açarak üretim kapasitesini de kısıtlamaktadır.</p>
<p>Bu da işsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı demektir.</p>
<p>Türkiye bir karar vermek ve bunu uygulamak için de bir irade ortaya koymak durumuyla karşı karşıyadır.</p>
<p>Ya enflasyon artışına faizleri yükselterek tepki vermeye devam etmek suretiyle enflasyon-faiz-kur sarmalı içerisindeki döngüyü kabulleneceğiz; ya da tüm ekonomik birimlerin faaliyet ve beklentilerini bozan yüksek faiz politikasından kademeli bir şekilde vazgeçerek, enflasyonla mücadeleyi yeniden tanımlamak ve üretim kanalını esas alan bir politika anlayışına geçeceğiz.</p>
<p>Bize göre başka bir alternatif kalmamıştır.</p>
<p>Her iki politikanın da beraberinde getirdiği risk ve maliyetler olduğu malumlarınızdır.</p>
<p>Birincinin maliyeti zaten ödenmiş, maalesef ödenmeye de devam etmektedir.</p>
<p>İkincisi ise yapısal adımların atılmasını şart koşmaktadır.</p>
<p>İkinci seçenek olan yüksek faiz politikasından kademeli bir şekilde vazgeçmek, her şeyden önce üretim ve dış ticarette ithal bağımlılığını yapısal bir sorun olarak gündeme almayı ve bununla kıran kırana mücadeleyi işaret etmektedir.</p>
<p>İlk etapta hammadde-girdi, makine-teçhizat bağımlılığını azaltıcı yapısal adımların atılması kur yönünden gelen enflasyonist baskının kırılmasının temel taşı olacaktır.</p>
<p>Enflasyon ile mücadele arz yönlü yaklaşımın da içerisinde bulunduğu bir politika ile başarılacak ve Türkiye bir bedel ödeyecekse, bunu üretim yapısını değiştirmek ve geliştirmek için göze alacaktır.</p>
<p>Ekonomik güvenliğimiz için başkaca bir yol kalmamıştır.</p>
<p>Ancak, yalnızca enflasyon ile mücadele değil, ekonominin tümü için çözülmesi gereken öncelikli konu, politika uygulamasındaki belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.</p>
<p>Para politikası ve merkez bankasını baz alan, kamu maliyesinin rolünün ikinci planda tutulduğu ve enflasyon ile mücadeleyi yalnızca faize bağlayan politikanın çözüm üretmede yetersiz kaldığı deneyimlerimizle sabittir.</p>
<p>Kararlı ve istikrarlı para politikası uygulanması kadar, kaynakların etkin kullanımı önündeki engelleri tespit eden ve bunları çözecek olan bir kamu maliyesi yaklaşımına da ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.</p>
<p>Türkiye, faiz kamburundan kurtulmalıdır.</p>
<p>Faiz, uzun vadede üretim sistemine büyük hasarlar vermektedir.</p>
<p>Ülkemiz şu anda dünyada faiz oranın yüksekliği açısından ilk on ülkeden biri, Avrupa’nın da zirvesindedir.</p>
<p>Faiz geleceğimizden çalmaktadır.</p>
<p>Bize göre hükümetin izlediği ekonomi politikası doğrudur, bunun üzerinden polemik yaratmak, bittik, tükendik, yandık, mahvolduk demek felaket tellallığıdır, kötü niyetliliktir.</p>
<p>Türkiye ekonomisi için 1980-2020 dönemi verileriyle ulaşılan sonuca göre faiz oranı ve enflasyon arasında uzun dönemli bir ilişki bulunmuştur.</p>
<p>Akıntıya karşı kürek çekmek, Neo-Liberal iktisat akımının alışkanlıklarıyla milletimize karamsarlık servis etmek vatan sevgisiyle bağdaşmayan bir sorumsuzluktur.</p>
<p>Geldiğimiz bu aşamada, yeni yönetim sistemi kapsamında Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunu mutlak surette tartışmaya açmak hem demokrasinin hem de milli iradenin gereğidir.</p>
<p>İMF ve faiz lobisinin oyunlarıyla daha fazla mesafe alamayacağımız ortadadır.</p>
<p>Davul hükümetin boynundayken, tokmağın başkalarının elinde olması kabul edilemez bir çarpıklıktır.</p>
<p>Özerk ve bağımsız kurumlar milli iradenin üzerinde olamaz, olmamalıdır.</p>
<p>Hesabı veren siyasettir, kararı veren de siyaset olmalıdır.</p>
<p>Geçtiğimiz Cuma günü, Resmi Gazete üzerinde spekülasyon yapıp güvensizliği kamçılayanların, insanlarımızı gece nöbetine sokanların geçmişte kimin lehine faaliyet gösterdikleri şimdi daha iyi anlaşılmıştır.</p>
<p>CHP, İP ve diğerlerinin yalnızca eleştirerek, ekonomi etrafında korkular üreterek siyaset yapmaları acziyetlerinin ve çaresizliklerinin göstergesidir.</p>
<p>Nasıl bir ekonomi politikası takip edecekleri belli değildir.</p>
<p>Nasıl bir kamu maliyesi tasavvuru içinde oldukları net değildir.</p>
<p>Ekonomiden anlamayan cahillerin tek söylediği erken seçimdir.</p>
<p>Aslında bunlar hazırlıklı değildir, derslerine çalışmayan haylaz öğrencilerle bir ve aynıdır.</p>
<p>Tekraren söylüyorum, erken seçim falan yoktur, seçim 2023 yılının Haziran ayında yapılacaktır.</p>
<p>İlle de seçim, hemen seçim, seçim de seçim diyenler bozgun siyasetinin taraftarlarıdır.</p>
<p>İstikrara en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde seçim demek kime hizmettir? Kimin sesine ses olmaktır? Nasıl bir siyaset anlayışıdır?</p>
<p>İnsanlarımızın ekonomik sıkıntılarını biliyoruz, artan döviz kurlarından yakınmaların farkındayız, ancak takip edilen politikalar doğrudur, yakında her şey düzelecektir.</p>
<p>Terörle mücadelemizin rövanşını kur üzerinden almak istiyorlar.</p>
<p>Dik duruşumuzu, egemenlik haklarımızı kahramanca savunmamızı dövizle baskılamaya çalışıyorlar.</p>
<p>Suriye’deki, Irak’taki, Libya’daki, Mavi Vatan’daki, Karabağ’daki, Afrika’daki mevcudiyetimizi dövizle püskürtmenin arayışındalar.</p>
<p>Bu kez başaramayacaklar, yayından çıkan ok Allah’ın izniyle hedefine ulaşacak, Türkiye’yi hiç kimse tutamayacaktır.</p>
<p>Döviz operasyonları boşunadır, faiz kulisi yapanların çabası beyhudedir, Türkiye’yi teslim alamayacaklar, Türk milletini yolundan çeviremeyecekler.</p>
<p>Vatandaşlarımızdan ricam biraz sabretmeleri, biraz metanet göstermeleridir, bugünler geçecek, milli ve yerli bir ekonomik dirilişle mutlaka rahatlığa kavuşacaklardır.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım, </strong></p>
<p>Kerkük’ün statüsü ve tarihi dokusu üzerinde oyun kuranların, bu Türkmen kentini peşmergenin eline ve emeline bırakmak için plan yapanların aklını başına alması, ateşle oynamaktan vazgeçmeleri çağrımdır.</p>
<p>Kerkük Türk’tür, Türkmenlerin canevidir.</p>
<p>Bu Türk kentinin peşmergenin denetim ve kontrolüne girmesi bölgesel dengeyi alt üst edecektir.</p>
<p>Hiç kimse böylesi bir rezalete, bedeli çok ağır olacak bir işgal girişimine heveslenmemelidir.</p>
<p>Dünya her şey olur, ama Kerkük Türksüz olamaz, Türkmenlik onuru yere düşürülemez.</p>
<p>Bir oluruz, beraber oluruz, gerekirse soydaşlarımızla birlikte Kerkük’te etten duvar öreriz.</p>
<p>Kerkük’ün bir girişi vardır, ama çıkışı asla yoktur.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle Portekiz’de düzenlenen 15’inci Avrupa Tekvando Şampiyonası’nda madalya alan evlatlarımızı tebrik ediyor, ayrıca Mersin Gülnar’da acı haberini aldığımız Müslüme yavrumuza da Allah’tan rahmet diliyorum.</p>
<p>Hepinizi saygılarımla selamlıyor, başarılı bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/11/23/7510/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Bahçeli Önemli Açıklamalar Yaptı</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/11/10/bahceli-onemli-aciklamalar-yapti/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/11/10/bahceli-onemli-aciklamalar-yapti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Nov 2021 10:59:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7490</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşma ile yine gündemi ilgilendiren önemli mesajlar verdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Bir defa da olsa PKK’ya hainsin, katilsin, canisin diye seslenmediğini, teröre karşı tavır koyamadığını hatırlatan Bahçeli; “Kandil denen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana da Kılıçdaroğlu demesinler.” açıklamasının inandırıcı olmadığını ve “HDP’nin kafesine giren CHP [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşma ile yine gündemi ilgilendiren önemli mesajlar verdi.<br />
<strong>Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Bir defa da olsa PKK’ya hainsin, katilsin, canisin diye seslenmediğini, teröre karşı tavır koyamadığını hatırlatan Bahçeli; “Kandil denen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana da Kılıçdaroğlu demesinler.” açıklamasının inandırıcı olmadığını ve “HDP’nin kafesine giren CHP resmen patlamış, etrafı pis kokular sarmıştır” dedi.</strong><br />
Bahçeli, Meral Akşener’in kendisi için bölücü başı ile mektup arkadaşı olduğunu iddia etmesine hakkında ise, “Benim, İmralı canisiyle mektup arkadaşı olduğumu iddia eden İP Başkanı’na diyorum ki, eğer bu iddianı ispat etmezsen müfterinin en önde gidenisin.” Sözleri dikkat çekti.<br />
MHP lideri konuşmasında şu ifadelere yer verdi;<br />
&#8220;Değerli Milletvekilleri, Değerli Basın Mensupları,<br />
<strong> Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımız münasebetiyle sizlerle paylaşmayı arzu ettiğim düşüncelerime geçmeden evvel hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. </strong><strong>Nerede yaşarsa yaşasın, televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından bugünkü toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda hayat mücadelesi veren kıymetli kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. </strong><strong>Kalbi vatan ve millet sevdasıyla çarpan her insanımızı hasretle, hürmetle kucaklıyorum. </strong><strong>Yarın 10 Kasım, bu çerçevede Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 83’üncü yıl dönümünü anacağız.</strong><br />
Ölüm raporunu imzalayan dokuz tıp profesörünün aynen dediği şuydu: “10 Kasım 1938 Perşembe sabahı, saat dokuzu beş geçe, muazzez ve büyük hasta terk-i hayat eylemiştir.”<br />
Aziz Atatürk fani bir insandır, ömrü hem sayılı hem de sınırlıdır.<br />
Fakat geride bıraktığı muhteşem eserleri, muazzam emanetleri, müstesna hizmetleri, muhterem mücadeleleri maşeri vicdanda, milli hafızada ebediyen varlık hükmünü koruyacaktır.<br />
<strong> &#8220;Bir arada ve bağımsız olarak yaşama azim ve iradesi kırılmadıkça bir milletin asla yok edilemeyeceğini” herkese ispat ederek mazlum milletlerin istiklal mücadelelerine örnek olan Atatürk’ü yüzyılın dehası yapan özelliklerinin başında, &#8220;kuvvetli öngörüsü” gelmektedir. </strong><b>Atatürk, Türk milletinin varlığına kast eden her türlü sinsi tertibin farkına vararak onları deşifre etmiş, milleti uyandırmış, bağımsızlık meş&#8217;alesini yakarak Türk milletinin yolunu aydınlatmıştır.</b><br />
Her alanda bağımsız olmayı esas alan, milli menfaatlerden asla taviz vermeyen, baskıya, dayatmaya, esarete karşı geri adım atmayan bir politika izlemiş, tüm dünyanın Türkiye’ye gıptayla bakmasına neden olmuştur.<br />
O, Türk milletinin tarihi ve milli ortak değeridir.<br />
Atatürk’ün istiklal mücadelesini verdiği zorlu dönemde yaşananlar, Türkiye’yi her taraftan kuşatan düşmanlarla, ihanetlerle, isyanlarla ve bunlara karşı verilen mücadelelerle, her Türk vatandaşının çok iyi öğrenmesi ve ibret alması gereken bir dönemdir.<br />
Çünkü Büyük Atatürk’ün de öngördüğü gibi, Türk milletinin; &#8220;Şahsi menfaatlerini düşmanların siyasi emelleriyle birleştirebilecek gafillerin ihanetleriyle” her zaman karşılaşması mümkündür.<br />
Atatürk; bir yandan Türk milletinin kendine olan güvenini, var olma kararlılığını güçlendirirken; diğer yandan da milletin arasına nifak sokan art niyetlilerle mücadeleye öncelik vermiştir.<br />
<strong>Bu nedenle; &#8220;Türk milletinin gurur duyduğu, feyiz aldığı değerleri yıpratarak güven duygusunu yok etmek isteyenlerin” hedeflerinden biri de Atatürk olmuştur.</strong><br />
<strong>Selanik’teki pembe boyalı evin ikinci katındaki ocaklı odada doğan, 57 yıllık bir hayata devasa bir tarihi sığdırıp İstanbul Dolmabahçe’de rahmeti rahmana kavuşan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk nesilleri her daim saygıyla hatırlayacaktır.</strong><br />
10 Kasım esasen bir yas ve matem günü değil, Aziz Atatürk’ü idrak vesilesi, düşüncelerini ifade vetiresi, eserlerini muhasebe veçhesi, Cumhuriyet’i öncesi ve sonrasıyla kavrama vefasıdır.<br />
O, yılmaz bir mizaca, teslim olmaz bir şahsiyet mimarisine haizdir.<br />
O, Türk milletinin sinesinde bir hilal gibi parlayan kurtuluşun öncü ismidir.<br />
Bizatihi dile getirdiği şu sözleri bizim için paha biçilemez değerdedir:<br />
“Orduya ilk katıldığım günlerde, bir Arap binbaşısının “Kavm-i Necip” evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun iki damla gözyaşında Türklük şuuruna erdim. Onda gördüm ve kuvvetle duydum.<br />
<strong> Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım, en derin övünç membaım oldu. Benim hayatta yegâne fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.”</strong><br />
<strong>Türklüğün medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyetinin, bundan sonraki inkişafı ile istikbalin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacağından şüphe duymuyordu.</strong><br />
<strong>Devamında da aynen dediği şuydu: “Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, dileğim şudur: Beni hatırlayınız.”</strong><br />
<strong>Elbette her zaman hatırlayacağız, her ortamda da hatırlatacağız.</strong><br />
<strong>Milli Mücadele’nin yol başçısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 83’üncü yıl dönümünde saygıyla, minnetle, rahmetle anıyorum.</strong><br />
<strong>Türk milleti hiçbir güce eğilmeyecek, vatan evlatlarının özündeki cevheri ortaya çıkartarak şer odaklarının heveslerini kursaklarında bırakacaktır.</strong><br />
<strong>Bu vesileyle Kurtuluş Savaşı’nın isimli isimsiz nice kahramanına, şehitlerimize, elleri öpülesi ceddimize de Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyorum.</strong></p>
<p>Değerli Arkadaşlarım,<br />
Bir mücadelenin sürekli olması kadar haklı olması da kaçınılmaz bir hayat kaidesidir.<br />
Türk milleti tarihin her devrinde haklı mücadelesiyle sivrilmiş, haysiyetli vasfıyla göz doldurmuş, gönüllerde taht kurmuştur.<br />
<strong>Milletimizin şerefli varlığı zulümle anılmamış, eziyetle karılmamış, haksızlıkla karışmamıştır. </strong><strong>Şayet konu milletse, şayet konu vatan ve istiklal onuruysa helal süt içmiş her insanımız adeta devleşerek husumete, huşunete, en şedit hücumlara dayanmasını, can pahasına da olsa zulüm çemberini parçalamasını bilmiştir.</strong><br />
Mesela Mehmetçik unvanının isim babası Bigalı Mehmet Çavuş bunlardan sadece birisidir.<br />
Çanakkale Savaşları esnasında, bilhassa Seddülbahir’de mermisi bitince tüfeğini kırıp düşmanın üzerine fırlatan, tüfek parçası kalmayınca eline geçirdiği taşları birer birer düşman askerlerine atan Bigalı Mehmet Çavuş ve daha nice kahramanımız milletimizin yüz aklarıdır.<br />
Onlara çok şey borçlu olduğumuzu söylemeye gerek bile yoktur.<br />
Türk milleti şehidiyle, gazisiyle, yazılmış yazılmamış pek çok destanıyla en çetin tuzakları bozmuş, en vahim saldırıları göğüslemiş; hamd olsun varlığını, birliğini ve bekasını muhafaza başarısını göstermiştir.<br />
<strong> Bugün de, istiklal ve istikbalimizi korumak amacıyla, içinde bulunduğu vaziyetin imkân ve şartlarını hesap etmeyen vatan evlatlarının hasbi mücadeleleri bir yönüyle tarihin tekrarından başka bir şey değildir.</strong><br />
Çünkü muhtaç olduğumuz kudretin ta kendisi olan kan yine aynı kandır, çok şükür milli damarlarda hızla dolaşmaktadır.<br />
Tarihe not olarak özellikle düşmek isterim ki; hiçbir siyasi hedef, hiçbir siyasi plan, hiçbir dünyevi lezzet Türk milletinin varlığından, egemenlik haklarından, dirliğinden, geleceğinden ve güvenliğinden daha önemli, daha öncelikli değildir.<br />
Siyasi rant hesabı yaparak iflah olmaz hırslarıyla ikbal kaygılarını eklemleştirenler her değerimizi bırakınız sömürmeyi, kaynağında söndürmek için çabalamaktadır.<br />
Terörle mücadeleyi engellemek, terörizmin değirmenine su taşımak, terör örgütlerine can suyu vermek için devamlı faaliyet halinde bulunan siyasi partilerin işin özünde bir numaralı milli güvenlik tehdidi haline geldiklerini görmek, bunların maskesini indirmek zorunluluktur.<br />
Meselenin can alıcı noktası şudur ki, Türk tarihinin kahramanlık zincirini kırmak için fırsat kollayan siyasi parti ve sivil toplum örgütü kisvesine bürünmüş odakların adalet, demokrasi, ekonomi, özgürlük, hukuk, insan hakları gibi kavramları sık sık telaffuz etmeleri kahredici sahtelik olduğu kadar yalan ve riya numunesidir.<br />
Bize düşen samimiyetle sahtekarlığı tefrik etmek; nihayetinde halkın, hakkın, hakikatin yanında durmaktır.<br />
Türkiye’nin ayağından çekiştirenler boş durmuyorlar.<br />
Nitekim yıkım ve ihanet lobisi oldukça faaldir.<br />
Fitnenin birisi biterken diğeri başlamaktadır.<br />
Dezenformasyon, manipülasyon, spekülasyon, itibar suikastları, algı operasyonları, çarpıtılmış haberler, sübjektif yargılar, kara propagandalar iftira kampanyaları mesafe almakta, maalesef insan ve toplum hayatını zehirlemektedir.<br />
Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlığıyla ilgili yayılmak istenen ahlaksız tezviratlar, bunu fırsat bilip Borsa İstanbul’da oyunlar oynayan, döviz piyasası üzerinde baskı oluşturan iç ve dış husumet cephesinin varlığı gözümüzden kaçmayan alçaklıklardır.<br />
Siyasi, ekonomik ve diplomatik saldırıların cesameti yaygınlaşmaktadır.<br />
<strong> Türkiye’nin sırtına hançer saplamak için fırsat kollayanların, 2023’ün ve müteakip yılların umutlarını karartmak niyetiyle ortam yoklayanların her karanlık yola, her kirli yönteme müracaat ettikleri açıkça görülmektedir.</strong><br />
Adına millet ittifakı denen, gerçekte ve kesinlikle zillet ittifakı olan hastalıklı siyasi bünyenin ana ve ara ortakları Türkiye’nin önünü kesmek, Türk milletinin tarihi haklarını sekteye uğratmak için sanki yarış halindedir.<br />
CHP yönetimi terörle mücadeleye hayır diyerek tarihinin en büyük kırılmalarından birini yaşamıştır.<br />
<strong>HDP’nin kafesine giren CHP resmen patlamış, etrafı pis kokular sarmıştır.</strong><br />
<strong>CHP yönetimi PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye evet; Türkiye’ye hayır demiştir.</strong><br />
Çanakkale ruhunu sarsan, Milli Mücadele’yi satan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına darbe vuran CHP Genel Başkanı ve yönetiminin ne yatacak ne de sığınacak yeri kalmıştır.<br />
Türkiye’nin istikrarsızlık dönemleri, kriz yılları, toplumsal çalkantıları, siyasi bunalımları, ekonomik kıtlıkları, kardeş kavgaları, fren tutmayan kutuplaşma fırtınaları aslında CHP’nin tarihiyle özdeştir. Bir nevi CHP’nin tarihidir.<br />
CHP’yle yüzleşmek demek, Türkiye’nin huzursuzluk devirlerine ayna tutmak demektir.<br />
Bir zamanlar telaffuz edilen işgal de bir boykot da bir yaklaşımı toplumsal huzurumuzun tıkacı olmuştur.<br />
<strong>Nerede bir anarjik vaka görülmüşse oradan CHP çıkmıştır.</strong><br />
<strong>Nerede bir tramva varsa orada CHP suçüstü yakalanmıştır.</strong><br />
<strong>Bu partinin kalemşörlüğünü yapan kozmopolit zihniyetler milli dokuda dipsiz kuyular açmak için çırpınmışlar, bir kısmının görevleri bitince de soluğu yabancı ülkelerde aldıkları ortaya çıkmıştır.</strong><br />
Kemal Kılıçdaroğlu bir sonuçtur, sebepler ise CHP’nin son 50 yıllık tarihinde yatmaktadır.<br />
Öyle bir aşamaya gelinmiştir ki, Kılıçdaroğlu’nun istikameti hepten şaşmış, bütün yolları Kandil’e açılmıştır.<br />
<strong> HDP’nin kuklasına dönen, PKK’nın eline avucuna düşen CHP’nin hali utanç vesikasıdır. </strong><strong>Türkiye’nin haklı mücadelesine sırt çeviren işbirlikçilik markaları, Cumhuriyet Halk Partisi’yle yanında yöresinde bulunan diğer marjinal ve operasyon partilerinden başkası değildir. </strong><strong>Mehmetlerimize kurşun sıkan, polislerimize pusu kuran, korucularımıza bomba atan, kadınlarımıza, kızlarımıza, bebeklerimize, masum her insanımıza ölüm saçan teröristlerle mücadeleye karşı çıkan, hayır diyen CHP’dir ve bu güvenlik sorunu parti geldiğimiz bu aşamada tarafını ve tercihini şeytandan yana kullanmıştır.</strong><br />
Aziz şehitlerimizin ruhu muazzep edilmiştir.<br />
Gazilerimiz müteessir haldedir.<br />
CHP’ye oy veren kardeşlerimiz şaşkındır, şok halindedir.<br />
Bu kadarı da fazla diyen herkes CHP’nin, İP’in ve diğer vagon partilerin gerçek yüzlerini, gerçek emellerini görmüş ve tanımışlardır.<br />
İyice sıkışan, manevra alanı daralan, minderden kaçmak için çareler arayan Kılıçdaroğlu soluğu bu defa da Yozgat’ta almıştır.<br />
Ve aynen şunları dile getirmiştir: “Kandil denen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana da Kılıçdaroğlu demesinler.”<br />
Güler misiniz, ağlar mısınız?<br />
Atalarımız boşuna söylememiş: Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.<br />
<strong>Atmaya niyeti olmayan korkak, taşın büyüğüne sarılırmış, gerçekten de Kılıçdaroğlu’nun hal-i pür melali tıpkısıyla budur.</strong><br />
<strong>Sayın Kılıçdaroğlu, Kandil’de yuva değil, mağara delikleri vardır ve senin karşı çıktığın, ama bizim kabul ettiğimiz tezkere sayesinde teröristleri o deliklerde Allah’ın izniyle yok edeceğiz.</strong><br />
<strong>Ağzına bir kez olsun PKK’yı al da görelim.</strong><br />
Bir defa da olsa PKK’ya hainsin, katilsin, canisin diyerek seslen de teröre karşı tavrını öğrenelim.<br />
Sanıyorum bilmiyorsun, çünkü ilgilenmiyor, takip etmiyorsun, teröristler sadece Kandil’de bulunmuyor, Irak’ın kuzeyinde, Suriye’nin kuzey ve doğusunda da yuvalanıyorlar.<br />
Ayrıca özgürlüğünü istediğin, neden içeride tutulduğunu devamlı sorup sorguladığın Selahattin Demirtaş Kandil yetiştirmesi azılı ve kanlı bir teröristtir.<br />
Kesin olan bir şey varsa o da şudur: İşine gelmediğinden dolayı bu yakıcı gerçeği de görmek istemiyorsun.<br />
<strong>Senin meşru kabul ettiğin HDP Kandil’in siyaset ayağı, bölücülük ağı, hıyanet odağıdır.</strong><br />
<strong>İnsafını, vicdanını, siyasi ahlakını bir parçada olsa mahfuz tutuyorsan bari bunu kabullen, Allah için milletin huzuruna çıkarak af ve merhamet dilen, nedamet göster.</strong><br />
<strong>   Diyarbakır başta olmak üzere, yurdumuzun dört bir köşesinde analar evlatlarını almak için HDP il binaları önünde nöbet tutuyorlar, bundan da mı haberin olmadı? Bunu da mı bilmiyorsun?</strong><br />
Sayın Kılıçdaroğlu, eğer mertsen, eğer gücün yetiyorsa, eğer gözün kesiyorsa, eğer kendine güveniyorsan HDP’li yoldaşlarının karşısına dikil de Kandil’i yerle yeksan edeceğini söyle.</p>
<p>Yozgat’a gidip bunu Bozok yaylasının yiğitlerine değil, HDP’li bölücülerin, büyüsüne kapıldığın terör destekçilerinin yüzüne haykır, haykır da adam mısın değil misin karar verelim.<br />
<strong>PKK’ya teröristsin diyebiliyor musun? Demirtaş’a hainsin diyebiliyor musun? Diyorsan gir oyna, çık oyna; yok diyemiyorsan git Kandil’e, gir ağla, çık ağla.</strong></p>
<p>Değerli Milletvekilleri,<br />
Demokrasilerde muhalefet iktidardan daha mühim bir mevkiidir.<br />
İktidar her rejimde, her sistemde bulunmak durumundadır, muhalefet ise yalnızca demokrasilerde mevcuttur.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın bir ortağı olsa da işlevi ve üstlendiği demokratik sorumluluğu muhalefettir, bunun yanı sıra TBMM’de denge ve denetleme göreviyle mesuldür.<br />
<strong> Muhalefet etmek, her yapılana kulp takmak, her adımı kundaklamak demek değildir.</strong><br />
<strong>   Demokrasilerde muhalefet görevi, iktidara karşı meşru ve hukuki vasıtalarla, bir program ve ahlaki sınırlar dahilinde yerine getirilir, buna karşılık ülkeye, millete, milli meselelere muhalefet muhbirliktir, müfritliktir, münafıklık alametidir.</strong><br />
Türkiye’de görev yapan 10 ülkenin büyükelçisi tarafından ortaklaşa açıklanan 18 Ekim muhtırasının henüz külleri soğumadan, mahiyeti farklı olsa da, aynı maksada hizmet gayesiyle şimdi de Kılıçdaroğlu karşımıza çıkmıştır.<br />
CHP Genel Başkanı, 5 Kasım 2021 tarihinde, Türkiye’de görev yapan yabancı devlet büyükelçilerinin tamamına kendi dillerinde kaleme alınmış bir mektup göndermiştir.<br />
Bu mektup bir siyaset krizidir.<br />
Bu mektup 5 Kasım skandalı olarak tarihe geçecektir.<br />
Kılıçdaroğlu baştan ayağa Türkiye alerjisiyle yazılmış satırlarda ayan beyan jurnalcilik yapmıştır.</p>
<p><strong>Bahse konu mektupta diyor ki:</strong><br />
<strong>“Ülkenizdeki yatırımcılar, Kanal İstanbul gibi her yönüyle dünya iklimine karşı bir hareket olan bu projeyi desteklememelidir. </strong><br />
<strong>Bu, ülkemiz ile birlikte dünyanın iklimine de dönülmez bir zarar verecektir. </strong><br />
<strong>İstanbul’a ihanet dünyaya ihanet anlamına gelir. </strong><br />
<strong>Kanal İstanbul Projesi’nin uygulanmasının önlenmesi için mücadele vermeye devam edeceğim.</strong><br />
Ülkemin iklimini, havasını, suyunu, toprağını korumak benim görevim. Sizlere de dünyayı korumak için çağrıda bulunuyorum.”<br />
Diyeceğim odur ki, sözün anlamını kaybettiği bir noktadayız.<br />
Mezkur bu zillet mektubunu okuduktan sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun şayet Türkiye’ye çekilmiş bir silah değilse, biliniz ki esir edilmiş bir siyasetçi olduğuna kesin kanaat getirmiş durumdayım.<br />
Bir muhalefet partisi iktidarın yapmayı planladığı bir projeyle ilgili itirazı, hatta kategorik reddi olabilir, doğal ve normal olanı bu itirazı demokratik yollardan millete anlatması, ilk elden aktarması, sandıktan yetki aldığı takdirde de hedefleri doğrultusunda gereğini yapmasıdır.<br />
<strong>Gelin görün ki, siyasi fail CHP oldu mu, işin rengi tamamıyla değişmektedir.</strong><br />
<strong>CHP Genel Başkanı’nın yabancı sefirlere Türkiye’nin iç meselesi olan bir projeyle ilgili mektup yazıp casusluğa heves etmesi hangi aklın ürünü, kimin telkini, kimlerin tertibidir?</strong><br />
<strong>Sayın Kılıçdaroğlu ne hallere düştün?</strong><br />
Seni ele geçiren, iradene pranga vuran kimdir?<br />
İtiraf et de yardım edip elinden tutalım, ihbar et ki düştüğün derin çukurdan seni çekip alalım.<br />
Türkiye’nin bir meselesini yabancı büyükelçilere nasıl bir mantıkla, hangi hakla şikayet edip yardım dileniyorsun?<br />
Ayrıca senin muhatabın büyükelçiler mi?<br />
Hiç mi gocunmadın, hiç mi utanmadın, hiç mi sıkılmadın?<br />
Derdin varsa gidersin millete düşüncelerini paylaşırsın, yabancı büyükelçilere ülkemizi, ülkemizdeki muazzam bir projeyi nasıl ispiyonlarsın? Ne hakla kötülersin?<br />
18 Ekim bildirisinin anlaşıyor ki, siyasi ayağı sensin, çünkü süngü düşürmüş bir siyaset defosu, ona buna el açan mihnet ehlisin.<br />
Kılıçdaroğlu demokrasiye kara çalmış, leke sürmüştür.<br />
Emperyalizmin Türkiye’deki sürgit kuluçkası olduğunu ispatlamıştır.<br />
CHP, milli iradeyle yollarını bir daha kavuşmamak üzere ayırmıştır.<br />
Yabancılardan medet uman bir siyaset acizliğinin Türkiye’nin geleceğinde olması artık imkansızdır.<br />
Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren kardeşlerim ya Kılıçdaroğlu ve dar kadrosundan derhal kurtulacak ya da partilerinin siyaset çöplüğüne gitmesini hüzünle izleyeceklerdir.<br />
Kılıçdaroğlu bir çuval inciri berbat etmiştir.<br />
Artık suyu ısınmış, miadı dolmuştur.<br />
Bu siyaset kofluğunun buram buram jurnal kokan mektubu gayri millidir, gayri ahlakidir, gayri meşrudur, gayri ciddidir, dahası millet ve demokrasi karşıtıdır.<br />
Zillet ittifakının dikişleri sökülmüş, yama tutmadığı ortaya çıkmıştır.<br />
Sayın Kılıçdaroğlu, tarihinden de mi ders ve ibret almadın?<br />
Nasıl bir hüsrandasın? Nasıl bir tüneldesin?<br />
Yabancı büyükelçilere mektup yazıp Türkiye’yi ve İstanbul’u şikayet etmen ipliğini pazara çıkarmıştır.<br />
İstanbul’un sorunlarını gidermek varken, misal olarak Türkiye’nin göz bebeği Kapalıçarşı esnafımızın ağırlaşan ulaşım ve otopark sorunlarının çözümü hususunda Büyükşehir Belediyesi üç maymunu oynarken, sen kime ne anlatmaya çalışıyorsun?<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyordu ki:<br />
“Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği Cumhuriyet’e inananlarla onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.”<br />
Bugünkü CHP yönetimine gelecek emanet edilebilir mi?<br />
Bu elitiz ve mandacı kadroya en küçük güven duymak mümkün müdür?<br />
Bir millet geleceğini planlayabilmek için geçmişini bilmek durumundadır.<br />
Yani bir milletin tarihi, bilmesi gereken en büyük gerçeğidir.<br />
Kılıçdaroğlu ve yakın çalışma ekibi geçmişlerine kalın bir sünger çekmiştir.<br />
Türk milleti de onları sandığa sürgüleyecek, bir daha da kısıldıkları, hapsoldukları yerden çıkmalarına kesinlikle müsaade etmeyecektir.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong><br />
<strong>Terörle mücadele aynı zamanda vatan mücadelesi, millet mücadelesi, beka mücadelesi, bağımsızlık mücadelesidir.</strong><br />
<strong>Yapılan açıklamalara göre, 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar 32 bin 859 terörist cezalandırılmış, alayı birden etkisiz hale getirilmiştir.</strong><br />
<strong>1 Ocak 2021’den bugüne kadar da 2 bin 384 hainin başı ezilmiştir.</strong><br />
<strong>Kahraman Mehmetlerimiz teröristleri önlerine kattıkları gibi kovalamakta; dağ, taş, mağara, mezra, sınır ötesi demeden peşlerine düşmektedir.</strong><br />
<strong>Allah’ın izni, milletimizin eşsiz destek ve dualarıyla terör musibetinin kökü kazınacak, ihanet yapanın yanına kesinkes bırakılmayacaktır.</strong><br />
CHP, HDP ve diğerleri istedikleri kadar tezkereye hayır desinler, yararsızdır, sonuçsuzdur, herhangi bir tesir uyandırmayacaktır.<br />
Türk milleti tezkere kaçaklarına siyasi tasdiknamelerini çoktan hazırlamış, 2023 yılının Haziran ayında da bunlara tebliğ etmek için sabırla beklemeye koyulmuştur.<br />
Son zamanlarda, PKK/YPG terör örgütüyle Esad yönetimi arasında diyalogların arttığı görülmektedir.<br />
Tel Rıfat başta olmak üzere, sınırlarımıza mücavir bölgelerde teröristler Rus yapımı mayınlar döşeyerek mevzi almaktadır.<br />
ABD Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon sözcüleri Suriye’nin kuzeyinde yuvalanan PKK/YPG’ye karşı yapılacak muhtemel operasyona engel çıkarmak için Türkiye’ye farklı ton ve içerikte çağrılar yapmaktadır.<br />
ABD Başkanı da, Aralık ayında düzenlenecek sözde demokrasi zirvesine ülkemizi davet etmeyerek kendi çapında mesajlar vermekle uğraşmaktadır.<br />
Ne var ki akacak kanı damarda tutmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.<br />
Meşru güç kullanımı oyunu bozacaktır, milli güvenliğimize, milli varlığımıza diş bileyen, suikast düzenleyen kim olursa olsun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir.<br />
Tezkere kararı açıktır, hüküm sabittir, hükümran milletimizin beklentisi yüksektir, terör örgütleri için artık hiçbir yer emniyetli değildir.<br />
<strong>Gerekirse Kandil’e Türk bayrağı dikilmeli, gerekirse bir şafak vakti hainler saklandıkları bütün inlerde basılmalıdır.</strong><br />
<strong>Artık bu işin başka çaresi kalmamıştır.</strong><br />
<strong>Bigalı Mehmet Çavuşun ruhu, Seyit Onbaşı’nın duruşu, Mustafa Kemal’in ya istiklal ya ölüm seslenişi kahramanlarımızın mücadele ilkesinin esaslarıdır.</strong><br />
<strong>Terör ve bölücülük anaforunun hızla ilerlemesi halinde kapanması mümkün olmayan derin toplumsal çatlakların açılacağı, bin yıllık kardeşliğin oluşturduğu milli birlik ve bütünlüğün onarılamayacak kadar zedeleneceği tartışmasızdır.</strong><br />
<strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın buna sessiz kalması söz konusu bile değildir.</strong><br />
Teröre omuz, bölücülüğe onay veren zillet ittifakının amaçları,<br />
Millet kavramını tartışmaya açmak ve mensubiyet üzerinde kuşku uyandırmak,<br />
Alt kimlikleri dirilterek etnisite temeline dayalı, ayrışmış bir toplum oluşturmak,<br />
Millete ait değerleri eleştirerek, milli tarih ve ecdadımız üzerinde tereddüt meydana getirmek,<br />
Bu yolla millet varlığından, milli kimliği zayıflamış toplumsal bütünlüğü aşınmış şaşkın yığınlar yaratmak,<br />
<strong> Ve bütün bu rezaletleri “demokrasi ittifakı” maskesi arkasına saklayarak gözleri boyamaktır.</strong><br />
<strong>Onlar göz boyamak için durmasınlar dedikodu yapsınlar, ancak millet baştan ayağa bunları zifte bulayacaktır.</strong><br />
<strong>Türkiye’nin çevresinde her taşın altında farklı bir hesap yatmaktadır.</strong><br />
Kimin eli kimin cebinde belli değildir.<br />
Bölgemiz asimetrik çatışmaların, paylaşım kavgalarının, tarihi hesaplaşmaların merkez üssüdür.<br />
26 Eylül 2021 tarihinde Erbil’de, “Barış için yeniden kazanmak” ismiyle bir toplantı gerçekleştirilmiş, Irak asıllı Yahudilerin bu ülkeye tekrar dönmeleri için iklim ve ortam tesis edilmesi için düğmeye basılmıştır.<br />
Bu mahsurlu ve marazi toplantıyı merkezi ABD’de bulunan bir kuruluş organize etmiştir.<br />
7 Kasım 2021 tarihinde de Irak Başbakanı Mustafa Kazımi’ye insansız hava aracıyla konutunda suikast girişiminde bulunulmuş, Allah’tan kendisi yara almadan bu suikasttan kurtulmuştur.<br />
<strong>Diğer yandan Balkanlar diken üstündedir.</strong><br />
<strong>Bosna-Hersek huzursuzluğun pençesindedir.</strong><br />
<strong>Nitekim Bosnalı Sırplar kendi ordularını kurup ayrılmak istediklerini açıklamış, bu kapsamda Birleşmiş Milletler yeni bir savaş ihtimalinden bahsetmiştir.</strong><br />
<strong>Sırplar kasıtlı olarak gerilimi yükseltmekte, kutuplaşmayı derinleştirmektedir.</strong><br />
<strong>ABD ise İskece ve Dedeağaç’a askeri yığınakla meşguldür.</strong><br />
Türkiye her tarafından kuşatılmıştır.<br />
Ancak biz bu kuşatmayı and olsun ki yaracağız, muhannete muhtaçlık göstermeyeceğiz, hiçbir zalime de diz çökmeyeceğiz.<br />
CHP, HDP, İP ve diğer yandaşları nasıl direnirse dirensinler, emperyalizmin kiralık tetikçiliğine nereye kadar heves ederlerse etsinler, Türkiye zulme, teröre, hıyanete teslim olmayacaktır.<br />
<strong>Güvencemiz gazilerimizin onurlu mücadeleleridir.</strong><br />
<strong>Güvencemiz şehitlerimizin kahramanlık mirasıdır.</strong><br />
<strong>Güvencemiz adı bir, anısı bir, ahlakı bir büyük Türk milletidir.</strong><br />
<strong>Ölürsem şehit kalırsam gaziyim diyen bir milleti çözmek, yıkıma ikna etmek, tehditlerle ele geçirmek tarihin hiçbir döneminde görülmüş, duyulmuş şey değildir. </strong><strong>Ancak milli ve manevi değerlerimiz sistematik şekilde tahrip ve taciz edilmektedir.</strong><br />
<strong>Bizi biz yapan, bizi bir millete, bir tarihe, bir kültüre, bir medeniyete bağlayan ne varsa hedef alınmaktadır.</strong><br />
Bizler varlığımızın milletimize bağlı olduğuna inanan siyaset temsilcileriyiz.<br />
Millete yönelen her hakaret bizleri de incitip yaralayacaktır.<br />
Aziz milletimiz, şehitlerimiz, muhterem aileleri üzerlerimizdeki haklarını helal etsinler.<br />
Emin olunuz ki, her evde şehitlerimizin acıları paylaşılmaktadır, tüten her ocakta anıları yaşatılmaktadır.<br />
Bugünlerimizi borçlu olduğumuz kahramanlarımızı, muhterem ailelerini göz ardı etmemiz mümkün değildir.<br />
<strong> Şehit aileleri milletimizin engin ferasetine, emsalsiz maneviyatına emanettir.</strong><br />
<strong>Bunlara hakaret ve küfür bir bakıma şehitlerimize hıyanettir.</strong><br />
<strong>Şehidin tarifi Kuran’da, yeri gönüllerde, yurdu da cennettedir.</strong><br />
<strong>Açık açık söylüyorum, bir şehidimizin bacısına küfür etmek soysuzluktur, şerefsizliktir, düşman dilidir.</strong><br />
Bu edepsizlik, bu ahlaksızlık, bu kansızlık; içinde insan sevgisi, şehit saygısı, millete bağlılık ve ilahi adalet hissi olan hepimizin yüreğini dağlamıştır.<br />
Hz.Mevlana diyor ki; “İnsanı ateş değil kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür, kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar.”<br />
Başkasını ısırtmak için cebinde beslediğin yılan, gün gelir sahibini sokarsa feveran etmeye hakkın da olamaz.<br />
“Burası Kürdistan”dır diyen bölücüye tık yok, ama şehidin bacısına ağza alınmayacak küfürler var.<br />
İP Başkanı, yaptığını bulacak, ettiğini çekecektir.<br />
Bu hayatın şaşmaz bir kuralıdır.<br />
Allah’tan niyazım, ne yaptılarsa aynısıyla karşılaşmalarıdır.<br />
Benim, İmralı canisiyle mektup arkadaşı olduğumu iddia eden İP Başkanı’na diyorum ki, eğer bu iddianı ispat etmezsen müfterinin en önde gidenisin.<br />
Neyse bildiğin açıklamalısın, hangi mektupları gönderip aldığımızı paylaşmak mecburiyetindesin.<br />
Bakınız, şehidimizin bacısına küfür eden alçağa CHP’ den en küçük itiraz, en küçük tepki gelmedi, gelemedi.<br />
<strong> Her konuda mikrofona koşan, çivi gördü mü eline çekiç alan yandan çarklı CHP sözcüleri size ne oldu, nereye kaçtınız, hangi masa altına saklandınız?</strong><br />
<strong>Şehit hepimizin şehidi, şehit ailesi hepimizin ailesidir.</strong><br />
<strong>Emanete hıyanet edenin ne imanı ne de insanlığı vardır.</strong><br />
<strong>Ve bunlarla ilgili gereği mutlaka yapılmalıdır.</strong><br />
Biz biliyoruz ki, şehit vurulunca değil, unutulunca, aziz hatırasına sövülünce ölür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve onun sevdalıları bize bugünleri bahşeden kahraman evlatlarını, onların babalarını, analarını, bacılarını, yetim yavrularını unutmayacaktır.<br />
Türk milleti yaşadıkça hepsinin aziz hatıraları sonsuza kadar kalplerimizde yaşayacaktır.<br />
Ben bu hissiyatla buradan bir kez daha milletimizin duygularını vurgulamak istiyorum.<br />
Şehitlerimizi unutmayacağız, hatıralarını ve mücadelelerini asla unutturmayacağız.<br />
Sorulacak hesaplarını da yarına bırakmayacağız.<br />
<strong> Türk milleti eşsiz sağduyusu ve metaneti ile yaşadığı ağır istismara ve tahriklere karşı sükûnetini bugüne kadar korumasını bilmiştir.</strong><br />
<strong>Bundan sonra da koruyacaktır.</strong><br />
Biz milletimizle biriz, beraberiz, zira milletin ta kendisiyiz.<br />
Şehitlerimize, gazilerimize düşmanlık besleyenler ise;<br />
Mehmetçikleri şehit ederek başkaldırmış isyan elebaşlarıyla,<br />
Tüfeklerinden Türk kanı damlayan Balkan çetecileriyle,<br />
İşlerimize karışan ve milletimize hakaret yağdıran zalimlerle,<br />
<strong>Ortadoğu’ya gözyaşı getiren Müslüman katilleriyle,</strong><br />
<strong>Çocuk, kadın, yaşlı demeden milletimize kan kusturan Kandil kadroları ve İmralı canisiyle bir ve aynıdır.</strong><br />
Bu duygu ve düşüncelerle saygın heyetinizi muhabbetle selamlıyor, Genel Kurul çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum.<br />
Sağ, var olun, Yüce Allah’a emanet olun.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/11/10/bahceli-onemli-aciklamalar-yapti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP, Yeni Bir Çalışma Programı ile Vatandaşla Buluşuyor.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/10/28/mhp-yeni-bir-calisma-programi-ile-vatandasla-bulusuyor/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/10/28/mhp-yeni-bir-calisma-programi-ile-vatandasla-bulusuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 06:46:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Adım Adım 2023 İl İl Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkan yardımcısı Semih Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Semih Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7443</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Cumhur İttifakının ortağı olan MHP’nin geçtiğimiz günlerde bölge istişare toplantıları düzenleyerek başlattığı faaliyet programlarını yeni adımlarla zenginleştirme çabası içinde olduklarını söyledi. Yalçın;  MHP milletvekilleri MYK-MDK üyelerinden oluşacak heyetlerce yurdun dört bir yanında, “Parti Teşkilatlarının “Adım Adım 2023: İl İl Anadolu” Temalı Yeni Çalışma Programı”  ile halkla buluşma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Cumhur İttifakının ortağı olan MHP’nin geçtiğimiz günlerde bölge istişare toplantıları düzenleyerek başlattığı faaliyet programlarını yeni adımlarla zenginleştirme çabası içinde olduklarını söyledi.</p>
<p>Yalçın;  MHP milletvekilleri MYK-MDK üyelerinden oluşacak heyetlerce yurdun dört bir yanında, “<strong>Parti Teşkilatlarının “</strong><strong>Adım Adım 2023: İl İl Anadolu” Temalı</strong><strong> Yeni Çalışma Programı” </strong> ile halkla buluşma gezileri ve sohbet toplantıları düzenleneceklerini açıkladı.</p>
<p>Yaptığı basın açıklaması ile programlar hakkında bilgi veren Yalçın,   “<strong>MHP teşkilatları; Edirne’den başlayarak bütün il ve ilçelerde aziz milletimizle kucaklaşıp halleşerek, onların motivasyonunu en üst düzeyde tutarak cevap verecektir.” </strong>Dedi.</p>
<p><strong>  Yalçın yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “</strong>Son yıllarda gerek bölgesel ve uluslararası alandaki konjonktürel dalgalanmalar, gerekse Türkiye’de değişen toplumsal dinamikler, yeni yönetim modeline geçişin ne kadar isabetli olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Soğuk Savaş’ın bitmesiyle üst üste yığılan uluslararası politika sorunlarına küresel ısınmanın, dünyayı etkileyen salgınların ve küresel ekonomi piyasasındaki gelgitlerin eklenmesi, hükümetler açısından hızlı karar almanın önemini kat kat arttırmıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi; siyasette ve devlet yönetiminde istikrarsızlığı ortadan kaldırmak, ülkede ciddi yönetim sorunlarına yol açan koalisyon hükümetleri devrini bitirmek ve küresel sorunlar karşısında hızlı karar alabilecek mekanizmaları oluşturmak üzere kurulmuştur.</p>
<p>Yeni yönetim modelinin bir başka gayesi de, Türkiye’ye zaman kaybettirmekten başka işe yaramayan erken veya baskın seçimlere son vermektir.</p>
<p>Ancak bütün bu gerçekleri görmekten uzak bir hâldeki çok başlı muhalefet; siyasi alternatif üretmek yerine geçmişte kalan, köhne kurumları ihya etme ısrarını sürdürmekte, hâlâ eski söylemlerle yola devam etmektedir.</p>
<p>Milletimiz şu hususun farkında ve idrakindedir:</p>
<p>Ezkaza çok başlı zillet ittifakı iktidara gelse, her bir yancı partinin başkanı HDP’ye biat eden CHP’den kendi payını almak isteyecek, kamu kurumlarında kendi çıkarına düzenleme talep edecektir. Bakanlıkların paylaşımı, rant kavgasına dönüşecektir.</p>
<p>Muhalefetin bürokrasi koltuklarından pay kapmak için birbirini yiyeceğinin işaretini ise birkaç gündür CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İP Müdiresi vermektedir.</p>
<p>Daha ufukta iktidar ihtimali bile görünmezken, Kılıçdaroğlu’nun devlet memurlarını tehdide yeltenmesinden, eskinin bulaşıcı hastalıklarını taşıyan zillet cephesinin şimdiden ihtiraslı bir paylaşım hesabı yaptığının emareleri hissedilmektedir.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, eski dönemlerin hastalıklı yönetim anlayışına, Cumhur İttifakı da kavga ve ayrışmaya dayalı illetli siyasete karşı geliştirilmiş yerli aşılardır.</strong></p>
<p>Türkiye ve dünya değişirken yeni bir rüzgâr estirmek, yeni bir ruh oluşturmak, yeni bir hava teneffüs ettirmek kaçınılmaz olmuş ve Cumhur İttifakı da ihtiyaç duyulan siyasi hamleleri yapmıştır.</p>
<p>Bu aşıların ürettiği antikorların; 2023’te sandık milletin önüne konulduğunda kararsızların doğru kararı vermesine, küslerin barışıp kucaklaşmasına vesile olduğu görülecektir.</p>
<p>Son kertede; gerek kararlı, gerekse kararsız seçmen kitlesinin çoğunluğunun temayülüne; siyasette istikrar, güven ve tutarlılık arayışının yön verdiğine şahit olunacaktır.</p>
<p>Türkiye’de siyasi istikrarın, toplumsal huzur ve sükûnun yegâne güvencesi mevkiindeki Cumhur İttifakı, milletimizin teveccühüne bir kez daha mazhar olacaktır.</p>
<p><strong>Cumhur İttifakının ortağı olan MHP; geçtiğimiz günlerde “Erken kalkan yol alır.” atasözünün ilhamıyla bölge istişare toplantıları düzenleyerek başlattığı faaliyet programlarını yeni adımlarla zenginleştirmektedir. </strong></p>
<p><strong>MHP; Cumhur İttifakının Türkiye’yi aydınlık geleceğe taşımak üzere hayata geçirdiği ve geçireceği projeleri anlatmak, talep ve beklentileri dinlemek üzere, toplumun çeşitli kesimleriyle daha yakından temasa geçmeyi hedeflemektedir.</strong></p>
<p>Bu çerçevede MHP milletvekilleri MYK-MDK üyelerinden oluşacak heyetlerce yurdun dört bir yanında halkla buluşma gezileri ve sohbet toplantıları düzenlenecektir.</p>
<p>Buluşma gezileri ve sohbet toplantılarında; ülkenin dört bir yanındaki kanaat önderleri, muhtarlar, sivil toplum örgütleri, gönüllü kuruluşlarımız ve esnaflarımızla bir araya gelinecektir.</p>
<p>Bilindiği gibi; MHP’nin bütün faaliyet programları daima milletimizin birlik ve bütünlüğüne, devletimizin bekasına yönelik mesaj taşıyan tercihlerle belirlenmektedir.</p>
<p><strong>Partimizin son ziyaret ve toplantı programının da bölgesel ve küresel konjonktür bağlamında “Adım Adım 2023: İl İl Anadolu” temasıyla Trakya’dan başlatılması uygun görülmüştür. </strong></p>
<p>Müstevlilerin; Türk milletinin varlık refleksini, egemenlik iradesini ve bağımsızlık azmini en kararlı duruşla temsil eden MHP ve milliyetçi-Ülkücü Hareketi Türkiye’ye dönük emperyalist çıkarlarına engel olarak gördüğü malumdur.</p>
<p>Birinci büyük savaş yıllarında İngiltere’nin paylaşım ortağı olan Fransa da dün olduğu gibi bugünkü sömürgeci çabalara müstamel Yunanistan üzerinden omuz vermektedir.</p>
<p>Emperyalizmin derdi aslında ne Batı’nın şımarık, haşarı ve akılsız çocuğu Yunanistan’dır ne de bölgesel konjonktür doğrultusunda NATO’nun yeniden dizaynıdır.</p>
<p>Obur endüstri çarkını çevirecek yeni enerji kaynakları arayan Batı dünyası, İsrail’in bölgesel çıkarları ekseninde yeni bir paylaşım ve mevzilenme satrancı oynamaktadır.</p>
<p><strong>Soğuk Savaş sonrasında, üstelik NATO şemsiyesi altında, Balkanlar ve hatta Kafkasya üzerinden yeni bir emperyalist konsept şekillenmektedir.</strong></p>
<p>Hedef; Akdeniz, Ege ve Karadeniz’in zenginlik kaynaklarıyla bölgenin kontrol mekanizmasını Rusya ve Çin gibi öteki küresel aktörlere kaptırmamak, yükselen yıldız Türkiye’nin de bağımsız bölgesel stratejilerini baltalamaktır.</p>
<p>MHP ve milliyetçi-Ülkücü Hareket; bu güncel sömürü satrancına, millî şairimiz merhum Akif’in <strong>“Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.”</strong> dizesinde anlamını bulan haykırışının ilhamıyla cevap verecektir.</p>
<p><strong>MHP teşkilatları; Edirne’den başlayarak bütün il ve ilçelerde aziz milletimizle kucaklaşıp halleşerek, onların motivasyonunu en üst düzeyde tutarak cevap verecektir.</strong></p>
<p><strong>Trakya’dan itibaren yakacağımız azim ve kararlılık meşalesi; ardından Anadolu’yu, bütün yurt sathını aydınlatacaktır. </strong></p>
<p><strong>Bu arada partimizin resmî üye sayısını arttırmak üzere MHP teşkilatlarınca yurt çapında kapsamlı bir üyelik kampanyası başlatılmış bulunmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Bu bağlamda, il ve ilçelerimizde üye kabul ve kayıt stantları açılacaktır.</strong></p>
<p>Saygıdeğer vatandaşlarımızı üye kabul ve kayıt stantlarında ağırlamaktan bahtiyarlık duyacağız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/10/28/mhp-yeni-bir-calisma-programi-ile-vatandasla-bulusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-Bahçeli&#8217;den Seçim Barajı Açıklaması</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/09/03/bahceliden-secim-baraji-aciklamasi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/09/03/bahceliden-secim-baraji-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2021 17:01:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Seçim Barajı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7394</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Seçim Barajının Düşürülmesini Hedef Alan Yalan ve İftira Kampanyasına” yönelik yazılı basın açıklaması yaptı.    Açıklamasında seçim barajının cumhur ittifakının ortak kararı ile netleştiğini belirten Bahçeli, “Ahlak ve güvenirlik barajına takılıp kontrolsüzce savrulan çevrelerin seçim barajı üzerinden partimizin itibar ve haysiyetine leke sürme yarışına girmeleri hem küstahlık hem [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Seçim Barajının Düşürülmesini Hedef Alan Yalan ve İftira Kampanyasına” yönelik yazılı basın açıklaması yaptı.<br />
<strong>   Açıklamasında seçim barajının cumhur ittifakının ortak kararı ile netleştiğini belirten Bahçeli, “Ahlak ve güvenirlik barajına takılıp kontrolsüzce savrulan çevrelerin seçim barajı üzerinden partimizin itibar ve haysiyetine leke sürme yarışına girmeleri hem küstahlık hem de kifayetsizliktir.” Dedi.</strong><br />
Devlet Bahçeli yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Seçim barajının yüzde 7’ye çekilmesiyle ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın görüş ve değerlendirmesini müteakiben Milliyetçi Hareket Partisi de aynı doğrultuda kanaat bildirmiş, başkaca bir arayış ve beklentiye gerek olmadığından bahisle siyasi tutumunu Cumhur İttifakı’nın duruşuna müzahir şekilde netleştirmiştir.<br />
<strong>1 Eylül 2021 tarihli yazılı basın açıklamamız bu konudaki tavır ve düşüncemizi berrak ölçüde izah ve ifade etmiştir.</strong><br />
<strong>Niyet okuyuculuğu yapanlar bir kez daha boşluğa düşmüşlerdir.</strong><br />
Televizyon ekranlarındaki tartışma programlarında veya gazete köşelerinde seçim barajının yüzde 7’ye çekilmesini “MHP’yi kurtarma hamlesi” olarak yorumlayan, bu çerçevede bulanık suda balık avlama seferine çıkan sözde uzman ve kiralık kalemler gafil olmaları bir yana vahim bir hesap hatası yapmışlardır.<br />
<strong> Milliyetçi Hareket Partisi’nin baraj kaygısıyla hareket etmediğini, böylesi bir korkuyu taşımadığını ısrarla söylememize rağmen akıl tutulmasıyla malul olanların sakat, sapkın ve sancılı propagandaya tevessül ederek aksini iddia etmeleri hastalıklı bir ruh halinin tezahüründen başka bir manaya gelmemiştir.</strong><br />
Ahlak ve güvenirlik barajına takılıp kontrolsüzce savrulan çevrelerin seçim barajı üzerinden partimizin itibar ve haysiyetine leke sürme yarışına girmeleri hem küstahlık hem de kifayetsizliktir.<br />
<strong>Zillet ittifakına yeminli sözcülükle görevli olanlar, özellikle 16 Nisan 2017 Halk oylamasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesini, 9 Temmuz 2018 tarihi itibariyle bu durumun resmileşmesini anlaşılan hala idrak ve hazmedilmiş değillerdir. </strong><strong>Tarihin ve siyasi akışın gerisine düşenler yalan ve iftirayı geçim kapısı görecek kadar zavallı haldedir.</strong><br />
Yeni yönetim sistemi 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Seçimlerinden sonra tesis edilmiş, işlerlik kazanmıştır.<br />
<strong>Artık suyu tersten akıtmanın imkânı kalmamıştır.</strong><br />
Siyasete yön veren yeni siyasi kurallar manzumesi devreye girmiştir.<br />
Ne kadar yok sayılsa da, siyasi yaklaşımlar ve siyaset kurumu yeniden şekillenmiş, siyaset zeminin ilke ve kurumları yeni baştan tecelli etmiştir.<br />
<strong>    Doğal olarak siyasetin icrasıyla anlayış mizanında yapısal değişiklik ve dönüşümler sağlanmıştır.</strong><br />
Kaldı ki, ortak zemin arayışları ve uzlaşma kültürünün sivrilmesiyle yeni bir siyaset alanı belirmiştir.<br />
<strong>Bu yeni siyaset alanı ve anlayışına ayak uyduramayan siyasi partiler ve makus diğer aktörler elbette milletimizin demokratik tasarrufuna maruz kalacaklar, bu suretle yaptıklarının bedelini ödeyeceklerdir.</strong><br />
2023 yılının Haziran ayında gerçekleştirilecek seçimler buna sahne olacaktır.<br />
Yeni yönetim sistemine geçiş süreci başarıyla atlatılmıştır.<br />
Bu sürecin siyasi hesap ve ön yargılardan bağımsız şekilde yürütülmesi ve yeni sistemin sağlam temeller üzerinde bina edilmesi hususunda Cumhur İttifakı bütün iyi niyet ve yapıcı tavrını göstermiş, buna da devam etmektedir.<br />
<strong> Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde, milli iradenin adil ve hakkaniyetli biçimde TBMM’ne yansımasının bize göre iki yolu bulunmaktadır:</strong><br />
-Birinci yol, seçim barajının indirilmesidir.<br />
-İkinci yol ise siyasi partilerin kurumsal kimliklerini muhafaza ederek seçim ittifakı yapmalarının yasal içeriğe kavuşturulmasıdır.<br />
Bilindiği üzere, ikinci yol yasal bir düzenlemeyle hayat bulmuştur.<br />
Sırayı ise birinci yolun temini almıştır.<br />
<strong>Anayasanın 67’inci maddesinde seçim kanunları hakkında şu temel hükmün varlığı okuma yazma bilen herkesin malumu olduğu bir gerçektir: </strong>“Seçim kanunları temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.”<br />
Bu anayasa hükmü herkes için bağlayıcıdır.<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçileceği ve hükümet TBMM’den güvenoyu almayacağı için “yönetimde istikrar” ilkesi kendiliğinden vasat bulmuştur.<br />
B<strong>u konuda kafa karıştırıcı veya tartışmaya açık hiçbir taraf da yoktur.</strong><br />
<strong>   Bunun devamında, yüzde 10 seçim barajının korunmasının ayrıca meşru ve siyasi hiçbir gerekçesi de kalmamıştır.</strong><br />
Bu kapsamda anayasal norm olan “temsilde adalet” ilkesinin olabilmesi için seçim barajın düşürülmesinden başka bir seçenek görülmemektedir.<br />
Millet iradesinin adilane ölçülerde TBMM’ne aynısıyla yansımasının başka bir yöntemi de düşünülemeyecektir.<br />
Seçim mevzuatı açısından seçim barajıyla ilgili arayış ve çalışmalarda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yeni bir siyaset denklemini beraberinde getirdiği unutulmamalıdır.<br />
<strong> Milliyetçi Hareket Partisi’nin hedefi de bunu sağlamaya yöneliktir.</strong><br />
Hiç kimse saman altında iğne arama gayretkeşliğine heves etmemelidir.<br />
Yüzde 7 seçim barajı üzerinde kurulan yalan ve dedikodu çarkı ilk önce bu çarkı kuranları öğütecektir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın vatan, millet ve demokrasi sevdasını hiçbir görevli provokatör, hiçbir ruhu ve iradesi hacizli siyasetçi ve sözde yazar-çizer takımı tahlil edemeyecek, bunu test etmeye deneyim ve donanımları yetmeyecektir.<br />
C<strong>HP’sinden HDP’sine, İP’inden diğer marjinal ve ipotekli partilere, aynı zamanda satılmış gazetecisinden ikbal ve çıkar peşinde soluk soluğa koşan şuursuz yorumculara varıncaya kadar baraj konusundaki yürekli, tutarlı ve milli iradenin onurunu korumayla ilgili kararlılığımızı anlamaları imkansızdır.</strong><br />
Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla tescillenen yüzde 7 seçim barajı “temsilde adalet” ilkesine derinlik ve canlılık katacak, diğer yandan müfteriler ve zilletsever taife beyhude çırpınışlarıyla yerinde sayacaklardır.<br />
<strong>Milliyetçi Hareket Partisi’ni merkezine alan ilzam, isnat, asılsız iddia ve ipe sapa gelmez ucube ithamlar aynısıyla sahiplerine alnına kara bir leke gibi yapışacaktır.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/09/03/bahceliden-secim-baraji-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
