<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Devlet Bahçeli &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/devlet-bahceli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Oct 2023 09:55:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri, &#8220;Milliyetçi Hareket Partisi Türk Milletiyle Yek Vücuttur.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/10/03/mhp-lideri-milliyetci-hareket-partisi-turk-milletiyle-yek-vucuttur/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/10/03/mhp-lideri-milliyetci-hareket-partisi-turk-milletiyle-yek-vucuttur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 09:55:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8319</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli 28. Dönem ikinci yasama yılının 5. Grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk harcı Türkiye Büyük Millet Meclisinde karılmıştır.” Dedi. Konuşmasına yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek başlayan Bahçeli, Türkiye Cumhuriyetinin geçmişten bu güne birçok sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Türk vatanı kıyamete kadar helali hakkımızdır, namusumuza emanettir, üstünde hain [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli 28. Dönem ikinci yasama yılının 5. Grup toplantısında yaptığı konuşmada, <b>“Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk harcı Türkiye Büyük Millet Meclisinde karılmıştır.”</b> Dedi.</p>
<p>Konuşmasına yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek başlayan Bahçeli, Türkiye Cumhuriyetinin geçmişten bu güne birçok sıkıntılar yaşadığını belirterek,<strong> “Türk vatanı kıyamete kadar helali hakkımızdır, namusumuza emanettir, üstünde hain ve hasmane emeller asla barınamayacaktır.”</strong> Sözleri dikkat çekti.</p>
<p>Ülkemizi ilgilendiren birçok konuda önemli açıklamalar yapan MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu kutlu çatı altında yeni bir yasama yılına yüreklerimizin toplu vuruşuyla, ilkeli siyasetimizin onurlu duruşuyla girmiş bulunuyoruz.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28’inci Yasama Dönemi 2’inci Yasama Yılının ilk grup toplantısına başlarken hepinizi en kalbi duygularımla, hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından, televizyon ekranları, sosyal medya platformları, radyo kanalları vasıtasıyla takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda varlık mücadelesi veren tüm kardeşlerimize selam ediyor, bilvesile şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>1 Ekim 2023 tarihinden itibaren başlayan yeni yasama yılının aziz milletimize, siyasi partilerimize, demokrasimize ve siz değerli milletvekili arkadaşlarıma hayırlı uğurlu olmasını Allah’tan niyaz ediyor, bilhassa hepinize başarılar diliyorum.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Milli Mücadele kahramanlarına, ebediyete irtihal etmiş bütün milletvekillerine, elleri öpülesi muhterem ceddimize ve aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.</p>
<p>Meclisimiz büyük Türk milletinin göz bebeği, iradesinin tecelli mekânıdır.</p>
<p>Medeniyet ve mehabet timsali Gazi Meclisimizi kim yok sayıyorsa, adını anarken kim şüpheye düşüyorsa, taşıdığı muazzez unvana kimler şaşı bakıyorsa bir karanlık, bir kuraklık, bir çoraklık içindedir.</p>
<p>Zihinlerine yer etmiş peşin hükümlerin esiri olanların, kalplerine çöreklenmiş meşum niyetlerin tesiri altında kalanların ne Cumhuriyetimizi anlamaları, ne de Meclisi’mizi saygıyla anmaları mümkündür.</p>
<p>Cumhuriyet’in kuruluş temeli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde atılmıştır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk harcı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karılmıştır.</p>
<p>Kapanan Osmanlı Mebusan Meclisi ile açılan Büyük Millet Meclisi arasında organik devamlılık kati surette vardır ve asıldır.</p>
<p><strong>Kurtuluş Savaşı’nın sevk ve idaresi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin adanmış ve anıtlaşmış iradesiyle sağlanmıştır.</strong></p>
<p>Türk milleti, önce Meclis açıp sonra da yeni bir devlet kurmayı başaran dünya üzerinde nadir milletlerden birisidir.</p>
<p>Tarihi vesikalarla sabit ve varittir ki, 23 Nisan 1920’de Türk vatanında yaklaşık 250 bin kişiden mürekkep düşman ordusu konuşlanmıştı.</p>
<p>29 Ekim 1923’e geldiğimizde bu istilacılardan kayıtsız şartsız hiçbirisi kalmadı, kalamadı.</p>
<p>Müstevli hayalleri, muhasım hesaplar, müşrik planlar, mütehakkim arzular, müfsit akınlar şehit kanlarıyla sulanmış mukaddes vatan topraklarına aşama aşama gömüldü.</p>
<p>Türk milleti zulüm karşısında tek ses, tek nefes olmasını bildi.</p>
<p>Aziz Atatürk o buhranlı yılları şu ibret verici sözlerle özetlemişti:</p>
<p><strong><em><u>“Ben Erzurum’dan İzmir’e sağ elimde tabanca, sol elimde idam sehpası öyle geldim.” </u></em></strong></p>
<p>Gerçekten de şafağı sökmeyen nice geceye, felaketlerin birbirini kovaladığı nice senelere imanın kuvvetiyle göğüs gerilmişti.</p>
<p>Damat Ferit tarafından Maarif Nazırı yapılan Rumbeyoğlu Fahreddin, göreve gelir gelmez okul kitaplarından Türk’ü çıkarıp Türk demeyi yasaklasa da, Türklüğün kudreti gökkubeyi bu alçakların başına yıkmıştı.</p>
<p>İçimiz ve dışımız habis bir ur gibi sarılmıştı.</p>
<p>Vatanımız kundaklanmış, milletimiz kuşatılmıştı.</p>
<p>İşbirlikçiler köşe başlarını tutmuş, yedi düvel milli varlığımıza şiddet ve nefret saçarak musallat olmuştu.</p>
<p>Sevr Antlaşmasıyla, bugünkü Türkiye’nin yaklaşık dörtte birine sıkıştırılmış, bağımsız bir devlete özgü pek çok yetkisi ya kısıtlanmış ya kaldırılmış, vatan topraklarının altı da, üstü de yağmalanmış, kolu kanadı budanmış, milli bir ordudan yoksun, sürekli baskı ve dayatmaya muhatap kalacak, üstelik egemen bir devletten başka her şeye benzeyen sömürgeleşmiş sözde bir ülke milletimize reva görülmüştü.</p>
<p>Anadolu coğrafyasının büyük bir bölümü nüfuz bölgeleri olarak düşman unsurları arasında paylaşılmıştı.</p>
<p>Hamd olsun, Türk milleti bu zilleti reddetti, bu rezalete kanıyla, canıyla meydan okudu.</p>
<p>Ümitlerin tükenişe geçtiği, her şeyin bitti zannedildiği, varoluş azminin süngü düşürdüğü en kaygan, en karışık, en kritik dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi devreye girerek milli şeref ve haysiyeti omuzladı ve tam bağımsızlık hedefiyle onurlandırdı.</p>
<p>Küresel emperyalizmin içimize sızan veya sızdırılan maşalarının bu tarih gerçeğini ifade haysiyeti göstermeleri bir yana, ikrar etmeleri dahi boş bir hayal, boşuna bir beklentidir.</p>
<p>Çünkü teslimiyetçilik bunların fıtratıdır.</p>
<p>Çünkü manda, himaye ve vesayet özlemi bunların umudu, geçim kapısıdır.</p>
<p>Özellikle hatırlatırım ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık mazisi aynı zamanda Meclis’imizin kalıcı ve kavrayıcı demokratik niteliğinin zamanlar üstü çağrısıdır.</p>
<p>Bu çağrı, ikamesi ve ihlali olmayan istiklal çağrısıdır.</p>
<p>Bu çağrı, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin itibarlı çağrısıdır.</p>
<p>Bu çağrı, milli birlik ve kardeşliğin, huzur ve güvenliğin, barış ve istikrarın itidalli ve iddialı çağrısıdır.</p>
<p><strong>Bu çağrı, Türk milletinin kahramanlıkla perçinlenmiş var oluş çağrısıdır.</strong></p>
<p>Gazi Meclis’in bu yasama yılında tarihi bir dönüm noktasına milletimizle beraber şahit olacağız.</p>
<p>Milli bir gururu 85 milyon Türk vatandaşıyla ortaklaşa paylaşacağız.</p>
<p>Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümünü 26 gün sonra müftehir ve mütehassis bir ruhla idrak edip kutlayacağız.</p>
<p>Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller eliyle yüz yıllık bir geçmişi kucaklayan, bunun da fevkinde önümüzdeki yeni yüzyıla mühür vurmaya şevkle hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti medarı iftiharımızdır, bilahare bu hakikati dosta da, düşmana da kararlılıkla göstereceğiz.</p>
<p>Elbette Türkiye bizim yeryüzü cennetimizdir.</p>
<p>Egemenliğin yegâne sahibi Türk milleti ilelebet cevheri aslimizdir.</p>
<p>Türk vatanı kıyamete kadar helali hakkımızdır, namusumuza emanettir, üstünde hain ve hasmane emeller asla barınamayacaktır.</p>
<p>Mütareke yıllarında, <em><u>Refik Halid Karay, Aydede Dergisi’nde şöyle yazmıştı:</u></em></p>
<p><strong><em>“Anadolu’da bir patırtı, bir gürültü, kongreler, beyannameler filan, sanki bir şey yapabilecekler! Hangi kuvvetin var, bu nasıl hayal kuzum Mustafa Kemal, sen deli misin?”</em></strong></p>
<p>Kuşkusuz Gazi Mustafa Kemal deli değil, Türk milletinin şerefli bir evladı, Milli Mücadele’nin de lideriydi.</p>
<p>Şu hususu da söylemek isterim ki, bizim delimizde vardır, velimizde vardır.</p>
<p>O deliler vatana meftundur, millete meftundur, bayrağa meftundur, bağımsızlığa meftundur, Türk’ün mefkûresine istikamet çizen feragat simgesi isimli isimsiz pek çok kahramandan ibarettir.</p>
<p>En delimiz bile satılmış kalemlerden çok daha akıllı, çok daha zeki, çok daha adam oğlu adamdır.</p>
<p>Bunu özümsemek için gazyağı yokken lambada haşhaş yağı kullanan, mürekkep bulunmazken soba borularında biriken kurumları bezir yağıyla karıştırıp boya haline getiren ve sararmış kağıtlara içini döken, kağnıların üzerinde bağımsızlık hedeflerini taşıyan bir millete mensubiyet duymak lazımdır.</p>
<p>Bunu özümsemek için muhtaç olduğumuz kudretin alameti farikası olan damarlarda akan kana layık olmak esastır.</p>
<p>Bu itibarla <strong><em><u>“Devlet ve Milletiyle, Her Şeyden Önce Türkiye”</u></em></strong> irademizi her şart ve durumda titizlikle muhafaza edeceğiz.</p>
<p>Fitne ne kadar yaygın ve yoğun olsa da, zulmün fermanı nasıl ve nereye kadar okunsa da, fedakârlıkla bezenmiş faziletli gönüllerin dua ve desteğiyle karşımıza dikilen her müşkülü aşacağız, her mihneti yeneceğiz.</p>
<p><strong>Diri umutlarla önümüze bakacağız, aynı safta, aynı ülkülerle ufkun ötesine odaklanacağız.</strong></p>
<p>Dava ve siyaset mücadelemizi ülke ve millet sevdasıyla yapmayı sürdüreceğiz.</p>
<p>Vatani ve vicdani görevlerimizi inancımızın gücüyle, ihlaslı yüreklerimizin ikmaliyle bihakkın yerine getirdik, buna da heyecanla devam edeceğiz.</p>
<p>Merhum şairimiz Akif’in vecd ile kaleme aldığı İstiklal Marşı’ndan esinlenerek diyorum ki;</p>
<p>Ezelden beridir hür yaşadık, yine hür yaşayacağımız bir tarih hükmüdür.</p>
<p>Hangi çılgın bize zincir vuracakmış, alayının aklına şaşarız.</p>
<p>Kükremiş sel oluruz, küme küme biriken yel oluruz, bendimizi çiğner de aşarız.</p>
<p>Dikilse de dağlar karşımıza yıkarız, olmadı yırtarız, olmadı parçalarız, hiçbir engine sığmayıp taşmasını da Allah’ın izniyle başarırız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletiyle yek vücuttur.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’ye hizmetle memur ve mükelleftir.</p>
<p>Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecek yüzü, yeni yüzyılın, yeni bir diriliş ve yükseliş gayesinin mihmandarı ve mimarbaşıdır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geride kalan yaklaşık beş uygulama döneminde, Cumhur İttifakı olarak kronik sorunlara neşter vurduk.</p>
<p>Çözümsüz gibi duran tüm sorunları çözmeyi başardık.</p>
<p><strong>Cumhur İttifakı’nın umut olduğunu gösterdik.</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muktedir ve muteber kazanımlarıyla ülkemizin önünü açtık, gücüne güç kattık.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı güçlü ise vatandaşımızın karnı tok, başı dik, alnı açıktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe demokrasi güvence altındadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı var olduğu sürece “Lider Ülke Türkiye” hedefi, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonu Allah’ın izniyle gerçekleşecektir.</p>
<p>Türkiye’nin temel ve öncelikli meselelerinin köklü çözümlerle buluşturulması hususunda bundan sonra da her çabayı gösterecek, her çalışmayı yapacak yine Cumhur İttifakı olacak ve mutlaka da muvaffak olacaktır.</p>
<p>Türkiye’nin ne geçmişinde ne de geleceğinde zillete yer yoktur, geçit yoktur, geçiş yoktur.</p>
<p>Koltuk ve çıkar kavgalarıyla siyasi ahlak kaybının dibini boylayanlarda zaten umut yoktur.</p>
<p>Terör örgütleriyle can ciğer kuzu sarması olanlara kanacak bir Allah’ın kulu da artık kalmamıştır.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Dün ne söylemişsek, bugün arkasındayız, aynı görüşteyiz, aynı kanaatteyiz.</p>
<p>Akşam başka, sabah bambaşka olanlar gibi gevşek ve güvenilmez bir mizaca hiç sahip olmadık.</p>
<p>Siyaseti dürüst, düzgün, dengeli, sorumlu ve mert bir şekilde yapmanın arayış ve amacından hiçbir zaman sapma göstermedik.</p>
<p>Bizi bilenler bilir, tanıyanlar tanır, gerisi lafügüzaftır.</p>
<p>Ağzımızdan çıkan her söz karar ve mücadele süreçlerinde bağlayıcıdır, bunun yanı sıra siyasi ahlakımızın teminatı altındadır, nihayet yabana atılmayacaktır.</p>
<p>Tutarlılık bizim için vazgeçilmez bir davranış kalıbıdır.</p>
<p>İkinci el inançlara, ayağa düşmüş ezberlere, yıkıcı düşüncelere, hayatın gerçeklerine aykırı negatif duygulara, katlı otoparka dönen önyargılara itibar etmemiz takdir edersiniz ki söz konusu değildir.</p>
<p>Devletin muzaffer, vatanın mamur, milletin de müreffeh olması siyasetimizin ana çerçevesidir.</p>
<p>Dünyayı Türkçe okuma gayemiz, başkent Ankara vizyonuyla küresel ve bölgesel hadiseleri takip ve yorumlama gayretimiz bilinen bir gerçektir.</p>
<p>Bugünkü beşeriyet mizanında, dünyanın bir köşesinde tezahür eden sorunlar bir başka köşesinde gecikmeden yankı bulmaktadır.</p>
<p>Fakat sorunların yayılmasındaki çarpıcı hız ve gelişme, aynı oran ve derecede refah ve zenginliğin, insani değer ve mirasın hakkaniyetli dağılımına yansımamaktadır.</p>
<p>Bu adaletsiz ve eşitsiz uluslararası sistem mekaniğinin sürdürülebilirliğini düşünmek, geleceği inşa etme kabiliyeti olacağını beklemek akıl dışılıktır.</p>
<p>Dünyada yaklaşık 800 milyon aç varken, buna karşılık obeziteden kurtulmak için astronomik paraların harcanıyor olması vahim bir çarpıklığın tehlike sınırlarını çoktan geçtiğine işaret etmektedir.</p>
<p>Nesli tükenen kara ve deniz canlılarına gösterilen merhamet temelli alaka ve hassasiyetin onda biri mazlumlardan esirgenmektedir.</p>
<p>Sefa sürenlerle sefalet içinde çırpınanların dünyanın adeta iki yarım küresi gibi temerküz etmesi hazin ve düşündürücü bir tablonun gittikçe derinleştiğini açıkça göstermektedir.</p>
<p>Terör saldırıları, etnik ve mezhep odaklı çatışmalar, hatta bölgesel savaşlar insan hayatının ne kadar ucuzladığının, metalaştığının bir belirtisi olarak yorumlanmalıdır.</p>
<p>Esasen insanlık huzursuzluğun pençesinde, bencilliğin yörüngesinde, öldürücü hakimiyet mücadelelerinin hedefinde, gemisini kurtaran kaptan mantığının çekim merkezindedir.</p>
<p>Böylesi bir dünyada insan hakları, insanlık onuru, uluslararası hukuk umuru, demokrasi ve özgürlük ruhu yalnızca göz boyamaya, günü kurtarmaya yarayan hamaset düzenekleridir.</p>
<p>Beşeriyet kusursuz bir fırtınaya yakalandığından sığınacak ya bir liman ya da güvenli bir sahil aramaktadır.</p>
<p>Bu haklı arayışın maalesef bugüne kadar beyhude olduğu damıtılmış tecrübelerle anlaşılmaktadır.</p>
<p>Mevcut dünyanın hal-i pürmelali dağınık ve perişan vaziyette olsa da, Türkiye içine kapanamaz, gelişmelerden kendini soyutlayamaz, çevresine ve jeopolitik menziline sırtını dönemez.</p>
<p>Bizim nihai hedefimiz bellidir, o da İ’la-yi Kelimetullah’tır.</p>
<p>And olsun yolumuzdan dönmeyeceğiz, ülkümüzden vazgeçmeyeceğiz, tarihi hedeflerimizden ayrılmayacağız, Kızılelma seferberliğinden ödün vermeyeceğiz.</p>
<p>Korkaklar direndi diye, korkuluklar dikildi diye, karamsarlar dayattı diye hakkımızı yedirmeyeceğiz, halkımızı ezdirmeyeceğiz, hürriyetimizi ve hür ülkemizi hiçbir alçağa çiğnettirmeyeceğiz.</p>
<p><strong>Azim varsa yenilgi yoktur.</strong></p>
<p><strong>Ahlak varsa yıkım olmayacaktır.</strong></p>
<p>Daima arayacağız, bir düşünürün dediği gibi, bugün bakır buluyorsak, yarın bakır ararken mutlaka altına ulaşır ve ulaşacağız.</p>
<p>Ne diyor Hz.Mevlana: <strong><em><u>“Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil.”</u></em></strong></p>
<p>Keskin bıçak olmak için çok çekiç darbesi yemek gerekiyorsa, feda olsun, değil çekiç balyoza bile razıyız.</p>
<p>Yeni bir dünya kurulur veya kurulmaz, onu bilemem; ancak tarihiyle, kültürüyle, egemen devletiyle, hükümranlık haklarıyla, hukuk ve haysiyet ölçüleriyle artık sesini yükselten, sözünü dinleten, itirazını seslendiren, böyle gelse de, bu şekilde gitmez diyen güçlü bir Türkiye yerkürede kristalize olmuştur.</p>
<p>Türkiye’mizin karşısına barikat dikmek, önüne hendek kazmak, ilerleyişini sekteye uğratmak için el birliği yapanlar, emel birlikteliği içinde olanlar balmumumdan kanat takıp güneşe doğru uçmaya kalkışan zeka özürlü muhterislerdir.</p>
<p>Bu kifayetsiz güruh kaybetmeye hem müstahak hem de mahkûmdur.</p>
<p>Bunlarla da kıyasıya mücadele bizim için adeta düğün bayramdır.</p>
<p>TBMM’nin yeni yasama yılının başlaması münasebetiyle bundan sonraki siyasi gündem ve etaplarla ilgili ana başlıklar halinde stratejik değerlendirmeler yapmak adımlarımızın daha sağlam atılmasına destek verecektir.</p>
<p>Parti olarak belirlediğimiz yol haritasını milletimizle ve siyasi muhataplarımızla paylaşmayı, bu suretle önümüze projeksiyon tutmayı samimiyetle hedefliyoruz.</p>
<p>Gerek iç siyasi gündemi, gerekse de dış gelişmeleri bir bütünlük içinde ele alıp görüş ve düşüncelerimizi tarihe not olarak düşmeyi istiyoruz.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan seçimler kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi teşekkül etmiş, Cumhur İttifakı da çoğunluğu kazanmıştır.</p>
<p>28 Mayıs 2023 tarihinde tekrarlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminde milletimiz sağlam iradeyi ve istikrarlı gelişmeyi desteklemiş, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerini sahiplenerek Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden devletin başı olarak görevlendirmiştir.</p>
<p>Böylelikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci beş yıllık dönemine de kazasız belasız, üstelik hürmet duyulacak demokratik olgunlukla geçilmiştir.</p>
<p>Söz de, karar da Türk milletinindir.</p>
<p>Bunalımdan bunalıma sürüklenen ve akıl tutulması yaşayan CHP Genel Başkanı’nın, <em><u>“Bu iktidarın ahlaki ve siyasi meşruiyeti yoktur”</u></em> açıklaması evvelemirde aziz milletimize hakaret ve husumet beyanıdır.</p>
<p>Parti içi çalkantılardan dolayı şok geçiren Kılıçdaroğlu’nun milletimizin takdir ve seçimine tahammülsüzlük göstermesi faşist dürtülerin sonucudur.</p>
<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı seçen Türk milletidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni kuran Türk milletidir.</p>
<p>Güvenoyunu doğrudan ve aracısız kullanan Türk milletidir.</p>
<p>Peki bunun neresinde ahlaki ve siyasi boşluk ya da meşruiyet sorunu vardır?</p>
<p>Demokrasiyi demagojiye çeviren ve klasik despotların tavrı neyse aynısını sergileyen Kılıçdaroğlu için siyasi ve ahlaki meşruiyetin kaynağı nedir?</p>
<p>ABD ve İngiltere’de FETÖ’cülerle masa kurup ittifak protokolü hazırlamak mı meşruiyettir?</p>
<p>PKK’ya, HDP, yani Yeşil Sol Parti’ye melun sözler vermek suretiyle aynı hıyanet çatısı altında buluşmak mı meşruiyettir?</p>
<p>Sorosçu Kavala ile terörist Demirtaş’a özgürlük istemek mi meşruiyettir?</p>
<p>Kılıçdaroğlu anlatsın da dinleyelim, kafasının içindekilerini öğrenelim.</p>
<p>Demokrasiyi sakatlayan, partisini küresel emperyalizme rehin bırakan Kılıçdaroğlu’nun neresi ve hangi siyasi eylemi meşrudur da bize meşruiyet ahkamı kesmektedir?</p>
<p>Milli iradenin tayin ettiği iktidarın meşruiyetini tartışmaya açmak ancak ve ancak sokakların gürültüsünden, tank-palet seslerinden, statükocu çevrelerden, vesayetçi odaklardan medet uman bir demokrasi celladının hezeyanıdır.</p>
<p>Türkiye’nin, gözü başka kaşı başka oynayan, kalbi başka dili başka söyleyen yalancı köksüzlerin hezeyan, hezimet, hüsran vaatlerine değil, hadim bir yürekle canını dişine takıp gece gündüz çalışan yürekli devlet ve siyaset insanlarına ihtiyacı vardır.</p>
<p>İşte bu özelliklere haiz Cumhur İttifakı da dimdik ayaktadır.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesi görevinin başındadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu kendine baksın, işine baksın, her rüzgara yelken açmaya devam edip kaybettiği siyasi meşruiyet ve itibarını tekrar nasıl kazanacağını hesap etsin.</p>
<p>CHP yoldan çıkmış, yozlaşmanın uçurum dibine çakılmıştır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, kuru sıkı atan siyasi kadavralarla polemik yarışına girip de zaman kaybedecek kadar şaşkın ve şuursuz değildir.</p>
<p>Biz milletimizin gerçek gündemiyle, ülkemizin hedefleriyle, bölgesel ve küresel gelişmelerle meşgul oluyoruz, zillet ittifakında buluşan partileri de Türk milletine havale ediyoruz.</p>
<p>Milletimiz bu siyasi kötürümlere 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde hak ettikleri dersi vermişti, anlaşılan hala kafaları almamış, hala bana mısın demiyorlar.</p>
<p>İnanıyorum ki, turpun büyüğü heybeden 31 Mart 2024 tarihinde çıkacak, zilletin de, rezaletin de, hıyanetin de defteri dürülecektir.</p>
<p>Az evvel ifade ettiğim üzere, önümüzdeki siyasi gündem ve etaplarla ilgili ana başlıklar halinde stratejik değerlendirmelerimizi yaparak yolumuza kararlı bir şekilde devam edeceğiz.</p>
<p><strong><em><u>Birinci gündem konumuz;</u></em></strong> depremin hasarlarını tümüyle onarmak, yaraları sarmak, yeni ve güvenli 650 bin konutu inşa ederek depremzedelere teslim etmektir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın 1 Ekim 2023 tarihinde, TBMM’nin açılışı münasebetiyle yaptığı konuşmadan da anlaşılacağı gibi, deprem bölgesinde kurulan 186 bin konteynerde 600 bine yakın vatandaşımız barınmaktadır.</p>
<p>1,3 milyon vatandaşımıza kira yardımı verilmektedir.</p>
<p>Depremden etkilenen şehirlerimizin tekrar inşa ve ihyası maksadıyla bütün imkanlar devrededir.</p>
<p>200 bin konutun yapımına başlanmıştır.</p>
<p>Depremzede vatandaşlarımız yalnız ve çaresiz değildir, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı hep yanlarındadır.</p>
<p>Diyoruz ki, yaralar özenle sarılacak, güvenli bir gelecek kurulacaktır.</p>
<p>Beklentisiz destekle kesintisiz hizmet sürecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, felakete uğrayan kardeşlerimizin dar zamanında tüm gücüyle yanlarındadır.</p>
<p><strong><em><u>İkinci gündem konumuz;</u></em></strong> sosyal ve ekonomik reformlarla toplumsal refah ve rahatlamayı daha da güçlendirmek, daha da genişletmek ve nihayet her kesime yaymaktır.</p>
<p>Enflasyonla mücadelede başarılı sonuçlar alınmaktadır.</p>
<p>Herkesin ortak şikayeti olan hayat pahalılığı günden güne tesirini kaybedecektir.</p>
<p>Sayıları 16 milyonu bulan emeklilerimizin insanca ve huzur içinde yaşayacakları bir ücret düzeyine kavuşmalarından başka seçenek ise kalmamıştır.</p>
<p>Emekli maaşlarındaki muhtemel iyileştirmeler, enflasyon üzerinde zam verilmesi, hatta zammın kök ücrete yansıtılması samimi dileğimiz ve beklentimizdir.</p>
<p>Ayrıca küçük ölçekli iş yapan esnaflarımızla çiftçilerimizin prim yükünün hafifletilmesi, ev hanımlarına sigorta desteği sağlanması hususunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.</p>
<p>Bu çerçevede küçük esnafın emeklilik gün sayısı aşağıya çekilmeli ve 7200’e indirilmelidir.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıldönümü şerefine memurlarımızdan işçilerimize, emeklilerimizden esnaflarımıza, çiftçilerimizden dar ve orta gelirli insanlarımıza varıncaya kadar sosyal ve ekonomik yönden hepsinin yüzünü güldürmek boynumuzun borcudur.</p>
<p><strong><em><u>Üçüncü gündem konumuz,</u></em></strong> terörle mücadeleyi mutlak bir başarıyla sonuçlandırıp bu kanlı döngüyü milletimizin ve ülkemizin gündeminden tamamıyla çıkarmaktır.</p>
<p>Bildiğiniz gibi, 1 Ekim 2023 tarihinde, yani Meclis’in açıldığı gün, Kızılay’da bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı binalarının önüne kadar gelen teröristler bombalı saldırı girişiminde bulunmuşlardır.</p>
<p>Bu hain saldırıda iki polisimiz yaralanmış, iki terörist imha olmuştur.</p>
<p>Kahraman polislerimize, mesai arkadaşlarına ve aziz milletimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi bildiriyorum.</p>
<p>Bölücü teröristlerin Kayseri’de şehit edip otomobilini gasp ettikleri Veteriner Teknikeri Mikail Bozlağan kardeşimize de Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, ailesine başsağlığı diliyorum.</p>
<p>Terörü bütün inancımla lanetliyorum.</p>
<p>Bu kanlı eylemi, “PKK’nın Ölümsüzler Taburu” isimli şerefsiz bir aparatının gerçekleştirdiği belli olmuştur.</p>
<p>Terörün sonuç alması, Türkiye’ye geri adım attırması, haklı mücadeleyi sekteye uğratması asla, kata mümkün değildir.</p>
<p>Bu haşaratların, bu insanlık defolarının, bu soysuzların inşallah kökü kurutulacaktır.</p>
<p>Terörle huzur, terörle güvenlik, terörle insanlık arasında ikinci bir seçenek yoktur.</p>
<p>Bölücü terör örgütü karşısında şaibeli ve şüpheli duruş sergileyen, canilere sahip çıkan veya onlardan medet uman kim varsa, durumunu tekrar gözden geçirmeli, hıyanetle çakışan yollarını derhal ve önşartsız ayırmalıdır.</p>
<p>Elbette 1 Ekim tarihli terör saldırısının önü ve arkası süratle aydınlatılacak, teröristlerin Kayseri’den Ankara’ya nasıl geldikleri, yardım ve yataklığın kimler tarafından yapıldığı açıklığa kavuşacaktır.</p>
<p>Esasen 1 Ekim saldırısı Türkiye’ye karşı yapılmıştır.</p>
<p>Bu saldırıdan hemen sonra sosyal medyadan İçişleri Bakanlığı ekseninde maksatlı tartışmaların körüklenmesi, eski ve yeni bakanlar arasında fitne ve fesat üretiminin tahrik edilmesi Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyan arsızlık ve ahlaksızlıktır.</p>
<p>Tescilli FETÖ’cülerin özellikle Sayın Süleyman Soylu’ya iftira kuyruğuna girmeleri, bazılarının da görevdeki İçişleri Bakanı’nı kötülemeleri ülkemize kurulan zaman ayarlı bir tuzaktır.</p>
<p>Üstelik emniyet teşkilatında tecrübeyle ve kahramanca görev yapan, fakat bir sebepten dolayı görevden alınan bazı isimler etrafında dedikodu kampanyasına tevessül edilmesi asla doğru ve hakkaniyetli bir uygulama da değildir.</p>
<p>Terörle mücadeleyi cesaretle ve inanmışlıkla icra eden kamu görevlilerimizin itibarlarıyla ve mesleki onurlarıyla oynanması çok tehlikeli sonuçlara sebebiyet verecektir.</p>
<p>Bu vatan için kim canını ortaya koyar diye sorulduğunda; sağına, soluna bakmadan, arkasını önünü kollamadan ben varım diyen vatan evlatlarına sahip çıkmak, üstlendikleri makam ve görevlerinde sabit tutmak milli güvenliğimizin kaçınılmaz bir gereğidir.</p>
<p>Nefisleri ve ertelenmiş hesapları çatıştırarak devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek çok zordur.</p>
<p>15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünden sonra vatana ve millete fedakarlıkla hizmet eden evlatlarımızı darıltırsak, incitirsek, kırıp küstürürsek, Allah muhafaza, günü geldiğinde, ihtiyaç hasıl olduğunda sonu şehadet veya gazilik olan şanlı bir mücadele esnasında arasak bile hiç kimseyi bulamayız.</p>
<p>Devlet yönetiminde duygusallık olmaz.</p>
<p>Devlet yönetiminde ihmal olmaz.</p>
<p>Devlet yönetiminde kahramana mükafat, haine cezadan başka bir şey olamaz.</p>
<p>Terörle mücadelede deneyim kazanmış, ahlaken ve vicdanen milletine kendisini vakfetmiş kim varsa başımızın tacıdır, onların üzülmesi ve dışlanması çok sakıncalıdır.</p>
<p><strong><em><u>Dördüncü gündem konumuz;</u></em></strong> yeni, demokratik, kapsayıcı, mutabakata dayalı, milletimizin beklentilerine uygun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğasıyla uyumlu, yeniçağı kavrayan, Türk ve Türkiye Yüzyılının hukuki altyapısını kuran bir anayasayı ülkemize kazandırmaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi yeni anayasanın hazırlanmasında 100 maddelik teklif metniyle hazırdır.</p>
<p>Toplumun her kesimi bu sürecin içinde olmalıdır.</p>
<p>TBMM’nde temsil edilen siyasi partiler sorumluluktan kaçmak yerine, milletimizin taleplerine müzahir, yapıcı ve destekleyici tavır ve tutum içinde hareket etmelidir.</p>
<p>Darbe anayasası Türkiye’ye layık değildir.</p>
<p>Artık vakit gelmiştir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun tek adamla anayasa olmaz çıkışı aymazlıktır, akılsızlıktır, ayıptır.</p>
<p>Kaldı ki Türkiye’de tek adam sistemi falan diye bir şey yoktur.</p>
<p>Bu uydurmanın anayasa hazırlığını istismar etmek ve minder dışına çıkmak için kullanıldığı açıktır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünü yeni bir anayasayla taçlandırmak hem Milliyetçi Hareket Partisi hem de Cumhur İttifakı için ortak hedeftir.</p>
<p><strong><em><u>Beşinci gündem konumuz</u></em></strong>; adaletten sanata, sanayiden eğitime, ulaştırmadan sağlığa, spordan kültürel hayata, tarımdan teknolojiye, çevre ve iklim değişikliğinden kentsel dönüşüme, diplomasiden turizme, ekonomiden siyasete varıncaya kadar her alanda yeni yüzyılın ruhunu kavrayan ve aslında devam eden yapısal dönüşüm hamlesini hızlandıran, önümüzdeki yüzyılı Türkçe kuşatan bir milli stratejiyi el birliğiyle oluşturup olgunlaştırmaktır.</p>
<p><strong><em><u>Altıncı gündem konumuz;</u></em></strong> çevremizi samimi diyalog ve sağlam diplomasi imkanlarıyla barış kuşağı haline dönüştürmek, komşularımızla iyi ve dostane ilişkiler geliştirmek, Türk ve İslam dünyasıyla sıkı diyaloglar kurmaktır.</p>
<p>Suriye ve Mısır ile temaslar memnuniyet vericidir.</p>
<p>Sığınmacıların ülkelerine güvenli, gönüllü ve onurlu dönüşleri için bütün tedbirler eşzamanlı olarak alınmalıdır.</p>
<p>Ülkemizde misafir ettiğimiz komşu ülke insanlarına cephe almak vatanseverlik değil, provokatörlüktür.</p>
<p>Basra Körfezi ülkeleriyle, Irak ve Türkiye’nin ortaklaşa hayata geçireceği Kalkınma Yolu Projesi’nin Kasım 2023’te mutabakat metniyle tescil edilecek olması bir başka sevindirici gelişmedir.</p>
<p>Bu sayede Güney Kafkasya’nın Basra Körfezi’ne, Basra Körfezi’nin de Türkiye ve Güney Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ne bağlanması muazzam bir sıçramaya yol açacaktır.</p>
<p>Türkiye; Asya, Avrupa ve Afrika arasında ekonomi-ticaret-enerji koridorlarından birisi olan Orta Koridorun bağlantı noktası özelliğiyle de manevra alanını ve etkinlik sahasını takviye edecektir.</p>
<p>3 Kasım 2023 tarihinde Kazakistan’da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Toplantısı’nda KKTC’nin gözlemci ülke olarak yerini alması, Kıbrıs Türklüğünün tanınmasında önemli bir eşik olacaktır.</p>
<p>Tarihi ve kültürel birlikteliğin çatı kuruluşu olan Türk Devletleri Teşkilatı, Budapeşte’den Hazar’ın doğusuna uzanan köklü işbirliği ve kardeşlik hissiyatını pekiştirecektir.</p>
<p>Bunun yanında, Zengezur ve Laçin Koridorlarının açılıp Türk dünyasının kucaklaşmasıyla bölgemize barış, istikrar ve huzur hakim olacak, tarih yeni baştan coğrafyayla kenetlenecektir.</p>
<p>Iğdır ile Nahçıvan arasındaki Doğal Gaz Boru Hattı da ekonomik, ticari ve stratejik ilişkileri ortak tarih ve tek millet potasında daha da güçlendirecektir.</p>
<p>Bu arada 19 Eylül 2023 tarihinde, Azerbaycan’ın Karabağ’da düzenlemiş olduğu antiterör operasyonunda şehit olan 192 kahraman neferimize Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a ve milletimize başsağlığı diliyorum.</p>
<p>Yaralı neferlerimize şifalar temennisiyle diyorum ki, Karabağ Türk’tür, Türk milletinindir, Azerbaycan’ın egemenlik alanı ve sonuna kadar da toprağıdır.</p>
<p>Azerbaycan’ın siyasi ve toprak bütünlüğüne tartışmasız, hilafsız, önşartsız saygı duyulmalı, Karabağ üzerinde hiçbir muhasım güç hesap hatası yapmamalıdır.</p>
<p>Sayın Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Paşinyan arasında 5 Ekim 2023 tarihinde İspanya’da yapılacak görüşmenin hayırlara vesile olması içten beklentimizdir.</p>
<p><strong><em><u>Yedinci gündem konumuz da,</u></em></strong> 17 Mart 2024 tarihinde yapmayı planladığımız 14’üncü Olağan Büyük Kurultayımızla, 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşecek olan Mahalli İdareler Genel Seçimidir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak il ve ilçe kongrelerimizi büyük oranda tamamlayarak 14’üncü Büyük Kurultayımıza hazır hale geldik.</p>
<p>Kongrelerimiz gayet huzurlu, sağduyulu, disiplinli, dengeli, katılım düzeyi yüksek, kardeşlik ve dava arkadaşlığı hukukuyla yapılmıştır.</p>
<p>Bu vesileyle başta Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız olmak üzere, demokratik süreç içinde emeği geçen her arkadaşıma teşekkür ediyor, seçilen il ve ilçe başkanlarımızla yönetim kurullarını kutluyorum.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi 31 Mart 2024 seçimlerine heyecan ve inanmışlıkla hazırlanmaktadır.</p>
<p>Yerelde iktidar, ülkede istikrar için diyar diyar Anadolu diyoruz.</p>
<p>Ayırmadan, ayrıştırmadan diyar diyar Anadolu diyoruz.</p>
<p>Aklın yolu bir, genelden yerele birlik, ülkede yönetimde dirlik için Cumhur İttifakı’yla yürüyoruz.</p>
<p>Merkezden yerele istikrarı bozmadan, umuda doğru yürümek için milletimizle gönül birliği yapıyoruz.</p>
<p>İstikrar ve hizmet için, uyumlu yönetimle umutlu geleceğe ulaşmak için 31 Mart 2024’te zilletin kalan izlerini de silmek için serdengeçti bir yürekle çalışmanın azmindeyiz.</p>
<p>Yönetimde istikrar, daha güçlü istikbal için çare Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Türkiye’nin yürütme ile yasama yapısı arasında tam bir dengenin tesisiyle birlikte,</p>
<p>Cumhuriyet’in 110’uncu yıldönümü olan 2033’te temel meselelerini çözmüş,</p>
<p>İstanbul’un fethinin de 600’üncü yıldönümü olan 2053’de Süper Güç seviyesine tırmanmış bir Türkiye hedefimizdir.</p>
<p>Yaparsa Cumhur İttifakı yapacaktır.</p>
<p>“Hep Birlikte Türkiye” inancıyla başaracak olan Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Son olarak diyeceğim şudur: FETÖ’cüler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ümit bağlamasın, siyasi figüranlarına güvenmesin, film festivallerinde dönen dolaplara aldanmasın; biz 15 Temmuz’u unutmadık, 254 şehidimizi unutmadık, gazilerimizi unutmadık, tepemizden yağan bombaları unutmadık, üzerimize sürülen tankları unutmadık, herkes bilsin ki unutursak kanımız kurusun, unutursak gök girsin kızıl çıksın.</p>
<p>Bu düşüncelerle yeni yasama yılımızı bir kez daha tebrik ediyor, hepinize üstün başarılar diliyor, sizleri saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/10/03/mhp-lideri-milliyetci-hareket-partisi-turk-milletiyle-yek-vucuttur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Bahçeli, Gündemi Değerlendirdi, Önemli Mesajlar Verdi</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/07/04/bahceli-gundemi-degerlendirdi-onemli-mesajlar-verdi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/07/04/bahceli-gundemi-degerlendirdi-onemli-mesajlar-verdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jul 2023 10:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8280</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir cami önünde Kur’an-ı Kerim yakılmasını, “vandallık ve insanlık değerlerine hıyanet” olduğunu belirterek; “Kur’an okumak ilahi bir nasip ve nimet, yakmak ise namertlik ve soysuzluktur.” Dedi. Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan lider Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Değerli Milletvekilleri  [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir cami önünde Kur’an-ı Kerim yakılmasını, “vandallık ve insanlık değerlerine hıyanet” olduğunu belirterek; “Kur’an okumak ilahi bir nasip ve nimet, yakmak ise namertlik ve soysuzluktur.” Dedi.</p>
<p>Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan lider Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“</strong><strong>Değerli Milletvekilleri  </strong><strong>Saygıdeğer Misafirler, </strong><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bir haftalık aradan sonra tekrar toplanan Meclis Grubumuzun açılış konuşması münasebetiyle yüksek heyetinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p><strong>Geride kalan hafta içinde Mübarek Kurban Bayramının manevi güzellik ve görkemiyle müşerref olmanın yanı sıra, kardeşliğin, kaynaşmanın ve kucaklaşmanın lezzetiyle gönüllerimizi mükâfatlandırdık.</strong></p>
<p>İmkânlar elverdiği ölçüde, kurban ibadetimizi ifa etmekle birlikte vatanın her köşesinde bayramlaşmanın sevincini yaşadık.</p>
<p>Dayanışma ve yardımlaşmanın feragatiyle, fedakârlığıyla, fazilet ve ferasetiyle bir olduk, diri olduk, hep birlikte Türkiye ve Türk milleti olmanın nefaset ve zarafetiyle dolup taştık.</p>
<p>Dini bayramlarımız Türk-İslam medeniyetine canlılık ve çekim kazandıran; barışı, huzuru ve gönül almayı vaaz eden maneviyat vadisi, mahviyet vahasıdır.</p>
<p>İtikadımıza göre insanın dünyadaki başlıca amacı, Allah’a samimiyetle bağlanmak ve iyilik yapmaktır.</p>
<p>Peygamber Efendimizin, <strong><em>“Bir kimse kardeşine yardım ettiği müddetçe Allah da ona yardım eder”</em></strong> sözü bizleri sürekli ve sürdürülebilir bir dayanışma ahlakına teşvik etmektedir.</p>
<p>Kurban Bayramı’nın zamanlar üstü mesaj ve muhtevası da bu ahlak güzelliğinin tecellisinde mahfuzdur.</p>
<p>Müslüman Türk milleti paylaşma ve yardımlaşmayı Efendimize sadakatin, tevhit ve vahdet ilkelerine bağlılığın bir vecibesi kabul etmektedir.</p>
<p>Tarih, kültür ve medeniyet mirasımızın bizlere yüklediği misyon kimsesizlere kol kanat germek; gariplerin, yetimlerin, muhtaçların ve mazlumların can beraberi olmaktır.</p>
<p>Bunu başardığımız ölçüde madde ile mana; madde ile ruh; insan ile cemiyet arasında sağlam ve sağlıklı bir denge kurulabilecektir.</p>
<p>Kurban ibadeti, Allah rızasını kazanmanın, Allah’a yaklaşma gayesinin adanmış bir kalple yerine getirme çabasıdır.</p>
<p>Bir yanda kurban keserken, diğer yanda kötülüğü de kesmek lazımdır.</p>
<p>Bir yanda kurban keserken, diğer yanda fitneyi, firavunluğu, fitçi azgınlığı da boğazlamak kaçınılmaz bir zorunluluktur.</p>
<p>Huzurlu insan, müreffeh toplum, muasır devlet, mutlu millet hedefine ulaşmak için evvelemirde manevi toparlanma elbet mecburiyettir.</p>
<p>Her okunduğunda farklı bir anlam tadını zihnimizin damağında bırakan bir kitabın aynı yüzündeki iki sahifesi gibi tek ruh olursak; geceyi takip edip tamamlayan bir gündüz fecriyle birbirimizin yolunu yılmadan aydınlatırsak kuşkusuz önümüze çıkan her engeli de kolaylıkla aşabiliriz.</p>
<p>Niyazım odur ki, her günümüz bayramın mehabet ve muhabbetine benzer şekilde geçsin.</p>
<p>Siz değerli milletvekili arkadaşlarım ve toplantımıza teşrif eden muhterem misafirler başta olmak üzere, aziz milletimizin, Türk-İslam coğrafyalarında yaşayan değerli kardeşlerimin Mübarek Kurban Bayramını bir kez daha kutluyorum.</p>
<p>Bayram tatili süresince meydana gelen trafik kazalarında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, tedavi gören vatandaşlarımıza da şifalar diliyorum.</p>
<p>Hac Farizasını tamamlayıp dönüş yoluna koyulan vatandaşlarımızın sağlıcakla gelmelerini, haç ibadetlerinin kabul ve makbul olmasını temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Aziz Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Merhum Hocamız Prof.Dr. Osman Turan, <strong><em><u>“Türk Cihan Hakimiyeti Mefkûresi Tarihi”</u></em></strong> isimli muhteşem eserinde aynen şunları yazmıştı:</p>
<p><strong><em>“İslamiyet, beşeriyeti dalaletten kurtarmak ve hidayete eriştirmek davası ile zuhur etmiş; kendine mahsus bir dünya sulhu be nizamını da birlikte getirmiş ve bu suretle yeni bir cihan hakimiyeti mefkûresi başlamıştı.”</em></strong></p>
<p>Bu düşüncelerinin devamında bir başka söylediği de şuydu:</p>
<p><strong><em>“Hıristiyanların kendi davaları için Haçlı seferlerine mukabil İslam’ın cihadı farz kılması da onun dünya görüşünü gerçekleştirmek gayesine matuf idi.”</em></strong></p>
<p>Burada bir parantez açıp cihadın ana fikri üzerinde durmamız sanıyorum kafalarda biriken bazı soru işaretlerini de giderecektir.</p>
<p>İslamiyet cihadı emrederken haksız bir savaşı desteklemekten bütünüyle uzaktır.</p>
<p>Yani beka düzeyinde bir tehdit ve tecavüz olmadıkça cihada kuşkusuz ruhsat yoktur.</p>
<p>Dokuz asır boyunca Doğu ile Batı arasındaki diyalog ve ilişkilerin boyutunu dini ve kültürel değerler tayin etmiş, çatışmaların ve kutuplaşmaların ekseni bu kapsamda şekillenmiştir.</p>
<p>Batı’da Müslüman denildiğinde akla ilk gelen Türkler olmuştur.</p>
<p>Çünkü Türk milleti İslamiyet’in mukaddes emanetlerini soylu mizacıyla her zaman muhafaza, ihtiyaç hasıl olduğunda da canı ve kanı pahasına müdafaa etmesini bilmiştir.</p>
<p>Bu itibarla cihana vurulan Türk mührü dile gelse duyulacak çığlık kadar hür olan hakikat şudur: <strong><em><u>“Allah tektir, ordusu da Türk’tür.”</u></em></strong></p>
<p>Sistematik ve simetrik şekilde ilerletilen, bir bakıma hastalık derecesine evrilen İslamofibi bir defa inanç haklarıyla, insani ve vicdani ölçülerle bağdaşmadığı gibi beşeriyetin huzur ve güvenlik arayışlarını da korkutucu oranda tehdit etmektedir.</p>
<p>Kurban Bayramının birinci günü İsveç’in başkenti Stockholm’de bir cami önünde Kur’an-ı Kerim yakılması, bu vandallığın himaye edilmesi hem inancımıza hakaret hem de insanlık değerlerine hıyanettir.</p>
<p>Kur’an okumak ilahi bir nasip ve nimet, yakmak ise namertlik ve soysuzluktur.</p>
<p>Bu nefret suçu mahiyetindeki provokasyonu Irak asıllı malum meczubun tek başına planlayıp hayata geçirmesini düşünmek pek tabii hayatın ve hadiselerin olağan akışına bütünüyle aykırıdır.</p>
<p>İsveç’in NATO’ya katılım müzakerelerinin yapıldığı, 11-12 Temmuz 2023 tarihlerinde Litvanya’nın başkenti Vilnius’da NATO Zirvesinin toplanmasıyla ilgili sıcak gelişmelerin olduğu bir dönemde vuku bulan alçak eylem her yönüyle kuşku vericidir.</p>
<p>Kur’an-ı yakmak ifade ve düşünce özgürlüğü olarak değerlendirilemez.</p>
<p>Barbarlığın özgürlüğü olamaz.</p>
<p>Özgürlük başkasına zarar vermeyen bir şeyi yapma hakkıdır.</p>
<p>Şunu ikazla hatırlatırım ki, Kur’an-ı Kerim bir kağıt parçası değil, Allah’ın yeryüzüne indirilmiş nuru, akıl sahibi inananların düşünmeleri, anlamaları ve ders almaları için lütfedilmiş saadet, selamet, hidayet ve hikmet surudur.</p>
<p>Tüm dünya ateşe verilse bile yüce kitabımızın kelam ve manasıyla tutuşması, ilahi hükümlerin yanıp kül olması asla ve kat’a mümkün değildir.</p>
<p>Kur’an yakan kendini yakmıştır.</p>
<p>Kur’an yakan ta cehennemin dibini boylamıştır.</p>
<p>Batı karanlıklar içinde çırpınırken, İslamiyet’in saçtığı aydınlık sayesinde ilim ile din, akıl ile iman, madde ile ruh, dünya ile ahiret arasında tam bir ahenk sağlanmış, Kur’an-ı Kerim de en büyük mucize olarak nüzul etmişti.</p>
<p>Türk milleti her zaman inançlara ve insan haklarına riayet etmiş, saygılı davranmıştı.</p>
<p>Tarihin heyecanla titreyen yapraklarını araladığımızda, Göktürk İmparatorluğu ile Bizans İmparatorluğu’nun dönemin ateş-perest Sasani İmparatorluğu’na karşı ittifak kurduğunu, bunun temelinde de ehl-i kitap dinleriyle kurulan yakın alaka ve bağların belirleyici olduğu görülebilecektir.</p>
<p>İsveç’te ikide bir hassasiyetlerimizi kanatan, inanç haysiyetimizi kaşıyan ilkellikleri, ifrat ve tefrit noktasını dahi geçmiş tahammülsüzlükleri lanetliyor, Kitabullaha uzanan mundar ellerin günü geldiğinde kırılacağına yürekten inanıyorum.</p>
<p>Bu menfur suikasta en tesirli tepkiyi göstermek suretiyle, İsveç Büyükelçiliği’nin önüne siyah çelek koyup Kur’an-ı Kerim tilaveti okuyan ve okutan Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’mızın yiğit mensuplarını da huzurlarınızda tebrik ediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>İçinde bulunduğumuz, hattı zatında kontrolsüz akışına maruz kalıp kimi zaman sürüklendiğimiz bugünkü çağın kavramsal ve kuramsal temelde tanımlanmasında acul bir gayret gözlemlenirken, aynı zamanda ciddi oranda kargaşa da görülmektedir.</p>
<p>Nevzuhur kuralların içine sıkıştırılmış hayat ve siyaset paradigmasıyla, hayatın kaynak yerinden özenle teksif ve temin edilip çıkarılmış kural ve ilkeler parametreleri arasında koyulaşmış bir kutuplaşma devamlı sahne almaktadır.</p>
<p>Bundan mülhem sosyal ve siyasal çelişkiler gittikçe derinleşmektedir.</p>
<p>Karşımızda yüzü asılmış çarpık ve solmuş çehreli bir resim gibi duran dünya tablosu hiç de iç açıcı değildir.</p>
<p>Ekonomik riskler, ırkçı tehlikeler, toplumsal bölünmeler, yabancı düşmanlıkları, medeniyetler arasındaki uçurumlar, asimetrik çatışmalar, jeopolitik gerilimler, su ve enerji havzalarına yığılan hesaplaşmalar, etnik ve mezhebi ayrımcılıklar, eko-sistemdeki tahribatlar, insani dramlar, ağırlaşan göç ve göçmen sorunları, sosyal karşılığı olmayan teknolojik genleşmeler, yeni bir dünya vasatının zoraki doğum sancıları beşeriyetin hayat serüvenini huzursuzluğun rotasına sabitlemiş durumdadır.</p>
<p>Bize göre her insanın arayış ve arzusu huzurdur.</p>
<p>Yine bize göre beşeriyetin bir huzur çağına ihtiyacı vardır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi bu inanç ve irade muvaffakiyetiyle <strong><em><u>“İnsanlığın Huzuru Projesi”</u></em></strong>ni hazırlamış, çağımızın ve esasen yeni bir Türk asrının vizyon çağrısı olarak sadece Türk insanıyla değil, tüm insanlıkla paylaşma duyarlılığı göstermiştir.</p>
<p>Huzur; açlık veya toklukla, varlık veya yoklukla, eksik veya fazlalıkla izah edilemeyecek fenomen bir kavram olup insanın iç alemi ile dış alemi arasındaki kararlı ve tutarlı denge noktasını işaret etmektedir.</p>
<p>Huzur, insanın manevi bir bütün halinde kendisi olması, kendi kendisini ve çevresini tanımakla beraber vicdan sesini duymasıdır.</p>
<p>Hz.Mevlana, adaleti ağaca su vermek, zulmü ise dikeni sulamak kabilinden açıklarken, bizim anlayışımıza göre huzur dikeni sularken bile rahmet pınarının akacağını düşünüp her şeyi hayra yormaktır.</p>
<p>Bu tefekkür hüneri sorumsuz ve şuursuz bir iyimserlik hali değildir.</p>
<p>Kültür ve medeniyet damarlarımızın bağlantı noktaları tarihi varoluş haklarımızla eklemlenmiş, bu vesileyle mazinin bağrına kazıdığımız her iz ve eser, gök kubbede hoş bir sedayla yankılanan her söz ve dilek adalet, huzur ve hoşgörüyle bezenmiştir.</p>
<p>Bizim için her şeyin ölçüsü insandır.</p>
<p>İnsan olmadan, insanlık değerleri ayakta kalmadan fikir ve düşünce kalıpları boş bir küme, hedef ve hülyalar boşu boşuna bir emek ve kürek çekmektir.</p>
<p>Bugün dünya genelinde yaklaşık 8 milyar insan yaşamaktadır.</p>
<p>Bu aynı zamanda 8 milyar ayrı dünyanın varlığı demektir.</p>
<p>Huzur çağının öznesi insandır.</p>
<p>Meramımızı meşhur bir darbı meselle ifade edersek, evvel refik, badel tarik, yani öncelikle yol arkadaşı, sonra yol gelecektir ve gelmelidir.</p>
<p>Bizim özellikle insanlığı bilen, insani hasletlere sahip olmayı başarmış, insanlığın değer ve onuruyla mündemiç her insanımıza gönlümüz de, kapımız da, sevgi ve müşfik dolu kucağımız da sonuna kadar açıktır.</p>
<p>İnsanı ihmal edersek, insanlığı geri plana itersek, şablon ezberlere, beylik sözlere takılıp orman yerine ağaca, insan yerine somut karşılığı olamayan ahkam kesmelere odaklanırsak aldanmak ve sahteliklere boyun eğmek mukadder olacaktır.</p>
<p>Bir dava insanı her şeyden önce insandır.</p>
<p>İnsan olan haklı davasıyla mutlaka aynı potada buluşacaktır.</p>
<p>Ayakları meçhule basıp başı müpheme yükselen, adem ve alemle anlaşmazlık içinde yürüyen butik siyasetçi ve sözde düşünce insanlarına bizim hiç ihtiyacımız yoktur.</p>
<p>Her şeye gerçekçi bakan, dürüstlüğü ve vefası adam gibi olan, hayatın zorlu yokuşlarını tıpkı bir dağa tırmanır gibi tırmanan, yaptığını bilen, bildiğini yapan; olduğu gibi görünüp göründüğü gibi davranan, söylediğine sahip çıkan, sahip çıktığını da şakır şakır söyleyen gönül ve sevda neferi tertemiz yürekli insanlarla yolumuz da, yönümüz de, yurdumuz da birdir ve aynıdır.</p>
<p>Güzel söylenmiş yalanlara kanacak yoktur.</p>
<p>Üstü başı düzgün rezaletlere itibar edecek yoktur.</p>
<p>Süslü laflarla tuzaklanmış iftira ve ithamlara ikna olacak hiç kimse de yoktur.</p>
<p>İnsandan başlayarak siyasal ve toplumsal hayata varıncaya kadar Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleri çerçevesinde tazelenmeye, yenilenmeye, başkalaşmadan değişime geldiğimiz bu aşamada stratejik bir ihtiyaç olduğu açıktır.</p>
<p>Bilhassa demokratik ve siyasal normalleşme dinamiklerinin müessir derecede tedarik ve tezahürü amacıyla siyasi partilerin durum muhasebesi yaparak mevcut fikri pozisyon ve programlarını gözden geçirmeleri, nerede durduklarını, insana, millete ve dünyaya hangi zaviyeden baktıklarını teyit, gerekirse tadil etmelerinde yarar vardır.</p>
<p>2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunun 4’ncü maddesi, <strong><em>“Siyasi Partilerin Vazgeçilmezliği ve Niteliği”</em></strong> üzerine amir hükümdür.</p>
<p>Nitekim siyasi partiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.</p>
<p>Bununla birlikte siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamayacaktır.</p>
<p>Anayasa’nın 69’ncu maddesi de siyasi partilerin uyması gereken esasları içermektedir.</p>
<p>Anayasa’nın 68’nci maddesinin 4’ncü fıkrasındaki vurgu ise çok nettir:</p>
<p><u>Buna göre,</u></p>
<p><strong><em>“Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.”</em></strong></p>
<p>Anayasa’nın 69’ncu maddesinde de, bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68’nci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararının verileceği bariz olarak ifade edilmiştir.</p>
<p>Buradan çıkardığımız sonuç şudur:</p>
<p>Türk siyasetinde faal halde bulunan her partinin birincil kaynağı Türk milleti, aidiyeti de Türkiye’dir.</p>
<p>Demem odur ki, her parti Türkiye partisi olmak mecburiyetindedir.</p>
<p>Suç ve suçluyu övmek, ihanete ve melanete çanak tutmak siyasetin değil doğrudan doğruya hukukun konusudur.</p>
<p>Genel merkezi Ankara’da olup, genel emri yabancı başkentlerden alan bir partinin demokrasiye, millete ve insana şerefli hizmetinden bahsedilemeyecektir.</p>
<p>Milletin hak ve çıkarlarını gözetmeyen, devletin egemenlik ve hükümranlık iradesini savunmayan, düşmana ganimet olmaktan utanmayan, terör örgütlerinin ve küresel emperyalizmin kullanıma girmekten gocunmayan siyasi partilere demokraside yer olmamalıdır.</p>
<p>Ülke sınırları çerçevesinde milli ve manevi ortak paydada buluşmak her partinin seçimlik bir hakkı değil, siyasi namus görevidir.</p>
<p>Hem milli iradeye dayanıp hem milli iradeyi yıkmayı amaçlamak; hem hazineden para yardımı alıp hem de aldığı parayı düşmana havale etmek siyasi ve hukuki şeref kaybıdır.</p>
<p>Bu kapsamda siyasi partiler Anayasa ve kanunlara uygun faaliyet göstermek zorundadır.</p>
<p>Mehmetlerimize kurşun sıkan hainleri arkalamak suçtur.</p>
<p>Ölen teröristlere taziyeler yayımlamak suçtur.</p>
<p>Bir televizyon kanalında bebek katilini övmek, çok kitap okuduğundan bahisle filozof mertebesine çıkarmak, bununla yetinmeyip hak gaspına uğradığını iddia etmek suçtur, bu suça montaj diyerek destek çıkmak katmerli suçtur.</p>
<p>Siyasi partilerin kuruluş, program, faaliyet ve hedefleri Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesiyle, Anayasa’nın ilk maddesiyle çelişemez,  çatışamaz, ters düşemez.</p>
<p>Tam tersi fiiller Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sahasına ve müteakiben de Anayasa Mahkemesi’nin görev alanına girecektir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi Kandil’in düzmece mahkemesi, zilletin arka bahçesi değildir, asla da olamayacaktır.</p>
<p>Eğer adalet suçluyu aklama gayesi güderse, eğer adalet ihaneti biberonla beslerse orada adalet batmış demektir.</p>
<p>Adalet ve hukuk demek devlet demektir.</p>
<p>Devlet giderse vatan gitmiş olacaktır.</p>
<p>Bazı mihrakların sinsi, gizli ve potansiyel maksatları da işte budur.</p>
<p>Anayasa’nın 6’ncı maddesine göre, hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacaktır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi PKK terör örgütünü aklama, temize çıkarma, hunhar eylemlerini ibra makamı değildir.</p>
<p>Aynı husus siyasi partiler için de geçerlidir.</p>
<p>Siyasi kaygı ve gayelerle yanlışa yanlış diyemeyen, doğrunun hakkını telaffuz edemeyen, irtibat ve ilişki ağlarını millete rağmen tayin eden partilerin hukuk devletinin yegane tehdidi haline dönüşecekleri ortadadır.</p>
<p>Siyasetlerini insana değil de ihanetin hizmetine koşanların evrensel hukuk kaidelerine sığınarak meşruiyet sağlamaları bile söz konusu değildir.</p>
<p>Ankara başkentimizdir.</p>
<p>Dünyayı Türkçe okuma ve kavrama dirayeti öncelikle Türkiye’nin milli ve üniter devlet yapısına riayetle mümkündür.</p>
<p>Suça bulaşmakla, suçluyu müdafaa etmekle hiçbir demokratik ve gelişmişlik mevkiine erişilemeyecektir.</p>
<p>Bugün siyasi hayatımızda yer bulan her renk, her fikir ve her ideolojiden partinin tarih, millet ve gelecek nesiller nezdinde şayet dikkatlice analiz ederlerse ertelenemez sorumlulukları vardır ve bilinmektedir.</p>
<p>Partilerin, katılsak da, katılmasak da, Türkiye’nin sınırları içerisinde devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü yaralamayan her söz ve eylemine saygımız olacaktır.</p>
<p>Dış işgal cephesine teşne olmak, omuz vermek, el uzatmak, selam çakmak, çıkar lobilerinin oyuncağı haline gelmek hiçbir partiye bir şey kazandırmayacak, siyasi kültürümüze de değer katmayacaktır.</p>
<p>Az önce değindim gibi her şeyin başı, her şeyin ölçüsü insandır.</p>
<p>İnsanı müşteri, siyaseti çıkarların ikmali, Türkiye’yi de sömürge vasıtası gören bir zihniyet karanlıktır, milli güvenlik için tehdittir.</p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin arifesinde siyasi ahlak ve temizliğinin tehiri artık imkansızdır.</p>
<p>Mesele ne kadar oy aldığımız, kaç milletvekiline sahip olduğumuz meselesi değildir.</p>
<p>Mesele vatandır, millettir, devlettir, istiklaldir, istikbaldir.</p>
<p>Bu nedenle samimiyetini ve ahlaki seviyesini siyasi ilişkilerine aynen yansıtmış, adalet ve hukuk ilkelerini önşartsız hazmetmiş, dünyada tek ses, tek nefes olabilmeyi becermiş partilerden mürekkep bir siyaset yapısının el birliğiyle inşası ve ihyası önümüzdeki en acil gündem konusu olmalıdır.</p>
<p>Hazırlanacak yeni anayasada bu hususa önemle yer verilmelidir.</p>
<p>Partilerin kumanda odası zalimlerin denetimde olmamalıdır.</p>
<p>Küresel emperyalizme bedeli mukabilince ajanlık ve acentelik yapmak; dışarıdan sufle almak, talimat listelerine boyun eğmek hiçbir kitaba sığmayacak, hiçbir değerle bağdaşmayacak teslimiyetçiliktir.</p>
<p>Türkiye’nin geleceğini teslimiyetçilik değil milletimizin şaşmaz irade gücü, tartışılmaz hükmü şahsiyeti belirleyecektir.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Rusya’dan Fransa’ya, İsveç’ten Belçika’ya, Kosova’dan İsviçre’ye kadar karmaşık gelişmelere şahit oluyoruz.</p>
<p>Rusya’da 23 Haziran 2023 tarihinde paralı asker gurubu Vagner’in başını çektiği silahlı kalkışma, bir müddet sonra uzlaşmayla sonuçlanmış, bu ülke üç-beş gün içinde iç güvenliğini sağlamıştır.</p>
<p>Biz her devletin siyasi ve toprak bütünlüğüne saygı duyarız.</p>
<p>Aynı tavır ve tutumu muhataplarımızdan da kararlılıkla bekleriz.</p>
<p>İki taraflı oynanan Rus ruleti tansiyonu yükseltmiş, fakat nihayetinde aklı selim galip gelerek eller tetikten çekilmiş ve sağduyu hakim olmuştur.</p>
<p>Her ülkenin huzur, barış, istikrar ve güven içinde var oluşu temel tezimiz ve tercihimizdir.</p>
<p>Bölgemizde yaşanan veya yaşanacak her kaosun bedeli öngörülemez badirelerin kilitli kapılarını açacaktır.</p>
<p>Bu kapsamda Türkiye, Rusya’nın içine düştüğü girdap karşısında soğukkanlı yaklaşmış, bu ülkenin istikrarını desteklemekle birlikte dayanışma mesajlarını paylaşmış, komşuluk hukukunun doğasına müzahir hareket etmiştir.</p>
<p>Rusya’nın Vagner sorunu hararetle konuşuluyorken, Fransa’da geçtiğimiz cumartesi günü patlak veren olaylar bir anda tüm dikkatleri Avrupa’ya çevirmiştir.</p>
<p>Cezayir kökenli 17 yaşındaki bir gencin dur ihtarına uymadığından polis tarafından vurularak öldürülmesi Fransa’da yaygın protestolara yol açmıştır.</p>
<p>Söz konusu protestolar Belçika ve İsviçre’ye de sıçramıştır.</p>
<p>Fransa dipsiz tartışmalara gömülmüş, yağma olayları baş göstermiş, toplumsal gerginlikler sertleşmiş, sokaklar karışmış, göstericilerle polisler çatışmıştır.</p>
<p>Dünyanın acıklı ve acilen çözülmesi gereken göç sorunu, buna eşlik eden ırkçılık ve yabancı düşmanlığı aslında Fransa’nın içine düştüğü krizin ana yatağı olmuştur.</p>
<p>Birikmiş ve bilenmiş getto enerjisi sosyal patlamayla açığa çıkmıştır.</p>
<p>Fransa, sömürge geçmişiyle ve varoşları dışlayan insafsız politikalarıyla yüzleşmelidir.</p>
<p>Küresel vicdan insani trajediler karşısında devamlı bahaneler üretmektedir.</p>
<p>Uluslararası hukuk ayaklar altındayken, insani değer ve emanetler maalesef yok sayılmaktadır.</p>
<p>17 maddeden oluşan Fransız Devrimi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi herkesin dilinde olsa da, gerçek manada bilen, uyan ve uygulayan yoktur.</p>
<p>Sınır aşan göç olgusu tüm ülkeler için çetin ve çetrefilli bir sınavdır.</p>
<p>Yerini yurdunu bırakıp, baskı ve zulümden kaçan onbinlerce insan ya bir sınır hattında, ya dalgalı bir deniz ortasında, ya da gittikleri bir ülkede reva görülen kötü muamelelerle eziyet görmekte, perişanlık çekmekte, en kötüsü de hayatlarını kaybetmektedir.</p>
<p>Sınır aşan göç sorunu çok nazik bir konudur.</p>
<p>Önyargılardan uzak bir şekilde ele alınmalı, adalet ve hakkaniyet üzerine bina edilmeli; adil paylaşım, eşit sorumluluk, çözüm odaklı, insaf ve izan temelinde bu ağırlaşan meseleye kafa yorulmalıdır.</p>
<p>Şişme bir bota üst üste doluşan ya da uzun bir yola ilk adımı atarak hayalini kurdukları bir hayata ulaşmak isteyen biçarelerin yürek yaralayan hallerini sonu felaketle bitecek bir korku filmi gibi izlemek her ülke için bir vebaldir.</p>
<p>Göç olgusu elbette siyasetin konusu olmalıdır.</p>
<p>Ancak istismar ve tahrikleriyle bu konuyu asıl mecrasından saptırmak ve siyasi rant devşirmek gayesi güdenlerin iyi niyetli olmadığı gibi samimi olmadıkları da ayan beyan ortadadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak göç sorununun idrakindeyiz.</p>
<p>Düzensiz göçün istila olduğunu sürekli olarak vurguladık.</p>
<p>Anadolu coğrafyasındaki demografik gelecek ve güvenliğimizi titizlikle düşünmek, telaşa kapılmadan tedbir geliştirmek, taşkınlıklara prim vermeden de tetikte olmak durumundayız.</p>
<p>Sınır aşan göç meselesiyle ilgili politika, hedef ve görüşlerimiz iki cilt halinde 2018 yılında hazırlanmış, daha sonra da güncellenmiş AR-GE çalışmalarımızla hayata geçirdik.</p>
<p>Herkes susuyorken göç konusu üzerinde konuşuyorduk.</p>
<p>Herkes duruyorken göç konusuyla meşgul oluyorduk.</p>
<p>Sabah geleni akşam göndereceğim diyenler ipe un seren, suya yazı yazan aymazlar ve şaşkınlardır.</p>
<p>Göç konusu ile ilgili proje hazırlamak her babayiğidin harcı da değildir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak çalışmalarımızı kamuoyuyla, ilgili devlet kurumlarıyla, üniversitelerle, medyayla ve sivil toplum kuruluşlarıyla paylaştık.</p>
<p>Türkiye bu yükün altından Allah’ın izniyle kalkacaktır.</p>
<p>Ganimet avına çıkanlar da elleri boş dönmeye mahkum olacaklardır.</p>
<p>Türkiye’de mülteci veya göçmen değil, adı üstünde geçici koruma statüsünde bulunan sığınmacılar vardır ve bunların sayılarını 13 milyon diye açıklamak kuyruklu yalandır.</p>
<p>Düzensiz göç ile tavizsiz mücadele devam etmektedir.</p>
<p>Suriyeli sığınmacıların ülkelerine güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşleri bu kapsamdaki siyasetimizin ana fikir ve felsefesidir.</p>
<p>Fransa’daki olayların Türkiye’ye sirayet etme ihtimalinden bahsedenlerin, Bursa’nın Mudanya ve Kocaeli’nin Dilovası ilçelerinde provokasyon çetelesi tutanların ateşle oynadıklarını, buna izin verilmemesi gerektiğini buradan bildirmek istiyorum.</p>
<p>Türkiye’yi tahrik ve taciz kıskacına alıp iç huzursuzluğa hapsetmek için fırsat kollayanlara müsamaha gösterilmemelidir.</p>
<p>Türkiye Fransa’ya benzemez, Türkiye onun bunun kirli emeliyle kaosa çekilemez.</p>
<p>Herkes aklını başına alsın.</p>
<p>Devlet, millet ve vatan üstünde kazı yaptırmayız.</p>
<p>Yabancı istihbarat örgütlerine piyonluk yapanlara göz açtırmayız.</p>
<p>Göç konusu insanlık sorunudur.</p>
<p>Ancak ve ancak insanlığın müşterek ve müspet girişimiyle, tek yanlı değil külfetin eşit dağıtımıyla üstesinden gelinecektir.</p>
<p>Hepsinden mühimi göçe neden olan şiddet ve karanlığın önlenmesiyle, insana yaraşır hak, hukuk ve kazanımların tesisiyle kontrolsüz insan akının durması mümkün olabilecektir.</p>
<p>Palavraya yer ve gerek yoktur.</p>
<p>Boşa sallayıp dolu tutmanın ahlaki kalıcılığı ve kapsayıcılığı olmayacak, olamayacaktır.</p>
<p>Göç konusunu asıl bağlamından koparıp cepheleşmeyi körüklemek, cebelleşecek öteki yaratmak, yapay düşman imal etmek insanlık onuruna ve özellikle ülkemize yapılacak en dehşet verici kötülüktür.</p>
<p>Biz kötünün ve kötülüğün sonuna kadar da karşısındayız, hiç sarsılmadan ve yerimizden sapmadan karşısında olacağız.</p>
<p>Fransa’daki sancılı gelişmelerin sükûnete kavuşmasını ümit etmenin yanında, Türk ve İslam düşmanlığının körüklememesi samimi beklentim ve temennimdir.</p>
<p>Hangi coğrafya veya ülke olursa olsun sokak aralarının izbelikleri, kamu malına zarar veren şiddet eylemleri ve kanunsuz gösteriler meşru hak arama aracı olmamalı ve kesinlikle de tasvip edilmemelidir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>İsveç’in NATO’ya dahil olma süreci oldukça karmaşık ve gelgitlidir.</p>
<p>Bu ülkenin üyelik durumu önce 6 Temmuz 2023 tarihinde Türkiye, İsveç ve Finlandiya Dışişleri Bakanlarının katılacağı ve Brüksel’de yapılacak bir toplantıda görüşülecektir.</p>
<p>Ardından 11-12 Temmuz 2023 tarihlerinde Litvanya’nın başkentinde toplanacak NATO Zirvesinde değerlendirilecektir.</p>
<p>İsveç hükümetinin, terörle mücadele yasasında yaptığı değişiklik 1 Haziran 2023 tarihinde yürürlüğe girmesine rağmen, Türkiye’nin iadesini talep ettiği PKK’lı ve FETÖ’cü hainler henüz teslim edilmemiştir.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına izin verilmesi de bir başka skandal olarak karşımızdadır.</p>
<p>Litvanya Zirvesi’nde, NATO’nun Soğuk Savaş’tan buyana hazırladığı en kapsamlı bölgesel savunma planı da ele alınacaktır.</p>
<p>Türkiye’nin bu planla ilgili hazırlanan haritalardaki bazı coğrafi tanım ve konumlar çerçevesinde itirazları vardır ve haklılığımız barizdir.</p>
<p>Ülkemizin İsveç hakkında vereceği kararın milli çıkar ve haklarımızla örtüşeceğinden emin olmakla birlikte; samimi, ikna edici söz ve adımlara karşı hükümetin alacağı pozisyonun yanında olacağımızın şüphesiz güvencesini şimdiden paylaşıyorum.</p>
<p>Şu hususu da ifadeye mecburum ki, Türk milleti İsveç’in şu hal ve görünümüyle NATO’ya girişine sıcak ve sempatik bakmamaktadır.</p>
<p>Geçen hafta Avrupa Konseyi Parlamenter Meclis’inde Türkiye aleyhine kabul edilen çirkin ve FETÖ güzellemesi yapan rapor ise hükümsüzdür, hayasızdır, bizim nazarımızda da yok hükmündedir.</p>
<p>Konuşmama son vermeden, memur ve emeklilerimize yapılacak iyileştirme ve zamları sonuna kadar destekleyeceğiz, TBMM’de üzerimize düşen görevi de harfiyen yerine getireceğiz.</p>
<p>Ayrıca 3’ncü Avrupa Oyunlarında çok sayıda madalya kazanan ve milletimizi sevince boğan milli sporcularımızı tek tek kutluyor, hepsinin tertemiz alınlarından öpüyorum.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle, siz değerli milletvekili arkadaşlarımı hürmet ve muhabbetle selamlıyor, Genel Kurul çalışmalarınızda başarılar diliyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/07/04/bahceli-gundemi-degerlendirdi-onemli-mesajlar-verdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri TBMM Parti Grubunda Konuştu</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 12:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri TBMM'de konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8272</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi. Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, “Köylülerimizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi.<br />
Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, <strong>“Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.”</strong> Sözleri dikkat çekti.<br />
Önümüzdeki yıl yapılacak mahalli seçimlere dikkat çekerek, şimdiden çalışmalara başlanmasını isteyen Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;<br />
“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,<br />
Saygıdeğer Misafirler,<br />
Basınımızın Değerli Temsilcileri,<br />
<strong>   Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28’nci Yasama Döneminin 1’nci Yasama Yılının ilk grup toplantısının hemen başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.   </strong><strong>Bizleri, alnı açık, başı dik ve müsterih bir vicdan eşliğinde kavuşturan Rabbim’e sonsuz şükrediyorum.</strong><br />
14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimi sonucunda milli iradenin teveccühüne mazhar olarak milletvekili seçilen siz değerli arkadaşlarımı ayrı ayrı kutluyor, milletimizin kalpgahı, demokrasinin ana karargâhı Gazi Meclisimize hoş geldiniz diyorum.<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu yeni yasama döneminin milletimize, ülkemize, siyasi partilerimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum.<br />
Bu çatı altında yapacağımız çalışmaların nice güzel, görkemli ve göğüs kabartan reformlara ve yasal düzenlemelere kapı aralamasını, Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde de milli birlik ve kardeşliğimizi çok daha güçlendirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.<br />
Üstlendiğiniz tarihi ve milli sorumluluğun hakkını vereceğinize inanıyor, hepinize güveniyorum.<br />
<strong>  Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize bu vesileyle en halisane selamlarımı iletiyorum.</strong><br />
Bildiğiniz gibi, 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçiminin kesin sonucu 30 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında ilan edilmiştir.<br />
Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’nün amir hükümleri çerçevesinde, Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilanını takip eden üçüncü gün olan 2 Haziran’da TBMM çağrısız toplanmış ve antiçme töreni yapılmıştır.<br />
TBMM üyeleri olarak millet hizmetine başlarken namus ve şeref gibi değerler üzerine ettiğimiz yemin kuşkusuz paha biçilemez niteliktedir ve hepimiz adına bağlayıcıdır.<br />
Ancak bu yemini daha da önemli ve öncelikli hale getiren husus ise taşıdığımız vekâlet görevine müteselsilen göstereceğimiz samimiyet ve sadakattir.<br />
Tam tersi davranışlar bu yeminin sembolik bir seremoniye dönüşmesini sağlayacaktır.<br />
Temennim odur ki, müspet ve müstesna mesajlarla açılmış olan Meclis’in, milletvekili antiçme metnindeki ulvi sözlerin gerçek anlamları ile temsil edilen bir yer olmasıdır.<br />
Siz değerli arkadaşlarım başta olmak üzere, bütün milletvekillerimizin ettikleri yemine bihakkın bağlı ve sadık kalmalarını ümit ediyor, bunu hassaten bekliyor ve diliyorum.<br />
3 Haziran 2023 tarihinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın antiçme töreni gerçekleşmiş, aynı günün akşamında Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin açıklanmasıyla birlikte seçimli demokratik süreç noktalanmıştır.<br />
28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.<br />
Bu tablo aynı zamanda kökleşen siyasi istikrarın somut bir yansımasıdır.<br />
Türkiye siyasi kriz yıllarını geride bırakmıştır.<br />
Dipsiz anlaşmazlıklar, sert gerilimler ve gergin bekleyişler raf ömrünü doldurmuştur.<br />
Kurulamayan, kurulsa bile yürümeyen, yürüse de tavı, tavrı ve takati tartışmalı olan koalisyon hükümetlerinden ne iz ne de eser kalmıştır.<br />
Bu yüzden Parlamenter Sisteme geri dönme hayalleri suya düşmüş, milletimiz bu siyasi hedef sahiplerine itibar etmemiştir.<br />
14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerini aynı zamanda referandum olarak gören ve gösteren partiler tarihin yanlış yerinde konuşlanmışlar ve kaybetmişlerdir.<br />
Milletimiz iki seçimde de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni teyit ve tescil etmiş, parlak geleceğini bu sistemsel mimaride gördüğünü iyice netleştirmiştir.<br />
Türkiye’mizin önü açılmakla kalmamış, yönetim hayatımızdaki denge ve düzen kurumsallaşmıştır.<br />
Bir rejim içinde teşekkül eden siyasi iktidar yapısı meşruluğunu doğrudan doğruya inançlardan ve tecelli eden iradeden almaktadır.<br />
<strong>Toplumun büyük çoğunluğunun inançlarına uygun olan iktidar ve yönetim sistemi hem hukuki hem de meşrudur.</strong><br />
Türk milleti Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında tecessüm eden Kabine’ye ve bu Kabine’nin içinde doğduğu yönetim sistemine inanmış ve onay vermiştir.<br />
Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geride kalan iki seçimden de güçlenerek çıkmıştır.<br />
İnsanların davranış kalıplarını özgeçmişlerine, milletlerinkini de tarihlerine bakarak açıklamak klasik bir metottur.<br />
Geldiğimiz bu aşamada Cumhur ile Cumhuriyet’in kucaklaşması, devlet ile milletin kaynaşması, insanla toplumun bütünleşmesi, geçmişle geleceğin eklemlenmesi yeni yönetim sistemiyle daha da pekişmiştir.<br />
<strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin munzam ve muntazam avantajları siyaset ve demokrasi kültürümüze bahar havası getirmiştir</strong>.<br />
Yeni sistemde hükümet bizzat millettir, millet de hür ve egemendir.<br />
Parlamenter Sistem’in arıza çıkaran, su kaynatan, sorun üreten, huzur ve istikrara pranga vuran, dahası mutabakat yerine kronik münakaşaları kesintisiz tırmandıran mahsurları hepten giderilmiş, Türkiye’miz deyim yerindeyse ayak bağlarından tümüyle kurtulmuştur.<br />
Türk demokrasisi tarih, kültür ve sosyolojik kodlarımıza muvafık yönetim reformuyla daha da olgunlaşmış, bir üst lige sıçramıştır.<br />
Çok açıktır ki, bu başarı Türk milletinin kutlu iradesiyle tezahür etmiştir.<br />
Pek çok engele ve engellemeye rağmen aşı tutmuş, maksat hâsıl olmuştur.<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin şayet tahkim, takviye ve tadil edilmesi gereken yanları varsa, bu durum bir ihtiyaç halini alırsa gereğini yapmak elbette görevlerimiz arasında yerini alacaktır.<br />
Ülkemiz 3 Haziran 2023 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci dönemine resmen geçiş sağlamıştır.<br />
Bu geçiş süreci huzur, barış, sükûnet ve güvenlik içinde temin edilmiştir.<br />
Önümüzdeki dönem, Türk ve Türkiye Yüzyılı Hedefine ulaşma dönemidir.<br />
Önümüzdeki dönem, Lider Ülke Türkiye idealinin tıpkı bir cemre gibi önce milli yüreklere, ardından da bölge ve dünya geneline düşme dönemidir.<br />
“Devlet ve Milletiyle, Hep Birlikte ve Her Şeyden Önce Türkiye” kararlılığıyla her türlü gailenin, her türlü garabetin, çözümü gayrimümkün gibi duran her türlü gayrimuayyen meselenin üstesinden gelecek cesaret, hamiyet, dirayet ve metanet milletimizde çok şükür ziyadesiyle vardır ve ortadadır.<br />
Milletin sözü üstüne söz, iradesi üstünde bir irade olamayacaktır.<br />
Zira egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.<br />
Türk milleti 14 Mayıs’ta da, 28 Mayıs’ta da dosta güven, düşmana korku salmıştır.<br />
Türkiye’nin aleyhine hesap yapanları, proje yazanları, fırsat kollayanları şaşkına ve bağlantı ipi kopmuş şamandıraya çevirmiştir.<br />
Küresel mihrakların arkasına saklanıp istismar ve ihanet masasına oturanlar yanılmış, yabancılaşmış, yanlışa ve yalana gömülmüş, aynı şekilde yıkılmış viraneye dönüşmüştür.<br />
Terör örgütleriyle yol yürüyenler, zalimlerin gizli ajandasına hizmetkârlık yapanlar akıntıya karşı devamlı kürek çekmiş, ne var ki sandığın dibini boylamaktan kurtulamamışlardır.<br />
Türk milleti kaderine, geleceğine, tarihi haklarına ve muhteşem varlığına sahip çıkma basiret ve başarısını hür iradesiyle, haysiyetli tercihiyle göstermesini bilmiş, zilletin defterini dürmüştür.<br />
Değerli Arkadaşlarım,<br />
Konuşmamın bu aşamasında bilhassa 14 Mayıs öncesi partimize karşı yapılan sistematik tahriklerle, husumet tonu bir hayli fazla olan azgınlaşmış kara kampanyalara kuşkusuz temas etmek ve huzurlarınızda tarihe not düşmek mecburiyetindeyim.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi toplamda 5 milyon 484 bin 820 oy sayısı ve yüzde 10,07 oy oranıyla şeytani planları alt üst etmiş, şiddetli iftiraları boşa çıkarmış, şirret saldırı dalgasını kırıp atmıştır.<br />
<strong>Partimiz 50 milletvekiliyle Türk siyasetinin kilit ve stratejik aktörü haline gelmiştir. </strong><strong>Elde ettiğimiz bu sonuç başarıdır ve saygındır.</strong><br />
14 Mayıs Milletvekili Genel Seçimini bütün boyutlarıyla analiz edip incelemek, milletvekili çıkaramadığımız seçim çevreleri başta olmak üzere, çok daha fazla milletvekili sayısına ve siyasi desteğe ulaşmak için neleri yapmamız gerektiğini değerlendirmek ve bunun üzerine kafa yormak elbette bir ihtiyaçtır.<br />
Bunu da yapıyor ve lazım gelen tedbirleri almak için çalışıyoruz.<br />
Hiç şüpheniz olmasın ki, yerimizde sayamayız, olduğumuzla yetinemeyiz, bu bize yeter diyemeyiz.<br />
Her zaman ve her şart altında daha fazlasına talip olmalıyız ve bunun için de insanüstü bir emek harcamalıyız.<br />
14 Mayıs 2023 seçimleri öncesi elimizden gelen her türlü gayreti heyecan içinde gösterdik.<br />
Başarıya inandık, milletimize itimat ettik.<br />
4 Eylül 2021 tarihinden itibaren adım adım 2023’e hazırlandık.<br />
Türk milleti hamd olsun bizleri mahcup etmedi, yeminli Türkiye düşmanlarını güldürmedi.<br />
Dünya siyasetinde bu kadar komploya, bu kadar suçlamaya, bu kadar kötülemeye ve bu kadar haksızlığa maruz kalıp da ayakta durabilen, oyun içinde oyun kuranları hallaç pamuğu gibi fırlatıp atan ikinci bir partiden asla bahsedilemeyecektir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi bu vasfıyla nadide bir siyaset ekolüdür.<br />
Üç hilal Türk siyasetinin yükselen markası, milli gönüllerde yer tutmuş ecdat yadigârıdır.<br />
Türk milliyetçileri, kritik bir dönemde üslendikleri görevin idraki içinde, mazisi yüzyıllara sari milliyetçilik fikriyatını, Milliyetçi Hareket’in 54 yıllık şerefli birikimini heba etmeyecek bir siyasi akla, şuura, öz disipline ve yeterli tecrübeye sahiptir.<br />
Tarihi bir davanın bugünkü temsilcileri olarak, taşıdığımız kutsal emaneti en güzel, en güvenli, en gelişmiş şekilde koruyup gelecek nesillere teslim etmek de her birimizin gayesi ve gayreti olmalıdır.<br />
Bugünü yaşarken yarınları ihmal edemeyiz.<br />
Yarına odaklanmışken geçmişi inkâr edemeyiz.<br />
Zamanı bir bütün halinde kavrayıp Türk milliyetçiliğinin hükmü şahsiyetiyle duruşumuzu, durduğumuz siyasi, ahlaki ve düşünce zeminini bir yanda güçlendirmek diğer yanda da güvenceye kavuşturmak durumundayız.<br />
Milliyetçiliğin esen rüzgarından istifade kurnazlığıyla delik deşik olmuş yelkenlerini şişirme çabasında olan bazı fırsatçıların, kimlik ve kişilik sancısı çeken bir kısım siyaset korsanının ufkumuzu perdelemesine de müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz.<br />
Fikir namusuna, feragat bilincine, fedakarlık künhüne sahip olmayanların siyasi ahlaktan bahsetmesi, milliyetçiliği pazarlama yarışına heves etmesi tuhaf bir çelişki, tufeyli bir çarpıklıktır.<br />
Çelişkide bocalayanların yanlışı savunacak gerekçeyi keyfi olarak imal etmeleri zaman zaman tesadüf edilen bir hastalık tipidir.<br />
Türk milliyetçiliğinin entelektüel sermayesini talan ve yağma peşine düşenler unutmayınız ki, çuvallamaya, çil yavrusu gibi dağılmaya mahkum ve müstahaktır.<br />
Bir işletme; tedarikçiler, pazarlar, müşteriler, rakipler başta olmak üzere, dışarıdan içeriye doğru tanımlanmaktadır.<br />
Siyaset ve fikir bünyesinin tanımı ise içeriden dışarıya doğru olacak, yani merkezden çevre istikametine yayılacak, sonra çevreden merkeze doğru da milletin arzu ve amaçlarıyla birleşip olgunlaşarak karar haline gelecektir.<br />
Merhum Ziya Gökalp’in dediği de budur.<br />
Siyaset, sırf oturulacak koltuk, kazanılacak paye, ulaşılacak makam arayışı değildir.<br />
Siyaset, şöhret ve servet ikmali için bir fırsat şantiyesi, bir çıkar santrali hiç değildir.<br />
Siyaset akıl, ahlak, inanç ve fikir hazinesine erişmiş olanlar için anlamlı, değerli, kalıcı, sürekli bir eylem ve erdem sahasıdır.<br />
Çete mantığıyla, çelişkiler manzumesiyle, çekiçle örs arasına sıkışmış biçarelikle siyaset yapılamaz, bununla mündemiç insan onuru sahiplenilemez, millet ve devlet bekası savunulamaz.<br />
Tarlası sırtında dolaşanlar, yağmur yağsa da ıslanmayanlar, tipi vursa da etkilemeyenler için siyaset ve fikir mücadelesi diye bir şey yoktur ve olmayacaktır.<br />
Bu kategoride olanlar sadece aymaz, sadece gafil, sadece çıkarcı değil, aynı zamanda yüreksizdir.<br />
<strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin yüreksizlerle, yükte hafif pahada ağır menfaatlerinin kölesi olmuş siyasi devşirmelerle ne bugün ne de gelecek de işi ve ilgisi olmayacaktır.</strong><br />
Bir zamanlar hasbelkader aramızda bulunup tefrika ve tezvirat imalatından başka bir şeye yaramayanların davamız üstünden at pazarlığı ve siyaset cambazlığı yapmaya cüret etmeleri öncelikle kendi acziyetleri ve çürümeleridir.<br />
Bizim çürüklerle yolumuz da yönümüz de ayrıdır, Yunus’un dediği gibi, “Her dem taze doğa¬rız, bizden kim usanası.”<br />
Zalim projelerin arasından sıyrılarak, çok zor şartlar altında gerçekleştirdiğimiz bir mücadele neticesinde bugün Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilmeye devam etmektedir.<br />
Verdiğimiz mücadelenin büyüklüğünü anlamak için tahammül ettiğimiz, sabır gösterdiğimiz, la havle deyip dayandığımız zorluklara bakılması yeterli olacaktır.<br />
Küresel emperyalizmin Türkiye’miz üzerindeki melanet emellerine uygun olarak MHP’siz siyaset arayışlarının dayatıldığı muhasım bir siyaset mühendisliğini Türk milleti elinin tersiyle itmiş ve reddetmiştir.<br />
Cumhur İttifakı’nın teklemesi, Cumhurbaşkanımızın tökezlemesi, Türkiye’nin tefessüh etmesi için her iğrenç ve ilkel yola müracaat edilmiştir.<br />
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri küresel siyasetin ana gündem konusu olmuştur.<br />
Zillet ve zulmün hakimiyeti için neredeyse ayinler yapılmıştır.<br />
Ülkemizin kaynaklarında gözü olan uluslararası sermayenin, vatanımızda hesabı olan küresel mihrakların, muazzam etki ve propaganda gücüne sahip odakların ve yerli işbirlikçilerinin, iç ve dış karanlık medya gücünün baskı ve dayatmaları Allah’a şükürler olsun ki birer birer aşılmıştır.<br />
Cumhur varlığını korumuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümü demokrasiyle taçlanmış ve aydınlanmıştır.<br />
Nitekim Cumhur İttifakı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üstünlüğü gene kazanmış, muktedir siyasi yapısını hamd olsun muhafaza etmiştir.<br />
Türkiye’nin istikrarlı gelişim ve ilerleyişine milletimiz omuz vermiştir.<br />
Bizlere güvenen, bizlere inanan, yüzümüzü kara çıkarmayıp muhannete muhtaç etmeyen aziz vatandaşlarımıza, dava ve gönül insanlarımıza, bütün teşkilat mensuplarımıza, seçilsin veya seçilmesin her milletvekili adayımıza içtenlikle teşekkür ediyorum.<br />
Birlikte çok daha güçlü olduğumuzu özellikle hatırlatmayı bir vazife addediyorum.<br />
Kurt dondurucu kışı geçirmiş, fırtınalara direnmiş, velakin yediği ayazı da hiç unutmamış, unutmayacaktır.<br />
Baharı getireceğiz diyenlerin şimdi damı karla kaplanmış, ne Pensilvanya’da ne de Kandil’de güneş açmıştır.<br />
Direne direne kazanacağız diyenlerin ocağına incir ağacı dikilmiş, zillet cephesi süngü düşürmüştür.<br />
Birleşe birleşe kazanacağız diyenler, dağıla dağıla sağa sola savrulup gitmiş, CHP’ye yuva yapan siyasetin guguk kuşları seçimlerin hemen ardından taşıyıcı bedenlerine sırt dönmüştür.<br />
Cumhur İttifakı’nın başarısını Pirus Zaferi metaforuyla gölgelemeye çalışanlar da çizgili pijamalarını giyip Türkiye’nin yükselişini tırnaklarını yiyerek izlemeye başlamışlardır.<br />
İlk kez seçilerek 28’nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev alan 18 milletvekilimizin yanında tüm milletvekillerimize, aynı zamanda diğer partilerin milletvekillerine ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne başarılar diliyorum.<br />
Milletimizden aldığımız destekle haşin, hain ve habis bir kuşatmayı yardık.<br />
Boyalı medyanın kirli manşetlerini yendik.<br />
Gayri ahlaki algı operasyonlarını geçtik.<br />
Kiralık anket şirketlerinin kuyruklu yalanlarını ezip çiğnedik.<br />
Tuzak kurdular, bozduk.<br />
Çöktü dediler, dimdik doğrulduk.<br />
Oyumuzu yüzde 2-3 gösterdiler; hiç aldırmadık, hiç de oralı olmadık.<br />
Baraja takılacağımızı söylediler, coşkun ırmaklar gibi taştık, yangın yerinde gül olup açtık, karanlık gecede hilal olup parladık.<br />
Bitti dediler, yeni ve yeniden güç devşirerek koşmaya başladık.<br />
Onlar bizi tanımıyor, fakat biz menfur ve melun niyet sahiplerinin alınlarına yapışmış etiket fiyatlarında kaç kuruş yazdığını, bunların ne kadar ucuzlaştığını gayet iyi biliyoruz.<br />
Onlar bizi görmezden geliyor, fakat biz alayını birden görüyor, yaklaşan hesap gününü dört gözle bekliyoruz.<br />
Varsın biraz daha oyalansınlar, varsın biraz daha avunup kendilerini kandırsınlar.<br />
İnanıyorum ki, Türk milletinin kudretini eninde sonunda görecekler.<br />
Milletimiz var olduğu müddetçe bırakınız dalımızın kırılıp kökümüzün kuruma imkansızlığını, yaprağımız dahi kımıldamayacaktır.<br />
Bu gerçeği anlayacak ve kavrayacak feraseti olmayanların bizimle boy ölçüşmesi, kedinin aynanın karşısına geçip kendisini aslan görmesi kadar ucube bir halin aynısıyla özetidir.<br />
MHP’siz Meclis düşü kuranların hepsi birden, Türk’süz millet özlemi çeken alçaklar güruhudur.<br />
Çetin saldırılar bize sökmez, çünkü himaye edenimiz Allah’tır.<br />
Hıyanetin fermanı bize geçmez, çünkü imanımız mukavemet ve mücadelemizin dayanağı ve sancağıdır.<br />
Fitne ve dedikodular önümüzü kesemez, çünkü sırtımızı dayadığımız güç mensubiyetiyle övündüğümüz Türk milletidir.<br />
Yaparız, başarırız, kazanırız, huzur deriz, barış deriz, kardeşlik deriz, millet deriz; halkın, hakkın ve hakikatin çizgisinden de asla taviz vermeyiz.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Dramatik ve köklü bir ekonomik değişim çağındayız.<br />
Bunun yanında siyasi ve sosyal olayların sofistike yapısıyla karşı karşıyayız.<br />
Dünyanın eski dünya olmadığının da farkındayız.<br />
Amerikan İç Savaşı’yla başlayan toplu savaşlar ve sarsıntılar dönemi İkinci Dünya Savaşı’yla zirveye çıkmış ve ardından da galip ülkelerin hakimiyet sahalarını belirlemesiyle düğümlenmişti.<br />
Müteakiben uzun yıllar devam eden iki kutuplu dünya düzeni vasat bulmuş, Sovyetler Birliği’nin çözülmesi ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dünya tek kutuplu bir aşamaya geçmişti.<br />
Artık dünyanın tek kutuptan ibaret olmadığı, farklı coğrafyalarda kutup başı ülkelerin serpilip sivrildiği, salkım ve yonca tipi ittifakların yeşerdiği nevzuhur bir insanlık döneminin içindeyiz.<br />
Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Genelkurmay Başkanı da bu gerçeği ikrar ve ifade etmiştir.<br />
Kabil’den Bağdat’a, Şam’dan Beyrut’a, Hartum’dan Trablus’a, Sana’dan Manila’ya, Bombay’dan Keşmir’e, Karaçi’den Kaşgar’a, Kırım’dan Kıbrıs’a, Kiev’den Priştine’ye varıncaya kadar çevremizde kargaşa, kutuplaşma, kriz ve çatışma iklimi egemendir.<br />
İkinci Dünya Savaşı sonrası tesis edilen küresel nizam ve silah zoruyla dayatılan kurallar hiyerarşisi sorgulandıkça huzursuzluğun çapı ve çeperi genişleyip yönetilemez gerilimler artış kaydetmektedir.<br />
Ukrayna’nın Üçüncü Dünya Savaşı’nın test sahası olduğu iddiaları son zamanlarda etkinlik kazanmıştır.<br />
Yüksek hassasiyetli silahlar, hipersonik füzeler, özel operasyonel kuvvetler, robotik sistemler, insansız kara, deniz ve hava araçları ya kalıcı bir barış kuşağının kurulmasına hizmet edecek ya da korkunç bir sonu hazırlayacaklardır.<br />
Aslında insanlık bıçak sırtı bir durumdadır.<br />
Mızrağın çuvala sığmadığı da aşikardır.<br />
Küresel ekonomideki patinajlar siyasi ve sosyal bünyede derin çatlaklara neden olmaktadır.<br />
Londra’dan Paris’e, Berlin’den Madrid’e, Roma’dan Atina’ya, Brüksel’den Sofya’ya kadar AB ülkeleri rahat değildir.<br />
19 üyeli Euro Bölgesi’nin teknik anlamda ekonomik resesyona girmesi alarm zillerinin sesini daha da arttırmıştır.<br />
ABD ve AB’de faizlerin tırmanışı enflasyona kalıcı çözüm getirememiştir.<br />
İşsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, terör, siyasi istikrarsızlık, ekonomik belirsizlik, etnik ve mezhep temelli cepheleşmeler insanlığın başında ince bir ipe bağlanmış keskin kılıç gibi sallanmaktadır.<br />
Hukukun gücü değil, güçlünün hukuku maalesef kıtaları dolaşmaktadır.<br />
Mazlumlar ızdırap içindedir, zalimlerin gözü ve kursağı da doymak bilmemektedir.<br />
Göç konusu hala insanlığın üstesinden gelemediği ana sorunlarından birisi olarak malumumuz ve muhatap olduğumuz bir sancıdır.<br />
Türkiye, böylesi bir alacakaranlık dünya panoraması karşısında önümüzdeki yüzyıla damga vurmanın hedefindedir.<br />
Bu hedef heyecan vericidir, elbette hep birlikte ve herkes eşittir Türkiye anlayışıyla yüzyılın vizyonuna ulaşılacaktır.<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta ifade ettiği “iç cepheyi” diri ve zinde tutmak hepimizin görevidir.<br />
Gerçekten asıl olan iç cephedir.<br />
Bu cephe aziz Atatürk’ün vurguladığı üzere, bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir.<br />
Artık seçim gündemi geride kalmıştır.<br />
Söylenen söylenmiş, herkes eteğindeki taşı dökmüştür.<br />
Sonuçta millet seçimini yapmış, kararını belgelemiş, önümüzdeki beş yıllık süre zarfında siyasi yetkiyi Cumhur İttifakı’yla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş, takdir hakkını bu yönde kullanmıştır.<br />
Meydanların sıcaklığını siyasetin uzlaşma ve diyalog masasına taşımamak lazımdır.<br />
Elbette biz ne demişsek arkasındayız, her sözümüzün de yanındayız.<br />
Ancak Türkiye’nin meselelerini konuşarak, kafa kafaya vererek, ahlaki ve milli ölçekte buluşarak çözebiliriz.<br />
Siyaseti kör dövüşüne çevirmekten uzaklaşmalıyız.<br />
Milletimiz bizden hizmet beklemektedir.<br />
Bundan sonra kenetlenmeyi ve kucaklaşmayı her sahada, her aşamada sağlamalıyız.<br />
Türk milleti tek ses, tek bilek ve tek yürek olduktan, Türkiye bütün güzellikleriyle ve değerleriyle tek nefes haline geldikten sonra zulmün feriştahı, zilletin ağa babası, düşmanın kıralı gelse göreceği yalnızca hezimet ve hüsrandır.<br />
İnanıyorum ki, uyanan ve ayaklanan devin tekrar uyuşup uyuklamasına hiçbir vicdan sahibi insanımız tamam demeyecek, yanlışa taraf olmayacaktır.<br />
Türkiye; ekonomisiyle, siyasetiyle, diplomasisiyle, milli birlik ve kardeşlik ruhuyla, tarihi ve kültürel müktesebatıyla, kavga yerine kucaklaşmayı öne alan sarsılmaz iradesiyle önümüzdeki yüzyılı lehine çevirebilecektir.<br />
Dileğim muhalefet partilerinin girdikleri tünelden, düştükleri türbülanstan bir an evvel çıkmaları, milli ve ahlaki siyaset ilkelerini gecikmeksizin benimsemeleridir.<br />
Maalesef ülkemizin öncelikli sorun alanlarından birisi fikirsiz, temelsiz, kimliksiz, istikametsiz, hedefsiz, heyecansız, milli ve manevi değerlere hazımsız muhalefet anlayışıdır.<br />
Bu anlayış demokrasimiz için de bir kambur ve külfettir.<br />
Muhalefet partilerinin kaynayan kazanı kapak tutmasa da, bu bizim meselemiz değildir.<br />
Birbirlerini yiyip tüketmeden orta yolu bulmaları tavsiyemdir.<br />
Kulislerin ateşlenmesi, lobilerin iştahlanması onların iç sorunudur.<br />
Üzüntümüz CHP Genel Başkanı’nın hala milletimizin mesajını algılayamamış, hala anlam verememiş olmasıdır.<br />
Bir televizyon kanalında, “kazanamadık, ama ağır bir yenilgi de almadık” sözleri, köylülerimizi ve TRT’yi suçlayan ve hakir gören tarihi hatası şuur kaybının yanı sıra hala şoku atlamadığına delildir.<br />
Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.<br />
Bu ayıplı sözler milletimizi derinden yaralamış, aynı şekilde CHP’ye oy veren vatandaşlarımızı da şaşırtmıştır.<br />
Anadolu’nun kavruk yüzlü, nasır tutmuş elli, tarlasında ve ağırında nafakasının mücadelesinde olan şerefli insanlarımızı anlamadan, haklarını teslim etmeden, onların gönüllerine girmeden yapılacak hiçbir mücadeleden sonuç alınamaz.<br />
Sayın Kılıçdaroğlu’nu defalarca uyardım:<br />
“Güvenme dostuna, saman doldurur postuna” dedim.<br />
CHP’nin üzerinden 40’a yakın milletvekilini kapan doğruca kendi evine gitti.<br />
CHP’nin önünden rastlantıyla geçene Cumhurbaşkanı yardımcılığı vaat edildi.<br />
Bakınız daha birkaç gün önce Ankara’yı sel götürdü, mazgallar tıkandı, araçlar sular altında kaldı, vatandaşlarımız mağdur oldu, her yer göle dönüştü, ama CHP’li Belediye Başkanı il il, meydan meydan dolaşarak asıl görevini unutmuş, şehrin yüzüstü bırakmıştı.<br />
Emanete tıpkı İstanbul Belediye Başkanı gibi ihanet etmişti.<br />
Ankara’ya çivi çakılmadı, belediye hizmetleri uzun zamandır askıya alındı.<br />
14 Mayıs akşamı bu iki belediye başkanı beşinci sınıf bir çadır tiyatrosunda gösteriye çıkarak kazandık diyorlardı, ama sorumluluğunu taşıdıkları kentlerine kaybettirdiklerini çok geçmeden herkes görüp anlamış oldu.<br />
Dolduruşa geldiler, itibar ve inandırıcılıklarını spot piyasaya düşürdüler.<br />
Nefsine söz geçiremeyenden siyasetçi olmayacağı gibi adam da olamayacaktır.<br />
Yine Kılıçdaroğlu’nu Hz.Mevlana’nın sözüyle uyardım ve dedim ki:<br />
“Kiminle gezdiğinize, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin; çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.”<br />
Sayın Kılıçdaroğlu ve diğer ortaklarının milletin çağrısına kulak verip, en azından yeni bir anayasa konusunda olumlu ve yapıcı yaklaşmaları önümüzdeki en belirgin samimiyet testidir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’mize geniş katılımlı, kapsayıcı, demokratik nitelikli, milletimizin özlemlerini yansıtan, devlet ve millet dengesini titizlikle kuran bir anayasa kazandırabilmek için elini taşın altına koymaya hazırdır.<br />
Bu kapsamda Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde 100 maddelik Anayasa teklif metnimiz de çoktan hazırlanmıştır.<br />
Yeni yüzyılda, 100 il, 1000 ilçeden müteşekkil idari yapısıyla gücüne güç katmış bir Türkiye’yi inşa ve ihya etmemiz mümkündür.<br />
18 Mart 2021 tarihinde gerçekleşen 13’üncü Olağan Büyük Kurultayımızda milletimle paylaştığım beş stratejik hedeften birisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, daha yerinde bir ifadeyle, Türk Tipi Başkanlık Modeli’ne sahip çıkmak, ilke, kural ve kurumlarıyla yaşamasına hizmet etmektir.<br />
Bir başka stratejik hedef olarak da; sivil, geniş katılımlı, herkesi kapsayan, yeni yönetim sisteminin ruhuna ve dokusuna müzahir yeni bir anayasa hazırlığını göstermiştim.<br />
Demiştim ki, “Milliyetçi Hareket Partisi bu kapsamda gerekli çalışmalarını sürdürmektedir ve önümüzdeki birkaç ay içinde hazırlıklarımız Allah’ın izniyle tamamlanacaktır.”<br />
Milliyetçi Hareket Partisi yeni anayasa konusunda sık sık dile getirdiği çalışmalarını Allah’a şükürler olsun ki 4 Mayıs 2021 tarihinde bitirmiş ve metin yazımı sonuçlanmıştır.<br />
“Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 Maddelik Yeni Anayasa” teklif metnimiz müzakere edilmek için hazırdır.<br />
Biz de laf yok icraat vardır.<br />
Dedik mi yaparız, yaptık mı mertçe sahiplenmesini biliriz.<br />
Temel görüşlerimizi merak edenlere tekrar hatırlatırım ki:<br />
Türkiye Cumhuriyeti adıyla, Türk milleti kimliğiyle beraberce yaşayabilmemizin tartışılmaz ilke ve esasları 29 Ekim 1923 tarihinde Atatürk ve kurucu kahramanlar tarafından belirlenmiştir.<br />
Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklal Marşı olduğu kaydedilmiş ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti, ülkesi, milleti ve egemenlik unsurlarıyla bir bütündür, aynı zamanda milli ve üniter bir devlettir.<br />
Türk milleti tarihi ve kültürel kökleri itibariyle ayrılık kabul etmeyen beşeri bir varlıktır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu Milli Mücadele’nin eseridir.<br />
Ay yıldızlı al bayrağımız bağımsızlığımızın, egemenliğimizin, birlik ve beraberliğimizin sembolüdür.<br />
İstiklal Marşımız, İstiklal Savaşımızın kahramanlık destanıdır ve o günlerin mukaddes bir hatırasıdır.<br />
Milli birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temeller “tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek vatan” ülküsüdür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi, bu kutlu değerleri ve kutsal emanetleri, göstereceği yüksek fedakârlık, kararlılık, milli şuur ve millet sevgisi ile korumaya sonuna kadar yeminlidir.<br />
Bunlar bizim hayat ve varlık kaynağımızdır.<br />
Bizim Anayasa hazırlığı ekseninde aradığımız uzlaşma ve diyalog zemini ancak milli ve manevi ilkelere saygı ve riayetle mümkündür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi’nin ayrılıkta, bölünmede, çözülmede, dağılmada mutabakat araması asla ve asla mümkün değildir.<br />
Beklentimiz ve ümidimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin milli duruş ve Anayasa hazırlığı için yaptığı sağduyu ve kucaklaşma çağrılarının bu ilkeler etrafında cevap bulmasıdır.<br />
Sözlerime son vermeden altını çizerek açıklamak isterim ki;<br />
Asgari ücretle geçinen kardeşlerimizin, emeklilerimizin, memurlarımızın ve toplumun her kesiminin döviz kurundaki dalgalanmalardan korunarak insanca yaşayacakları ücret ve maaş seviyelerine çıkarılmalarını destekliyor, üzerimize ne düşüyorsa yapacağımızın sözünü veriyorum.<br />
Ayrıca 11 Haziran 2023 tarihinde Pençe-Kilit Harekât Bölgesi’nde bölücü terör örgütü PKK’nın tuzakladığı el yapımı patlayıcıların infilak etmesiyle şehit düşen Uzman Çavuş Cem Ahmet Kaya ile Uzman Çavuş Halil Şahin evlatlarımıza ve tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum.<br />
Başımız sağ olsun, vatan sağ olsun, milletimiz sonsuza kadar var olsun.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Meclis çalışmalarında her birinize üstün başarılar temenni ediyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri, Ülkücü şehitler anıtını ziyaret etti</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/05/27/mhp-lideri-ulkucu-sehitler-anitini-ziyaret-etti/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/05/27/mhp-lideri-ulkucu-sehitler-anitini-ziyaret-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 May 2023 14:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[“Ülkücü Şehitleri Anma Günü”]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli Ülkücü şehitler anıtını ziyaret etti]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8262</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli Ülkücü Şehitleri Anma Günü” programı nedeniyle Ankara Kızılcahamam’da bulunan Ülkücü şehitler anıtını ziyaret etti ve şehitlerin isimleri yazılı olan anıta karanfiller bıraktı.      MHP lideri, ziyaret sonrası yaptığı konuşmada, “Milliyetçi Hareket Partisi gücünü mukaddesattan, inançlarından, ilkelerinden ve Türk milletinden almaktadır. Türkiye&#8217;nin ve Türk milletinin iyiliğine olmadığına inandığımız [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli <strong>Ülkücü Şehitleri Anma Günü</strong>” programı nedeniyle Ankara Kızılcahamam’da bulunan Ülkücü şehitler anıtını ziyaret etti ve şehitlerin isimleri yazılı olan anıta karanfiller bıraktı.</p>
<p><strong>     </strong>MHP lideri, ziyaret sonrası yaptığı konuşmada, “Milliyetçi Hareket Partisi gücünü mukaddesattan, inançlarından, ilkelerinden ve Türk milletinden almaktadır. Türkiye&#8217;nin ve Türk milletinin iyiliğine olmadığına inandığımız her hareket karşısında da aynen şehitlerimizin yaptığı gibi sonuna kadar durur ve mücadele ederiz.” Dedi.</p>
<p><strong> Konuşmasında, Ülkücü şehitlerin fani hayatın fazilet ve fedakarlık neferleri olduğunu belirten Bahçeli, Ülkücü şehitlerin hiçbir dünyevi menfaate, hiçbir çıkar hesabına, hiçbir bayağı ve basit hevese tamah ve tenezzül etmediklerini söyledi.</strong></p>
<p>“Milliyetçiliğin hor görüldüğü günlerden, şahlanacağı bugünlerin özlemini çeken şehitlerimizin anıları bizimledir, mücadeleleri namusumuza emanettir” diyen Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Aziz Dava Arkadaşlarım, </strong><strong>Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler, </strong><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Konuşmamın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Her Mayıs ayının 27’sinde Ülkücü Şehitler Anıtında toplanarak manevi bir görevi hasret dolu gönlümüzle ve huşu içinde yerine getiriyoruz.</p>
<p>Bu münasebetle ülkücü şehitlerimizi hürmetle, rahmetle, Fatihalarla birlikte; kutlu hatıralarını, haklı ve haysiyetli mücadelelerini tazimle yad ediyoruz.</p>
<p>Milliyetçi Ülkücü Hareket esasen şehit ve gazilerimizin göz nuru, gönül suru, göğüs kafesi, ezcümle Türk-İslam ruhunun ana gövdesidir.</p>
<p>Ülkücü şehitlerimizin her biri bayraktır, vatandır, istiklal ve istikbal muhafızıdır.</p>
<p>Duyuşuyla ve duruşuyla mümtaz bir şahsiyet olan merhum şairimiz Mithat Cemal Kuntay’ın seslenişiyle ifade edecek olursak; <strong><em>“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”</em></strong></p>
<p>Nitekim tarihin her döneminde damla damla dökülen şehit kanlarıyla üzerine bastığımız topraklar vatan, milletimiz de var olmuştur.</p>
<p>Ülkücü şehitlerimiz fani hayatın fazilet ve fedakârlık neferleriydi.</p>
<p>Hiçbir dünyevi menfaate, hiçbir çıkar hesabına, hiçbir bayağı ve basit hevese tamah ve tenezzül etmemişlerdi.</p>
<p>Çünkü onlar iliklerine kadar Türk-İslam ülküsüne inanmış gönül ve dava insanlarıydı.</p>
<p>Çünkü onlar sevdalarını pazarlık konusu yapmayı akıllarının ucuna dahi getirmeyen serdengeçti yüreklerdi.</p>
<p>İkbal hırsıyla değil istiklal heyecanıyla yanıp tutuşmuşlardı.</p>
<p>Onlar için dava sığınılacak değil inanılacak ve iradeyle savunulacak bir tarih, kültür, ecdad ve var oluş mirasıydı.</p>
<p>Fidanken toprağa düşenler cennette çınar olup kök saldılar.</p>
<p>Vatan ve millet sevgisinin bedelini canlarıyla ödediler.</p>
<p>Bilinmelidir ki, küçük insanların büyük davası olamaz.</p>
<p>Büyük davaların da küçülmüş, küçük meselelere gömülmüş mensuplarından bahsedilemez.</p>
<p>Sözde dün dava adamı olup da bugün eyyamcı ve entrikacı kesilenlerin ahlak ve aidiyet kanalları kuşkusuz tıkanmış, insaf, izan ve vicdan ölçüleri de bütünüyle tarumar olmuştur.</p>
<p>Gölgeli geçmişlerini servet, şöhret ve mevki emellerine devşirmek için sıraya girenler ne şehitlerimizi bilenler ne de davamızın şerefinden nasiplenen muhterislerdir.</p>
<p>Üç hilalin altında değer ve şahsiyet kazanıp hitamında palazlandıkları ilk anda yuvasını taşa tutanlar, ocağımızı söndürmek için potansiyel husumetlerini tıpkı bir volkan ağzı gibi dışarı vuranlar bizim nezdimizde ilelebet yok hükmündedir.</p>
<p>Sırf azgın ihtiraslarını tatmin etmek maksadıyla nefislerine teslim olanların şehitlerimizi anlaması, milletimize sevdayla bağlı kalması, Türklüğün bekasını layıkıyla özümseyip gereğini yapması akla mugayir bir beklentidir.</p>
<p>Ne ibret verici bir hakikattir ki, üç günlük dünyalarını beş kuruşa pazarlayanların itibarsızlıkları ömürleri boyunca kara bir leke gibi yakalarında asılı duracaktır.</p>
<p>Bir yanda terörle ittifak kurup diğer yanda milliyetçilik pozu verenlere; bir yanda eskide kalmış hüviyetlerini istismar edip diğer yanda zilletle sarmaş dolaş olanlara Mahkemeyi Kübra’da şehitlerimiz mutlaka hesap soracaktır.</p>
<p>Artık her şey netleşmiştir.</p>
<p>Gizli saklı hiçbir şey kalmamıştır.</p>
<p>Biz şehitlerimizin izindeyiz, gazilerimizin yanındayız, Türk-İslam medeniyetinin ve Türkiye’nin yıkılmaz kalesiyiz.</p>
<p>Sararmış ve kurumuş, aynı zamanda dalından kopmuş menfaatperestler zalimlerin, zillet siyasetinin dibindedir.</p>
<p>Bu tablo gerçek olduğu kadar hazindir.</p>
<p>Çakma milliyetçilerle, maskeli milliyetçilerle, Kandil Dağı’nı Tanrı Dağı’na reva gören mağara milliyetçileriyle, geçici milliyetçilerle, konjonktürel milliyetçilerle, vitrin süsü milliyetçilerle, vazo milliyetçileriyle, defolu milletseverlerle, milliyeti meçhul sipariş vatanperverlerle Türk milletinin işi olmaz, hiç kimse de maske takarak milletimizi aldatamaz.</p>
<p>Milliyetçiliğin hor görüldüğü günlerden, şahlanacağı bugünlerin özlemini çeken şehitlerimizin anıları bizimledir, mücadeleleri namusumuza emanettir.</p>
<p>Türklüğün boynu bükük duruşundan dev gibi doğrulacağı dönemlerin hayal ve hedefiyle yoğrulan kahramanlara asla mahcup olmamak yegane gayemizdir.</p>
<p>Ülkücü şehitlerimiz, milletimizi tok esirler, aç hürler ülkesinde yaşamaktan kurtarmak, yıkımın ve yozlaşmanın önünü kesmek için insanüstü bir adanmışlıkla zulme, zillete ve emperyalist senaryolara meydan okumuşlardı.</p>
<p>Gönüllerinde millet sevgisi, yüreklerinde Allah aşkı, şuurlarında tükenmeyen bir sevdanın içten içe çilesini çekmişlerdi.</p>
<p>Daha güçlü bir Türkiye,</p>
<p>Daha müreffeh bir millet,</p>
<p>Daha kudretli bir devlet amacıyla her zorluğa katlanmışlardı.</p>
<p>Onlar, al bayrağı namus bellediler, çıktılar yola.</p>
<p>Bir iken beş oldular, beş iken beşbin,</p>
<p>Çile çektiler, mücadele ettiler, şehit düştüler, geri durmadılar.</p>
<p>Yoruldular, dinlendiler, vuruldular, kahpe pusularla sınandılar, ama dönmediler.</p>
<p>Son nefeslerinde bile vatan sağ olsun dediler.</p>
<p>Katran dökülmüş gecelerde ayazları yendiler.</p>
<p>Düşmediler, tökezlemediler, yılmadılar, yıkılmadılar.</p>
<p>Bazen koştular.</p>
<p>Bazen güçleri tükendi koşar adım yürüdüler.</p>
<p>Bazen takat kalmadı yavaşça yürüdüler.</p>
<p>Mübarek şehadetleriyle Efendimize komşu oldular.</p>
<p>Tanı ağarmayan gecelerde, şafağı sökmeyen gündüzlerde,</p>
<p>Tükenmeyen bir mücadelenin içinde,</p>
<p>Bazen gönülleri incindi ama duraksamadılar.</p>
<p>Bazen gönül koydular ama tereddüt etmediler.</p>
<p>Bazen sevindiler, bazen üzüldüler,</p>
<p>Bazen gözyaşları sel, bazen coşkuları rüzgâr oldu.</p>
<p>Zaman oldu merhum Necip Fazıl’ın dediği gibi <strong>“sükut kadar kimsesiz”</strong> kaldılar, ama küsmediler, her zaman <strong>“çığlık kadar hür”</strong> kalmayı başardılar.</p>
<p>Şehitlerimiz tarih içinde tarih yazdılar.</p>
<p>Allah hepsinden razı olsun diyorum.</p>
<p>Mücadeleleri mücadelemizdir, emanetleri başımızın üstündedir.</p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Gün gelmiş, vatan için gözyaşı dökmüşlerin,</p>
<p>Gün gelmiş &#8220;vatan sağ olsun&#8221; diyerek gözyaşını yüreğine akıtmışların davasıdır <u>bizim davamız.</u></p>
<p>Türk milletinin varlığını, tarihi ve egemenlik hakları korumak amacıyla,</p>
<p>Azalmayan tuzaklara,</p>
<p>Bitmeyen oyunlara,</p>
<p>Sonu gelmeyen tahriklere direnişin adıdır <u>bizim davamız.</u></p>
<p>Hamd olsun Milliyetçi Hareket Partisi’nin hiç kimseye diyet borcu yoktur.</p>
<p>Başkaları gibi zihinlerimiz ipotekli, heyecanlarımız rehinde, yüreklerimiz mühürlü değildir.</p>
<p>Neye inanırsak onu söyleriz. Ne görürsek onu anlatırız.</p>
<p>Göründüğümüz gibi oluruz, olduğumuz gibi de görünürüz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi gücünü mukaddesattan, inançlarından, ilkelerinden ve Türk milletinden almaktadır.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ve Türk milletinin iyiliğine olmadığına inandığımız her hareket karşısında da aynen şehitlerimizin yaptığı gibi sonuna kadar durur ve mücadele ederiz.</p>
<p>Yeri gelir Yunus olur gönüllerle buluşuruz, yeri gelir Yavuz olur hainlerle uğraşırız.</p>
<p>Hiç şüphe yok ki, bizim mazimizin, Türk milletinin zorlu mücadele tarihinin tipik bir yansıması, ibret veren bir benzeri olduğunu hiç aklımızdan çıkarmayız.</p>
<p>Unutmayınız ki <u>bizim,</u></p>
<p>Kalbimizde Allah inancı,</p>
<p>Arkamızda şehitlerimizin hatırası,</p>
<p>Önümüzde milletimizin desteği,</p>
<p>Gönlümüzde emsalsiz vatan sevgisi,</p>
<p>Yanımızda da şerefli dava arkadaşlarımız vardır.</p>
<p>Bu nedenle;</p>
<p>Yılmayacağız,</p>
<p>Yıkılmayacağız,</p>
<p>Başaracağız.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılına mutlaka ulaşacağız.</p>
<p><strong><u>Sözlerime burada son verirken,</u></strong></p>
<p>Tarih boyunca Ötüken&#8217;den Malazgirt&#8217;e; Viyana Kapılarından Büyük Taarruz&#8217;a kadar Türk milletini yaşatmak uğruna hayatlarını feda eden kahraman ecdadımızı;</p>
<p>Başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere bütün ülkücü şehitlerimizi,</p>
<p>Bugünkü zaman diliminde, bölücü terör örgütüyle mücadele ederken şehadete ulaşan güvenlik güçlerimizi minnet, şükran ve hasretle anıyor, Cenab-ı Allah&#8217;tan hepsine rahmetler niyaz ediyorum.</p>
<p>Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p>Sağ olun, var olun diyorum.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/05/27/mhp-lideri-ulkucu-sehitler-anitini-ziyaret-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri Devlet Bahçeli; &#8220;O, inanmış ve davasına sevdalı bir yürekti.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/04/04/mhp-lideri-devlet-bahceli-o-inanmis-ve-davasina-sevdali-bir-yurekti/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/04/04/mhp-lideri-devlet-bahceli-o-inanmis-ve-davasina-sevdali-bir-yurekti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 08:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Alparslan Türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[Alparslan Türkeş'in vefat yıl dönümü]]></category>
		<category><![CDATA[Başbuğ Türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli Alparslan Türkeş’in Vefatı mesajı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8194</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alparslan Türkeş’in Vefatının 26. Yıl dönümü Münasebetiyle” yayımlanan mesajda, “Merhum Türkeş Bey tehlikeler karşısında sarsılmayan duruş, tehditler karşısında zaaf göstermeyen şuurdu.” Dedi. Alparslan Türkeş’in Milli ve manevi değerleri rehberi yaptığını, Türk siyasetini zamanlar üstü bir perspektiften, tarih ve kültür prizmasından kavramayı başardığına dikkat çeken Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı<strong> Devlet Bahçeli, </strong>Alparslan Türkeş’in Vefatının 26. Yıl dönümü Münasebetiyle<strong>” </strong>yayımlanan mesajda, “Merhum Türkeş Bey tehlikeler karşısında sarsılmayan duruş, tehditler karşısında zaaf göstermeyen şuurdu.” Dedi.</p>
<p><strong>Alparslan Türkeş’in Milli ve manevi değerleri rehberi yaptığını, Türk siyasetini zamanlar üstü bir perspektiften, tarih ve kültür prizmasından kavramayı başardığına</strong> dikkat çeken Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>“Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey, milletimizin takdir ve taltifine hak kazanmış müstesna bir dava ve siyaset insanıydı.</p>
<p>Fani hayatını, faziletli gönlüyle ülkesine, milletine ve ülkülerine adamıştı.</p>
<p>Türkiye’nin çetin ve zorlu dönemlerinde taviz ve teslimiyete düşmeyen sağlam ve sağduyulu bir mizaç haklı mücadelesine ve haysiyetli fikri muhtevasına tam olarak hakimdi.</p>
<p>Merhum Türkeş Bey tehlikeler karşısında sarsılmayan duruş, tehditler karşısında zaaf göstermeyen şuurdu.</p>
<p>Milli ve manevi değerleri rehberi yapmış, Türk siyasetini zamanlar üstü bir perspektiften, tarih ve kültür prizmasından kavramayı başarmıştı.</p>
<p>Tarihten geleceğe giden yolculuğun son yüzyılında söz sahibi olmuş Türk milliyetçilerinin ve son 54 yılına damgasını vurmuş Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin öncelikli mücadele maksadı ve varlık nedeni, kahramanların taşıdığı milli bekanın kopartılmadan devamını sağlamaktır.</p>
<p><strong>Bu sorumluluk, büyük Türk milletinin elden ele taşınan mukaddes bir emaneti ve her neslin diğerine devretmek zorunda olduğu bir ecdad yadigârıd</strong>ır.</p>
<p>Merhum Türkeş Bey’in aynen söylediği, <em>&#8220;Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum.&#8221; </em>sözleri bu tarihi sürecin devamlılık içindeki gelişmesi ve genişlemesidir.</p>
<p>O, tarihten ilhamını alarak gözlerini geleceğin ufkuna dikmişti.</p>
<p>Gafil yönetimlerin elinde zayıflayan ve zedelenen milli kimliğin farkındaydı.</p>
<p>Töreden uzaklaşma ile tahrip olmuş esenliğin kaygısını taşıyordu.</p>
<p>Basit çıkar kavgalarıyla, mütemadi operasyonlarla, karanlık oyunlarla elimizden kayıp giden coğrafyaların görkemli anılarını kalbinde hissediyordu.</p>
<p>Düşülmüş tuzakları, yazılan habis senaryoları, suikasta uğrayan millet varlığını, buna rağmen tarihin pek çok döneminde Türklüğün kabuğunu kırıp bayrak gibi yükselişini biliyor ve özümsüyordu.</p>
<p>En önemlisi, başkalaşma, yabancılaşma ve yozlaşma ile bozulan değerlerin ve kaybedilen özgüvenin karşısındaki yegane ve aşılması imkansız hisardı.</p>
<p>Kabul edilmelidir ki, içinden geçtiğimiz tarih aralığında Türkiye ve Türk milleti, milli bekasının devamı konusunda tarihinin en kritik dönemlerinden birisi ile karşı karşıyadır.</p>
<p>14 Mayıs seçimleri bu açıdan bir eşiktir.</p>
<p>Cumhuriyet’in kuruluşundan 6 yıl önce doğan Türkeş Bey’in siyasi mücadelesi ve emanetleri çok şükür 100’üncü yıla erişmiştir.</p>
<p>Önümüzdeki Türk ve Türkiye Yüzyılı da cumhurun iradesiyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni beklemektedir.</p>
<p>Merhum Türkeş Bey, geçmişi analiz edip geleceğin ilkelerini belirlerken yaptığı gibi, Milliyetçi Ülkücü Hareket:</p>
<p><strong>√ </strong>İhanetlere karşı dikkatin,</p>
<p><strong>√ </strong>Hilelere karşı uyanık duruşun,</p>
<p><strong>√ </strong>Bozgunlara karşı tedbirli olmanın,</p>
<p><strong>√ </strong>Ayrılıklara karşı birleşme hasletinin,</p>
<p><strong>√ </strong>Çürümeye karşı öze dönme azminin,</p>
<p><strong>√ </strong>Zillete karşı milletin yanında olmanın izinden ve yolundan hiç sapma göstermeyecektir.</p>
<p>Milli birlik ve kardeşliğin simgesi dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Türk ve Türkiye sevdalıları olacaktır.</p>
<p>Zira Türkeş Bey’in çağrısı ve fikri çehresi de buydu.</p>
<p>Partimizin 1969 yılında kuruluşu ile milliyetçilik, yalnızca bir aydın hareketi olmaktan çıkmış, Anadolu&#8217;da millet evlatlarının gönlüne yerleşerek hem siyasallaşmış, hem de toplumsallaştırmıştır.</p>
<p><strong>Milletin ve devletin her alandaki temel sorunları düşünce kalıbına oturtulmuş ve çözüm yolları önerilmiştir.</strong></p>
<p>1980 sonrası süreçte cebren kesintiye uğrayan siyasal hareketimiz, kurucusu Türkeş Bey&#8217;le tekrar toparlanmış, Türk milliyetçiliği kaldığı yerden onun ve dava arkadaşlarının kılavuzluğunda yeniden yola çıkmıştır.</p>
<p>Bütün engellere rağmen milliyetçilik, bir siyasi proje olarak halka ulaşınca vatandaşlarımızın partimize olan ilgisi artmış ve siyasi bir kurum olarak Milliyetçi Hareket Partisi, millet sinesinde sağlam ve sarsılmaz bir zemin bulmuştur.</p>
<p>Merhum Türkeş Bey yolundan hiç dönmemiştir.</p>
<p>Hiçbir menfaat vaadine aldanmamıştır.</p>
<p>Satanlardan, korkanlardan, yılanlardan, yorulanlardan, ilk zorlukta vazgeçenlerden hiç olmamıştır.</p>
<p>Bu vasfıyla partimizin kurucu liderliğini onurla sahiplenmiştir.</p>
<p>O, inanmış ve davasına sevdalı bir yürekti.</p>
<p>O, Türkiye’nin en çalkantılı devirlerinde istikrar ve ümit ışığıyla çevresini aydınlatmıştı.</p>
<p>Ona gönül ve vefa borcumuz ziyadesiyle fazladır.</p>
<p>İki eseri olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları da kutlu varlığını, mutlak devamlılığını, Türk milletine hizmet aşkını sonuna kadar sürdürecektir.</p>
<p>Hiçbir mütecaviz ve melanet komplo davamıza, dava arkadaşlarımıza, milletimizin tarihi yürüyüşüne zarar veremeyecektir.</p>
<p>Çünkü inancımız ve irademiz sadece bu çağla ilişkili değil, Türk tarihinin her dönemindeki yaşanmış muazzam hatıralarla mündemiçtir.</p>
<p>Vefatının 26’ıncı yıl dönümünde Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyi, aziz şehitlerimizi, tarih boyunca, vatan ve millet sevdası ile can veren muhterem ecdadımızı; bu değerler uğruna hayatlarını kaybetmiş ülküdaşlarımızı bir kez daha rahmet, minnet ve şükran hislerimle anıyorum. Hepsinin mekanı Cennet, ruhları da şad olsun.</p>
<p>Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/04/04/mhp-lideri-devlet-bahceli-o-inanmis-ve-davasina-sevdali-bir-yurekti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Devlet her şeye hakimdir. İftiralar ise beyhudedir.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/22/devlet-seye-hakimdir-iftiralar-ise-beyhudedir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/22/devlet-seye-hakimdir-iftiralar-ise-beyhudedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 11:24:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem yardımı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8131</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada; yaşanan deprem felaketinden sonra bazı yayın organları ve muhalefet partilerinin tutumunu eleştirerek, “Siyaseti makul, medeni ve milli ilkelere müzahir yapmaktan aciz olanlar temelsiz eleştirilerini yapmadan evvel aynaya bakmalıdırlar. Bunlar kendilerini sorgulamalı, kendi ruhi felaketleriyle yüzleşmelidir. Sırtında yumurta küfesi olmayanlar için ileri geri konuşmak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada; yaşanan deprem felaketinden sonra bazı yayın organları ve muhalefet partilerinin tutumunu eleştirerek, “<strong>Siyaseti makul, medeni ve milli ilkelere müzahir yapmaktan aciz olanlar temelsiz eleştirilerini yapmadan evvel aynaya bakmalıdırlar.</strong><b> Bunlar kendilerini sorgulamalı, kendi ruhi felaketleriyle yüzleşmelidir. Sırtında yumurta küfesi olmayanlar için ileri geri konuşmak maliyet sizdir. Hariçten gazel okumanın önünde de bir engel yoktur</b>.” Dedi</p>
<p>Türk Devletinin her şeye hâkim olduğunu, atılan İftiraların beyhude olduğunu ve Hükümetin verimli ve etkin bir afet yönetimiyle Kahramanmaraş depremindeki yaraları sardığını belirten Devlet Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekilleri, Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize şükranlarımı sunuyor, en halisane selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Önceden tahmini yapılsa da, tam zamanı tespit edilemeyen doğal afetlerin meydana geldiği andan itibaren neden olduğu can ve mal kayıpları; sosyal, ekonomik ve fiziki hasarları, aynı zamanda kaygı, korku ve güvensizliği tetiklemeleri dünyanın her yerinde ortak bir sorundur.</p>
<p><strong>Böylesi afet dönemlerinde heyecan, hüzün ve duygusal taşkınlık akıl ve şuurun doğal olarak bir adım önündedir.</strong></p>
<p>Hayata tutunma gayreti ve göçük altında kalan insanları kurtarma çabası olağanüstü bir haldir, bunun yanı sıra insanüstü bir metanet ve mücadeleyi gerektirmektedir.</p>
<p>İnsanlığın felaketler karşısındaki refleks ve tepkisi coğrafyaların her noktasında hemen hemen aynıdır ve hiçbir zaman da değişme göstermemiştir.</p>
<p>Çünkü insan olanın ruhu vardır, kalbi vardır, canı vardır, acısı vardır, vicdanı vardır.</p>
<p>Felaketin koru yürekleri kavurmasıyla beraber, kaos peşine düşen, yalan haber yayan, dedikodu çıkaran, malumat kirliliğine umut bağlayan, siyasi yamyamlığa heves eden kim varsa insanlığı kuşkulu ve tartışmaya açıktır.</p>
<p>Esasen bunlara insan demek, insan olana saygısızlıktır.</p>
<p>Bu kategoride yer alanlara Hz.Mevlana bakınız nasıl da anlam yüklü şu sözü adeta taş gibi fırlatmıştır:</p>
<p><strong><em>“Kar gibi yağıp yeryüzünü kaplasan da, güneşin varlığıyla yok olur gidersin.”</em></strong></p>
<p>Müşterek acılara topluca mukavemet ederken, fırsatçılığın karanlığından istifadeyle fiyat etiketlerini kabartanlar, kiraları artıranlar, kasasını doldurmak için harekete geçenler bu milletin bir ferdi asla olamayacakları gibi şerefli de sayılamazlar.</p>
<p>Depremden menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır.</p>
<p>Ve bunları tek tek not aldığımız da çok iyi bilinmelidir.</p>
<p>Ne güzel bir sözdür: <strong><em>“Ne doğrarsan tabağına, o gelir kaşığına.”</em></strong></p>
<p>Siyaseti makul, medeni ve milli ilkelere müzahir yapmaktan aciz olanlar temelsiz eleştirilerini yapmadan evvel aynaya bakmalıdırlar.</p>
<p>Bunlar kendilerini sorgulamalı, kendi ruhi felaketleriyle yüzleşmelidir.</p>
<p>Sırtında yumurta küfesi olmayanlar için ileri geri konuşmak maliyetsizdir.</p>
<p>Hariçten gazel okumanın önünde de bir engel yoktur.</p>
<p>Ancak milli felaketlerde, ortak aidiyet ve hassasiyet paydasında uzlaşamayanlar insani değerlere her yönüyle yabancılaşan mihraklardır.</p>
<p>Bu mihraklarla aynı şeylere baktığımız halde gördüklerimiz başka başka şeylerdir.</p>
<p>Kabul etmek lazımdır ki, Türkiye devasa bir musibetin tesirindedir.</p>
<p>Tektonik mirası, jeolojik müktesebatı, meteorolojik özellikleriyle Türkiye’miz doğal afetlerin risk ve tehlikelerine her zaman açıktır.</p>
<p>Depremden sellere, heyelanlardan çığlara kadar pek çok doğal yıkım bugüne kadar belirli aralıklarla görülmüş ve yaşanmıştır.</p>
<p>Kaldı ki Türkiye dünyanın en başta gelen deprem kuşaklarından birisinin üzerindedir.</p>
<p>Nitekim deprem bilimciler tarafından, Kahramanmaraş depremi dünya üzerinde karada meydan gelen en büyük depremlerden birisi olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Geride kalan son 23 yıla ışıklar saldığımızda, şiddeti 4,5’un üzerinde 39 depremin meydana geldiği, çok sayıda yıkımın görüldüğü, binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği hazin ve sarsıcı bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>İnsani ve fiziki kusurlar doğal afetin yıkımını da yoğunlaştırmaktadır.</p>
<p>Depremle mücadele kapsamında 17 Ağustos 1999 Gölcük felaketi bir milattır.</p>
<p>Bu depremde 133 bin 683 bina çökmüş, toplam sekiz ilimizde 17 bin 480 vatandaşımız hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Bu tarihten önce inşa edilen binalarda zemin etüdü yapılma zorunluluğu yoktu.</p>
<p>Depremle ilgili farkındalık düzeyi çok zayıftı.</p>
<p>Hazır beton kullanılmadığı için binaların tamamında çimento ve deniz kumuyla karıştırılmış harç kullanılıyordu.</p>
<p>Binaların demirleri nevürlü değildi.</p>
<p>Kolon ve kirişlerdeki demirler korozyona uğrayarak dayanıklılığı azalıyordu.</p>
<p>Ahlaksız müteahhitler malzemeden çalmayı alışkanlık haline getirmişlerdi.</p>
<p>Aslında depremle mücadele amacıyla kapsamlı çalışmalar uzun bir süredir gündemdedir.</p>
<p>İlk olarak fay hatları haritaları güncellenmiştir.</p>
<p>29 Eylül-1 Ekim 2004 tarihlerinde Deprem Şurası yapılmış ve hazırlanmış komisyon raporları onaylanmıştır.</p>
<p>Afet bölgelerinde uygulanacak yönetmeliklere bazı revizyonlarla son şekli verilmiştir.</p>
<p>2018 yılında Bina Deprem Yönetmeliği güncellenmiştir.</p>
<p>Bir yanda yapılarda güçlendirme esaslarına ilişkin yönetmelik çıkartılırken, diğer yanda 6306 sayılı <strong><em><u>“Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun”</u></em></strong> 31 Mayıs 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2021 yılında açıklanan <strong><em>“Yeni Kentsel Dönüşüm Vizyonu”</em></strong>na göre Türkiye genelinde 6,7 milyon riskli yapı tespit edilmiştir.</p>
<p>Kuşkusuz bu sayı çok yüksektir, acilen eyleme geçmek lazımdır.</p>
<p>Bununla birlikte her yıl 300 bin binanın dönüştürülmesi mezkur bakanlıkça planlanmıştır.</p>
<p>Depremler ve diğer doğal afetler bundan sonra da kaçınılmaz bir şekilde yaşanacaktır.</p>
<p>Bu yakın ve yakıcı gerçekten kaçış yoktur.</p>
<p>Devlet ve hükümet bu tehlikeli duruma müdriktir ve nitekim uzunca bir süredir buna müzahir siyaset üretilmektedir.</p>
<p>İşin özünde depreme ve ilgili yönetmeliklere uygun dayanıklı bina yapmaktan başka ikinci bir seçenek yoktur.</p>
<p>Etkin bir denetim mekanizmasıyla hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır.</p>
<p>İnsan-mekan; insan-çevre; insan-insan ilişkisini elbette yeni baştan kurgulamak durumundayız.</p>
<p>Mahut felaketten çıkardığımız derslerle daha güvenli, daha huzurlu, daha sağlam, daha sağlıklı bir geleceğin temelini atmalıyız.</p>
<p>İnsan kaynaklı hataları sıfırlamak zorundayız.</p>
<p>Önce tedbir alıp, sonra tevekkül içinde hayatımıza devam etmeliyiz.</p>
<p>İstanbul’da 1 milyon 528 bin 782 binanın olduğu, kilometre kareye 3 bin 49 kişinin düştüğü, bu kentimizde mevcut yapı stoğunun yüzde 70’inin 1999 öncesi yapıldığı dikkate alındığında, derhal harekete geçmemiz ertelenemez bir mecburiyettir.</p>
<p>İstanbul için dillendirilen felaket senaryolarının bütün ihtimallerini değerlendirip muhtemel depremlere hazır olmalıyız, güç birliği yaparak başa çıkmalıyız.</p>
<p>Kaybedecek zamanımız yoktur.</p>
<p>Oyalamaya hakkımız yoktur.</p>
<p>Cumhur İttifakı olarak biz bu ağır yükü her şart altında kaldırırız.</p>
<p>Bedeli ne olursa olsun Türkiye’mize sahip çıkarız.</p>
<p>Hükümet verimli ve etkin bir afet yönetimiyle Kahramanmaraş depremindeki yaraları sarmaktadır.</p>
<p>Devlet her şeye hakimdir. İftiralar ise beyhudedir.</p>
<p>Acımız büyüktür, ancak hayatta zamanın hafifletmediği ve yumuşatmadığı hiçbir acı da yoktur.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Felaketlerin cesameti karşısında fedakârlığın celalini ve cesaretini gösterdiğimiz sürece milli ve tarihi varlığımızı hem perçinler hem de pekiştiririz.</p>
<p>Her yıkımdan sonra yeniden yükselmeyi bilmiş, her yenilgiden sonra yeniden zafere kilitlenmeyi başarmış milletler tarihin mizan defterine isimlerini altın harflerle kazımışlardır.</p>
<p>Türk milleti işte böyle bir millettir.</p>
<p>Merhum Hocamız Prof.Dr.Osman Turan, <strong><u>“Türk Cihan Hakimiyeti Mefkûresi Tarihi</u>”</strong> isimli başucu niteliğindeki eserinin bir yerinde şöyle demiştir:</p>
<p><em>“Tarihte itidal ve ihtiyatı ile, vakar ve adaleti ile temayüz etmiş Türk milleti, milli, dini ve insani duygulara bağlı kalmış ve bunların ahengi üzerinde de bir cihan hakimiyeti mefkûresine inanmıştır.”</em></p>
<p>Yine merhum hocamıza kulak verirsek; <em>Türk cihan hâkimiyeti adalete, insanlık duygularına ve milletlerin arzularına dayanmasa idi, Türk kudretinin tarih boyunca yaşaması da mümkün olamazdı.</em></p>
<p>Sırtını insanlık değerlerine yaslamayan, acılı dönemlerde yasını tutamayan, sabır gösteremeyen, göz pınarlarından akan yaşları silemeyen toplum ya da milletler felaketlerin estirdiği şiddetli fırtınalarda ihtiyaç duyulan manevi kalkan ve korumadan da takdir edersiniz ki mahrum kalacaktır.</p>
<p>Tarih külliyatının hangi sayfasına göz atarsanız atınız, Türk milletinin aziz varlığıyla birlikte kendi kültür dairesine uzak veya yakın mazlum toplumların da acısını paylaşan, matemine ortak olan, elini uzatan merhamet çınarı olduğu görülecektir.</p>
<p>Baş döndürücü değişim dinamiklerinin hakim olduğu günümüzde kabuk değiştirmeyen, yeni formatlarla güncellenmeyen neredeyse bir şey kalmamıştır.</p>
<p>Ancak zincirleme felaketlerin tarifsiz sancısı ve sızısı hep aynıdır.</p>
<p>Bıçak gibi keskin acıların yankısı hiç değişmemiştir.</p>
<p>Türk milletinin kutlu yolu ve yürüyüşü ne zaman çetin zorluklarla kesilse, dayanışma ve yardımlaşma duygusu her seferinde imdada yetişmektedir.</p>
<p>2’inci Meşrutiyet’i takip eden yıllarda ve Cumhuriyet’in kuruluş dönemlerinde Solidarizm adıyla, milli birlik ve dayanışma hissiyatının bir fikir kalıbına dökülmesi mümkün olmuştu.</p>
<p>Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp dayanışmaya hayrandı.</p>
<p>Aynı zamanda inançlı ve heyecanlı bir savunucusuydu.</p>
<p>Felaket zamanlarında bireysel iradelerin kolektif bir ruha büründüğünü söylemişti.</p>
<p>Milli tarih ve kültür kökümüze baktığımızda elbette haklı çıkmıştı.</p>
<p>Bireycilikle toplumculuk arasında tezat olmadığını ileri sürmüş, uzlaşmayla her ikisini de aynı potada eriten Solidarizm fikrini esas almıştı.</p>
<p>Zor zamanların yıkıcı tesirleri karşısında, el ele vermeden, destek ve dayanışmayı canlandırmadan, birbirimize kol kanat germeden ne ayakta kalmak ne de geleceği kucaklamak mümkündür.</p>
<p><u>Meşhur bir filozof demişti ki:</u></p>
<p><strong><em>“Ben bir bekleme devrindeyim ve bakalım ne gelir. Bazen öyle bekleyişler vardır ki, insan ona tahammül edebilirse çok şey kazanabilir.” </em></strong></p>
<p>Tahammül etmemiz gereken olayların akış istikametinde, milli birlik ve kardeşliğimizin yıkılmaz kuvvetiyle beklediğimiz huzurlu ve mutlu günlere Allah’ın izniyle vasıl olacağız.</p>
<p>17 Şubat 2023 tarihli sosyal medya mesajımda ifade ettiğim üzere;</p>
<p><strong><em>“Yardımlaşmanın gücüyle, dayanışmanın güveniyle, paylaşmanın keremiyle, sabrın selametiyle, metanetin enginliğiyle, kardeşliğin erdemiyle, fedakârlığın enerjisiyle zorlukların üstesinden gelinecektir.”</em></strong></p>
<p>Tarihin kaydettiği en ağır doğal afetlerden birisine karşı gene tarihin kaydedeceği en büyük dayanışma ve yardımlaşma ahlakı sergileyen aziz milletimizle ne kadar övünsek azdır.</p>
<p>Milletimiz kadirşinastır, hatır bilendir, haya bilendir, hayır bilendir, kıymet bilendir, muhtaç olanlarla evini ve ekmeğini paylaşacak cömertliktedir.</p>
<p>Her bir insanımız dost ve kardeş canlısıdır.</p>
<p>Hamd olsun Türk milleti tek ses, Türkiye tek yürektir.</p>
<p>Kahramanmaraş merkezli deprem karşısında devlet ve millet emsalsiz bir şekilde yekvücut olmuştur.</p>
<p>Elbette depremde hayatını kaybetmiş insanlarımızı geri getiremeyiz.</p>
<p>Ancak bunun dışında şehirlerimizi yeni baştan inşa ve ihya edecek, depremzede vatandaşlarımızın hayatını normalleştirip mükemmel ve müreffeh bir hale getirecek muktedir vasıf Türkiye Cumhuriyeti devletiyle hükümetin de vardır ve tartışmasızdır.</p>
<p>Görevimiz acıları paylaşarak azaltmak, ihtiyaç sahibi her vatandaşımızın elinden tutmak, kanayan yaraları tedavi ederek iyileştirmektir.</p>
<p>Belki bu gaye biraz zaman alacaktır, fakat mutlaka gerçekleşecektir.</p>
<p>Hiçbir insanımızı aç ve açıkta bırakmayacağız.</p>
<p>Hiçbir insanımızı çaresizliğin anaforuna terk etmeyeceğiz.</p>
<p>Çetrefil sorunlar karşısında alternatif çözüm yolları bulacağız.</p>
<p>Yokuşlarda susasak da tahammül feyzimizi kardeşliğimizin engin hasletinden alacağız.</p>
<p>Bazı siyasetçiler gibi çöp tenekesi karıştırmayacağız</p>
<p>Nihayetinde bizim siyasetimiz milletimizin somut sorunlarına, günlük gerçeklerine akıl, iman ve ilkeyle ihata edilmiş uzun vadeli perspektif içinde samimiyet ve empatiyle odaklanmaya dayalıdır.</p>
<p>Başta milletimiz olmak üzere, pek çok ülkeyle uluslararası kuruluşun Kahramanmaraş depremiyle ilgili göstermiş olduğu yakın alaka ve yardımseverliği takdir ve şükranla karşılıyorum.</p>
<p>Allah herkesten razı olsun diyorum.</p>
<p>15 Şubat 2023 Çarşamba günü, yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren 213 televizyon kanalı ile 562 radyoda canlı olarak <strong><u>“Türkiye Tek Yürek”</u></strong> adıyla yayımlanan ortak kampanyada 115 milyar 146 milyon 528 bin TL nakdi yardım 7 saatte toplanmıştır.</p>
<p>Ayrıca 9 milyon 10 bin adet de kısa mesaj bağışı yapılmıştır.</p>
<p>Bu tablo muazzam bir dayanışma ve hayırseverlik örneğidir.</p>
<p>Kumbarasını bozdurup para gönderen yavrularımızdan tutun da asker ocağında çay parasını ya da otomobil almak için bankadan aldığı krediyi bağışlayan kardeşlerimize kadar gıpta edilecek davranış asaleti görülmüş ve gösterilmiştir.</p>
<p>İşadamlarımız, sanatçılarımız, milletimizin her güzel insanı, devlet veya özel kurum ve kuruluşlarımız gövdelerini taşın altına koymuştur.</p>
<p>Haklarını ödememizin mümkün olmadığı kahraman gazilerimiz maaşlarını göndermişlerdir.</p>
<p>Milli Mücadele yıllarından buyana Türk milleti yine bazı münferit felaket dönemlerinin haricinde, hiç bu kadar kendiliğinden ve eşzamanlı organize olmamıştır.</p>
<p>Bu duruş büyük bir millet duruşudur.</p>
<p>Sivaslı Mehmet, Iğdırlı Hasan, Karslı Ali, Rizeli Ayşe, Niğdeli Osman, Mersinli Kemal, İzmirli Kerime, Balıkesirli Adem, Manisalı Hatice, Sinoplu Fatma, İstanbullu Kerem, Yozgatlı Mustafa, Erzurumlu Meryem, Trabzonlu Dursun, Ankaralı İsmail, Antalyalı Filiz depreme maruz kalan 10 ilimizde yaşayan 13,5 milyon vatandaşımızın ızdırabını aynı anda hissetmiştir.</p>
<p>Bu birlik ve beraberlik duygusu hayranlık uyandırmıştır.</p>
<p>Protez bacağıyla moloz birikintilerini kaldırmaya koşan, elindeki tencere kapağıyla toprak kazan, hiç uyumadan enkaz başında bir ses bekleyen, tekbir getirerek kurtulanların sevincini imanıyla paylaşan, aş dağıtan, vinç kullanan, beton bloklar arasında insan arayan tüm kardeşlerimiz bizim iftihar madalyamızdır.</p>
<p>Türkiye’nin dördüncü seviyeden verdiği alarm çağrısına cevap veren ülkelerden gelen arama kurtarma ekipleri olağanüstü bir gayret göstermişlerdir. Hepsine müteşekkiriz.</p>
<p><u>Hani şair diyor ya:</u></p>
<p><strong><em><u>“Bana ne kaç dil bildiğinden, insanlığın nasıl? Yürekçen iyi mi?</u></em></strong><strong>”</strong> ifadesi çerçevesinde afet bölgesinde yürekler dile gelmiş, gönüller şakır şakır konuşmuş, nitekim vicdani anlaşma eşliğinde muazzez bir inanç birliği sağlanmıştır.</p>
<p>Deprem felaketinde nice mucizeler de yaşanmıştır.</p>
<p>Hayat ile ölüm arasındaki ince çizgide gidip gelen, sonra da gün yüzüne çıkarılan her yaş grubundaki kardeşimiz hepimiz için manevi birer emanettir.</p>
<p>Her biri hikmeti sınırsız olan Allah’ın lütfudur.</p>
<p>Kahramanmaraş depreminde özellikle çocuklarımızın, bebeklerimizin kurtuluşu manevi bir mesaj, metafizik bir sembol değil midir?</p>
<p>Rahmetle andığım merhum Sezai Karakoç, aynı hususu 19 Ağustos 1966 Varto depreminden sonra yazmış ve şöyle seslenmişti:</p>
<p><em>“&#8230;Ölüm, görünüşte kendine en yakın olanlara dokunmadı da en uzak olanları alıp götürdü. </em></p>
<p><em>Sanki Varto’da doğumla ölüm karşı karşıya gelip savaştılar. </em></p>
<p><em>Canlı iki insan gibi. </em></p>
<p><em>Doğum, ölümün elinden, kendine ait olanı, kendi atmosferinde bulunanı kurtardı. </em></p>
<p><em>Doğumun havasından henüz çıkmamış olan birkaç aylık çocuklara dokunmadı…”</em></p>
<p>Yine merhum Karakoç şu ibret verici düşüncelerini beyaz sayfalara adeta nakşetmişti:</p>
<p><em>“Elden gelen her tedbir alındıktan sonra, olanı asıl kaynağına bağlayarak Allah’a tam bir inançla teslim olmak gerekir. </em></p>
<p><em>Felakete uğrayanlardan sağ kalanlar, tam bir tevekkül içinde, bizim bu teslim oluşumuzda mümkün olan avunmayı bulacaklar, onlar da aynı teslim oluşun sessizliği ve derinliği içinde bizi bırakıp öteye geçenlerin ruhlarıyla konuşacaklardır. </em></p>
<p><em>Ve ölenler, sonsuzluğun üstünden eğilerek çocuklarının, annelerinin, kadınlarının, dedelerinin kulağına şöyle fısıldayacaklardır:</em></p>
<p><strong><em>“Durun. Birdenbire hiçliğe çarptık. Varlığı bulduk. </em></strong></p>
<p><strong><em>Biz, dağılan kitabın uçuşan yapraklarıysak, siz de orada kalan yapraklarısınız. </em></strong></p>
<p><strong><em>Yaprakların toplanıp yine kitap yapılacağı gün gelecektir. </em></strong></p>
<p><strong><em>Hiçliği bilin, varlığı bilin ve öğretin. </em></strong></p>
<p><strong><em>Siz, bu dünyadan uzanmış bir elin çevirdiği yapraklarsınız. </em></strong></p>
<p><strong><em>Sizi okusunlar ve burayı bilmeğe başlasınlar. </em></strong></p>
<p><strong><em>Yapılarınızı sağlam ve elverişli yapın ama sadece ona güvenmeyin. </em></strong></p>
<p><strong><em>O yapıdan size daha yakın olana güvenin.” </em></strong></p>
<p>Çok söze yer ve gerek yoktur, Varto depremiyle Kahramanmaraş depremi büyüklük açısından farklı olsa da aynı manevi muhtevaya sahiptir.</p>
<p>Kahramanmaraş’ta 13 yaşındaki Berat enkaz altında 55 saat boyunca muhabbet kuşunu sıkmadan elinde tuttu, <strong><u>bize bağlılığı gösterdi.</u></strong></p>
<p>Hatay’da çöken tavan ile duvar arasında 88 saat boyunca sıkışan üniversite öğrencisi Kerem, <strong><em>“önce kedimi kurtarın”</em></strong> dedi, <strong><u>bize sevgiyi gösterdi.</u></strong></p>
<p>Hatay’da 72 saat enkazda kaldıktan sonra kurtarılan 5 yaşındaki Hazal, <strong><em>“su ister misin?”</em></strong> Sorusuna, <strong><em>“Su içmem, daha muayene olmadım”</em></strong> cevabını verdi, <strong><u>bize sağduyuyu gösterdi.</u></strong></p>
<p>Adıyaman’da, depremden 56 saat sonra sağ salim kurtarılan 13 yaşındaki Esma, 9 saate yakın devam eden çalışmalar esnasında AFAD görevlilerine <strong><em>“gerekiyorsa ayağımı kesin”</em></strong> dedi, <strong><u>bize cesareti gösterdi.</u></strong></p>
<p>Yine Adıyaman’da 4 çocuğumuz enkazdan 64 saat sonra kurtarılmasının ardından, içlerinden en küçüğü <strong><em>“annem nerede?”</em></strong> diye sordu, <strong><u>bize katıksız özlemi gösterdi.</u></strong></p>
<p>Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, küçük bir kız çocuğumuz Mehmetçikler tarafından kurtarılmasından hemen sonra <strong><em>“annemi de kurtarın”</em></strong> dedi, <strong><u>bize merhameti gösterdi.</u></strong></p>
<p>Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde, 5 yaşındaki Ayşe enkazın altında saatlerce babasının elini bırakmadı, <strong><u>bize güveni ve metaneti gösterdi.</u></strong></p>
<p>Kahramanmaraş’ta depremden 22 saat sonra kurtarılan, 2 çocuğunu, 2 kardeşini, annesini ve 5 yeğenini kaybeden Ziraat Mühendisi Mustafa Özdemir kardeşimiz, ailesini defnettikten sonra arama kurtarma çalışmalarına katılarak <strong><em>“vazgeçme lüksümüz yok”</em></strong> dedi, <strong><u>bize dirayeti gösterdi.</u></strong></p>
<p>Nice dramlar, nice kayıplar, nice mucizevi kurtuluşlar, nice feci akıbetler yaşanmış olsa da, üzerimize çöken 6 Şubat göçüğünden çok daha diri, çok güçlü bir şekilde çıkacağız.</p>
<p>Ağırdan almayacağız.</p>
<p>Sorumluluktan kaçmayacağız.</p>
<p>İhmallere müsaade etmeyeceğiz.</p>
<p>Teslim olmayacağız.</p>
<p>Yılgınlığa düşmeyeceğiz.</p>
<p>Düşsek de kalkacağız, devrilsek de doğrulacağız.</p>
<p>Cenab-ı Allah İnşirah Suresi’nde Efendimiz Hz. Peygamber’e şöyle buyuruyor:</p>
<p><strong><em>“Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?</em></strong></p>
<p><strong><em>Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?</em></strong></p>
<p><strong><em>Senin şanını yükseltmedik mi?</em></strong></p>
<p><strong><em>Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.”</em></strong></p>
<p>İman ediyoruz ki, her zorluğun bir kolayı vardır.</p>
<p>Her gecenin bir sabahı vardır.</p>
<p>Her kışın bir baharı vardır.</p>
<p>Her derdin bir şifası vardır.</p>
<p>Allah sabredenlerle beraberdir.</p>
<p>Depremde hayatını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler, yaralı kardeşlerimize şifalar; milletime, acılı ailelere ve hepimize başsağlığı niyaz ediyorum.</p>
<p>Muhterem heyetinizi deprem felaketinde can veren kardeşlerimiz için Fatiha okumaya davet ediyorum.</p>
<p>Allah kabul ve makbul eylesin inşallah.</p>
<p>Hepsinin mekânı cennet olsun.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Asrın felaketi karşısında milli yürekler toplu vurmuş ve kenetlenmiştir.</p>
<p>Bu durum Türk ve Türkiye Yüzyılının mimarisi adına, aynı şekilde muhtemel diğer doğal afetlere hazırlıklı olmak ve tedbir geliştirmek için şuurlu bir uyanışın işaretidir.</p>
<p>Ancak yardımlaşma kanallarının aktif olması, dayanışma ruhunun günbegün hız ve derinlik kazanması ister istemez bazı çevreleri rahatsız etmektedir.</p>
<p>Esasen bunlar aramızdaki ayrık otlarıdır.</p>
<p>Bunlar içimize kadar sızmış Bizans devşirmeleridir.</p>
<p>Bir kısım medya organı, niyeti makûs sivil toplum örgütleri, yarım aydınlar, kiralık kalemler, kötürüm yorumcular, felaketten nemalanma kuyruğuna giren siyasi bozguncular maalesef böylesi bir dönemde bile insani ve vicdani duyarlılık göstermemişlerdir.</p>
<p>Alayı birden sınıfta kalmış, milletle ters düşmüşlerdir.</p>
<p>Türkiye’nin yıkımına bel bağlayan çürük çarık zihniyetlerin maalesef gözünü siyasi ikbal hırsı bürümüştür.</p>
<p>Milli ve manevi değerleri iflas edenler zelzeleyi zilletle eşleştirmişlerdir.</p>
<p>Bir gazetenin şu nifak içerikli manşetine bakar mısınız? <strong><em>“Milletin parasıyla millete bağış.”</em></strong></p>
<p>Diğer bir gazetenin manşeti de şudur: <strong><em>“Suçlu olay yerine döndü.” </em></strong></p>
<p>Bir başka gazetenin manşeti ise şu şekildedir:<strong><em> “40 bin ölü var, tek bir istifa yok.” </em></strong></p>
<p>Acımızı, anımızı, adımızı ve ağıdımızı bilmeyenlerle ortak bir geleceği nasıl paylaşacağız?</p>
<p>İktidarın kaybetmesi uğruna vatanın ve milletin kaybetmesine oynayanlarla nasıl bir arada yaşayacağız?</p>
<p>Dünya alem deprem bölgesine insani yardımları sevk ediyorken iç muhalefetin utanç verici haline ne diyelim? Bunu neye yoralım ve nasıl açıklayalım?</p>
<p>Yaygın çıkar ilişkileri yanlışın peşinden gitmeyi meziyet zanneden siyaset kadrolarını palazlandırmakla kalmaz, pazara, hatta ayağa düşmelerine yol açar.</p>
<p>Ülkemizde muhalefetin değersizleşmesiyle denge kaybına uğramasının sebebi de budur.</p>
<p>İnsani ve İslami değerler prizmasından baktığımızda bugünkü felaketin siyasi koz olarak kullanılmasının ve kutuplaşma malzemesi olarak görülmesinin devasa bir ayıp ve ahlak eksikliği olacağı hiç tartışma götürmeyen bir gerçektir.</p>
<p>Dayanışma ve yardımlaşma haricinde bir şey düşünmek bize göre damgalı namertliktir.</p>
<p>Yeri ve zamanı geldiğinde tedbir ve tenkit manzumesi sorumluluk mertebesinde bulunan kim varsa paylaşılır ve muhataplarına aktarılır.</p>
<p>Bunun yol ve yordamı hukuk üstünlüğünün hakim olduğu demokratik sistemlerde bellidir.</p>
<p>Kahramanmaraş depreminin enine boyuna tüm boyutlarıyla konuşulacağı günler elbet gelecek, sorumlulardan adalet önünde hesap sorulacaktır.</p>
<p>Kaldı ki yıkılan binalarla ilişkisi olan ahlaksız müteahhitlerin kapsamına alan soruşturma süreci de işlemektedir.</p>
<p>Ayrıca bir insanımız dahi enkaz altındayken, henüz felaketin sıcaklığı çok yakıcıyken, haksız ve hayasız siyasi eleştiri yapmak, seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir, bu vebal zillet ittifakını teşkil eden her partinin hissesine eşit olarak düşmüştür.</p>
<p>Bir yanda arama kurtarma faaliyetleri devam ediyorken diğer yanda devleti ve hükümeti sistematik şekilde suçlamak en hafif tabirle terbiyesizliktir.</p>
<p>Bir yanda feryat sesleri duyuluyorken, diğer yanda siyasi hesap yapıyor olmak insafsızlık ve ilkelliktir.</p>
<p>Meşhur bir düşünür, insan gövdesinin salgıladığı aç gözlü safranın siyasi ihtiras olduğunu, bu safranın insanı bencilliğin, cüretkarlığın ve fırsatçılığın tuzağına çekeceğini ileri sürmüştür.</p>
<p>Altılı masa muhalefeti; dizginlenemeyen ihtiraslarla kontrolsüz açgözlülük hastalığına tutulmuştur.</p>
<p>Altılı masa muhalefetinin geçim kapısı fırsatçılık, fesatçılık, fevrilik, fetbazlık, fenalıktır.</p>
<p>Siyasetlerinde tutarlılık yoktur, değerlendirmelerinde irade ve isabet yoktur.</p>
<p>18 Şubat 2023 tarihinde zillet ittifakının sıradan ve düşük profilli yeni bir toplantısını müteakiben kamuoyuyla paylaşılan ortak açıklamanın her satırına kindarlığın izleri, devlet ve millet karşıtlığının emareleri nüfuz etmiştir.</p>
<p>Diyorlar ki, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yüzünden acılar ve zayiat katlanarak artmış.</p>
<p>Diyorlar ki, afet süreci iyi yönetilememiş, arama kurtarma çalışmalarında geç ve yetersiz kalınmış.</p>
<p>Diyorlar ki, temel ihtiyaçların temininin ve yardım faaliyetlerinin doğru koordine edilemediğinden bahisle, felaketin boyutları vahim seviyeye ulaşmış.</p>
<p>Asıl maksat ve meramlarını da ortak açıklamanın sonuna iliştirerek; ülkemizin en acil ihtiyacının yeni ve etkin bir iktidar olduğunu kaydetmişler.</p>
<p>Be hey gafiller, siz de hiç mi Allah korkusu kalmadı?</p>
<p>Be hey muhterisler, hiç mi depremzede insanlarımızdan utanmıyorsunuz?</p>
<p>10 ilimiz yıkılmışken, hala Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni karalamanız, hala müfteriliği pusula yapmanız hangi kitaba, hangi zihniyete, hangi değere sığmaktadır?</p>
<p>Yere batsın sizin siyasetiniz, kahrolsun sizin zillet anlayışınız.</p>
<p>Bunları nasıl söylersiniz?</p>
<p>Böyle bir ucuz ve meczup bir siyasete nasıl saparsınız?</p>
<p>Vatan, millet, devlet ve insan sevgisine hiç mi sahip değilsiniz?</p>
<p>Rahat olun, biraz sabredin, Türk milleti sizin boyun ölçünüzü, kaç gram ettiğinizi yakında sandığa gömerek ilan edecektir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, ne sandıktan kaçarız, ne de demokrasiyi yok sayarız.</p>
<p>Acılarımızın tam ortasında, seçimlerle ilgili polemik yapan, ertelendi ertelenmedi çetelesi tutan zillet ittifakı paranoyaktır, saplantılıdır, hayalperesttir, vehimlerin pençesindedir.</p>
<p>Yalan söylediler, algı operasyonuna heveslendiler, husumet yaydılar.</p>
<p>Askerler nerede dediler, kahramanlar her yerdeydi, yalın gerçeği görmediler.</p>
<p>Devlet nerede dediler, burunlarının önünü göremediler, husumetlerini gösterdiler.</p>
<p>Kılıçdaroğlu dayanışma kültürü için yabancı ülkelere teşekkür etti, fakat döndü dolaştı hükümete saldırdı, milli dayanışmadan sarfınazar etti.</p>
<p>HDP’nin bir eşbaşkanı, iktidarın enkaz altında kaldığını izansızca söyledi, Kılıçdaroğlu da evet diyerek tasdik etti, bu itibarla küçüldü, ufaldı ve alçaldı.</p>
<p>Yine Kılıçdaroğlu, deprem koordine edilemedi dedi, gerçekleri çarpıttı, yüzü kösele derisi olduğundan dolayı da hiç kızarmadı.</p>
<p>Aynı bayat ve bağnaz tezviratın ezberiyle televizyon ekranlarında konuşan sözde gazeteci ve yorumcular, acaba depremin ne zaman ve hangi şiddette olacağını biliyorlar mıydı?</p>
<p>6 Şubat 2023 tarihinde saat 4.17’de bunlar ne yapıyordu?</p>
<p>Devleti ve hükümeti suçlama yarışına giren, karamsarlık aşılayıp kriz ve kaos ikmali yapan bu kimliksizler koordinasyondan ne anladıklarını, aslı astarı olmayan iddialarla nereye varmak istediklerini mertçe açıklayacak yürekliliğe sahipler midir?</p>
<p>Bu karanlık tiplerin siyaset temsilcisi Kılıçdaroğlu, enkaz altındaki mazlum insanlarımızla alay eden edepsizlerin tutuklanmaları üzerine, <em>“gelin beni de tutuklayın”</em> diyecek kadar seviyesiz ve sevimsiz bir hale savrulmuştur.</p>
<p><em>“Her şeyi biz mi öğreteceğiz size, devlet yönetin devlet”</em> açıklamasıyla ar damarının çatlaklığını, katılaşmış kalbinin iflasını belgelemiştir.</p>
<p>Merkezi yönetimle yerel yönetim arasında bölücülük yapmış, hiç gocunmamış, hiç de vicdanı sızlamamıştır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu geçen hafta demiş ki: <em>“Hiç birimiz artık eskisi gibi değiliz. Ben de aynı insan değilim. Ruhumuz eskisi gibi değil artık.”</em></p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu seni bilemeyiz, çok da merak etmeyiz. Zira bildiklerimiz bize fazla fazla yetecektir.</p>
<p>İlle de bir şey diyeceksen, kendi adına konuşmanı tavsiye ederiz.</p>
<p>Senin eskin nedir ki yenin ne olacaktır.</p>
<p>Fakat sen görmesen de, söyleyemesen de, Türk milleti tarihinde her döneminde olduğu gibi aynı ahlaka, aynı asalete, aynı ruha sahiptir, afet günlerinde de bunu feragatiyle ispat etmiştir.</p>
<p>Kahırdan Allah’ın izniyle lütuf doğacaktır.</p>
<p>Bugünler geçecek; zilletin de, zelzelenin de hasar ve hüsranıyla sonuna kadar mücadele edilecektir.</p>
<p><u>8 Mart 2022 tarihli Meclis Grup Toplantımızda demiştim ki:</u></p>
<p><strong><em>“Bu mukaddes toprakların jeo-politik avantajları kadar dezavantajları da bellidir ve bilinmektedir.</em></strong></p>
<p><strong><em>İnsanıyla irfanıyla, eksiğiyle fazlasıyla, riskiyle güvenliğiyle, geçmişiyle geleceğiyle, dağıyla taşıyla, kurduyla kuzusuyla bu coğrafya bizim, bastığımız topraklara vatan mührünü vuran kutlu irade Türk milletinindir.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bu coğrafyada yaşıyor olmanın nimeti olduğu kadar külfeti de vardır ve bu külfet milli birliğin dayandığı yüksek bir şuur sayesinde omuzlanarak ufkumuza çekilen kalın perdeler yırtılıp atılmaktadır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Coğrafyamızı değiştirme ihtimalimiz yoktur.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bunu aklımızdan geçirmeye hakkımız bile yoktur.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bu vatan kıyamete kadar bizimdir, bizim kalacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Asırlar boyunca çekilmiş çilelerin, geçilmiş zor dönemeçlerin, aşılmış pek çok engelin, gösterilen üstün fedakârlıkların, göğüs kabartan muazzam mücadelelerin ezcümle mükâfatı Türk vatanıdır.”</em></strong></p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/22/devlet-seye-hakimdir-iftiralar-ise-beyhudedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet emellerden hesap sormasını da mutlaka biliriz.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2023 07:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8096</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  “Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.” Dedi. İnsanımızı ilgilendiren tüm sorunların çözümü için çalıştıklarını ifade eden Bahçeli; “Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  <strong>“Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.”</strong> Dedi.</p>
<p>İnsanımızı ilgilendiren tüm sorunların çözümü için çalıştıklarını ifade eden Bahçeli; “Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, köklerinden kopmadan yenilenmeden yanadır.” Diye konuştu.</p>
<p>Bazılarının  “Altılı Masa” bazılarının ise  “Millet ittifakı” adını verdikleri oluşumun adaylarını açıklayamadıkları na dikkat çeken MHP Lideri, “<strong>Zillet ittifakı kaynayan kazan misali kapak tutmuyor. İttifak ortağı partilere hakim olan panik havası gözlerden kaçmıyor.”</strong> Sözleri ile aday belirlemeleri için ilginç tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Her zaman olduğu gibi bu toplantıda da gündemi ilgilendiren önemli açıklamamalarda bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>       </strong><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, başarılı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>
<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize şükranlarımı sunuyor, en halisane selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin hedefleri büyük olduğu kadar, bu hedefleri tahkim ve takviye edecek heves ve heyecanları da büyüktür.</p>
<p>Büyüklük taslamayan, tevazuyu elden bırakmayan bu büyük olma hali; Türk milletini medeniyetler ve milletler mücadelesinin en üstüne çıkarmak, Türkiye’yi de “Lider Ülke” yapmak için gerekli olan manevi ve moral seviyenin, ilham ve inanç sentezinin ilk ve ön şartıdır.</p>
<p>Hamd olsun kaynağımız bereketli, kaderimiz berrak, kalbimiz berkemaldir. Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi bilir.</p>
<p>54 yıllık bir maziye dayanan siyaset ve dava mücadelemizin hiç kimseye, hiçbir güç ve çıkar lobisine diyet borcu yoktur.</p>
<p>Saklayacak, gizleyecek, üzerini örtecek bir açığımız yoktur.</p>
<p>Başımızı eğecek, yüzümüzü kızartacak, gözlerimizi kaçıracak bir yanlışımız, bir mahcubiyetimiz, verilemeyecek bir hesabımız da olmamıştır.</p>
<p>Neysek oyuz, nasılsak öyle görünürüz, göründüğümüz gibi olacak cesaret ve özgüvene fazlasıyla sahibiz.</p>
<p>Bazıları bizi hazmedemez, zira bünyeleri helale alışkın değildir.</p>
<p>Bazıları bizi tanıyamaz, zira onlar gözleri açıkken bile gaflet uykusuna dalan, sonra da ışığın altında bile fark edilmeyenlerdir.</p>
<p>Kaldı ki görmek istemeyen bir göze aydınlığın yararı dokunamayacaktır.</p>
<p>Tutamayacağımız sözü dilimize, veremeyeceğimiz sevgiyi kalbimize, ulaşamayacağımız hedefleri önümüze koymadık, koymaya da niyetimiz yoktur.</p>
<p>Merhum Hocamız Prof.Dr Nurettin Topçu’nun dediği gibi <strong><em>“kin, zaafın ve esaretin mahsulüdür. Muhabbet, bolluk ve rahmet dağarcığıdır.”</em></strong></p>
<p>Bizim işimiz kin değil muhabbettir; kibir değil mehabettir; nihayet milli ve Muhammedi ahlakı hakkıyla içselleştirip yaşamaktır.</p>
<p>Gündüz vaktinin korkak gecelere, nezih ve serazat bir kalbin zalim bedenlere acıdığını en iyi bilen, en iyi gören Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.</p>
<p>Toprağına merhamet tohumu serpilmeyen ülkeler, nice fatihlerin matemi olmuştur.</p>
<p>Gönüller arasında karanlık uçurumlar açan anlayışsızlık, katılık, kötülük, sevgi kıtlığı ve bunlardan mülhem insani felaketler merhamet cevherinden mahrumiyetin çok soğuk esintisidir.</p>
<p>Bu esintiye yüreğimizin sıcaklığıyla direniyoruz.</p>
<p>İftira salgınına inancımızın şifasıyla karşılık veriyoruz.</p>
<p>Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet emellerden hesap sormasını da mutlaka biliriz.</p>
<p>Biz bu ülke, bu vatan, bu bayrak uğruna, rahmetle ve hürmetle andığımız hilal kaşlı, kurt bakışlı 3 bin şehit verdik.</p>
<p>Şafağı ağarmayan nice zifiri karanlıkları yendik.</p>
<p>Gideni gelmeyen, ağlayanı gülmeyen, feryadı dinmeyen, hüsranı bitmeyen, ancak imanlı mücadelesi de asla eksilmeyen zulmet dolu senelerde kendi yarasını iyileştiren bir aslan gibi doğrularak kükremesini bildik.</p>
<p>Siyasi seciyemiz, Türklüğe duyulan emsalsiz bir sevdanın potasında eriyerek, yeri gelince sükût gibi münzevi, yeri gelince de çığlık kadar hür oldu.</p>
<p><strong>√ </strong>Kendi yatağımızı kendimiz açarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Kendi akışımızı kendimiz sağlayarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Önümüze çekilmiş engelleri günbegün aşarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Birleşecek gövde arayan başka pınarları aramıza katarak Türk-İslam ülküsünün mecrasında tıpkı bir akıncı ruhuyla ilerledik.</p>
<p>Çelme taktılar, tökezledik, ama düşmedik.</p>
<p>Arkamızdan ittiler, sendeledik, ama eğilmedik.</p>
<p>Kuyuya attılar, vakti saati geldiğinde Yusuf olup çıktık.</p>
<p>Mahkûm ettiler, vatan sağ olsun dedik.</p>
<p>Mağdur ettiler, kaderimiz buymuş, Allah bizimledir dedik.</p>
<p>Azığımız ıstırap olsa da yeise kapılmadık.</p>
<p>Bulanık akan suların günü geldiğinde durulacağına inandık.</p>
<p>Gökyüzüne direkleri kuracağımız günleri saydık.</p>
<p>Kurban olduk vatana, kutup yıldızı gibi parladık.</p>
<p>Merhum Faruk Nafiz Çamlıbel’in, <strong><em><u>“Bizim Memleket”</u></em></strong> isimli şiiri vatana kurban olanların adeta <u>manzum seslenişidir ve şöyledir:</u></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Orada yaşayan erlerin içi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir yaşta yoğurur derdi, sevinci;</em></strong></p>
<p><strong><em>Onlar ki sabansız, tarlasız çiftçi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Davarsız, kavalsız çoban olurlar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Başıboş, kırlara salar tayını,</em></strong></p>
<p><strong><em>Elinden düşürmez okla yayını;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ellere bırakır zafer payını,</em></strong></p>
<p><strong><em>Memleket yolunda kurban olurlar.</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Artık ve asla zafer payını ellere bırakmayacağız.</p>
<p>Hakkımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.</p>
<p>Milli haysiyetimizi ve dava onurumuzu çiğnetmeyeceğiz.</p>
<p><u>Şairin dediği gibi:</u></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Külümüzden yükselen duman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>Dahası irade bizden yanadır. İstikbal bizden yanadır. İstiklal bizden yanadır.</p>
<p>Yetmez, millet bizden yanadır. Tarih bizden yanadır. Talih bizden yanadır.</p>
<p>Bu da yetmez, elleri nasır tutmuş analar bizden yanadır. Başını niyazla semaya çevirmiş babalar bizden yanadır. Dedeler, nineler, henüz bıyığı terlememiş sabiler bizden yanadır.</p>
<p>Rüzgar bekleyen bayrak bizden yanadır. Türklüğün varlığı bizden yanadır. Türk gençliği bizden yanadır. Türkiye bizim yeryüzü cennetimizdir ve sonuna kadar bizden yanadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne zincir vurmak, kement bağlamak, kelepçe takmak hiçbir alçağın, hiçbir ahlaksızın harcı ve haddi değildir.</p>
<p>Sürekli körüklenen karalama kampanyalarının, sürekli gündemde tutulan karanlık senaryoların müellif ve müteahhitlerinin, zamanı geldiğinde hem vallahi, hem billahi burunlarından fitil fitil getireceğimizi de herkes bilmelidir.</p>
<p>Kötüleri ve kötülükleri unutursak kanımız kurusun.</p>
<p>Yok öyle üç kuruşa beş köfte, saman altından su yürütüp saklandıkları deliklerden bağrımıza taş atanların yakasından bizzat büyük Türk milleti tutacaktır.</p>
<p>Millet kendi eserine, sevdasından deliye dönmüş Milliyetçi Hareket Partisi’ne duasıyla, desteğiyle, dev gibi iradesiyle sahip çıkacaktır.</p>
<p>Hiç kimse boşuna hayal kurmasın, boş yere hesap yapmasın.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, içinde milletin olmadığı, milli ve manevi değerlerin yer almadığı hiçbir hedefi kabul etmez, etmeyecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, aslını inkâr etmez, etmeyecektir.</p>
<p>Bizi meşgul edip Türkiye üzerinde oyun kuracağını zanneden, siyaseti sokak dedikodusuna çeviren, davamızın iffetine çamur atmaya kalkışan, Bozkurdu çakala boğdurmak için fırsat kollayan ahmaklara, asalaklara, aşağıların da aşağısına yuvarlanmış arsızlara en küçük geri adımımız söz konusu olursa diyorum ki, gök girsin kızıl çıksın.</p>
<p>Hepsine birden de meydan okuyorum.</p>
<p>Etrafımızda dolaşanları görüyoruz. Zehir ve zillet saçanları anbean takip ediyoruz.</p>
<p>Fitne yayan siyasetçileri, sözde gazetecileri, sosyal medya farelerini, ülkeden korkakça kaçmış şerefsizleri, FETÖ’cü hainleri, bölücü mihrakları, dış bağlantılı casusları,  köksüzleri, kimliksizleri, millet ve milliyet hasımlarını rezil rüsva etmek için uygun zamanı sabrın gücüyle, Allah’ın inayetiyle, milletimizin metanetiyle bekliyoruz.</p>
<p>Bize kan sıçratmak isteyenlerin alayının elinde, yüzünde yakasında ve vicdanında şehitlerimizin kanı vardır.</p>
<p>Şeytanın uşaklarına milletin evlatları yenilmeyecektir.</p>
<p>Operasyon piyonlarına teslim bayrağı çekecek bir korkak aramızda yoktur.</p>
<p>Emperyalizmin maşalarına Müslüman Türk milleti eyvallah etmeyecektir.</p>
<p>Batılın tuzaklarına hakkın ve haklının yanında duranlar kesinlikle düşmeyecektir.</p>
<p>El mi yaman, bey mi yaman göreceğiz, kötülük saçan Türk düşmanlarının hepsine bir gün sıfıra inmiş temas hattından bakacağız.</p>
<p>İçimize sızmış işbirlikçileri ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyen idare-i maslahatçıları da ayrıca ve dikkatle değerlendireceğiz.</p>
<p>Davamızın hisarları ok yağmuruna tutuluyorken, risk almayan, bana ne diyen, kendini ortaya koymayan, ıslık çalıp eli arkasında dolaşan aymazları da tek tek not ediyor, onları unutmayacağımızı buradan kararlılıkla ifade ediyorum.</p>
<p>Vizyonu yetmeyenlerin menzillerinin tükendiği yerde terk etmeleri, hızlı koşanların soluk almak için duraksamaları, hatta farklı etkilerin sonucu değişmeleri, dönüşmeleri, yılmaları, umutsuzluk ve yılgınlığa düşmeleri her zaman mümkündür ve beklenmelidir.</p>
<p>Bu nedenle bize düşen görev, kafa karıştıran, akıl çelen, zihin bulandıran bozuk zihniyetlerin etki alanına girmeden hak bildiğimiz yolda arkamıza bakmadan hızlı adımlarla yürümektir.</p>
<p>İyi günü herkes paylaşır, mühim olan zahmetli dönemlerde bir ve beraber olmaktır.</p>
<p>Konu paye kapmaya, taltif almaya gelince el ovuşturup telaşla öne çıkanlarla, zorlu mücadele dönemlerinde masa altına saklanıp üç maymunu oynayanlarla işimiz olamaz, ortak geleceğimiz olamaz, kalbimiz bir atamaz, atmayacaktır.</p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Özellikle hatırlatmak isterim ki, Türkiye’ye ve Türk milletine kalkan elleri kırmak, saldırıları engellemek, gerekirse canımızı feda etmek bizim için şeref bahsidir</p>
<p>Üç hilal, ecdadın yadigârı, ezilenlerin yareni, hakkı yenmişlerin yarı, milli birlik ve kardeşliğin yaldızıdır.</p>
<p>Üç hilalin ışığı al bayrağın ışığıdır.</p>
<p>Bize FETÖ’cüler saldırıyormuş, saldırsınlar.</p>
<p>Bize PKK’lılar saldırıyormuş, saldırsınlar.</p>
<p>Zillet ittifakı ağız birliği etmiş, iftiralarını kusuyormuş, varsın yapsınlar.</p>
<p>Bize Türk ve Türkiye düşmanları saldırıyormuş, bırakın aynen devam etsinler.</p>
<p>Bizim tarafımız belli, istikametimiz sıratı müstakimdir.</p>
<p>Himaye edenimiz Allah, destekçimiz büyük Türk milletidir.</p>
<p>Açık hesap 14 Mayıs 2023 tarihinde sandıkta görülecektir.</p>
<p>Partimizin zor durumda olduğunu gün aşırı söyleyen çapulcular vardı.</p>
<p>Millet ve vatan uğruna kendi bindiği gemiyi denizin ortasında yakacak kadar kaygıyı ve korkuyu yenmiş bir davanın mensuplarını elinde kibrit kutusuyla tehdit etmeye çalışan densizler ve denyolar vardı.</p>
<p>Ağızlarından salyalar aka aka istifa edip gidenlerden bahsediyorlardı.</p>
<p>Oyumuzun düştüğünü iddia ediyorlardı.</p>
<p>Bir yalana bin yalan ekleyip algı operasyonlarıyla üzerimize geliyorlardı.</p>
<p>Türklüğün anayasadan çıkarılmasına hazırlık yapan, PKK’ya mütareke çağrısını silahlara veda kisvesiyle açıklayan, Türkiye’yi zalimlerin kafesine hapsetmek için tertip içinde olan ne kadar kokuşmuş zihniyet sahibi ve ar damarı çatlamış siyasetçi varsa Cumhur İttifakı’nın zayıfladığını, kan kaybettiğini koro halinde söylüyordu.</p>
<p><u>Ömer Hayyam diyordu ki;</u></p>
<p><strong><em>Felek ne denli cömert aşağılık insanlara!</em></strong></p>
<p><strong><em>Han hamam, dolap değirmen hep onlara.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendini satmayan adama ekmek yok;</em></strong></p>
<p><strong><em>Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!</em></strong></p>
<p>Bu cürüm ve müfteri güruhuna gerçekten de yuh olsun, yazıklar olsun, bu vatanın ekmeğini yiyip de Türk düşmanlarının vaatlerine kendini satanlara da her şey haram olsun.</p>
<p>Sanıyorum bunların hepsi Amasya’yı görmüştür. Tahmin ediyorum Amasya’dan ders almışlardır. Herhalde Amasya’daki heybetten küçük dillerini yutmuşlardır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne kucak açan onbinlerce vatandaşımızın muazzam coşkusuna cümle alem şahit olmuştur.</p>
<p>Amasya Genelgesi’nin ruhuyla birleşip bütünleşen Milliyetçi Hareket Partisi zillete düşenleri yine şaşırtmış ve ters köşeye yatırmıştır.</p>
<p>Vaktimiz olsa şerefin ne demek olduğunu hece hece anlatırdım, ancak kaybettikleri bir değerin ne olduğunu dinlemenin bunlara oldukça ağır geleceğinin de farkındayım.</p>
<p>Kiralık anket şirketleri Amasya’ya baktınız mı?</p>
<p>MHP’yi sosyal medya kumpaslarıyla infaza kalkışan namussuzlar Amasya’nın şahlanışını izlediniz mi?</p>
<p>Henüz yeni başlıyoruz, alayınızı birden çılgına döndüreceğiz.</p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihine kadar konuşacaklarını konuşsunlar, sonra sıra Türk milletine gelecektir.</p>
<p>Diyorum ki, <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende” </u></em></strong></p>
<p>Varlığına sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Onuruna sahip çıkmak sıra sende.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>İstiklaline ve istikbaline destek olmak için sıra sende.</p>
<p>Hakkına, hukukuna ve haysiyetine sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>15 Temmuz gecesi Ankara’yı bombalayan FETÖ’cülerden, emzikli bebeklere kurşun sıkan PKK’lılardan ve bunlarla yol yürüyen zillet ittifakından hesap sormak için sıra sende. Yetki sende. Ruhsat sende. Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı da seninle.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Huzurlu bir gelecek için sıra sende.</p>
<p>Lider Ülke Türkiye’yi inşa etmek için sıra sende.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılının sayfasını açmak için söz ve sıra sende.</p>
<p>Türklüğün sosyo-kültürel yükselişinin binlerce yıllık kazanımlarını; millet olmanın kolektif kuvvet ve dayanışmasını zayıflatarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Milletten kabileye,</p>
<p><strong>√ </strong>Cemiyetten cemaate,</p>
<p><strong>√ </strong>Üst kimlikten alt kimliğe,</p>
<p><strong>√ </strong>Millilikten yerelliğe,</p>
<p><strong>√</strong>Toplumsallıktan yalnızlığa,</p>
<p><strong>√ </strong>Birlik olmaktan bireyselliğe dönüştürecek tarihi bir yanlışa hizmet eden zillet ittifakını sandığa gömmek için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>CHP’sinden İP’ine ve zilletin diğer tüm paydaşı olan partilere varıncaya kadar tavsiyem şudur: Hepinizin arıza sinyali yanıyor, ne sanayiye gitmek ne de sandığı sabote etmeye kalkışmak hiç birinizi kurtarmaya yetmeyecektir.</p>
<p>Cumhur İttifakı sefil gayelere müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi milletiyle bir ve beraber olacak zillet ittifakını siyaset çöplüğüne yollayacaktır.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende”</u></em></strong> temalı Amasya Açık Hava Toplantımıza katılan bütün vatandaşlarıma, bütün dava arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.</p>
<p>Parti teşkilatlarımızın değerleri yöneticilerini hassaten kutluyor, başarılar diliyorum.</p>
<p>Açık hava toplantılarımıza kararlılıkla devam edeceğimizi de buradan bir kez daha duyuruyorum.</p>
<p>5 Şubat 2023 Pazar günü bu kez Tekirdağ’da olacağız ve bu ilimizde vatandaşlarımızla hasret gidereceğiz.</p>
<p>Ve tekraren diyorum ki:</p>
<p>İnandık, başaracağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.</p>
<p>Bıyığını kesip ayrılanlar varmış, manen aramızda olmayanlarla zaten ilgilenecek değiliz. Hiç olmayanların yokluğundan da şikayet edecek değiliz.</p>
<p>Gönül kervanımıza her gün katılan binlerce Türkiye sevdalısıyla işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz, yolumuza azimle devam ediyoruz.</p>
<p>Bayağı senaryoların hızımızı kesmesine göz yummayacağız.</p>
<p>Her insanımızı kucaklayacağız ve kardeş bileceğiz.</p>
<p>Her değerimizi muhafaza ve müdafaa edeceğiz.</p>
<p>Hiç kimsenin etnik, mezhep, ideolojik ve fikri farklılığına kafa yormayacağız.</p>
<p>Öz dururken kabukla ilgilenmeyeceğiz.</p>
<p>Ağaca bakarken ormanı gözden kaçırmayacağız.</p>
<p>Sanal ayrımlarla meşgul olmayacağız.</p>
<p>Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine büyük bir aile olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmayacağız.</p>
<p>Ve diyeceğiz ki: <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Şer cephesinde buluşan müfteri ve münafıkları da buradan uyarıyorum:</p>
<p>Damarımıza basanlarla, kurumsal kimliğimize organize şekilde saldırı yapanlarla yerin yedi kat dibine inseler de hesaplaşacağız, gözlerinin içine baka baka, hukukun imkanlarını sonuna kadar kullanarak layık oldukları akıbetle buluşturacağız.</p>
<p>Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe devletimizi ve milletimizi hiç kimse bozguna uğratamayacaktır.</p>
<p>Teminat Türk milletidir.</p>
<p>Teminat Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>
<p>Teminat Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Bu duruş ve inanışımıza itiraz eden kim varsa buyursun karşımıza geçsin, hepsinin boynunun ölçüsünü tek başımıza almasını da biliriz.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılını umutla karşılayacağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünü iftiharla kutlayıp milli iradenin seçim ve tercihiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının tertemiz sayfasını açacağız.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle de geçmişin muzaffer anılarını geleceğin müstakbel ve müstesna özlemleriyle eklemleyeceğiz.</p>
<p>Biz mevsimlere göre kuruyarak çekilen veya yağışa göre sel olup taşan, dahası bulanan bir nehrin arayışında değil, okyanus gibi haşmetli bir istikbalin peşindeyiz.</p>
<p>Bunu da başarmaya kapasite ve kabiliyet itibariyle yeterli ve yetenekliyiz.</p>
<p>Dünyanın nereye ve nasıl gittiğini bütün aşamalarıyla yorumluyoruz.</p>
<p>Beşeriyetin yaşadığı buhranların kaynağını dikkatle tefrik ve teşhis ediyoruz.</p>
<p>Dünyada oynanan büyük oyunların mahiyetini ve zulüm aktörlerinin gölgeli iç yüzünü açıklıkla görebiliyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin dünyadaki stratejik yerini ve jeopolitik mevkiini detaylarıyla anlamlandırıp siyasetimizin eksen ve koordinatlarını fikri zenginliğimizle çiziyoruz.</p>
<p>Türk milletinin gelecekte nerede olması gerektiğini vizyoner bir bakış açısıyla ele alıyor, hedeflerimizi reel politik düzlemde isabetle tayin ediyoruz.</p>
<p>Ülkemiz ve milletimiz için hedeflerimiz nelerdir ve bunu nasıl başaracağız? Sorusuna sürekli cevaplar arıyor, düşünce temelinde siyaset oluşturuyoruz.</p>
<p>Bugün hepimizin öncelikli görevi; dünyada yaşanan gelişmeleri kavramak, insanlığın ortak kaderine ilişkin sorunları çözecek, Türkiye’nin içinde bulunduğu açmazları aşacak, zarar gören kardeşliğimizi onaracak siyaset anlayışını ortaya koymaktan geçmektedir.</p>
<p>Türk siyaseti ve siyasetçisi, bu birikimlerin ışığında ülke kaynaklarını en iyi ve en verimli bir şekilde kullanarak ülkesini geleceğe hazırlayıp taşımakla mükelleftir. Ve partimiz buna hazırdır.</p>
<p>Bildiğiniz gibi milliyetçilik millet olma halinin şuurla kavranması ve savunulmasıdır.</p>
<p>Bir millete mensup olmak başkadır. Bu mensubiyetin devamını şuurla benimsemek başkadır.</p>
<p>Ancak millet yalnızca sosyo-kültürel bir toplumsal uzlaşma alanı değil aynı zamanda politik bir uzlaşmanın da sonucudur.</p>
<p>Bilhassa demokratik milli devletlerde, toplumun ortak veya benzer taleplerle ortalama politik bir uzlaşma arayışının sonuca ulaşabilmesi için,</p>
<p><strong>√ </strong>İnsanın nasıl yaşayacağı,</p>
<p><strong>√ </strong>Ailesini nasıl geçindireceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Nasıl yönetileceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Hangi hakları talep edeceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Ve bunları kendisine kimin ve nasıl ulaştıracağı gibi haklı soruların cevap bulması zaruridir.</p>
<p>Bu açıdan millet birliğini bozan yalnızca dilde, inançta, ülküde ayrışma değil, nasıl yönetileceği ve hangi hakları isteyeceği konusunda karar verememiş toplumların yaşadıkları gelgitler ve tereddütlerdir.</p>
<p>Bir siyasi parti olarak bizden beklenen görev ve fonksiyonlardan biri ve belki de en önemlisi bu tereddütleri gidermektir.</p>
<p>Bu nedenle &#8220;biz&#8221; merkezli bir anlayışın temsilcisi olan milliyetçiliğin &#8220;ben&#8221; ile olan bağlantısını dikkate alarak &#8220;ben ve biz&#8221; arasında hassas bir denge oluşturmalıyız.</p>
<p>Milliyetçiliğin anlamı olan &#8220;biz&#8221; sayısız &#8220;ben&#8221;lerden oluştuğuna göre vatandaşlarımızın sorunlarını çözerek milletimizin de sorunlarını çözecek, millet eksenli ve insan odaklı bir siyaset gelişimini daha da güçlendireceğiz.</p>
<p>Bu durumda, insanın yaşadığı her sorunun siyasetimizin de ilgi ve çözüm sahasına gireceğini asla unutmayacağız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, köklerinden kopmadan yenilenmeden yanadır.</p>
<p>Yeni yüzyılın eşiğinde oyalanmaya hakkımız yoktur.</p>
<p>Zaman kaybına tahammülümüz yoktur.</p>
<p>Tarihi akışın gerisinde kalmaya, zamanın tozunu yutmaya, milletler mücadelesinde ezilmeye hiç ama hiç niyetimiz yoktur.</p>
<p>Bu nedenle Cumhur İttifakı milletinin ve ülkesinin hizmetkârıdır, yeni yüzyıla Türk mührünü vurmaya yeminlidir.</p>
<p>Aslına bakılırsa zillet ittifakının karın ağrısı da budur.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığına birden bire seslerini yükseltmeleri, itiraz ve tepkilerini yoğunlaştırmaları bir defa milletimizin umutlarını küllemek ve kündeye getirmektir.</p>
<p>Bu beyhude çabanın sonu ve sonucu elbette hüsrandır.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığı bal gibi, buz gibi yasaya uygundur, anayasa uygundur, ahlaken ve hukuken de meşrudur.</p>
<p>16 Nisan 2017 tarihli Halkoylamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmiştir.</p>
<p>Yeni sistemle birlikte, Cumhurbaşkanlığı makamının <em>“anayasal statüsü”</em>  değişmiş; tarafsız, yetkisiz ve sorumsuz özelliğinden partili, yürütmede tek yetkili ve tam sorumlu hale dönüşmüştür.</p>
<p>Bir bakıma bu yeni yönetim modeli nevi şahsına münhasır bir başkanlık sistemidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde bir dönem yetkilerini kullanan Cumhurbaşkanı’nın tekrar aday olamayacağını iddia etmek, hukuken geçersiz, siyaseten ağır kusurdur.</p>
<p>Bu vaziyet yeni sistemin doğasına ve işleyiş mantığına tamamen aykırıdır.</p>
<p>Değişiklik teklifine ilişkin Anayasa Komisyon Raporu’nda açıkça ifade edildiği üzere, iki defa seçilme kuralı yeni sistemde bu yetki ve sorumluluklara sahip Cumhurbaşkanı için iki defa seçilme şeklinde anlaşılmalıdır. Ve doğrusu da budur.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Seçimi tek başına değil Milletvekili Genel Seçimiyle <em>“birlikte” </em>yapılmaktadır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın iki defa seçilme kuralı <em>“birlikte seçim usulü”</em> göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır.</p>
<p>Nitekim Anayasa değişikliği hakkında 6771 sayılı Kanun’un 18. maddesinin b) fıkrasına göre, <em>“101 ve 102’nci maddelerde yapılan değişiklikler, birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte yürürlüğe girer</em>”. hükmü amirdir.</p>
<p>İlk TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvim, 30 Nisan 2018 tarihinde işlemeye başlamış ve yeni sisteme göre ilk birlikte seçim 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşmiştir.</p>
<p>Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun <strong><em>“Seçim dönemi, seçim döneminin başlangıcı ve seçimlerin tamamlanması</em>”</strong> kenar başlıklı 3. maddesinde, <em>“Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır. Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev sürelerinin dolmasından önceki son Pazar günü oy verme günüdür. Görev süresi, birlikte yapılan bir önceki seçim tarihi esas alınarak belirlenir.</em>” hükmü yer almaktadır.</p>
<p>Bu düzenleme kapsamında Cumhurbaşkanı’nın görev süresi birlikte yapılan seçimlere göre belirlenmelidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın adaylığı ve seçimini düzenleyen 101. madde içinde bazı ifadeler aynı kalsa da yeni bir kanun maddesi niteliği kazanmıştır.</p>
<p>Madde içinde <em>“Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir”</em> ifadesi aynen kalsa da, bu yeni madde içinde Cumhurbaşkanı ibaresi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde görev üstlenen “Cumhurbaşkanı” anlamı kazanmıştır.</p>
<p>Anayasa’nın “Cumhurbaşkanı’nın adaylık ve seçimi” kenar başlıklı 101. maddesinin 2. fıkrasına göre “<em>Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” </em>denilmektedir.</p>
<p>Dar ve lafzi yorum yapanlar bu hükümden hareketle, görevdeki Cumhurbaşkanı’mızın biri Parlamenter Sistem diğeri de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde iki kez seçildiğini, yeniden aday olamayacağını maksatlı ve mesnetsiz şekilde ileri sürmektedirler.</p>
<p>Anayasal hükümlerin yorumlanmasında lafzi yorum kuşkusuz eksik ve yetersizdir.</p>
<p>Kaldı ki Anayasa’nın 13. maddesinde, <em>“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.”</em> ifadesi malumlarınızdır.</p>
<p>Lafzi yorumdan hareket edildiğinde “yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak” temel hakların sınırlanabileceği sonucuna varılacaktır.</p>
<p>Ne var ki Anayasa Mahkemesi sistematik ve amaçsal yorum yöntemini izleyerek, ilgili maddede sınırlama sebebi olmayan maddelerinde sınırlanabileceğini kabul etmektedir.</p>
<p>Hukuk kaidelerinde bir ibareye anlam verirken, tek başına o ibarenin yer aldığı kuralın lafzına bakılamayacaktır.</p>
<p>Hukuki belirlilik ilkesi gereğince, bir ibarenin anlamı hukuk düzeni içinde diğer kurallarla birlikte bütüncül yorumuyla açıklanmalıdır.</p>
<p>Adaylık hakkı seçilme hakkının bir parçasıdır.</p>
<p>Özgürlük lehine geniş sınırlama için dar yorum esastır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın adaylığına ilişkin düzenlemeyi dar ve indirgemeci yorumlayanlar sınırlamaları çarpık ve geniş yorumlamaya çalışmaktadır.</p>
<p>Dolayısıyla sistematik ve amaçsal yorum gereğince iki defa seçilme kuralını yeni sistem içinde iki defa Cumhurbaşkanı seçilmek olduğu çok açık ve belgelidir.</p>
<p>Anayasa’daki iki defa seçilme kuralı yeni sistemde bu yetki ve sorumluluklara sahip Cumhurbaşkanı için iki defa seçilme şeklinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>Bu itibarla Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki görev, yetki ve sorumluluklarıyla sadece bir dönem seçilmiştir.</p>
<p>İkinci dönem için Cumhurbaşkanı adaylığı da tartışmasızdır, 14 Mayıs 2023’te milletimizin iradesiyle seçileceğine inancımız ise tamdır.</p>
<p>Vesayetçilerin başını kaldırması boşunadır.</p>
<p>14 Mayıs’ta söz ve sıra milletindir.</p>
<p>Henüz bir Cumhurbaşkanı adayı bile bulamayan zillet ittifakı partilerinin 26 Ocak 2023 tarihli 11’inci toplantısında müştereken Sayın Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkmaları anti demokratik ve gayri hukuki bir hezeyandır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Türk milletinin adayıdır.</p>
<p>Karşı çıkanlar küresel güçlerdir.</p>
<p>Mukaddesatımıza diş bileyen haçlı yanaşmalarıdır.</p>
<p>Küresel medya Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığına muhaliftir.</p>
<p>Türk ve Türkiye düşmanları cephe almışlardır.</p>
<p>Varsın çıkarcılar güç birliği yapsınlar, varsın hainler işbirliği yapsınlar, varsın zalimler emel birliği yapsınlar, biz Cumhur İttifakı olarak hepsinin bileğini bükeriz.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi için geceyi gündüze katacağız.</p>
<p>İstiyorlar ki, güdülen, kukla gibi oynatılan ve kontrol edilebilen bir Cumhurbaşkanı olsun.</p>
<p>Diliyorlar ki, milli haklarımızı yok saymış bir Cumhurbaşkanı olsun.</p>
<p>Bekliyorlar ki, sesini kısan, boyun eğen, taviz veren, teslim olan bir Cumhurbaşkanı göreve gelsin.</p>
<p>Geçti o günler, bitti o masallar, suyu tersinden akıtmak geldiğimiz bu aşamada imkansızdır.</p>
<p>Millet kararlıdır, iradesine sonuna kadar arka çıkacaktır.</p>
<p>Millet kararlıdır, sevdalılarını yarı yolda bırakmayacaktır.</p>
<p>Söz milletindir, sıra milletindir, zillet ittifakı da sıfırı çekecektir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayıyla uğraşmasın.</p>
<p>FETÖ’nün ve PKK’nın sırtını sıvazlayan İP başkanı kendi işine baksın.</p>
<p>Bizim adayımız belli, kararımız nettir.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan 14 Mayıs 2023’te yeniden ve açık ara farkla seçilecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi de milletvekili sayısını beklentilerin hilafına güçlü bir şekilde artıracaktır.</p>
<p>Korkmasınlar, kaçmasınlar, saklanmasınlar, kriz ve kaos peşinde koşmasınlar, sadece ve sadece 14 Mayıs’ı beklesinler, aziz milletimiz zillet ittifakına gününü gösterecek, mandacılığın ve yabancılara kurşun askerlik yapmanın bedelini çok ağır ödetecektir.</p>
<p>Sabrımızı zorlamasınlar, ayranımızı kabartmasınlar, konuşursak derinden hiç kimse, hiç birisi kalkamaz yerinden.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Zillet ittifakı kaynayan kazan misali kapak tutmuyor.</p>
<p>İttifak ortağı partilere hakim olan panik havası gözlerden kaçmıyor.</p>
<p>13 Şubat’ta Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceklermiş.</p>
<p>Bu gidişle seçimlere bir gün kala da Cumhurbaşkanı adayının kim olacağını konuşuyor ve tartışıyor olurlarsa hakikaten şaşırmayacağız.</p>
<p>Eğer karar veremiyorlarsa Noter huzuruna çıkıp kurayla adaylarını tespit etmeleri de bir seçenek olarak önlerinde durmaktadır.</p>
<p>Buna akılları yatmıyorsa kısa ve uzun çöp çekilişi yapmak suretiyle zilletin talihli adayını çıkarabilirler.</p>
<p>Bu da olmazsa “o piti piti karamela sepeti” tekerlemesiyle muhtemel adaylarını bularak ilan edebilirler.</p>
<p>Buna yanaşmıyorlarsa, Beyaz Saray’a telefon edip veya bir ulak gönderip Biden’in son talimatını alarak karşımıza çıkarlar.</p>
<p>Zillet ittifakı acizdir, fırsatçıdır, ucuz siyasetçilerin kumkumasıdır.</p>
<p>Dün açıkladıkları “Ortak Politikalar Mutabakat Metni” sadece göz boyayan, işin özünde Türkiye alerjisini ve millet muhalifliğini netleştiren bir siyaset kofluğudur.</p>
<p>Bugüne kadar paylaşılan, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni”ne, “Temel İlkeler ve Hedefler Mutabakatı”na, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi”ne, “Kurumsal Reformlar Raporu”na ve “Seçim Güvenliği Raporu”na yeni bir zillet halkası ilave edilmiştir.</p>
<p>Ortak Politikalar Mutabakat Metni dedikleri ortak ihanet belgesi, yıkım beyannamesidir.</p>
<p>Dün gündeme taşınmış olan bu metin, bölücülüğe verilmiş güvence, Türkiye’yi sistem krizine sürüklemeyi hedefleyen sakat bir adım, milletin huzur ve güvenliğine kast eden sancılı ve ucube bir dayatmadır.</p>
<p>Türk milleti zillet ittifakının sipariş metinlerine katiyen itibar etmeyecektir.</p>
<p>Kervan yürüyecek, Türkiye büyüyecek, Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi gücüne güç ekleyecektir.</p>
<p>Şimdi sıra milletimizdedir.</p>
<p>Şimdi sıra tarihin hükmüyle hareket etmektir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>İsveç ve Danimarka başta olmak üzere Kur’an-ı Kerim’e ve inançlarımıza yönelik yaygın tahrik ve azgın saldırıları nefretle kınıyoruz.</p>
<p>İsveç’in NATO üyeliğini derin dondurucuya alınmasından yanayız.</p>
<p>Buna karşılık Finlandiya’nın kendi özel şartları çerçevesinde NATO üyeliğinin makul olduğu hususunda Sayın Cumhurbaşkanımızla aynı görüşü paylaşıyoruz.</p>
<p>Kitabımıza el uzatan din ve millet düşmanlarına her anlamda kapalı ve karşı olduğumuzu da buradan açıklıyorum.</p>
<p>Geçen hafta dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın İran Büyükelçiliğine yapılan kanlı saldırıyı kınıyor, hayatını kaybeden soydaşımıza Allah’tan rahmet diliyor, can Azerbaycan’ın her zaman yanında olacağımızı belirtiyorum.</p>
<p>Unutulmasın ki, Azerbaycan ne kadar Türk ise güneyi de o kadar Türk’tür ve bizim can beraberimizdir.</p>
<p>Diğer yandan EYT düzenlemesinin yasalaşması konusunda üstümüze düşen katkıyı TBMM Genel Kurulu’nda mutlaka vereceğimizin, bu mağduriyetin sonlanması için her aşamada yapıcı ve destekleyici tavrımızı göstereceğimizin bilinmesini özellikle arzu ediyorum.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun diyorum.</strong>”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Amasya Tarih Yazdı,Milliyetçi Hareket Meydanlara Sığmıyor</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/01/30/amasya-tarih-yazdimilliyetci-hareket-meydanlara-sigmiyor/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/01/30/amasya-tarih-yazdimilliyetci-hareket-meydanlara-sigmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 07:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[“Aziz Milletim Sıra Sende”]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Amasya’da düzenlenen “Aziz Milletim Sıra Sende” mitinginde konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Amasya Mitingi]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8092</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amasya’da düzenlenen “Aziz Milletim Sıra Sende” temalı açık hava toplantısında yaptığı konuşmada, MHP’ye kumpas kurulmakta olduğunu belirterek; “Milliyetçi Hareket Partisi’ne son dönemlerde yoğunlaşan, eşzamanlı ülkemize ve Cumhur İttifakı’na karşı ilerletilen düşmanlığın sebebi 14 Mayıs seçimlerinde küresel emperyalizmin Türkiye’den intikamın alma çabasıdır.” dedi 14 Mayıs seçimin önemini birkez daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, <strong>Amasya’da </strong>düzenlenen “<strong>Aziz Milletim Sıra Sende</strong>” temalı açık hava toplantısında yaptığı konuşmada, MHP’ye kumpas kurulmakta olduğunu belirterek; <strong>“Milliyetçi Hareket Partisi’ne son dönemlerde yoğunlaşan, eşzamanlı ülkemize ve Cumhur İttifakı’na karşı ilerletilen düşmanlığın sebebi 14 Mayıs seçimlerinde küresel emperyalizmin Türkiye’den intikamın alma çabasıdır.”</strong> dedi</p>
<p>14 Mayıs seçimin önemini birkez daha vurgulayan Bahçeli, “Müslüman Türk milleti 14 Mayıs yaklaştıkça tuzakların yaygınlaştığını görmektedir. Ancak zalimlerin zulmü cumhurun zaferine gölge edemeyecektir. Küresel oyuna teşrifatçılık yapan zillet ittifakının oyunu sandıkta bozulup parçalanacaktır.” Diye konuştu.</p>
<p>Toplantıya katılımın oldukça fazla olmasından memnun olan MHP lideri konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Aziz Vatandaşlarım, </strong><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım, </strong><strong>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</strong></p>
<p>Türk milletinin altın sırması, gariplerin müşfik sığınağı, hükümran mazimizin bayraklaşmış yadigârı, şehzadeler yurdu Amasya’da sizlerle bir arada olmaktan kıvanç duyuyorum.</p>
<p>Bu vesileyle hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Her yanı tarih, her taşı yakut olan Amasya’dan gönül ve kültür coğrafyalarımıza en kalbi selamlarımı gönderiyorum.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümündeyiz.</p>
<p>Türkiye’nin kader seçimlerinin eşiğindeyiz.</p>
<p>Adım adım sandık ve seçim gününe yaklaşıyoruz.</p>
<p>Herkes konuşacağını konuştu, şimdi söz sizdedir.</p>
<p>İrade milletindir. Hüküm milletindir. Karar milletindir.</p>
<p>Türk milletinin önünde ve üstünde hiçbir kuvvet, hiçbir kudret de yoktur.</p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihinde yapılması gündemde olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri Türkiye’mizin gelecek ümitlerini tazeleyecektir.</p>
<p>Bu seçimler Lider Ülke Türkiye hedefini gerçeğe dönüştürecektir.</p>
<p>Önümüzdeki seçimler Türk ve Türkiye Yüzyılının çatısını örecektir.</p>
<p>Bu nedenle diyorum ki: “<strong><em><u>Aziz Milletim Sıra Sende</u></em></strong>.”</p>
<p>Amasyalı kardeşlerim, sıra sizlerde.</p>
<p>Birlikte başaracağız, birlikte yapacağız, Türkiye’mize hep beraber sahip çıkacağız.</p>
<p><u>Soruyorum sizlere;</u></p>
<p><strong>√ </strong>Bu kutlu mücadelede yanımızda mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Bu inançlı mücadelede bizimle yürüyecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>İç ve dış işgal cephesine karşı Milliyetçi Hareket Partisi’ne destek verecek misiniz? Cumhur İttifakı’na olur ve omuz verecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>Allah razı olsun hepinizden.</p>
<p>Güvencemiz Amasya, gücümüz büyük Türk milletidir.</p>
<p>Gözümüz parlak ufuk çizgisinde, gönlümüz her daim sizlerledir.</p>
<p>Yavuz Selim Meydanı’nda coşkusuyla bizlere şevk ve heyecan veren siz değerli kardeşlerimize, buraya kadar gelemese de gözü, kulağı ve duası bizimle olan muhterem vatandaşlarımıza en iyi dileklerimi sunuyorum.</p>
<p>Açık hava toplantımızın düzenlenmesinde, tertibinde ve temininde emeği geçen Amasya il Başkanımıza, Belediye Başkanımıza, feragat timsali tüm dava arkadaşlarıma bu vesileyle teşekkür ediyorum.</p>
<p>Alayınıza hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum.</p>
<p><strong>Muhterem Vatandaşlarım, </strong><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Tarihi vesikalar göstermektedir ki, Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a gelmiş, müteakiben Havza’ya geçmiş, nihayetinde de 12 Haziran 1919 Perşembe günü Amasya’ya intikal etmişti.</p>
<p>Askeri erkân, Amasya Müftüsü, eşraf ve halk tarafından coşkuyla karşılanmıştı.</p>
<p>Amasya 104 yıl önce Milli Mücadele’nin ilk karargâhı olmuştu.</p>
<p>Milli duyuş, milliyetçi duruş buradan yedi düvele meydan okumuştu.</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa Amasya’nın merkez olarak seçilme nedenini bakınız şöyle açıklamıştı:</p>
<p><strong><em>“En uygun yer Amasya’dır. Burası Türklüğün öz kaynaklarından birisidir. Uzun zaman şehzadelerin merkezi olması ile de merkezi idareye intibak itiyadı vardır.”</em></strong></p>
<p>Amasya iliklerine kadar Türk’tür, milli onurun medarı iftiharıdır, nitekim en buhranlı dönemlerde karar ve hareket mihveri olarak sivrilmiştir.</p>
<p>Amasya demek vatana sevdalı yüreklerin mecmuu demektir.</p>
<p>Amasya demek, yurdunu alçaklara uğratmayanların, al bayrağa yan baktırmayanların, milletine laf ettirmeyenlerin mukadderat membaı demektir.</p>
<p>1815 Viyana Kongresi’nde Osmanlı İmparatorluğu’na hasta adam yaftası vurulmuştu.</p>
<p>Kanlı savaşlar, karanlık oyunlar, kalleş tuzaklar, soysuz entrikalar hem insan varlığımızı hem de vatan topraklarımızı sistematik şekilde budamıştı.</p>
<p>Türk milletinin tarihten silinmesi planlanmıştı.</p>
<p>Türkleri Anadolu’dan çıkarmanın zalim projeleri hazırlanmıştı.</p>
<p>Bilmiyorlardı ki, bağımsızlık milletimizin kaderidir.</p>
<p>Görmüyorlardı ki, tek dişi kalmış canavarın sonuç alması imkânsızdır.</p>
<p>Merhum Akif’in, <strong><em>“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.” </em></strong>haykırışı ruh kökümüzün yankısı ve yansıması idi.</p>
<p><u>Merhum Mithat Cemal Kuntay’ın şu muhteşem şiiri Türk milletinin ortak irade seslenişiydi:</u></p>
<p><strong><em>Düşmez yere haşa o bizim bayrağımızdır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir fecr olarak doğmadadır her dağımızdan.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ay yıldız, o mazideki süstür, emin ol,</em></strong></p>
<p><strong><em>Atide güneşler doğacak bayrağımızdan.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Altına yatarken de bizimdir yerin üstü,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir kal’e olur toprağımız vecde gelir de;</em></strong></p>
<p><strong><em>Dağlar, kayalar göğsümüz üstünde tepinse,</em></strong></p>
<p><strong><em>Düşmanları biz ram ederiz kan kesilir de.</em></strong></p>
<p><strong><em>Deryaları kan, taşları bitmez kemik olsa,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir son nefesin aynı olup bitse nesimi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ölmez bu vatan, farz-ı muhal ölse de hatta,</em></strong></p>
<p><strong><em>Çekmez kürenin sırtı o tabut-u cesimi.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong>Kürenin sırtı Türk milletini çekemez.</p>
<p>Küresel sırtların hükmü Türkiye’ye geçmez, geçemez.</p>
<p>Bunun ispat ve işareti 22 Haziran 1919 tarihinde yayımlanan Amasya Genelgesi’dir.</p>
<p>Sekiz maddelik işbu Genelgede, milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı, milletin hukukunu savunacak bir heyetin kurulacağı ilan ve ilam edilmişti.</p>
<p>Amasya Genelgesiyle tezahür eden istiklal iradesi aynısıyla Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın mert ve soylu siyasetine emanettir.</p>
<p>Bu emanet çiğnenmeyecek, çiğnetilmeyecektir.</p>
<p>Bu emanetin feyziyle Cumhuriyet’in yeni yüzyılı inşa ve imar edilecektir.</p>
<p>Maalesef Türkiye’nin aleyhine kudurmuş gibi faaliyet gösteren işbirlikçiler yeniden çifte sürülmüşler, yine araziye çıkarılmışlardır.</p>
<p>Husumet cephesinde toplaşan lekeli güruh, ülkemize bir kez daha ölümü gösterip sıtmaya razı etmenin peşine düşmüştür.</p>
<p>Amasya Genelgesi, Cumhuriyet’in ilk yüzyılının beyannamesiydi, şimdi de yeni bir yüzyılın sayfası açılmaktadır.</p>
<p>1919’lu yıllarda, milletimizin varlığına, birliğine ve bağımsızlığına kim saldırmışsa, kimler suikast yapmışsa, biliniz ki, bugünkü tortuları, bugünkü torunları gene aynı gayeyle işbaşındadır.</p>
<p>Dün devşirilmiş manda ve himayeciler vardı, bugün de vardır.</p>
<p>Dün zalimlere yandaşlık yapanlar vardı, bugün de karşımızdadır.</p>
<p>Havza’dan Amasya’ya gelen Mustafa Kemal Paşa’yı karşılayanlar arasında bulunan Müftü Hacı Tevfik Efendi demişti ki: <strong><em><u>“Paşam bütün Amasya emrinizdedir.”</u></em></strong></p>
<p>Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa da tarihe geçen şu konuşmasını yapmıştı:</p>
<p><strong><em>“Memleket elden gidiyor, eğer düşman Samsun’a ayak basacak olursa çarıklarımızı giyip dağlara çıkmamız, vatan toprağını son parçasına savunmamız gerekecek.”</em></strong></p>
<p>İşte bu cesur yürek, bu dirayetli tavır vatanımızın üzerine serpilen ölü toprağını kaldırıp atmıştır.</p>
<p>Bu mücadelenin mana ve mirasıyla her türlü iç ve dış tehdide karşı tetikteyiz, teyakkuz halindeyiz.</p>
<p>Türkiye’yi zilletin anaforuna çekmek için fırsat kollayanları tanıyoruz.</p>
<p><u>Şimdi sizlere soruyorum, öyle bir cevap veriniz ki, bütün muhasım odakları titretin, hepsine Amasya’nın mesajını duyurun:</u></p>
<p><strong>√  </strong>Vatana sahip çıkacak mısınız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Bayrağa sahip çıkacak mısınız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Türkiye’ye sahip çıkacak mısınız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Hakkınıza, haysiyetinize, hukukunuza sahip çıkacak mısınız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p>Allah sizleri her daim var etsin diyorum.</p>
<p>Beraber çok daha güçlüyüz.</p>
<p>Birlikte her zorluğu aşmaya muktediriz.</p>
<p>Çünkü ayrılıkta azap, birlikte rahmet olduğunu çok iyi biliyoruz.</p>
<p>Kim hangi oyunu oynarsa oynasın, kim hangi tuzağı kurarsa kursun, ayrılmayacağız, ayrışmayacağız, aramızda ayrık otu barındırmayacağız, bihakkın saflarımızı sıkı tutacağız, el ele, gönül gönüle Kızılelmaya doğru koşar adım yürüyeceğiz.</p>
<p>Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yıktırmayacağız, sonunda yükseldikçe yükseleceğiz.</p>
<p>Taviz vermeyeceğiz, teslim olmayacağız, tembellik göstermeyeceğiz, mutlaka kazanacağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünde cumhurun muhteşem zaferine hep birlikte omuz vereceğiz.</p>
<p><u>Yine soruyorum, ama az önceki cevaplarınızın şiddetini geçmenizi istiyorum:</u></p>
<p><strong>√ </strong>14 Mayıs seçimlerine hazır mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Seçim günü gelip çattığında sandığa gidecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Cumhur İttifakı’na destek olacak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>Kim ne söylerse söylesin, bizim Cumhurbaşkanı adayımız belli, kararımız nettir.</p>
<p>Kriz severler boşuna uğraşmasın, sözümüz sözdür; değerli adayımızın da, şaşmaz kararımızın da sonuna kadar arkasındayız.</p>
<p>Bulanık sularda balık avlama merakında değiliz.</p>
<p>Uçurum kenarlarında oyalanma arayışında değiliz.</p>
<p>Meçhul bir istikametin kulvarına sürüklenme niyetinde değiliz.</p>
<p>Hele hele Türkiye’nin zillete düşmesine katiyen tahammül edecek değiliz.</p>
<p>Diyorum ki, <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı adayımız <strong><em><u>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.</u></em></strong></p>
<p>İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün amacındayız.</p>
<p>Zalimlere karşı aynı siperdeyiz.</p>
<p>Zillete karşı aynı mevzideyiz.</p>
<p>Hainlere karşı aynı hizadayız.</p>
<p>Türkiye düşmanlarına karşı aynı çizgideyiz.</p>
<p>Biriz, diriyiz, hep birlikte Türkiye’yiz, Türk milletiyiz.</p>
<p>Doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aileyiz.</p>
<p>Hedefimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açık ara farkla tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesi, TBMM’de milletvekili sayısı ve siyasal destek itibariyle çok güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi grubunun ve Cumhur İttifakı’nın oluşmasıdır.</p>
<p>Gayemiz budur, gayretimiz buna yöneliktir.</p>
<p><u>Soruyorum sizlere;</u></p>
<p><strong>√  </strong>Buna var mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Bize destek olacak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Üç hilalin yanında mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Beraber miyiz? Birlikte miyiz? Bizimle misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p>Bu evetler, 104 yıl önce Amasya’da uyanan, zafere giden yol haritasını hazırlayan, teslim olmayacağını haykıran milli direniş ruhunun gür sesidir.</p>
<p>Bu evetler boyun eğmeyen iradenin cümle aleme seslenişidir.</p>
<p><strong>Değerli Vatandaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Türkiye’miz içeriden ve dışarıdan yaylım ateşine tutulmuştur.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin karalanması için her türlü çirkeflik sahnelenmektedir.</p>
<p>Seçim tarihi yaklaştıkça ABD’sinden İngiltere’sine, Almanya’sından İsveç’ine sırayla Türkiye’ye algı operasyonları düzenlenmektedir.</p>
<p>İsveç’ten Danimarka’ya kadar dinimize ve diyanetimize hakaretler edilmektedir.</p>
<p>Hiçbir insanın kabul edemeyeceği ilkel ve iffetsiz sataşmalar ülkemize, Cumhur İttifakı’na ve Cumhurbaşkanımıza reva görülmektedir.</p>
<p>FETÖ’cüler zillet ittifakının yanındadır.</p>
<p>Sosyal medya terörü bütün insani ve vicdani ölçüleri berhava etmektedir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne şerefsizler, vatan hainleri, sömürgeci caniler eliyle kumpas kurulmaktadır.</p>
<p>İtibar cellatları devreye girmektir.</p>
<p>Müfteriler korosu fazla mesai yapmaktadır.</p>
<p>Münafıklar koalisyonu aralıksız fitne saçmaktadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne son dönemlerde yoğunlaşan, eşzamanlı ülkemize ve Cumhur İttifakı’na karşı ilerletilen düşmanlığın sebebi 14 Mayıs seçimlerinde küresel emperyalizmin Türkiye’den intikamın alma çabasıdır.</p>
<p>Provokasyonların sebebi budur.</p>
<p>Huzur ve güvenliğimizi zaafa düşürmek için sistemli bir faaliyet gündemdedir.</p>
<p>Gafiller, hainler, zeka ve vicdan özürlüsü içimizdeki haçlı severler bu kapsamda sonuca ulaşacaklarını sanıyorlar.</p>
<p>Amasya’yı kandırmayı hayal ediyorlar.</p>
<p>Türkiye’nin belini kırmanın arayışındalar.</p>
<p>Milli silah sanayindeki dev atılımlardan korkuyorlar.</p>
<p>Göz kamaştıran alt yapı yatırımlarından, hayranlık uyandıran eser ve hizmet seferberliğinden rahatsız oluyorlar.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin son beş yıldaki muhterem ve müstesna performansından, devlet-millet dayanışmasının müthiş ve muazzez seviyesinden, zorlukların ve zorbaların üstesinden fedakarca gelme kararlılığından ürküyorlar, kabus yaşıyorlar.</p>
<p>Gücüne güç katan Türkiye’ye tahammül edemiyorlar.</p>
<p>Türk Devletleri Teşkilatı’nın varlığıyla uyanışa geçen Türk Birliği hedefinden çılgına dönüyorlar.</p>
<p>Kızılelma ülküsünü duyunca, insansız savaş uçaklarını görünce, bölgesel ve küresel alanda sesi yükselen bir Türkiye’ye şahit oldukça ödleri patlıyor.</p>
<p>Milletimizin kronikleşmiş sosyal ve ekonomik sorunları birer birer çözüldükçe sabahı zor ediyorlar, kızarmaz gözleriyle, yaşarmaz gözleriyle, utanmaz siyasetleriyle her yapılana kulp takıyorlar, her başarıya kara çalıyorlar.</p>
<p>Bunlar nimet bilmez, bunlar ekmek bilmez, bunlarda vefa, millete mensubiyet ve sevgi yoktur.</p>
<p>Yabancılarla el ele vererek Türkiye’ye muhalefet edecek kadar zillete gömülmüşlerdir.</p>
<p>Memurlarımızın, işçilerimizin, esnaflarımızın, emeklilerimizin, dul ve yetimlerimizin, şehit yakınlarımızın, polislerimizin, askerlerimizin, gazilerimizin, hülasa toplumun her kesiminin ihtiyaç ve talepleri sırasıyla karşılandıkça CHP’sinden İP’ine, HDP’sinden Deva’sına, serokundan diğer marjinal zihniyetlere kadar alayı siyasi şok geçirmektedir.</p>
<p>CHP Genel Başkanı, terörle mücadelede kahramanlıklar gösteren Türk Silahlı Kuvvetleri’ni iftiralarla durdurmaya çalışmaktadır.</p>
<p>PKK terör örgütüne çıtını çıkaramayan bu köksüz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesini alçakça suçlamaktadır.</p>
<p>Türk askerinin cepheden kaçtığını iddia edecek kadar aciz, korkak ve art niyetlidir.</p>
<p>Kahraman güvenlik güçlerimiz şehadet pahasına terör örgütlerine dünyayı zindan ederken Kılıçdaroğlu adeta hop oturup hop kalkmaktadır.</p>
<p>Şerefli Türk askerinin üniformasını Ortadoğu ülkelerindeki askerlerin üniformalarıyla bir tutacak kadar akıl, ahlak ve izan sınırlarından taşmıştır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu Türkiye’nin karşısındaki mihraktır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu bölücülerle, yağmacılarla, teröristlerle, Türkiye düşmanı çevrelerle aynı gemidedir. Aynı istikamettedir. Aynı hevestedir.</p>
<p>İP Başkanı Diyarbakır’a gidip utanmadan, sıkılmadan, vicdanı sızlamadan silahlara veda mesajı vermiştir.</p>
<p>Ne hazindir ki, PKK’ya yeşil ışık yakmıştır.</p>
<p>Bölünmeye selam salmıştır.</p>
<p>Teröristlerle mütarekeye efendilerinin emriyle tamam demiştir.</p>
<p>Bunun adı demokrasi olamaz.</p>
<p>Bunun adı iyilik hiç olamaz.</p>
<p>Bu olsa olsa küresel güçlerin kafa kola aldığı, ağzına bir parmak bal çalıp zalim bir projede konu mankeni yaptığı çarpık siyasetçi hezimetidir.</p>
<p>Meyvesiz ağaç, susuz dere, hedefsiz ülke, değersiz insan, vatansız millet, milletsiz devlet neyse Türkiye’nin karşısına geçmiş zillet ittifakı bire bir fotokopisidir.</p>
<p>Bu nedenle zillette hayır yoktur.</p>
<p>Zillette umut yoktur.</p>
<p>Zillette ufuk yoktur.</p>
<p>Zillet partileriyle ulaşılacak hiçbir gelecek yoktur.</p>
<p><u>Soruyorum sizlere;</u></p>
<p><strong>√ </strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yanında mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Cumhur İttifakı’nın yanında mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin sonuna kadar arkasında mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>Allah sizlerden razı olsun, iradeniz irademizdir, gücünüz gücümüzdür.</p>
<p>Bu evetleriniz Türkiye’nin önünü pırıl pırıl aydınlatmaktadır.</p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihinde yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerini sabote etmek, toplumsal huzuru bozmak, milli mukavemeti kırmak, iç kargaşa ve çatışma ortamını yaratmak maksadıyla alçak bir proje uygulamaya geçilmiştir.</p>
<p>Amaç Türkiye’nin teslim olmasıdır.</p>
<p>Amaç Türkiye’nin iddialı ve iradeli duruşundan tavizler koparmak, cumhurun yükseliş ve büyüme seferberliğini baltalamaktır.</p>
<p>İsveç’te Yüce Kitabımıza karşı işlenmiş nefret suçunun sebebi budur.</p>
<p>İsveç yönetimi Türkiye Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakılmasına izin vererek vahim ve vandal bir skandala imza atmıştır.</p>
<p>Bilahare İsveç’in İsrail Büyükelçiliği önünde Tevrat yakılmasına izin verilmemiş, elbette doğru yapılmıştır.</p>
<p>Ne var ki sıra dinimize, kitabımıza, Türk ve İslam’ın tüm değerlerine gelince İsveç ve diğer muhasım niyetli ülkeler insan onurunu, inanç hürriyetini yok saymaktadır.</p>
<p>Bu alçaklıktır.</p>
<p>Bu zulüm tetikçiliğidir.</p>
<p>Biz ne dinimize ne de başka dinlere saygısızlığı asla hoş görmeyiz.</p>
<p>Şayet konu ifade ve düşünce özgürlüğü ise buna en fazla riayet edip hürmet gösteren Türk milleti olduğunu dostun da düşmanın da yüzüne söyleriz.</p>
<p>Doğruya doğru yanlışa yanlış deriz.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim’i yaktıklarını zannedenler aslında kendilerini yakan Cehennem ehlileridir.</p>
<p>Müslüman Türk milleti 14 Mayıs yaklaştıkça tuzakların yaygınlaştığını görmektedir.</p>
<p>Ancak zalimlerin zulmü cumhurun zaferine gölge edemeyecektir.</p>
<p>Küresel oyuna teşrifatçılık yapan zillet ittifakının oyunu sandıkta bozulup parçalanacaktır.</p>
<p><u>Şimdi siz söyleyiniz:</u></p>
<p><strong>√ </strong>Sandık günü geldiğinde Türkiye’nin varoluşunu kurcalamaya cüret eden, yabancılarla bir olup milli varlığımızı kundaklamaya çalışan zillet ittifakına gerekli demokratik cezayı kesecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Bunları gelmemek üzere defedecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Cumhurbaşkanımızın maketini tersten asıp mukaddesatımıza el ve dil uzatanları, Milliyetçi Hareket Partisi’ni günlerdir tahrik ve taciz kampanyasıyla zedelemeye uğraşan bölücü teröristlerle FETÖ’cü alçakları, siyasetteki ve medyadaki kimliksiz uzantılarını pişman edecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Buna söz veriyor musunuz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Milliyetçi Hareket Partisi’ne, Cumhur İttifakı’na ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan amasız, fakatsız destek olacak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>Amasya Genelgesi’nin hükümleri vicdanımızda mahfuzdur.</p>
<p>Samimiyetle ve yiğitlikle pekişmiş bu mesajlarınız Amasya’nın açık ve net kararının demokratik tescilidir.</p>
<p><strong>Aziz Vatandaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Zillet ittifakının hala ve henüz Cumhurbaşkanı adayı yoktur.</p>
<p>Seçim tarihi belli olunca adayı açıklayacağız demişlerdi, ancak müstakbel zillet adayını şimdiye kadar ne duyan ne de öğrenen vardır.</p>
<p>Altılı masanın 26 Ocak 2023 tarihli 11’inci toplantısından da sonuç çıkmamıştır.</p>
<p>Aralarındaki gizli ve şiddetli rekabet iradelerine haciz koymuştur.</p>
<p>Bugünden yetki krizinin pençesine düşmüşlerdir.</p>
<p>Altılı masa konsey yapılanmasıyla kukla bir Cumhurbaşkanı arayışına girmişlerdir.</p>
<p>Ortak imzayla ülke yöneteceklerini deklare etmişlerdir.</p>
<p>Sonuç bildirgesi olarak yayımladıkları kağıt parçası ise siyasetsizliğin, hazırlıksızlığın, rant ve ikbal paylaşımındaki gerilimin esasen belgesi niteliğindedir.</p>
<p>Zillet ittifakı darmadağındır.</p>
<p>Zillet ittifakına sahiplerinden henüz şunu aday gösterin talimatı gelmiş değildir.</p>
<p>Biden muhtemelen son kararını iletmemiştir.</p>
<p>Bizim garibimize giden husus ise öncelikle şudur:</p>
<p>CHP Genel Başkanı geçtiğimiz günlerde bir gazeteciye şöyle demişti:</p>
<p><strong><em><u>&#8220;Erdoğan&#8217;ın aday olup olmamasına kilitlenmek gibi bir düşüncemiz yok&#8221;</u></em></strong></p>
<p>Sonra da bir televizyon kanalında, &#8220;Erdoğan’ın adaylığına karşı üçüncü dönem itirazı yapacak mısınız?&#8221; sorusuna ise <strong><em><u>&#8220;Yok hayır. Net; aday olmak istiyorsa buyursun gelsin, millet herkesin boyunun ölçüsünü verecektir. Özel bir tartışma yapmayacağız. Bu tartışmalar artık geride kalmalı. Biz yapmayacağız.”</u></em></strong> cevabını vermişti.</p>
<p>Bu düşüncelerini bir hafta evvel paylaşmıştı.</p>
<p>Buna rağmen altılı masanın 26 Ocak tarihli toplantısının ardından yapılan ortak açıklamada, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına hukuksuz ve vesayetçi anlayışla karşı çıkılmış, demokrasi tarihine eklenen kara bir sayfa olarak değerlendirilmiştir.</p>
<p>Altılı ganyana bu aklı kim vermiştir?</p>
<p>Bir hafta içinde değişen ne olmuştur?</p>
<p>Bu zaman sürecinde kimlerin görüşü sorulmuş, kimin mesajına köle gibi riayet edilmiştir?</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığına karşı çıkılmasını esas alan metin nerede hazırlanmış, hangi ülkenin büyükelçiliğinde kaleme alınmıştır?</p>
<p>Be hey gafiller, be hey densizler, be hey demokrasi muhalifleri Sayın Erdoğan’ın adaylığından bu kadar mı korkuyorsunuz?</p>
<p>Çelişkide bocalıyorsunuz, bu suretle yanlışı savunacak beyhude gerekçeleri hangi mihraklar üretip elinize tutuşturuyor?</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığı meşrudur, hukukidir, anayasaldır, ahlakidir, tartışmaya açan cumhura, Cumhuriyet’e savaş açan demokrasi kaçkınları, adalet inkarcıları, milli irade dolandırıcılarıdır.</p>
<p>Tespitimiz zillet ittifakının kaosa oynadığı yönündedir.</p>
<p>Sandıkta alamayacağı neticeyi sokakta zorlamak için denklem kuran bir curcuna ve cukka ittifakı karşımızdadır.</p>
<p>Bizim adayımız belli, kararımız nettir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayımız sonuna kadar Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.</p>
<p>Merhum Namık Kemal’den esinlenerek diyorum ki:</p>
<p><strong><em>“Felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin, millet yolunda hizmetten, Cumhurbaşkanımızın adaylığından vazgeçersek namerdiz.”</em></strong></p>
<p>Aziz Milletim Sıra Sende.</p>
<p>Zalime direniş için sıra sende.</p>
<p>Zillete haddini bildirmek için sıra sende.</p>
<p>Mühürlü kalpleri rezil etmek için sıra sende.</p>
<p>Egemenlik haklarımıza, milli bekamıza ve milli çıkarlarımıza korkusuzca sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Türkiye’nin kategorik ve kesintisiz diriliş ve yükseliş azmine sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Sıra sende Amasyalı kardeşim.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılına sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni bir beka sorunu haline geldiğini iddia eden süfli ve silik zillet siyasetini tasfiye etmek için sıra sende.</p>
<p>Nerede bir mazlum varsa, nerede hakkı yenmiş bir masum bulunuyorsa, nerede barış ve huzura susamış mağdur görülmüşse oraya el uzatan Türkiye’ye sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’i Müslüman gönüllerle buluşturan güçlü iradeye sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Tahıl koridorunun açılmasına ortam hazırlayarak açlıktan bir deri bir kemik kalmış gariplerin yanında duran siyasi haysiyete sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Abdülhamid Han Sondaj gemimizle birlikte 4 sondaj, 2 de sismik araştırma gemimiz sayesinde Türkiye’nin mavi vatandaki varlığını ve kararlılığını sergileyen, enerji alanında yeni bir vizyon haritası çizen devlete sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>28 yıl sonra Karabağ’ın esaret ve işgalden kurtarılmasında öncü rol oynayan şerefli duruşa sahip çıkmak için sıra hepinizde.</p>
<p>Vakit, hiçbir ayrım yapmadan, <strong>“bayrak”, “vatan” ve</strong> <strong>“millet”</strong> ortak paydasında kucaklaşma vaktidir.</p>
<p>Bizim düşünce ve inanışımıza göre, Türkiye’de yaşayan 85 milyon vatandaşımız Cenab-ı Allah’ın kutsal bir emanetidir.</p>
<p>Her yöremizi, bin yılın barışından ve kardeşliğinden doğmuş her insanımızı bağrımıza basıyoruz.</p>
<p>Herkese elimizi uzatıyoruz.</p>
<p>Ancak bölünme gayreti içerisinde olanları da affetmemizin mümkün olmadığını buradan ilan ediyoruz.</p>
<p>Çağrımız birliğe, dirliğe ve kardeşliğedir.</p>
<p>Çağrımız, önce ülkem ve milletim diyen her kardeşimedir.</p>
<p>Çağrımız, bu millet, bu vatan, bu bayrak benim diyen her kardeşimedir.</p>
<p>Çağrımız, milli birlik ve huzurlu yarınlara ulaşmak isteyen her kardeşimedir.</p>
<p>Çağrımız, her insanımızı kardeş, her yöremizi aziz bilen Türkiye sevdalılarınadır.</p>
<p>Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok diyen her vatan evladıyla kaderimiz birdir.</p>
<p>Biz birlikte Türkiye’yiz diyen herkes bizim özbeöz kardeşimizdir.</p>
<p><u>Soruyorum sizlere;</u></p>
<p><strong>√ </strong>2023 yılında sandığa gidecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Cumhurun muazzam iradesini gösterecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’na oy verecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Amasya’nın tarihi kararını oyunuzla zillet ittifakına tebliğ edecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p>Hepinize şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi hürmetle, rahmetle, minnetle anıyorum.</p>
<p>Yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun diyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.</strong></p>
<p><strong>Ne Mutlu Türküm Diyene.</strong>”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/01/30/amasya-tarih-yazdimilliyetci-hareket-meydanlara-sigmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Bahçeli, &#8220;Hep birlikte Türkiye olduğumuzu bir kez daha ispat ve ilan edeceğiz.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/01/15/bahceli-hep-birlikte-turkiye-oldugumuzu-bir-kez-daha-ispat-ve-ilan-edecegiz/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/01/15/bahceli-hep-birlikte-turkiye-oldugumuzu-bir-kez-daha-ispat-ve-ilan-edecegiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2023 13:42:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli Kızılcahamam'da önemli açıklamalar yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli Kızılcahamam kampından açıklama yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8077</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekilleri Ortak Toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısında “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle Türkiye&#8217;miz gücüne güç katmış, siyasal ve toplumsal huzuru teyit ve temin etmiştir.” Dedi. Muhalefetin güven vermediğine, oluşturdukları sözde ittifakta iç çekişme ve uyumsuzluğa dikkat çeken Bahçeli, “Zillet ittifakının besin ve esin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekilleri Ortak Toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısında <strong>“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle Türkiye&#8217;miz gücüne güç katmış, siyasal ve toplumsal huzuru teyit ve temin etmiştir.”</strong> Dedi.</p>
<p>Muhalefetin güven vermediğine, oluşturdukları sözde ittifakta iç çekişme ve uyumsuzluğa dikkat çeken Bahçeli,<strong> “Zillet ittifakının besin ve esin kaynağı kriz, kargaşa, kavga ve kutuplaşmadır. Zillet ittifakının geçim kapısı hamaset, habaset, husumet ve huşunettir. Huzur bu ittifakın duymaya bile tahammül edemeyeceği bir insanlık, devlet ve toplum değeridir.”</strong> Diye konuştu.</p>
<p>MHP Lideri, 2023 yılında yapılacak seçimlerin önemine bir kez daha değinerek şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Aziz Milletim, Değerli Dava Arkadaşlarım, Sayın Basın Mensupları,</strong></p>
<p>Hepinize en kalbi hissiyatımla birlikte sevgi ve saygılarımı sunuyor, basın toplantımıza hoş geldiniz diyorum.</p>
<p>Bu vesileyle ekranları başından bizleri izleyen aziz vatandaşlarımızı hürmetle selamlıyorum.</p>
<p>İki gün boyunca, Kızılcahamam Patalya Otel’de Milletvekillerimizin- Merkez Yönetim Kurulu ile Merkez Disiplin Kurulu Üyelerimizin iştirakiyle yapılan ve oturumlar halinde ifa edilen ortak toplantımızı gerçekleştirdik.</p>
<p>Gayet yararlı, verimli ve ufuk açıcı geçtiğine inandığım Kızılcahamam kampımızın öncelikle partimize, ülkemize ve siz değerli arkadaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.</p>
<p>Dün ve bugün alanlarında uzman arkadaşlarımızın yanında Başkanlık Divanımızın değerli üyeleri de sorumluluk sahalarıyla ilgili yapmış oldukları çalışmaları dengeli, düzenli ve detaylı şekilde paylaşmışlardır.</p>
<p>İki gün süresince iç ve dış siyasi gelişmeler titizlikle ele alınmıştır.</p>
<p>Özellikle 2023 seçimleriyle ilgili hazırlıklarımızın yanı sıra bugüne kadar yapılan siyasi faaliyetlerimiz tüm boyutlarıyla değerlendirilmiştir.</p>
<p>Burada yapılan toplantılarımızın sonuç hükmü şudur:</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerine hem fikren, hem siyaseten, hem de heves ve heyecan bakımında tam manasıyla hazırdır.</p>
<p>Bilinmesini isterim ki, algı operasyonları, ahlaksız tertipler boşunadır.</p>
<p>Tedavülde tutulan kara kampanyaların sonu ve sonucu yoktur.</p>
<p>Türkiye’yi ve Türk milletini çağın üzerine sıçratma mücadelemizin teklemesi, tökezlemesi ve sekteye uğraması söz konusu değildir.</p>
<p>İnandık, başaracağız. Söz verdik, yapacağız.</p>
<p>Yola çıktık, varacağız. Sabrettik, Lider Ülke Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın akıl dolu, ahlaklı, adanmış, anıtlaşmış, fedakâr ve milli siyasetiyle umutları dirilteceğiz, milletimize hadim ve hürmetkâr bir ruhla azımızı çok, eksiğimizi tamam edeceğiz.</p>
<p>Hiçbir engel tanımayacağız.</p>
<p>Hiçbir zorluğa teslim olmayacağız.</p>
<p>Her insanımızı kucaklayacağız.</p>
<p>Her değerimizi bağrımıza basacağız.</p>
<p>Herkes eşittir Türkiye demeye azimle devam edeceğiz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi güçlü ve dirayetli teşkilat yapısıyla, donanımlı ve yetişmiş kadrosuyla, ilkeli ve tutarlı çizgisiyle, sabırlı ve sağduyulu tutumuyla, birliğini ve beraberliğini çelikleştirmiş inançlı dava insanlarıyla her meseleye hakim, her mücadeleye hazırlıklı, her müşkülata da dayanıklıdır.</p>
<p>Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yorulmayacağız, yoldan çıkmayacağız, adım adım 2023 hedeflerimizi gerçekleştireceğiz.</p>
<p>Cumhur İttifakı Türkiye’dir.</p>
<p>Cumhur İttifakı Türk milletinin özü ve özgüvenidir.</p>
<p>Cumhur İttifak istiklalin kilidi, istikbalin kaderidir.</p>
<p>Yedi düvel topuyla tüfeğiyle, nefretiyle fitnesiyle, şirkiyle şiddetiyle üzerimize gelse de duruşumuzdan milim de olsa taviz vermeyeceğiz.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü muhteşem bir istikbalin anahtarı olacaktır, inancımız ve gayemiz de budur.</p>
<p>Nefsimize esir düşmeden, egolarımıza boyun eğmeden, çıkar hesabı yapmadan, ayrımcılığa prim vermeden, ötekileştirmeye müsaade etmeden 2023’e milli birlik ve kardeşliğin mührünü vuracağız.</p>
<p>Ekmeği daha da büyüteceğiz.</p>
<p>İstihdamı daha da artıracağız.</p>
<p>Gelir dağılımında adaleti sağlayacağız.</p>
<p>Milli gelirimizi çoğaltacağız.</p>
<p>İşçimizin, çiftçimizin, memurumuzun, emeklimizin, dul ve yetimimizin, garip ve gurebamızın, esnaf ve sanatkarımızın, sanayici ve müteşebbisimizin her zaman yanında olacağız.</p>
<p>Hep birlikte Türkiye olduğumuzu bir kez daha ispat ve ilan edeceğiz.</p>
<p>Birlikten nasıl bir kuvvet doğduğunu beraberce göstereceğiz.</p>
<p>Bizim siyasetimizin ana fikri önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben esasına dayanmaktadır.</p>
<p>Bizi bilenler bilir. Bizi tanıyanlar tanır.</p>
<p>Biz kendimiz için hiçbir şey aramayız, istemeyiz, dilemeyiz.</p>
<p>Fakat mevzu bahis Türkiye oldu mu gözümüz hiçbir şey görmez.</p>
<p>Mevzu bahis Türk milleti oldu mu hayallerimizin ve hedeflerimizin hiçbir sınırı olamaz.</p>
<p>85 milyon Türk vatandaşı bizim için kutsal bir emanettir.</p>
<p>Her şart altında emanet başımızın tacıdır, zayi edilemez, heba ve heder olmasına göz yumulamaz.</p>
<p>Başkaları gibi soluğumuz kısa ve kesik değildir.</p>
<p>Başkaları gibi irademiz hacizli, siyasetimiz rehin altında hiç değildir.</p>
<p>Sevdamız millet, sedamız devlet, seciyemiz şevket, sevincimiz huzurlu, umutlu, güvenli, ağırlıklarından kurtulmuş bir medeniyet ve muvaffakiyet seviyesidir.</p>
<p>Bildiğiniz ve takip ettiğiniz üzere, Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri için geri sayım başlamıştır.</p>
<p>Önümüzdeki bahar mevsimi aynı zamanda sandık ve seçim mevsimidir.</p>
<p>Türk milleti 2023 seçimlerinde geçmişin dürüst muhasebesini yaparak geleceğini oylayacaktır.</p>
<p>Verilecek her oy Türk ve Türkiye Yüzyılına bir tuğla koyacaktır.</p>
<p>Verilecek her oy tam bağımsızlığa destek olacaktır.</p>
<p>Milletimizin yıkanlara, bozanlara, bozgunculara, vurgunculara, yalancılara, talancılara, yabancıların yerli acentesine dönmüş siyasi devşirmelere itibar etmeyeceğine dair inancım tamdır.</p>
<p>Çünkü Türkiye’nin kaybedecek bir saniyesi bile yoktur.</p>
<p>Yerimizde saymaya, olanla yetinmeye, kıt kanaat geçinmeye, onun bunun ağzına bakmaya, tarihin gerisine düşmeye, debisi yüksek bir nehir gibi akan hadiselerin içinde edilgen ve etkisiz kalmaya ne hakkımız ne de niyetimiz vardır.</p>
<p>Sızlanarak, dövünerek, seyrederek hiçbir şey yapamayız.</p>
<p>Davası olan her insan aynı zamanda umut insanıdır.</p>
<p>Çünkü iman varsa imkan vardır ve nihayetinde karamsarlık bulutları dağılmaya mahkumdur.</p>
<p>Türkiye artık feleğin çemberini kırmıştır.</p>
<p>Makus talih değişmeye başlamıştır.</p>
<p>İstikrarlı yükseliş kararlılıkla devam etmelidir.</p>
<p>İddialı yürüyüş her gün biraz daha hız kazanarak Cumhuriyet’in yeni yüzyılında muktedir tarihimizin tekerrürünü sağlamalıdır.</p>
<p>Kaldı ki gerçekleşebilecek hedefimiz de budur.</p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım, Değerli Basın Mensupları,</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü önümüzdeki yeni yüzyılın başarı müjdesidir.</p>
<p>Bu müjdenin tecessüm ve temerküz etmiş hali de Türk ve Türkiye Yüzyılıdır.</p>
<p>2023 seçimlerinde, Türk milletinin varlığı, birliği, bekası ve belaların üstesinden nasıl geldiği sınanacaktır.</p>
<p>Tüm dünya adeta nefesini tutmuş 2023 seçimlerine kilitlenmiştir.</p>
<p>Çünkü uyanan ve ayağa kalkan devin ayak sesleri zalimleri, onların taşeronlarını, iç işgal cephesinde toplanan kifayetsiz muhterisleri ziyadesiyle ürkütmektedir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle Türkiye’miz gücüne güç katmış, siyasal ve toplumsal huzuru teyit ve temin etmiştir.</p>
<p>Hükümet krizleri, siyasi kavgalar, ilkesiz koltuk pazarlıkları, ilkel makam paylaşımları son bulmuştur.</p>
<p>Koalisyonlar devri kapanmış, eser ve hizmet döneminin kapıları ardına kadar açılmıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Parlamenter Sistemin bütün arızalarını, bütün aksaklıklarını, bütün anormalliklerini isabetle ve demokratik iradeyle telafi etmiştir.</p>
<p>Devlet-siyaset dengesi kurulmuş, kuvvetler ayrımı netleşmiş, davul kimin boynunda ise tokmak da onun eline verilmiştir.</p>
<p>Böylelikle devletteki yetki çatışması, güç karmaşası, çapsız ve çarpık tartışmalar sona ermiş; uyum, denge, işbirliği, anlayış, dayanışma, diyalog, ortak amaçlar doğrultusunda fikir ve görüş birliği dönemi başlamış, hamd olsun çok başarılı sonuçlar ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Türkiye’nin maruz kaldığı her türlü iç ve dış mahreçli sorunlar hamulesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğrudan ürünü olan siyasal istikrar marifetiyle çözüme kavuşmuş ya da direnç sergilenmiştir.</p>
<p>Yönetim hayatımızda yapılan muazzam reformla milli hedeflerimiz canlanmıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birinci beş yılı göz kamaştırıcı gelişmelere, göğüs kabartan icraat ve ilerleyişlere sahne olmuştur.</p>
<p>Türkiye muazzam bir çıkış ivmesi yakalamıştır.</p>
<p>Bunun değerli sonuçlarını diplomasiden siyasete, ekonomiden ticarete, sanattan spora, teknolojik atılımlardan milli silah sanayine, terörle mücadeleden küresel emperyalizme karşı azimkar direnişe kadar her saha ve zeminde görmek, tanık olmak mümkündür.</p>
<p>Olgunlaşmış, oturmuş, kurum ve kurallarıyla yerleşmiş bu sistemin ikinci beş yıllık dönemi çok daha iyi olacaktır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne tek adamlık yaftası vurmak soysuz bir saptırmadır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni, anti demokratik gölge düşürüp despotik, tiranlık ve diktatörlük isnadıyla yaralamaya ve yıpratmaya çalışmak ağır kusurlu siyasetçi küstahlığıdır.</p>
<p>Zillet ittifakının görünen ve gösterilen yegane ortak paydası yeni sistem muhalifliğidir.</p>
<p>Bundan başka söyledikleri veya söyleyebilecekleri ikinci bir şey yoktur.</p>
<p>Yatıyorlar, kalkıyorlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni suçluyorlar.</p>
<p>Toplanıyorlar, dağılıyorlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne iftira atıyorlar.</p>
<p>Bilmiyorlar ki, Türkiye eski Türkiye değildir.</p>
<p>Görmüyorlar ki, aziz milletimiz yeni sisteme alışmış, takdir ve teveccühüyle kaya gibi arkasındadır.</p>
<p>Zillet ittifakının besin ve esin kaynağı kriz, kargaşa, kavga ve kutuplaşmadır.</p>
<p>Zillet ittifakının geçim kapısı hamaset, habaset, husumet ve huşunettir.</p>
<p>Huzur bu ittifakın duymaya bile tahammül edemeyeceği bir insanlık, devlet ve toplum değeridir.</p>
<p>Sürekli istikrarsızlık, sürdürülebilir düzensizlik, yaygın kaos, dinmeyen siyasi ve ekonomik fırtınalar CHP’sinden İP’ine, HDP’sinden Devası’na, Serok’undan DP’sine kadar alayının ümidi ve ünsiyetidir.</p>
<p>Altılı masa darmadağındır.</p>
<p>Her bir parti kendi çıkarının, kendi ikbalinin, kendi gizli gündeminin peşine düşmüştür.</p>
<p>Altılı masaya zimmetlenmiş, bağlanmış, vesayet ve esaret altına girmiş bir Cumhurbaşkanı hüviyetinin arzu ve arayışı deşifre edilmiştir.</p>
<p>Serok Ahmet haline bakmadan hasan dağına oduna gitmek için yola koyulmuştur.</p>
<p>Altılı masa cunta yönetimlerini, ara rejim dönemlerini aratmayacak bir nevi konsey yapılanmasıyla Türkiye’yi yöneteceğini iddia etmektedir.</p>
<p>Serok Ahmet pazarlık gücünü yükseltmek, ne alırsam, neyi kazanırsam kar mantığıyla altılı masanın başlıca hizip odağına dönmüştür.</p>
<p>Bu koltuk sevdalısı ve menfaatperest serok; <em>“Altılı masanın Cumhurbaşkanı kendi kararımı uygularım derse kriz çıkar. O Cumhurbaşkanı Meclis desteğini kaybeder. Ve ülke yeniden seçime gitmek zorunda kalır”</em> demek suretiyle zillet ittifakının potansiyel zehrini kusmuş ve menfur zihniyetini ele vermiştir.</p>
<p>Diğer yandan altılı masada kös kös oturan parti başkanlarının karar süreçlerinde Cumhurbaşkanıyla birlikte imza yetkisine sahip olacağını iddia etmek sadece akıl tutulması değil, masa oligarşisinin, liderler sultasının ülkeye ve millete dayatılmasıdır.</p>
<p>Buradan bir demokrasi, istikrar ve hizmet aşkı çıkmayacağını söylemek için kahin olmaya gerek yoktur.</p>
<p>Altılı masa şimdiden kriz girdabına yuvarlanmıştır.</p>
<p>Vaatleri krizdir, anlaşmazlıktır, konsorsiyum halinde ülke yönetimidir.</p>
<p>Yüzde 50’yi aşan bir oy alan Cumhurbaşkanı’yla yüzde 0 bilmem kaç oy oranına haiz bir partinin eşit sorumluluğa ve stratejik konularda aynı imza yetkisine sahip olacağını ifade etmek demokrasiyi ve millet iradesini hiçe saymaktır.</p>
<p>Bu iflah olmaz bir iktidar hastalığıdır.</p>
<p>Dikkat ediniz, projemiz budur, vizyonumuz şudur, hedeflerimiz şunlardır diyemiyorlar.</p>
<p>Bugünden kriz ihbarı, kriz ibrası, kriz ilamı yapıyorlar.</p>
<p>Aziz milletimizin bu tip siyaset çirkefliğine, bu ve benzeri siyasi hezeyan ve hüsrana onay vermesi aklın imhasıyla eşdeğer bir fecaattir.</p>
<p>Serok ve selamsız Babacan başta olmak üzere, tüm zillet partileri altılı kumar masasına çökmüşler, ne üteriz, nasıl hileyle muhatapları zorda bırakırız arayışına girmişledir.</p>
<p>Türk siyaset ve demokrasisi adına utanç verici bir tablo karşımızdadır.</p>
<p>Hepsinin derdi masadan kalkıp daha rahat bir koltuğa çöreklenmektir.</p>
<p>Milletimizi ve ülkemizi düşünen ve dert eden, parlak bir gelecek için feragat gösteren tek bir muhalefet partisi yoktur, şu ana kadar da görülmemiştir.</p>
<p>Deva partisinin başkanı, “<em>altılı masa benim ismim üzerinde mutabık kalırsa hem rahat seçilirim hem de en iyi şekilde yönetirim”</em> dedikten sonra, “oy oranı yüzde 1 bile olmayan parti başkanlarının özgüveni nereden geliyor” sorusuna kayış koparan, su kaynatan su cevabı vermiştir:</p>
<p><em>“Seçimlerden önce hiçbir partinin seçimde yüzde kaç alacağını önden hesap ederek bir çalışma olmaz. Eğer öyle bir çalışmayla seçime gidilse o zaman her parti kendi yoluna gider.”</em></p>
<p>İmza yetkisi kapsamında ağır eleştirilere uğrayan serok Ahmet’in, <em>“bırakalım siyaseti bu çok bilmişlere, şunun oy oranı bu desin. Mesela biz çıkalım masadan madem o zaman”</em> sözleri altılı masanın iflas beyanıdır.</p>
<p>Milletimiz bunların gerçek yüzünü iyice tanımıştır.</p>
<p>Tencere kapak misali, hepsi birbirini bulmuştur.</p>
<p>Birisi çıkar, “masa isterse aday olurum” der,</p>
<p>Birisi çıkar, “ben başbakan olacağım” der,</p>
<p>Birisi çıkar, “çoklu adaya sıcak bakmıyorum”, der,</p>
<p>Birisi çıkar, “gerektiğinde masa iki aday da çıkarabilir”, der.</p>
<p>Birisi çıkar, “aday altı genel başkandan biri olmalı” der,</p>
<p>Birisi çıkar, “masa beni desteklerse hem seçilebilirim hem de en iyi şekilde yönetirim” der.</p>
<p>Altılı masadaki partilerin hiçbiri diğeriyle uyum ve barış içinde değildir.</p>
<p>Kırık bacaklı masa zillettir, rezalettir, çıkarcıdır, siyasi hesaplarla sallanmaktadır.</p>
<p>Buna karşılık Cumhur İttifak’ında ahenk vardır, ülkü vardır, şuur vardır, saygı vardır, sevgi vardır, demokratik nezaket vardır, pazarlıksız ve hesapsız ittifak ahlakı vardır, mertlik vardır, kısacası adam gibi adamlık hakimdir.</p>
<p>Bizim farkımız ahlakımızdır.</p>
<p>Bizim farkımız Türkiye ve Türk milletine vefa ve sadakatimizdir.</p>
<p>Bizim farkımız asalettedir, aidiyettedir ve ülkemizin ali menfaatlerine yüreğimizle ve yüreklice bakmakta saklıdır.</p>
<p>Bir masayla yetkilerini paylaşan bir Cumhurbaşkanı tasavvuru Türk devlet felsefesini yok saymaktır.</p>
<p>Tarihi müktesebatımızı çiğnemektir.</p>
<p>Altılı masa oynatacağı kukla aramaktadır.</p>
<p>Kuklacılar ise küresel güçlerdir.</p>
<p>Altılı masa dış güdümlü olduğundan zalimlerin himayesine girmiş bir Cumhurbaşkanı adayına bel bağlamıştır.</p>
<p>Bu olacak iş değildir.</p>
<p>Milletimiz bu at pazarlığını, bu mal paylaşımını, bu sahte demokrasi tiyatrosunu ibretle takip etmekte ve sandık vakti geldiğinde de hesap sormak için tetikte beklemektedir.</p>
<p>Parlamenter Sistemin çok başlı yönetim yapısı giderilmişken, Türkiye’nin ne idiğü belirsiz altı parti tarafından, üstelik yabancıların namına ambargo altına alınması demokrasinin, kişisel hak ve hürriyetlerin, devlet olma umurunun yıkımı demektir.</p>
<p>30 Ocak’ta altı parti başkanı bir yol haritası üzerinde uzlaşıp hükümet programı paylaşacaklarmış.</p>
<p>Bunlar fasa fiso çabalardır.</p>
<p>Bir aday üzerinde mutabakata varmadan, henüz seçim bile yapılmadan hükümet programı hazırlamak hakikaten de gülünçtür ve mizah dergilerine konu olacak bir alay konusu olmaya namzettir.</p>
<p>Anlaşılan zillet ittifakı bir Cumhurbaşkanı adayı isminde uzlaşma sancıları çekmektedir.</p>
<p>Her koyun kendi bacağından asılmaktadır.</p>
<p>Her parti başkanı nalıncı keseri gibi kendine yontmaktadır.</p>
<p>Kızılcahamam’dan zillet partilerine bir çağrıda bulunmak istiyorum.</p>
<p>Sözlerime kulak vermelerini tavsiye ve tembih ediyorum.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayı konusu aranızdaki ufunetli ve uçurum temelli bir açmazdır.</p>
<p>Ne siz meşgul olun, ne de milletimizi meşgul edin.</p>
<p>Anlaşılan bu yükün altından kalkamayacaksınız.</p>
<p>Zira aranızda siyaset cingözleri suyu devamlı bulandıracaktır.</p>
<p>Gelin vazgeçin bu sevdadan.</p>
<p>Gelin siz de Türkiye’ye destek verin, Türk milletinin sesini dinleyin.</p>
<p>Dünyaya Türk ve Türkiye mucizesini hep birlikte gösterelim.</p>
<p>Milletvekili Genel Seçimine her zaman olduğu gibi adaylarınızı göstererek girin ve TBMM’de milletin tercih ve seçimiyle kazandığınız kadar sandalyeyle temsil görevini üstlenin.</p>
<p>Ancak Cumhurbaşkanı adayı konusunda hep birlikte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında tek yumruk olalım, onu sahiplenelim, yeni bir sayfa açalım.</p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılına Türk milletinin gücünü ve kudretini birlikte taşıyalım.</p>
<p>Gelin bu şerefe siz de ortak olun.</p>
<p>Ey CHP, ey İYİ Parti, ey diğer altılı masa mensubu parti başkanları kazanamayacağınız ve hazır olmadığınız demokratik bir müsabakaya girmekten henüz vakit varken dönün, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında el ele verelim, güç birliği yapalım, bu başarının mükafatı da sizde olsun.</p>
<p>29 Ekim 1923; milli birliğin, milli şuurun, kökeni, mezhebi, yöresi, anasının dili ne olursa olsun tüm millet evlatlarının eseriydi.</p>
<p>29 Ekim 2023’te neden aynısı olmasın? Niye yeni bir Türk destanına omuz vermeyelim?</p>
<p>Haydi buyurun, zaman kucaklaşma ve birlikte hareket etme zamanıdır.</p>
<p>Zaman farklılıkları zenginliğimiz ve çoğulculuğumuz görme zamanıdır.</p>
<p>Altılı masa 10 defa toplandı, bir arpa boyu mesafe alamadı.</p>
<p>Her şey meydanda, kervanları gitmiyor, siyasetleri yürümüyor.</p>
<p>Türkiye’nin Lider Ülke mertebesine yükselmesinde hepinizin eşit payı olsun.</p>
<p>Bir defa yükselmiş bayrak asla inmesin.</p>
<p>Türkiye büyüsün, zenginleşsin, insanımız kronik sorunlarından bütünüyle kurtulsun.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu bırak bu işleri, vazgeç bu nefsi tutkulardan, senden bir yol olmaz, çevrenden hayır gelmez, bu gidişle siyasi akıbetin de mefluçtur.</p>
<p>Altılı masadaki her siyasi partinin vatanını, milletini ve devletini ne kadar sahiplenip sevdiğinin testi önümüzdeki günlerde çok daha belirgin olacaktır.</p>
<p>Şahsım adına, bunların hepsini al bayrağın altında toplanmaya, Türk ve Türkiye Yüzyılında buluşmaya, hep birlikte çeliğe su vermeye, demiri tavında dövmeye davet ediyorum.</p>
<p>Türkiye’nin yelkenlerini şişiren rüzgar kesilmesin istiyorum.</p>
<p>Makamda gözümüz yoktur.</p>
<p>Koltuğa merakımız yoktur.</p>
<p>Yeter ki Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşasın dursun.</p>
<p>Yeter ki haine, teröriste, Türkiye düşmanlarına karşı bir olalım, beraberce direnelim.</p>
<p><u>Merhum şairimiz Arif Nihat Asya’nın muhteşem dizelerinde haykırdığı gibi;</u></p>
<p><strong><em>Nerde kaldı o çağlar ki, analar kurt doğururdu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hilkat insan çamurunu, destanlarla yoğururdu.</em></strong></p>
<p><strong><em>Nerde o yiğitler ki gür sesleri ülkeyi bürür,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yürü dese dağlar yürür, dur dese kalpler dururdu.</em></strong></p>
<p><strong><em>Yurda, baş dedikleri bir ağır adakla geldiler,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ve şu bayraksız dünyaya bayrakla geldiler.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kopardılar ayı gökten,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir ipek dalına astılar…</em></strong></p>
<p><strong><em>Yurt dediler gölgesine,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ayaklarını bastılar.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Yeryüzünün göbeğinde,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kuruldu Kurultayları…</em></strong></p>
<p><strong><em>Günleri sönmek bilmedi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yere düşmedi ayları.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Onlardan kaldı bu toprak,</em></strong></p>
<p><strong><em>Biz gezip tozmayalım mı?</em></strong></p>
<p><strong><em>Yabanlar kıskanır diye,</em></strong></p>
<p><strong><em>Destan da yazmayalım mı?</em></strong></p>
<p>İşte yeni bir destan yazma fırsatı, işte yeniden tek ses, tek nefes, tek yumruk olma imkanı.</p>
<p>Bize göre bu tarihi sorumluluktan hiçbir parti kaçamaz, kaçmamalıdır.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım, Değerli Basın Mensupları,</strong></p>
<p>2023 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri yalnızca bizim değil, aynı zamanda dünyanın da gündemindedir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin halkoylamasıyla kabulünden önce ve sonra nasıl küresel bir iftira ve suçlama süreci yaşanmışsa, şimdi de benzeri bir ortam gün yüzüne çıkmıştır.</p>
<p>Türkiye’den rövanş almak için kuyruğa giren iç ve dış ihanet cephesi bulanık suda balık avlamak için her yola, her kılığa, her sinsiliğe müracaat etmektedir.</p>
<p>ABD’den yayımlanan Washington Post Gazetesi, <em>“2023’te dünyanın en önemli seçimi Türkiye’de olacak”</em> diyerek dikkatleri daha da fazla ülkemize çekmektedir.</p>
<p>Yine ABD’de çıkan bir dergide, Türkiye ve Cumhurbaşkanımız hedef alınarak, <em>“seçimin kan gölüne”</em> döneceği alçakça iddia edilmektedir.</p>
<p>Elbette akacak kan damarda durmaz, duramaz.</p>
<p>Kanımızı akıtmak, Türkiye’yi bir şiddet sarmalına hapsetmek için örtülü proje yazanlar unutmasınlar ki, döktükleri her kan boğulacakları ölüm dehlizi olacaktır.</p>
<p>Biz de ne kan biter, ne de kahraman eksilir.</p>
<p>Seçimi kan gölüne çevirmek için pusuda bekleyenler aklını başına alsın, yol yakınken cinayet ve melanet hazırlığından vazgeçsin.</p>
<p>Böylesi bir karanlığa izin vermeyeceğiz, oyuna gelmeyeceğiz, 2023’e leke sürdürmeyeceğiz.</p>
<p>Buna rağmen üzerimize gelen olursa, inat ve ısrarla tahrik sürecini körükleyen çıkarsa, bu vahim saldırının fail ve figüranları layık oldukları bedeli ödemekten de kurtulamayacaklardır.</p>
<p>Washington Post Gazetesi’ne göre, <em>“Türkler oylarını kullanana kadar Batılı liderler gergin durumda bekleyecekmiş” </em></p>
<p>Allah’ın izniyle bunları tef gibi germeye, keyiflerini kaçırmaya, çılgına çevirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Bu demokrasi özürlüsü zalimlere Türk milletinin kim olduğunu sandıkta göstereceğiz.</p>
<p>Türkiye doğru yolundan, haktan ve haysiyetten yana sabitlenmiş istikametinden asla dönmeyecektir.</p>
<p>Başkent Ankara odaklı siyaset ve diplomasi seferberliğinden ayrılmak söz konusu olmayacaktır.</p>
<p>Zillet ittifakına akıl hocalığı yapan, siyasi destek sağlayan, çevremizi kuşatan, güney sınırlarımızdan Akdeniz ve Ege’ye kadar silah gösteren muhasım ülkelere teslim olmak yoktur, alttan almak yoktur, boyun eğmek yoktur, geri adım yoktur, egemenlik haklarımızdan caymak kesinlikle olmayacaktır.</p>
<p>2023 seçimlerinin güvenli, huzurlu ve sakin bir ortamda yapılabilmesi için herkese, her siyasi partiye ihmal edilemeyecek sorumluluklar düşmektedir.</p>
<p>Demokratik ve vatandaşlık görevinin sabote edilmesi suçtur, ihanettir, elbette sonuçları ağırdır.</p>
<p>Buna da hiç kimse tevessül etmemelidir.</p>
<p>Küresel güçlerin zillet ittifakı lehine siyasi ortamı bulandırma, buğulandırma, bulutlandırma, buzlandırma, bunalım çıkarma kepazeliği milli iradeye çarpıp parçalanacaktır.</p>
<p>Kuşkusuz provokasyonlara müsait bir iklim gittikçe derinleştirmektedir.</p>
<p>Ancak dikkatliyiz, temkinliyiz, tedbirliyiz, uyanık ve teenni içinde mücadelemizi temin ediyoruz.</p>
<p>Emperyalizmin şerefsiz maşaları sosyal medya başta olmak üzere her taraftan iftira yağdırmakta, hassasiyetleri kaşımakta, kapanmış yaraları kanatmaktadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ni, Cumhur İttifakı’nı ve Cumhurbaşkanımızı zorda bırakmak, kuşkular uyandırmak, soru işaretlerini yaygınlaştırmak maksadıyla kurgulanan kaos planları devrededir.</p>
<p>FETÖ’cüler, PKK’lılar, Türk düşmanları, yıkım elemanları, dış güçlere uşaklık eden onursuzlar, bölücüler, zillete düşenler son şanslarını denemektedir.</p>
<p>Darbecilerin umudu zillet ittifakıdır.</p>
<p>Vesayet özlemi çekenlerin, statükocu aymazların, hürriyet muhaliflerinin, milli ve manevi değer kundakçılarının,  ekonomik tetikçilerin, terörle mücadelemizden rahatsız olan mihrakların, Akdeniz’den Karadeniz’e kadar Türk’ün hükümran vasfından tedirgin olan haçlı bakiyelerinin ümidi zillet ittifakıdır.</p>
<p>İçimizden ve dışımızdan kiralanmış işbirlikçiler eliyle 2023 seçimleri zincirlenmek istenmektedir.</p>
<p>Kim ne yaparsa yapsın, rüzgar eken fırtına biçecek, yel kayadan hiçbir şey koparamayacaktır.</p>
<p>Türk milleti 2023 seçimlerinde kaderini oylayacaktır.</p>
<p>Türk milleti 2023 seçimlerinde milli şeref ve güvenliği tercih edecektir.</p>
<p>İsveç’in başkenti Stocholm’deki belediye binasının önünde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a benzeyen cansız bir maketin PKK/YPG’li hainler tarafından ve gizli servislerin kışkırtmasıyla ayaklarından asılması şerefsiz ve namussuz bir hakarettir.</p>
<p>Lanetlediğimiz bu alçaklığı demokrasi ve özgürlük bahanesiyle tevil etmeye, dahası atıl ve sessiz vaziyette izlemeye kalkışan kim varsa suç ortağıdır.</p>
<p>Hainler ancak maket asarlar, Allah nasip ederse asıl onların cansız bedenlerinin darağacında sallanacağı günler de bir gün gelecektir.</p>
<p>İsveç hükümetinin bu vahim provokasyon karşısındaki tepkisi yetersizdir.</p>
<p>Hani İsveç terörle arasına mesafe koyacaktı?</p>
<p>Hani teröristlerin meydan okumalarına gereği yapılacaktı?</p>
<p>Bu ülkeyle NATO şemsiyesi altında nasıl bulunacağız? Nasıl buluşacağız? Bilen varsa söylesin, nasıl müttefik olacağız?</p>
<p>Bölücü itleri bağlamayan, hatta sınır dışı etmeyen İsveç’in NATO’ya katılımına nasıl ve hangi hakla onay vermemiz beklenmektedir?</p>
<p>İsveç teröristleri cesaretlendirmektedir.</p>
<p>Bölücülere alan açmakta, koruma çemberi içinde tutmaktadır.</p>
<p>Artık mızrak çuvala sığmamaktadır.</p>
<p>İsveç teröristleri ya cezalandırmalı ya da sınır dışı etmelidir.</p>
<p>Avrupa’nın terör kampına, bir nevi mağara deliğine, terörizmin barınağı haline dönüşmesi felakettir, nitekim acıklı sonuçlarına sorumlu ülkeler günü geldiğinde muhakkak katlanacaklardır.</p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım, Sayın Basın Mensupları,</strong></p>
<p>Aziz Atatürk, düşmanla mücadelede üç müessir kuvvetin belirleyiciliğini vurgulayarak şöyle demişti:</p>
<p><strong><em><u>Birincisi,</u></em></strong> milletin kendisi,</p>
<p><strong><em><u>İkincisi,</u></em></strong> Türkiye Büyük Millet Meclisi,</p>
<p><strong><em><u>Üçüncüsü de,</u></em></strong> silahlı kuvvetlerdir.</p>
<p>Bu üç kuvvetin bir yanda iç cephede, diğer yanda da dış cephede savaştığını bizzat söylemiş ve Nutuk’ta şunları açıklamıştı:</p>
<p><strong><em>“Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlup olabilir.</em></strong></p>
<p><strong><em>Fakat bu durum hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez.</em></strong></p>
<p><strong><em>Önemli olan memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren iç cephenin çökmesidir.”</em></strong></p>
<p>İç cephemizi çökertmek ve milli mukavemeti kırmak için eşzamanlı icra edilen operasyonların ve bu operasyonlara refakat eden teslimiyetçilerin varlığı herkesin ve hepimizin malumu alisidir.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu teslimiyetçi lobinin ele başıdır.</p>
<p>Geçtiğimiz grup toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerine saldırması vesayete karşı çıkmak değil, küresel emperyalizme sevimli ve sempatik görünme pervasızlığı ve pişkinliğidir.</p>
<p>9 Ocak 2023 tarihinde, Milli Savunma Bakanlığı Arifiye Yerleşkesi BMC İşletmesi’nde düzenlenen <strong><em>“Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni”</em></strong> münasebetiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasını haklı şekilde alkışlayan Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta kademesine yönelik Kılıçdaroğlu’nun bühtan dolu ifadeleri düşmanın emir erliğine talip bir zihniyetin su katılmamış ayıbıdır.</p>
<p>Bu Kılıçdaroğlu demiş ki; “<em>askerlerin alkışlaması devlet açısından büyük bir çürümüşlük göstergesidir.”</em></p>
<p>Freni tutmayan Kılıçdaroğlu’nun çamur saçan ağzından şu skandal sözler aynısıyla dökülmüştür:</p>
<p><strong><em>“Etrafınıza siyaset koridorlarında kariyer devşiren askerleri koyarsanız, elinizde bol yıldızlı, bol apoletli Ortadoğu üniformaları kalır.  Unutmayın ki, bol apoletli Ortadoğu askerleri savaşlardan, cephelerden kaçtılar. </em></strong></p>
<p><strong><em>Kariyerist kafadan asla ve asla hayır gelmez. </em></strong></p>
<p><strong><em>Onun için komuta kademesi haddini bilsin, siyaset askerin işi değildir. </em></strong></p>
<p><strong><em>Siyaset mi yapmak istiyorlar? Çıkarsınlar o kutsal üniformayı, hizalansınlar Erdoğan’ın yanına, Perinçek’e de takılsınlar.”</em></strong></p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılan bu saldırıyı kınıyorum.</p>
<p>Bizim kahraman askerlerimizin giydiği üniformayı Ortadoğu üniformalarına benzeten Kılıçdaroğlu edepsizdir.</p>
<p>Hiçbir Türk askeri cepheden kaçmamıştır. Aksini iddia eden Kılıçdaroğlu müfteridir.</p>
<p>Haddini bilmesi gereken kişi varsa o da askere düşmanlık yapan yandan çarklı Kılıçdaroğlu’dur.</p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesi ve tüm neferleri kahramandır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu neyin hasretini çekmektedir?</p>
<p>Komuta kademesinin alkışladığı Cumhurbaşkanı ve başkomutandır.</p>
<p>Ne yapsalardı, sırtlarını mı dönselerdi? Devlet ve rejim krizi mi çıkarsalardı?</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun asıl rahatsızlığı nedir?</p>
<p>Yeni nesil fırtına obüslerinin yapılması mı bu zillet zihniyetini deliye döndürmektedir?</p>
<p>Fırat Kalkanı’ndan Barış Pınarı’na kadar sınır ötesi harekatları yapan Türk ordusu mu uykularını kaçırmaktadır?</p>
<p>Şehitler ve gaziler yuvası, aynı zamanda peygamber ocağı Türk ordusu mu huzursuzluğunun nedenidir?</p>
<p>Kılıçdaroğlu fikir ve eylem birlikteliği içinde olduğu PKK’ya sözcülük yaptığının ne zaman farkına varacaktır?</p>
<p>Zira aynı rahatsızlıkları teröristlerin de duyduğunu bilmeyen mi vardır?</p>
<p>Türk askeri için savaş düğün bayramdır.</p>
<p>Cepheden de, savaştan da, Türkiye’nin terörle mücadele kararlılığından da kaçan ve korkan Kemal Kılıçdaroğlu ve zillet partileridir.</p>
<p>Tekrar ifade ediyorum ki, askere düşmanlık, düşmana askerliktir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en alt rütbeden en üstüne kadar yanındadır, komuta kademesinin de sonuna kadar arkasındadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Yeni Nesil Fırtına Obüslerinin yoldaşlarını, terörist yakınlarını birer birer patlatacağını unutmasın, milli güvenliğimize yan bakanların hesap ve hayati hata içinde olduğunu da güdük aklından çıkarmasın.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Türk vatanı has bahçemiz, Türk milleti varlığımızın övüncüdür.</p>
<p><u>Merhum Cemil Meriç diyordu ki:</u> <strong><em>“Taraf tutmayan insan şahsiyeti felce uğramış insandır. Ben tarafım, hakikatin tarafıyım.”</em></strong></p>
<p>Biz de tarafız, hem hakkın, hem halkın, hem de hakikatin tarafındayız.</p>
<p>Biz, manda ve himayeyi reddeden inanmışlığın tarafıyız.</p>
<p>Biz, tam bağımsızlığımızı ve milli bekamızı son damla kanına kadar müdafaa edecek iman ve irade gücünün tarafıyız.</p>
<p>Biz, Misakı Milliyi and bilen sarsılmaz sadakatin tarafıyız.</p>
<p>Biz, ya istiklal ya ölüm seslenişinin tarafıyız.</p>
<p>Biz, ölürsem şehit kalırsam gaziyim diyen fedakârlığın tarafıyız.</p>
<p>Çağrımız, önce ülkem ve milletim diyen herkesedir.</p>
<p>Çağrımız, bu vatan benim, bu bayrak benim, bu ülke benim diyen her kardeşimizedir.</p>
<p>2023 seçimlerine çok sıkı şekilde hazırlanacağız, hiçbir zafiyete ve gevşemeye izin vermeyeceğiz.</p>
<p>Çalışacağız, başaracağız.</p>
<p>Cumhurun zaferiyle Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünü taçlandıracağız.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri ne zaman yapılırsa yapılsın, seçim kararı nasıl alınırsa alınsın, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bugünden başlamak suretiyle, yani 15 Ocak 2023 itibariyle seçim startını veriyor, bu doğrultuda lazım gelen ne varsa yapacağımızı cümle âleme duyuruyoruz.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle basın toplantımıza katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, sizleri, aziz vatandaşlarımızı bilvesile saygı ve sevgiyle selamlıyorum</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/01/15/bahceli-hep-birlikte-turkiye-oldugumuzu-bir-kez-daha-ispat-ve-ilan-edecegiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri; &#8220;Hiç kimse suskunluğumuzun asaletinden cesaret almaya kalkışmasın.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/01/04/mhp-lideri-hic-kimse-suskunlugumuzun-asaletinden-cesaret-almaya-kalkismasin/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/01/04/mhp-lideri-hic-kimse-suskunlugumuzun-asaletinden-cesaret-almaya-kalkismasin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2023 09:34:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup Toplantısı konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8058</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, MHP aleyhine yapılan açıklamalara dikkat çekerek, “Daldan dala atlayarak her fırsatı ganimete çevirmenin hesabını yapan ahlaksızlara diyorum ki, defalarca açılıp asidi kaçmış gazoz gibisiniz, hiç de tat vermiyorsunuz.” Dedi.   Konuşmasında 2023 yılında yapılacak seçimlerin önemine değinen Bahçeli, seçimlerde Cumhur İttifakının zaferle çıkacağını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, MHP aleyhine yapılan açıklamalara dikkat çekerek, “Daldan dala atlayarak her fırsatı ganimete çevirmenin hesabını yapan ahlaksızlara diyorum ki, defalarca açılıp asidi kaçmış gazoz gibisiniz, hiç de tat vermiyorsunuz.” Dedi.</p>
<p><strong>  Konuşmasında 2023 yılında yapılacak seçimlerin önemine değinen Bahçeli, seçimlerde Cumhur İttifakının zaferle çıkacağını ve Türkiye’nin ilerlemeye devam edeceğini söyledi.</strong></p>
<p>Muhalefetin aylar önce ortak aday çıkartmak için oluşturdukları birliktelikten bir şey çıkmadığını ve umut veremediklerini belirterek  “Cumhurbaşkanı adayını belirlemekten mahrum çürük siyaset köhneliğine aziz milletimiz onay vermeyecektir.” Diye konuştu.</p>
<p>Birçok konuda önemli açıklamalar yapan MHP lideri Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Saygıdeğer Misafirler,</strong> <strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>2023 yılının bu ilk Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımızı, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimizi hasret ve muhabbetle kucaklıyorum.</p>
<p>2023’ün esenlik ve huzur arayışına, barış ve kardeşlik amacına, birlik ve dirlik gayesine kalıcı vesile olması temennisiyle; sizlerin, aziz milletimizin, Türk-İslam âleminin, tüm insanlığın yeni yılını içtenlikle tebrik ediyorum.</p>
<p>2022’yi geride bırakıp 2023’e ulaşmayı bir takvim ve tarih değişiminden daha çok milli talihin dönüşümü ve dahi müessir tahkimatı şeklinde izah ve ifade etmek sanıyorum hatalı bir yorum olmasa gerektir.</p>
<p>2023 yılı, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüz yıllık tecrübe hazinesidir.</p>
<p>2023 yılı, cumhurun son yüz yıllık müdanasız mücadele haysiyetidir.</p>
<p>2023 yılı aynı şekilde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla Türk milletinin kurtuluş yıllarının parlak bir gelecekle buluşma potası, milli hedef ve ülkülerin yükseliş parkurudur.</p>
<p>Merhum Hocamız <strong><em>Prof.Dr.Aydın Taneri’ye</em></strong> göre, milletler için yaşamanın <u>en mühim şartı ikidir:</u></p>
<p>Bunlardan ilki, var olmaktır.</p>
<p>İkincisi, var olmak azim ve iradesidir.</p>
<p>Bu kapsamda insanın var olmak azim ve iradesi <u>“kendini koruma”</u> veya <u>“nefsi müdafaa”</u>yla tanımlanırken, milletlerin var olmak azim ve iradesine de milli şuur, milliyet duygusu, ezcümle milliyetçilik denilmektedir.</p>
<p>Kurtuluşumuzun fikri kaynağı bellidir ve bilinmektedir, o da Türk milliyetçiliğidir.</p>
<p>Kurtuluşumuzun beşeri cevheri bellidir ve bilinmektedir, o da büyük Türk milletidir.</p>
<p>İlhamını ecdadından alarak devletimizin kuruluş ilkelerini belirleyen, Cumhuriyet’in tecelli hükmünü tayin ve tespit eden lider bellidir ve bilinmektedir, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür, Milli Mücadele’nin her safhasında vatanına ve milletine üstün hizmetleri geçen dava ve yol arkadaşları ise kahramanlar kuşağıdır.</p>
<p>1923’ün mesaj ve muhtevasını anlamadan, İstiklal Savaşı’mızın gerçek iç yüzünü tanımadan cüret edilecek gelecek okuması ve geleceğin yorumu imkânsız değilse bile çok zordur.</p>
<p>Cumhuriyet’in ilan gününe gelesiye kadar dağ gibi engeller aşılmış, en vahşi kuşatmalar yarılmış, en kesif saldırılar def edilmiş, en çetin tuzaklar bozulmuş, en şiddetli operasyonlar tesirsiz hale getirilmiştir.</p>
<p>İmanın ve iradenin emsalsiz imkânlarıyla aziz vatan topraklarında musibet ve melanetin başı Türk milletinin kahramanlığıyla ezilmiştir.</p>
<p>Belki çok bedel ödedik, belki çok çile çektik, belki çok badireden geçtik, ancak milletimizin istiklal sevdasıyla içimizde ve dışımızda yuvalanmış yeminli Türk düşmanlarının nefes borusunu da hamd olsun kesmesini bildik.</p>
<p>Refi Cevat Ulunay isimli işbirlikçi sözde bir gazeteci ve yazar 31 Ağustos 1919’da Alemdar Gazetesi’nde şöyle yazmıştı:</p>
<p><strong><em><u>“İstiklal diye bağıranlar kötü niyetlidir.”</u></em></strong></p>
<p>Yine aynı çürümüş 19 Kasım 1919 tarihinde mezkur bu gazetede şunları kaleme almıştı:</p>
<p><strong><em><u>“Çarıklı, mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehdidi ile iş yürür mü?”</u></em></strong></p>
<p>O çarıklı denilen kahramanlar tam bağımsızlığımızı tescilleyen iftihar burçlarımızdır.</p>
<p>Vicdanını aldırmış, onurunu ve mensubiyetini uçurumdan aşağı atmış teslimiyetçiler ve düşman teşrifatçıları vatanı nereden bilecekler? Şerefli bir hayata nasıl layık olacaklar?</p>
<p>Damat Ferit kabinesinin kokuşmuş Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi 12 Temmuz 1920’de şu beyanatı vermişti:</p>
<p><strong><em><u>“Yunan ordusunun başarısı için dua ediniz! Bu ordu bizim ordumuzdur. Yunan ordusu Mustafa Kemal’e ceza verme işini yapıyor.”</u></em></strong></p>
<p>Hain Ali Kemal, 28 Mayıs 1920’de Peyam-ı Sabah’ta çıkan bir demecinde diyordu ki: <strong><em><u>“Büyük Millet Meclisi, küçük heriflerin eseridir.”</u></em></strong></p>
<p>Hıyanetin mevziisinde sipere yatanlar milletin hakikatini göremeyecek kadar alçalmış, laçkalaşmış, aşağıların da aşağısına yuvarlanmış vatan hainlerinden başkası değillerdir.</p>
<p>Aynı Ali Kemal, 19 Kasım 1919 tarihli Alemdar Gazetesi’nde çıkan yazısında, Milli Mücadele kahramanlarına <u>“<strong><em>Anadolu’nun yeni celalileri</em></strong></u>” diyecek kadar satılmış ve zulme uşak düşmüştü.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin devletsiz ve bağımsız yaşamayacağının zora direnerek, zulme diklenerek tescil başarısıdır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, esarete ve erimeye kapalı ve karşı duran milli asaletin, bu asalete sırtını yaslayan şehitlerimizin, gazilerimizin, fazilet ve fedakârlık nişanesi cesur yüreklerin zafer tacıdır.</p>
<p>Bu taç, milli ömürlerin ilelebet taşıyacağı var oluş cevheridir.</p>
<p>2023 yılı, 1923’ün kuruluş ruhunu, kurucu şuurunu bütün efali ve encamıyla tedarik ve tebellüğ etmiş, nihayetinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla birleştirmiş ve bütünleştirmiştir.</p>
<p>Bu yıl, Türk tarihinin bir kavşak, bir kader, bir karar noktasıdır.</p>
<p>Geçmişten ders ve ibret alan, ecdadının izinden yürüyerek geleceğe büyük umutlar bağlayan bir ittifak ahlakının Cumhuriyet’in yeni yüzyılına Türk ve Türkiye damgasını vurması artık hayal değil, somut bir hakikat olarak tezahür ve temayüz edecektir.</p>
<p>Geride kalan 2022, Lider Ülke Türkiye’nin hazırlık evresi, 2023 ise devreye girme senesidir.</p>
<p>Özellikle altını çizerek ifade etmek isterim ki, Lider Ülke Türkiye, yükseliş, kuvvet, zenginleşme, büyüme, kalkınma, zirveye tırmanmadır.</p>
<p>Lider Ülke Türkiye, tarihimizin şanlı sayfalarının, göz kamaştıran dönemlerinin tekerrür hükmüdür.</p>
<p>Lider Ülke Türkiye, bölgesinde ve küresel zeminde hatırı sayılan, ne diyeceği merak uyandıran, uzak ya da yakın demeden her meseleye doğrudan müdahil olabilen, tarihi geriden takip eden değil istikametini ve rotasını çizen bir devlet ve millet kudretinin ortaya çıkmasıdır.</p>
<p>Kriz ve kaos dalgalarıyla, çatışma ve savaş karanlığıyla, huzursuzluk ve umutsuzluk sancılarıyla meşhun 2022, beşeriyet aleyhine tebarüz ve temerküz eden ağır sorunlara sahne olmuştur.</p>
<p>Mazlumların göz pınarlarından sicim gibi akan yaşlar adeta bir nehir haline dönüşmüş, mağdur milyonların derin iç çekişi bir volkan ağzı gibi patlamıştır.</p>
<p>Dünya genelinde kavga ve kutuplaşma dinamikleri daha da sertleşmiş ve serpilmiştir.</p>
<p>Terörizmin kanlı tertipleri, cesameti artan hakimiyet mücadeleleri, azgınlaşan ekonomik operasyonlar, hiçbir değer tanımayan emperyalist arzular 2022 yılını kundaklamış ve karartmıştır.</p>
<p>Kafkaslar’dan Balkanlar’a, Orta Asya’dan Ortadoğu’ya, Afrika kıtasından Avrupa’ya, Akdeniz’den Pasifik’e mütemadiyen gelişen ve gerçekleşen devasa gerilimler 2022 yılını gölgelemiştir.</p>
<p>İnsanlık huzura susamıştır.</p>
<p>İnsanlık daha güvenli, daha adaletli, daha merhametli, daha refah dolu bir hayata yine uzak kalmıştır.</p>
<p>Göçmenlerin trajedileri, salgın sonrasının hasarları, diyalog ve işbirliği kanallarındaki tıkanmalar; ülkeler, milletler ve medeniyetler arasında katılaşan cepheleşmeler, eşitsizlik ve adaletsizlikteki inatçı genişlemeler dünyayı abluka altına almıştır.</p>
<p>Buna karşılık Türkiye her anlamda ve her alanda öne çıkmış, sesini yükseltmiş, iradesini göstermiş, dahası istikrarlı ve iddialı yapısını daha da pekiştirmiştir.</p>
<p>Ülkemiz bilhassa diplomaside altın bir yıl yaşamıştır.</p>
<p>Küresel ekonomi resesyon girdabına düşmüşken, Türkiye ekonomisi dünya çapında en çok büyüme kaydeden birkaç ülkeden birisi olmayı başarmıştır.</p>
<p>İhracatta rekorlar kırılmış, muazzam yatırımlar yapılmış, terörle mücadelede takdire şayan sonuçlar alınmış, milletimizin ihtiyaç ve beklentileri yasal ve idari düzenlemelerle birer birer karşılanmıştır.</p>
<p>Memnuniyetle belirtmek isterim ki, kronik ve kemikleşen sorunlara neşter vurulmuştur.</p>
<p>Emeklilikte yaşı bekleyen 2 milyon 250 bin vatandaşımızın yaş sınırına takılmaksızın mağduriyetlerinin giderilmesi için adım atılmış, sırayı da kanuni düzenleme etabı almıştır.</p>
<p>Allah’ın izniyle EYT sorunu TBMM’de kati ve köklü çözüme kavuşacak, bu mesele gündemden tamamıyla çıkmış olacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı TBMM’de gereğini gecikmeksizin yapacak, hak, hak sahibine iade edilecektir.</p>
<p>Asgari ücretin 2022 yılı Ocak ayına göre neredeyse yüzde yüz zamla 8 bin 500 liraya çıkarılması, dar ve orta gelirli insanlarımıza makul gelir aktarımı, sosyal konut desteği, emekli ve memur maaşlarıyla işçilerimizin ücretlerinde enflasyonu etkisiz kılacak adaletli artışlar kuşkusuz toplumsal rahatlamayla birlikte 2023’ün çok daha güzel olacağının habercisi niteliğindedir.</p>
<p>Karadeniz’de keşfedilen 710 milyar metreküplük doğalgaz, bu çerçevede evlerde ve sanayide kullanılan doğalgaz fiyatlarında indirime gidilmesi, Şırnak Gabar Dağı’nda bulunan 150 milyon varil petrol bize göre 2023’ün bereketi, Allah’ın da bir lütfudur.</p>
<p>Ülkemiz 2023 yılına birbirini takip eden pek çok müjdeyle girmiştir.</p>
<p>Laf değil icraat üretilmiştir.</p>
<p>Zira Cumhur İttifakı geleceğin mükafat beratıdır.</p>
<p>Cumhur İttifakı huzurun, kardeşliğin ve kaynaşmanın koçbaşıdır.</p>
<p>Verdiğimiz sözler, paylaştığımız vaatler sırasıyla ve imkânlar nispetinde yerine getirilmektedir.</p>
<p>İnanıyorum ki, şeytanın bacağı kırılacak, Türkiye prangalarından bütünüyle kurtulacaktır.</p>
<p>Nitekim 2023 yılı Türk ve Türkiye Yüzyılının miladı olacaktır.</p>
<p>Milletimizin her talebi haklıdır, meşrudur, ifası ve ikmali mutlaka sağlanacaktır.</p>
<p>Olanla yetinmeyen, olabilecek ne varsa hayata geçirmenin, güçlükleri yenmenin, imkânsızlıkları başarmanın peşine düşen bir Türkiye gerçeği her geçen gün belini doğrultmaktadır.</p>
<p>Yerli ve milli otomobil yapan, insansız savaş uçağı Kızılelmayı gökyüzüyle buluşturan, dev köprüler inşa eden, muazzam yollar açan, akarsulara kemer takıp barajlar kuran, teknolojik atılımlara imza atan, silah sanayinde atağa kalkan, hiç kimseye el avuç açmayan, onun bunun ağzına bakmayan Türkiye’mizle ne kadar gurur duysak azdır.</p>
<p>Yapacağız, başaracağız, kazanacağız, üreteceğiz, geliştireceğiz, Cumhuriyet’in yeni yüzyılına Lider Ülke Türkiye’nin şeref madalyasını asacağız.</p>
<p>Önümüzü kesmek için pusu kuranlar gene olacaktır. Bu doğaldır.</p>
<p>Birliğimizi ve dirliğimizi sabote etmek için fırsat kollayan mihraklar gene çıkacaktır. Bu beklenmelidir.</p>
<p>2023’ün muazzez hedeflerini lekelemek, örselemek ve yürüyüşümüzü sekteye uğratmak için tetikte bekleyen iç ve dış menfaat çeteleri yine şanslarını deneyecektir. Bu da mümkün ve muhtemeldir.</p>
<p>Fakat hiç kimse sabrımızı yanlışa yormasın.</p>
<p>Hiç kimse suskunluğumuzun asaletinden cesaret almaya kalkışmasın.</p>
<p>Kötü niyetlerini bildiğimiz, kötürüm ilişki ağlarını tanıdığımız ve takip ettiğimiz odakların bizimle aşık atması, bize ayar verme küstahlığına tevessül etmeleri, Cumhuriyet’in yeni yüzyılını tartışmaya açma sinsilikleri sonuç vermeyecek, yapılan hesaplar ters tepecektir.</p>
<p>Bunların ortalık malına dönmüş ezberleri, bizim ise el sürülmemiş hayallerimiz vardır ve bu hayallerimize yetişme çabaları beyhude bir çırpınıştır.</p>
<p>Ağızlarını tetik, dillerini tüfek yaparak ha bire nefret ve nifak kusan hayasızlara 2023’ün hedeflerini kirlettirmeyeceğiz, Üç Hilali de yargılatmayacağız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasi şeref ve onuruna musallat olan kepazeleri asla affetmeyeceğiz.</p>
<p>Siyah örtüye bürünüp yüreksizce ve yüksekten konuşanlara, balığı tutmadan tavayı ateşe koyanlara herkes bilsin ki eyvallahımız olmaz, itibarımız olmaz, bunlarla da hiç işimiz olamaz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi anlayan az, anlamayana da çok gelir.</p>
<p>Daldan dala atlayarak her fırsatı ganimete çevirmenin hesabını yapan ahlaksızlara diyorum ki, defalarca açılıp asidi kaçmış gazoz gibisiniz, hiç de tat vermiyorsunuz.</p>
<p>Doğru koşan yorulmaz, nitekim doğruluk dost kapısıdır.</p>
<p>Doğrudan şaşmayız, ahlaktan sapmayız, milletimize ve ülkemize sevdayla perçinlenmiş hizmet seferberliğinden asla ayrılmayız.</p>
<p>Birileri istedi diye, birileri dayattı diye, birileri iftira ve isnat etti diye hak bildiğimiz yoldan dönmeyiz, 53 yıllık mücadelemizden taviz vermeyiz.</p>
<p>Belanın üzerine gitmeyiz, üzerimize gelen beladan da herkes bilsin ki kaçmadık, kaçmayız.</p>
<p>Lider Ülke Türkiye hedefimizi tutulacak kutlu bir yemin gibi vicdanımızda taşırız.</p>
<p>Ayağımıza basan olursa, önümüze geçip yakamızdan tutmaya kalkışan görülürse, buna da tahammül etmeyiz, asla etmeyeceğiz.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümünde aziz milletimizin seçimi ve tercihiyle hem 13’üncü Cumhurbaşkanı’nı hem de 28’inci Dönem TBMM’i belirlenecektir.</p>
<p>Bu haliyle 2023 aynı zamanda demokrasi ve sandık yılıdır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri ister zamanında yapılsın isterse de erkene alınsın, biz iki seçeneğe de varız ve hazırız.</p>
<p>Bu kapsamda seçim kararının alınabilmesi için ya 360 milletvekilinin evet oyuyla Meclis kararı gereklidir ya da Cumhurbaşkanımızın anayasal yetkisine dayanarak Türkiye’yi seçime götürmesi lazımdır.</p>
<p>Bahse konu bu iki yol da hukukidir, anayasal bir yetkinin kullanım hakkıdır.</p>
<p>Altılı masayı oluşturan partilerin 6 Nisan 2023’ten önce yapılacak bir seçime sıcak bakıp, sonrası için ipe un sermesi demokratik ve dengeli bir siyasi tavır değildir.</p>
<p>Biz bunları bir türlü çözemedik, uzaktan mı adamlar, adamlıktan mı uzaklar, belli değildir, net değildir, açık değildir.</p>
<p>Muhalefet cenahının karmaşa ve kargaşa içinde olduğundan dolayı iradesizliği saklanamayacak boyutlardadır.</p>
<p>Bir defa kendi aralarında uzlaşmaktan acizlerdir.</p>
<p>Hal böyle olunca Meclis çatısı altında, ünlemli akıllarıyla, soru işaretli anlayışlarıyla, sorgulanan amaçlarıyla bir uzlaşma vasatına yanaşmaları bugünden değerlendirdiğimizde son derece güçtür.</p>
<p>Zillet ittifakı demokrasinin istismarını devamlı surette yapsa da, hazım ve özümseme hususunda çok ciddi zaafı vardır ve ortadadır.</p>
<p>Bu ittifakın Türkiye’ye güveni yoktur.</p>
<p>Bu ittifakın Türk milletine sadakat ve muhabbeti yoktur.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 2022’nin son günlerinde kendisine sorulan, <strong><em>“altılı masanın Cumhurbaşkanı adayı ne zaman belirlenecek”</em></strong> sorusuna, <strong><em>“Cumhurbaşkanı adayını niye merak ediyorsunuz, kim olacak diye? En garipsediğimiz olay bu.”</em></strong> diyerek akıl dağılması yaşadığını, kaçak güreştiğini, korkunun esiri olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.</p>
<p>Bu nasıl bir cevaptır?</p>
<p>Bu nasıl bir ifade sakatlığıdır?</p>
<p>Milletimiz, zillet ittifakının kimi Cumhurbaşkanı adayı göstereceğini öğrenmesin mi? Merak etmesin mi? Sözde yıpranmasından çekindikleri potansiyel adayın hüviyetini bilmesin mi?</p>
<p>Gizlenen nedir? Rahatsızlık duyulan nelerdir?</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, bir kez daha söylüyorum, adaysan çık açıkla, değilsen adayınız kim ondan bahset.</p>
<p>Madem aday belli olur olmaz bacanızdan beyaz duman çıkaracaksınız, o halde yerini ve zamanını paylaş da bilelim.</p>
<p>Elbette bu zillet ittifakı şu saatten sonra fırtına koparsa, bizde yaprak dahi kımıldamaz, dal bile sallanmaz.</p>
<p>Anlaşılan Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışması altılı masada deprem yaratmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle arayışlar her seferinde duvara toslamaktadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun, <strong><em>“altılı masada birden çok aday da çıkabilir,  çoklu adayla da seçime gidebiliriz”</em></strong> değerlendirmesi işin özünde mutabakat acziyetinin tevsik edilmiş beyanıdır.</p>
<p>Bir isim üzerinde fikir ve söz birliği sağlayamayan partilerin, Türkiye’nin geleceğini şekillendirmeleri, milli, ahlaki ve siyasi bir uzlaşmaya destek olmaları şüphesiz aklın ve mantığın almayacağı bir garabettir.</p>
<p>Zillet ittifakının siyaseti teklemiş, masası devrilmiştir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun ergenler gibi sosyal medyada Türkçesi yükleniyor manasına gelen loding mesajıyla meşgul olması perişanlığın ve pişkinliğin alametidir.</p>
<p>Yüklenen, milletimizin zillete soracağı hesabın yekûnudur.</p>
<p>Yüklenen, milletimizin CHP’ye ve diğer ortaklarına sandıkta ödeteceği bedelin acıklı faturasıdır.</p>
<p>Türk milleti, notunu peşinen verdiği bir siyaset gafilliğini bir daha sözlüye bile kaldırmayacaktır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayını belirlemekten mahrum çürük siyaset köhneliğine aziz milletimiz onay vermeyecektir.</p>
<p>Böylesi bir dağınıklığa, böylesi bir alçalmaya, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini protokole bağlamayı düşünen siyaset ve hukuk ümmilerine Türkiye’nin yarınları emanet edilmeyecektir.</p>
<p>Geleceğin koordinatlarını Cumhur İttifakı çizecektir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle her mesele kökünden çözülecektir.</p>
<p>Bu yeni yönetim sisteminin birinci beş yılı başarıyla geçmiş, onca zorluğa rağmen Türkiye her alanda, her sahada yıldız gibi parlamıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ikinci beş yılına çok güçlü bir şekilde girmeli, hayaller, hedefler ve özlemler akamete uğramamalı, arada derede kaybolmamalıdır.</p>
<p>Çünkü maceraya atılmak, müphem ve muammaya davetiye çıkarmak çok tehlikelidir.</p>
<p>Sosyal ve ekonomik sorunların hepsi bitecektir.</p>
<p>İşsizliği yeneceğiz, yoksulluğun tıpkı terör gibi kökünü kurutacağız.</p>
<p>Her insanımızın elinden tutacağız.</p>
<p>Bunların hepsini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin imkanlarıyla yapacağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılı Türk ve Türkiye Yüzyılı olarak simgeleşecek.</p>
<p>Mutlu millet, güçlü devlet, huzurlu gelecek Cumhur İttifakı’yla tesis edilecek.</p>
<p><strong><em><u>Merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’dan esinlenerek diyorum ki;</u></em></strong></p>
<p>Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapmadık, yapmayız.</p>
<p>Hak namına haksızlığa ölsek bile tapmadık, tapmayız.</p>
<p>Doğduğumuzdan beridir aşığız istiklale,</p>
<p>Bize hiç tasmalık etmiş değildir altın lale.</p>
<p>Ezelden beridir hürüz, yine hür kalacağız.</p>
<p>Esaret zincirlerini birer birer kırıp atacağız.</p>
<p>Zalimlerden aman dileyenleri de asla bağışlamayacağız.</p>
<p>Kesilse de, çekmeye gelmez başımız.</p>
<p>Çıksa da bedenimizden, satılık değildir canımız.</p>
<p>Aksa da damarlarımızdan, kiralık değildir kanımız.</p>
<p>Kaderimizdir bağımsızlık, kavlimizdir bekamız.</p>
<p>Boşuna şehit vermedik.</p>
<p>Anadolu coğrafyasını boş yere vatan etmedik.</p>
<p>CHP yönetimine bakınız, zalimlerle bir olmuş Türkiye aleyhine konuşuyor.</p>
<p>İP yönetimine bakınız, işbirlikçilikte ve siyasi fitnede sınır tanımıyor.</p>
<p>Türkiye düşmanlarına, fayton feneri gibi sinyal üstüne sinyal yakıyorlar.</p>
<p>Milli iradenin üzerinde ambargo koymaya heveslenen odakların hayalini kuruyorlar.</p>
<p>Emperyalizmin arkasına saklanıp Türkiye’yi taşa tutuyorlar.</p>
<p>Zalimlerin tetikçiliğinden medet umuyorlar.</p>
<p>Güya demokrasiyi överek Türk milletinin hedeflerini karalıyorlar, terör örgütlerini arkalıyorlar, zulmü alkışlıyorlar, zilleti aklıyorlar, melaneti allayıp pulluyorlar.</p>
<p>Maalesef Emperyalizm hesabına çalışan bir muhalefet anlayışının ülkemizde bulunuyor olması utanç anıtı gibi karşımızdadır.</p>
<p>Keçeyi suya salmışlar, Türk milletiyle yollarını ayırmışlar.</p>
<p>Çok açıktır ki, zillet ittifakı Türkiye’nin karşısındaki mihraktır.</p>
<p>Zillet ittifakı Türkiye’nin ayağına vurulmak istenen küflü zincirdir.</p>
<p>Türkiye’de iktidarın yolu yabancı başkentlerden geçmez, geçemez.</p>
<p>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.</p>
<p>Milletin üstünde bir güç ve kudretten de bahsedilemez.</p>
<p>Zillet ittifakının siyaseti sömürgeleşmiş bir siyasettir.</p>
<p>Zillet ittifakının siyaseti teslimiyetçiliğin lobi faaliyetidir.</p>
<p>Bunlardan hayır gelmez.</p>
<p>Çünkü zilletin sonu yoktur.</p>
<p>Çünkü zilletin sonucu yoktur.</p>
<p>Kılıçdaroğlu ne yapsa nafiledir; İP’çiler, Deva’cılar, Serokçular, oncular buncular, bilumum sol ve bölücü mihraklar neyle uğraşırsa uğraşsın boşunadır, Türk milletini geçemezler, Türkiye’yi yenemezler.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle siyasi istikrar hamd olsun kurumsallaşmıştır.</p>
<p>Ülkemiz ağyarını mani efradını cami yeni yönetim sistemiyle dünyaya örnek teşkil etmiştir.</p>
<p>Koalisyonlar devri kapanmış, fakat zillet ittifakı tekrar bu solmuş ve sararmış sayfayı açmanın peşindedir.</p>
<p>Hükümet buhranları bitmiş, fakat zillet ittifakı bir kez daha söz konusu buhran dönemlerini yeşertmenin gayretindedir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birinci dönemi gıpta edilecek kadar başarılıdır.</p>
<p>Bunu göremiyorlar, görseler bile itiraf edemiyorlar.</p>
<p>Çevremiz siyasi istikrasızlıklara mahkum olmuşken, Türkiye huzur ve istikrar adası gibi sivrilmiş, yeni yönetim sistemiyle ekonomiden diplomasiye, spordan sanata, sağlıktan kültüre, terörle mücadeleden egemenlik çıkarlarımızı müdafaaya kadar her alanda göz doldurmuş, göğüs kabartmıştır.</p>
<p>Cumhur İttifakı, 85 milyon Türk vatandaşının gurur duyacağı, birlikte ve beraberce huzur, esenlik ve ekonomik gelişmişlik içinde yaşayacağı küresel güç Türkiye’nin güvencesidir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun rahatsızlığı bu yüzdendir.</p>
<p>Zilletin diğer ortaklarının huzursuzluğu bu nedenledir.</p>
<p>Ağızlarından düşürmedikleri Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, siyasi istikrarsızlık yıllarına duyulan ilgidir, müdahale edilen, iradesi ipotek altına alınan bir döneme özentiden başka bir şey de değildir.</p>
<p>Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek nafile bir gayrettir.</p>
<p>Parlamenter Sistem günahıyla sevabıyla Türkiye şartlarında miadını doldurmuş, arıza sinyali veren bu sistemin bakım, tamir ve onarım imkanı ise kalmamıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yönetim hayatımıza kalıcı bir soluk, güçlü bir irade, etkin ve hızlı karar alma mekanizması kazandırmış, köklü bir reform olarak milletimize mal olmuştur.</p>
<p>Bu yeni sistem, ertelenemez milli ihtiyacın ve beka hassasiyetinin ortak akılla birleşmesinden doğmuş ve doğrulmuştur.</p>
<p>6+1 formatlı masanın kuru gürültüsü tamamıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne muhalefet üzerine bina edilmiştir.</p>
<p>Yani etki-tepki üzerine şekillenmiş reaksiyoner bir sistem teklifi karşımızdadır.</p>
<p>Bu yüzden zillet ittifakı şuursuzdur, derin bir gaflet çukurundadır.</p>
<p>Köprünün altından çok sular akmıştır.</p>
<p>Züğürt bezirgân eski defterleri karıştırırmış.</p>
<p>Zillet ittifakı, milletimizin beklentilerini, dünyanın yeni eğilimlerini, devletimizin yüksek hedeflerini, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne niye gerek duyulduğunu anlamaktan, algılamaktan, analiz etmekten mahrumdur.</p>
<p>Geleceğin hükmü cumhurun iradesiyle gerçekleşecektir.</p>
<p>Türkiye Yüzyılının güneşi Cumhur İttifakı’yla doğacaktır.</p>
<p>Bir olacağız, diri olacağız, uyanık olacağız, tedbirli olacağız, teyakkuzda olacağız, saflarımızı sımsıkı tutacağız, fitneye geçit vermeyeceğiz, 2023’ü cumhurun zafer yılı yapacağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünde daha da hızlanacağız, Türkiye’yi imrenilecek medeniyet seviyelerine el birliğiyle taşıyacağız, güç birliğiyle çıkaracağız.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak siyasi çalışmalarımızı tüm vatan sathında heyecanla sürdüreceğiz.</p>
<p>Hiçbir dedikoduya aldırış etmeyeceğiz.</p>
<p>Hiçbir bozguncunun planına dahil olmayacağız.</p>
<p>Bilinmelidir ki, istikametimiz sıratı müstakim üzeredir.</p>
<p>Varlığımızdan, mücadelemizden, fikir ve düşünce aydınlığımızdan ürken, çekinen, davamızı haksız ve şerefsizce suçlamaya çalışanlar vardır, takibimiz altındadır.</p>
<p>Aklımıza bile gelemeyenler kalbimizde yer tutamayacaktır.</p>
<p>Fiyatını kuruşu kuruşuna hesapladığımız, ancak beş kuruş bile etmeyecek değerde olanların oyunlarına, duygu sömürülerine, tahrik ve tacizlerine asla boyun eğmeyeceğiz.</p>
<p>Bilinmelidir ki, sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile.</p>
<p>Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>
<p>Biz haktan, halktan ve hakikatten yana duran dava ve gönül erleriyiz.</p>
<p>Bir ayak gelene iki ayak gideriz.</p>
<p>Beğenmediğimiz, benimsemediğimiz hiçbir söz ve telkine de kulak açmayız.</p>
<p>Siz değerli arkadaşlarımdan ricam, özellikle Meclis’in çalışma takvimi içinde Cumhur İttifakı’nın ilke ve esaslarından milimde olsa ödün vermemenizdir.</p>
<p>Acilen çıkarılması gereken kanuni düzenlemelerle ilgili yapıcı ve destekleyici siyasi tutumumuzu her milletvekilimizin kararlılıkla icra etmesini bekliyor, Genel Kurul çalışmalarına tam ve eksiksiz katılmanızı hassaten istiyorum.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor; sağlıklı, başarılı ve huzurlu bir yıl temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/01/04/mhp-lideri-hic-kimse-suskunlugumuzun-asaletinden-cesaret-almaya-kalkismasin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
