<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsmet Büüyükataman &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/ismet-buuyukataman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Jan 2021 14:06:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>-MHP&#8217;li Büyükataman Davutoğlu&#8217;na ağır sözler</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/01/19/mhpli-buyukataman-davutogluna-agir-sozler/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/01/19/mhpli-buyukataman-davutogluna-agir-sozler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 14:06:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Büüyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=2467</guid>

					<description><![CDATA[ Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “Ahmet Davutoğlu &#8211; Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesinde kullanılan çirkin ifadelere dair” yazılı basın açıklaması yaptı. MHP Genel Merkezi Basın Birimi tarafından gönderilen açıklamada, Ahmet Davutoğlu’nun bölücü hainlerle birlikte hareket ettiğine dikkat çeken Büyükataman; “Bebek katilinden boşalan sözde unvanlara talip olan Serok Ahmet’in, bölücülükte Kandil ile at başı gittiğini dikkatle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “Ahmet Davutoğlu &#8211; Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesinde kullanılan çirkin ifadelere dair” yazılı basın açıklaması yaptı.</strong><br />
MHP Genel Merkezi Basın Birimi tarafından gönderilen açıklamada, Ahmet Davutoğlu’nun bölücü hainlerle birlikte hareket ettiğine dikkat çeken Büyükataman; <strong>“Bebek katilinden boşalan sözde unvanlara talip olan Serok Ahmet’in, bölücülükte Kandil ile at başı gittiğini dikkatle takip etmekteyiz. Serokluğunun nereden geldiği bellidir, Kürtçe konuşan kardeşlerimizi kalkan olarak kullanmaya kalkıp laf cambazlığı yapmasına hiç gerek yoktur.”</strong> Şeklinde ifadelere yer vermesi dikkat çekti.<br />
Gelecek partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu’nu, yaptığı siyasetle “Toprağımızı ve insanımızı bölmenin peşindesin” şeklinde itham eden ve oldukça sert ifadelere yer veren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;<br />
<strong>Türkiye, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü ile diz çöktürülmeye çalışılmış; büyük Türk milletinin püskürttüğü hain emeller, geçen zaman içerisinde saklandıkları deliklerden, odalardan, çukurlardan başlarını uzatmaya başlamıştır.</strong><br />
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni aciz zannedenler, kendilerine yeni bir yol ve yöntem belirlemişlerdir. Sandıktan çıkan iradeye saygı göstermeyip sandık dışı yöntemlerle Türkiye’de iktidar belirleme çabaları bir yana; birilerinin devşirdikleri ve kurdukları sözde particiklerle siyaset sahasını itibarsızlaştırma gayretleri de göze çarpmaktadır.<br />
<strong> Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan düşmanlıkları, ülke sevgisinden ağır basanların gözlerini bürüyen nefret ikliminde ekilen tohumlar, bu topraklara yabancıdır. Bu iklimi ve çürümüş tohumları reddediyoruz. Türkiye’yi bu nefret iklimine sokmaya çalışan başta CHP ve zihniyeti olmak üzere tek merkezden yönlendirilen particikler; ahlaksız ve üslupsuz saldırılarına bir an evvel son vermelidir.</strong><br />
Dün akşam acil koduyla bir araya getirilen iki partinin Genel Başkanının 1970 ve 80 öncesi olaylarını hatırlatmasını, akıllarına sokulan kirli niyetin dışa vurumu olarak değerlendirmek mümkündür.<br />
<strong>  Sayın Genel Başkanımızın ifadesi ile “MHP; sokağı bilir, hasmı bilir, haini bilir, tuzak ve tertipleri bilir ve tanır. Ancak Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i tarafı olmadığı saldırılarla ilişkilendirmeye ve yargılamaya cüret etmek terörizmin lügatinden beslenenlerin harcıdır. Aynı zamanda bühtandır, komplodur.”</strong><br />
Navigasyon olmadan sokakta yönünü bulamayacak olanların defaatle teşebbüs ettikleri bu sokak tehditlerine ve teşviklerine geçit vermeyeceğimizin, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in bu komployu bozacağının bilinmesinde fayda vardır.<br />
<strong>   Uzunca bir süredir, siyaseti itibarsızlaştırmaya çalışan partilerin genel başkanlarından ilçe yöneticilerine dek çeşitli isimlerinin Partimize ve Sayın Genel Başkanımıza yönelik çirkin, siyasetin diline yakışmayan, söyleyeni küçülten ifadelerine sistemli bir şekilde muhatap olmaktayız.</strong><br />
Bundan maksat, Milliyetçi Hareket’in sinir uçlarıyla oynayarak camiamızı hataya sevk etmektir. Bunların emanet akılları ile anlayamadığı, Milliyetçi Hareket’in bu tuzaklara düşmeyecek kadar ferasetli ve tecrübeli olduğudur.<br />
<strong>Partisinin geçmişini reddedip son 10 yıl vurgusu yapan Kılıçdaroğlu’nun, il başkanı bulmakta zorlandığı particiğini daha kuruluş aşamasında piyon olarak sahaya süren Davutoğlu’nun kurmaya çalıştığı tuzaklar bize çocuk oyuncağı gelir. Bunların acizliği; farenin kendisini köle eden kapanı alıp kurda tuzak kurmaya kalkmasından farksızdır. </strong><strong>Gazete görünümlü kâğıt parçalarında, haber sitesi izlenimi verilmiş fitne odaklarında yazılan yazılara, ön görü ve kulis bilgisi adı altında atılan iftiralara ve yapılan fitnelere basın özgürlüğü penceresinden bakmamız mümkün değildir.</strong><br />
Her gün basın mensuplarına ağız dolusu hakaret edenlerin, kanalları boykot adı altında hedef gösterenlerin, çalıştığı medya organından dolayı gazetecileri muhatap almayanların kalkıp Milliyetçi Hareket Partisini basına düşmanmış gibi göstermeye kalkmaları ikiyüzlülüktür.<br />
Kullandıkları seviyesiz üslubu ve çirkin sözleri yok sayarak aldıkları cevapları medyadaki “dostları” vasıtasıyla “MHP’den tehdit” başlıklarıyla yaygara koparanlar, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve aziz Türk milletinin birliğini baltalamaya çalışan “dahilî bedhahlar”lardır. Bunların haricî bedhahlarla olan dostlukları gün yüzüne çıkmıştır. İnsan içine çıkmaya yüz bulamayacak olanların Partimizi ve Sayın Genel Başkanımızı hedef alması derin bir çelişkidir.<br />
Yeni bir yola çıktıklarını söyleyen bu bedhahların gittikleri yol, yol değildir. Tehlikeli sularda yüzmektedirler. Tarih, iyi bir öğretmendir. Yeter ki bu öğretmenin anlattıklarını iyi yorumlayabilelim.<br />
<strong> Bebek katilinden boşalan sözde unvanlara talip olan Serok Ahmet’in, bölücülükte Kandil ile at başı gittiğini dikkatle takip etmekteyiz. Serokluğunun nereden geldiği bellidir, Kürtçe konuşan kardeşlerimizi kalkan olarak kullanmaya kalkıp laf cambazlığı yapmasına hiç gerek yoktur.</strong><br />
“Ben Başbakanken” ile başlayan masallar anlatan Davutoğlu, 2015 yılında bir şehidimizin töreninde kullandığı “Anadolu&#8217;nun, Trakya&#8217;nın, Mezopotamya&#8217;nın, Kafkasya&#8217;nın, Akdeniz&#8217;in, Karadeniz&#8217;in, Ege&#8217;nin, Van Gölü&#8217;nün, Tuz Gölü&#8217;nün ve dahi bütün dağların çocukları…” ifadelerinde ısrarcıdır.<br />
Davutoğlu, sen Başbakanken de şimdi de aynı kişisin. Söylediğin tek gerçek budur. Geçtiğimiz hafta “Mardin’den bütün Mezopotamya’ya, bütün Anadolu’ya, bütün Trakya’ya sesleniyorum. Kazanımlarınızın teminatı Gelecek Partisi’dir.” diyen Davutoğlu; hangi coğrafyadan, hangi kazanımlardan bahsettiğini açıklamak zorundadır. Sen Başbakanken de Türkiye diyememekte ve bölücülük peşindeydin; hâlâ Türkiye diyememektesin, toprağımızı ve insanımızı bölmenin peşindesin.<br />
<strong>  Bu dil, dil değil; bu gaye, gaye değildir. Bu kirli emellere saygı göstermemizi bekleyenler, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in kendisini inkâr etmesini arzulamaktadır.</strong><br />
İnsanımızı ve ülkemizi bölmeye kalkan Davutoğlu’na en güzel cevap Akif’in “Birlik” şiirindeki şuurdur. Şuursuzların bizi ve ülkülerimizi anlamasını beklemiyoruz.<br />
Sözlerimizi anlamak istemeyip çarpıtanlar muhatabımız değildir. Biz, cevabımızı aziz Türk milleti ile yeniden paylaşalım:  <strong> “Milliyetçi Hareket Partisinin sokakta işi yoktur. Kavga ve karışıklıkta hayır görmesi imkânsızdır. İnsan onuruna ve demokratik adaba uygun olarak yapılan makul eleştirilere tahammülsüzlüğü asla düşünülemeyecektir. Bizim sevdamız şiddet değil Türk milletidir, Türkiye’dir.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/01/19/mhpli-buyukataman-davutogluna-agir-sozler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükataman&#8217;dan Fitneci Yeniçağ&#8217;ın yazarına sert tepki!</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2019/07/24/buyukatamandan-fitneci-yenicagin-yazarina-sert-tepki/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2019/07/24/buyukatamandan-fitneci-yenicagin-yazarina-sert-tepki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jul 2019 10:03:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Büüyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=1664</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Devlet Bahçeli&#8217;nin &#8220;Fitneçağ&#8221; olarak adlandırdığı &#8220;Yeniçağ&#8221; gazetesinin bir köşe yazarının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#8217;yi hedef alan iftiralarını sert bir dille eleştirdi. Büyükataman, açıklamasına şu ifadelere yer verdi; &#8220;Türkiye’yi işgal niyetlerinin işaret fişeği olan 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün yaşandığı anlarda ve bu hain niyetin bertaraf edilmesinin ardından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>      Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri  İsmet Büyükataman,  Devlet Bahçeli&#8217;nin &#8220;Fitneçağ&#8221; olarak adlandırdığı  &#8220;Yeniçağ&#8221; gazetesinin bir köşe yazarının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#8217;yi hedef alan iftiralarını sert bir dille eleştirdi.<br>      Büyükataman, açıklamasına şu ifadelere yer verdi; &#8220;Türkiye’yi işgal niyetlerinin işaret fişeği olan 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün yaşandığı anlarda ve bu hain niyetin bertaraf edilmesinin ardından Milliyetçi Hareket Partisinin ve onun Sayın Genel Başkanı’nın göstermiş olduğu millî duruş, dosta güven verdiği gibi düşmana da korku salmaya devam etmektedir. Aziz, vefakâr Türk milleti; 100 yıl önce Erzurum’da çöpe atılan manda heveslerini bugün yeniden diriltmek isteyen vatansever maskesi altına gizlenen işbirlikçilerle gerçek vatanseverleri ayırabilecek ferasettedir. Buna rağmen vatansever rolündeki bu modern mandacılar, buldukları her fırsatta hain emellerinin önündeki en büyük engel olarak gördükleri Ülkücü-Milliyetçi Hareket’in lideri Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef almaktan geri durmamaktadır. Türk devletinin bekası, Türk milletinin birliği ve dünyaya adalet götürecek güce erişmesi için Milliyetçi Hareket’in günlük, kişisel ve parti menfaatlerinin ötesinde millet menfaatlerini önceleyen siyaset üstü çizgisi bu çevreleri rahatsız etmektedir. Türkiye’yi çağlar ötesine taşımak üzere Türk milletinin iradesi istikametinde kurulmuş olan Cumhur İttifakı tam da bu yüce gayeye hizmet etme amacını gütmektedir. 15 Temmuz’dan bugüne yurt içinde ve dışında terör odaklarına geçit verilmemesi, Türkiye’nin sarsılmak istenen itibarının yeniden kazandırılması ile başlayan süreç, Türkiye’nin “tam bağımsız” bir ülke olduğu gerçeğinden hareketle sınırlarının güvenliği için atmış olduğu gerek askerî gerek siyasi adımlarla devam etmektedir. “S-400’ü almayalım.” diyenlerin Genel Başkanımızın “Kendi savaş uçaklarımızı üretelim.” iradesini ortaya koymasının ardından yeniden Cumhur İttifakı’nı sorgulamaya başlaması hizmetkârı oldukları çevrelere olan aidiyetleri gereğidir. Türkiye güçlendikçe, Erzurum Kongresi’ndeki eğilmez duruşa sahip çıktıkça malum çevrelerin telaşı katlanmaktadır. Çünkü çok iyi bilmektedirler ki bu iş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yarım kalan ülkülerinin tamamlanmasıyla nihayete erecektir. Bu sebeple aziz Türk milleti iyi bilmelidir ki Cumhur İttifakı’na saldırmak, Devlet Bahçeli’ye saldırmaktır. Devlet Bahçeli’ye saldırmak Türk milletinin tarihten getirdiği ve geleceğe taşımak için “millî and” içtiği değerlere, Türk milletinin bizatihi kendisine saldırmaktır.  “En kötü demokrasi, en iyi darbe yönetiminden iyidir.” düsturunu siyasetinin temeline koyan Milliyetçi Hareket Partisi, siyasetin dış odakların tahakkümü altına girmesine, millet iradesi hilafına Türk siyasetine yön vermesine asla müsaade etmemiştir ve etmeyecektir. Demokrasi ile milliyetçiliği kardeş gören örnek anlayışımızı idrak etmekten aciz bu cüce kafalar; 367 garabetinde olduğu üzere Türk demokrasisinin tıkandığı, sistemin işlemez olduğu anlarda yahut 2002’de “MHP’siz hükümet” formülüyle ifadesini bulan dış kaynaklı müdahalelerde Sayın Devlet Bahçeli’nin öngörülerinin, millet iradesine dayandığını anlamamak için direnmektedir. Kendilerinin her yerine bir şeyler “takan” olduğu için Milliyetçi Hareket’in liderine de bir yerlerden talimat geldiğini ima edebilecek kadar alçalan bu faydasız tipleri, çok şükür ki ruhunu şeytana satmış üç beş acemi komplocu dışında “takan” da yoktur.   Kendisine sunulan yalan ve iftiraları Türk milletine gerçek diye sunmaya, dayanaksız safsataları “istihbarat” diye servis etmeye kalkan; bugüne kadar ortaya sürdüğü hiçbir iddia gerçek çıkmadığı hâlde kendisine yüklenen kafa karıştırma rolünü oynamaya devam eden “fitneçağ”ın vatansever görünümlü, mandacı iftiracıları Milliyetçi Hareket’in grup menfaati gütmeyen “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır ve o satıh bütün vatandır.” ilkesiyle hareket etmesine tahammül edememektedir. Bu ilkenin ülkeye kattığı gücü görmekte, millette oluşturduğu “azim ve kararlılık”tan korkmaktalar. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. Türk milleti yeniden galip gelecek, zillet yeniden hezimete mahkûm olacaktır.   Sayın Genel Başkanımızın “teşekkür, takdir ve tebrik” ziyaretlerinde halkımızın kendisine ve partimize gösterdiği teveccühten rahatsız olan mandacı kafalar, varsın yeni safsatalarla kâğıt israfı olan gazetelerinde “Devlet Bahçeli, koltuğunu kaybetmekten korkuyor.”, “Falanca sistem gelirse MHP biter.” demeye devam etsin, Allah ömür verdiğince Sayın Devlet Bahçeli ömrünü adadığı Türk milletine hizmetlerine devam edecek ve “üstte gök basmadıkça, altta yağız yer delinmedikçe” Milliyetçi Hareket Partisi, Türklüğün mazisiyle eş olan ülkülerinden taviz vermeden yaşamaya devam edecektir.   Bu vesileyle büyük Türk milletinin karakterine aykırı olan manda ve himayenin reddi, vatanın bölünmez bütünlüğünün ifadesi olan Erzurum Kongresi&#8217;nin 100. yılı kutlu olsun. Milliyetçi Hareket, Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün o günkü mücadelesinin bugüne yansımasıdır. Bu kutlu mücadelede Türk Milliyetçilerine bir lahza olsun dinlenmek, duraklamak, sendelemek, yılmak haramdır. Varsın düşman uyumasın Türk Milliyetçilerinin elleri tetikte, gözleri ufuktadır.&#8221; (Etikhaber)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2019/07/24/buyukatamandan-fitneci-yenicagin-yazarina-sert-tepki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmet Büyükataman&#8217;dan Tunç Soyer&#8217;e Tepki&#8230;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2019/01/29/ismet-buyukatamandan-tunc-soyere-tepki/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2019/01/29/ismet-buyukatamandan-tunc-soyere-tepki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2019 22:04:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Büüyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=1209</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, CHP, İP ve bölücü hain örgüt PKK&#8217;nın siyasi uzantısı HDP&#8217;den oluşan, “Şer İttifakının İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı” hakkında basın açıklaması yaptı. MHP Genel sekreteri İsmet Büyükataman, İzmir Seferihisar ilçe Belediye Başkanı Tunç Soyer&#8217;i, CHP&#8217;nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlemesine tepki gösteren bir yazılı açıklama yaptı. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, CHP, İP ve bölücü hain örgüt PKK&#8217;nın siyasi uzantısı HDP&#8217;den oluşan, “Şer İttifakının İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı” hakkında basın açıklaması yaptı.</p>



<p>MHP Genel sekreteri İsmet Büyükataman, İzmir Seferihisar ilçe Belediye Başkanı Tunç Soyer&#8217;i, CHP&#8217;nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlemesine tepki gösteren bir yazılı açıklama yaptı. Büyükataman açıklamasında şu ifadelere yer verdi; &#8220;Anadolu’nun Türk yurdu olmasının üzerinden 1000 yıl geçmesine rağmen bizleri Türkistan bozkırlarına sürmeyi hedefleyen sinsi planlarda zerre miskal değişiklik gerçekleşmemiştir. Haçlıların bu planlarına piyonluk eden Pensilvanya’daki papazın ve hain yapısı FETÖ’nün 15 Temmuz’da devletin bekasına ve milletin birliğine doğrudan hücum eden kalkışmasının bastırılmasından sonra; Türk milleti tarafından meydanlarda Cumhur İttifakı tesis edilmiştir. Devletin bekası, milletin geleceği adına inisiyatifler alan Cumhur İttifakı’nın karşısında ise Türkiye’nin ilk siyasi partisi olmalarına rağmen bugün bölücü terör örgütünün mitoz bölünme merkezi haline gelen parti ile sözde siyaset yapma bahanesiyle kutlu Partimizi bölmek isteyenler ve gizliden de olsa bölücü terör örgütünün siyasi kulübü bir aradadır. Kimsenin siyasi tercihine karışacak, söz söyleyecek durumda değiliz. Ancak dün açıklanan bir adaylık mevzuu üzerine bu açıklamayı yapma ihtiyacı hasıl olmuştur.<br />Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin deyimiyle beş benzemezin bir araya geldiği Zillet İttifakı, İzmir’de ‘MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davasının’ ideolojik takıntılı iddia makamının oğlunu aday göstermiştir. Hukuken fiilin ve suçun şahsiliği elbette tartışma götürmez bir gerçektir. Ancak adaylığı açıklanan zatın babası, hukuku katletmiş bir kişidir. Milliyetçi-Ülkücü Hareketi kendi hastalıklı ideolojik penceresinden yorumlayarak hiç aynaya bakmadan devletin yılmaz bekçileri olan Milliyetçi-Ülkücü Hareketi anayasal düzeni yıkmakla suçlayan ve bir çete olarak yorumlayan savcının oğlu, geçmişiyle gurur duyduğunu ifade ederek vicdanları titretmiş, küllenmiş öfkeleri yeniden alevlendirmiştir. <br />Hukukun üstünlüğünü ve evrensel hukuku hiçe sayıp ideolojik bulaşıkları içerisinden Milliyetçi-Ülkücü Hareketi adeta yok etmek, vicdanı ve insanlığı dar ağacına çekmek isteyen iddia makamının ve babasının bu vicdan kasaplığıyla övünen oğlunun Türkiye’nin üçüncü büyük şehrine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti tarafından aday gösterilmesi cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak düşmüştür.<br />Ülkücülüğünü yaşayamadığını iddia ederek merkez olma derdine düşen, iktidara gelmek uğruna küresel odaklara göz kırpan NATO beslemelerinin de bu zata destek verecek olmaları yaşadıkları akıl tutulmasının başka bir hâli olarak karşımızdadır.<br />Milliyetçi Hareket Partisi’nin Merhum Lideri, Başbuğumuz Alparslan Türkeş başta olmak üzere yüzlerce ülkücü dava adamının “146/1″ , “149/1″ gibi maddeler kapsamında yargılanması ve haklarında idam talebinde bulunulmasıyla 587 sanıklı “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” başlamıştır.<br />12 Eylül Darbecileri tarafından gündeme getirilen bu iddia ve talepler, merhum Genel Başkanımız Alparslan Türkeş’le birlikte bütün ülkücülere kurulan tuzağın basit bir kurgu olmadığını ortaya koymuştur.<br />Neticede 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra, 29 Nisan 1981 tarihinde 945 sayfalık bir iddianame ile başlayan ve &#8220;TCK&#8217;nın 149. ve 146. maddelerinde yazılı cürümleri işlemek için silahlı cemiyet oluşturmak&#8221; suçlaması ile açılan davalarda, Alparslan Türkeş&#8217;in de içinde bulunduğu 220 kişinin idamı istenmiştir.<br />5 yıl 11 ay 8 gün süren yargılama, 7 Nisan 1987 tarihinde sonuçlanmıştır. Mahkeme sonucunda 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılan Başbuğumuz Merhum Alparslan Türkeş, 7 Nisan 1985 tarihinde tahliye edilmiştir.<br />Türk milliyetçiliğine düşman kişilerin öncülüğünde yapılan yargılama sonucunda, ülküdaşlarımızdan “Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu, Selçuk Duracık” idam edilmiş, nice dava arkadaşımız çeşitli cezalara çarptırılmış ve bazıları da yargılanmalar sona ermeden rahmet-i Rahman’a kavuşmuşlardır. Mekânları Cennet olsun. <br />12 Eylül 1980 tarihinde darbe yapıp yönetime el koyanlar tarafından Milliyetçi Hareket Partisi yöneticileri dâhil olmak üzere yüzlerce ülküdaşımız uydurulan senaryo ve tertiplerle, düzmece belge ve yalancı şahitlerle haksız yere suçlanarak tutuklanmıştır.<br />Siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçen bu davada ülküdaşlarımız, sanık sandalyesine oturtularak yargılanmıştır. Elbette ki o zulüm ve baskı dolu günleri unutmamız mümkün değildir.<br />Zira Ülkücü Kadroların Mamak Askerî Cezaevi’nin meşhur “C-5 işkencehaneleri”nde ve çeşitli hapishanelerde, yıllarca süren sorgularla hayatları karartılmıştır.<br />Genç yaşta hürriyetleri çalınmış dava arkadaşlarımız, dört duvar arasına tıkılarak hayatları kendilerine ve ailelerine haram edilmiş, insanlık onuruna yakışmayan şartlarda, hayata tutunmaya çalışmışlardır.<br />Bu karanlık dönem kurumsal hafızamızda hala canlılığını korumakta ve taptaze olarak durmaktadır. <br />Türkiye tarihinde 20. yüzyılın belki de son büyük kıyımı ve zulmü olan ‘MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nın iddia ve infaz makamları, Türk milliyetçilerinin gönüllerinde ebediyen hüküm giymişlerdir. Bu sözde iddianameyi ve davayı hazırlayanları haklı görenler ilgili insan kasaplarıyla ister genetik ister düşünsel birlikteliğe sahip olsunlar; yine Türk milletinin ve Türk milliyetçilerinin gönüllerinde kıyamete kadar mahkûm olacaklardır.<br />İzmirli vatandaşlarımızın Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yapılan zulmü sahiplenenlere gereken cevabı vereceğinden hiç şüphemiz yoktur. İlgili adayı İzmirli vatandaşlarımıza ve Türk milletinin maşeri vicdanına havale ediyorum.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2019/01/29/ismet-buyukatamandan-tunc-soyere-tepki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
