<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-tbmm-grup-toplantisinda-yaptigi-konusmada/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Jul 2023 09:51:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>-MHP Lideri Bahçeli; &#8220;Dağ ne kadar yüksek olsa da üstünden bir yol geçecektir.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/07/11/8284/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/07/11/8284/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jul 2023 09:51:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8284</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümünde milli birlik ve kardeşlik ruhuyla her meselenin üstesinden geliriz, bunu da başarmaya azimli ve muktediriz.” Dedi. Konuşmasında, Cumhur ittifakının önemine değinen Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin sesine ses, özlemlerine nefes, hedeflerine de beden olmaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, “<strong>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümünde milli birlik ve kardeşlik ruhuyla her meselenin üstesinden geliriz, bunu da başarmaya azimli ve muktediriz.”</strong> Dedi.</p>
<p>Konuşmasında, Cumhur ittifakının önemine değinen Bahçeli, <strong>“Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin sesine ses, özlemlerine nefes, hedeflerine de beden olmaya her zaman varız ve hazırız. Biz öylesine bir feragat şuuruna sahibiz ki, yeri ve zamanı gelirse dost için ölmesini, düşman için de dirilmesini hamd olsun biliriz.”</strong> Sözleri dikkat çekti.</p>
<p>Geçmişte yaşanan birçok gelişmeden ders alınması gerektiğini belirten Devlet Bahçeli, “Türk siyasetinin, ahlaki ve milli uzlaşma vasatından bir yanda kaçıp diğer yanda korkanların elinde itibar ve irtifa kaybına acıklı şekilde maruz kalmakta olduğunu iddia ettiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekilleri, </strong><strong>Muhterem Misafirler, </strong><strong>Basınımızın Mümtaz Temsilcileri,</strong></p>
<p>Her Salı günü mutat ve muntazam şekilde yaptığımız haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.</p>
<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize bu vesileyle selamlarımı iletiyor, en kalbi şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Evvela şunu ifade etmeliyim ki, milletimizin her sorunu bizim sorunumuz, bu sorunlara çare ve çözüm bulunacak adres de Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.</p>
<p>Bu kutlu çatı altında demokratik ve dengeli uzlaşma ortamının köklü reformlara refakat edeceğini, aynı şekilde fikirlerin yarışmasına ve somut teklif mahiyeti almasına mihmandarlık yapacağını unutmamak lazımdır.</p>
<p>Merhum vatan şairimiz Namık Kemal’in deyişiyle, <strong><em>“<u>Barika-i Hakikat, Müsademe-i Efkardan Doğacaktır.”</u></em></strong></p>
<p>Bu sözün anlam çizgilerini kazıyarak gün yüzüne çıkardığımızda, esas itibariyle fikirlerin çatışma ve çarpışmasına atıftan ziyade rekabet ve mücadelesiyle hakikat ışığının parlayacağı berrak ölçüde görülecektir.</p>
<p><strong>Bir başka anlatımla ahlaki zeminde fikirlerin rekabeti ortak aklın ihata duvarlarını inşa edecektir.</strong></p>
<p>Tarihin hangi dönemine, hangi perspektif ve görüş açısıyla bakarsanız bakınız, dünyada asıl kuvvetin bir fikri temsil edenler olduğunu görmeniz mukadderdir.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi de milli iradenin tecelligahı olmakla birlikte Türk milletinin istiklal ve beka fikriyatının tarih, kültür ve demokrasi sacayağında tecessüm etmiş medarı iftiharıdır.</p>
<p>Siyaseti, dağınık çıkarların temininde, çarpık heveslerin tahkiminde, güdük ve hödük emellerin takviyesinde bir vasıta olarak ele alanlar için uzlaşmak tehlikeli bir tavizdir.</p>
<p>Türk siyaseti, ahlaki ve milli uzlaşma vasatından bir yanda kaçıp diğer yanda korkanların elinde itibar ve irtifa kaybına acıklı şekilde maruz kalmaktadır.</p>
<p>Bu kaybın önüne geçmek, bu kaybın zarar ve ziyanlarını telafi etmek sahici ve samimi siyaset yapanların öncelikli vazifesidir.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Ekim 2023 tarihine kadar çalışmalarına ara vermeden gündemde bulunan kanun tekliflerini sırasıyla kabul ederek milletimizin haklı beklentilerini karşılamak durumundayız.</p>
<p>Özellikle 6 Şubat Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin neden olduğu ekonomik hasarların telafisi için bazı düzenlemeler yapılacaktır.</p>
<p>Bu düzenlemeler can sıkıcı olsa da daha güzel ve gelişmiş bir ülke tablosuna vasıl olmak için dişimizi sabırla sıkmamız işin doğası gereğidir.</p>
<p>Nimet-külfet dengesi adaletle kurularak depremin ağır sonuçları inanıyorum ki en aza indirilecektir.</p>
<p>Bildiğiniz gibi depremin neden olduğu sosyal, toplumsal, sosyolojik ve psikolojik maliyetlerin yanında kabarık ekonomik faturası yaklaşık 104 milyar dolar düzeyindedir.</p>
<p>Devlet deprem bölgesinde seferber olmuştur.</p>
<p>Bütün imkanlar harekete geçirilmiş, mağdur vatandaşlarımıza el uzatılmıştır.</p>
<p>Bunun yanı sıra, depreme karşı güvenli konutların temel atma ve yapım süreçleri tavsamadan ve teklemeden devam etmektedir.</p>
<p>Olağanüstü bu mücadele sürecinin desteklenmesi, depremzede vatandaşlarımızın her türlü ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 2023 yılı Merkezi Yönetim Bütçesine ilave ödenek eklenmesi söz konusudur.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak, TBMM’de görüşülecek kanun tekliflerini tereddütsüz destekleyeceğimizi, vatanımızın ve milletimizin başta deprem olmak üzere, farklı sebeplerden kaynaklanan akut ihtiyaçlarının karşılanması için yapıcı ve müspet irademizi göstereceğimizi huzurlarınızda açıklamak istiyorum.</p>
<p>Siz değerli milletvekillerinden ricam Genel Kurul çalışmalarına aktif ve eksiksiz şekilde katılmanızdır.</p>
<p>Bu hususta da Grup Başkanvekilleri gerekli takip, dikkat ve özeni hassasiyetle göstereceklerdir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin sesine ses, özlemlerine nefes, hedeflerine de beden olmaya her zaman varız ve hazırız.</p>
<p>Biz öylesine bir feragat şuuruna sahibiz ki, yeri ve zamanı gelirse dost için ölmesini, düşman için de dirilmesini hamd olsun biliriz.</p>
<p>Ağzı yalan ve palavra ambarına dönmüş olanlara kulak asmayız.</p>
<p>Tezvirat ve tefrikalarıyla vapur bacası gibi ses çıkaran bedhahlara aldanmayız, hiç de aldırış etmeyiz.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümünde milli birlik ve kardeşlik ruhuyla her meselenin üstesinden geliriz, bunu da başarmaya azimli ve muktediriz.</p>
<p>Ekonominin fırtınalı denizlerden güvenli limana yüzerek demirleyeceğine, günün sonunda insanımızın yüksek refah standardına ulaşacağına; yakın vadede kalkınmış, büyümüş, zenginleşmiş, fiyat ve finansal istikrarıyla, gelir ve servet dağılımı adaletini sağlamış bir Türkiye’nin yıldız gibi parlayacağına yürekten inanıyorum.</p>
<p>Hayat pahalılığı kaderimiz değildir.</p>
<p>Kur, faiz ve enflasyondaki oynaklıklar sağlıklı bir yönetim sistemi, güçlü bir iktidar ve millet desteğiyle gündemdeki ağırlığını inşallah kaybedecektir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesidir.</p>
<p>Böylelikle ekonomide huzur ve refah sökün edecektir.</p>
<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 3 Haziran 2023 tarihinde açıklanıp göreve başlayan ikinci dönem Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Türkiye ekonomisinin maruz kaldığı risk ve tehlikeleri en aza çekmek için kolları sıvamıştır.</p>
<p>Biz gelecekten umutluyuz.</p>
<p>Çünkü Türkiye’mizi seviyor, milletimize güveniyoruz.</p>
<p>El ele verdikçe her zorluğu yeneceğimiz kanaatindeyiz.</p>
<p>Demir dağları eriterek hürriyet meşalesi yakan bir milleti, çağlar boyunca zulme demir yumruğu indirmiş bir milleti, en müşkül şartlarda demir ağları örerek makus talihini değiştirmiş bir milleti, demir gibi sert engellerin durduracağını zannetmek izansızlık tuzağı, akıl tutulmasıdır.</p>
<p>Yanılgıların dehlizinde böyle bir gaflete kapılanların önce aklına şaşar, sonra da alınlarını santim santim karışlarız.</p>
<p>Hiçbir vatandaşımızı enflasyona ezdirmeme gayesi taşıyan bir iktidar görevinin başındadır.</p>
<p>Biz de bu gayenin sonuna kadar yanındayız.</p>
<p>Memurlarımıza ve emeklilerimize yapılacak zamların da destekçisiyiz.</p>
<p>Ekonomik şartlar iyileştikçe, ekonomik toparlanma genişledikçe, ümit ediyorum ki memur ve emeklilerimizin maaşları çok daha yüksek düzeylere ulaşacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi işçinin, memurun, esnafın, emeklinin, çiftçinin, sanayici, müteşebbisin,  bakıma muhtaç her insanımızın şartta arkasındadır.</p>
<p>1 Temmuz 2023 itibarıyla tüm kamu görevlilerimizin maaşlarında, ilk 6 aylık enflasyon farkına ek olarak yılın ikinci yarısı için toplu sözleşmeden kaynaklanan oranla toplam yüzde 17,55’lik zam ve seyyanen net 8 bin 77 liralık artış yapılacaktır.</p>
<p>Gönül isterdi ki, bu maaş yükselişi daha fazla olsun.</p>
<p>Ancak bütçe imkanları bellidir, Türkiye ekonomisinin türbülanstan çıkma sürecinin zorlukları ortadadır.</p>
<p>Kamu çalışanlarımızla ilgili gelişmeler böyleyken, sayıları 15,9 milyona ulaşmış emeklilerimize yapılan yüzde 25’lik maaş artışı gördüğümüz kadarıyla makul ve yeterli bulunmamıştır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak açık ve samimi teklifimiz şudur:</p>
<p>İlk olarak, memur maaşlarına ilavesi planlanan 8 bin 77 liralık seyyanen artışın kök ücrete ve aynısıyla emekli maaşlarına yansıtılması beklentimiz ve talebimizdir.</p>
<p>İkinci olarak, Perakende Kanununda haksız rekabeti önleyecek değişiklikler yapılması, SGK üst limiti, gelir vergisi dilimleri ve kıdem tazminatıyla ilgili düzenlemeler işçi ve işveren yararını dikkate alacak şekilde gözden geçirilmelidir.</p>
<p>Enflasyondaki düşüşe eşzamanlı olarak, işçilerimize ve asgari ücretle geçinen kardeşlerimize yapılan iyileştirmelerle beraber memur ve emeklilerimizin maaşlarının artırılması satın alma gücünü nispeten koruyacaktır.</p>
<p>Milletimizin her güzel insanına ne yapsak eksik, ne versek azdır.</p>
<p>Döviz fiyatlarındaki dalgalanmalardan haksız fiyat artışlarıyla istifadeye kalkışan, fiyat etiketlerini güncellemek bahanesiyle acımasızlığa ortak olan, vatandaşımızın kesesine, devletimizin kasasına göz koyan fırsatçılarla da amansız şekilde mücadele edilmelidir.</p>
<p>Hiç kimse ahlaksız bir kazanç hırsının yanlarına kalacağını sanmamalıdır.</p>
<p>Vatandaşlarımızın ekmeğinden aşıranlara kesinlikle göz açtırılmamalıdır.</p>
<p>Harç ve vergilerdeki yeni düzenlemeler karşısında kaşıkla verilip kepçeyle alınıyor diye yaygara koparan müflis siyasetçileri de iyi niyetten yoksun, samimiyetten uzak, ekonominin gerçeklerinden tamamıyla kopuk olduğunu hem not hem de teyit ediyoruz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türkiye ekonomisi hakkında söyleyeceği pek çok şey vardır ve bunlar temelsiz değildir.</p>
<p>Bu kapsamda parti olarak “<strong><em><u>Ekonomik Büyüme, Sosyal Gelişme ve Milli Bütünleşme”</u></em></strong> temelinde <strong><em><u>“Geleceğin Ekonomi Vizyonu”</u></em></strong>nu 20 uzman ve akademisyenimizin iştirakiyle hazırlayıp kamuoyunun bilgisine sunduğumuz hafıza kaybına uğramamış her insanımızın, her dava arkadaşımızın, konuyla ilgilenen herkesin malumudur.</p>
<p>Merhum Mithat Cemal Kuntay’ın başucu eseri <strong><em><u>“Üç İstanbul”</u></em></strong> isimli romanında, <strong><em><u>“kazanıp sırıtanlarla kazanamayıp somurtanların”</u></em></strong> Birinci Dünya Savaşı yıllarında ülkenin genel tarifi olduğu yazılıdır.</p>
<p>Romanın bir başka yerinde de şu ifadeler satırlara işlenmiştir:</p>
<p><strong><em><u>“Bizde ihtiyarlamadan zengin olanı dağdan şehre inmiş canavar gibi taşlıyorlardı.”</u></em></strong></p>
<p>Bu ekonomi politik mahiyetli tespitlerin o dönemin hayat gerçeğiyle bağdaşıp bağdaşmadığı başka bir tartışma konusu olsa da, adil bölüşümün ve hakkaniyetli paylaşımın insan ve toplum huzurunun vazgeçilmez bir öğesi olduğunu bir an olsun dikkatlerden kaçırmamak hedef tayin edilmelidir.</p>
<p>Çok yiyenle hiç yemeyen arasındaki uçurum kapanmadan dünya genelinde çatışma ve gerilimlerin eksen kaymasına uğraması neredeyse muhal bir hayaldir.</p>
<p>Bizim için ekonomik hayat, tıpkı merhum Prof.Dr.Sabri Fehmi Ülgener’in isabetle kaydettiği gibi, yalnız verilerin bir araya gelişinden ibaret bir madde dünyası değildir.</p>
<p>Kendine has tavır ve davranışlarıyla özümsenmesi gereken insan gerçeği ekonominin olmazsa olmaz kemer taşıdır.</p>
<p>Bugüne kadar, insanın değerleri ve duygusal eğilimleri tarihin akışına her şeyden daha fazla yön vermiştir.</p>
<p>İnsanı unutan ideolojik ve siyasi akımların ekonomiyle ilgili söyleyecekleri tek bir kelamları yoktur.</p>
<p>Ve insan nasıl teşekkül ettiği muamma olan rasyonel dürtülerle sadece ekonomik çıkarlar peşinde koşan bir varlık da değildir.</p>
<p>Şu doğru soruyu on yıllar evvel Merhum Prof.Dr İdris Küçükömer sormuştur:</p>
<p><strong><em>“Varsayalım ki ekonomi büyüdü, işsizlik azaldı, enflasyon aşağılara çekildi. Bunlar yurdumuz insanının var olma sorununa ışık getirmiş olur mu?”</em></strong></p>
<p>Yani rakam ve oranlar müreffeh ve muzaffer bir zirveden ekonomik aydınlığı müjdelerken bizim için her şey bitmiş, her sorun çözülmüş, her kumpas ve karanlık kampanya son bulmuş olacak mıdır?</p>
<p>Elbette bu sorulara müspet cevap vermekten mazur ve uzağız.</p>
<p>Anadolu coğrafyasını vatan yapmamızın bir bedeli vardır ve bu bedelin sancılarına ebediyete kadar muhatap kalıp mukavemet göstermemiz kaçınılmazdır.</p>
<p>Ne zaman ki, nihai hedefimiz olan İ’la-yi Kelimetullah dünya çapında hasıl ve hakim olur, işte o zaman çağa ve insanlığın çağrısına Müslüman Türk milleti mühür vuracaktır.</p>
<p>Dağ ne kadar yüksek olsa da üstünden bir yol geçecektir.</p>
<p>Her gecenin bir sabahı vardır ve olacaktır.</p>
<p>Bu nedenle hiçbir saldırıya ve sorun kuşatmasına teslimiyetimiz düşünülemeyecektir.</p>
<p>Neo-Liberal tasallutun milli ve manevi ruh kökümüzü sömürmesine, yozlaşmış ve insani mirastan yoksun kalmış ideolojik tazyik ve telkinlerin milli varlığımızı çürütmesine direneceğiz, direneceğiz, direneceğiz ve asla boyun eğmeyeceğiz.</p>
<p>Hani Milliyetçi Hareket Partisi ne yapıyor diye maksatlı şekilde soruyorlar ya, emin olunuz ki, Milliyetçi Hareket Partisi birilerinin hayal ve havsalasının almayacağı işler yapıyor, hayatın ve hadiselerin pasif izleyicisi değil, bizzat inisiyatif üstlenip kendi yatağını kendi açan coşkun nehirler gibi hedefleri doğrultusunda durmaksızın ilerliyor.</p>
<p>Bizim tarih ve kültür imbiğinde damıtılmış bir misyonumuz, bu misyonun omuzlarından yükselerek ufuk ötesini kavrayan kutlu bir ülkümüz, bunları gerçekleştirecek plan, proje, vizyon, irade, inanç, iman ve kadrolarımız vardır; nitekim merak eden, ihtiyaç hisseden olursa da ülkemiz yararına cömertlikle paylaşacağımız açıktır.</p>
<p>Türkiye’nin sorunlarına resmini çekecek gibi hesaplı bir mesafeden bakanlardan değiliz.</p>
<p>Biz Türkiye’nin virane değil kaşane; berhane değil bereket diyarı olmasının yılmaz savunucusuyuz.</p>
<p>Lafla yürüyen bir gemi işletmiyoruz, ipin üzerine çıkıp da cambazlık yapalım demiyoruz.</p>
<p>Bilakis adamlığın hakkını veren, anıtlaşmış ahlakın sembolü olan ülkücü ömürlerin kesintisiz fedakarlıklarıyla, vatan ve millet sevgisiyle dolup taşan her insanımızın alın ve akıl terlerinin mecmuuyla istikbali kucaklamaya anbean hazırlık içindeyiz.</p>
<p>Biz ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde üç hilalin hatıra ve haysiyetiyle istikbal ve istiklal muhafızlığı mevkiine erişmiş Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>
<p>Biz tertemiz millet evlatlarının karanlık 15 Temmuz gecesinin ateşle çevrilmiş meydanlarında kurduğu Cumhur İttifakı’yız.</p>
<p>Biz Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine kan ve renk verecek vatan ve millet sevdalısı serdengeçti yürekleriz.</p>
<p>CHP’de çarşı karışmış, İYİ Parti’de sular ısınmış, bizi ne ilgilendirir?</p>
<p>Yüzde 1 oy bile alamayan partiler grup kuruyormuş, bizim ne işimiz olur?</p>
<p>Birbirlerini dolandırıp tek ayaküstünde satıyorlarmış, alan biz değiliz, satan biz değiliz, bizim ne alakamız vardır?</p>
<p>Biz millete bakarız, ne diyor, ne istiyor, varlığını ve devamlılığını nasıl koruyor diye.</p>
<p>Biz devlete bakarız, ne yapıyor, hangi zorluklarla savaşıyor diye.</p>
<p>Biz vatana bakarız, ihtiyaç baş gösterirse belki feda oluruz diye.</p>
<p>Biz al bayrağa bakarız, yan bakan çıkarsa gözünü oyarız diye.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p><strong><em>Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri</em></strong> arasında, 4 Nisan 1949 tarihinde Washington’da imzalanan Kuzey Atlantik Anlaşması yalnızca askeri ve güvenlik boyutuyla değil, siyasi ve ekonomi müktesebatıyla da dünya dinamiklerini birçok cepheden etkilemiştir.</p>
<p>Anlaşmanın 2’nci maddesinde, taraf ülkelerin uluslararası ekonomi politikalarındaki bütün aykırılıkları izaleye çalışacakları vurgulanarak bir yönüyle küresel kapitalizm güvenlik şemsiyesi altına alınmıştır.</p>
<p>74 yıllık mazisi olan NATO Soğuk Savaş’ın iki kutbundan birisini teşkil etmiştir.</p>
<p>Bilindiği üzere, Türkiye’nin Kuzey Atlantik Anlaşmasına Katılım Protokolü 17 Ekim 1951’de Londra’da tanzim edilmiş, mezkur anlaşma ve protokolün kabulüyle ilgili kanun teklifi 18 Şubat 1952 Pazartesi günü TBMM’de onaylanmış, 19 Şubat 1952 tarihli Resmi Gazetede de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.</p>
<p>Türkiye’nin NATO’yla ittifak kültürü 71 yıllık gelgitli bir maziye dayanmaktadır.</p>
<p>Ne var ki köprülerin altından çok sular akmıştır.</p>
<p>Ne dünya eski dünyadır, ne de Türkiye 1950’li yılların Türkiye’sidir.</p>
<p>Bir defa bu yalın ve yakın gerçeğin telaffuz sorumluluğu bihakkın omuzlarımızdadır.</p>
<p>Türkiye, NATO hukuku çerçevesinde üstlendiği askeri, stratejik ve siyasi misyonları harfiyen yerine getirirken aynı hakkaniyeti, aynı hassasiyeti maalesef ittifak ortaklarından görmemiştir.</p>
<p>Bugüne kadar hiçbir görevden, hatta hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan Türkiye’nin milli güvenliği hemen hemen her seferinde göz ardı edilmiştir.</p>
<p>Finlandiya’nın katılımıyla NATO üyesi ülkelerin sayısı 31’e çıkmıştır.</p>
<p>Şimdi üyelik peronuna İsveç yanaşmıştır.</p>
<p>Bu ülkenin üyeliğine karşı Türkiye’nin haklı ve meşru itirazları vardır.</p>
<p>İsveç’in terörle arasına mesafe koymaktan ısrarla imtina ettiği malumlarınızdır.</p>
<p>Üstelik İsveç hükümetinin Kur’an-ı Kerim’e yönelik şerefsiz ve vandal saldırıları sürekli alttan aldığı, görmezden geldiği, sıkışınca da durumu kurtarmak için cılız kınama mesajları yayımladığı bilinen bir husustur.</p>
<p>Türkiye dayatmaları sineye çekecek kabile devleti değildir.</p>
<p>NATO’nun açık kapı politikasının maksat ve mahiyeti de milli bekamızdan, egemenlik haklarımızdan, iç ve dış güvenlik mülahazalarından daha mühim, daha öncelikli olamayacaktır.</p>
<p><u>Geldiğimiz bu aşamada cevabını aradığımız sarsıcı soru şudur:</u></p>
<p>Milli varlığımızı doğrudan tehdit eden kanlı terör örgütlerine kucak açan, bunların terörist devşirmesine ve haraç toplamasına kendi başkentinde göz yuman mahut ülkeyle bir güvenlik mimarisinin bünyesinde nasıl buluşacağız? Böylesi bir acizliğe nasıl göz yumacağız? Bunu nasıl hazmedeceğiz?</p>
<p>Sadece ABD istedi diye, F-16’yla ilgili parmak sallanıyor diye zillete tamam mı diyeceğiz?</p>
<p>İsveç, PKK’nın Avrupa’daki mağarasıdır.</p>
<p>Kandil Dağı neyse Stockholm aynısıdır.</p>
<p>İsveç hükümeti bugüne kadarki köhne ve kötürüm politikalarından 180 derece dönüş yaparsa, bu çerçevede bir ıslah ve terbiye hali müşahhas ölçülerde görülürse, bizim diyeceğimiz bir şey yoktur, nitekim karar Sayın Cumhurbaşkanımızındır.</p>
<p>Kaldı ki, İsveç askeri unsurları fiilen NATO operasyonlarına dahil olmaktadır.</p>
<p>26 üyesi NATO ülkesi olan Avrupa Savunma Birliği içinde İsveç de yer almaktadır.</p>
<p>İsveç’in dolaylı yollardan NATO korumasına alındığı, ABD’nin Avrupa’daki ana üstlerinden birisi olduğu meydandadır.</p>
<p>19 Haziran 2023 tarihinde ABD’ye ait 2 adet B-1B Lancer uzun menzilli stratejik bombardıman uçağının İsveç’e konuşlanması tesadüf değildir.</p>
<p>Kuşkusuz NATO’nun da Türkiye’nin ahlaki ve hukuki tezlerini, milli güvenliğiyle ilgili duyarlılık ve taleplerini gözetmesi ihmali ve inkarı olmayan bir sorumluluğudur.</p>
<p>Bir defa ABD başta olmak üzere, NATO üyesi bazı ülkelerin PKK/YPG’yle irtibat ve ilişkileri kabul ve izah edilemez boyutlardadır.</p>
<p>ABD’li yetkililerin, PKK/YPG terör örgütüyle <em><u>“taktiksel ve dönemsel ittifak”</u></em> içinde olduklarını açıklamaları kaygı ve utanç verici bir ilkellik, NATO ittifak ahlakına şirret bir suikasttır.</p>
<p>ABD, terör örgütüyle ittifak halindeyse, Türkiye’yle yaptığı ve kurduğu ittifaka ne diyeceğiz? Bunu nasıl ifade edeceğiz?</p>
<p>Bu yaman çelişki NATO’nun itibar ve inandırıcılığını, ABD’nin dostluk ve müttefiklik iradesini yıllar içinde aşındırmıştır.</p>
<p>Biz, gündüz şapkalı gece külahlı ne dost istiyoruz, ne de ittifak ortağı arıyoruz.</p>
<p>Müttefik olacaksak mertçe olalım, adam gibi olalım, karşılıklı hak ve çıkarlara sonuna kadar da saygılı olalım.</p>
<p>12 Eylül’de söylenen “bizim çocuklar başardı” itirafını unutmadık.</p>
<p>15 Temmuz gecesi tepemizde uçuşan NATO uçak ve helikopterlerini, bunları kullanan alçak ve ahlaksızları unutmadık.</p>
<p>Türkiye’yi içeriden çökertmek, milli bağları çözmek, devlet ve millet varlığını çürütmek için NATO oyunlarını ve küresel emperyalizmin komplolarını asla hatırımızdan çıkarmadık.</p>
<p>15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan vahşet ve ihanetin henüz NATO namına kuşkulu ve tartışmalı pek çok noktası olduğunu da biliyor ve gerilen sinirlerimizle yumruğumuzu sıkıyoruz.</p>
<p>FETÖ’cü alçaklar, Fransa’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde miting yaparken NATO müttefiklerimizden gık çıkmadı.</p>
<p>Teröristbaşı Gülen’in Pensilvanya’dan yaka paça alınıp ülkemize iadesi bugüne kadar bir türlü gerçekleşmedi.</p>
<p>Hala FETÖ’nün kripto damarının siyaset, bürokrasi, eğitim, ekonomi, medya ve diğer alanlarda dip dalga halinde faaliyet içinde olduğunu bilmeyen, duymayan, görmeyen kalmadı.</p>
<p>FETÖ’yü başımıza bela eden azgınlaşmış Türk ve İslam düşmanlarıdır.</p>
<p>Aynısını PKK/YPG için de söylemek mümkün ve mutlaktır.</p>
<p>Bizim nezdimizde PKK neyse FETÖ odur.</p>
<p>Ve bu iki hunhar terör örgütünün acımadan, gözünün yaşına bakmadan kökü kazınmalıdır.</p>
<p>Gerekirse NATO üyesi bir kısım ülkeyle yüzleşmek, hesaplaşmak, sayfaları ıstırapla damgalanmış kara kaplı defterleri açmak kaçınılmaz bir mecburiyet olarak gündeme gelebilecektir.</p>
<p>15 Temmuz 2016’da vatan kurtarılmıştır.</p>
<p>15 Temmuz 2016’da devlet kurtarılmıştır.</p>
<p>15 Temmuz 2016’da mukaddesat kurtarılmıştır.</p>
<p>15 Temmuz 2016’da işgal ve istila hevesleri hainlerin ve haşhaşilerin kursağında bırakılmıştır.</p>
<p>NATO heyecanlı bir futbol müsabakasını seyreder gibi ihaneti seyretmiş, hatta zemin hazırlamıştır.</p>
<p>Bizim NATO’ya bakışımız bellidir.</p>
<p>Esasen hiç değişmemiştir.</p>
<p>Dünya’nın NATO’dan ve ABD’den ibaret olmadığı bilinmelidir.</p>
<p>Fakat Türkiye’nin stratejik tercih ve kararlarının da arkasında duracağımızı, Litvanya zirvesini tek yürek halinde takip edip ülkemizin çıkarları neyi gerektiriyorsa onun yanında olacağımızı üstüne basa basa ifade ediyorum.</p>
<p>15 Temmuz 2016’da asrın yüzüne kahramanlık ve fedakarlık mesajını kanlarıyla, canlarıyla haykıran, içinden geçtiğimiz dönemde terörle mücadele esnasında kara toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyor, gazilerimize uzun ömürler diliyorum.</p>
<p><u> </u></p>
<p><u>Merhum Hüseyin Nihal Atsız’ın dediği üzere;</u></p>
<p><strong><em>Gerilir zorlu bir yay,</em></strong></p>
<p><strong><em>Oku fırlatmak için;</em></strong></p>
<p><strong><em>Gece gökte doğar ay,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yükselip batmak için.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>İnsan büyür beşikte,</em></strong></p>
<p><strong><em>Mezarda yatmak için,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ve kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birinci beş yıllık dönemi başarılarla geçmiş, iç ve dış cepheye yığınak yapan menfur ve muhasım çevreler zehirlerini akıtacak açık kapı-pencere bulamamıştır.</p>
<p>Geride kalan beş yıllık sürede, onca zorluğa, onca kumpasa rağmen milli ve manevi alanlarda farklı bir anlatımla ve adeta Türk Rönesans’ı yaşanmıştır.</p>
<p>Tarih gözlerini açmış, coğrafya tuğu kaldırmıştır.</p>
<p>Uzun yıllar geçmişine küsen, bazen utanan, bazen de yok sayan sefil ve temelsiz bir anlayışın komplekslerine şahit olduk.</p>
<p>Cumhuriyet Türkiye’si ile Osmanlı İmparatorluğu’nu dengelenmesi imkansız iki ayrı kefeye, kavuşması hayal mahsulü olan iki ayrı kutba yerleştirenler Türkiye’ye çok büyük kötülük yaptılar.</p>
<p>Sanki Türk tarihinde koskoca 624 yılı çekip çıkardılar, mankurtluğu çağdaşlık ve modernlik olarak tanımladılar.</p>
<p>Halbuki iyisiyle kötüsüyle, zaferiyle yenilgisiyle, yükselişiyle gerilemesiyle tarih bizim tarihimizdi.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nu utana sıkıla, kimi zaman da yok sayarak anlatanlar deyim yerindeyse tarihimize kefen biçip musalla taşına yatırmak istediler.</p>
<p>En namussuz sözleri en namuslu yüzle söyleyenlerin elinde Türk tarihi; milli vakarın ve ibret alınması gereken vakaların hazinesi değil, menfaatperestlerin ve sömürülmüş merd-i Kıptilerin oyuncağı haline geldi.</p>
<p>Mete Han’dan Bilge Kağan’a, Selçuk Bey’den Osman Gazi’ye, Fatih’ten Kanuni’ye, 2.Abdülhamit’ten Mustafa Kemal’e kadar tarih yazanlar, tarihi yapanlar, tarihe nal sesi dinletenler, kılıçların parlaklığıyla cihanı aydınlatanların hepsi Türk’tü, hülasa bizdik, ta kendimizdik.</p>
<p>Geçmişe sövmenin, töremizi, gelenek ve göreneklerimizi silip atmanın geçer akçe sayıldığı tahrik ve tahrip yüklü hazin dönemlere şahit olduk.</p>
<p>Yeri geldi zembereği sökülmüş saat gibi, yeri geldi dümeni kırık metruk tekne gibi, yeri geldi yatağına ve karışacağı ummana küsmüş ırmaklar gibi olduk.</p>
<p>Bizi tarihimizden koparmak istediler, çünkü tekerrür etmesinden korkuyorlardı.</p>
<p>Bizi ecdadımıza hasım etmek istediler, çünkü Türk milletinin sinesinden yeni kahramanların çıkmasından ödleri patlıyordu.</p>
<p>Hürriyet, uhuvvet ve müsavat çığlıklarıyla 2’nci Abdülhamit’i istibdatla özdeşleştirip tarih yapraklarımızdan 33 seneyi kopardılar.</p>
<p>Sömürgeciler arkeoloji diplomasiyle İmparatorluğumuzun ruhunu çalarken, içimizdeki mandacı, teslimiyetçi ve yabancı hayranları tarihte husumet kazısıyla dünümüzü işbirlikçiliğin değirmeninde öğütmeye kalkıştılar.</p>
<p>Yaşanan yaşandı, hepsi de ibret levhası gibi gözümüzün önüne tıpkı bir perde gibi gerildi.</p>
<p>Tarihiyle barışık olmayan bir milletin gelecek hedefleri olamaz.</p>
<p>Türkiye’nin bölgesel ve küresel güç olma süreci, köklü tarihi referanslara dayanmaktadır.</p>
<p>Tarihsel etki alanlarımız jeopolitik hesaplaşmaların ağırlık merkezidir.</p>
<p>Tarih boyunca su uyusa da düşmanın uyuduğu görülmemiştir.</p>
<p>Emperyalizmin kilit aktörleri, bin yıllık bir nefretle Türk’ü önce Avrupa’dan atmaya, sonra doğu ve güney vilayetlerinden koparmaya, hitamında da Anadolu’da küçük bir havzaya sıkıştırıp orada imha etmeye niyetlendiler.</p>
<p>Bir zamanlar hâkimiyetimizde olan coğrafyaların sınırlarını masa başında cetvelle çizip ecdadımıza silah zoruyla ve tehdit yoluyla dayattılar.</p>
<p>Bugün ne yaşıyorsak, neyle mücadele edip sınanıyorsak, biliniz ki, Birinci Dünya Savaşı’yla ilişkilidir.</p>
<p>Ve bu savaş henüz bitmemiştir.</p>
<p>Bugünün ve geleceğin sorunları 1914-1918 arasındaki yılların dünyasında mahfuzdur.</p>
<p>Kan revan içindeki Ortadoğu 100 yıllık kanlı ve kahredici bir yanlışın mahkumudur.</p>
<p>19 Ağustos 1914’de Sofya’da çıkan Hoydan Ermeni Gazetesindeki şu manşet her şeyin özetidir.</p>
<p>Bu manşet diyordu ki: <strong><em>“Dünya Türk denen musibetten kurtulmalıdır.”</em></strong></p>
<p>Her şeyin özü ve özeti bu cinnet ve cinayet halinde temerküz etmiştir.</p>
<p>Biz de diyoruz ki, Dünya’dan Türk’ü çekip çıkarın geriye yalnızca boş bir küre, boşuna dönen bir gezegen kalacaktır.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanması ve paylaşılması için sömürgeci güçler 1913-1917 arasında 5 gizli anlaşma yapmışlardı.</p>
<p>Hasta adamın başına yedi düvel üşüşmüştü.</p>
<p>Çok şükür hasta adam dediklerinin korku tanımayan ahvadı artık zulme ve zulmete kök söktürmekte, Dünya’ya Türk milletinin varlığını gururla tebliğ etmektedir.</p>
<p>Unutmayalım ki, hem İmparatorluğumuza hem de Cumhuriyetimize keyfi dayatmaların son siperi, son kalesi, son direnci çok sağlam ve haklı bir belge olan Misak-ı Milli’dir.</p>
<p>Misak-ı Milli’yi kabul eden Meclisi Mebusan’dır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet’i Osmanlı İmparatorluğu’nun varisi ve devamıdır.</p>
<p>Bir plan mucibince, Cumhuriyetle Osmanlı arasına mayın döşeyenler, Mustafa Kemal’le 2’nci Abdülhamit arasında nifak ve düşmanlık üretenler devşirilmiş haçlı tortuları ve torunlarıdır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti ne kadar bizimse Osmanlı İmparatorluğu da o kadar bizimdir.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne kadar milli ve tarihi bir kahramanımızsa Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm padişahları da o kadar milli ve kahramandır.</p>
<p>Gelecek ülkülerinde kenetlenmek, milli birlik ve dayanışma ruhunu canlı tutmak, bugünkü sorunları aşmak tarih ve coğrafyamızla barışmanın yegane ön şartıdır.</p>
<p>Fesle kalpak ihtilafı yok hükmündedir.</p>
<p>Bizim dileğimiz tarihçilerimizin konunun üzerine dikkatle eğilmeleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci döneminde amaçladığımız her alandaki uzlaşma arzusuyla birlikte tarihimizle de her yönüyle barışma, buluşma ve kucaklaşma ikliminin gecikmeksizin tezahür etmesidir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>28’nci Dönem TBMM’nin 1’nci Yasama Yılının son grup toplantısını kapatmadan evvel, hepinizin yaz ayları süresince seçim çevrelerinizde vatandaşlarımızla iç içe olmanızı, gönül ziyaretleri yapmanızı istiyorum.</p>
<p>Bunu da yakından takip edeceğimi özellikle bilmenizde fayda addediyorum.</p>
<p>Partimizin ve Cumhur İttifakı’nın siyasi mesaj ve hedeflerini sade, samimi ve selis bir dille anlatmanızı hassaten rica ediyorum.</p>
<p>Hepinize şimdiden başarılar diliyorum.</p>
<p>Ayrıca yurdumuzun farklı bölgelerinde yaşanan ve birçok ilimizi tesir altına alan sel felaketi sebebiyle vefat eden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler, bölge insanlarımıza da geçmiş olsun niyazlarımı bildiriyorum.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/07/11/8284/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-14 Mayıs’ta yeni bir demokrasi zaferiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının parlak sayfası Allah’ın izniyle açılacaktır.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/03/08/14-mayista-yeni-bir-demokrasi-zaferiyle-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-parlak-sayfasi-allahin-izniyle-acilacaktir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/03/08/14-mayista-yeni-bir-demokrasi-zaferiyle-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-parlak-sayfasi-allahin-izniyle-acilacaktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 08:39:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Parti Grubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8147</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı toplantıda,  İP başkanı Meral Akşener’in çelişkili hamlelerine karşı; “Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının dönüp dolaşıp yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değildir de nedir?” eleştirisinde bulundu. Konuşmasında muhalefet partilerinin tutumuna değinen MHP Lideri Devlet Bahçeli; “Fikri ve siyasi namusu ortalığa saçılmış olan siyasetçilerin ilkeli ve irade [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı toplantıda,  İP başkanı Meral Akşener’in çelişkili hamlelerine karşı; <strong>“Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının dönüp dolaşıp yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değildir de nedir?”</strong> eleştirisinde bulundu.</p>
<p>Konuşmasında muhalefet partilerinin tutumuna değinen MHP Lideri Devlet Bahçeli;<strong> “Fikri ve siyasi namusu ortalığa saçılmış olan siyasetçilerin ilkeli ve irade sahibi olması muhal bir hayalden ibarettir. Bunlar aynı zamanda demokrasinin ve milli iradenin karşıtıdır, karşı siperidir.”</strong> Dedi.</p>
<p>Her zaman olduğu gibi önemli açıklamalar yaparak gündeme dair  mesajlar veren Bahçeli konuşmasında şu ifadeler eyer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Muhterem Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Türkiye’miz son bir asrın en büyük felaketine maruz kalmış olsa da, insanüstü nitelikli mukavemet ve mücadele kanalıyla yaralar sarılmakta, hayranlık uyandıran dayanışma ve yardımlaşma hasleti sahnelenmektedir.</p>
<p>Acımız ve kaybımız ne kadar fazla olursa olsun, onları hazmedecek ve hafifletecek maşeri ve manevi vicdan Allah’a şükür ayaktadır.</p>
<p>Devlet milletiyle bir ve beraber olmuş, felaketin derin izleri silinmeye, mağduriyetlerin geniş etkisi giderilmeye hızlı bir şekilde başlanmış, hatta şu ana kadar da çok ciddi mesafeler alınmıştır.</p>
<p><strong><em><u>“Yeni Türkiye, Yeni Yüzyıl, Yeni Hayat”</u></em></strong> sacayağında umutlar dirilmiştir.</p>
<p>Bununla da kalmamış ufkumuza çöken kara bulutlar dağıtılmış, kabus senaryoları berhava edilmiştir.</p>
<p>Bizim anlayışımızda, kardeşlik ve kaderdaşlık ortak paydasında insan insana candır, kandır, dayanaktır, hayattır.</p>
<p>Derdi de, sevinci de özden paylaşmak civanmert bir asalettir.</p>
<p>Bir aydır her insanımızın kalbi deprem bölgesinde atmaktadır.</p>
<p>85 milyon Türk vatandaşı aynı duygu ve duyarlılık mihverinde kenetlenmiştir.</p>
<p>Zafer dönemleri kadar hüzün ve hüsran dönemleri de millet olma şuurumuzu çelik ve çevik bir kıvama yükseltmektedir.</p>
<p>Nitekim bugüne kadarki milli ve tarihi tecrübeler buna işaret etmektedir.</p>
<p>Hiçbir mazlum insanımızı darda ve zorda bırakmama iradesi siyasetimize hâkimdir.</p>
<p>Viranelerin içinden cennet bahçesi çıkarmak, çökmüş yuvaların yerine daha güzelini ve güvenlisini yapmak bizim en temel gündemimizdir.</p>
<p>Bu hedeften asla taviz vermeyeceğiz.</p>
<p>Bu hedefin gerisine kesinlikle düşmeyeceğiz.</p>
<p>Siyaseti fitne kumkumasına, çadır tiyatrosuna, kavga ve kutuplaşma arenasına çeviren fırıldakların, U dönüşleriyle meşhur devşirmelerin tertiplerine itibar etmeyeceğiz, nahoş tezgahlarına gelmeyeceğiz.</p>
<p>Cumhur İttifakı olarak sağa sola bakmadan, şuna buna aldırmadan adanmış yüreğimizle Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet edeceğiz.</p>
<p>Başkaları gevezelik yapacak, gerzeklikte sınır tanımayacak; biz yüksek bir gayeye ulaşmak için tüm gayretimizle çalışacağız.</p>
<p>Başkaları dedikodu çarkına kapılacak, densizlikte rekorlar kıracak; biz dağları aşacağız, suları taşıracağız, ümitleri canlandıracağız.</p>
<p>Başkaları polemik batağında debelenecek, kaos ve kriz pozunda buluşacak; biz huzur, barış ve kardeşliğin manifestosunu yazacağız.</p>
<p>Fikir kubbemiz merhum Ziya Gökalp’e göre, <strong><em>vatan</em>,<em> uğruna hayatlar feda olunan mukaddes bir ülkedir.</em></strong></p>
<p>Büyük felaketler zamanında genelin ruhundan milli şahsiyetin doğacağını söyleyen ve bu şahsiyete sahip olanların adeta kendinden geçip milletin istiklaliyle ve istikbaliyle yoğurulacağını açıklayan da merhum Gökalp’tir.</p>
<p>İşte bunun apaçık delilini, Kahramanmaraş depreminden sonra yükselişe geçen mefkûre seviyesindeki davranış ve dayanışma ahlakında görmek mümkündür.</p>
<p>Ebediyete uğurladığımız vatandaşlarımızın geride bıraktıkları anılarını, hatıralarını ve emanetlerini titizlikle muhafaza etmeye, onları yaşatmaya son derece kararlıyız.</p>
<p>Zorlukları yeneceğiz, engelleri aşacağız.</p>
<p>Denizi geçtik, derede boğulmayacağız.</p>
<p>Millet gönlünü açmış, devlet kanatlarını aralamış, bu kapsamda depremden zarar gören insanlarımıza samimi ve sıcak bir hissiyatla sahip çıkılmış, aynı şekilde şefkat, merhamet ve cömertlik pınarları çağlamış coşmuştur.</p>
<p>Düşünce hayatımızın dev isimlerinden birisi olan Yusuf Has Hacib Kudatgu Bilig’de diyor ki:</p>
<p><strong><em>“Başkalarına yararlı olmayan ölü gibidir,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yararlı ol, ölü olma ey yiğit.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Kime devlet gelirse güçlü olur onun eli,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bütün eğrisi doğru, sözü olur bilgi.”</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong>İnancımız ve itikadımız odur ki, insanın en hayırlısı yine insana faydalı olandır.</p>
<p>Devletimiz bütün kapasite ve kabiliyetiyle depremden ağır yara alan insanlarımızın yanındadır.</p>
<p>Kahramanmaraş merkezli doğal felakette 46 bin 104 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiş, 115 bin vatandaşımız da yaralanmıştır.</p>
<p>Niyazım, vefat eden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’ın rahmetiyle ve merhametiyle muamele etmesidir.</p>
<p>Bir başka niyazım da, tedavi gören vatandaşlarımızın bir an evvel şifa bulması, normal hayatlarına dönmeleridir.</p>
<p>Deprem bölgesinde iş makineleri geceli gündüzlü faal haldedir.</p>
<p>Hasarlı binalar yenilerinin yapılması amacıyla yıkılmaktadır.</p>
<p>Önümüzdeki kısa sürede 405 bin afet konutuyla birlikte 83 bin köy evinin inşa edileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Yerleşim yerlerinin ovalardan dağlara doğru kaydırılması öngörülmektedir.</p>
<p>Depremden etkilenen 11 ilimizin her birinin tarihi, coğrafi ve kültürel dokusuna uygun özel master planları hazırlanmaktadır.</p>
<p>Yeni yapılacak konutların güvenli şehir üçgeni çerçevesinde zemin artı 3 veya 4 katı geçmeyeceği açıklanmıştır.</p>
<p>Bu durum isabetli ve kayda değer bir gelişmedir.</p>
<p>3 Mart 2023 Cuma günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde düzenlenen; jeoloji, sismoloji, şehircilik, inşaat, mimarlık ve sosyoloji gibi alanlarda uzman ve bilim insanlarının da katıldığı Ulusal Risk Kalkanı Toplantısı bize göre çok hayırlı bir adım, gelecek için umut verici bir atılımdır.</p>
<p>Her neviden risk ve tehditlere kalkan olacak munzam ve mutlak bir iradenin devlet politikası haline gelmesi son yüzyıllık tarihimizde ilk kez ortaya çıkan stratejik mahiyetli bir karardır.</p>
<p>Deprem başta olmak üzere; sel, yangın, heyelan, kuraklık, salgın hastalıklar, terör, sığınmacı sorunu ve ekonomik krizler gibi ülkemizin karşı karşıya olduğu yakın tehlikelerin bütüncül bir anlayışla afet kavramı altında toplanacak olması çok doğru bir karardır. Ve desteğimiz tamdır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 politika kuruluna 10’uncusu olarak <em>‘Afet Yönetimi Politikalar Kurulu’</em>nun eklenme tercihi de takdirle karşıladığımız siyasi, idari ve stratejik bir vizyonun mahsulüdür.</p>
<p>Kurulların ve kurumların ilgili bakanlıklarla eşgüdüm halinde çalışması muhtemel felaketlere karşı direnci ve işbirliğini doğal olarak güçlendirecektir.</p>
<p>Deprem riskine ve yapılacak zemin etütlerine göre şehirleşmenin, bu alandaki dönüşüm çabalarının önemi tartışma götürmez bir ihtiyaçtır.</p>
<p>Her şeyden evvel deprem gerçeğini kabul ederek buna karşı her anlamda kalıcı ve köklü tedbirler geliştirmek, dayanıklı binalar inşa etmek bundan sonra vazgeçilmeyecek bir hedefimizdir.</p>
<p>Şu ana kadar yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı 230 bin binada 645 bin bağımsız bölümün tespit edildiği dikkatle tefrik edildiğinde önümüzdeki kısa sürede yapılması gereken çok iş olduğu görülecektir.</p>
<p>Cumhur İttifakı bu yükün, bu enkazın, bu hasarın, bu yıkımın altından kalkmaya, yeni bir hayatı kurmaya mahir ve muktedirdir.</p>
<p>İnsan odaklı siyasetimizle her vatandaşımızın elinden tutup kutlu ve mutlu bir geleceğe taşıma amacımız hiçbir müflis siyaset anlayışıyla mukayese edilemeyecek kadar zinde ve zirvededir.</p>
<p>Bizim sevdamız Türkiye’dir.</p>
<p>Bizim mensubiyet onurumuz Türk milletidir.</p>
<p>Vakit kaybedemeyiz, çer çöple meşgul olamayız.</p>
<p>Önce ülkem diyoruz.</p>
<p>Aziz milletim sıra sende diyerek sesleniyoruz.</p>
<p>Tatbik ve temin edeceğimiz siyasetimizi seçim gününe kadar depremde hayatlarını kaybetmiş insanlarımızın ruhlarını muazzep etmeyecek ölçüde kılı kırk yararak ifa edeceğiz.</p>
<p>Çok dikkatli, temkinli, sorumlu, hassas, teenni içinde ve soğukkanlılıkla hareket edeceğiz.</p>
<p>Derin acılar yüreklerimizi kaplamışken seçim müziği kullanmayacağız, kuşkusuz taşkın heyecanlara prim vermeyeceğiz, sağduyumuzu her şartta koruyacağız.</p>
<p>Yapıcı, destekleyici, ön açıcı ve pozitif gündemli siyasetimizi her zaman olduğu gibi ülke geneline yansıtacağız.</p>
<p>Milletimizle her an ve her alanda iç içe olacağız, birebir temas ve ziyaretlerimizle partimizi ve Cumhur İttifakı’nı tüm yurt sathında anlatmaya devam edeceğiz, adayımız belli kararımız net diyeceğiz.</p>
<p>Felaketin kanamasını faziletli güç birliğiyle dindireceğiz.</p>
<p>Önemle ve özellikle hatırlatmak isterim ki, milliyetçilik yalnızca gözyaşından ibaret bir duygu seli, sadece heyecanla söylenen bir nutuk, coşkuyla dinlenen bir marş değildir, bu kalıp ve kapsamda da olmamalıdır.</p>
<p>Milliyetçiliğe asıl anlamını veren; ideal ile gerçeğin, imkân ile mümkünün, olmuş ile olanın, akıl ile inancın mantık ve makulde buluşturulmasıdır.</p>
<p>Bizim siyasetimizin ve siyasi hedeflerimizin uygulama alanı evvelemirde Türkiye&#8217;dir.</p>
<p>Pergelin sabit ucu başkent Ankara’ya tutunmuş, hareketli ucuyla da 360 derecelik bir görüş ve münasebet ağı teşekkül etmiştir.</p>
<p>Türk-İslam coğrafyalarına bakışımızın ve kavrayışımızın ağırlık merkezi Türkiye’dir.</p>
<p>Ülkemiz güçlü olmadığı ve insanlarımız ileri hayat seviyesine ulaşamadığı takdirde ülkülerimizin hayalden öteye geçme şansı yoktur.</p>
<p>Geçmişte bahsettiğim gibi, Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin siyaset anlayışının öznesi insan, nesnesi devlet, yüklemi demokrasi, cümlesi ise millettir.</p>
<p><u>Bunun anlamı şudur:</u></p>
<p>Biz, insanı merkeze alarak, yine insan için yola çıkmış,</p>
<p>Devleti, insan için bir haysiyet, hizmet ve hükümranlık aracı gören,</p>
<p>İnsan-millet,  insan-devlet ilişkilerini demokrasi ile sağlamayı amaçlamış,</p>
<p>Ve bunların tamamının yalnızca millet içinde anlam bulacağına inanan kutlu bir davanın, 54 yıllık bir siyasetin mensuplarıyız.</p>
<p>Bizim başkaları gibi devletle, cumhuriyetle, milletle, ortak değerlerle ve demokrasiyle hiçbir devirde sorunumuz olmamıştır, olmayacaktır, olması da beklenmemelidir.</p>
<p>Bize göre, bunlardan birini diğerine tercih ederek yapılacak siyaset eksiktir, kusurludur, batıldır ve sakattır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, kendisini millet üstü görenlerin dayatmaları karşısında her zaman milletinin yanında yer almıştır.</p>
<p>Millet ne diyorsa fikrimiz ve fiilimiz odur.</p>
<p>Devletin bütünlüğü ile temel değerlerine yönelik yoğun tehlikeler baş gösterdiği her dönem ve şartlarda, devletin nasıl korunması gerektiğini dosta da düşmana da gösteren Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.</p>
<p>Bu hususta hiç kimseye rüştümüzü ispat etmeye merakımız yoktur.</p>
<p>Buradan açık yürekle, tam bir inançla ifade ediyorum ki, Milliyetçi Hareket Partisi milletimiz için öngördüğü tehlikeler karşısında geçmişte olduğu gibi, bugün de, yarın da sonuna kadar direnecek, yeri gelirse her bedeli ödemeye hazır olacaktır.</p>
<p>Bu vatan çaresiz ve sahipsiz değildir.</p>
<p>Bu devlet önüne gelenin sövüp sayacağı, kırıp dökeceği, yakıp yıkacağı sömürge bakiyesi değildir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı devlet vakarının, millet varlığının boyun eğmeyecek bayraktarıdır.</p>
<p>Bilinmelidir ki, Cumhur İttifakı yalnızca bir seçim ittifakı değildir.</p>
<p>Türkiye’yi hedef alan iç ve dış husumet cephesine karşı milli, ahlaki ve tarihi bir birlikteliğin unvanıdır.</p>
<p>İttifakımızda parti çıkarları değil, Türkiye’nin çıkarları esastır.</p>
<p>Duruşumuz Türk milletinin asırlar içinde teşekkül ve tezahür eden muhteşem duruşuyla bir ve aynıdır.</p>
<p>Kararlılığımız, işbirliğimiz ve ittifak kültürümüz; Türkiye’yi bölgesel güç ve lider ülke yapacak 2023 hedeflerini gerçekleştirmenin yanı sıra, İ’la-yı Kelimetullah uğruna asırlarca dünya barışının ve adaletinin güvencesi İslam aleminin ve bütün mazlum toplumların yegane ümidi olan Türkiye’yi küresel güç haline getirecek, 2053 ve 2071 vizyonlarının alt yapısını adım adım tesis edecektir.</p>
<p>Bu nedenle istikbalin yol haritası 14 Mayıs 2023 tarihinde netleşecek, egemenliğin ve iradenin sahibi aziz Türk milleti kesin hükmünü sandıkta gösterecektir.</p>
<p>14 Mayıs’ta yeni bir demokrasi zaferiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının parlak sayfası Allah’ın izniyle açılacaktır.</p>
<p>Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyeti’ni yeni yüzyıla güvenli, huzurlu, kardeşlik ve kucaklaşma bağlarıyla ulaştıracaktır.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Devletimizin egemenlik ve hükümranlık haklarını, milletimizin varlık ve birlik hassasiyetini açıktan hedef alan, milli ve manevi değerlerimizin zedelemesine hizmet eden, toplumsal kaos çıkarılmasına çanak tutan sinsi bir provokasyon senaryosu devamlı körüklenmektedir.</p>
<p>Depremi fırsat bilen ahlaksızlar Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerini sabote etmek, olay çıkarmak, kavga ortamının fitilini tutuşturmak maksadıyla tedavüldedir, teyakkuz halindedir.</p>
<p>Doğal afetlerin teslim alamadığı Türkiye’yi, doğal olmayan şiddet ve gerilim ataklarıyla diz çöktürmeye, pes ettirmeye, boyun eğdirmeye çabalayan mihrakların alayını birden görüyor, biliyor, nefesimizle de enselerinde olduğumuzu buradan açıklıyorum.</p>
<p>Altılı masanın iflah olmaz bir krize yakalandığı bugünlerde, sokakları tahrik etmeye, Türk-Kürt karşıtlığını üretmeye çabalayan dış bağlantılı soysuzların ateşle oynadığı bariz olarak meydandadır.</p>
<p>Tribünlerde münferiden seslendirilen hükümet istifa sloganları Türkiye düşmanları tarafından sipariş ve imal edilen, üstelik çok tehlikeli sosyal ve toplumsal hadiselere kapı aralayabilecek karanlık bir planın ön hazırlığıdır.</p>
<p>Türk sporuna husumet hançerini vurma arayışında olan çevreler eşzamanlı olarak milli hislerimizi kaşımanın, kutuplaşmayı kamçılamanın çabasındadır.</p>
<p>Siyasi muhalefetin kızışan pazarlıklara gömülmesiyle birlikte toplumsal muhalefeti tahrik edip kışkırtan, bu suretle yıkıcı dil ve eylem taktikleriyle çatışma iklimini yeşertmenin peşinden koşanlar unutmasınlar ki, kendi kazdıkları kuyuya bodoslama düşmekten kurtulamayacaklardır.</p>
<p>Türkiye sokakta bulunmadı, tribünlerde kurulmadı, üç beş çapulcunun, beş on haydudun eliyle ve emeliyle de harap olmayacak, bitap düşmeyecektir.</p>
<p>Herkes aklını başına almalıdır. Rüzgar estiren fırtınayla devrilecektir.</p>
<p>Türk milletinin acılı, kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti siyasetten toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı bulacaklardır.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu Bursaspor ve Diyarbakırspor arasında oynanan futbol müsabakası esnasında, tribünlerden sallanan provokatif mahiyetli görsellerin, yaşanan taşkınlıkların sporun ahlak ve doğasına bütünüyle aykırı olduğu hepinizin ve herkesin malumudur.</p>
<p>Bize göre Amed diye bir yer yoktur, Amedspor diye bir kulüpten de bahsedilemeyecektir.</p>
<p>Diyarbakırspor’un Amedspor olarak isimlendirilmesi bizim nezdimizde yok hükmündedir.</p>
<p>Bursaspor taraftarlarını buradan selamlıyorum.</p>
<p>Milli duruşlarından dolayı tebrik ediyorum.</p>
<p>Ancak şunu da söylemem lazımdır ki, Bursa’da küçük bir azınlık olan terör yandaşlarının ve bölücü alçakların stadyumu tahrik etmesi, çıkan olayların Kürt kökenli kardeşlerimle ilişkilendirilmesi bir defa cinayettir, melanettir, rezalettir.</p>
<p>Kürt kökenli kardeşlerim başkadır, huzur ve asayişimize kast eden şerefsizler başkadır.</p>
<p>Kürt kökenli kardeşlerim başkadır, bölücü teröristler bambaşkadır.</p>
<p>Türk ile Kürt arasına kan serpiştirmeye, düşmanlık tohumu ekmeye kalkışan, buna teşne olan kim varsa koparılması gereken çıbanbaşıdır, kesilmesi gereken kanser hücresidir, başı ezilmesi gereken emperyalizmin piyonudur.</p>
<p>Bursa nasıl gözbebeğimizse Diyarbakır da öyledir.</p>
<p>Bursa nasıl bir Türk kenti ise Diyarbakır da aynısıdır.</p>
<p>Bursalı kardeşlerimle Diyarbakırlı kardeşlerim birdir, kardeştir, bozgunculuk yapanlar ise kalleştir, kahpedir.</p>
<p>Siyasi dağınıklıklarını ve tükenmişliklerini stadyumları kullanarak ikame etmeye niyetlenen düşük ayarlı, çürük yapılı, çarpık zihniyetli muhalif partilerin hesabı tutmayacaktır.</p>
<p>Milli şairimiz Mehmet Emin Yurdakul’da, yüzyıl önce anlamını bulduğu gibi <u>Türkiye sevdalıları;</u></p>
<p>En hakir insanı kardeş sayan bir erdem,</p>
<p>Esir yaratmayan Allah&#8217;a yürekten iman,</p>
<p>Paçavralar altındaki yoksulun yaraladığı vicdan,</p>
<p>Mazlumların intikamını almak için doğduğuna inanan bir kudret ile yekvücut olmuşlardır.</p>
<p>Bu amaçlar doğrultusunda ilerlerken, üzerinde titrediğimiz bin yıllık kardeşliğimizin zehirli emeller uğruna israf edilmesine, sonu uçurum olan istikametlere sürüklenmesine göz yummamız takdir edersiniz ki mümkün değildir.</p>
<p>Milli birlik ve kardeşlik mirasımıza sahip çıkamazsak, Türk milletine olan mensubiyet bağlarını kopartmadan korumak ve geleceğimizi bu coğrafyada, bu devlet çatısı altında, bu beşeri bütünlükle paylaşma arzusunu diri tutmak, herkesi uyarıyorum ki, imkânsız hale gelecektir.</p>
<p>Bu beka düzeyindeki konu, muhalefetin kesintisiz tahrikleriyle beraber yaşanan günlük siyasi çekişmelerle, ucuz polemiklerle geçiştirilemeyecek kadar ciddidir.</p>
<p>Süregelen tartışmalar devlet ve millet hayatımızın devamını derinden etkileyecek kadar önemli boyutlardadır.</p>
<p>Bu derece hassas noktaya kadar gelinmesinde en büyük sorumlu ve suçlu bölücü teröre sevimli görünerek kokuşmuş siyasi ilişki ağlarını örmeye çalışan, sonunda da Türkiye düşmanlarının eline ve emrine mahkum hale gelen zillet ve hezimet ittifakıdır.</p>
<p>Gelişmeler karşısında Türkiye Futbol Federasyonu’nun atıl ve aciz kaldığı, proaktif davranış sergileyemediği hususunda yaygın kanaat ve görüşlere kulak verilmeli, ciddiye alınmalıdır.</p>
<p>Türk sporu dostluğun ve kardeşliğin vadisidir.</p>
<p>Türk sporu birliğin ve beraberliğin vahasıdır.</p>
<p>Bilhassa futbol sahalarından kaos çıkarmayı düşünmek bu ülkeye, bu millete, gelecek nesillere yapılabilecek en büyük kötülüktür.</p>
<p>Biz de kötülüğe müsaade etmeyeceğiz, kötülere müsamaha göstermeyeceğiz, oyuna gelmeyeceğiz, huzurumuzu kaçırmaya uğraşanlara fırsat vermeyeceğiz.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Merhum Yakup Kadri Karaosmanoğlu, anılarını yazdığı ” Politikada 45 Yıl” adlı eserin bir yerinde küçük politika deyimini anlatarak şunları söylemiştir:</p>
<p><strong><em>“Her türlü samimi fikir ve kanaat muhtevasından yoksun ya da fikir ve kanaatleri şahsi emri altına alan sözde bir takım siyasi mücadeleler ve siyasetçiler küçük politika kapsamındadır.”</em></strong></p>
<p>Politikasızlık ne kadar vahimse küçük politika da o denli trajik bir hezeyan ve hüsrandır.</p>
<p>Politikanın büyüğü küçüğü olur mu diye aklından geçirenlere, çıkarlarının ikmaline odaklanan siyasetçileri ve siyaset mücadelelerini dikkatli ve uyanık bir gözle elekten geçirmelerini hassaten tavsiye ederim.</p>
<p>İşte o zaman eleğin altına düşenlerle üstünde kalanların hal-i pürmelali tam manasıyla belli olacak, bütünüyle ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Bu ülkenin başına ne gelmişse, milletimiz hangi badire ve belalara uğramışsa küçük politikalardan ve küçülmüş politikacılardan kaynaklandığı bilinen ve çarpıcı şekilde göz önünde olan bir gerçektir.</p>
<p>İnsani, manevi ve milli değerlerden soyutlanmış siyasi ihtiraslar iki dost kalbin arasında bile dipsiz uçurumlar açmaktadır.</p>
<p>İlkeli olmak demek, her şeyden önce insanın kendisine olan sadakati demektir.</p>
<p>Bundan mahrum olanların vatana ve millete sadakat göstermesi, sevgi beslemesi, fedakarlık yapması, taş üstüne taş koyması olacak iş değildir.</p>
<p>İyiyi kötüden ayıramayan, doğruyu yanlıştan ayıklayamayan her kimse vicdanen hastadır, karar ve iradesi mefluçtur.</p>
<p>Fikri ve siyasi namusu ortalığa saçılmış olan siyasetçilerin ilkeli ve irade sahibi olması muhal bir hayalden ibarettir.</p>
<p>Bunlar aynı zamanda demokrasinin ve milli iradenin karşıtıdır, karşı siperidir.</p>
<p>Akla hayale sığmayan yalan ve iftiralarla siyaset yapanlar, maske takarak servet, şöhret ve makam iştahını kapatmaya çalışanlar ilkesizliğin ve samimiyetsizliğin elebaşlarıdır.</p>
<p>Milletimiz depremin ağır enkazıyla ve feci sonuçlarıyla mücadele ederken siyasi istismara tevessül etmek, devleti ve hükümeti suçlamak, yıkıma devam etmek ilkesizliğin, hatta ihanetin alenileşmesidir.</p>
<p>Hatay’daki bir hastanede jeneratör devreye girmediği için tedavi gören hastaların öldüğünü, içecek suyun bulunmadığını iddia edenler ilkesiz ve vicdansızlığın marka yüzleridir.</p>
<p>Kızılay’ın kan sattığını söyleyenler, AFAD’a kara çalanlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin felakete neden olduğunu ileri sürenler ilkesizliğin çukurlaşmış fertleridir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte Elbistan ziyaretimiz sırasında nezaketsizce ortalığı karıştırmaya çalışan görevli ve siyasi provokatörler, ardından da sosyal medyada kara kampanya düzenleyenler hem ilkel hem de ilkesiz bir güruhtur.</p>
<p>Bir yıldır Cumhurbaşkanı adayını yıpranmasın diye açıklamayıp, bir günde toz duman olanlar ilkesizliğin canlı timsalleridir.</p>
<p>Ortak aday anlayışı üzerinde uzlaşıp 24 saat bile geçmeden atılan imzayı inkar edenler ilkesizliğin ana damarıdır.</p>
<p>Bir yıl boyunca oturduğu eğri bacaklı masayı; kumar masası, şahsi hırsların masası, küçük hesaplar masası, noter masası, kuyruklu yalanlar masası diyerek önce devirip, sonra zoru görünce tekrar oturanlar ilkesizliğin ve yüzsüzlüğün numuneleridir.</p>
<p>İttifak yaptığı partinin mensuplarını isyana çağırmak ilkesizliğin ve siyasi ahlak eksikliğinin adeta fermanı değildir de nedir?</p>
<p>Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının dönüp dolaşıp yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değildir de nedir?</p>
<p>Diğer yandan dayatmalara rıza gösterip, bu çirkinliğe onay verip masayı devirene tekrar sandalye sunmak çürümüş bir siyasetin ilkesizliği değil midir?</p>
<p>Mahut belediye başkanlarının Cumhurbaşkanı yardımcısı olması yönündeki baskılara boyun eğerek bu şahıslara hem oy veren vatandaşlarımıza hem de siyasetin ilke ve ahlakına suikast yapılmasına tamam demek esir edilmiş, yerin dibine geçmiş küçük bir siyaset çirkinliği değil midir?</p>
<p>Makam ve mevki pazarlıklarıyla masaya geri oturan İP başkanı, söylediği ağır sözlerin altından nasıl kalkacak, insanımızın yüzüne utanmadan, sıkılmadan nasıl bakacaktır?</p>
<p>Türk siyaseti bu tip bir ilkesizliği ne görmüş ne de muhatap olmuştur.</p>
<p>Geçmişte demiştim, yine söylüyorum:</p>
<p>Bir kere satan yine satar, yine satar, yine satacaktır.</p>
<p>Gidişata göre renk değiştirerek girecekleri şekil belli olmayan ilkesizler yokken, biz yine vardık, var olacağız ve yine milletimizin kalbinde bulunacağız.</p>
<p>Siyasetin muhalefet cenahında yaşanan kargaşa ve kaotik tabloya bakınca ülkemiz adına üzülmekten kendimizi alamıyoruz.</p>
<p>Milletimiz ve Türkiye’miz böyle bir muhalefete asla müstahak değildir.</p>
<p>Masada oturmayı dahi beceremeyen, ortak bir siyasi planlama ve hedefte bile buluşamayanların 85 milyon Türk vatandaşına hizmet etmesi, ilkeli ve dürüst şekilde siyasi duruş göstermesi beyhude bir beklentidir.</p>
<p>Yusuf Has Hacib’ten esinlenerek zillet ittifakına diyorum ki: Bozulur bu yaptıklarınız, saçılır bu topladıklarınız, kırılır bu çevirdiğiniz çarkınız.</p>
<p>Zillet düşmüştür, Cumhur İttifakı’nın siyasi alternatifi de kalmamıştır.</p>
<p>Koca Cafer Paşa Temeşvar Kalesi’ni nasıl savunmuşsa,</p>
<p>Tiryaki Hasan Paşa Kanije Kalesini nasıl müdafaa etmişse,</p>
<p>Osman Paşa Plevne’de kuşatmaya nasıl direnmişse,</p>
<p>Çanakkale’de zalimlerin en kesif saldırıları nasıl püskürtülmüşse,</p>
<p>Milli Mücadele’de yedi düvele karşı nasıl mücadele edilmişse,</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti milletimizin emsalsiz irade ve hamiyetiyle nasıl kurulmuşsa,</p>
<p>Aynı şekilde, aynı şevkle, aynı inançla, aynı ahlak ve kahramanlıkla Türkiye’yi hiç kimseye mihnet ve minnet ettirmeyeceğiz, Cumhur İttifakı olarak bayrak diyeceğiz, vatan diyeceğiz, millet diyeceğiz, devlet diyeceğiz, henüz tüyü bitmemiş yetimlerimizin, mazlum ve mağdur insanlarımızın haklarını son nefesimize kadar ayağa düşürmeyeceğiz.</p>
<p>Bu saatten sonra zillette fırtına kopsa bizde yaprak bile kımıldamayacaktır.</p>
<p>Bu saatten sonra zilletin ciddiye alınacak, mesele edilecek, önemsenecek hiçbir siyasi tasavvur ve teklifi de olamaz, olsa bile bizim için yalnızca boş beleş bir sızlanmadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nın varlığından ve hedeflerinden rahatsızlık duyanlar artık bizim nazarımızda hükümsüzdür.</p>
<p>Biz kendimizi bilir, hasmımızı bilmezsek başarısızlık mukadderdir.</p>
<p>Kendimizi bilmez, hasmımızı bilirsek başarısızlık yine kaderdir.</p>
<p>Ancak hem kendimizi hem de hasmımızı biliyorsak, o zaman başarı kaçınılmazdır.</p>
<p>Kim Türk milletinin hasmı ise bizim de sonuna kadar hasmımızdır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı her zaman doğru anlayan, doğru anlatan, ona her zaman sahip çıkan Türkiye sevdalıları hep var olacaktır.</p>
<p>Ve onlar her geçen gün daha da büyüyüp güçlenecek ve her türlü oyunu bozacaktır.</p>
<p>Çünkü bizler, varlık sebebimizin milletimizin geleceği olduğunun bilinci içerisindeyiz.</p>
<p>Çünkü bu toprakların kolay vatan olmadığının, milli birliğin kolay temin edilmediğinin farkındayız.</p>
<p>Bu nedenle de, ne engellerden yılarız, ne de mücadele etmekten yoruluruz.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılına ulaşmaktan başka bir seçenek de tanımıyoruz, tanımayacağız.</p>
<p>Zillete değil, millete bakacağız.</p>
<p>Zayıflamayacağız, zaafa düşmeyeceğiz, Türk milletini zafer günlerine elbirliğiyle taşıyacağız.</p>
<p>Başaracağız, asrın idrakine Türk milletinin şanını ve şerefini gururla söylettireceğiz.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Medeni dünyanın gerekleri ve insanlığın ilerleyiş istikameti ülkelerini yönetme görevi üstlenmiş devlet ve siyaset insanlarına iki temel değerin sorumluluğunu aynı anda yüklemiştir.</p>
<p>Bunlardan birisi ekonomik refahın adil ve eşit dağıtılması, diğeri de toplumsal huzur ve esenliğin sağlanmasıdır.</p>
<p>Huzurun olmadığı bir refahın ya da refahın sağlanamadığı bir huzurun vasat bulabilmesi çağımızın değerler sisteminde çok zordur.</p>
<p>Refah için topyekûn üretime, kolektif çıkarlara dönük tasarrufa, köklü yatırım hamlelerine, topluma dönük hizmetlere, temel insan ihtiyaçlarının karşılandığı hakkaniyete, dengeli gelir ve servet paylaşımına ihtiyaç vardır.</p>
<p>Huzur için refahı sağlayan unsurlar çok önemli ve gereklidir.</p>
<p>Ancak bunlardan da öncelikli olan toplumu bir arada tutan değerlerin devamlılığı olmalıdır.</p>
<p>Ahlak, inanç, töre ve hukuktan oluşan bu değerler manzumesinin birinin zayıflaması ya da zayıflayanın yine toplumsal normlarla telafi edilememesi buhran olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Bugün özellikle cinnet, cinayet, katliam, şiddet ve istismar olarak görülen zincirleme buhranların varlığı, refaha kavuşmuş olsak bile huzura kavuşmakta zahmet çekeceğimizin işaretidir.</p>
<p>En utanç verici ve aşağılık suçlar,</p>
<p>Kadınlara yönelik saldırı ve şiddet sarmalı,</p>
<p>Akrabalarına katliam düzenleyen caniler,</p>
<p>Trafik tartışmasından cinayete varan kavgalar,</p>
<p>Hak ve adalet duygusunu sarsan siyasi istismarlar,</p>
<p>Evlerden okullara, hastane acil servislerinden otoparklara, spor müsabakalarından düğün eğlencelerine kadar uzanan yaygın bir şiddet dalgası günümüzün çok vahim sorunları haline gelmiştir.</p>
<p>Allah kimseye göstermesin, ama bugüne kadar bu olayların sizlere ve yakınlarınıza uğramamış olması, bundan sonra da uğramayacağı anlamını taşımamaktadır.</p>
<p>Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü karşılayacağız.</p>
<p>Bu konuda vicdani farkındalık düzeyinin küresel ölçekte yükselişi memnuniyet verici olsa da, hala kadınla şiddetin yana yana gelmesi bir skandaldır.</p>
<p>Biz kadın deyince ne anlamalıyız?</p>
<p>Beşik sallayan, çocuğunu doyurup, giydirip, büyüten anneyi mi?</p>
<p>Biz kadın denildiğinde neyi görmeliyiz?</p>
<p>Evini çekip çeviren, eşine destek veren, aşını işini dert eden bir fedakârlık anıtını mı?</p>
<p>Biz kadını nasıl tarif etmeliyiz?</p>
<p>Şeref ve namus timsali, ar ve iffet simgesi mi?</p>
<p>Kadına baktığımızda neyin mahcubiyetini yaşamalıyız?</p>
<p>Dinmeyen şiddetin mi? Verilmeyen değerin mi? Eksilmeyen istismar ve cinayetlerin mi?</p>
<p>Kadına baktığımızda, üzücü olsa da bu söylediklerimin hepsi fazlasıyla vardır ve karşımızdadır.</p>
<p>En temel sorun, en bariz ayıp kadının bir insan olduğu gerçeğinin unutuluyor, umursanmıyor oluşudur.</p>
<p>Kadın her şeyden önce bir insan, her şeyden önce eşref-i mahlûkattır.</p>
<p>Kadınlar şiddete, istismara, tacize maruz kalmaktadır ki, bu dehşet tablosu insanım diyen, vicdan sahibi her kişi için bir utançtır.</p>
<p>Hz. Mevlana diyor ki: <em>“Gönül yıkmak, Kâbe yıkmaktan daha büyük bir günahtır.”</em></p>
<p>Eğer var olacaksak, eğer geleceği şuurla kavrayıp, irademizle kaleme alacaksak kadına yönelik şiddeti durdurmalı, katilleri ve şiddet faillerini toplumdan tecrit etmeliyiz.</p>
<p>Kadınlarımız hak ettiği toplumsal mevkii almalı, siyasetten ticarete, ekonomiden sanata, eğitimden spora layık olduğu mertebelere yükselmeli, yalnızca şiddet konuşulurken hatırlanmamalı, yalnızca 8 Mart’a sıkıştırılmamalıdır.</p>
<p>Bu sorumluluk hepimizin omuzlarındadır.</p>
<p>Unutmayınız ki, kadınlar kadar güçlüyüz, kadınlar kadar insanız, kadınlar kadar medeniyiz.</p>
<p>Bugünkü grup toplantımıza teşrif eden hanımefendiler başta olmak üzere, tüm kadınlarımızın, aziz şehitlerimizin tüm muhterem annelerinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.</p>
<p>Sözlerime son vermeden evvel, Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası kadınlar üç adım atlamada altın madalya kazanan Tuğba Danışmaz kardeşimizi gönülden tebrik ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/03/08/14-mayista-yeni-bir-demokrasi-zaferiyle-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-parlak-sayfasi-allahin-izniyle-acilacaktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri; &#8220;İstikbalin Kutup Yıldızı Huzurlu Türkiye Olacaktır.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/01/18/mhp-lideri-istikbalin-kutup-yildizi-huzurlu-turkiye-olacaktir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/01/18/mhp-lideri-istikbalin-kutup-yildizi-huzurlu-turkiye-olacaktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 10:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Parti Grubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8081</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “Muhalefet partileri şayet Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmişlerse TBMM’de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.” Dedi. Muhalefetin güven vermediğine dikkat çeken MHP lideri; “Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, <strong>“Muhalefet partileri şayet Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmişlerse TBMM’de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.”</strong> Dedi.</p>
<p>Muhalefetin güven vermediğine dikkat çeken MHP lideri; <strong>“Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine atar gider yapan, demokrasi, özgürlük, insan hak ve hürriyetini özümsemekten aciz düşen zillet ittifakı Türkiye’nin önündeki düşman bariyeridir.”</strong> Şeklinde konuştu.</p>
<p>Gündemi ilgilendiren oldukça önemli konulara değinen MHP Lideri Devlet Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, </strong><strong>Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımız vesilesiyle yapacağım konuşmaya geçmeden evvel hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Geride kalan hafta sonunda partimiz açısından mühim ve müstesna bir toplantı sürecine hep birlikte katılarak bundan sonra takip edeceğimiz yol haritamızı ve ana güzergâhımızı belirledik.</p>
<p>Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekillerimizin ortak katılımıyla 13-14-15 Ocak 2023 tarihlerinde Kızılcahamam Patalya Otel’de toplanıp önümüzdeki siyasi etaplar başta olmak üzere iç ve dış gündem başlıklarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunduk.</p>
<p>Başkanlık Divanı Üyelerimiz görev alanları çerçevesinde tedarik ve ikmal ettikleri hazırlıklarını itinayla paylaştılar.</p>
<p>Bir yanda Meclis faaliyetlerimiz hakkında bilgilendirmeler yapılmışken, diğer yanda Türkiye’nin dış politikası ve uluslararası ilişkiler kapsamında yer alan çeşitli ve çetrefilli konular akademik bir disiplin içinde anlatıldı.</p>
<p>Samimiyetle ifade etmek gerekirse, Kızılcahamam’da düzenlediğimiz toplantılarımızın dava ve siyaset mücadelemizde müessir sonuçlara kapı açacağına inanıyorum.</p>
<p>Yine Kızılcahamam Kampımızın son gününde de söylediğim gibi, Milliyetçi Hareket Partisi önümüzdeki bahar mevsiminde gerçekleşmesi gündemde olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine tam olarak hazırdır ve başarıya da inanmıştır.</p>
<p>15 Ocak 2023 Pazar gününden itibaren seçim gündemine, seçim sathı mahalline, seçim sürecine girdiğimiz, bu suretle seçim hazırlıklarını daha da yaygınlaştırmaya, daha da yoğunlaştırmaya karar verdiğimiz herkesçe malumdur.</p>
<p>Partimiz adına 15 Ocak siyaset stratejimiz ve seçim çalışmalarımız için kritik bir eşiktir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ne zaman yapılacağıyla ilgili tartışmaların bir an evvel son bulması, TBMM’de ortak aklın, ortak demokratik iradenin tecessüm etmesi, mevsim şartlarıyla birlikte hayatın olağan akışına uygun bir tarihin mutabakatla tespiti iyi niyetli beklentimizdir.</p>
<p>Eğer Gazi Meclis’ten böyle bir karar çıkarsa, bu durum bir erken seçim değil, yalnızca seçim tarihinin güncellenmesi şeklinde okunmalı ve yorumlanmalıdır.</p>
<p>Nitekim doğrusu, akla ve hukuka yatkın olanı budur.</p>
<p><strong>Kriz çıkarmanın, kutuplaşma üretmenin, kavga iklimi yaratmanın ahlaken ve siyaseten bir karşılığının olmayacağını, kimseye de bir fayda sağlamayacağını görmek lazımdır.</strong></p>
<p>TBMM’de seçim kararının alınabilmesi için ihtiyaç duyulan beşte üç çoğunluk bulunamazsa, yani muhalefet partileri bu yönde bir adım atmaktan imtina ederse, Cumhurbaşkanımız Anayasanın 116’ıncı maddesinin 2’inci fıkrası uyarınca seçimlerin yenilenmesine karar verebilecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi iki alternatife de bihakkın hazırdır.</p>
<p>Cumhurbaşkanımız seçimlerin yenilenmesine karar verdiği anda, Cumhurbaşkanı Seçim Kanununun 3’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında belirtilen 60 günlük süre de işlemeye başlayacaktır.</p>
<p>Muhalefet partileri şayet Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmişlerse TBMM’de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.</p>
<p>Demokrasimiz rüştünü ispat etmelidir.</p>
<p>Sandıktan korkmanın, millet iradesinden kaçmanın hiç kimseye bir yararı dokunmayacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümüne yakışır ve yaraşır bir seçim atmosferinin tesisi için elinden gelen tüm demokratik sabır, katkı ve tahammülü gösterecektir.</p>
<p>Seçimlerin şölen havasında yapılması hepimizin görevidir.</p>
<p>Sandık er meydanıdır. Sandık milli iradenin tecelli meyanıdır.</p>
<p>Muhalefet partilerinin çekinecek ve ürkecek bir durumları yoksa, gerçekten de demokrasinin vazgeçilmez ilkelerine bağlı olduklarını iddia ediyorlarsa, buyursunlar Halep oradaysa arşın Meclis’tedir.</p>
<p>Ve Gazi Meclisimiz Türk milletinin demokratik hükmü, iradesinin onuru, 103 yıllık medarı iftiharıdır.</p>
<p>Konuşarak, tartışarak, uzlaşarak, anlaşarak, görüş birliği vasatını oluşturarak Türkiye’mizi hep birlikte seçime taşıyalım, kaldı ki Mayıs ayı içinde bu işi bitirelim, sözü ve kararı hep birlikte aziz milletimizin kutlu iradesine tevdi edelim.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri, </strong></p>
<p>Ne aradığını bilmeyenin bulduğunu anlaması mümkün değildir.</p>
<p>Rotası belirsiz, pusulası bozuk, dümeni kırık bir geminin güvenli bir limana yanaşması da akıl ve mantık işi değildir.</p>
<p>Bizim rotamız belli, ne aradığımız bilinmektedir.</p>
<p>Erdemden mahrum, ezberden mülhem bir siyaset mücadelesi içinde olmadığımızı en iyi bilen sizlersiniz, hülasa Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in her şerefli mensubudur.</p>
<p>Her şeyin mühim noktası iyi bir başlangıçtır.</p>
<p>İyi bir başlangıç yarı yarıya başarı demektir.</p>
<p>Her başarının ardında çalışmanın fazileti vardır.</p>
<p>Her başarı sırtını verilen emeklere dayamıştır.</p>
<p>Biz çalışmayı hayat ve hürriyet kaynağı olarak kabul ediyoruz.</p>
<p>Biz çalışmayı bulmaca içindeki bulmacaları çözme fırsatı olarak görüyoruz.</p>
<p>Merhum şairimiz Arif Nihat Asya’nın dediği gibi, ışığı önümüze aldık yürüyoruz, gölge arkamızdan ister gelsin ister gelmesin, buna da hiç kafa yormuyoruz.</p>
<p>Silik parayla yazı tura atanlara hiç aldırış etmiyoruz.</p>
<p>Geçmişi masalda, geleceği falda görenleri ciddiye almıyoruz.</p>
<p>Sahte demokratları, sanal özgürlük taraftarlarını elimizin tersiyle itiyor, önümüze bakıyoruz.</p>
<p>Çıra gibi olup da, isleri ışıklarından çok olanlarla meşgul olmuyoruz.</p>
<p>Bundan sonra olmama kararındayız.</p>
<p>Ayı olmayan, yıldızı kaybolan sansür edilmiş bir geceye değil, pırıl pırıl parlayan bir gündüzün güneşi olmaya talibiz, bunu da hak ediyor, layık olduğumuzu düşünüyoruz.</p>
<p>Merhum Sezai Karakoç’un aynen ifade ettiği üzere, geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah, bir gündüz, bir de güneş olduğunu biliyor ve inanıyoruz.</p>
<p>Allah’ın izniyle, sabaha ulaşacağız. Gündüzü kucaklayacağız. Güneşin aydınlığında tuğumuzu kaldırıp muzaffer akşamlarda ülkülerimizin sıcaklığıyla coşacağız.</p>
<p><strong><em>Şu yakın suların kolu neden bükülmez?</em></strong></p>
<p><strong><em>Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin,</em></strong></p>
<p><strong><em>Benden doğar, bana dökülmez? </em></strong>demeye, bu aşikar hedefin düşünü kurmaya, her dem yeni baştan doğmaya, doğdukça doğrulmaya, geleceğimizi geçmişimizle buluşturmaya, tarihimizin hatıralarını coğrafyamızın mevcut haliyle birleştirmeye fikir, eylem ve düşünce bazında kararlılıkla devam edeceğiz.</p>
<p><u>Merhum Arif Nihat Asya şu dizelerinde ne güzel de söylemiş:</u></p>
<p><strong><em>Bir gün kılavuz, önümde kurdum vardı!</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir gün, benim üç kıtada yurdum vardı!</em></strong></p>
<p><strong><em>Hakanlara hakan idim, ey faniler;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ey yeryüzü, yer götürmez ordum vardı!</em></strong></p>
<p>Üzerinde güneşin batmadığı, gün doğusundan gün batısına kadar tek bayrağın dalgalandığı bir vatanımız, bir milletimiz, bir devletimiz, bir kudretimiz, bir şan ve şöhretimiz vardı.</p>
<p>Kimi Semerkant’ta bekler bizi, kimi Caber’de.</p>
<p>Kimi Ötüken’de gözler bizi, kimi Issık Gölü’nde.</p>
<p>Kimi Kaşgar’da özler bizi, kimi Kerkük’te.</p>
<p>Kimi Viyana kapılarında ister bizi, kimi Adriyatik sahillerinde.</p>
<p>Kimi Çin Seddi’nde arar bizi, kimi Hind Okyanusu kıyılarında.</p>
<p>Kimi Hira Dağı eteklerinde sorar bizi, kimi de Tanrı Dağı’nın zirvelerinde.</p>
<p>Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>
<p>Biz Türklüğün bayraktarı, İslam’ın keskin kılıcıyız.</p>
<p>Biz huzur ve esenliğin, barış ve kardeşliğin ilelebet gönül ve gönüllü neferleriyiz.</p>
<p>Biz Cumhur İttifakı çatısı altında, cumhurun muazzez irade ve itibarıyla Türk ve Türkiye Yüzyılını gerçekleştirme, aynı zamanda Lider Ülke Türkiye’ye ulaşmaya söz veren, yemin eden vatan ve millet sevdalılarıyız.</p>
<p>Bu hissiyat, bu heves ve hedefler sınırlarında ses hızıyla değil, ışık hızıyla çalışmayı sürdürüyoruz.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekiliği Genel Seçimlerine bütün imkan ve inancımızla hazırlık yapıyoruz.</p>
<p>Gerekli ve yeterli zihni ve siyasi demlenme sürecini yaşıyoruz.</p>
<p>Karşımızda utanç duvarı gibi duruş gösterenlerin çalımını bozmak, yenilgi üstüne yenilgiyi tattırmak için milletimizle tek yürek oluyoruz.</p>
<p>Müteyakkız bir siyasi tutumla müteselsil çalışmalarımızı yurdumuzun dört bir köşesine yaygınlaştırdık, buna da devam ediyoruz.</p>
<p>Peki bugüne kadar ne yaptık, hangi siyasi faaliyetlerimiz eşliğinde milletimizin gönül kapılarını çaldık?</p>
<p>İlk olarak, 4 Eylül 2021 tarihinden 3 Ekim 2021 tarihine kadar dokuz bölge toplantısıyla tesirli bir başlangıca imza attık.</p>
<p>İkinci olarak, 30 Ekim 2021 tarihinden 9 Aralık 2021 tarihine kadar; <strong><em><u>“Adım Adım 2023, İl İl Anadolu”</u> </em></strong>temalı vatanımızın her köşesine ziyaretlerimizi gerçekleştirdik.</p>
<p>MYK-MDK üyelerimizle birlikte siz değerli milletvekillerimizin katılımıyla milletimizin sesi olmak için Anadolu’nun yollarına düştük.</p>
<p>Toplumun bütün kesimleriyle görüştük, dertleştik, çok şükür sözleştik.</p>
<p>Muhtarlarımızla, STK’larımızla, odalarımızla, derneklerimizle, esnaflarımızla, emeklilerimizle, işçilerimizle, memurlarımızla, şehit ve gazi yakınlarımızla buluşup özlem giderdik, hedef birliği yaptık.</p>
<p>Üçüncü olarak, 18 Şubat 2022 tarihinden 29 Eylül 2022 tarihine kadar <strong><em><u>“Adım Adım 2023, İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma”</u></em></strong> toplantılarımızla 966 ilçemizi kucakladık.</p>
<p>Sahaya indik, siyasetin nabzını ölçtük.</p>
<p>Her insanımıza elimizi uzattık.</p>
<p>Her dileğe, her siteme, her beklentiye kulak verdik, notumuzu aldık.</p>
<p>Dördüncü olarak, 8 Ekim 2022 tarihinden itibaren, <strong><em><u>“Adım Adım 2023, Köyüm Benim Sohbet Toplantılarını”</u></em></strong>na başlayarak yurdumuzun her sathının köy köy dolaşılması maksadıyla siyasi çalışmalarımıza hız ve derinlik kazandırdık.</p>
<p>Beşinci olarak 22 Kasım 2022 tarihinde başlayan <strong><em><u>“Adım Adım 2023, Komşum Nasılsın</u></em></strong>” temasıyla komşularımızla yüz yüze temas ve ziyareti esas alan faaliyetimizi planlayıp sahaya yansıttık.</p>
<p>Altıncı olarak, 24 Aralık 2022 tarihinde başlamak üzere, <strong><em><u>“Adım Adım 2023, Ahilerle Günümüz Bereketli Olsun</u></em></strong>” adıyla esnaflarımızı dinlemeye, onlarla hemhal olmaya, onların yanında ve yöresinde olduğumuzu göstermeye samimiyetle başladık.</p>
<p>Yedinci olarak da, <strong><em><u>“2023’e Doğru: Adayımız Belli, Kararımız Net”</u></em></strong>  temasıyla; Sivas, Bursa, Kayseri, Erzurum, Konya, Manisa, Elazığ, Samsun ve Mersin açık hava toplantılarımızı muhteşem bir coşku ve katılım eşliğinde icra ettik.</p>
<p>Dostlarımızı sevindirdik, düşmanları üzdük.</p>
<p>Durmayacağız, bundan sonra çok daha fazlasını yapacağız.</p>
<p>2023 seçimlerini riske atmayacağız.</p>
<p>Üzerimize ne düşüyorsa, gücümüz neye yetiyorsa yapacağız, elhak nefes alır gibi çalışacağız.</p>
<p><u>Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin ve Cumhur İttifakı’nın ulaşacağı sonuç; </u></p>
<p><strong>√ </strong>Büyük bir seferberlikle yürütülen fedakârlıkların,</p>
<p><strong>√ </strong>Gece gündüz demeden harcanan emeklerin,</p>
<p><strong>√ </strong>Hane hane gezilerek yapılan görüşmelerin,</p>
<p><strong>√ </strong>Sokaklarda, meydanlarda, çarşılarda, tarlalarda, fabrikalarda dökülen alın terlerinin ve göz nurlarının muhterem eseri olacaktır.</p>
<p>Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın koordinasyon ve gözetiminde, bugüne kadar yapılan etkili ve feragat dolu çalışmalardan dolayı siz değerli milletvekillerimize, MYK ve MDK’da görev alan değerli arkadaşlarıma, partimizin il ve ilçe başkanlarıyla birlikte tüm dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.</p>
<p>Hepinizle iftihar ediyorum.</p>
<p>Hepinizle birlikte yol yürümekten, mücadele etmekten kıvanç duyuyorum.</p>
<p>Partimize verilecek her destek ve her oy bizim için siyasi namusumuzun bir belgesidir.</p>
<p>Asla ve asla zayi olmayacak siyasal duruş ve kararlılığın ifadesidir ve Milliyetçi Hareket Partililerin ahlakına emanet edilmiştir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’na verilecek her destek Türkiye’yi kanatlandıracak ve milli hedeflere ulaşma azmini kamçılayacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, sevdalısıdır Türk-İslam medeniyetinin, ümididir İ’la-yı Kelimetullah’ın, yadigârıdır muhterem ceddimizin, simgesidir üç kıtaya yayılmış anılarımızın.</p>
<p>Bizim ittifakımız ve davamız umuttur, huzurdur, gelişmedir, büyümedir, kardeşliktir, kaynaşmadır, Türk milletinin ta kendisidir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi mensuplarının seçim dönemi boyunca, bütün tahrik ve tertiplere, hile ve tuzaklara, iftira ve fitnelere karşı dikkatli ve uyanık olması öncelikle temennim ve beklentimdir.</p>
<p>Malum ve menfur emel sahipleri;</p>
<p>Moralimizi bozmak isteyecekler.</p>
<p>Mücadelemizi zaafa uğratmanın hesabını yapacaklar.</p>
<p>Birbirimize duyduğumuz güveni sarsmak için uğraşacaklar.</p>
<p>Karamsarlık aşılayacaklar, kara kampanyalara hız katacaklar.</p>
<p>Kuşku uyandırmak ve şevkimizi kırmak için yeni taktikler geliştirecekler.</p>
<p>Dedikodu üretecekler, fitnenin dozajını arttıracaklar.</p>
<p>Hiçbir arkadaşım böylesi bir operasyona, böylesi bir saldırgan ve sabotaja eyvallah etmemeli, boyun eğmemelidir.</p>
<p>Biz bu tip ahlaksız telkinlere karşı tecrübe sahibiyiz.</p>
<p>Onların nifak madeni varsa, bizim de hamd olsun çelik gibi imanımız vardır, sapasağlam inancımız vardır, taviz vermeyen irademiz vardır, hepsini birden daldan dala zıplayan maymuna çevireceğimiz unutulmamalıdır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı her siyasal hamlesini sonuç odaklı planlayıp uygulamaktadır.</p>
<p>Ancak bizim için daha da önemli olan, yalnızca aziz milletimizden aldığımız güç ve ilham ile hareket etmek, takdirin ve tercihin ise sevdalısı olduğumuz millete ait olduğunu aklımızdan bir an olsun çıkarmamaktadır.</p>
<p>1969 yılının soğuk bir kış günü, Adana&#8217;da bir Spor Salonunda toplanan bir avuç mücadele adamının açtığı yolda, yalnızca bir milletvekili ve birkaç kasabanın belediye başkanlığından çıkılan 54 yıllık muhteşem yolculukta bugün erişilen merhale gurur vericidir.</p>
<p>Davasına inanmış, milletine güvenen, devletini savunan ve demokrasiye bağlı kadrolarımızın ve mensuplarımızın inanç ve kararlılığı eksilmeden sürdüğü takdirde, aziz milletimizin gözüne ve gönlüne çekilmek istenen perdeler birer birer yırtılacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin her bir ferdi, büyük Türk milleti için ülkü edindiği milli devlet ve milli kimliğin korunması ile kalkınma ve demokrasi mücadelesini, alınları ak, başları dik, kalpleri inançla dolu olarak ilelebet sürdürecektir.</p>
<p>Haklı mücadelemizden asla dönmeyeceğiz.</p>
<p>Döndürmek için köprübaşlarını tutmuş olan gafilleri de pişman edeceğiz.</p>
<p>2023 seçimleri; istiklalimizi korumak ve kuvvetlendirmek için muhteşem bir istikbalin temelini kazan cumhur iradesiyle, dış güçlere paryalık ve payandalığa bel bağlamış zillet ittifakı arasında geçecektir.</p>
<p>Biz, dünyanın en gözde ve en zorlu coğrafyasında yaşayan ve bundan böyle de yaşamak zorunda olan bir milletiz.</p>
<p>Bu nedenle, ne tarihimizi, ne coğrafyamızı ne de kimliğimizi değiştirme arayış ve isteğindeyiz.</p>
<p>Ama hep birlikte bu gerçeklerle daha güzel, daha gelişmiş, daha müreffeh bir gelecek inşa edebiliriz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bunun için varız, bunun için de var olmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Ancak CHP’nin başını çektiği zillet ittifakı Türkiye’nin hedeflerini kırmak, büyüme ve gelişme azmini kundaklamak için son kozlarını oynamaktadır.</p>
<p>Zillet ittifakı A’dan Z’ye krizdir, kaostur, kamburdur, kangrendir, kabahattir, karamsarlık siyasetidir.</p>
<p>Mezkur ittifakın ortak paydasında buluşan her bir parti koltuk ve makam derdindedir.</p>
<p>Siyasi rant kavgaları gizlenemez boyutlardadır.</p>
<p>Zillet ittifakı Türkiye’ye adeta silah doğrultmuştur.</p>
<p><u>Bu köhne ve kötürüm ittifakın buluşma ve birleşme potasını;</u></p>
<p><strong>√ </strong>Devlet ve millet olarak bir arada yaşamanın garantisi olan millî ve üniter devlet yapımızdan duydukları rahatsızlık;</p>
<p><strong>√ </strong>Türk tarihini ve kültürünü karalamak için kolladıkları fırsatlar;</p>
<p><strong>√ </strong>Millet değerlerini aşağılamak için yapılan bozgun siyaseti;</p>
<p><strong>√ </strong>Tarihimizi sorgulatmayı amaçlayan hakaret kampanyaları;</p>
<p><strong>√ </strong>Bölücülüğü aklamaya, terörle mücadeleyi sorgulatmaya dönük alçaklıklar oluşturmaktadır.</p>
<p>Zillet ittifakının bütün yıkıcı ve bölücü girişimlere yataklık yaptığı bu ortamda <u>kirli çabaların maksadının;</u></p>
<p><strong>√ </strong>Türk milletini kendinden kuşku duyan,</p>
<p><strong>√ </strong>Ecdadına şüpheyle bakan,</p>
<p><strong>√ </strong>Millî kimliği ve kişiliği zayıflatılmış,</p>
<p><strong>√ </strong>Bölünmeye karşı duyarsız,</p>
<p><strong>√ </strong>İhanetlere karşı tepkisiz,</p>
<p><strong>√ </strong>Bekasını savunma refleksi zayıflamış,</p>
<p><strong>√ </strong>Kardeşliğini umursamayan,</p>
<p><strong>√ </strong>Terör ve şahadetler arasında kafası karıştırılmış,</p>
<p><strong>√ </strong>Kimin dost, kimin düşman, neyin ihanet neyin cesaret olduğu konusunda tereddüt yaşatılan,</p>
<p><strong>√ </strong>Kendisiyle ve inançları ile problemli bir topluluk haline getirilmek olduğu <u>ortaya çıkmıştır.</u></p>
<p>Gidişat, milletimizin adım adım ve içten içe önümüzdeki yakın vadede karşısına çıkarılması ve beka düzeyinde sarsıntılara yol açması muhtemel bir travmaya karşı alıştırılmaya çalışıldığının alarmını vermektedir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, egemenlik haklarını ve sınırlarını yüzyıllık bir tarih birikimiyle ve kendi milli gücü ile oluşturmuş bir devlettir.</p>
<p>Dünya devletleri ve komşu ülkelerle yapmış olduğu anlaşmaların ve ilişkilerin esasları ile verebileceği milli tavizin son sınırları, bu köklü birikimin ve devlet-millet şuurunun sonucunda belirginleşmiştir.</p>
<p>Cumhuriyetimizin kuruluşu teslimiyetin neden olduğu dayatmaların değil, savaşla ve direnerek kazanılmış bir zaferin getirdiği özgüvenle dünyaya kabul ettirilmiştir.</p>
<p>Bu özgüven Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde imha edilmek, değilse bile ağır yaralı hale sokulmak istenmektedir.</p>
<p>Müsebbip CHP’dir, İP’dir, HDP’dir, Deva’dır, seroktur ve vagon halinde arkaya arkaya eklemlenmiş diğer partilerdir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli komutanlarına saldırıp karalama yarışına girmesi bir siyaset tercihinden öte, terörle mücadeleden ödü patlayan, kabuslar yaşayan, uykuları kaçan mankurt ve mandacı bir siyasetçinin karanlık ağzından saçılan kötülük ve nefrettir.</p>
<p>Yeni Nesil Fırtına Obüslerinden rahatsızlık duyan bir siyasetçi bu milletin evladı olamaz.</p>
<p>Altay tankının yapımından korkan bir siyasetçi bu millete hizmet sevdasıyla dolup taşamaz.</p>
<p>İhalarımızdan, sihalarımızdan, insansız savaş uçağı Kızılelmamızdan, Hürjet’imizden, Atak-2 ile Gökbey helikopterlerimizden, 560 kilometrelik menzili olan Tayfun füzemizden, yerli ve milli teknoloji hamleleriyle yapılan diğer silah sanayi ürünlerimizden kimler gocunuyorsa biliniz ki onlar, küresel emperyalizme ruhlarını satan, iradelerini devreden ilkesizlerdir.</p>
<p>Bugün savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı 2 bini geçmiştir.</p>
<p>Savunma sanayi alanındaki ihracat rakamı ise 2022 yılında 4 milyar 400 milyon doları bulmuştur.</p>
<p>Dünyanın ilk 100 savunma şirketi arasında 7 Türk firmasının bulunuyor olması hepimiz adına gurur vericidir.</p>
<p>El alem bize gıptayla bakıyorken, zillet partilerinin tahammülsüzlükleri, kötü niyetleri bir siyaset değil, apaçık bir husumet alametidir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun PKK nam ve hesabına konuşması aleni olarak CHP’nin tarihi müktesebatını infaz etmek, yok saymak, üzerini kırmızı kalemle çizmektir.</p>
<p>Bu marazi zihniyetin amacı rejim ve devlet krizi çıkarmaktır.</p>
<p>Bu işbirlikçi siyaset kofluğunun arzusu asker-sivil gerilimini tetiklemek, bu çerçevede provoke etmeye çabaladığı cepheleşmeyi aşama aşama tırmandırmaktır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu istese de istemese de, beğense de beğenmese de, çatlayıp patlasa da, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte devlet hayatında birlik ve dayanışma ruhu hakimdir, eski çamlar bardak olmuş, bit pazarının kepenkleri çoktan inmiştir.</p>
<p>Vesayet demek bugünkü CHP yönetimi demektir.</p>
<p>Kenan Evren kafası Kılıçdaroğlu’nun kafasıdır.</p>
<p>Türk askerine parmak sallama cüreti gösteren Kılıçdaroğlu, zalimlerin lejyonu, bunların sınır devriyesi, kule nöbetçisi, kula kulluk eden çürümüş bir şahsiyettir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bir tarafta terörist Demirtaş’ı sahiplenip serbest kalmasını isterken, diğer tarafta Türk askerini rencide etmektedir.</p>
<p>Sorosçu Kavala’ya bir yanda hürmet gösterirken, diğer yanda Türk askerine hakaret seansları düzenlemektedir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, HDP-PKK’yı arkalarken, terörle mücadelede destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerini terbiyesizce hedef almaktadır.</p>
<p>17 Nisan 2022 tarihinde başlayan Pençe-Kilit Harekatı’nda 506 terörist yok edilmiş, 575 mağara kullanılamaz hale getirilmiştir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun karın ağrısı işte budur. Şikayeti budur. Sorun ve sıkıntısı da bundan kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Kahraman asker ve polislerimiz bölücü hainlerin kafasını kopardıkça Kılıçdaroğlu titremektedir.</p>
<p>Allah izniyle alayınızı birden titretmeye, pençe darbeleriyle sallamaya devam edeceğiz.</p>
<p>Hainlere acımayacağız, merhamet göstermeyeceğiz.</p>
<p>Ne arıyoruz Suriye’de, ne geziyoruz Irak’ta, ne işimiz var Libya’da, neyin peşindeyiz Akdeniz ve Ege’de diyen Kılıçdaroğlu’nun dili Yunan dilidir, yılan dilidir, Türk’e düşmanların dilidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine atar gider yapan, demokrasi, özgürlük, insan hak ve hürriyetini özümsemekten aciz düşen zillet ittifakı Türkiye’nin önündeki düşman bariyeridir.</p>
<p><strong><u>Geldiğimiz bu aşamada zillet ittifakı;</u></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Siyasi ve ahlaki kirlilikte,</p>
<p><strong>√  </strong>Siyasi kışkırtıcılıkta,</p>
<p><strong>√  </strong>Milli duygular ve manevi değerler dolandırıcılığında,</p>
<p><strong>√  </strong>Etnik bölücülere ümit ve cesaret aşılamada <u>alternatifsiz olduğunu açıkça kanıtlamıştır.</u></p>
<p>Kılıçdaroğlu askere düşmanlık yaparken, HDP’ye zeytin dalı uzatıp dostluk mesajları verecek kadar küçülmüş ve ufalanmıştır.</p>
<p><u>Geçen haftaki grup konuşmasında demiş ki;</u></p>
<p><em>“Demokrasilerde siyasi partiler kapatılamaz.” </em></p>
<p><em>“Hazine yardımının kesilmesi demokrasi dışıdır.”</em></p>
<p>Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, HDP’nin yedek kulübesine, siyasi amigoluğuna, ikmal kafilesine, Türkiye aleyhine kurgulanan beşinci kol faaliyetine tam olarak dönüşmüştür.</p>
<p>Teröre yardım ve yataklık yapan, bu kapsamda odak haline gelen HDP kapatılmasın da Kandil’e milletimizin vergileri mi aktarılsın?</p>
<p>Daha çok mermi almaları mı sağlansın?</p>
<p>Daha çok ihanet etmeleri mi teşvik edilsin?</p>
<p>HDP’nin kapatılması bir adalet ve demokrasi onurudur.</p>
<p>Bu onur yere düşemez, düşürülemez.</p>
<p>Bu onurun çiğnenmesini isteyen Kılıçdaroğlu CHP’yi HDP’nin eline rehin bırakmış, PKK’nın güdümüne girmiştir.</p>
<p>Akıl tutulması yaşayıp CHP’li Ülkücülerden bahseden Kılıçdaroğlu  bilsin ki, hiçbir namuslu ve şahsiyet sahibi Ülküdaşım PKK’yla, HDP’yle, Türk’e kefen biçmek için fırsat kollayan alçaklarla yan yana gelmez, aynı hizada bulunmaz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, yolu doğru olanın yükü ağırdır, ne var ki senin ne sözün sözdür, ne siyasetin siyasettir, ne de yolun yoldur.</p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinin yalanı, dolanı ve iftiraları alkışladığını küstahça ileri süren CHP Genel Başkanı ve milli silah sanayine çamur atan, Baykar şirketini suçlayan selamsız Babacan, yabancıların etki ajanlığı pozisyonunda sabitlenmişlerdir.</p>
<p>Bu acınası gerçeği de aziz Türk milletinin şamarını yediklerinde anlayacaklardır.</p>
<p>27 ülkeye ihracat yapan, kuruluşundan buyana gelirlerinin yüzde 75’ini ihracattan kazanan bir Türk şirketini karalamak terbiyesizlik ve gayri milliktir.</p>
<p>Öyle ceket çıkarıp konuşmakla adamlık olmaz, altılı masaya meydan okumakla da adaylık olamaz.</p>
<p>Türk ordusuna kimyasal silah kullandı iftirasını atan sicili ve cibiliyeti bozuk Tabipler Birliği Başkanı’nı ziyaret edip destek mesajları veren Babacan’ın HDP’den siyaset yapmaya, ihanet kampanyasının azılı bir mensubu olmaya hazır olduğu da ayan beyan ortadadır.</p>
<p>İhalarımız uçacak, zillet ittifakı, tıpkı dağdaki eşkıyalar gibi saklanacak delik arayacaktır.</p>
<p>Türkiye yükseldikçe yükselecek, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü cumhurun irade zaferiyle şahlanıp zilleti sandığa gömecektir.</p>
<p>Ne kadar arızalı ve hasarlı tip varsa zillet ittifakının safındadır.</p>
<p>Türk milleti zillete rıza göstermeyecektir.</p>
<p>Türk milleti zilletin oyunlarına ve akıl çelici hilekar siyasetine kanmayacaktır.</p>
<p>Türkiye var olan sorunları mutlaka aşacaktır.</p>
<p>Nitekim çok daha müşkül durumları aşmıştır. İnancımız ve gayretimiz de bu yöndedir.</p>
<p>Bizim gideceğimiz başka ülke, yaşayacağımız başka vatan ve gurur duyacağımız başka bir bayrak yoktur.</p>
<p>Başkalarının gelecekte ne olacağı ve nerede duracağı bizi hiç alakadar etmemektedir.</p>
<p>Biz bin yıldır buradayız. Bir ve beraberiz. Önümüzdeki binlerce yılda da burada olacağız.</p>
<p>Kimse en ufak bir tereddüt göstermesin.</p>
<p>Ay yıldızlı al bayrağımızı dünya durdukça son yurdumuz Anadolu’da dalgalandıracağız.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Kıtaların kavşak noktası olarak vazgeçilmez önemi olan ve tarih boyunca yurt tutanların stratejik baskılara maruz kaldığı veya avantajlar elde ettiği Anadolu coğrafyasında, büyük Türk milleti varlığını bin yıldır sürdürmüş ve bu coğrafyayı vatan yapmıştır.</p>
<p>Bin yıllık süre, sahip olunan toprakların stratejik önemine uygun olarak kendi jeopolitiğini geliştirmiş, Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve oradan da Cumhuriyetimize köklü bir manevi veraset olarak intikal etmiştir.</p>
<p>Bir coğrafyanın beşeri, ekonomik, sosyal, kültürel politiğini oluşturmak ve yükseltmek, sahip olunan stratejik imkân ve şartların yanı sıra, mevcut devlet ve yaşayan millet yapısını hesaba katan gerçekçi bir analizin sonucudur.</p>
<p>Bu açıdan, cihan devleti kuran ecdadımızdan ulaşan emanetler, bizlere yalnızca mazide kalmış acı ve tatlı hatıraları değil;  beraberinde yaşanmış gerçekleri, acıklı toprak ve insan kaybıyla sonuçlanmış ibret verici neticeleri bilmemizi ve sonuç çıkarmamızı gerektirmektedir.</p>
<p>1923 yılında kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti, bu bin yıllık stratejik var olma mücadelesinin tarihi mirasını devralmıştır.</p>
<p>Bununla birlikte, çoğunluğu Anadolu&#8217;da, bir bölümü Trakya&#8217;da bulunan bugünkü sınırlarımızı esas alarak, milli ve üniter bir devlet yapılanmasının devamını sağlamayı vazgeçilmez öncelik kabul etmiştir.</p>
<p>Hepinizin bildiği gibi, bugünkü siyasi sınırlarımız kendiliğinden oluşmamış ve kolaylıkla elde edilmemiş, dönemin küresel güçlerinin Türklüğe biçtikleri ve dayattıkları sınırlı bir alanın reddedilmesi sonucunda kanla yazılmıştır.</p>
<p>Kanla yazılan bir tarih kalleşçe değiştirilemez, zilletle silinemez.</p>
<p>Kaderin istikameti kanın ve kahramanlığın istikametidir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi bu anlayış ve kavrayıştadır.</p>
<p>Doğal olarak bugünkü vatanımız, geçen yüzyılın ilk çeyreğinde başka ülkelere tahsis edilmek istenen topraklarımızı fütursuzca parselleyen küresel projenin hilafına; akıl, heyecan, iman, inanç, silah ve hesabın terkibiyle oluşan muazzam bir mücadeleyle kazanılmıştır.</p>
<p>Bu mücadele mirasını yağmalama niyetinde kim varsa bir kez daha düşünmesini, ayağını denk almasını, yanlıştan dönmesini altını çizerek tavsiye ederim.</p>
<p>100 yıllık bir maziden muhteşem bir geleceğe adım adım ulaşma kararlılığı gösteren Türkiye Cumhuriyeti zilletin karanlık girdabına düşmeyecektir.</p>
<p>Güvence Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>
<p>Güvence Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Güvence büyük Türk milletidir.</p>
<p>İstikbalin kutup yıldızı huzurlu Türkiye olacaktır.</p>
<p>Tam bağımsızlık aziz millet varlığının kahraman evlatlarından müteşekkil Cumhur İttifakı eliyle korunacak, kollanacak ve mutlaka güçlenecektir.</p>
<p>Türkiye’nin başarısına gönül veren, milli birlik ve kardeşliği yüreklice savunan, yeni yüzyıla umut bağlayan, yüreğiyle ben de varım diyen her vatandaşımızın, her dava arkadaşımızın Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için 100 oy kazanmaları ve bu hedefe ulaşmak amacıyla insanlarımızı ikna etmeleri niyazım ve beklentimdir.</p>
<p>Her birinizden istediğim de 100 oyu bulmanız, sandığa taşımanız ve 100’üncü yılın şerefine hizmet etmenizdir.</p>
<p>Aş, iş sorunlarının çözümü, dünya çapında muktedir ve Lider Türkiye’nin inşası, hayat pahalılığın ortada kaldırılması bizzat Cumhur İttifakı’nın refakatiyle sağlanacaktır.</p>
<p>Önümüzdeki günlerde EYT sorunu TBMM’de halledilmiş olacaktır.</p>
<p>Vatandaşlarımızın imar sorunlarından terörle mücadelede yaralanıp da gazi sayılmayan kardeşlerimizin haklı taleplerine, uzman çavuşlarımızın özlük haklarıyla ilgili beklentilerinden uzman jandarmalarımızın okullarında geçen bir yıllık sürenin fiili hizmetten sayılmasına kadar her mesele kalıcı olarak çözülmelidir.</p>
<p>Ayrıca başörtüsü sorununun anayasal güvenceye kavuşturulması hususunda açık tarafız, sözleşmeli çalışanlarımıza kadro verilmesinin sonuna kadar destekçiyiz, taşeron firmalarda çalışan kardeşlerimizin kadroya alınmasından da yana olacağız.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, başarılı, sağlıklı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi içtenlikle temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/01/18/mhp-lideri-istikbalin-kutup-yildizi-huzurlu-turkiye-olacaktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
