<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MHP Habaerleri &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/mhp-habaerleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Mar 2024 07:37:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>&#8211; Pelin Yılık, Kadınlar Günü Mesajı Yayınladı</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2024/03/08/pelin-yilik-kadinlar-gunu-mesaji-yayinladi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2024/03/08/pelin-yilik-kadinlar-gunu-mesaji-yayinladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Mar 2024 07:34:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı Milletvekili Pelin Yılık]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Pelin Yılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pelin Yılık Kadınlar günü mesajı yayınladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulkufm.com.tr/?p=8828</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Çankırı Milletvekili Dr. Pelin Yılık,  “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” münasebetiyle yapmış olduğu yazılı basın açıklamasında; “Kadınlarımız, yüce Türk milletinin bekasında, kültürümüzün ve değerlerimizin korunup gelecek nesillere aktarılmasında öncü bir misyon yüklenmiş; Türkiye’nin gelişim ve kalkınma sürecinin mimarı olmuştur.” Dedi. Açıklamasında, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Çankırı Milletvekili Dr. Pelin Yılık,  <strong>“8 Mart Dünya Kadınlar Günü”</strong> münasebetiyle yapmış olduğu yazılı basın açıklamasında; “Kadınlarımız, yüce Türk milletinin bekasında, kültürümüzün ve değerlerimizin korunup gelecek nesillere aktarılmasında öncü bir misyon yüklenmiş; Türkiye’nin gelişim ve kalkınma sürecinin mimarı olmuştur.” Dedi.</p>
<p>Açıklamasında, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin; “Kadın annedir, kadın vatandır, kadın ülkedir, kadın gelecektir, kadın gelecek nesillerin teminatıdır.” Sözlerine dikkat çeken Yılık, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>“Türk kadınının cesaret, fedakarlık ve vatan sevgisiyle harmanlanmış şuuru  tarih boyunca istikbal ve istiklal adına umut olmuştur.</p>
<p>Kadınlar, bulundukları her ortama söz sahibi oldukları her platforma merhamet ve nezaketleriyle değer katarlar.</p>
<p>Kadınlar tarihin her sayfasında kurtuluş ve kuruluş yürüyüşümüzün mimarı olmuşlardır. Kimi zaman cephede, kimi zaman eğitimde, kimi zaman sanatta, kimi zaman yönetici olarak daima varlıklarını hissettirmiş ve yükselişimizi inşa eden en önemli aktörlerdir.</p>
<p>Kadınlarımız, yüce Türk milletinin bekasında, kültürümüzün ve değerlerimizin korunup gelecek nesillere aktarılmasında öncü bir misyon yüklenmiş; Türkiye’nin gelişim ve kalkınma sürecinin mimarı olmuştur.</p>
<p>Saygıdeğer Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi’nin de ifade ettikleri gibi Kadın annedir, kadın vatandır, kadın ülkedir, kadın gelecektir, kadın gelecek nesillerin teminatıdır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak kadınlarımızı Cumhuriyetimizin 100. Yıl vizyonuyla; bilimde, sanatta, sporda, eğitimde, siyasette, yönetici pozisyonlarında hak ettikleri yere taşımak için kararlı adımlar atmayı sürdürüyoruz.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle bu özel günde, tarih boyunca ülkemiz için mücadele etmiş, bilimden sanata, siyasetten eğitime kadar pek çok alanda iz bırakmış başta aziz şehitlerimizin anneleri olmak tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü kutluyor, milli ve manevi değerlerimizin bekçisi olan kadınlarımıza minnet ve şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2024/03/08/pelin-yilik-kadinlar-gunu-mesaji-yayinladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri TBMM Parti Grubunda Konuştu</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 12:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri TBMM'de konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8272</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi. Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, “Köylülerimizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi.<br />
Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, <strong>“Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.”</strong> Sözleri dikkat çekti.<br />
Önümüzdeki yıl yapılacak mahalli seçimlere dikkat çekerek, şimdiden çalışmalara başlanmasını isteyen Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;<br />
“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,<br />
Saygıdeğer Misafirler,<br />
Basınımızın Değerli Temsilcileri,<br />
<strong>   Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28’nci Yasama Döneminin 1’nci Yasama Yılının ilk grup toplantısının hemen başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.   </strong><strong>Bizleri, alnı açık, başı dik ve müsterih bir vicdan eşliğinde kavuşturan Rabbim’e sonsuz şükrediyorum.</strong><br />
14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimi sonucunda milli iradenin teveccühüne mazhar olarak milletvekili seçilen siz değerli arkadaşlarımı ayrı ayrı kutluyor, milletimizin kalpgahı, demokrasinin ana karargâhı Gazi Meclisimize hoş geldiniz diyorum.<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu yeni yasama döneminin milletimize, ülkemize, siyasi partilerimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum.<br />
Bu çatı altında yapacağımız çalışmaların nice güzel, görkemli ve göğüs kabartan reformlara ve yasal düzenlemelere kapı aralamasını, Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde de milli birlik ve kardeşliğimizi çok daha güçlendirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.<br />
Üstlendiğiniz tarihi ve milli sorumluluğun hakkını vereceğinize inanıyor, hepinize güveniyorum.<br />
<strong>  Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize bu vesileyle en halisane selamlarımı iletiyorum.</strong><br />
Bildiğiniz gibi, 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçiminin kesin sonucu 30 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında ilan edilmiştir.<br />
Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’nün amir hükümleri çerçevesinde, Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilanını takip eden üçüncü gün olan 2 Haziran’da TBMM çağrısız toplanmış ve antiçme töreni yapılmıştır.<br />
TBMM üyeleri olarak millet hizmetine başlarken namus ve şeref gibi değerler üzerine ettiğimiz yemin kuşkusuz paha biçilemez niteliktedir ve hepimiz adına bağlayıcıdır.<br />
Ancak bu yemini daha da önemli ve öncelikli hale getiren husus ise taşıdığımız vekâlet görevine müteselsilen göstereceğimiz samimiyet ve sadakattir.<br />
Tam tersi davranışlar bu yeminin sembolik bir seremoniye dönüşmesini sağlayacaktır.<br />
Temennim odur ki, müspet ve müstesna mesajlarla açılmış olan Meclis’in, milletvekili antiçme metnindeki ulvi sözlerin gerçek anlamları ile temsil edilen bir yer olmasıdır.<br />
Siz değerli arkadaşlarım başta olmak üzere, bütün milletvekillerimizin ettikleri yemine bihakkın bağlı ve sadık kalmalarını ümit ediyor, bunu hassaten bekliyor ve diliyorum.<br />
3 Haziran 2023 tarihinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın antiçme töreni gerçekleşmiş, aynı günün akşamında Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin açıklanmasıyla birlikte seçimli demokratik süreç noktalanmıştır.<br />
28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.<br />
Bu tablo aynı zamanda kökleşen siyasi istikrarın somut bir yansımasıdır.<br />
Türkiye siyasi kriz yıllarını geride bırakmıştır.<br />
Dipsiz anlaşmazlıklar, sert gerilimler ve gergin bekleyişler raf ömrünü doldurmuştur.<br />
Kurulamayan, kurulsa bile yürümeyen, yürüse de tavı, tavrı ve takati tartışmalı olan koalisyon hükümetlerinden ne iz ne de eser kalmıştır.<br />
Bu yüzden Parlamenter Sisteme geri dönme hayalleri suya düşmüş, milletimiz bu siyasi hedef sahiplerine itibar etmemiştir.<br />
14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerini aynı zamanda referandum olarak gören ve gösteren partiler tarihin yanlış yerinde konuşlanmışlar ve kaybetmişlerdir.<br />
Milletimiz iki seçimde de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni teyit ve tescil etmiş, parlak geleceğini bu sistemsel mimaride gördüğünü iyice netleştirmiştir.<br />
Türkiye’mizin önü açılmakla kalmamış, yönetim hayatımızdaki denge ve düzen kurumsallaşmıştır.<br />
Bir rejim içinde teşekkül eden siyasi iktidar yapısı meşruluğunu doğrudan doğruya inançlardan ve tecelli eden iradeden almaktadır.<br />
<strong>Toplumun büyük çoğunluğunun inançlarına uygun olan iktidar ve yönetim sistemi hem hukuki hem de meşrudur.</strong><br />
Türk milleti Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında tecessüm eden Kabine’ye ve bu Kabine’nin içinde doğduğu yönetim sistemine inanmış ve onay vermiştir.<br />
Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geride kalan iki seçimden de güçlenerek çıkmıştır.<br />
İnsanların davranış kalıplarını özgeçmişlerine, milletlerinkini de tarihlerine bakarak açıklamak klasik bir metottur.<br />
Geldiğimiz bu aşamada Cumhur ile Cumhuriyet’in kucaklaşması, devlet ile milletin kaynaşması, insanla toplumun bütünleşmesi, geçmişle geleceğin eklemlenmesi yeni yönetim sistemiyle daha da pekişmiştir.<br />
<strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin munzam ve muntazam avantajları siyaset ve demokrasi kültürümüze bahar havası getirmiştir</strong>.<br />
Yeni sistemde hükümet bizzat millettir, millet de hür ve egemendir.<br />
Parlamenter Sistem’in arıza çıkaran, su kaynatan, sorun üreten, huzur ve istikrara pranga vuran, dahası mutabakat yerine kronik münakaşaları kesintisiz tırmandıran mahsurları hepten giderilmiş, Türkiye’miz deyim yerindeyse ayak bağlarından tümüyle kurtulmuştur.<br />
Türk demokrasisi tarih, kültür ve sosyolojik kodlarımıza muvafık yönetim reformuyla daha da olgunlaşmış, bir üst lige sıçramıştır.<br />
Çok açıktır ki, bu başarı Türk milletinin kutlu iradesiyle tezahür etmiştir.<br />
Pek çok engele ve engellemeye rağmen aşı tutmuş, maksat hâsıl olmuştur.<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin şayet tahkim, takviye ve tadil edilmesi gereken yanları varsa, bu durum bir ihtiyaç halini alırsa gereğini yapmak elbette görevlerimiz arasında yerini alacaktır.<br />
Ülkemiz 3 Haziran 2023 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci dönemine resmen geçiş sağlamıştır.<br />
Bu geçiş süreci huzur, barış, sükûnet ve güvenlik içinde temin edilmiştir.<br />
Önümüzdeki dönem, Türk ve Türkiye Yüzyılı Hedefine ulaşma dönemidir.<br />
Önümüzdeki dönem, Lider Ülke Türkiye idealinin tıpkı bir cemre gibi önce milli yüreklere, ardından da bölge ve dünya geneline düşme dönemidir.<br />
“Devlet ve Milletiyle, Hep Birlikte ve Her Şeyden Önce Türkiye” kararlılığıyla her türlü gailenin, her türlü garabetin, çözümü gayrimümkün gibi duran her türlü gayrimuayyen meselenin üstesinden gelecek cesaret, hamiyet, dirayet ve metanet milletimizde çok şükür ziyadesiyle vardır ve ortadadır.<br />
Milletin sözü üstüne söz, iradesi üstünde bir irade olamayacaktır.<br />
Zira egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.<br />
Türk milleti 14 Mayıs’ta da, 28 Mayıs’ta da dosta güven, düşmana korku salmıştır.<br />
Türkiye’nin aleyhine hesap yapanları, proje yazanları, fırsat kollayanları şaşkına ve bağlantı ipi kopmuş şamandıraya çevirmiştir.<br />
Küresel mihrakların arkasına saklanıp istismar ve ihanet masasına oturanlar yanılmış, yabancılaşmış, yanlışa ve yalana gömülmüş, aynı şekilde yıkılmış viraneye dönüşmüştür.<br />
Terör örgütleriyle yol yürüyenler, zalimlerin gizli ajandasına hizmetkârlık yapanlar akıntıya karşı devamlı kürek çekmiş, ne var ki sandığın dibini boylamaktan kurtulamamışlardır.<br />
Türk milleti kaderine, geleceğine, tarihi haklarına ve muhteşem varlığına sahip çıkma basiret ve başarısını hür iradesiyle, haysiyetli tercihiyle göstermesini bilmiş, zilletin defterini dürmüştür.<br />
Değerli Arkadaşlarım,<br />
Konuşmamın bu aşamasında bilhassa 14 Mayıs öncesi partimize karşı yapılan sistematik tahriklerle, husumet tonu bir hayli fazla olan azgınlaşmış kara kampanyalara kuşkusuz temas etmek ve huzurlarınızda tarihe not düşmek mecburiyetindeyim.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi toplamda 5 milyon 484 bin 820 oy sayısı ve yüzde 10,07 oy oranıyla şeytani planları alt üst etmiş, şiddetli iftiraları boşa çıkarmış, şirret saldırı dalgasını kırıp atmıştır.<br />
<strong>Partimiz 50 milletvekiliyle Türk siyasetinin kilit ve stratejik aktörü haline gelmiştir. </strong><strong>Elde ettiğimiz bu sonuç başarıdır ve saygındır.</strong><br />
14 Mayıs Milletvekili Genel Seçimini bütün boyutlarıyla analiz edip incelemek, milletvekili çıkaramadığımız seçim çevreleri başta olmak üzere, çok daha fazla milletvekili sayısına ve siyasi desteğe ulaşmak için neleri yapmamız gerektiğini değerlendirmek ve bunun üzerine kafa yormak elbette bir ihtiyaçtır.<br />
Bunu da yapıyor ve lazım gelen tedbirleri almak için çalışıyoruz.<br />
Hiç şüpheniz olmasın ki, yerimizde sayamayız, olduğumuzla yetinemeyiz, bu bize yeter diyemeyiz.<br />
Her zaman ve her şart altında daha fazlasına talip olmalıyız ve bunun için de insanüstü bir emek harcamalıyız.<br />
14 Mayıs 2023 seçimleri öncesi elimizden gelen her türlü gayreti heyecan içinde gösterdik.<br />
Başarıya inandık, milletimize itimat ettik.<br />
4 Eylül 2021 tarihinden itibaren adım adım 2023’e hazırlandık.<br />
Türk milleti hamd olsun bizleri mahcup etmedi, yeminli Türkiye düşmanlarını güldürmedi.<br />
Dünya siyasetinde bu kadar komploya, bu kadar suçlamaya, bu kadar kötülemeye ve bu kadar haksızlığa maruz kalıp da ayakta durabilen, oyun içinde oyun kuranları hallaç pamuğu gibi fırlatıp atan ikinci bir partiden asla bahsedilemeyecektir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi bu vasfıyla nadide bir siyaset ekolüdür.<br />
Üç hilal Türk siyasetinin yükselen markası, milli gönüllerde yer tutmuş ecdat yadigârıdır.<br />
Türk milliyetçileri, kritik bir dönemde üslendikleri görevin idraki içinde, mazisi yüzyıllara sari milliyetçilik fikriyatını, Milliyetçi Hareket’in 54 yıllık şerefli birikimini heba etmeyecek bir siyasi akla, şuura, öz disipline ve yeterli tecrübeye sahiptir.<br />
Tarihi bir davanın bugünkü temsilcileri olarak, taşıdığımız kutsal emaneti en güzel, en güvenli, en gelişmiş şekilde koruyup gelecek nesillere teslim etmek de her birimizin gayesi ve gayreti olmalıdır.<br />
Bugünü yaşarken yarınları ihmal edemeyiz.<br />
Yarına odaklanmışken geçmişi inkâr edemeyiz.<br />
Zamanı bir bütün halinde kavrayıp Türk milliyetçiliğinin hükmü şahsiyetiyle duruşumuzu, durduğumuz siyasi, ahlaki ve düşünce zeminini bir yanda güçlendirmek diğer yanda da güvenceye kavuşturmak durumundayız.<br />
Milliyetçiliğin esen rüzgarından istifade kurnazlığıyla delik deşik olmuş yelkenlerini şişirme çabasında olan bazı fırsatçıların, kimlik ve kişilik sancısı çeken bir kısım siyaset korsanının ufkumuzu perdelemesine de müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz.<br />
Fikir namusuna, feragat bilincine, fedakarlık künhüne sahip olmayanların siyasi ahlaktan bahsetmesi, milliyetçiliği pazarlama yarışına heves etmesi tuhaf bir çelişki, tufeyli bir çarpıklıktır.<br />
Çelişkide bocalayanların yanlışı savunacak gerekçeyi keyfi olarak imal etmeleri zaman zaman tesadüf edilen bir hastalık tipidir.<br />
Türk milliyetçiliğinin entelektüel sermayesini talan ve yağma peşine düşenler unutmayınız ki, çuvallamaya, çil yavrusu gibi dağılmaya mahkum ve müstahaktır.<br />
Bir işletme; tedarikçiler, pazarlar, müşteriler, rakipler başta olmak üzere, dışarıdan içeriye doğru tanımlanmaktadır.<br />
Siyaset ve fikir bünyesinin tanımı ise içeriden dışarıya doğru olacak, yani merkezden çevre istikametine yayılacak, sonra çevreden merkeze doğru da milletin arzu ve amaçlarıyla birleşip olgunlaşarak karar haline gelecektir.<br />
Merhum Ziya Gökalp’in dediği de budur.<br />
Siyaset, sırf oturulacak koltuk, kazanılacak paye, ulaşılacak makam arayışı değildir.<br />
Siyaset, şöhret ve servet ikmali için bir fırsat şantiyesi, bir çıkar santrali hiç değildir.<br />
Siyaset akıl, ahlak, inanç ve fikir hazinesine erişmiş olanlar için anlamlı, değerli, kalıcı, sürekli bir eylem ve erdem sahasıdır.<br />
Çete mantığıyla, çelişkiler manzumesiyle, çekiçle örs arasına sıkışmış biçarelikle siyaset yapılamaz, bununla mündemiç insan onuru sahiplenilemez, millet ve devlet bekası savunulamaz.<br />
Tarlası sırtında dolaşanlar, yağmur yağsa da ıslanmayanlar, tipi vursa da etkilemeyenler için siyaset ve fikir mücadelesi diye bir şey yoktur ve olmayacaktır.<br />
Bu kategoride olanlar sadece aymaz, sadece gafil, sadece çıkarcı değil, aynı zamanda yüreksizdir.<br />
<strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin yüreksizlerle, yükte hafif pahada ağır menfaatlerinin kölesi olmuş siyasi devşirmelerle ne bugün ne de gelecek de işi ve ilgisi olmayacaktır.</strong><br />
Bir zamanlar hasbelkader aramızda bulunup tefrika ve tezvirat imalatından başka bir şeye yaramayanların davamız üstünden at pazarlığı ve siyaset cambazlığı yapmaya cüret etmeleri öncelikle kendi acziyetleri ve çürümeleridir.<br />
Bizim çürüklerle yolumuz da yönümüz de ayrıdır, Yunus’un dediği gibi, “Her dem taze doğa¬rız, bizden kim usanası.”<br />
Zalim projelerin arasından sıyrılarak, çok zor şartlar altında gerçekleştirdiğimiz bir mücadele neticesinde bugün Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilmeye devam etmektedir.<br />
Verdiğimiz mücadelenin büyüklüğünü anlamak için tahammül ettiğimiz, sabır gösterdiğimiz, la havle deyip dayandığımız zorluklara bakılması yeterli olacaktır.<br />
Küresel emperyalizmin Türkiye’miz üzerindeki melanet emellerine uygun olarak MHP’siz siyaset arayışlarının dayatıldığı muhasım bir siyaset mühendisliğini Türk milleti elinin tersiyle itmiş ve reddetmiştir.<br />
Cumhur İttifakı’nın teklemesi, Cumhurbaşkanımızın tökezlemesi, Türkiye’nin tefessüh etmesi için her iğrenç ve ilkel yola müracaat edilmiştir.<br />
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri küresel siyasetin ana gündem konusu olmuştur.<br />
Zillet ve zulmün hakimiyeti için neredeyse ayinler yapılmıştır.<br />
Ülkemizin kaynaklarında gözü olan uluslararası sermayenin, vatanımızda hesabı olan küresel mihrakların, muazzam etki ve propaganda gücüne sahip odakların ve yerli işbirlikçilerinin, iç ve dış karanlık medya gücünün baskı ve dayatmaları Allah’a şükürler olsun ki birer birer aşılmıştır.<br />
Cumhur varlığını korumuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümü demokrasiyle taçlanmış ve aydınlanmıştır.<br />
Nitekim Cumhur İttifakı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üstünlüğü gene kazanmış, muktedir siyasi yapısını hamd olsun muhafaza etmiştir.<br />
Türkiye’nin istikrarlı gelişim ve ilerleyişine milletimiz omuz vermiştir.<br />
Bizlere güvenen, bizlere inanan, yüzümüzü kara çıkarmayıp muhannete muhtaç etmeyen aziz vatandaşlarımıza, dava ve gönül insanlarımıza, bütün teşkilat mensuplarımıza, seçilsin veya seçilmesin her milletvekili adayımıza içtenlikle teşekkür ediyorum.<br />
Birlikte çok daha güçlü olduğumuzu özellikle hatırlatmayı bir vazife addediyorum.<br />
Kurt dondurucu kışı geçirmiş, fırtınalara direnmiş, velakin yediği ayazı da hiç unutmamış, unutmayacaktır.<br />
Baharı getireceğiz diyenlerin şimdi damı karla kaplanmış, ne Pensilvanya’da ne de Kandil’de güneş açmıştır.<br />
Direne direne kazanacağız diyenlerin ocağına incir ağacı dikilmiş, zillet cephesi süngü düşürmüştür.<br />
Birleşe birleşe kazanacağız diyenler, dağıla dağıla sağa sola savrulup gitmiş, CHP’ye yuva yapan siyasetin guguk kuşları seçimlerin hemen ardından taşıyıcı bedenlerine sırt dönmüştür.<br />
Cumhur İttifakı’nın başarısını Pirus Zaferi metaforuyla gölgelemeye çalışanlar da çizgili pijamalarını giyip Türkiye’nin yükselişini tırnaklarını yiyerek izlemeye başlamışlardır.<br />
İlk kez seçilerek 28’nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev alan 18 milletvekilimizin yanında tüm milletvekillerimize, aynı zamanda diğer partilerin milletvekillerine ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne başarılar diliyorum.<br />
Milletimizden aldığımız destekle haşin, hain ve habis bir kuşatmayı yardık.<br />
Boyalı medyanın kirli manşetlerini yendik.<br />
Gayri ahlaki algı operasyonlarını geçtik.<br />
Kiralık anket şirketlerinin kuyruklu yalanlarını ezip çiğnedik.<br />
Tuzak kurdular, bozduk.<br />
Çöktü dediler, dimdik doğrulduk.<br />
Oyumuzu yüzde 2-3 gösterdiler; hiç aldırmadık, hiç de oralı olmadık.<br />
Baraja takılacağımızı söylediler, coşkun ırmaklar gibi taştık, yangın yerinde gül olup açtık, karanlık gecede hilal olup parladık.<br />
Bitti dediler, yeni ve yeniden güç devşirerek koşmaya başladık.<br />
Onlar bizi tanımıyor, fakat biz menfur ve melun niyet sahiplerinin alınlarına yapışmış etiket fiyatlarında kaç kuruş yazdığını, bunların ne kadar ucuzlaştığını gayet iyi biliyoruz.<br />
Onlar bizi görmezden geliyor, fakat biz alayını birden görüyor, yaklaşan hesap gününü dört gözle bekliyoruz.<br />
Varsın biraz daha oyalansınlar, varsın biraz daha avunup kendilerini kandırsınlar.<br />
İnanıyorum ki, Türk milletinin kudretini eninde sonunda görecekler.<br />
Milletimiz var olduğu müddetçe bırakınız dalımızın kırılıp kökümüzün kuruma imkansızlığını, yaprağımız dahi kımıldamayacaktır.<br />
Bu gerçeği anlayacak ve kavrayacak feraseti olmayanların bizimle boy ölçüşmesi, kedinin aynanın karşısına geçip kendisini aslan görmesi kadar ucube bir halin aynısıyla özetidir.<br />
MHP’siz Meclis düşü kuranların hepsi birden, Türk’süz millet özlemi çeken alçaklar güruhudur.<br />
Çetin saldırılar bize sökmez, çünkü himaye edenimiz Allah’tır.<br />
Hıyanetin fermanı bize geçmez, çünkü imanımız mukavemet ve mücadelemizin dayanağı ve sancağıdır.<br />
Fitne ve dedikodular önümüzü kesemez, çünkü sırtımızı dayadığımız güç mensubiyetiyle övündüğümüz Türk milletidir.<br />
Yaparız, başarırız, kazanırız, huzur deriz, barış deriz, kardeşlik deriz, millet deriz; halkın, hakkın ve hakikatin çizgisinden de asla taviz vermeyiz.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Dramatik ve köklü bir ekonomik değişim çağındayız.<br />
Bunun yanında siyasi ve sosyal olayların sofistike yapısıyla karşı karşıyayız.<br />
Dünyanın eski dünya olmadığının da farkındayız.<br />
Amerikan İç Savaşı’yla başlayan toplu savaşlar ve sarsıntılar dönemi İkinci Dünya Savaşı’yla zirveye çıkmış ve ardından da galip ülkelerin hakimiyet sahalarını belirlemesiyle düğümlenmişti.<br />
Müteakiben uzun yıllar devam eden iki kutuplu dünya düzeni vasat bulmuş, Sovyetler Birliği’nin çözülmesi ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dünya tek kutuplu bir aşamaya geçmişti.<br />
Artık dünyanın tek kutuptan ibaret olmadığı, farklı coğrafyalarda kutup başı ülkelerin serpilip sivrildiği, salkım ve yonca tipi ittifakların yeşerdiği nevzuhur bir insanlık döneminin içindeyiz.<br />
Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Genelkurmay Başkanı da bu gerçeği ikrar ve ifade etmiştir.<br />
Kabil’den Bağdat’a, Şam’dan Beyrut’a, Hartum’dan Trablus’a, Sana’dan Manila’ya, Bombay’dan Keşmir’e, Karaçi’den Kaşgar’a, Kırım’dan Kıbrıs’a, Kiev’den Priştine’ye varıncaya kadar çevremizde kargaşa, kutuplaşma, kriz ve çatışma iklimi egemendir.<br />
İkinci Dünya Savaşı sonrası tesis edilen küresel nizam ve silah zoruyla dayatılan kurallar hiyerarşisi sorgulandıkça huzursuzluğun çapı ve çeperi genişleyip yönetilemez gerilimler artış kaydetmektedir.<br />
Ukrayna’nın Üçüncü Dünya Savaşı’nın test sahası olduğu iddiaları son zamanlarda etkinlik kazanmıştır.<br />
Yüksek hassasiyetli silahlar, hipersonik füzeler, özel operasyonel kuvvetler, robotik sistemler, insansız kara, deniz ve hava araçları ya kalıcı bir barış kuşağının kurulmasına hizmet edecek ya da korkunç bir sonu hazırlayacaklardır.<br />
Aslında insanlık bıçak sırtı bir durumdadır.<br />
Mızrağın çuvala sığmadığı da aşikardır.<br />
Küresel ekonomideki patinajlar siyasi ve sosyal bünyede derin çatlaklara neden olmaktadır.<br />
Londra’dan Paris’e, Berlin’den Madrid’e, Roma’dan Atina’ya, Brüksel’den Sofya’ya kadar AB ülkeleri rahat değildir.<br />
19 üyeli Euro Bölgesi’nin teknik anlamda ekonomik resesyona girmesi alarm zillerinin sesini daha da arttırmıştır.<br />
ABD ve AB’de faizlerin tırmanışı enflasyona kalıcı çözüm getirememiştir.<br />
İşsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, terör, siyasi istikrarsızlık, ekonomik belirsizlik, etnik ve mezhep temelli cepheleşmeler insanlığın başında ince bir ipe bağlanmış keskin kılıç gibi sallanmaktadır.<br />
Hukukun gücü değil, güçlünün hukuku maalesef kıtaları dolaşmaktadır.<br />
Mazlumlar ızdırap içindedir, zalimlerin gözü ve kursağı da doymak bilmemektedir.<br />
Göç konusu hala insanlığın üstesinden gelemediği ana sorunlarından birisi olarak malumumuz ve muhatap olduğumuz bir sancıdır.<br />
Türkiye, böylesi bir alacakaranlık dünya panoraması karşısında önümüzdeki yüzyıla damga vurmanın hedefindedir.<br />
Bu hedef heyecan vericidir, elbette hep birlikte ve herkes eşittir Türkiye anlayışıyla yüzyılın vizyonuna ulaşılacaktır.<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta ifade ettiği “iç cepheyi” diri ve zinde tutmak hepimizin görevidir.<br />
Gerçekten asıl olan iç cephedir.<br />
Bu cephe aziz Atatürk’ün vurguladığı üzere, bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir.<br />
Artık seçim gündemi geride kalmıştır.<br />
Söylenen söylenmiş, herkes eteğindeki taşı dökmüştür.<br />
Sonuçta millet seçimini yapmış, kararını belgelemiş, önümüzdeki beş yıllık süre zarfında siyasi yetkiyi Cumhur İttifakı’yla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş, takdir hakkını bu yönde kullanmıştır.<br />
Meydanların sıcaklığını siyasetin uzlaşma ve diyalog masasına taşımamak lazımdır.<br />
Elbette biz ne demişsek arkasındayız, her sözümüzün de yanındayız.<br />
Ancak Türkiye’nin meselelerini konuşarak, kafa kafaya vererek, ahlaki ve milli ölçekte buluşarak çözebiliriz.<br />
Siyaseti kör dövüşüne çevirmekten uzaklaşmalıyız.<br />
Milletimiz bizden hizmet beklemektedir.<br />
Bundan sonra kenetlenmeyi ve kucaklaşmayı her sahada, her aşamada sağlamalıyız.<br />
Türk milleti tek ses, tek bilek ve tek yürek olduktan, Türkiye bütün güzellikleriyle ve değerleriyle tek nefes haline geldikten sonra zulmün feriştahı, zilletin ağa babası, düşmanın kıralı gelse göreceği yalnızca hezimet ve hüsrandır.<br />
İnanıyorum ki, uyanan ve ayaklanan devin tekrar uyuşup uyuklamasına hiçbir vicdan sahibi insanımız tamam demeyecek, yanlışa taraf olmayacaktır.<br />
Türkiye; ekonomisiyle, siyasetiyle, diplomasisiyle, milli birlik ve kardeşlik ruhuyla, tarihi ve kültürel müktesebatıyla, kavga yerine kucaklaşmayı öne alan sarsılmaz iradesiyle önümüzdeki yüzyılı lehine çevirebilecektir.<br />
Dileğim muhalefet partilerinin girdikleri tünelden, düştükleri türbülanstan bir an evvel çıkmaları, milli ve ahlaki siyaset ilkelerini gecikmeksizin benimsemeleridir.<br />
Maalesef ülkemizin öncelikli sorun alanlarından birisi fikirsiz, temelsiz, kimliksiz, istikametsiz, hedefsiz, heyecansız, milli ve manevi değerlere hazımsız muhalefet anlayışıdır.<br />
Bu anlayış demokrasimiz için de bir kambur ve külfettir.<br />
Muhalefet partilerinin kaynayan kazanı kapak tutmasa da, bu bizim meselemiz değildir.<br />
Birbirlerini yiyip tüketmeden orta yolu bulmaları tavsiyemdir.<br />
Kulislerin ateşlenmesi, lobilerin iştahlanması onların iç sorunudur.<br />
Üzüntümüz CHP Genel Başkanı’nın hala milletimizin mesajını algılayamamış, hala anlam verememiş olmasıdır.<br />
Bir televizyon kanalında, “kazanamadık, ama ağır bir yenilgi de almadık” sözleri, köylülerimizi ve TRT’yi suçlayan ve hakir gören tarihi hatası şuur kaybının yanı sıra hala şoku atlamadığına delildir.<br />
Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.<br />
Bu ayıplı sözler milletimizi derinden yaralamış, aynı şekilde CHP’ye oy veren vatandaşlarımızı da şaşırtmıştır.<br />
Anadolu’nun kavruk yüzlü, nasır tutmuş elli, tarlasında ve ağırında nafakasının mücadelesinde olan şerefli insanlarımızı anlamadan, haklarını teslim etmeden, onların gönüllerine girmeden yapılacak hiçbir mücadeleden sonuç alınamaz.<br />
Sayın Kılıçdaroğlu’nu defalarca uyardım:<br />
“Güvenme dostuna, saman doldurur postuna” dedim.<br />
CHP’nin üzerinden 40’a yakın milletvekilini kapan doğruca kendi evine gitti.<br />
CHP’nin önünden rastlantıyla geçene Cumhurbaşkanı yardımcılığı vaat edildi.<br />
Bakınız daha birkaç gün önce Ankara’yı sel götürdü, mazgallar tıkandı, araçlar sular altında kaldı, vatandaşlarımız mağdur oldu, her yer göle dönüştü, ama CHP’li Belediye Başkanı il il, meydan meydan dolaşarak asıl görevini unutmuş, şehrin yüzüstü bırakmıştı.<br />
Emanete tıpkı İstanbul Belediye Başkanı gibi ihanet etmişti.<br />
Ankara’ya çivi çakılmadı, belediye hizmetleri uzun zamandır askıya alındı.<br />
14 Mayıs akşamı bu iki belediye başkanı beşinci sınıf bir çadır tiyatrosunda gösteriye çıkarak kazandık diyorlardı, ama sorumluluğunu taşıdıkları kentlerine kaybettirdiklerini çok geçmeden herkes görüp anlamış oldu.<br />
Dolduruşa geldiler, itibar ve inandırıcılıklarını spot piyasaya düşürdüler.<br />
Nefsine söz geçiremeyenden siyasetçi olmayacağı gibi adam da olamayacaktır.<br />
Yine Kılıçdaroğlu’nu Hz.Mevlana’nın sözüyle uyardım ve dedim ki:<br />
“Kiminle gezdiğinize, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin; çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.”<br />
Sayın Kılıçdaroğlu ve diğer ortaklarının milletin çağrısına kulak verip, en azından yeni bir anayasa konusunda olumlu ve yapıcı yaklaşmaları önümüzdeki en belirgin samimiyet testidir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’mize geniş katılımlı, kapsayıcı, demokratik nitelikli, milletimizin özlemlerini yansıtan, devlet ve millet dengesini titizlikle kuran bir anayasa kazandırabilmek için elini taşın altına koymaya hazırdır.<br />
Bu kapsamda Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde 100 maddelik Anayasa teklif metnimiz de çoktan hazırlanmıştır.<br />
Yeni yüzyılda, 100 il, 1000 ilçeden müteşekkil idari yapısıyla gücüne güç katmış bir Türkiye’yi inşa ve ihya etmemiz mümkündür.<br />
18 Mart 2021 tarihinde gerçekleşen 13’üncü Olağan Büyük Kurultayımızda milletimle paylaştığım beş stratejik hedeften birisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, daha yerinde bir ifadeyle, Türk Tipi Başkanlık Modeli’ne sahip çıkmak, ilke, kural ve kurumlarıyla yaşamasına hizmet etmektir.<br />
Bir başka stratejik hedef olarak da; sivil, geniş katılımlı, herkesi kapsayan, yeni yönetim sisteminin ruhuna ve dokusuna müzahir yeni bir anayasa hazırlığını göstermiştim.<br />
Demiştim ki, “Milliyetçi Hareket Partisi bu kapsamda gerekli çalışmalarını sürdürmektedir ve önümüzdeki birkaç ay içinde hazırlıklarımız Allah’ın izniyle tamamlanacaktır.”<br />
Milliyetçi Hareket Partisi yeni anayasa konusunda sık sık dile getirdiği çalışmalarını Allah’a şükürler olsun ki 4 Mayıs 2021 tarihinde bitirmiş ve metin yazımı sonuçlanmıştır.<br />
“Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 Maddelik Yeni Anayasa” teklif metnimiz müzakere edilmek için hazırdır.<br />
Biz de laf yok icraat vardır.<br />
Dedik mi yaparız, yaptık mı mertçe sahiplenmesini biliriz.<br />
Temel görüşlerimizi merak edenlere tekrar hatırlatırım ki:<br />
Türkiye Cumhuriyeti adıyla, Türk milleti kimliğiyle beraberce yaşayabilmemizin tartışılmaz ilke ve esasları 29 Ekim 1923 tarihinde Atatürk ve kurucu kahramanlar tarafından belirlenmiştir.<br />
Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklal Marşı olduğu kaydedilmiş ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti, ülkesi, milleti ve egemenlik unsurlarıyla bir bütündür, aynı zamanda milli ve üniter bir devlettir.<br />
Türk milleti tarihi ve kültürel kökleri itibariyle ayrılık kabul etmeyen beşeri bir varlıktır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu Milli Mücadele’nin eseridir.<br />
Ay yıldızlı al bayrağımız bağımsızlığımızın, egemenliğimizin, birlik ve beraberliğimizin sembolüdür.<br />
İstiklal Marşımız, İstiklal Savaşımızın kahramanlık destanıdır ve o günlerin mukaddes bir hatırasıdır.<br />
Milli birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temeller “tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek vatan” ülküsüdür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi, bu kutlu değerleri ve kutsal emanetleri, göstereceği yüksek fedakârlık, kararlılık, milli şuur ve millet sevgisi ile korumaya sonuna kadar yeminlidir.<br />
Bunlar bizim hayat ve varlık kaynağımızdır.<br />
Bizim Anayasa hazırlığı ekseninde aradığımız uzlaşma ve diyalog zemini ancak milli ve manevi ilkelere saygı ve riayetle mümkündür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi’nin ayrılıkta, bölünmede, çözülmede, dağılmada mutabakat araması asla ve asla mümkün değildir.<br />
Beklentimiz ve ümidimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin milli duruş ve Anayasa hazırlığı için yaptığı sağduyu ve kucaklaşma çağrılarının bu ilkeler etrafında cevap bulmasıdır.<br />
Sözlerime son vermeden altını çizerek açıklamak isterim ki;<br />
Asgari ücretle geçinen kardeşlerimizin, emeklilerimizin, memurlarımızın ve toplumun her kesiminin döviz kurundaki dalgalanmalardan korunarak insanca yaşayacakları ücret ve maaş seviyelerine çıkarılmalarını destekliyor, üzerimize ne düşüyorsa yapacağımızın sözünü veriyorum.<br />
Ayrıca 11 Haziran 2023 tarihinde Pençe-Kilit Harekât Bölgesi’nde bölücü terör örgütü PKK’nın tuzakladığı el yapımı patlayıcıların infilak etmesiyle şehit düşen Uzman Çavuş Cem Ahmet Kaya ile Uzman Çavuş Halil Şahin evlatlarımıza ve tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum.<br />
Başımız sağ olsun, vatan sağ olsun, milletimiz sonsuza kadar var olsun.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Meclis çalışmalarında her birinize üstün başarılar temenni ediyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Devleti ve Hükumeti Suçlayan Güruh Arızalıdır, Arsızdır, Art Niyetlidir.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi hareket partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8142</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  “Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.” Dedi. Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  <strong>“Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.”</strong> Dedi.</p>
<p>Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edeceğini söyleyen MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasında Şu İfadeler eyer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekilleri, </strong></p>
<p><strong>Muhterem Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor; başarılı, sağlıklı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Bilim insanları Evren’in yaşını 13,7 milyar; Dünya’nın yaşını da 4,5 milyar yıl olarak tahmin etmektedir.</p>
<p>Yine yapılan araştırmalar kapsamında, insanlığın 3 milyon yıla, düşünen ve konuşan insanın da 1 milyon yıla uzanan bir geçmişi olduğu ileri sürülmektedir.</p>
<p>Elbette hayatı bahşeden bellidir.</p>
<p>Bu değişmez ve değiştirilemez ilahi bir hüküm, aynı şekilde ezeli bir takdirdir.</p>
<p>Nitekim Allah’tan geldiğimiz, yine O’na döneceğimiz manevi bir hakikattir.</p>
<p>Dünya’nın dönmeye başladığı andan bugüne kadar yerin altıyla yerin üstünde şiddeti farklılaşan doğal hareketler biteviye yaşanmış, hayatın ve coğrafyaların istikameti buna muvafık oluşmuştur.</p>
<p>İnsanın yerkürede varlığıyla beraber doğal ve doğal olmayan felaketlere direnme macerası eşzamanlı şekilde başlamış, zamanla daha da karmaşık bir hal almıştır.</p>
<p>Bu dünyevi gerçekle yaşamak, buna müzahir bir hayat planlaması yapmak şüphe yok ki zaruridir.</p>
<p>Modifiye edilmiş hayat formlarının tartışıldığı; biyo-cerrahi, enformatik, nano-teknolojiler, bağlı nesneler, şeylerin interneti, büyük veri, 3D yazıcılar, sibernetik ve yapay zeka gündemli insanlığın bugünkü dönemiyle ilkel dönemler arasında felaketlerin zuhuru bakımından çok az fark vardır.</p>
<p>Göze çarpan en müessir farklar ise felaketler karşısında somutlaşan; mukavemet aklının derinliği, mücadele şuurunun enginliği, müdahale ve münasebet ağının genişliğiyle metanet duygusunun genelliğidir.</p>
<p>Tanımadığı, tanımlayamadığı, anlayamadığı, aklıyla kavrayamadığı her şeyden korkan ve kaçan insandan, her neviden korkuya savaş açan insana ulaşılması çağların adeta su gibi akışıyla; bilinç, bilgi ve inanç düzeyinin yükselişiyle mümkün olmuştur.</p>
<p>Asırlarca ödenen bedellerin mecmuundan, hayat tecrübelerinin damıtılmasıyla oluşan kültür mefhumundan sırasıyla medeniyetler ve milletler doğmuştur.</p>
<p>Çetin şartların aşılması aynı zamanda tarihsel ilerleyişi de sağlamış, hatta vaki ilerleyişi hızlandırmıştır.</p>
<p>Gerçi her ilerleyişin bir değişim, fakat her değişimin bir ilerleyiş hali olmadığı bilinen bir husustur.</p>
<p>Tarih sürecini, felaketlere göğüs gererek ayakta kalmayı başarmış toplum ya da milletlerin marifet ve mükafatı olarak tarif etmek sanıyorum yanlış bir değerlendirme olmasa gerektir.</p>
<p>Bu açıdan baktığımızda, Türk milletinin hem tarih yapan hem de tarih yazan bir millet olduğu hemen fark edilecektir.</p>
<p>Felaket zamanlarında feragat kültürümüz ve fedakârlık künhümüz hamd olsun göz kamaştırıcı düzeyde serpilip sivrilmektedir.</p>
<p>Acıların kaldırılması kolay olmayan hamulesi paylaşıldıkça hafiflemektedir.</p>
<p>Dayanışma ve yardımlaşma hissiyatı bir yanda gönülleri birleştirirken, diğer yanda ortak hedefler doğrultusunda gövdeleri kenetlemektedir.</p>
<p>Bize özgü hasletler, bize has değerler, bizimle mündemiç vasıflar felaketler karşısındaki yegane dayanağımızdır.</p>
<p>Tarihi deneyimlerle sabittir ki, milletimizin ruh kökü, maddi ve manevi dirayeti her türlü musibetle başa çıkmaya ziyadesiyle kafidir.</p>
<p>İslami, insani, vicdani mirasımız zorluklarla mücadelede feyiz kaynağımız, koruyucu kalkanımızdır.</p>
<p>Nimete de mihnete de şükür eden; dikene kızmak yerine içindeki gülü görmesini bilen bir inanç haysiyetine sahip olduğumuz tartışma götürmez bir başka gerçektir.</p>
<p>Bu zamana kadar, doğal felaketler bize sadece dayanışmanın ve kardeşliğin ne kadar muazzez olduğunu öğretmekle kalmamış, aynı zamanda bunu hayatımızın her alanına teşmil edecek manevi ve kültürel zenginliğe sahip olduğumuzu da göstermiştir.</p>
<p>Yine felaketler karşısında, günübirlik tavır ve tepkiden daha üst, daha kalıcı, daha dayanıklı bir davranış güzelliği hamd olsun gelişmiş ve yerleşmiştir.</p>
<p>Bu nedenle gelecek umutlarımız her şartta diri kalmıştır.</p>
<p>Gücümüz milli birliğimizdir, güvencemiz devletimizin meselelere hakimiyeti ve tüm cömertliğiyle mağdur ve mazlum insanlarımızın yanında oluşu, arkasında duruşudur.</p>
<p>6 Şubat 2023 tarihinde Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki depremle Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki iki deprem yaygın bir kayba ve yıkıma yol açmıştır.</p>
<p>Bu hazin tablo yediden yetmişe, kuzeyden güneye, doğudan batıya her vatandaşımızı, her insanımızı hüzün ve hüsranla sarsmış, yüreklere ateş düşürmüştür.</p>
<p>20 Şubat 2023 tarihinde de, Hatay’ın Defne ilçesi merkezli 6,4 büyüklüğündeki depremin yanında Samandağ merkezli 5,8 büyüklüğündeki deprem ile Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde dün meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem yine acılarımıza acı katmış, endişeleri artırmıştır.</p>
<p>Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerimizde toplam <strong><em>44 bin 375</em></strong> vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>Sayıları 100 bini aşan vatandaşımız da yaralanmıştır.</p>
<p>Bu vesileyle depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, tedavi gören vatandaşlarımıza şifalar diliyorum.</p>
<p>Başımız sağ olsun diyorum.</p>
<p>Depremlerin ardından 10 bin 282 artçı sarsıntı meydana gelmiştir.</p>
<p>Şu ana kadar afet bölgesindeki illerimizden 563 bin vatandaşımız tahliye edilmiştir.</p>
<p>Doğduğu, doyduğu ve büyüdüğü köy, ilçe ve illerden koparak muhtelif şehirlerimize gitmek zorunda kalan vatandaşlarımızın uygun yerleşim yerlerini oluşturarak tekrar geri dönüşlerini sağlamak, anılarıyla buluşturmak ihmali olmayan görevlerimiz arasındadır.</p>
<p>Depremden zarar görmüş her yeri eskisinden de güzel ve yaşanabilir hale getirerek sahip çıkmak durumundayız.</p>
<p>Ayrıca afet bölgesinde ve haricinde; çadır, konteyner, yurtlar, oteller, kamu misafirhane ve tesisleriyle diğer barınma alanlarında 1 milyon 914 bin 292 vatandaşımıza hizmet sunulmaktadır.</p>
<p>İçi dışı, yanı yöresi, önü arkası fitne fesat yumağına dönen bazı münafık siyasetçilerin çadır üzerinden sürdürdükleri iftira sağanağına rağmen, 335 bin 382 çadırın kurulumu gerçekleştirilmiş ve bu kapsamdaki çalışmalar da devam etmektedir.</p>
<p>Bölgeye günlük 10 binin üzerinde çadır sevk edilmektedir.</p>
<p>Şu ana kadar 287 çadır kent kurulmuştur.</p>
<p>Kaldı ki çarpıcı gerçekler her şeyiyle ortadadır.</p>
<p>Devleti ve hükümeti suçlayan güruh arızalıdır, arsızdır, art niyetlidir.</p>
<p>Ayrıca 10 il ve 130 noktada konteyner kentler canla başla hayata geçirilmektedir.</p>
<p>Bunun yanında Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde prefabrik ve tuğla evlerinin kullanıma hazır olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Aynı anda hem zamanla hem de zorlu şartlarla mücadele edilmektedir.</p>
<p>Depremlerden zarar gören insan sayımız çok fazla, coğrafi sahamız çok geniştir.</p>
<p>Bu çerçevede ister istemez bazı eksikliklerin, amaçlanan ve arzulanan hizmetlerin temininde bazı yetersizliklerin vuku bulması normaldir, olağandır, beklenmelidir.</p>
<p>Mühim olan gösterilen çok boyutlu çabalardaki samimiyet, yapılan geceli gündüzlü çalışmalardaki yoğun gayret ve sürekliliktir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm unsurlarıyla görevinin başındadır, mağdur vatandaşlarımızın sonuna kadar da yanındadır.</p>
<p>Hiç kimse yalnız, kimsesiz ve sahipsiz değildir.</p>
<p>Felaketten siyasi ve ekonomik rant devşirmeye heveslenenlerin devleti töhmet altında bırakıp mesnetsiz şekilde karalama arayışı tek kelimeyle bozgunculuktur.</p>
<p>Ahlaki ve vicdani dayanışmadan mahrum zihniyetlerin açtıkları iftira cephesine devamlı yığınak yapmaları utanç verici bir ayıptır.</p>
<p>İçinden geçtiğimiz çok kırılgan, bir o kadar da nazik günlerde Türk sporunu siyasi kutuplaşmanın içine çekmek için kıvrananlar, tribünleri ajan provokatörlerin güdümüne havale etmek maksadıyla oyun kuranlar tarihi bir yanlışın tam ortasındır.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu yapılan bazı futbol müsabakaları esnasında, stadyumlardan hükümet istifa bağırtısının koro halinde seslendirilmesi deprem felaketinde hayatlarını kaybetmiş vatandaşlarımıza ve depremzede kardeşlerimize vahim bir saygısızlıktır.</p>
<p>Türkiye’nin, depremin ağır sonuçlarıyla kıyasıya mücadele ettiği bir süreçte, Türk futbolunu lekelemeye, Türk sporunu siyasileştirmeye, kutuplaşma dalgasını sahalara yansıtmaya çalışanlar alçakça bir kurgunun içindedir.</p>
<p>Spor demek dostluk, kardeşlik ve centilmenlik demektir.</p>
<p>Spor demek ahlaklı olmak demektir.</p>
<p>Spor demek takım ruhuyla, yani dayanışma ve yardımlaşmayla hareket etmek demektir.</p>
<p>Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.</p>
<p>Herkes yerini yurdunu, haddini hududunu bilmelidir.</p>
<p>Sahalardan sokak aralarına gerilim ve çatışma tahviline yeltenenlere müsamaha gösterilmeyecektir.</p>
<p>Müşterek acılarımızın üzerine basarak, depremin hasar ve enkazından yararlanarak zillete yardım ve yataklık yapanlar, Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyanlar kim olursa olsun ülkesine ve milletine sırt dönmüş odaklardır.</p>
<p>Türkiye Futbol Federasyonu ve bütün futbol kulüpleri tarih ve millet önünde milli, ahlaki ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmek, müsabakalarda istikrarı, insicamı ve huzuru sağlamakla mükelleftir.</p>
<p>Tribünler çürük siyasi sloganların atılacağı mekânlar olamaz.</p>
<p>Kalabalıkların arasına sızarak devlete ve hükümete meydan okunmasını provoke edenlerin önce tespiti, ardından da tecziyesi mutlaka yapılmalı, Türk sporu düştüğü karanlık dehlizden el birliğiyle çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu hedef gerçekleşene kadar gönül verdiğim Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyeliğinden ayrıldığımı tekraren ifade etmeyi milletime sadakat ve vefa borcu, felaketler karşısında da sorumluluk duygusu olarak addediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Bu sıkıntılarla perçinlenmiş ortamda, 20 Şubat 2023 Pazartesi günü Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte önce felaketin acıklı sonuçlarına maruz kalan Hatay’ı ve ilçelerini ziyaret ettik.</p>
<p>Müteakiben Kahramanmaraş’a geçtik.</p>
<p>Bir gün sonra da Osmaniye ve Gaziantep il merkezinde ve depremden zarar gören ilçelerinde detaylı incelemelerde bulunduk.</p>
<p>Dün Adıyaman’a gittik, bugün öğleden sonra da inşallah Malatya’da olacağız.</p>
<p>Bir defa şunu ifade etmek boynumun borcudur ki, yaralar hızla sarılmakta, her insanımızın elinden tutulmakta, hiç kimse aç ve açıkta bırakılmamaktadır.</p>
<p>Hizmetlerde süreklilik esastır.</p>
<p>Toplumsal rahatlama, sosyal ve ekonomik toparlanma hız kazanmaktadır.</p>
<p>Vatandaşlarımız devlete güven duymaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte mevcut sorunlarının aşama aşama çözüleceğine inanmışlar, bunun da ikna edici örneklerine şahit olmaya başlamışlardır.</p>
<p>Devlet çevik ve çelik iradesiyle, sahip olduğu bütün imkanlarıyla alandadır, milletiyle iç içedir.</p>
<p>Bakanlarımız, bürokratlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, yardım gönüllüsü insanlarımız, yerli ve yabancı arama kurtarma ekipleri 7 gün 24 saat teyakkuzdadır.</p>
<p>Yüzyılın dehşet verici felaketine yine yüzyılın kutlu mücadelesiyle direniş gösterilmektedir.</p>
<p>Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın ızdırabı tarifsiz olsa da, gözlerinde elemin derin izleri yer alsa da, buna karşı harekete geçen yardımlaşma ve seferberlik ruhu tüm sorunlara rağmen hayranlık uyandırmaktadır.</p>
<p>Kuşkusuz yıkılan her binanın yenisi yapılacaktır.</p>
<p>Bu yeniden inşa ve ihya hamlesinin ilk adımı geçen hafta atılmış, toprak ilk kazma vuruşuyla buluşmuştur.</p>
<p>11 ilimizi kapsamına alan yeni yerleşim alanları haritası kamuoyuyla paylaşılmış, bölge insanımız ve milletimiz derin bir nefes almıştır.</p>
<p>Sağlam zemine ve az katlı olmak suretiyle ilk etapta 199 bin 739 kalıcı konut ile 73 bin 972 köy evi yapılması kararlaştırılmıştır.</p>
<p>Gaziantep’in Nurdağı ile İslahiye ilçelerinde temel kazı çalışmaları 24 Şubat 2023 Cuma günü başlamıştır.</p>
<p>Yapılan binaların ilk teslimatının 7 ay sonra gerçekleşmesi hedeflenmektedir.</p>
<p>Bir yıl içinde de yıkılan il, ilçe ve köylerimizin yeni baştan inşası bitmiş olacak, neticede hak sahibi mağdur vatandaşlarımıza güvenli konutların teslimi sağlanacaktır.</p>
<p>Bu durum muazzam bir atılım, müstesna bir kararlılık işaretidir.</p>
<p>Göz alıcı gelişmeler Türkiye’nin ulaştığı saygın ve sayılı güç seviyesinin aleni ibrası ve ilanıdır.</p>
<p>Kalbi Türkiye sevdasıyla çarpan her kardeşimiz gelecekten ümitlidir.</p>
<p>Yeis ve yılgınlığa hiç gerek yoktur.</p>
<p>Cumhur İttifakı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hem konutlarını yapacak, hem de felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edecektir.</p>
<p>24 Şubat 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 126 Sayılı <strong><em>“Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”</em></strong> bazı etkili tedbirlerin hayata geçirilmesini esas almaktadır.</p>
<p>Bu kararnameye göre, afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afetten etkilenenlerin geçici ve kesin iskan alanları; fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, AFAD Başkanlığı’nın yeni yerleşim yerlerinin tespitine ilişkin görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen ilgili kurumlara bildirileceği,</p>
<p>Bu bildirim yapılırken gereklilik bulunması halinde, Mera Kanunu ile Orman Kanununun Ek 16’ıncı maddesinde belirtilen alanların da kullanılabileceği ifade edilmiştir.</p>
<p>Alınması öngörülen önemli tedbirlerin bir kısmı bu şekildedir.</p>
<p>Ek 16’ıncı madde, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar tanımlanmaktadır.</p>
<p>Bir defa mezkur kararnamede Mera Kanunuyla Orman Kanununun ilgili maddesinde sözü edilen alanların doğrudan kullanılacağı değil, gerekirse kullanılabileceği dikkatle belirtilmiştir.</p>
<p>Peki bunun neresinde mahsur vardır?</p>
<p>Bazı köşe yazarları, bir kısım tetikçi medya organları ağız birliği halinde, orman alanlarının da konut için kullanıma açılacağını hangi bilgi ve belgeye dayanarak söylemektedir?</p>
<p>Orman vasfını kaybetmiş taşlık, kayalık ve verimsiz alanlar üzerinde, ihtiyaç hasıl olması halinde konut yapmanın, evsiz barksız insanlarımıza başlarını sokacak bir göz ev inşa etmenin neresinde sakınca olacaktır?</p>
<p>Deprem kadar tehdit saçan bu taş kalpli Türkiye muhalifleri gerçekleri saptırarak neye ve kime hizmet etmektedir?</p>
<p>126 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini asıl manasından koparanların ya okuma-yazma-anlama özürleri korkunç boyutlardadır ya da iflah olmaz bir gaflet ve hatta hıyanet salgınına yakalandıkları barizdir.</p>
<p>Şu marazi ve maksatlı eleştirilere bakar mısınız:</p>
<p>Deprem sonrası bölgeye yardım ulaştırmakta geç kalan iktidar inşaatlar için jet hızıyla kararname çıkarmış.</p>
<p>Konutlar için mera ve ormanlar kullanılacakmış.</p>
<p>Plan ve imar onayı beklenmeyecekmiş.</p>
<p>İtiraz hakkı olmadığı gibi ekolojik tehlikeler de dikkate alınmamış.</p>
<p>Doğal felaket kadar zararlı bu kötürüm ve köhne anlayış sahiplerinin depremzede vatandaşlarımıza hassasiyet ve hürmet göstermemesi yenilir yutulur bir ahlaksızlık değildir.</p>
<p>Bunların, bir yıl içinde konutların yapılıp teslim edilecek olmasından dolayı ödleri kopmaktadır.</p>
<p>Yaşadıkları kabus alayını titretmektedir.</p>
<p>Bunlar, milletimizin derdiyle dertlenmeyen, sevinciyle sevinmeyen, acısına üzülmeyen, ülkemize yönelik tertip edilmiş beşinci kol faaliyeti içinde sıraya dizilen sevimsiz ve seciyesi bozuk çevrelerdir.</p>
<p>İnsanlık değerlerinden yoksun ve yoksul düşmüş namertlere söylenecek en etkili sözü millet yakında demokratik iradesiyle ve güçlü şekilde haykıracaktır.</p>
<p>İşte o zaman hesap zamanıdır.</p>
<p>İşte o zaman geldiğinde kötü niyet sahiplerinin bühtanları burunlarından fitil fitil getirilecektir.</p>
<p>Haydi konutu geçtik, bari bir kümes yapın da görelim desek yetersizlikleri ve yeteneksizlikleri birer birer ortaya çıkması kaçınılmaz olan kifayetsizlerin her yapılana kara çalması karanlık mizaç ve meşreplerinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>İnsanlarımıza yuva yapılmasına karşı çıkanlar, bahane üretenler, dedikodu yayanlar, akılları bulandırmak için tezgâh kuranlar milli ve manevi değerlerimize de karşı olan gayri ahlaki, gayri milli, gayri insani yüzlerdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, yaparsa Cumhur İttifakı yapar ve kesinlikle yapacaktır.</p>
<p>Başarırsa Cumhur İttifakı başarır ve mutlaka başaracaktır.</p>
<p>Türk milleti zelzelenin üstesinden cesaret ve sabırla gelecek, yedi düvelin kurşun askeri olan zillete de asla müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Zaferin büyüklüğü, mücadelenin zahmetiyle ölçülmektedir.</p>
<p>Mücadelemiz zor olsa da, zaferimiz inşallah büyük olacaktır.</p>
<p>İlerlediğimiz yolda hiçbir sorunla karşılaşmıyorsak, biliniz ki o yol bizi hiçbir yere götürmeyecektir.</p>
<p>Ok ancak geri çekilerek atılmaktadır.</p>
<p>Hayatın olağan akışı içinde çetin imtihanlarla sınanıyorsak, emin olunuz ki, daha yükseğe fırlamak, daha ileriye atılmak sadece bir zaman, sadece bir sabır meselesidir.</p>
<p>Sabır acıdır, ama meyvesi tatlıdır.</p>
<p>Allah bizimledir, yar ve yardımcımızdır.</p>
<p>Huzurun, güvenliğin, bereketin, esenliğin, selametin parlak ışıkları milli birlik ve sağduyunun enerjisiyle yanacaktır.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılı çağların yüksek hisarlarında milli azim ve erdemle aydınlanacak ve anıtlaşacaktır.</p>
<p>Felaketin yükü ağırdır, bunu kaldırmak ise iman, irade ve dayanışma aklıyla mümkün olacaktır.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Merhum vatan şairimiz Akif’in aynen dediği gibi:</p>
<p><strong><em>“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;</em></strong></p>
<p><strong><em>Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”</em></strong></p>
<p>Tefrikadan beslenen, tezvirattan geçinen tıyneti ve niyeti tartışmalı olan zevat ne iyi günümüzü paylaşacak yakınlığı ne de kötü günümüzü kalbinde hissedecek duyarlılığı sergilemektedir.</p>
<p>Organize bir kötülük maalesef gün geçtikçe etkinlik ve derinlik kazanmaktadır.</p>
<p>Düşünüyorum da, ne ara bu kadar devlet ve millet düşmanı türemiştir?</p>
<p>Hangi ara bu kadar husumet yandaşı mevzi almıştır?</p>
<p>Gocunanlar olabilir, ancak bu soruları sormayalım mı? Tarafımızı ve duruşumuzu belli etmeyelim mi?</p>
<p>Sahne alan tahammülsüzlükler, seriye bağlanan önyargılar, seyrekleşen bağlılıklar, serpiştirilen nifaklar, sertleşen acımasızlıklar, afetin göbeğine siyasi istismar şantiyesi kuran seviyesizler ne kadar fırsat düşkünü olduklarını böylesi bir zamanda da açıkça tevsik ve teyit etmişlerdir.</p>
<p>Geçmişte CHP’den milletvekili de seçilen bir kalem sahibi, işgal ettiği bir gazete köşesinde 23 Şubat 2023 tarihinde şöyle yazmıştır:</p>
<p><strong><em>“Depremin üzerinden iki hafta geçti. İnsanlar hala başını sokacak çadıra muhtaç. Gördük ki, çadır devleti bile değiliz.”</em></strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devletini çadır devletinin de aşağısına çekmeye kalkışan bu sabık milletvekili ve çürük köşe yazarı bir defa edepsizdir, kemiksizdir, ciğersizdir, vicdanını da kin ve nefret sarmıştır.</p>
<p>Hatta diyor ki, kabile devletlerinde kabile reisi bile ülkemizdeki durumu görse ar edermiş.</p>
<p>Asıl utanması, ar etmesi gereken bu uslanmaz ve ıslah olmaz devlet ve millet karşıtlarıdır.</p>
<p>Çadırının kenarında, naylon leğende bulaşık yıkayan ve devlete dua eden fedakar bir hanımefendinin sahip olduğu asaletin kırıntısı bu paçozlarda yoktur.</p>
<p>Erzurum’da bir ineğini satıp gelirini depremzedelere bağışlayan muhterem hanımefendinin vakar ve haysiyetinin zerresi bu aymazların ömrü hayatında erişemeyecekleri bir zirvedir.</p>
<p>Fedakarlık, empati, kardeşlik ve kader ortaklığı bilinci bunların semtine uğramamıştır.</p>
<p>Deprem bölgesinde tek bir çadırın olmadığını iddia etmek rezil bir siyasi saplantının, meczup ve muzır bir ideolojik savrulmanın hezimet dolu iftirasıdır.</p>
<p>Bir kez olsun insan olmayı denemiyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun acılarımızı paylaşmayı göze alamıyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun şerefli davranmayı başaramıyorlar.</p>
<p>Aynı yalana CHP Genel Başkanı da tevessül etmiş, son grup toplantısında gene hezeyandan hezeyana sürüklenmiştir.</p>
<p>Demiş ki; <strong><em>“Depremzedelere çadır, konteyner, mobil duş ve tuvalet götüremediniz.” </em></strong></p>
<p>Öyle anlaşılıyor ki, Kılıçdaroğlu komadadır, aklını ve siyasi ahlakını taşeronu olduğu mihraklara devretmiştir.</p>
<p>Tek ayakta kırk yalan söyleyen, hiç durmadan provokasyon yapan, devamlı karamsarlık aşılayan, devlete ve millete şaşı bakan CHP Genel Başkanı’nın kendi içinde korkunç çelişkilere gömüldüğü ortadadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bu ülkede acıların paylaşılmadığını söylemiş.</p>
<p>Söylemiş de, bedeninin burada, ruhunun Türkiye düşmanlarının elinde olduğunu nedense itiraf etmemiş, edememiştir.</p>
<p>Bu zat bilmiyor olabilir, fakat acımız da birdir, sevincimiz de birdir.</p>
<p>Çünkü biz Türk milletiyiz. Çünkü biz Türkiye’yiz.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun millete mensubiyet duygusunu baştan ayağa gözden geçirip kontrol etmesinde, kimlerin çıkarına hizmet ettiğini bir kez daha değerlendirmesinde bize göre yarar vardır.</p>
<p>Böyle gelse bile böyle gidemez, bu Kılıçdaroğlu’ndan da hiçbir şey olamaz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı olmak, Türkiye’ye ve Türk milletine muhabbet ve hürmetten çok mu önemli, çok mu önceliklidir?</p>
<p>CHP Meclis Grubu adına Cumhurbaşkanı seçimi konusunda bundan sonraki bütün siyasi süreçlerde yetki alman neyi değiştirecektir?</p>
<p>Önce ülkem, önce milletim diyemiyorsan ne oturuyorsun Aziz Atatürk’ün koltuğunda?</p>
<p>Hiç mi yüzün kızarmıyor? Hiç mi vicdanın sızlamıyor? Hiç mi mahcubiyet duymuyorsun?</p>
<p>Muhalefet olmak, her şeye karşı olmak, felakete yandaşlık yapmak, acılardan istifade etmek değildir.</p>
<p>Muhalefet olmak, devleti ayağa düşürmek, milleti kötülemek ve değerlerimizi örselemek için çırpınmak hiç değildir.</p>
<p>Kentsel dönüşüme itiraz eden bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>Felaketin daha ilk günlerinde birlik ve beraberlik çemberi kurulması gerekirken buna tepki gösteren, ancak HDP’yle yanak yanağa vermekten de kaçınmayan bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>İmar affıyla ilgili kanun teklifi veren bu CHP değil miydi?</p>
<p>Depremi bile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlayan bu ucube ve köksüz CHP yönetimi değil miydi?</p>
<p>CHP yönetiminin asıl gündemi deprem veya yeniden inşa amacı değildir.</p>
<p>Bunların duygudaşlık bağları körelmiş, millete ve insanlık değerlerine yabancılaştıkları artık netleşmiştir.</p>
<p>Görülüyor ki, Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, nasıl olacağı, uzlaşmanın ne zaman sağlanacağı bir numaralı gündem konularıdır.</p>
<p>İP’in Başkanı altılı masanın noter işlevi görmediğini üst perdeden ifade ederek seçilecek aday vurgusunu ısrarla tekrarlamış, Kılıçdaroğlu’na ve bazı CHP’li yöneticilere çatık kaşlarla aba altından sopa göstermiştir.</p>
<p>Bu arada altılı masa müdavimi bazı parti başkanları da şimdiden bakanlık dağıtımını bile yapmışlardır.</p>
<p>Kaygıları ikbaldir, sancıları koltuk ve makam bölüşümüdür.</p>
<p>Sevdaları şahsi ve siyasi çıkarlarını tahkim etmektir.</p>
<p>Korkuları ise büyük Türk milletinin muhteşem iradesidir.</p>
<p>Milletimiz neyle meşguldür, bunlar neyle oyalanmaktadır.</p>
<p>İP Başkanı’nın ayar verici diklenmesine, dozajı ağır sert ifadelerine tek bir CHP’linin çıkıp da itiraz edememesi yalnızca ürkeklik değil, aynı zamanda CHP’ye oy veren kardeşlerimize haksızlıktır.</p>
<p>Zillet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı belirleme süreci sarpa sarmıştır.</p>
<p>Bir masa etrafında anlaşmaktan ve uzlaşmaktan aciz olanların Türkiye’yi yüksek hedeflere götürmesi hayal mahsulüdür.</p>
<p>Aday kim olursa olsun artık önemsiz ve değersizdir.</p>
<p>Türkiye olağanüstü bir dönemden geçmektedir.</p>
<p>Önümüzde yeniden ayağa kaldırılacak 11 ilimiz vardır.</p>
<p>Ve bu hedef bir yıl içinde Allah’ın izniyle gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Zillet ittifakının bırakınız bir ev yapmasını, tek göz kulübe yapacak ne bir müktesebatı, ne bir hazırlığı, ne de bir vizyonu vardır.</p>
<p>Altılı masa enkazın altından kalkamaz.</p>
<p>Yaraları saramaz.</p>
<p>Türkiye’yi kalkındıramaz, yıkımı kaldıramaz.</p>
<p>Hatta tek bir adım dahi atamaz.</p>
<p>Atmaya da takati yetmez, yetemez, buna siyasi fıtratları elvermez.</p>
<p>Huzurlarınızda, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın kararlılığını ve fikriyatını bir kez daha vurgulamak istiyorum.</p>
<p>Büyük Türk milleti, yeni Türk devletinin ilk ve son sözünü 29 Ekim 1923 tarihinde Aziz Atatürk ve kurucu kahramanlar aracılığıyla söylemiş ve bu konu ilelebet kapanmıştır.</p>
<p>Cumhuriyet, maşeri vicdanda kökleşmiştir.</p>
<p>29 Ekim 1923 millet egemenliğinin tescili ve tezahürüdür.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü, cumhurun irade ve tarihsel kazanımlarını Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefine kahramanca taşımak için emsalsiz bir fırsat, parlak bir eşiktir.</p>
<p>Kurtuluş fikriyle kurucu felsefe gözü kara şekilde muhafaza edilecektir.</p>
<p>Felaket günlerimizde veya diğer zamanlarda kimler hangi oyunları tertip ederlerse etsinler, hangi ihanetlerin içine girerlerse girsinler <u>bir kez daha ilan ediyorum ki;</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti tektir, milli ve üniter bir devlettir.</p>
<p>Türk milleti ayrılık kabul etmeyen tarihi, kültürel ve beşeri bir bütündür.</p>
<p>Türk vatanı ebedi yuvamızdır.</p>
<p>Al bayrağımız, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin sembolüdür.</p>
<p>Türkçemiz, bizleri bir arada tutan resmi dilimizdir.</p>
<p>İstiklal Marşımız, kahramanlık ve bağımsızlık destanımızdır.</p>
<p>Milli birlik ve bütünlüğümüzün temelleri <u>tek devlettir, tek millettir, tek bayraktır, tek vatandadır, tek dil ülküsüdür.</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını, milli birliğini sonsuza kadar koruyacaktır.</p>
<p>Bunlar, Cumhurun varlık ve yaşama nedenleridir.</p>
<p>Bunlar bizim, vazgeçilmez ilke ve yeminimizdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, bu aziz vatan hepimizindir.</p>
<p>Türkiye’mizin, doğal veya doğal olmayan felaketler kanalıyla bir yıkıma sürüklenmesini önlemek hepimiz için milli bir görevdir.</p>
<p>Herkes üstüne düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmek zorundadır.</p>
<p>Gün birleşme günüdür.</p>
<p>Gün dayanışma günüdür.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır.</p>
<p>Bizim yüreğimiz herkesi kucaklamaya yetecektir.</p>
<p>Bize göre bütün vatandaşlarımız Cenab-ı Allah’ın bir emanetidir.</p>
<p>Biz herkesi büyük Türk milletinin saygıdeğer bir evladı olarak görüyoruz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı milletimizin her ferdine kucağını açmaktadır.</p>
<p>Bu topraklara vatanım diyen herkese soframız açıktır.</p>
<p>Bu insanlara milletim diyen herkese kapımız açıktır.</p>
<p>Bu bayrak benim, bu ülke benim diyen herkese gönlümüz açıktır.</p>
<p>Her vatan evladına sesleniyorum; bu düşüncelerim sizlere yabancı gelmiyorsa,</p>
<p>Paylaştığım değerlerde bir sıcaklık buluyorsanız,</p>
<p>Gelin bir olalım, diri olalım, iri olalım, nihayet hep birlikte Türkiye olalım.</p>
<p>Bu ülkenin geleceğini beraberce inşa edelim.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-MHP&#8217;li Büyükataman Davutoğlu&#8217;na ağır sözler</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/01/19/mhpli-buyukataman-davutogluna-agir-sozler/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/01/19/mhpli-buyukataman-davutogluna-agir-sozler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 14:06:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Büüyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=2467</guid>

					<description><![CDATA[ Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “Ahmet Davutoğlu &#8211; Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesinde kullanılan çirkin ifadelere dair” yazılı basın açıklaması yaptı. MHP Genel Merkezi Basın Birimi tarafından gönderilen açıklamada, Ahmet Davutoğlu’nun bölücü hainlerle birlikte hareket ettiğine dikkat çeken Büyükataman; “Bebek katilinden boşalan sözde unvanlara talip olan Serok Ahmet’in, bölücülükte Kandil ile at başı gittiğini dikkatle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “Ahmet Davutoğlu &#8211; Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesinde kullanılan çirkin ifadelere dair” yazılı basın açıklaması yaptı.</strong><br />
MHP Genel Merkezi Basın Birimi tarafından gönderilen açıklamada, Ahmet Davutoğlu’nun bölücü hainlerle birlikte hareket ettiğine dikkat çeken Büyükataman; <strong>“Bebek katilinden boşalan sözde unvanlara talip olan Serok Ahmet’in, bölücülükte Kandil ile at başı gittiğini dikkatle takip etmekteyiz. Serokluğunun nereden geldiği bellidir, Kürtçe konuşan kardeşlerimizi kalkan olarak kullanmaya kalkıp laf cambazlığı yapmasına hiç gerek yoktur.”</strong> Şeklinde ifadelere yer vermesi dikkat çekti.<br />
Gelecek partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu’nu, yaptığı siyasetle “Toprağımızı ve insanımızı bölmenin peşindesin” şeklinde itham eden ve oldukça sert ifadelere yer veren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;<br />
<strong>Türkiye, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü ile diz çöktürülmeye çalışılmış; büyük Türk milletinin püskürttüğü hain emeller, geçen zaman içerisinde saklandıkları deliklerden, odalardan, çukurlardan başlarını uzatmaya başlamıştır.</strong><br />
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni aciz zannedenler, kendilerine yeni bir yol ve yöntem belirlemişlerdir. Sandıktan çıkan iradeye saygı göstermeyip sandık dışı yöntemlerle Türkiye’de iktidar belirleme çabaları bir yana; birilerinin devşirdikleri ve kurdukları sözde particiklerle siyaset sahasını itibarsızlaştırma gayretleri de göze çarpmaktadır.<br />
<strong> Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan düşmanlıkları, ülke sevgisinden ağır basanların gözlerini bürüyen nefret ikliminde ekilen tohumlar, bu topraklara yabancıdır. Bu iklimi ve çürümüş tohumları reddediyoruz. Türkiye’yi bu nefret iklimine sokmaya çalışan başta CHP ve zihniyeti olmak üzere tek merkezden yönlendirilen particikler; ahlaksız ve üslupsuz saldırılarına bir an evvel son vermelidir.</strong><br />
Dün akşam acil koduyla bir araya getirilen iki partinin Genel Başkanının 1970 ve 80 öncesi olaylarını hatırlatmasını, akıllarına sokulan kirli niyetin dışa vurumu olarak değerlendirmek mümkündür.<br />
<strong>  Sayın Genel Başkanımızın ifadesi ile “MHP; sokağı bilir, hasmı bilir, haini bilir, tuzak ve tertipleri bilir ve tanır. Ancak Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i tarafı olmadığı saldırılarla ilişkilendirmeye ve yargılamaya cüret etmek terörizmin lügatinden beslenenlerin harcıdır. Aynı zamanda bühtandır, komplodur.”</strong><br />
Navigasyon olmadan sokakta yönünü bulamayacak olanların defaatle teşebbüs ettikleri bu sokak tehditlerine ve teşviklerine geçit vermeyeceğimizin, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in bu komployu bozacağının bilinmesinde fayda vardır.<br />
<strong>   Uzunca bir süredir, siyaseti itibarsızlaştırmaya çalışan partilerin genel başkanlarından ilçe yöneticilerine dek çeşitli isimlerinin Partimize ve Sayın Genel Başkanımıza yönelik çirkin, siyasetin diline yakışmayan, söyleyeni küçülten ifadelerine sistemli bir şekilde muhatap olmaktayız.</strong><br />
Bundan maksat, Milliyetçi Hareket’in sinir uçlarıyla oynayarak camiamızı hataya sevk etmektir. Bunların emanet akılları ile anlayamadığı, Milliyetçi Hareket’in bu tuzaklara düşmeyecek kadar ferasetli ve tecrübeli olduğudur.<br />
<strong>Partisinin geçmişini reddedip son 10 yıl vurgusu yapan Kılıçdaroğlu’nun, il başkanı bulmakta zorlandığı particiğini daha kuruluş aşamasında piyon olarak sahaya süren Davutoğlu’nun kurmaya çalıştığı tuzaklar bize çocuk oyuncağı gelir. Bunların acizliği; farenin kendisini köle eden kapanı alıp kurda tuzak kurmaya kalkmasından farksızdır. </strong><strong>Gazete görünümlü kâğıt parçalarında, haber sitesi izlenimi verilmiş fitne odaklarında yazılan yazılara, ön görü ve kulis bilgisi adı altında atılan iftiralara ve yapılan fitnelere basın özgürlüğü penceresinden bakmamız mümkün değildir.</strong><br />
Her gün basın mensuplarına ağız dolusu hakaret edenlerin, kanalları boykot adı altında hedef gösterenlerin, çalıştığı medya organından dolayı gazetecileri muhatap almayanların kalkıp Milliyetçi Hareket Partisini basına düşmanmış gibi göstermeye kalkmaları ikiyüzlülüktür.<br />
Kullandıkları seviyesiz üslubu ve çirkin sözleri yok sayarak aldıkları cevapları medyadaki “dostları” vasıtasıyla “MHP’den tehdit” başlıklarıyla yaygara koparanlar, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve aziz Türk milletinin birliğini baltalamaya çalışan “dahilî bedhahlar”lardır. Bunların haricî bedhahlarla olan dostlukları gün yüzüne çıkmıştır. İnsan içine çıkmaya yüz bulamayacak olanların Partimizi ve Sayın Genel Başkanımızı hedef alması derin bir çelişkidir.<br />
Yeni bir yola çıktıklarını söyleyen bu bedhahların gittikleri yol, yol değildir. Tehlikeli sularda yüzmektedirler. Tarih, iyi bir öğretmendir. Yeter ki bu öğretmenin anlattıklarını iyi yorumlayabilelim.<br />
<strong> Bebek katilinden boşalan sözde unvanlara talip olan Serok Ahmet’in, bölücülükte Kandil ile at başı gittiğini dikkatle takip etmekteyiz. Serokluğunun nereden geldiği bellidir, Kürtçe konuşan kardeşlerimizi kalkan olarak kullanmaya kalkıp laf cambazlığı yapmasına hiç gerek yoktur.</strong><br />
“Ben Başbakanken” ile başlayan masallar anlatan Davutoğlu, 2015 yılında bir şehidimizin töreninde kullandığı “Anadolu&#8217;nun, Trakya&#8217;nın, Mezopotamya&#8217;nın, Kafkasya&#8217;nın, Akdeniz&#8217;in, Karadeniz&#8217;in, Ege&#8217;nin, Van Gölü&#8217;nün, Tuz Gölü&#8217;nün ve dahi bütün dağların çocukları…” ifadelerinde ısrarcıdır.<br />
Davutoğlu, sen Başbakanken de şimdi de aynı kişisin. Söylediğin tek gerçek budur. Geçtiğimiz hafta “Mardin’den bütün Mezopotamya’ya, bütün Anadolu’ya, bütün Trakya’ya sesleniyorum. Kazanımlarınızın teminatı Gelecek Partisi’dir.” diyen Davutoğlu; hangi coğrafyadan, hangi kazanımlardan bahsettiğini açıklamak zorundadır. Sen Başbakanken de Türkiye diyememekte ve bölücülük peşindeydin; hâlâ Türkiye diyememektesin, toprağımızı ve insanımızı bölmenin peşindesin.<br />
<strong>  Bu dil, dil değil; bu gaye, gaye değildir. Bu kirli emellere saygı göstermemizi bekleyenler, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in kendisini inkâr etmesini arzulamaktadır.</strong><br />
İnsanımızı ve ülkemizi bölmeye kalkan Davutoğlu’na en güzel cevap Akif’in “Birlik” şiirindeki şuurdur. Şuursuzların bizi ve ülkülerimizi anlamasını beklemiyoruz.<br />
Sözlerimizi anlamak istemeyip çarpıtanlar muhatabımız değildir. Biz, cevabımızı aziz Türk milleti ile yeniden paylaşalım:  <strong> “Milliyetçi Hareket Partisinin sokakta işi yoktur. Kavga ve karışıklıkta hayır görmesi imkânsızdır. İnsan onuruna ve demokratik adaba uygun olarak yapılan makul eleştirilere tahammülsüzlüğü asla düşünülemeyecektir. Bizim sevdamız şiddet değil Türk milletidir, Türkiye’dir.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/01/19/mhpli-buyukataman-davutogluna-agir-sozler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
