<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MHP TBMM grup konuşması &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/mhp-tbmm-grup-konusmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Oct 2023 09:55:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.6</generator>
	<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri, &#8220;Milliyetçi Hareket Partisi Türk Milletiyle Yek Vücuttur.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/10/03/mhp-lideri-milliyetci-hareket-partisi-turk-milletiyle-yek-vucuttur/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/10/03/mhp-lideri-milliyetci-hareket-partisi-turk-milletiyle-yek-vucuttur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 09:55:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8319</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli 28. Dönem ikinci yasama yılının 5. Grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk harcı Türkiye Büyük Millet Meclisinde karılmıştır.” Dedi. Konuşmasına yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek başlayan Bahçeli, Türkiye Cumhuriyetinin geçmişten bu güne birçok sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Türk vatanı kıyamete kadar helali hakkımızdır, namusumuza emanettir, üstünde hain [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli 28. Dönem ikinci yasama yılının 5. Grup toplantısında yaptığı konuşmada, <b>“Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk harcı Türkiye Büyük Millet Meclisinde karılmıştır.”</b> Dedi.</p>
<p>Konuşmasına yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek başlayan Bahçeli, Türkiye Cumhuriyetinin geçmişten bu güne birçok sıkıntılar yaşadığını belirterek,<strong> “Türk vatanı kıyamete kadar helali hakkımızdır, namusumuza emanettir, üstünde hain ve hasmane emeller asla barınamayacaktır.”</strong> Sözleri dikkat çekti.</p>
<p>Ülkemizi ilgilendiren birçok konuda önemli açıklamalar yapan MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu kutlu çatı altında yeni bir yasama yılına yüreklerimizin toplu vuruşuyla, ilkeli siyasetimizin onurlu duruşuyla girmiş bulunuyoruz.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28’inci Yasama Dönemi 2’inci Yasama Yılının ilk grup toplantısına başlarken hepinizi en kalbi duygularımla, hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından, televizyon ekranları, sosyal medya platformları, radyo kanalları vasıtasıyla takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda varlık mücadelesi veren tüm kardeşlerimize selam ediyor, bilvesile şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>1 Ekim 2023 tarihinden itibaren başlayan yeni yasama yılının aziz milletimize, siyasi partilerimize, demokrasimize ve siz değerli milletvekili arkadaşlarıma hayırlı uğurlu olmasını Allah’tan niyaz ediyor, bilhassa hepinize başarılar diliyorum.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Milli Mücadele kahramanlarına, ebediyete irtihal etmiş bütün milletvekillerine, elleri öpülesi muhterem ceddimize ve aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.</p>
<p>Meclisimiz büyük Türk milletinin göz bebeği, iradesinin tecelli mekânıdır.</p>
<p>Medeniyet ve mehabet timsali Gazi Meclisimizi kim yok sayıyorsa, adını anarken kim şüpheye düşüyorsa, taşıdığı muazzez unvana kimler şaşı bakıyorsa bir karanlık, bir kuraklık, bir çoraklık içindedir.</p>
<p>Zihinlerine yer etmiş peşin hükümlerin esiri olanların, kalplerine çöreklenmiş meşum niyetlerin tesiri altında kalanların ne Cumhuriyetimizi anlamaları, ne de Meclisi’mizi saygıyla anmaları mümkündür.</p>
<p>Cumhuriyet’in kuruluş temeli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde atılmıştır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk harcı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karılmıştır.</p>
<p>Kapanan Osmanlı Mebusan Meclisi ile açılan Büyük Millet Meclisi arasında organik devamlılık kati surette vardır ve asıldır.</p>
<p><strong>Kurtuluş Savaşı’nın sevk ve idaresi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin adanmış ve anıtlaşmış iradesiyle sağlanmıştır.</strong></p>
<p>Türk milleti, önce Meclis açıp sonra da yeni bir devlet kurmayı başaran dünya üzerinde nadir milletlerden birisidir.</p>
<p>Tarihi vesikalarla sabit ve varittir ki, 23 Nisan 1920’de Türk vatanında yaklaşık 250 bin kişiden mürekkep düşman ordusu konuşlanmıştı.</p>
<p>29 Ekim 1923’e geldiğimizde bu istilacılardan kayıtsız şartsız hiçbirisi kalmadı, kalamadı.</p>
<p>Müstevli hayalleri, muhasım hesaplar, müşrik planlar, mütehakkim arzular, müfsit akınlar şehit kanlarıyla sulanmış mukaddes vatan topraklarına aşama aşama gömüldü.</p>
<p>Türk milleti zulüm karşısında tek ses, tek nefes olmasını bildi.</p>
<p>Aziz Atatürk o buhranlı yılları şu ibret verici sözlerle özetlemişti:</p>
<p><strong><em><u>“Ben Erzurum’dan İzmir’e sağ elimde tabanca, sol elimde idam sehpası öyle geldim.” </u></em></strong></p>
<p>Gerçekten de şafağı sökmeyen nice geceye, felaketlerin birbirini kovaladığı nice senelere imanın kuvvetiyle göğüs gerilmişti.</p>
<p>Damat Ferit tarafından Maarif Nazırı yapılan Rumbeyoğlu Fahreddin, göreve gelir gelmez okul kitaplarından Türk’ü çıkarıp Türk demeyi yasaklasa da, Türklüğün kudreti gökkubeyi bu alçakların başına yıkmıştı.</p>
<p>İçimiz ve dışımız habis bir ur gibi sarılmıştı.</p>
<p>Vatanımız kundaklanmış, milletimiz kuşatılmıştı.</p>
<p>İşbirlikçiler köşe başlarını tutmuş, yedi düvel milli varlığımıza şiddet ve nefret saçarak musallat olmuştu.</p>
<p>Sevr Antlaşmasıyla, bugünkü Türkiye’nin yaklaşık dörtte birine sıkıştırılmış, bağımsız bir devlete özgü pek çok yetkisi ya kısıtlanmış ya kaldırılmış, vatan topraklarının altı da, üstü de yağmalanmış, kolu kanadı budanmış, milli bir ordudan yoksun, sürekli baskı ve dayatmaya muhatap kalacak, üstelik egemen bir devletten başka her şeye benzeyen sömürgeleşmiş sözde bir ülke milletimize reva görülmüştü.</p>
<p>Anadolu coğrafyasının büyük bir bölümü nüfuz bölgeleri olarak düşman unsurları arasında paylaşılmıştı.</p>
<p>Hamd olsun, Türk milleti bu zilleti reddetti, bu rezalete kanıyla, canıyla meydan okudu.</p>
<p>Ümitlerin tükenişe geçtiği, her şeyin bitti zannedildiği, varoluş azminin süngü düşürdüğü en kaygan, en karışık, en kritik dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi devreye girerek milli şeref ve haysiyeti omuzladı ve tam bağımsızlık hedefiyle onurlandırdı.</p>
<p>Küresel emperyalizmin içimize sızan veya sızdırılan maşalarının bu tarih gerçeğini ifade haysiyeti göstermeleri bir yana, ikrar etmeleri dahi boş bir hayal, boşuna bir beklentidir.</p>
<p>Çünkü teslimiyetçilik bunların fıtratıdır.</p>
<p>Çünkü manda, himaye ve vesayet özlemi bunların umudu, geçim kapısıdır.</p>
<p>Özellikle hatırlatırım ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık mazisi aynı zamanda Meclis’imizin kalıcı ve kavrayıcı demokratik niteliğinin zamanlar üstü çağrısıdır.</p>
<p>Bu çağrı, ikamesi ve ihlali olmayan istiklal çağrısıdır.</p>
<p>Bu çağrı, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin itibarlı çağrısıdır.</p>
<p>Bu çağrı, milli birlik ve kardeşliğin, huzur ve güvenliğin, barış ve istikrarın itidalli ve iddialı çağrısıdır.</p>
<p><strong>Bu çağrı, Türk milletinin kahramanlıkla perçinlenmiş var oluş çağrısıdır.</strong></p>
<p>Gazi Meclis’in bu yasama yılında tarihi bir dönüm noktasına milletimizle beraber şahit olacağız.</p>
<p>Milli bir gururu 85 milyon Türk vatandaşıyla ortaklaşa paylaşacağız.</p>
<p>Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümünü 26 gün sonra müftehir ve mütehassis bir ruhla idrak edip kutlayacağız.</p>
<p>Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller eliyle yüz yıllık bir geçmişi kucaklayan, bunun da fevkinde önümüzdeki yeni yüzyıla mühür vurmaya şevkle hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti medarı iftiharımızdır, bilahare bu hakikati dosta da, düşmana da kararlılıkla göstereceğiz.</p>
<p>Elbette Türkiye bizim yeryüzü cennetimizdir.</p>
<p>Egemenliğin yegâne sahibi Türk milleti ilelebet cevheri aslimizdir.</p>
<p>Türk vatanı kıyamete kadar helali hakkımızdır, namusumuza emanettir, üstünde hain ve hasmane emeller asla barınamayacaktır.</p>
<p>Mütareke yıllarında, <em><u>Refik Halid Karay, Aydede Dergisi’nde şöyle yazmıştı:</u></em></p>
<p><strong><em>“Anadolu’da bir patırtı, bir gürültü, kongreler, beyannameler filan, sanki bir şey yapabilecekler! Hangi kuvvetin var, bu nasıl hayal kuzum Mustafa Kemal, sen deli misin?”</em></strong></p>
<p>Kuşkusuz Gazi Mustafa Kemal deli değil, Türk milletinin şerefli bir evladı, Milli Mücadele’nin de lideriydi.</p>
<p>Şu hususu da söylemek isterim ki, bizim delimizde vardır, velimizde vardır.</p>
<p>O deliler vatana meftundur, millete meftundur, bayrağa meftundur, bağımsızlığa meftundur, Türk’ün mefkûresine istikamet çizen feragat simgesi isimli isimsiz pek çok kahramandan ibarettir.</p>
<p>En delimiz bile satılmış kalemlerden çok daha akıllı, çok daha zeki, çok daha adam oğlu adamdır.</p>
<p>Bunu özümsemek için gazyağı yokken lambada haşhaş yağı kullanan, mürekkep bulunmazken soba borularında biriken kurumları bezir yağıyla karıştırıp boya haline getiren ve sararmış kağıtlara içini döken, kağnıların üzerinde bağımsızlık hedeflerini taşıyan bir millete mensubiyet duymak lazımdır.</p>
<p>Bunu özümsemek için muhtaç olduğumuz kudretin alameti farikası olan damarlarda akan kana layık olmak esastır.</p>
<p>Bu itibarla <strong><em><u>“Devlet ve Milletiyle, Her Şeyden Önce Türkiye”</u></em></strong> irademizi her şart ve durumda titizlikle muhafaza edeceğiz.</p>
<p>Fitne ne kadar yaygın ve yoğun olsa da, zulmün fermanı nasıl ve nereye kadar okunsa da, fedakârlıkla bezenmiş faziletli gönüllerin dua ve desteğiyle karşımıza dikilen her müşkülü aşacağız, her mihneti yeneceğiz.</p>
<p><strong>Diri umutlarla önümüze bakacağız, aynı safta, aynı ülkülerle ufkun ötesine odaklanacağız.</strong></p>
<p>Dava ve siyaset mücadelemizi ülke ve millet sevdasıyla yapmayı sürdüreceğiz.</p>
<p>Vatani ve vicdani görevlerimizi inancımızın gücüyle, ihlaslı yüreklerimizin ikmaliyle bihakkın yerine getirdik, buna da heyecanla devam edeceğiz.</p>
<p>Merhum şairimiz Akif’in vecd ile kaleme aldığı İstiklal Marşı’ndan esinlenerek diyorum ki;</p>
<p>Ezelden beridir hür yaşadık, yine hür yaşayacağımız bir tarih hükmüdür.</p>
<p>Hangi çılgın bize zincir vuracakmış, alayının aklına şaşarız.</p>
<p>Kükremiş sel oluruz, küme küme biriken yel oluruz, bendimizi çiğner de aşarız.</p>
<p>Dikilse de dağlar karşımıza yıkarız, olmadı yırtarız, olmadı parçalarız, hiçbir engine sığmayıp taşmasını da Allah’ın izniyle başarırız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletiyle yek vücuttur.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’ye hizmetle memur ve mükelleftir.</p>
<p>Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecek yüzü, yeni yüzyılın, yeni bir diriliş ve yükseliş gayesinin mihmandarı ve mimarbaşıdır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geride kalan yaklaşık beş uygulama döneminde, Cumhur İttifakı olarak kronik sorunlara neşter vurduk.</p>
<p>Çözümsüz gibi duran tüm sorunları çözmeyi başardık.</p>
<p><strong>Cumhur İttifakı’nın umut olduğunu gösterdik.</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muktedir ve muteber kazanımlarıyla ülkemizin önünü açtık, gücüne güç kattık.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı güçlü ise vatandaşımızın karnı tok, başı dik, alnı açıktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe demokrasi güvence altındadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı var olduğu sürece “Lider Ülke Türkiye” hedefi, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonu Allah’ın izniyle gerçekleşecektir.</p>
<p>Türkiye’nin temel ve öncelikli meselelerinin köklü çözümlerle buluşturulması hususunda bundan sonra da her çabayı gösterecek, her çalışmayı yapacak yine Cumhur İttifakı olacak ve mutlaka da muvaffak olacaktır.</p>
<p>Türkiye’nin ne geçmişinde ne de geleceğinde zillete yer yoktur, geçit yoktur, geçiş yoktur.</p>
<p>Koltuk ve çıkar kavgalarıyla siyasi ahlak kaybının dibini boylayanlarda zaten umut yoktur.</p>
<p>Terör örgütleriyle can ciğer kuzu sarması olanlara kanacak bir Allah’ın kulu da artık kalmamıştır.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Dün ne söylemişsek, bugün arkasındayız, aynı görüşteyiz, aynı kanaatteyiz.</p>
<p>Akşam başka, sabah bambaşka olanlar gibi gevşek ve güvenilmez bir mizaca hiç sahip olmadık.</p>
<p>Siyaseti dürüst, düzgün, dengeli, sorumlu ve mert bir şekilde yapmanın arayış ve amacından hiçbir zaman sapma göstermedik.</p>
<p>Bizi bilenler bilir, tanıyanlar tanır, gerisi lafügüzaftır.</p>
<p>Ağzımızdan çıkan her söz karar ve mücadele süreçlerinde bağlayıcıdır, bunun yanı sıra siyasi ahlakımızın teminatı altındadır, nihayet yabana atılmayacaktır.</p>
<p>Tutarlılık bizim için vazgeçilmez bir davranış kalıbıdır.</p>
<p>İkinci el inançlara, ayağa düşmüş ezberlere, yıkıcı düşüncelere, hayatın gerçeklerine aykırı negatif duygulara, katlı otoparka dönen önyargılara itibar etmemiz takdir edersiniz ki söz konusu değildir.</p>
<p>Devletin muzaffer, vatanın mamur, milletin de müreffeh olması siyasetimizin ana çerçevesidir.</p>
<p>Dünyayı Türkçe okuma gayemiz, başkent Ankara vizyonuyla küresel ve bölgesel hadiseleri takip ve yorumlama gayretimiz bilinen bir gerçektir.</p>
<p>Bugünkü beşeriyet mizanında, dünyanın bir köşesinde tezahür eden sorunlar bir başka köşesinde gecikmeden yankı bulmaktadır.</p>
<p>Fakat sorunların yayılmasındaki çarpıcı hız ve gelişme, aynı oran ve derecede refah ve zenginliğin, insani değer ve mirasın hakkaniyetli dağılımına yansımamaktadır.</p>
<p>Bu adaletsiz ve eşitsiz uluslararası sistem mekaniğinin sürdürülebilirliğini düşünmek, geleceği inşa etme kabiliyeti olacağını beklemek akıl dışılıktır.</p>
<p>Dünyada yaklaşık 800 milyon aç varken, buna karşılık obeziteden kurtulmak için astronomik paraların harcanıyor olması vahim bir çarpıklığın tehlike sınırlarını çoktan geçtiğine işaret etmektedir.</p>
<p>Nesli tükenen kara ve deniz canlılarına gösterilen merhamet temelli alaka ve hassasiyetin onda biri mazlumlardan esirgenmektedir.</p>
<p>Sefa sürenlerle sefalet içinde çırpınanların dünyanın adeta iki yarım küresi gibi temerküz etmesi hazin ve düşündürücü bir tablonun gittikçe derinleştiğini açıkça göstermektedir.</p>
<p>Terör saldırıları, etnik ve mezhep odaklı çatışmalar, hatta bölgesel savaşlar insan hayatının ne kadar ucuzladığının, metalaştığının bir belirtisi olarak yorumlanmalıdır.</p>
<p>Esasen insanlık huzursuzluğun pençesinde, bencilliğin yörüngesinde, öldürücü hakimiyet mücadelelerinin hedefinde, gemisini kurtaran kaptan mantığının çekim merkezindedir.</p>
<p>Böylesi bir dünyada insan hakları, insanlık onuru, uluslararası hukuk umuru, demokrasi ve özgürlük ruhu yalnızca göz boyamaya, günü kurtarmaya yarayan hamaset düzenekleridir.</p>
<p>Beşeriyet kusursuz bir fırtınaya yakalandığından sığınacak ya bir liman ya da güvenli bir sahil aramaktadır.</p>
<p>Bu haklı arayışın maalesef bugüne kadar beyhude olduğu damıtılmış tecrübelerle anlaşılmaktadır.</p>
<p>Mevcut dünyanın hal-i pürmelali dağınık ve perişan vaziyette olsa da, Türkiye içine kapanamaz, gelişmelerden kendini soyutlayamaz, çevresine ve jeopolitik menziline sırtını dönemez.</p>
<p>Bizim nihai hedefimiz bellidir, o da İ’la-yi Kelimetullah’tır.</p>
<p>And olsun yolumuzdan dönmeyeceğiz, ülkümüzden vazgeçmeyeceğiz, tarihi hedeflerimizden ayrılmayacağız, Kızılelma seferberliğinden ödün vermeyeceğiz.</p>
<p>Korkaklar direndi diye, korkuluklar dikildi diye, karamsarlar dayattı diye hakkımızı yedirmeyeceğiz, halkımızı ezdirmeyeceğiz, hürriyetimizi ve hür ülkemizi hiçbir alçağa çiğnettirmeyeceğiz.</p>
<p><strong>Azim varsa yenilgi yoktur.</strong></p>
<p><strong>Ahlak varsa yıkım olmayacaktır.</strong></p>
<p>Daima arayacağız, bir düşünürün dediği gibi, bugün bakır buluyorsak, yarın bakır ararken mutlaka altına ulaşır ve ulaşacağız.</p>
<p>Ne diyor Hz.Mevlana: <strong><em><u>“Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil.”</u></em></strong></p>
<p>Keskin bıçak olmak için çok çekiç darbesi yemek gerekiyorsa, feda olsun, değil çekiç balyoza bile razıyız.</p>
<p>Yeni bir dünya kurulur veya kurulmaz, onu bilemem; ancak tarihiyle, kültürüyle, egemen devletiyle, hükümranlık haklarıyla, hukuk ve haysiyet ölçüleriyle artık sesini yükselten, sözünü dinleten, itirazını seslendiren, böyle gelse de, bu şekilde gitmez diyen güçlü bir Türkiye yerkürede kristalize olmuştur.</p>
<p>Türkiye’mizin karşısına barikat dikmek, önüne hendek kazmak, ilerleyişini sekteye uğratmak için el birliği yapanlar, emel birlikteliği içinde olanlar balmumumdan kanat takıp güneşe doğru uçmaya kalkışan zeka özürlü muhterislerdir.</p>
<p>Bu kifayetsiz güruh kaybetmeye hem müstahak hem de mahkûmdur.</p>
<p>Bunlarla da kıyasıya mücadele bizim için adeta düğün bayramdır.</p>
<p>TBMM’nin yeni yasama yılının başlaması münasebetiyle bundan sonraki siyasi gündem ve etaplarla ilgili ana başlıklar halinde stratejik değerlendirmeler yapmak adımlarımızın daha sağlam atılmasına destek verecektir.</p>
<p>Parti olarak belirlediğimiz yol haritasını milletimizle ve siyasi muhataplarımızla paylaşmayı, bu suretle önümüze projeksiyon tutmayı samimiyetle hedefliyoruz.</p>
<p>Gerek iç siyasi gündemi, gerekse de dış gelişmeleri bir bütünlük içinde ele alıp görüş ve düşüncelerimizi tarihe not olarak düşmeyi istiyoruz.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan seçimler kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi teşekkül etmiş, Cumhur İttifakı da çoğunluğu kazanmıştır.</p>
<p>28 Mayıs 2023 tarihinde tekrarlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminde milletimiz sağlam iradeyi ve istikrarlı gelişmeyi desteklemiş, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerini sahiplenerek Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden devletin başı olarak görevlendirmiştir.</p>
<p>Böylelikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci beş yıllık dönemine de kazasız belasız, üstelik hürmet duyulacak demokratik olgunlukla geçilmiştir.</p>
<p>Söz de, karar da Türk milletinindir.</p>
<p>Bunalımdan bunalıma sürüklenen ve akıl tutulması yaşayan CHP Genel Başkanı’nın, <em><u>“Bu iktidarın ahlaki ve siyasi meşruiyeti yoktur”</u></em> açıklaması evvelemirde aziz milletimize hakaret ve husumet beyanıdır.</p>
<p>Parti içi çalkantılardan dolayı şok geçiren Kılıçdaroğlu’nun milletimizin takdir ve seçimine tahammülsüzlük göstermesi faşist dürtülerin sonucudur.</p>
<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı seçen Türk milletidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni kuran Türk milletidir.</p>
<p>Güvenoyunu doğrudan ve aracısız kullanan Türk milletidir.</p>
<p>Peki bunun neresinde ahlaki ve siyasi boşluk ya da meşruiyet sorunu vardır?</p>
<p>Demokrasiyi demagojiye çeviren ve klasik despotların tavrı neyse aynısını sergileyen Kılıçdaroğlu için siyasi ve ahlaki meşruiyetin kaynağı nedir?</p>
<p>ABD ve İngiltere’de FETÖ’cülerle masa kurup ittifak protokolü hazırlamak mı meşruiyettir?</p>
<p>PKK’ya, HDP, yani Yeşil Sol Parti’ye melun sözler vermek suretiyle aynı hıyanet çatısı altında buluşmak mı meşruiyettir?</p>
<p>Sorosçu Kavala ile terörist Demirtaş’a özgürlük istemek mi meşruiyettir?</p>
<p>Kılıçdaroğlu anlatsın da dinleyelim, kafasının içindekilerini öğrenelim.</p>
<p>Demokrasiyi sakatlayan, partisini küresel emperyalizme rehin bırakan Kılıçdaroğlu’nun neresi ve hangi siyasi eylemi meşrudur da bize meşruiyet ahkamı kesmektedir?</p>
<p>Milli iradenin tayin ettiği iktidarın meşruiyetini tartışmaya açmak ancak ve ancak sokakların gürültüsünden, tank-palet seslerinden, statükocu çevrelerden, vesayetçi odaklardan medet uman bir demokrasi celladının hezeyanıdır.</p>
<p>Türkiye’nin, gözü başka kaşı başka oynayan, kalbi başka dili başka söyleyen yalancı köksüzlerin hezeyan, hezimet, hüsran vaatlerine değil, hadim bir yürekle canını dişine takıp gece gündüz çalışan yürekli devlet ve siyaset insanlarına ihtiyacı vardır.</p>
<p>İşte bu özelliklere haiz Cumhur İttifakı da dimdik ayaktadır.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesi görevinin başındadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu kendine baksın, işine baksın, her rüzgara yelken açmaya devam edip kaybettiği siyasi meşruiyet ve itibarını tekrar nasıl kazanacağını hesap etsin.</p>
<p>CHP yoldan çıkmış, yozlaşmanın uçurum dibine çakılmıştır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, kuru sıkı atan siyasi kadavralarla polemik yarışına girip de zaman kaybedecek kadar şaşkın ve şuursuz değildir.</p>
<p>Biz milletimizin gerçek gündemiyle, ülkemizin hedefleriyle, bölgesel ve küresel gelişmelerle meşgul oluyoruz, zillet ittifakında buluşan partileri de Türk milletine havale ediyoruz.</p>
<p>Milletimiz bu siyasi kötürümlere 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde hak ettikleri dersi vermişti, anlaşılan hala kafaları almamış, hala bana mısın demiyorlar.</p>
<p>İnanıyorum ki, turpun büyüğü heybeden 31 Mart 2024 tarihinde çıkacak, zilletin de, rezaletin de, hıyanetin de defteri dürülecektir.</p>
<p>Az evvel ifade ettiğim üzere, önümüzdeki siyasi gündem ve etaplarla ilgili ana başlıklar halinde stratejik değerlendirmelerimizi yaparak yolumuza kararlı bir şekilde devam edeceğiz.</p>
<p><strong><em><u>Birinci gündem konumuz;</u></em></strong> depremin hasarlarını tümüyle onarmak, yaraları sarmak, yeni ve güvenli 650 bin konutu inşa ederek depremzedelere teslim etmektir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın 1 Ekim 2023 tarihinde, TBMM’nin açılışı münasebetiyle yaptığı konuşmadan da anlaşılacağı gibi, deprem bölgesinde kurulan 186 bin konteynerde 600 bine yakın vatandaşımız barınmaktadır.</p>
<p>1,3 milyon vatandaşımıza kira yardımı verilmektedir.</p>
<p>Depremden etkilenen şehirlerimizin tekrar inşa ve ihyası maksadıyla bütün imkanlar devrededir.</p>
<p>200 bin konutun yapımına başlanmıştır.</p>
<p>Depremzede vatandaşlarımız yalnız ve çaresiz değildir, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı hep yanlarındadır.</p>
<p>Diyoruz ki, yaralar özenle sarılacak, güvenli bir gelecek kurulacaktır.</p>
<p>Beklentisiz destekle kesintisiz hizmet sürecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, felakete uğrayan kardeşlerimizin dar zamanında tüm gücüyle yanlarındadır.</p>
<p><strong><em><u>İkinci gündem konumuz;</u></em></strong> sosyal ve ekonomik reformlarla toplumsal refah ve rahatlamayı daha da güçlendirmek, daha da genişletmek ve nihayet her kesime yaymaktır.</p>
<p>Enflasyonla mücadelede başarılı sonuçlar alınmaktadır.</p>
<p>Herkesin ortak şikayeti olan hayat pahalılığı günden güne tesirini kaybedecektir.</p>
<p>Sayıları 16 milyonu bulan emeklilerimizin insanca ve huzur içinde yaşayacakları bir ücret düzeyine kavuşmalarından başka seçenek ise kalmamıştır.</p>
<p>Emekli maaşlarındaki muhtemel iyileştirmeler, enflasyon üzerinde zam verilmesi, hatta zammın kök ücrete yansıtılması samimi dileğimiz ve beklentimizdir.</p>
<p>Ayrıca küçük ölçekli iş yapan esnaflarımızla çiftçilerimizin prim yükünün hafifletilmesi, ev hanımlarına sigorta desteği sağlanması hususunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.</p>
<p>Bu çerçevede küçük esnafın emeklilik gün sayısı aşağıya çekilmeli ve 7200’e indirilmelidir.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıldönümü şerefine memurlarımızdan işçilerimize, emeklilerimizden esnaflarımıza, çiftçilerimizden dar ve orta gelirli insanlarımıza varıncaya kadar sosyal ve ekonomik yönden hepsinin yüzünü güldürmek boynumuzun borcudur.</p>
<p><strong><em><u>Üçüncü gündem konumuz,</u></em></strong> terörle mücadeleyi mutlak bir başarıyla sonuçlandırıp bu kanlı döngüyü milletimizin ve ülkemizin gündeminden tamamıyla çıkarmaktır.</p>
<p>Bildiğiniz gibi, 1 Ekim 2023 tarihinde, yani Meclis’in açıldığı gün, Kızılay’da bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı binalarının önüne kadar gelen teröristler bombalı saldırı girişiminde bulunmuşlardır.</p>
<p>Bu hain saldırıda iki polisimiz yaralanmış, iki terörist imha olmuştur.</p>
<p>Kahraman polislerimize, mesai arkadaşlarına ve aziz milletimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi bildiriyorum.</p>
<p>Bölücü teröristlerin Kayseri’de şehit edip otomobilini gasp ettikleri Veteriner Teknikeri Mikail Bozlağan kardeşimize de Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, ailesine başsağlığı diliyorum.</p>
<p>Terörü bütün inancımla lanetliyorum.</p>
<p>Bu kanlı eylemi, “PKK’nın Ölümsüzler Taburu” isimli şerefsiz bir aparatının gerçekleştirdiği belli olmuştur.</p>
<p>Terörün sonuç alması, Türkiye’ye geri adım attırması, haklı mücadeleyi sekteye uğratması asla, kata mümkün değildir.</p>
<p>Bu haşaratların, bu insanlık defolarının, bu soysuzların inşallah kökü kurutulacaktır.</p>
<p>Terörle huzur, terörle güvenlik, terörle insanlık arasında ikinci bir seçenek yoktur.</p>
<p>Bölücü terör örgütü karşısında şaibeli ve şüpheli duruş sergileyen, canilere sahip çıkan veya onlardan medet uman kim varsa, durumunu tekrar gözden geçirmeli, hıyanetle çakışan yollarını derhal ve önşartsız ayırmalıdır.</p>
<p>Elbette 1 Ekim tarihli terör saldırısının önü ve arkası süratle aydınlatılacak, teröristlerin Kayseri’den Ankara’ya nasıl geldikleri, yardım ve yataklığın kimler tarafından yapıldığı açıklığa kavuşacaktır.</p>
<p>Esasen 1 Ekim saldırısı Türkiye’ye karşı yapılmıştır.</p>
<p>Bu saldırıdan hemen sonra sosyal medyadan İçişleri Bakanlığı ekseninde maksatlı tartışmaların körüklenmesi, eski ve yeni bakanlar arasında fitne ve fesat üretiminin tahrik edilmesi Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyan arsızlık ve ahlaksızlıktır.</p>
<p>Tescilli FETÖ’cülerin özellikle Sayın Süleyman Soylu’ya iftira kuyruğuna girmeleri, bazılarının da görevdeki İçişleri Bakanı’nı kötülemeleri ülkemize kurulan zaman ayarlı bir tuzaktır.</p>
<p>Üstelik emniyet teşkilatında tecrübeyle ve kahramanca görev yapan, fakat bir sebepten dolayı görevden alınan bazı isimler etrafında dedikodu kampanyasına tevessül edilmesi asla doğru ve hakkaniyetli bir uygulama da değildir.</p>
<p>Terörle mücadeleyi cesaretle ve inanmışlıkla icra eden kamu görevlilerimizin itibarlarıyla ve mesleki onurlarıyla oynanması çok tehlikeli sonuçlara sebebiyet verecektir.</p>
<p>Bu vatan için kim canını ortaya koyar diye sorulduğunda; sağına, soluna bakmadan, arkasını önünü kollamadan ben varım diyen vatan evlatlarına sahip çıkmak, üstlendikleri makam ve görevlerinde sabit tutmak milli güvenliğimizin kaçınılmaz bir gereğidir.</p>
<p>Nefisleri ve ertelenmiş hesapları çatıştırarak devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek çok zordur.</p>
<p>15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünden sonra vatana ve millete fedakarlıkla hizmet eden evlatlarımızı darıltırsak, incitirsek, kırıp küstürürsek, Allah muhafaza, günü geldiğinde, ihtiyaç hasıl olduğunda sonu şehadet veya gazilik olan şanlı bir mücadele esnasında arasak bile hiç kimseyi bulamayız.</p>
<p>Devlet yönetiminde duygusallık olmaz.</p>
<p>Devlet yönetiminde ihmal olmaz.</p>
<p>Devlet yönetiminde kahramana mükafat, haine cezadan başka bir şey olamaz.</p>
<p>Terörle mücadelede deneyim kazanmış, ahlaken ve vicdanen milletine kendisini vakfetmiş kim varsa başımızın tacıdır, onların üzülmesi ve dışlanması çok sakıncalıdır.</p>
<p><strong><em><u>Dördüncü gündem konumuz;</u></em></strong> yeni, demokratik, kapsayıcı, mutabakata dayalı, milletimizin beklentilerine uygun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğasıyla uyumlu, yeniçağı kavrayan, Türk ve Türkiye Yüzyılının hukuki altyapısını kuran bir anayasayı ülkemize kazandırmaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi yeni anayasanın hazırlanmasında 100 maddelik teklif metniyle hazırdır.</p>
<p>Toplumun her kesimi bu sürecin içinde olmalıdır.</p>
<p>TBMM’nde temsil edilen siyasi partiler sorumluluktan kaçmak yerine, milletimizin taleplerine müzahir, yapıcı ve destekleyici tavır ve tutum içinde hareket etmelidir.</p>
<p>Darbe anayasası Türkiye’ye layık değildir.</p>
<p>Artık vakit gelmiştir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun tek adamla anayasa olmaz çıkışı aymazlıktır, akılsızlıktır, ayıptır.</p>
<p>Kaldı ki Türkiye’de tek adam sistemi falan diye bir şey yoktur.</p>
<p>Bu uydurmanın anayasa hazırlığını istismar etmek ve minder dışına çıkmak için kullanıldığı açıktır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünü yeni bir anayasayla taçlandırmak hem Milliyetçi Hareket Partisi hem de Cumhur İttifakı için ortak hedeftir.</p>
<p><strong><em><u>Beşinci gündem konumuz</u></em></strong>; adaletten sanata, sanayiden eğitime, ulaştırmadan sağlığa, spordan kültürel hayata, tarımdan teknolojiye, çevre ve iklim değişikliğinden kentsel dönüşüme, diplomasiden turizme, ekonomiden siyasete varıncaya kadar her alanda yeni yüzyılın ruhunu kavrayan ve aslında devam eden yapısal dönüşüm hamlesini hızlandıran, önümüzdeki yüzyılı Türkçe kuşatan bir milli stratejiyi el birliğiyle oluşturup olgunlaştırmaktır.</p>
<p><strong><em><u>Altıncı gündem konumuz;</u></em></strong> çevremizi samimi diyalog ve sağlam diplomasi imkanlarıyla barış kuşağı haline dönüştürmek, komşularımızla iyi ve dostane ilişkiler geliştirmek, Türk ve İslam dünyasıyla sıkı diyaloglar kurmaktır.</p>
<p>Suriye ve Mısır ile temaslar memnuniyet vericidir.</p>
<p>Sığınmacıların ülkelerine güvenli, gönüllü ve onurlu dönüşleri için bütün tedbirler eşzamanlı olarak alınmalıdır.</p>
<p>Ülkemizde misafir ettiğimiz komşu ülke insanlarına cephe almak vatanseverlik değil, provokatörlüktür.</p>
<p>Basra Körfezi ülkeleriyle, Irak ve Türkiye’nin ortaklaşa hayata geçireceği Kalkınma Yolu Projesi’nin Kasım 2023’te mutabakat metniyle tescil edilecek olması bir başka sevindirici gelişmedir.</p>
<p>Bu sayede Güney Kafkasya’nın Basra Körfezi’ne, Basra Körfezi’nin de Türkiye ve Güney Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ne bağlanması muazzam bir sıçramaya yol açacaktır.</p>
<p>Türkiye; Asya, Avrupa ve Afrika arasında ekonomi-ticaret-enerji koridorlarından birisi olan Orta Koridorun bağlantı noktası özelliğiyle de manevra alanını ve etkinlik sahasını takviye edecektir.</p>
<p>3 Kasım 2023 tarihinde Kazakistan’da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Toplantısı’nda KKTC’nin gözlemci ülke olarak yerini alması, Kıbrıs Türklüğünün tanınmasında önemli bir eşik olacaktır.</p>
<p>Tarihi ve kültürel birlikteliğin çatı kuruluşu olan Türk Devletleri Teşkilatı, Budapeşte’den Hazar’ın doğusuna uzanan köklü işbirliği ve kardeşlik hissiyatını pekiştirecektir.</p>
<p>Bunun yanında, Zengezur ve Laçin Koridorlarının açılıp Türk dünyasının kucaklaşmasıyla bölgemize barış, istikrar ve huzur hakim olacak, tarih yeni baştan coğrafyayla kenetlenecektir.</p>
<p>Iğdır ile Nahçıvan arasındaki Doğal Gaz Boru Hattı da ekonomik, ticari ve stratejik ilişkileri ortak tarih ve tek millet potasında daha da güçlendirecektir.</p>
<p>Bu arada 19 Eylül 2023 tarihinde, Azerbaycan’ın Karabağ’da düzenlemiş olduğu antiterör operasyonunda şehit olan 192 kahraman neferimize Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a ve milletimize başsağlığı diliyorum.</p>
<p>Yaralı neferlerimize şifalar temennisiyle diyorum ki, Karabağ Türk’tür, Türk milletinindir, Azerbaycan’ın egemenlik alanı ve sonuna kadar da toprağıdır.</p>
<p>Azerbaycan’ın siyasi ve toprak bütünlüğüne tartışmasız, hilafsız, önşartsız saygı duyulmalı, Karabağ üzerinde hiçbir muhasım güç hesap hatası yapmamalıdır.</p>
<p>Sayın Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Paşinyan arasında 5 Ekim 2023 tarihinde İspanya’da yapılacak görüşmenin hayırlara vesile olması içten beklentimizdir.</p>
<p><strong><em><u>Yedinci gündem konumuz da,</u></em></strong> 17 Mart 2024 tarihinde yapmayı planladığımız 14’üncü Olağan Büyük Kurultayımızla, 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşecek olan Mahalli İdareler Genel Seçimidir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak il ve ilçe kongrelerimizi büyük oranda tamamlayarak 14’üncü Büyük Kurultayımıza hazır hale geldik.</p>
<p>Kongrelerimiz gayet huzurlu, sağduyulu, disiplinli, dengeli, katılım düzeyi yüksek, kardeşlik ve dava arkadaşlığı hukukuyla yapılmıştır.</p>
<p>Bu vesileyle başta Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız olmak üzere, demokratik süreç içinde emeği geçen her arkadaşıma teşekkür ediyor, seçilen il ve ilçe başkanlarımızla yönetim kurullarını kutluyorum.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi 31 Mart 2024 seçimlerine heyecan ve inanmışlıkla hazırlanmaktadır.</p>
<p>Yerelde iktidar, ülkede istikrar için diyar diyar Anadolu diyoruz.</p>
<p>Ayırmadan, ayrıştırmadan diyar diyar Anadolu diyoruz.</p>
<p>Aklın yolu bir, genelden yerele birlik, ülkede yönetimde dirlik için Cumhur İttifakı’yla yürüyoruz.</p>
<p>Merkezden yerele istikrarı bozmadan, umuda doğru yürümek için milletimizle gönül birliği yapıyoruz.</p>
<p>İstikrar ve hizmet için, uyumlu yönetimle umutlu geleceğe ulaşmak için 31 Mart 2024’te zilletin kalan izlerini de silmek için serdengeçti bir yürekle çalışmanın azmindeyiz.</p>
<p>Yönetimde istikrar, daha güçlü istikbal için çare Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Türkiye’nin yürütme ile yasama yapısı arasında tam bir dengenin tesisiyle birlikte,</p>
<p>Cumhuriyet’in 110’uncu yıldönümü olan 2033’te temel meselelerini çözmüş,</p>
<p>İstanbul’un fethinin de 600’üncü yıldönümü olan 2053’de Süper Güç seviyesine tırmanmış bir Türkiye hedefimizdir.</p>
<p>Yaparsa Cumhur İttifakı yapacaktır.</p>
<p>“Hep Birlikte Türkiye” inancıyla başaracak olan Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Son olarak diyeceğim şudur: FETÖ’cüler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ümit bağlamasın, siyasi figüranlarına güvenmesin, film festivallerinde dönen dolaplara aldanmasın; biz 15 Temmuz’u unutmadık, 254 şehidimizi unutmadık, gazilerimizi unutmadık, tepemizden yağan bombaları unutmadık, üzerimize sürülen tankları unutmadık, herkes bilsin ki unutursak kanımız kurusun, unutursak gök girsin kızıl çıksın.</p>
<p>Bu düşüncelerle yeni yasama yılımızı bir kez daha tebrik ediyor, hepinize üstün başarılar diliyor, sizleri saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/10/03/mhp-lideri-milliyetci-hareket-partisi-turk-milletiyle-yek-vucuttur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri TBMM Parti Grubunda Konuştu</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 12:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri TBMM'de konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8272</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi. Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, “Köylülerimizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi.<br />
Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, <strong>“Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.”</strong> Sözleri dikkat çekti.<br />
Önümüzdeki yıl yapılacak mahalli seçimlere dikkat çekerek, şimdiden çalışmalara başlanmasını isteyen Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;<br />
“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,<br />
Saygıdeğer Misafirler,<br />
Basınımızın Değerli Temsilcileri,<br />
<strong>   Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28’nci Yasama Döneminin 1’nci Yasama Yılının ilk grup toplantısının hemen başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.   </strong><strong>Bizleri, alnı açık, başı dik ve müsterih bir vicdan eşliğinde kavuşturan Rabbim’e sonsuz şükrediyorum.</strong><br />
14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimi sonucunda milli iradenin teveccühüne mazhar olarak milletvekili seçilen siz değerli arkadaşlarımı ayrı ayrı kutluyor, milletimizin kalpgahı, demokrasinin ana karargâhı Gazi Meclisimize hoş geldiniz diyorum.<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu yeni yasama döneminin milletimize, ülkemize, siyasi partilerimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum.<br />
Bu çatı altında yapacağımız çalışmaların nice güzel, görkemli ve göğüs kabartan reformlara ve yasal düzenlemelere kapı aralamasını, Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde de milli birlik ve kardeşliğimizi çok daha güçlendirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.<br />
Üstlendiğiniz tarihi ve milli sorumluluğun hakkını vereceğinize inanıyor, hepinize güveniyorum.<br />
<strong>  Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize bu vesileyle en halisane selamlarımı iletiyorum.</strong><br />
Bildiğiniz gibi, 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçiminin kesin sonucu 30 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında ilan edilmiştir.<br />
Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’nün amir hükümleri çerçevesinde, Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilanını takip eden üçüncü gün olan 2 Haziran’da TBMM çağrısız toplanmış ve antiçme töreni yapılmıştır.<br />
TBMM üyeleri olarak millet hizmetine başlarken namus ve şeref gibi değerler üzerine ettiğimiz yemin kuşkusuz paha biçilemez niteliktedir ve hepimiz adına bağlayıcıdır.<br />
Ancak bu yemini daha da önemli ve öncelikli hale getiren husus ise taşıdığımız vekâlet görevine müteselsilen göstereceğimiz samimiyet ve sadakattir.<br />
Tam tersi davranışlar bu yeminin sembolik bir seremoniye dönüşmesini sağlayacaktır.<br />
Temennim odur ki, müspet ve müstesna mesajlarla açılmış olan Meclis’in, milletvekili antiçme metnindeki ulvi sözlerin gerçek anlamları ile temsil edilen bir yer olmasıdır.<br />
Siz değerli arkadaşlarım başta olmak üzere, bütün milletvekillerimizin ettikleri yemine bihakkın bağlı ve sadık kalmalarını ümit ediyor, bunu hassaten bekliyor ve diliyorum.<br />
3 Haziran 2023 tarihinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın antiçme töreni gerçekleşmiş, aynı günün akşamında Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin açıklanmasıyla birlikte seçimli demokratik süreç noktalanmıştır.<br />
28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.<br />
Bu tablo aynı zamanda kökleşen siyasi istikrarın somut bir yansımasıdır.<br />
Türkiye siyasi kriz yıllarını geride bırakmıştır.<br />
Dipsiz anlaşmazlıklar, sert gerilimler ve gergin bekleyişler raf ömrünü doldurmuştur.<br />
Kurulamayan, kurulsa bile yürümeyen, yürüse de tavı, tavrı ve takati tartışmalı olan koalisyon hükümetlerinden ne iz ne de eser kalmıştır.<br />
Bu yüzden Parlamenter Sisteme geri dönme hayalleri suya düşmüş, milletimiz bu siyasi hedef sahiplerine itibar etmemiştir.<br />
14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerini aynı zamanda referandum olarak gören ve gösteren partiler tarihin yanlış yerinde konuşlanmışlar ve kaybetmişlerdir.<br />
Milletimiz iki seçimde de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni teyit ve tescil etmiş, parlak geleceğini bu sistemsel mimaride gördüğünü iyice netleştirmiştir.<br />
Türkiye’mizin önü açılmakla kalmamış, yönetim hayatımızdaki denge ve düzen kurumsallaşmıştır.<br />
Bir rejim içinde teşekkül eden siyasi iktidar yapısı meşruluğunu doğrudan doğruya inançlardan ve tecelli eden iradeden almaktadır.<br />
<strong>Toplumun büyük çoğunluğunun inançlarına uygun olan iktidar ve yönetim sistemi hem hukuki hem de meşrudur.</strong><br />
Türk milleti Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında tecessüm eden Kabine’ye ve bu Kabine’nin içinde doğduğu yönetim sistemine inanmış ve onay vermiştir.<br />
Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geride kalan iki seçimden de güçlenerek çıkmıştır.<br />
İnsanların davranış kalıplarını özgeçmişlerine, milletlerinkini de tarihlerine bakarak açıklamak klasik bir metottur.<br />
Geldiğimiz bu aşamada Cumhur ile Cumhuriyet’in kucaklaşması, devlet ile milletin kaynaşması, insanla toplumun bütünleşmesi, geçmişle geleceğin eklemlenmesi yeni yönetim sistemiyle daha da pekişmiştir.<br />
<strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin munzam ve muntazam avantajları siyaset ve demokrasi kültürümüze bahar havası getirmiştir</strong>.<br />
Yeni sistemde hükümet bizzat millettir, millet de hür ve egemendir.<br />
Parlamenter Sistem’in arıza çıkaran, su kaynatan, sorun üreten, huzur ve istikrara pranga vuran, dahası mutabakat yerine kronik münakaşaları kesintisiz tırmandıran mahsurları hepten giderilmiş, Türkiye’miz deyim yerindeyse ayak bağlarından tümüyle kurtulmuştur.<br />
Türk demokrasisi tarih, kültür ve sosyolojik kodlarımıza muvafık yönetim reformuyla daha da olgunlaşmış, bir üst lige sıçramıştır.<br />
Çok açıktır ki, bu başarı Türk milletinin kutlu iradesiyle tezahür etmiştir.<br />
Pek çok engele ve engellemeye rağmen aşı tutmuş, maksat hâsıl olmuştur.<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin şayet tahkim, takviye ve tadil edilmesi gereken yanları varsa, bu durum bir ihtiyaç halini alırsa gereğini yapmak elbette görevlerimiz arasında yerini alacaktır.<br />
Ülkemiz 3 Haziran 2023 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci dönemine resmen geçiş sağlamıştır.<br />
Bu geçiş süreci huzur, barış, sükûnet ve güvenlik içinde temin edilmiştir.<br />
Önümüzdeki dönem, Türk ve Türkiye Yüzyılı Hedefine ulaşma dönemidir.<br />
Önümüzdeki dönem, Lider Ülke Türkiye idealinin tıpkı bir cemre gibi önce milli yüreklere, ardından da bölge ve dünya geneline düşme dönemidir.<br />
“Devlet ve Milletiyle, Hep Birlikte ve Her Şeyden Önce Türkiye” kararlılığıyla her türlü gailenin, her türlü garabetin, çözümü gayrimümkün gibi duran her türlü gayrimuayyen meselenin üstesinden gelecek cesaret, hamiyet, dirayet ve metanet milletimizde çok şükür ziyadesiyle vardır ve ortadadır.<br />
Milletin sözü üstüne söz, iradesi üstünde bir irade olamayacaktır.<br />
Zira egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.<br />
Türk milleti 14 Mayıs’ta da, 28 Mayıs’ta da dosta güven, düşmana korku salmıştır.<br />
Türkiye’nin aleyhine hesap yapanları, proje yazanları, fırsat kollayanları şaşkına ve bağlantı ipi kopmuş şamandıraya çevirmiştir.<br />
Küresel mihrakların arkasına saklanıp istismar ve ihanet masasına oturanlar yanılmış, yabancılaşmış, yanlışa ve yalana gömülmüş, aynı şekilde yıkılmış viraneye dönüşmüştür.<br />
Terör örgütleriyle yol yürüyenler, zalimlerin gizli ajandasına hizmetkârlık yapanlar akıntıya karşı devamlı kürek çekmiş, ne var ki sandığın dibini boylamaktan kurtulamamışlardır.<br />
Türk milleti kaderine, geleceğine, tarihi haklarına ve muhteşem varlığına sahip çıkma basiret ve başarısını hür iradesiyle, haysiyetli tercihiyle göstermesini bilmiş, zilletin defterini dürmüştür.<br />
Değerli Arkadaşlarım,<br />
Konuşmamın bu aşamasında bilhassa 14 Mayıs öncesi partimize karşı yapılan sistematik tahriklerle, husumet tonu bir hayli fazla olan azgınlaşmış kara kampanyalara kuşkusuz temas etmek ve huzurlarınızda tarihe not düşmek mecburiyetindeyim.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi toplamda 5 milyon 484 bin 820 oy sayısı ve yüzde 10,07 oy oranıyla şeytani planları alt üst etmiş, şiddetli iftiraları boşa çıkarmış, şirret saldırı dalgasını kırıp atmıştır.<br />
<strong>Partimiz 50 milletvekiliyle Türk siyasetinin kilit ve stratejik aktörü haline gelmiştir. </strong><strong>Elde ettiğimiz bu sonuç başarıdır ve saygındır.</strong><br />
14 Mayıs Milletvekili Genel Seçimini bütün boyutlarıyla analiz edip incelemek, milletvekili çıkaramadığımız seçim çevreleri başta olmak üzere, çok daha fazla milletvekili sayısına ve siyasi desteğe ulaşmak için neleri yapmamız gerektiğini değerlendirmek ve bunun üzerine kafa yormak elbette bir ihtiyaçtır.<br />
Bunu da yapıyor ve lazım gelen tedbirleri almak için çalışıyoruz.<br />
Hiç şüpheniz olmasın ki, yerimizde sayamayız, olduğumuzla yetinemeyiz, bu bize yeter diyemeyiz.<br />
Her zaman ve her şart altında daha fazlasına talip olmalıyız ve bunun için de insanüstü bir emek harcamalıyız.<br />
14 Mayıs 2023 seçimleri öncesi elimizden gelen her türlü gayreti heyecan içinde gösterdik.<br />
Başarıya inandık, milletimize itimat ettik.<br />
4 Eylül 2021 tarihinden itibaren adım adım 2023’e hazırlandık.<br />
Türk milleti hamd olsun bizleri mahcup etmedi, yeminli Türkiye düşmanlarını güldürmedi.<br />
Dünya siyasetinde bu kadar komploya, bu kadar suçlamaya, bu kadar kötülemeye ve bu kadar haksızlığa maruz kalıp da ayakta durabilen, oyun içinde oyun kuranları hallaç pamuğu gibi fırlatıp atan ikinci bir partiden asla bahsedilemeyecektir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi bu vasfıyla nadide bir siyaset ekolüdür.<br />
Üç hilal Türk siyasetinin yükselen markası, milli gönüllerde yer tutmuş ecdat yadigârıdır.<br />
Türk milliyetçileri, kritik bir dönemde üslendikleri görevin idraki içinde, mazisi yüzyıllara sari milliyetçilik fikriyatını, Milliyetçi Hareket’in 54 yıllık şerefli birikimini heba etmeyecek bir siyasi akla, şuura, öz disipline ve yeterli tecrübeye sahiptir.<br />
Tarihi bir davanın bugünkü temsilcileri olarak, taşıdığımız kutsal emaneti en güzel, en güvenli, en gelişmiş şekilde koruyup gelecek nesillere teslim etmek de her birimizin gayesi ve gayreti olmalıdır.<br />
Bugünü yaşarken yarınları ihmal edemeyiz.<br />
Yarına odaklanmışken geçmişi inkâr edemeyiz.<br />
Zamanı bir bütün halinde kavrayıp Türk milliyetçiliğinin hükmü şahsiyetiyle duruşumuzu, durduğumuz siyasi, ahlaki ve düşünce zeminini bir yanda güçlendirmek diğer yanda da güvenceye kavuşturmak durumundayız.<br />
Milliyetçiliğin esen rüzgarından istifade kurnazlığıyla delik deşik olmuş yelkenlerini şişirme çabasında olan bazı fırsatçıların, kimlik ve kişilik sancısı çeken bir kısım siyaset korsanının ufkumuzu perdelemesine de müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz.<br />
Fikir namusuna, feragat bilincine, fedakarlık künhüne sahip olmayanların siyasi ahlaktan bahsetmesi, milliyetçiliği pazarlama yarışına heves etmesi tuhaf bir çelişki, tufeyli bir çarpıklıktır.<br />
Çelişkide bocalayanların yanlışı savunacak gerekçeyi keyfi olarak imal etmeleri zaman zaman tesadüf edilen bir hastalık tipidir.<br />
Türk milliyetçiliğinin entelektüel sermayesini talan ve yağma peşine düşenler unutmayınız ki, çuvallamaya, çil yavrusu gibi dağılmaya mahkum ve müstahaktır.<br />
Bir işletme; tedarikçiler, pazarlar, müşteriler, rakipler başta olmak üzere, dışarıdan içeriye doğru tanımlanmaktadır.<br />
Siyaset ve fikir bünyesinin tanımı ise içeriden dışarıya doğru olacak, yani merkezden çevre istikametine yayılacak, sonra çevreden merkeze doğru da milletin arzu ve amaçlarıyla birleşip olgunlaşarak karar haline gelecektir.<br />
Merhum Ziya Gökalp’in dediği de budur.<br />
Siyaset, sırf oturulacak koltuk, kazanılacak paye, ulaşılacak makam arayışı değildir.<br />
Siyaset, şöhret ve servet ikmali için bir fırsat şantiyesi, bir çıkar santrali hiç değildir.<br />
Siyaset akıl, ahlak, inanç ve fikir hazinesine erişmiş olanlar için anlamlı, değerli, kalıcı, sürekli bir eylem ve erdem sahasıdır.<br />
Çete mantığıyla, çelişkiler manzumesiyle, çekiçle örs arasına sıkışmış biçarelikle siyaset yapılamaz, bununla mündemiç insan onuru sahiplenilemez, millet ve devlet bekası savunulamaz.<br />
Tarlası sırtında dolaşanlar, yağmur yağsa da ıslanmayanlar, tipi vursa da etkilemeyenler için siyaset ve fikir mücadelesi diye bir şey yoktur ve olmayacaktır.<br />
Bu kategoride olanlar sadece aymaz, sadece gafil, sadece çıkarcı değil, aynı zamanda yüreksizdir.<br />
<strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin yüreksizlerle, yükte hafif pahada ağır menfaatlerinin kölesi olmuş siyasi devşirmelerle ne bugün ne de gelecek de işi ve ilgisi olmayacaktır.</strong><br />
Bir zamanlar hasbelkader aramızda bulunup tefrika ve tezvirat imalatından başka bir şeye yaramayanların davamız üstünden at pazarlığı ve siyaset cambazlığı yapmaya cüret etmeleri öncelikle kendi acziyetleri ve çürümeleridir.<br />
Bizim çürüklerle yolumuz da yönümüz de ayrıdır, Yunus’un dediği gibi, “Her dem taze doğa¬rız, bizden kim usanası.”<br />
Zalim projelerin arasından sıyrılarak, çok zor şartlar altında gerçekleştirdiğimiz bir mücadele neticesinde bugün Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilmeye devam etmektedir.<br />
Verdiğimiz mücadelenin büyüklüğünü anlamak için tahammül ettiğimiz, sabır gösterdiğimiz, la havle deyip dayandığımız zorluklara bakılması yeterli olacaktır.<br />
Küresel emperyalizmin Türkiye’miz üzerindeki melanet emellerine uygun olarak MHP’siz siyaset arayışlarının dayatıldığı muhasım bir siyaset mühendisliğini Türk milleti elinin tersiyle itmiş ve reddetmiştir.<br />
Cumhur İttifakı’nın teklemesi, Cumhurbaşkanımızın tökezlemesi, Türkiye’nin tefessüh etmesi için her iğrenç ve ilkel yola müracaat edilmiştir.<br />
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri küresel siyasetin ana gündem konusu olmuştur.<br />
Zillet ve zulmün hakimiyeti için neredeyse ayinler yapılmıştır.<br />
Ülkemizin kaynaklarında gözü olan uluslararası sermayenin, vatanımızda hesabı olan küresel mihrakların, muazzam etki ve propaganda gücüne sahip odakların ve yerli işbirlikçilerinin, iç ve dış karanlık medya gücünün baskı ve dayatmaları Allah’a şükürler olsun ki birer birer aşılmıştır.<br />
Cumhur varlığını korumuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümü demokrasiyle taçlanmış ve aydınlanmıştır.<br />
Nitekim Cumhur İttifakı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üstünlüğü gene kazanmış, muktedir siyasi yapısını hamd olsun muhafaza etmiştir.<br />
Türkiye’nin istikrarlı gelişim ve ilerleyişine milletimiz omuz vermiştir.<br />
Bizlere güvenen, bizlere inanan, yüzümüzü kara çıkarmayıp muhannete muhtaç etmeyen aziz vatandaşlarımıza, dava ve gönül insanlarımıza, bütün teşkilat mensuplarımıza, seçilsin veya seçilmesin her milletvekili adayımıza içtenlikle teşekkür ediyorum.<br />
Birlikte çok daha güçlü olduğumuzu özellikle hatırlatmayı bir vazife addediyorum.<br />
Kurt dondurucu kışı geçirmiş, fırtınalara direnmiş, velakin yediği ayazı da hiç unutmamış, unutmayacaktır.<br />
Baharı getireceğiz diyenlerin şimdi damı karla kaplanmış, ne Pensilvanya’da ne de Kandil’de güneş açmıştır.<br />
Direne direne kazanacağız diyenlerin ocağına incir ağacı dikilmiş, zillet cephesi süngü düşürmüştür.<br />
Birleşe birleşe kazanacağız diyenler, dağıla dağıla sağa sola savrulup gitmiş, CHP’ye yuva yapan siyasetin guguk kuşları seçimlerin hemen ardından taşıyıcı bedenlerine sırt dönmüştür.<br />
Cumhur İttifakı’nın başarısını Pirus Zaferi metaforuyla gölgelemeye çalışanlar da çizgili pijamalarını giyip Türkiye’nin yükselişini tırnaklarını yiyerek izlemeye başlamışlardır.<br />
İlk kez seçilerek 28’nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev alan 18 milletvekilimizin yanında tüm milletvekillerimize, aynı zamanda diğer partilerin milletvekillerine ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne başarılar diliyorum.<br />
Milletimizden aldığımız destekle haşin, hain ve habis bir kuşatmayı yardık.<br />
Boyalı medyanın kirli manşetlerini yendik.<br />
Gayri ahlaki algı operasyonlarını geçtik.<br />
Kiralık anket şirketlerinin kuyruklu yalanlarını ezip çiğnedik.<br />
Tuzak kurdular, bozduk.<br />
Çöktü dediler, dimdik doğrulduk.<br />
Oyumuzu yüzde 2-3 gösterdiler; hiç aldırmadık, hiç de oralı olmadık.<br />
Baraja takılacağımızı söylediler, coşkun ırmaklar gibi taştık, yangın yerinde gül olup açtık, karanlık gecede hilal olup parladık.<br />
Bitti dediler, yeni ve yeniden güç devşirerek koşmaya başladık.<br />
Onlar bizi tanımıyor, fakat biz menfur ve melun niyet sahiplerinin alınlarına yapışmış etiket fiyatlarında kaç kuruş yazdığını, bunların ne kadar ucuzlaştığını gayet iyi biliyoruz.<br />
Onlar bizi görmezden geliyor, fakat biz alayını birden görüyor, yaklaşan hesap gününü dört gözle bekliyoruz.<br />
Varsın biraz daha oyalansınlar, varsın biraz daha avunup kendilerini kandırsınlar.<br />
İnanıyorum ki, Türk milletinin kudretini eninde sonunda görecekler.<br />
Milletimiz var olduğu müddetçe bırakınız dalımızın kırılıp kökümüzün kuruma imkansızlığını, yaprağımız dahi kımıldamayacaktır.<br />
Bu gerçeği anlayacak ve kavrayacak feraseti olmayanların bizimle boy ölçüşmesi, kedinin aynanın karşısına geçip kendisini aslan görmesi kadar ucube bir halin aynısıyla özetidir.<br />
MHP’siz Meclis düşü kuranların hepsi birden, Türk’süz millet özlemi çeken alçaklar güruhudur.<br />
Çetin saldırılar bize sökmez, çünkü himaye edenimiz Allah’tır.<br />
Hıyanetin fermanı bize geçmez, çünkü imanımız mukavemet ve mücadelemizin dayanağı ve sancağıdır.<br />
Fitne ve dedikodular önümüzü kesemez, çünkü sırtımızı dayadığımız güç mensubiyetiyle övündüğümüz Türk milletidir.<br />
Yaparız, başarırız, kazanırız, huzur deriz, barış deriz, kardeşlik deriz, millet deriz; halkın, hakkın ve hakikatin çizgisinden de asla taviz vermeyiz.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Dramatik ve köklü bir ekonomik değişim çağındayız.<br />
Bunun yanında siyasi ve sosyal olayların sofistike yapısıyla karşı karşıyayız.<br />
Dünyanın eski dünya olmadığının da farkındayız.<br />
Amerikan İç Savaşı’yla başlayan toplu savaşlar ve sarsıntılar dönemi İkinci Dünya Savaşı’yla zirveye çıkmış ve ardından da galip ülkelerin hakimiyet sahalarını belirlemesiyle düğümlenmişti.<br />
Müteakiben uzun yıllar devam eden iki kutuplu dünya düzeni vasat bulmuş, Sovyetler Birliği’nin çözülmesi ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dünya tek kutuplu bir aşamaya geçmişti.<br />
Artık dünyanın tek kutuptan ibaret olmadığı, farklı coğrafyalarda kutup başı ülkelerin serpilip sivrildiği, salkım ve yonca tipi ittifakların yeşerdiği nevzuhur bir insanlık döneminin içindeyiz.<br />
Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Genelkurmay Başkanı da bu gerçeği ikrar ve ifade etmiştir.<br />
Kabil’den Bağdat’a, Şam’dan Beyrut’a, Hartum’dan Trablus’a, Sana’dan Manila’ya, Bombay’dan Keşmir’e, Karaçi’den Kaşgar’a, Kırım’dan Kıbrıs’a, Kiev’den Priştine’ye varıncaya kadar çevremizde kargaşa, kutuplaşma, kriz ve çatışma iklimi egemendir.<br />
İkinci Dünya Savaşı sonrası tesis edilen küresel nizam ve silah zoruyla dayatılan kurallar hiyerarşisi sorgulandıkça huzursuzluğun çapı ve çeperi genişleyip yönetilemez gerilimler artış kaydetmektedir.<br />
Ukrayna’nın Üçüncü Dünya Savaşı’nın test sahası olduğu iddiaları son zamanlarda etkinlik kazanmıştır.<br />
Yüksek hassasiyetli silahlar, hipersonik füzeler, özel operasyonel kuvvetler, robotik sistemler, insansız kara, deniz ve hava araçları ya kalıcı bir barış kuşağının kurulmasına hizmet edecek ya da korkunç bir sonu hazırlayacaklardır.<br />
Aslında insanlık bıçak sırtı bir durumdadır.<br />
Mızrağın çuvala sığmadığı da aşikardır.<br />
Küresel ekonomideki patinajlar siyasi ve sosyal bünyede derin çatlaklara neden olmaktadır.<br />
Londra’dan Paris’e, Berlin’den Madrid’e, Roma’dan Atina’ya, Brüksel’den Sofya’ya kadar AB ülkeleri rahat değildir.<br />
19 üyeli Euro Bölgesi’nin teknik anlamda ekonomik resesyona girmesi alarm zillerinin sesini daha da arttırmıştır.<br />
ABD ve AB’de faizlerin tırmanışı enflasyona kalıcı çözüm getirememiştir.<br />
İşsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, terör, siyasi istikrarsızlık, ekonomik belirsizlik, etnik ve mezhep temelli cepheleşmeler insanlığın başında ince bir ipe bağlanmış keskin kılıç gibi sallanmaktadır.<br />
Hukukun gücü değil, güçlünün hukuku maalesef kıtaları dolaşmaktadır.<br />
Mazlumlar ızdırap içindedir, zalimlerin gözü ve kursağı da doymak bilmemektedir.<br />
Göç konusu hala insanlığın üstesinden gelemediği ana sorunlarından birisi olarak malumumuz ve muhatap olduğumuz bir sancıdır.<br />
Türkiye, böylesi bir alacakaranlık dünya panoraması karşısında önümüzdeki yüzyıla damga vurmanın hedefindedir.<br />
Bu hedef heyecan vericidir, elbette hep birlikte ve herkes eşittir Türkiye anlayışıyla yüzyılın vizyonuna ulaşılacaktır.<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta ifade ettiği “iç cepheyi” diri ve zinde tutmak hepimizin görevidir.<br />
Gerçekten asıl olan iç cephedir.<br />
Bu cephe aziz Atatürk’ün vurguladığı üzere, bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir.<br />
Artık seçim gündemi geride kalmıştır.<br />
Söylenen söylenmiş, herkes eteğindeki taşı dökmüştür.<br />
Sonuçta millet seçimini yapmış, kararını belgelemiş, önümüzdeki beş yıllık süre zarfında siyasi yetkiyi Cumhur İttifakı’yla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş, takdir hakkını bu yönde kullanmıştır.<br />
Meydanların sıcaklığını siyasetin uzlaşma ve diyalog masasına taşımamak lazımdır.<br />
Elbette biz ne demişsek arkasındayız, her sözümüzün de yanındayız.<br />
Ancak Türkiye’nin meselelerini konuşarak, kafa kafaya vererek, ahlaki ve milli ölçekte buluşarak çözebiliriz.<br />
Siyaseti kör dövüşüne çevirmekten uzaklaşmalıyız.<br />
Milletimiz bizden hizmet beklemektedir.<br />
Bundan sonra kenetlenmeyi ve kucaklaşmayı her sahada, her aşamada sağlamalıyız.<br />
Türk milleti tek ses, tek bilek ve tek yürek olduktan, Türkiye bütün güzellikleriyle ve değerleriyle tek nefes haline geldikten sonra zulmün feriştahı, zilletin ağa babası, düşmanın kıralı gelse göreceği yalnızca hezimet ve hüsrandır.<br />
İnanıyorum ki, uyanan ve ayaklanan devin tekrar uyuşup uyuklamasına hiçbir vicdan sahibi insanımız tamam demeyecek, yanlışa taraf olmayacaktır.<br />
Türkiye; ekonomisiyle, siyasetiyle, diplomasisiyle, milli birlik ve kardeşlik ruhuyla, tarihi ve kültürel müktesebatıyla, kavga yerine kucaklaşmayı öne alan sarsılmaz iradesiyle önümüzdeki yüzyılı lehine çevirebilecektir.<br />
Dileğim muhalefet partilerinin girdikleri tünelden, düştükleri türbülanstan bir an evvel çıkmaları, milli ve ahlaki siyaset ilkelerini gecikmeksizin benimsemeleridir.<br />
Maalesef ülkemizin öncelikli sorun alanlarından birisi fikirsiz, temelsiz, kimliksiz, istikametsiz, hedefsiz, heyecansız, milli ve manevi değerlere hazımsız muhalefet anlayışıdır.<br />
Bu anlayış demokrasimiz için de bir kambur ve külfettir.<br />
Muhalefet partilerinin kaynayan kazanı kapak tutmasa da, bu bizim meselemiz değildir.<br />
Birbirlerini yiyip tüketmeden orta yolu bulmaları tavsiyemdir.<br />
Kulislerin ateşlenmesi, lobilerin iştahlanması onların iç sorunudur.<br />
Üzüntümüz CHP Genel Başkanı’nın hala milletimizin mesajını algılayamamış, hala anlam verememiş olmasıdır.<br />
Bir televizyon kanalında, “kazanamadık, ama ağır bir yenilgi de almadık” sözleri, köylülerimizi ve TRT’yi suçlayan ve hakir gören tarihi hatası şuur kaybının yanı sıra hala şoku atlamadığına delildir.<br />
Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.<br />
Bu ayıplı sözler milletimizi derinden yaralamış, aynı şekilde CHP’ye oy veren vatandaşlarımızı da şaşırtmıştır.<br />
Anadolu’nun kavruk yüzlü, nasır tutmuş elli, tarlasında ve ağırında nafakasının mücadelesinde olan şerefli insanlarımızı anlamadan, haklarını teslim etmeden, onların gönüllerine girmeden yapılacak hiçbir mücadeleden sonuç alınamaz.<br />
Sayın Kılıçdaroğlu’nu defalarca uyardım:<br />
“Güvenme dostuna, saman doldurur postuna” dedim.<br />
CHP’nin üzerinden 40’a yakın milletvekilini kapan doğruca kendi evine gitti.<br />
CHP’nin önünden rastlantıyla geçene Cumhurbaşkanı yardımcılığı vaat edildi.<br />
Bakınız daha birkaç gün önce Ankara’yı sel götürdü, mazgallar tıkandı, araçlar sular altında kaldı, vatandaşlarımız mağdur oldu, her yer göle dönüştü, ama CHP’li Belediye Başkanı il il, meydan meydan dolaşarak asıl görevini unutmuş, şehrin yüzüstü bırakmıştı.<br />
Emanete tıpkı İstanbul Belediye Başkanı gibi ihanet etmişti.<br />
Ankara’ya çivi çakılmadı, belediye hizmetleri uzun zamandır askıya alındı.<br />
14 Mayıs akşamı bu iki belediye başkanı beşinci sınıf bir çadır tiyatrosunda gösteriye çıkarak kazandık diyorlardı, ama sorumluluğunu taşıdıkları kentlerine kaybettirdiklerini çok geçmeden herkes görüp anlamış oldu.<br />
Dolduruşa geldiler, itibar ve inandırıcılıklarını spot piyasaya düşürdüler.<br />
Nefsine söz geçiremeyenden siyasetçi olmayacağı gibi adam da olamayacaktır.<br />
Yine Kılıçdaroğlu’nu Hz.Mevlana’nın sözüyle uyardım ve dedim ki:<br />
“Kiminle gezdiğinize, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin; çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.”<br />
Sayın Kılıçdaroğlu ve diğer ortaklarının milletin çağrısına kulak verip, en azından yeni bir anayasa konusunda olumlu ve yapıcı yaklaşmaları önümüzdeki en belirgin samimiyet testidir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’mize geniş katılımlı, kapsayıcı, demokratik nitelikli, milletimizin özlemlerini yansıtan, devlet ve millet dengesini titizlikle kuran bir anayasa kazandırabilmek için elini taşın altına koymaya hazırdır.<br />
Bu kapsamda Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde 100 maddelik Anayasa teklif metnimiz de çoktan hazırlanmıştır.<br />
Yeni yüzyılda, 100 il, 1000 ilçeden müteşekkil idari yapısıyla gücüne güç katmış bir Türkiye’yi inşa ve ihya etmemiz mümkündür.<br />
18 Mart 2021 tarihinde gerçekleşen 13’üncü Olağan Büyük Kurultayımızda milletimle paylaştığım beş stratejik hedeften birisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, daha yerinde bir ifadeyle, Türk Tipi Başkanlık Modeli’ne sahip çıkmak, ilke, kural ve kurumlarıyla yaşamasına hizmet etmektir.<br />
Bir başka stratejik hedef olarak da; sivil, geniş katılımlı, herkesi kapsayan, yeni yönetim sisteminin ruhuna ve dokusuna müzahir yeni bir anayasa hazırlığını göstermiştim.<br />
Demiştim ki, “Milliyetçi Hareket Partisi bu kapsamda gerekli çalışmalarını sürdürmektedir ve önümüzdeki birkaç ay içinde hazırlıklarımız Allah’ın izniyle tamamlanacaktır.”<br />
Milliyetçi Hareket Partisi yeni anayasa konusunda sık sık dile getirdiği çalışmalarını Allah’a şükürler olsun ki 4 Mayıs 2021 tarihinde bitirmiş ve metin yazımı sonuçlanmıştır.<br />
“Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 Maddelik Yeni Anayasa” teklif metnimiz müzakere edilmek için hazırdır.<br />
Biz de laf yok icraat vardır.<br />
Dedik mi yaparız, yaptık mı mertçe sahiplenmesini biliriz.<br />
Temel görüşlerimizi merak edenlere tekrar hatırlatırım ki:<br />
Türkiye Cumhuriyeti adıyla, Türk milleti kimliğiyle beraberce yaşayabilmemizin tartışılmaz ilke ve esasları 29 Ekim 1923 tarihinde Atatürk ve kurucu kahramanlar tarafından belirlenmiştir.<br />
Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklal Marşı olduğu kaydedilmiş ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti, ülkesi, milleti ve egemenlik unsurlarıyla bir bütündür, aynı zamanda milli ve üniter bir devlettir.<br />
Türk milleti tarihi ve kültürel kökleri itibariyle ayrılık kabul etmeyen beşeri bir varlıktır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu Milli Mücadele’nin eseridir.<br />
Ay yıldızlı al bayrağımız bağımsızlığımızın, egemenliğimizin, birlik ve beraberliğimizin sembolüdür.<br />
İstiklal Marşımız, İstiklal Savaşımızın kahramanlık destanıdır ve o günlerin mukaddes bir hatırasıdır.<br />
Milli birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temeller “tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek vatan” ülküsüdür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi, bu kutlu değerleri ve kutsal emanetleri, göstereceği yüksek fedakârlık, kararlılık, milli şuur ve millet sevgisi ile korumaya sonuna kadar yeminlidir.<br />
Bunlar bizim hayat ve varlık kaynağımızdır.<br />
Bizim Anayasa hazırlığı ekseninde aradığımız uzlaşma ve diyalog zemini ancak milli ve manevi ilkelere saygı ve riayetle mümkündür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi’nin ayrılıkta, bölünmede, çözülmede, dağılmada mutabakat araması asla ve asla mümkün değildir.<br />
Beklentimiz ve ümidimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin milli duruş ve Anayasa hazırlığı için yaptığı sağduyu ve kucaklaşma çağrılarının bu ilkeler etrafında cevap bulmasıdır.<br />
Sözlerime son vermeden altını çizerek açıklamak isterim ki;<br />
Asgari ücretle geçinen kardeşlerimizin, emeklilerimizin, memurlarımızın ve toplumun her kesiminin döviz kurundaki dalgalanmalardan korunarak insanca yaşayacakları ücret ve maaş seviyelerine çıkarılmalarını destekliyor, üzerimize ne düşüyorsa yapacağımızın sözünü veriyorum.<br />
Ayrıca 11 Haziran 2023 tarihinde Pençe-Kilit Harekât Bölgesi’nde bölücü terör örgütü PKK’nın tuzakladığı el yapımı patlayıcıların infilak etmesiyle şehit düşen Uzman Çavuş Cem Ahmet Kaya ile Uzman Çavuş Halil Şahin evlatlarımıza ve tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum.<br />
Başımız sağ olsun, vatan sağ olsun, milletimiz sonsuza kadar var olsun.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Meclis çalışmalarında her birinize üstün başarılar temenni ediyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Devleti ve Hükumeti Suçlayan Güruh Arızalıdır, Arsızdır, Art Niyetlidir.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi hareket partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8142</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  “Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.” Dedi. Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  <strong>“Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.”</strong> Dedi.</p>
<p>Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edeceğini söyleyen MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasında Şu İfadeler eyer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekilleri, </strong></p>
<p><strong>Muhterem Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor; başarılı, sağlıklı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Bilim insanları Evren’in yaşını 13,7 milyar; Dünya’nın yaşını da 4,5 milyar yıl olarak tahmin etmektedir.</p>
<p>Yine yapılan araştırmalar kapsamında, insanlığın 3 milyon yıla, düşünen ve konuşan insanın da 1 milyon yıla uzanan bir geçmişi olduğu ileri sürülmektedir.</p>
<p>Elbette hayatı bahşeden bellidir.</p>
<p>Bu değişmez ve değiştirilemez ilahi bir hüküm, aynı şekilde ezeli bir takdirdir.</p>
<p>Nitekim Allah’tan geldiğimiz, yine O’na döneceğimiz manevi bir hakikattir.</p>
<p>Dünya’nın dönmeye başladığı andan bugüne kadar yerin altıyla yerin üstünde şiddeti farklılaşan doğal hareketler biteviye yaşanmış, hayatın ve coğrafyaların istikameti buna muvafık oluşmuştur.</p>
<p>İnsanın yerkürede varlığıyla beraber doğal ve doğal olmayan felaketlere direnme macerası eşzamanlı şekilde başlamış, zamanla daha da karmaşık bir hal almıştır.</p>
<p>Bu dünyevi gerçekle yaşamak, buna müzahir bir hayat planlaması yapmak şüphe yok ki zaruridir.</p>
<p>Modifiye edilmiş hayat formlarının tartışıldığı; biyo-cerrahi, enformatik, nano-teknolojiler, bağlı nesneler, şeylerin interneti, büyük veri, 3D yazıcılar, sibernetik ve yapay zeka gündemli insanlığın bugünkü dönemiyle ilkel dönemler arasında felaketlerin zuhuru bakımından çok az fark vardır.</p>
<p>Göze çarpan en müessir farklar ise felaketler karşısında somutlaşan; mukavemet aklının derinliği, mücadele şuurunun enginliği, müdahale ve münasebet ağının genişliğiyle metanet duygusunun genelliğidir.</p>
<p>Tanımadığı, tanımlayamadığı, anlayamadığı, aklıyla kavrayamadığı her şeyden korkan ve kaçan insandan, her neviden korkuya savaş açan insana ulaşılması çağların adeta su gibi akışıyla; bilinç, bilgi ve inanç düzeyinin yükselişiyle mümkün olmuştur.</p>
<p>Asırlarca ödenen bedellerin mecmuundan, hayat tecrübelerinin damıtılmasıyla oluşan kültür mefhumundan sırasıyla medeniyetler ve milletler doğmuştur.</p>
<p>Çetin şartların aşılması aynı zamanda tarihsel ilerleyişi de sağlamış, hatta vaki ilerleyişi hızlandırmıştır.</p>
<p>Gerçi her ilerleyişin bir değişim, fakat her değişimin bir ilerleyiş hali olmadığı bilinen bir husustur.</p>
<p>Tarih sürecini, felaketlere göğüs gererek ayakta kalmayı başarmış toplum ya da milletlerin marifet ve mükafatı olarak tarif etmek sanıyorum yanlış bir değerlendirme olmasa gerektir.</p>
<p>Bu açıdan baktığımızda, Türk milletinin hem tarih yapan hem de tarih yazan bir millet olduğu hemen fark edilecektir.</p>
<p>Felaket zamanlarında feragat kültürümüz ve fedakârlık künhümüz hamd olsun göz kamaştırıcı düzeyde serpilip sivrilmektedir.</p>
<p>Acıların kaldırılması kolay olmayan hamulesi paylaşıldıkça hafiflemektedir.</p>
<p>Dayanışma ve yardımlaşma hissiyatı bir yanda gönülleri birleştirirken, diğer yanda ortak hedefler doğrultusunda gövdeleri kenetlemektedir.</p>
<p>Bize özgü hasletler, bize has değerler, bizimle mündemiç vasıflar felaketler karşısındaki yegane dayanağımızdır.</p>
<p>Tarihi deneyimlerle sabittir ki, milletimizin ruh kökü, maddi ve manevi dirayeti her türlü musibetle başa çıkmaya ziyadesiyle kafidir.</p>
<p>İslami, insani, vicdani mirasımız zorluklarla mücadelede feyiz kaynağımız, koruyucu kalkanımızdır.</p>
<p>Nimete de mihnete de şükür eden; dikene kızmak yerine içindeki gülü görmesini bilen bir inanç haysiyetine sahip olduğumuz tartışma götürmez bir başka gerçektir.</p>
<p>Bu zamana kadar, doğal felaketler bize sadece dayanışmanın ve kardeşliğin ne kadar muazzez olduğunu öğretmekle kalmamış, aynı zamanda bunu hayatımızın her alanına teşmil edecek manevi ve kültürel zenginliğe sahip olduğumuzu da göstermiştir.</p>
<p>Yine felaketler karşısında, günübirlik tavır ve tepkiden daha üst, daha kalıcı, daha dayanıklı bir davranış güzelliği hamd olsun gelişmiş ve yerleşmiştir.</p>
<p>Bu nedenle gelecek umutlarımız her şartta diri kalmıştır.</p>
<p>Gücümüz milli birliğimizdir, güvencemiz devletimizin meselelere hakimiyeti ve tüm cömertliğiyle mağdur ve mazlum insanlarımızın yanında oluşu, arkasında duruşudur.</p>
<p>6 Şubat 2023 tarihinde Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki depremle Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki iki deprem yaygın bir kayba ve yıkıma yol açmıştır.</p>
<p>Bu hazin tablo yediden yetmişe, kuzeyden güneye, doğudan batıya her vatandaşımızı, her insanımızı hüzün ve hüsranla sarsmış, yüreklere ateş düşürmüştür.</p>
<p>20 Şubat 2023 tarihinde de, Hatay’ın Defne ilçesi merkezli 6,4 büyüklüğündeki depremin yanında Samandağ merkezli 5,8 büyüklüğündeki deprem ile Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde dün meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem yine acılarımıza acı katmış, endişeleri artırmıştır.</p>
<p>Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerimizde toplam <strong><em>44 bin 375</em></strong> vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>Sayıları 100 bini aşan vatandaşımız da yaralanmıştır.</p>
<p>Bu vesileyle depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, tedavi gören vatandaşlarımıza şifalar diliyorum.</p>
<p>Başımız sağ olsun diyorum.</p>
<p>Depremlerin ardından 10 bin 282 artçı sarsıntı meydana gelmiştir.</p>
<p>Şu ana kadar afet bölgesindeki illerimizden 563 bin vatandaşımız tahliye edilmiştir.</p>
<p>Doğduğu, doyduğu ve büyüdüğü köy, ilçe ve illerden koparak muhtelif şehirlerimize gitmek zorunda kalan vatandaşlarımızın uygun yerleşim yerlerini oluşturarak tekrar geri dönüşlerini sağlamak, anılarıyla buluşturmak ihmali olmayan görevlerimiz arasındadır.</p>
<p>Depremden zarar görmüş her yeri eskisinden de güzel ve yaşanabilir hale getirerek sahip çıkmak durumundayız.</p>
<p>Ayrıca afet bölgesinde ve haricinde; çadır, konteyner, yurtlar, oteller, kamu misafirhane ve tesisleriyle diğer barınma alanlarında 1 milyon 914 bin 292 vatandaşımıza hizmet sunulmaktadır.</p>
<p>İçi dışı, yanı yöresi, önü arkası fitne fesat yumağına dönen bazı münafık siyasetçilerin çadır üzerinden sürdürdükleri iftira sağanağına rağmen, 335 bin 382 çadırın kurulumu gerçekleştirilmiş ve bu kapsamdaki çalışmalar da devam etmektedir.</p>
<p>Bölgeye günlük 10 binin üzerinde çadır sevk edilmektedir.</p>
<p>Şu ana kadar 287 çadır kent kurulmuştur.</p>
<p>Kaldı ki çarpıcı gerçekler her şeyiyle ortadadır.</p>
<p>Devleti ve hükümeti suçlayan güruh arızalıdır, arsızdır, art niyetlidir.</p>
<p>Ayrıca 10 il ve 130 noktada konteyner kentler canla başla hayata geçirilmektedir.</p>
<p>Bunun yanında Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde prefabrik ve tuğla evlerinin kullanıma hazır olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Aynı anda hem zamanla hem de zorlu şartlarla mücadele edilmektedir.</p>
<p>Depremlerden zarar gören insan sayımız çok fazla, coğrafi sahamız çok geniştir.</p>
<p>Bu çerçevede ister istemez bazı eksikliklerin, amaçlanan ve arzulanan hizmetlerin temininde bazı yetersizliklerin vuku bulması normaldir, olağandır, beklenmelidir.</p>
<p>Mühim olan gösterilen çok boyutlu çabalardaki samimiyet, yapılan geceli gündüzlü çalışmalardaki yoğun gayret ve sürekliliktir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm unsurlarıyla görevinin başındadır, mağdur vatandaşlarımızın sonuna kadar da yanındadır.</p>
<p>Hiç kimse yalnız, kimsesiz ve sahipsiz değildir.</p>
<p>Felaketten siyasi ve ekonomik rant devşirmeye heveslenenlerin devleti töhmet altında bırakıp mesnetsiz şekilde karalama arayışı tek kelimeyle bozgunculuktur.</p>
<p>Ahlaki ve vicdani dayanışmadan mahrum zihniyetlerin açtıkları iftira cephesine devamlı yığınak yapmaları utanç verici bir ayıptır.</p>
<p>İçinden geçtiğimiz çok kırılgan, bir o kadar da nazik günlerde Türk sporunu siyasi kutuplaşmanın içine çekmek için kıvrananlar, tribünleri ajan provokatörlerin güdümüne havale etmek maksadıyla oyun kuranlar tarihi bir yanlışın tam ortasındır.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu yapılan bazı futbol müsabakaları esnasında, stadyumlardan hükümet istifa bağırtısının koro halinde seslendirilmesi deprem felaketinde hayatlarını kaybetmiş vatandaşlarımıza ve depremzede kardeşlerimize vahim bir saygısızlıktır.</p>
<p>Türkiye’nin, depremin ağır sonuçlarıyla kıyasıya mücadele ettiği bir süreçte, Türk futbolunu lekelemeye, Türk sporunu siyasileştirmeye, kutuplaşma dalgasını sahalara yansıtmaya çalışanlar alçakça bir kurgunun içindedir.</p>
<p>Spor demek dostluk, kardeşlik ve centilmenlik demektir.</p>
<p>Spor demek ahlaklı olmak demektir.</p>
<p>Spor demek takım ruhuyla, yani dayanışma ve yardımlaşmayla hareket etmek demektir.</p>
<p>Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.</p>
<p>Herkes yerini yurdunu, haddini hududunu bilmelidir.</p>
<p>Sahalardan sokak aralarına gerilim ve çatışma tahviline yeltenenlere müsamaha gösterilmeyecektir.</p>
<p>Müşterek acılarımızın üzerine basarak, depremin hasar ve enkazından yararlanarak zillete yardım ve yataklık yapanlar, Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyanlar kim olursa olsun ülkesine ve milletine sırt dönmüş odaklardır.</p>
<p>Türkiye Futbol Federasyonu ve bütün futbol kulüpleri tarih ve millet önünde milli, ahlaki ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmek, müsabakalarda istikrarı, insicamı ve huzuru sağlamakla mükelleftir.</p>
<p>Tribünler çürük siyasi sloganların atılacağı mekânlar olamaz.</p>
<p>Kalabalıkların arasına sızarak devlete ve hükümete meydan okunmasını provoke edenlerin önce tespiti, ardından da tecziyesi mutlaka yapılmalı, Türk sporu düştüğü karanlık dehlizden el birliğiyle çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu hedef gerçekleşene kadar gönül verdiğim Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyeliğinden ayrıldığımı tekraren ifade etmeyi milletime sadakat ve vefa borcu, felaketler karşısında da sorumluluk duygusu olarak addediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Bu sıkıntılarla perçinlenmiş ortamda, 20 Şubat 2023 Pazartesi günü Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte önce felaketin acıklı sonuçlarına maruz kalan Hatay’ı ve ilçelerini ziyaret ettik.</p>
<p>Müteakiben Kahramanmaraş’a geçtik.</p>
<p>Bir gün sonra da Osmaniye ve Gaziantep il merkezinde ve depremden zarar gören ilçelerinde detaylı incelemelerde bulunduk.</p>
<p>Dün Adıyaman’a gittik, bugün öğleden sonra da inşallah Malatya’da olacağız.</p>
<p>Bir defa şunu ifade etmek boynumun borcudur ki, yaralar hızla sarılmakta, her insanımızın elinden tutulmakta, hiç kimse aç ve açıkta bırakılmamaktadır.</p>
<p>Hizmetlerde süreklilik esastır.</p>
<p>Toplumsal rahatlama, sosyal ve ekonomik toparlanma hız kazanmaktadır.</p>
<p>Vatandaşlarımız devlete güven duymaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte mevcut sorunlarının aşama aşama çözüleceğine inanmışlar, bunun da ikna edici örneklerine şahit olmaya başlamışlardır.</p>
<p>Devlet çevik ve çelik iradesiyle, sahip olduğu bütün imkanlarıyla alandadır, milletiyle iç içedir.</p>
<p>Bakanlarımız, bürokratlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, yardım gönüllüsü insanlarımız, yerli ve yabancı arama kurtarma ekipleri 7 gün 24 saat teyakkuzdadır.</p>
<p>Yüzyılın dehşet verici felaketine yine yüzyılın kutlu mücadelesiyle direniş gösterilmektedir.</p>
<p>Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın ızdırabı tarifsiz olsa da, gözlerinde elemin derin izleri yer alsa da, buna karşı harekete geçen yardımlaşma ve seferberlik ruhu tüm sorunlara rağmen hayranlık uyandırmaktadır.</p>
<p>Kuşkusuz yıkılan her binanın yenisi yapılacaktır.</p>
<p>Bu yeniden inşa ve ihya hamlesinin ilk adımı geçen hafta atılmış, toprak ilk kazma vuruşuyla buluşmuştur.</p>
<p>11 ilimizi kapsamına alan yeni yerleşim alanları haritası kamuoyuyla paylaşılmış, bölge insanımız ve milletimiz derin bir nefes almıştır.</p>
<p>Sağlam zemine ve az katlı olmak suretiyle ilk etapta 199 bin 739 kalıcı konut ile 73 bin 972 köy evi yapılması kararlaştırılmıştır.</p>
<p>Gaziantep’in Nurdağı ile İslahiye ilçelerinde temel kazı çalışmaları 24 Şubat 2023 Cuma günü başlamıştır.</p>
<p>Yapılan binaların ilk teslimatının 7 ay sonra gerçekleşmesi hedeflenmektedir.</p>
<p>Bir yıl içinde de yıkılan il, ilçe ve köylerimizin yeni baştan inşası bitmiş olacak, neticede hak sahibi mağdur vatandaşlarımıza güvenli konutların teslimi sağlanacaktır.</p>
<p>Bu durum muazzam bir atılım, müstesna bir kararlılık işaretidir.</p>
<p>Göz alıcı gelişmeler Türkiye’nin ulaştığı saygın ve sayılı güç seviyesinin aleni ibrası ve ilanıdır.</p>
<p>Kalbi Türkiye sevdasıyla çarpan her kardeşimiz gelecekten ümitlidir.</p>
<p>Yeis ve yılgınlığa hiç gerek yoktur.</p>
<p>Cumhur İttifakı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hem konutlarını yapacak, hem de felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edecektir.</p>
<p>24 Şubat 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 126 Sayılı <strong><em>“Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”</em></strong> bazı etkili tedbirlerin hayata geçirilmesini esas almaktadır.</p>
<p>Bu kararnameye göre, afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afetten etkilenenlerin geçici ve kesin iskan alanları; fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, AFAD Başkanlığı’nın yeni yerleşim yerlerinin tespitine ilişkin görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen ilgili kurumlara bildirileceği,</p>
<p>Bu bildirim yapılırken gereklilik bulunması halinde, Mera Kanunu ile Orman Kanununun Ek 16’ıncı maddesinde belirtilen alanların da kullanılabileceği ifade edilmiştir.</p>
<p>Alınması öngörülen önemli tedbirlerin bir kısmı bu şekildedir.</p>
<p>Ek 16’ıncı madde, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar tanımlanmaktadır.</p>
<p>Bir defa mezkur kararnamede Mera Kanunuyla Orman Kanununun ilgili maddesinde sözü edilen alanların doğrudan kullanılacağı değil, gerekirse kullanılabileceği dikkatle belirtilmiştir.</p>
<p>Peki bunun neresinde mahsur vardır?</p>
<p>Bazı köşe yazarları, bir kısım tetikçi medya organları ağız birliği halinde, orman alanlarının da konut için kullanıma açılacağını hangi bilgi ve belgeye dayanarak söylemektedir?</p>
<p>Orman vasfını kaybetmiş taşlık, kayalık ve verimsiz alanlar üzerinde, ihtiyaç hasıl olması halinde konut yapmanın, evsiz barksız insanlarımıza başlarını sokacak bir göz ev inşa etmenin neresinde sakınca olacaktır?</p>
<p>Deprem kadar tehdit saçan bu taş kalpli Türkiye muhalifleri gerçekleri saptırarak neye ve kime hizmet etmektedir?</p>
<p>126 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini asıl manasından koparanların ya okuma-yazma-anlama özürleri korkunç boyutlardadır ya da iflah olmaz bir gaflet ve hatta hıyanet salgınına yakalandıkları barizdir.</p>
<p>Şu marazi ve maksatlı eleştirilere bakar mısınız:</p>
<p>Deprem sonrası bölgeye yardım ulaştırmakta geç kalan iktidar inşaatlar için jet hızıyla kararname çıkarmış.</p>
<p>Konutlar için mera ve ormanlar kullanılacakmış.</p>
<p>Plan ve imar onayı beklenmeyecekmiş.</p>
<p>İtiraz hakkı olmadığı gibi ekolojik tehlikeler de dikkate alınmamış.</p>
<p>Doğal felaket kadar zararlı bu kötürüm ve köhne anlayış sahiplerinin depremzede vatandaşlarımıza hassasiyet ve hürmet göstermemesi yenilir yutulur bir ahlaksızlık değildir.</p>
<p>Bunların, bir yıl içinde konutların yapılıp teslim edilecek olmasından dolayı ödleri kopmaktadır.</p>
<p>Yaşadıkları kabus alayını titretmektedir.</p>
<p>Bunlar, milletimizin derdiyle dertlenmeyen, sevinciyle sevinmeyen, acısına üzülmeyen, ülkemize yönelik tertip edilmiş beşinci kol faaliyeti içinde sıraya dizilen sevimsiz ve seciyesi bozuk çevrelerdir.</p>
<p>İnsanlık değerlerinden yoksun ve yoksul düşmüş namertlere söylenecek en etkili sözü millet yakında demokratik iradesiyle ve güçlü şekilde haykıracaktır.</p>
<p>İşte o zaman hesap zamanıdır.</p>
<p>İşte o zaman geldiğinde kötü niyet sahiplerinin bühtanları burunlarından fitil fitil getirilecektir.</p>
<p>Haydi konutu geçtik, bari bir kümes yapın da görelim desek yetersizlikleri ve yeteneksizlikleri birer birer ortaya çıkması kaçınılmaz olan kifayetsizlerin her yapılana kara çalması karanlık mizaç ve meşreplerinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>İnsanlarımıza yuva yapılmasına karşı çıkanlar, bahane üretenler, dedikodu yayanlar, akılları bulandırmak için tezgâh kuranlar milli ve manevi değerlerimize de karşı olan gayri ahlaki, gayri milli, gayri insani yüzlerdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, yaparsa Cumhur İttifakı yapar ve kesinlikle yapacaktır.</p>
<p>Başarırsa Cumhur İttifakı başarır ve mutlaka başaracaktır.</p>
<p>Türk milleti zelzelenin üstesinden cesaret ve sabırla gelecek, yedi düvelin kurşun askeri olan zillete de asla müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Zaferin büyüklüğü, mücadelenin zahmetiyle ölçülmektedir.</p>
<p>Mücadelemiz zor olsa da, zaferimiz inşallah büyük olacaktır.</p>
<p>İlerlediğimiz yolda hiçbir sorunla karşılaşmıyorsak, biliniz ki o yol bizi hiçbir yere götürmeyecektir.</p>
<p>Ok ancak geri çekilerek atılmaktadır.</p>
<p>Hayatın olağan akışı içinde çetin imtihanlarla sınanıyorsak, emin olunuz ki, daha yükseğe fırlamak, daha ileriye atılmak sadece bir zaman, sadece bir sabır meselesidir.</p>
<p>Sabır acıdır, ama meyvesi tatlıdır.</p>
<p>Allah bizimledir, yar ve yardımcımızdır.</p>
<p>Huzurun, güvenliğin, bereketin, esenliğin, selametin parlak ışıkları milli birlik ve sağduyunun enerjisiyle yanacaktır.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılı çağların yüksek hisarlarında milli azim ve erdemle aydınlanacak ve anıtlaşacaktır.</p>
<p>Felaketin yükü ağırdır, bunu kaldırmak ise iman, irade ve dayanışma aklıyla mümkün olacaktır.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Merhum vatan şairimiz Akif’in aynen dediği gibi:</p>
<p><strong><em>“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;</em></strong></p>
<p><strong><em>Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”</em></strong></p>
<p>Tefrikadan beslenen, tezvirattan geçinen tıyneti ve niyeti tartışmalı olan zevat ne iyi günümüzü paylaşacak yakınlığı ne de kötü günümüzü kalbinde hissedecek duyarlılığı sergilemektedir.</p>
<p>Organize bir kötülük maalesef gün geçtikçe etkinlik ve derinlik kazanmaktadır.</p>
<p>Düşünüyorum da, ne ara bu kadar devlet ve millet düşmanı türemiştir?</p>
<p>Hangi ara bu kadar husumet yandaşı mevzi almıştır?</p>
<p>Gocunanlar olabilir, ancak bu soruları sormayalım mı? Tarafımızı ve duruşumuzu belli etmeyelim mi?</p>
<p>Sahne alan tahammülsüzlükler, seriye bağlanan önyargılar, seyrekleşen bağlılıklar, serpiştirilen nifaklar, sertleşen acımasızlıklar, afetin göbeğine siyasi istismar şantiyesi kuran seviyesizler ne kadar fırsat düşkünü olduklarını böylesi bir zamanda da açıkça tevsik ve teyit etmişlerdir.</p>
<p>Geçmişte CHP’den milletvekili de seçilen bir kalem sahibi, işgal ettiği bir gazete köşesinde 23 Şubat 2023 tarihinde şöyle yazmıştır:</p>
<p><strong><em>“Depremin üzerinden iki hafta geçti. İnsanlar hala başını sokacak çadıra muhtaç. Gördük ki, çadır devleti bile değiliz.”</em></strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devletini çadır devletinin de aşağısına çekmeye kalkışan bu sabık milletvekili ve çürük köşe yazarı bir defa edepsizdir, kemiksizdir, ciğersizdir, vicdanını da kin ve nefret sarmıştır.</p>
<p>Hatta diyor ki, kabile devletlerinde kabile reisi bile ülkemizdeki durumu görse ar edermiş.</p>
<p>Asıl utanması, ar etmesi gereken bu uslanmaz ve ıslah olmaz devlet ve millet karşıtlarıdır.</p>
<p>Çadırının kenarında, naylon leğende bulaşık yıkayan ve devlete dua eden fedakar bir hanımefendinin sahip olduğu asaletin kırıntısı bu paçozlarda yoktur.</p>
<p>Erzurum’da bir ineğini satıp gelirini depremzedelere bağışlayan muhterem hanımefendinin vakar ve haysiyetinin zerresi bu aymazların ömrü hayatında erişemeyecekleri bir zirvedir.</p>
<p>Fedakarlık, empati, kardeşlik ve kader ortaklığı bilinci bunların semtine uğramamıştır.</p>
<p>Deprem bölgesinde tek bir çadırın olmadığını iddia etmek rezil bir siyasi saplantının, meczup ve muzır bir ideolojik savrulmanın hezimet dolu iftirasıdır.</p>
<p>Bir kez olsun insan olmayı denemiyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun acılarımızı paylaşmayı göze alamıyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun şerefli davranmayı başaramıyorlar.</p>
<p>Aynı yalana CHP Genel Başkanı da tevessül etmiş, son grup toplantısında gene hezeyandan hezeyana sürüklenmiştir.</p>
<p>Demiş ki; <strong><em>“Depremzedelere çadır, konteyner, mobil duş ve tuvalet götüremediniz.” </em></strong></p>
<p>Öyle anlaşılıyor ki, Kılıçdaroğlu komadadır, aklını ve siyasi ahlakını taşeronu olduğu mihraklara devretmiştir.</p>
<p>Tek ayakta kırk yalan söyleyen, hiç durmadan provokasyon yapan, devamlı karamsarlık aşılayan, devlete ve millete şaşı bakan CHP Genel Başkanı’nın kendi içinde korkunç çelişkilere gömüldüğü ortadadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bu ülkede acıların paylaşılmadığını söylemiş.</p>
<p>Söylemiş de, bedeninin burada, ruhunun Türkiye düşmanlarının elinde olduğunu nedense itiraf etmemiş, edememiştir.</p>
<p>Bu zat bilmiyor olabilir, fakat acımız da birdir, sevincimiz de birdir.</p>
<p>Çünkü biz Türk milletiyiz. Çünkü biz Türkiye’yiz.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun millete mensubiyet duygusunu baştan ayağa gözden geçirip kontrol etmesinde, kimlerin çıkarına hizmet ettiğini bir kez daha değerlendirmesinde bize göre yarar vardır.</p>
<p>Böyle gelse bile böyle gidemez, bu Kılıçdaroğlu’ndan da hiçbir şey olamaz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı olmak, Türkiye’ye ve Türk milletine muhabbet ve hürmetten çok mu önemli, çok mu önceliklidir?</p>
<p>CHP Meclis Grubu adına Cumhurbaşkanı seçimi konusunda bundan sonraki bütün siyasi süreçlerde yetki alman neyi değiştirecektir?</p>
<p>Önce ülkem, önce milletim diyemiyorsan ne oturuyorsun Aziz Atatürk’ün koltuğunda?</p>
<p>Hiç mi yüzün kızarmıyor? Hiç mi vicdanın sızlamıyor? Hiç mi mahcubiyet duymuyorsun?</p>
<p>Muhalefet olmak, her şeye karşı olmak, felakete yandaşlık yapmak, acılardan istifade etmek değildir.</p>
<p>Muhalefet olmak, devleti ayağa düşürmek, milleti kötülemek ve değerlerimizi örselemek için çırpınmak hiç değildir.</p>
<p>Kentsel dönüşüme itiraz eden bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>Felaketin daha ilk günlerinde birlik ve beraberlik çemberi kurulması gerekirken buna tepki gösteren, ancak HDP’yle yanak yanağa vermekten de kaçınmayan bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>İmar affıyla ilgili kanun teklifi veren bu CHP değil miydi?</p>
<p>Depremi bile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlayan bu ucube ve köksüz CHP yönetimi değil miydi?</p>
<p>CHP yönetiminin asıl gündemi deprem veya yeniden inşa amacı değildir.</p>
<p>Bunların duygudaşlık bağları körelmiş, millete ve insanlık değerlerine yabancılaştıkları artık netleşmiştir.</p>
<p>Görülüyor ki, Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, nasıl olacağı, uzlaşmanın ne zaman sağlanacağı bir numaralı gündem konularıdır.</p>
<p>İP’in Başkanı altılı masanın noter işlevi görmediğini üst perdeden ifade ederek seçilecek aday vurgusunu ısrarla tekrarlamış, Kılıçdaroğlu’na ve bazı CHP’li yöneticilere çatık kaşlarla aba altından sopa göstermiştir.</p>
<p>Bu arada altılı masa müdavimi bazı parti başkanları da şimdiden bakanlık dağıtımını bile yapmışlardır.</p>
<p>Kaygıları ikbaldir, sancıları koltuk ve makam bölüşümüdür.</p>
<p>Sevdaları şahsi ve siyasi çıkarlarını tahkim etmektir.</p>
<p>Korkuları ise büyük Türk milletinin muhteşem iradesidir.</p>
<p>Milletimiz neyle meşguldür, bunlar neyle oyalanmaktadır.</p>
<p>İP Başkanı’nın ayar verici diklenmesine, dozajı ağır sert ifadelerine tek bir CHP’linin çıkıp da itiraz edememesi yalnızca ürkeklik değil, aynı zamanda CHP’ye oy veren kardeşlerimize haksızlıktır.</p>
<p>Zillet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı belirleme süreci sarpa sarmıştır.</p>
<p>Bir masa etrafında anlaşmaktan ve uzlaşmaktan aciz olanların Türkiye’yi yüksek hedeflere götürmesi hayal mahsulüdür.</p>
<p>Aday kim olursa olsun artık önemsiz ve değersizdir.</p>
<p>Türkiye olağanüstü bir dönemden geçmektedir.</p>
<p>Önümüzde yeniden ayağa kaldırılacak 11 ilimiz vardır.</p>
<p>Ve bu hedef bir yıl içinde Allah’ın izniyle gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Zillet ittifakının bırakınız bir ev yapmasını, tek göz kulübe yapacak ne bir müktesebatı, ne bir hazırlığı, ne de bir vizyonu vardır.</p>
<p>Altılı masa enkazın altından kalkamaz.</p>
<p>Yaraları saramaz.</p>
<p>Türkiye’yi kalkındıramaz, yıkımı kaldıramaz.</p>
<p>Hatta tek bir adım dahi atamaz.</p>
<p>Atmaya da takati yetmez, yetemez, buna siyasi fıtratları elvermez.</p>
<p>Huzurlarınızda, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın kararlılığını ve fikriyatını bir kez daha vurgulamak istiyorum.</p>
<p>Büyük Türk milleti, yeni Türk devletinin ilk ve son sözünü 29 Ekim 1923 tarihinde Aziz Atatürk ve kurucu kahramanlar aracılığıyla söylemiş ve bu konu ilelebet kapanmıştır.</p>
<p>Cumhuriyet, maşeri vicdanda kökleşmiştir.</p>
<p>29 Ekim 1923 millet egemenliğinin tescili ve tezahürüdür.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü, cumhurun irade ve tarihsel kazanımlarını Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefine kahramanca taşımak için emsalsiz bir fırsat, parlak bir eşiktir.</p>
<p>Kurtuluş fikriyle kurucu felsefe gözü kara şekilde muhafaza edilecektir.</p>
<p>Felaket günlerimizde veya diğer zamanlarda kimler hangi oyunları tertip ederlerse etsinler, hangi ihanetlerin içine girerlerse girsinler <u>bir kez daha ilan ediyorum ki;</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti tektir, milli ve üniter bir devlettir.</p>
<p>Türk milleti ayrılık kabul etmeyen tarihi, kültürel ve beşeri bir bütündür.</p>
<p>Türk vatanı ebedi yuvamızdır.</p>
<p>Al bayrağımız, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin sembolüdür.</p>
<p>Türkçemiz, bizleri bir arada tutan resmi dilimizdir.</p>
<p>İstiklal Marşımız, kahramanlık ve bağımsızlık destanımızdır.</p>
<p>Milli birlik ve bütünlüğümüzün temelleri <u>tek devlettir, tek millettir, tek bayraktır, tek vatandadır, tek dil ülküsüdür.</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını, milli birliğini sonsuza kadar koruyacaktır.</p>
<p>Bunlar, Cumhurun varlık ve yaşama nedenleridir.</p>
<p>Bunlar bizim, vazgeçilmez ilke ve yeminimizdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, bu aziz vatan hepimizindir.</p>
<p>Türkiye’mizin, doğal veya doğal olmayan felaketler kanalıyla bir yıkıma sürüklenmesini önlemek hepimiz için milli bir görevdir.</p>
<p>Herkes üstüne düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmek zorundadır.</p>
<p>Gün birleşme günüdür.</p>
<p>Gün dayanışma günüdür.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır.</p>
<p>Bizim yüreğimiz herkesi kucaklamaya yetecektir.</p>
<p>Bize göre bütün vatandaşlarımız Cenab-ı Allah’ın bir emanetidir.</p>
<p>Biz herkesi büyük Türk milletinin saygıdeğer bir evladı olarak görüyoruz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı milletimizin her ferdine kucağını açmaktadır.</p>
<p>Bu topraklara vatanım diyen herkese soframız açıktır.</p>
<p>Bu insanlara milletim diyen herkese kapımız açıktır.</p>
<p>Bu bayrak benim, bu ülke benim diyen herkese gönlümüz açıktır.</p>
<p>Her vatan evladına sesleniyorum; bu düşüncelerim sizlere yabancı gelmiyorsa,</p>
<p>Paylaştığım değerlerde bir sıcaklık buluyorsanız,</p>
<p>Gelin bir olalım, diri olalım, iri olalım, nihayet hep birlikte Türkiye olalım.</p>
<p>Bu ülkenin geleceğini beraberce inşa edelim.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet emellerden hesap sormasını da mutlaka biliriz.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2023 07:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8096</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  “Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.” Dedi. İnsanımızı ilgilendiren tüm sorunların çözümü için çalıştıklarını ifade eden Bahçeli; “Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  <strong>“Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.”</strong> Dedi.</p>
<p>İnsanımızı ilgilendiren tüm sorunların çözümü için çalıştıklarını ifade eden Bahçeli; “Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, köklerinden kopmadan yenilenmeden yanadır.” Diye konuştu.</p>
<p>Bazılarının  “Altılı Masa” bazılarının ise  “Millet ittifakı” adını verdikleri oluşumun adaylarını açıklayamadıkları na dikkat çeken MHP Lideri, “<strong>Zillet ittifakı kaynayan kazan misali kapak tutmuyor. İttifak ortağı partilere hakim olan panik havası gözlerden kaçmıyor.”</strong> Sözleri ile aday belirlemeleri için ilginç tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Her zaman olduğu gibi bu toplantıda da gündemi ilgilendiren önemli açıklamamalarda bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>       </strong><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, başarılı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>
<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize şükranlarımı sunuyor, en halisane selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin hedefleri büyük olduğu kadar, bu hedefleri tahkim ve takviye edecek heves ve heyecanları da büyüktür.</p>
<p>Büyüklük taslamayan, tevazuyu elden bırakmayan bu büyük olma hali; Türk milletini medeniyetler ve milletler mücadelesinin en üstüne çıkarmak, Türkiye’yi de “Lider Ülke” yapmak için gerekli olan manevi ve moral seviyenin, ilham ve inanç sentezinin ilk ve ön şartıdır.</p>
<p>Hamd olsun kaynağımız bereketli, kaderimiz berrak, kalbimiz berkemaldir. Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi bilir.</p>
<p>54 yıllık bir maziye dayanan siyaset ve dava mücadelemizin hiç kimseye, hiçbir güç ve çıkar lobisine diyet borcu yoktur.</p>
<p>Saklayacak, gizleyecek, üzerini örtecek bir açığımız yoktur.</p>
<p>Başımızı eğecek, yüzümüzü kızartacak, gözlerimizi kaçıracak bir yanlışımız, bir mahcubiyetimiz, verilemeyecek bir hesabımız da olmamıştır.</p>
<p>Neysek oyuz, nasılsak öyle görünürüz, göründüğümüz gibi olacak cesaret ve özgüvene fazlasıyla sahibiz.</p>
<p>Bazıları bizi hazmedemez, zira bünyeleri helale alışkın değildir.</p>
<p>Bazıları bizi tanıyamaz, zira onlar gözleri açıkken bile gaflet uykusuna dalan, sonra da ışığın altında bile fark edilmeyenlerdir.</p>
<p>Kaldı ki görmek istemeyen bir göze aydınlığın yararı dokunamayacaktır.</p>
<p>Tutamayacağımız sözü dilimize, veremeyeceğimiz sevgiyi kalbimize, ulaşamayacağımız hedefleri önümüze koymadık, koymaya da niyetimiz yoktur.</p>
<p>Merhum Hocamız Prof.Dr Nurettin Topçu’nun dediği gibi <strong><em>“kin, zaafın ve esaretin mahsulüdür. Muhabbet, bolluk ve rahmet dağarcığıdır.”</em></strong></p>
<p>Bizim işimiz kin değil muhabbettir; kibir değil mehabettir; nihayet milli ve Muhammedi ahlakı hakkıyla içselleştirip yaşamaktır.</p>
<p>Gündüz vaktinin korkak gecelere, nezih ve serazat bir kalbin zalim bedenlere acıdığını en iyi bilen, en iyi gören Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.</p>
<p>Toprağına merhamet tohumu serpilmeyen ülkeler, nice fatihlerin matemi olmuştur.</p>
<p>Gönüller arasında karanlık uçurumlar açan anlayışsızlık, katılık, kötülük, sevgi kıtlığı ve bunlardan mülhem insani felaketler merhamet cevherinden mahrumiyetin çok soğuk esintisidir.</p>
<p>Bu esintiye yüreğimizin sıcaklığıyla direniyoruz.</p>
<p>İftira salgınına inancımızın şifasıyla karşılık veriyoruz.</p>
<p>Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet emellerden hesap sormasını da mutlaka biliriz.</p>
<p>Biz bu ülke, bu vatan, bu bayrak uğruna, rahmetle ve hürmetle andığımız hilal kaşlı, kurt bakışlı 3 bin şehit verdik.</p>
<p>Şafağı ağarmayan nice zifiri karanlıkları yendik.</p>
<p>Gideni gelmeyen, ağlayanı gülmeyen, feryadı dinmeyen, hüsranı bitmeyen, ancak imanlı mücadelesi de asla eksilmeyen zulmet dolu senelerde kendi yarasını iyileştiren bir aslan gibi doğrularak kükremesini bildik.</p>
<p>Siyasi seciyemiz, Türklüğe duyulan emsalsiz bir sevdanın potasında eriyerek, yeri gelince sükût gibi münzevi, yeri gelince de çığlık kadar hür oldu.</p>
<p><strong>√ </strong>Kendi yatağımızı kendimiz açarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Kendi akışımızı kendimiz sağlayarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Önümüze çekilmiş engelleri günbegün aşarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Birleşecek gövde arayan başka pınarları aramıza katarak Türk-İslam ülküsünün mecrasında tıpkı bir akıncı ruhuyla ilerledik.</p>
<p>Çelme taktılar, tökezledik, ama düşmedik.</p>
<p>Arkamızdan ittiler, sendeledik, ama eğilmedik.</p>
<p>Kuyuya attılar, vakti saati geldiğinde Yusuf olup çıktık.</p>
<p>Mahkûm ettiler, vatan sağ olsun dedik.</p>
<p>Mağdur ettiler, kaderimiz buymuş, Allah bizimledir dedik.</p>
<p>Azığımız ıstırap olsa da yeise kapılmadık.</p>
<p>Bulanık akan suların günü geldiğinde durulacağına inandık.</p>
<p>Gökyüzüne direkleri kuracağımız günleri saydık.</p>
<p>Kurban olduk vatana, kutup yıldızı gibi parladık.</p>
<p>Merhum Faruk Nafiz Çamlıbel’in, <strong><em><u>“Bizim Memleket”</u></em></strong> isimli şiiri vatana kurban olanların adeta <u>manzum seslenişidir ve şöyledir:</u></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Orada yaşayan erlerin içi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir yaşta yoğurur derdi, sevinci;</em></strong></p>
<p><strong><em>Onlar ki sabansız, tarlasız çiftçi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Davarsız, kavalsız çoban olurlar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Başıboş, kırlara salar tayını,</em></strong></p>
<p><strong><em>Elinden düşürmez okla yayını;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ellere bırakır zafer payını,</em></strong></p>
<p><strong><em>Memleket yolunda kurban olurlar.</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Artık ve asla zafer payını ellere bırakmayacağız.</p>
<p>Hakkımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.</p>
<p>Milli haysiyetimizi ve dava onurumuzu çiğnetmeyeceğiz.</p>
<p><u>Şairin dediği gibi:</u></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Külümüzden yükselen duman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>Dahası irade bizden yanadır. İstikbal bizden yanadır. İstiklal bizden yanadır.</p>
<p>Yetmez, millet bizden yanadır. Tarih bizden yanadır. Talih bizden yanadır.</p>
<p>Bu da yetmez, elleri nasır tutmuş analar bizden yanadır. Başını niyazla semaya çevirmiş babalar bizden yanadır. Dedeler, nineler, henüz bıyığı terlememiş sabiler bizden yanadır.</p>
<p>Rüzgar bekleyen bayrak bizden yanadır. Türklüğün varlığı bizden yanadır. Türk gençliği bizden yanadır. Türkiye bizim yeryüzü cennetimizdir ve sonuna kadar bizden yanadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne zincir vurmak, kement bağlamak, kelepçe takmak hiçbir alçağın, hiçbir ahlaksızın harcı ve haddi değildir.</p>
<p>Sürekli körüklenen karalama kampanyalarının, sürekli gündemde tutulan karanlık senaryoların müellif ve müteahhitlerinin, zamanı geldiğinde hem vallahi, hem billahi burunlarından fitil fitil getireceğimizi de herkes bilmelidir.</p>
<p>Kötüleri ve kötülükleri unutursak kanımız kurusun.</p>
<p>Yok öyle üç kuruşa beş köfte, saman altından su yürütüp saklandıkları deliklerden bağrımıza taş atanların yakasından bizzat büyük Türk milleti tutacaktır.</p>
<p>Millet kendi eserine, sevdasından deliye dönmüş Milliyetçi Hareket Partisi’ne duasıyla, desteğiyle, dev gibi iradesiyle sahip çıkacaktır.</p>
<p>Hiç kimse boşuna hayal kurmasın, boş yere hesap yapmasın.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, içinde milletin olmadığı, milli ve manevi değerlerin yer almadığı hiçbir hedefi kabul etmez, etmeyecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, aslını inkâr etmez, etmeyecektir.</p>
<p>Bizi meşgul edip Türkiye üzerinde oyun kuracağını zanneden, siyaseti sokak dedikodusuna çeviren, davamızın iffetine çamur atmaya kalkışan, Bozkurdu çakala boğdurmak için fırsat kollayan ahmaklara, asalaklara, aşağıların da aşağısına yuvarlanmış arsızlara en küçük geri adımımız söz konusu olursa diyorum ki, gök girsin kızıl çıksın.</p>
<p>Hepsine birden de meydan okuyorum.</p>
<p>Etrafımızda dolaşanları görüyoruz. Zehir ve zillet saçanları anbean takip ediyoruz.</p>
<p>Fitne yayan siyasetçileri, sözde gazetecileri, sosyal medya farelerini, ülkeden korkakça kaçmış şerefsizleri, FETÖ’cü hainleri, bölücü mihrakları, dış bağlantılı casusları,  köksüzleri, kimliksizleri, millet ve milliyet hasımlarını rezil rüsva etmek için uygun zamanı sabrın gücüyle, Allah’ın inayetiyle, milletimizin metanetiyle bekliyoruz.</p>
<p>Bize kan sıçratmak isteyenlerin alayının elinde, yüzünde yakasında ve vicdanında şehitlerimizin kanı vardır.</p>
<p>Şeytanın uşaklarına milletin evlatları yenilmeyecektir.</p>
<p>Operasyon piyonlarına teslim bayrağı çekecek bir korkak aramızda yoktur.</p>
<p>Emperyalizmin maşalarına Müslüman Türk milleti eyvallah etmeyecektir.</p>
<p>Batılın tuzaklarına hakkın ve haklının yanında duranlar kesinlikle düşmeyecektir.</p>
<p>El mi yaman, bey mi yaman göreceğiz, kötülük saçan Türk düşmanlarının hepsine bir gün sıfıra inmiş temas hattından bakacağız.</p>
<p>İçimize sızmış işbirlikçileri ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyen idare-i maslahatçıları da ayrıca ve dikkatle değerlendireceğiz.</p>
<p>Davamızın hisarları ok yağmuruna tutuluyorken, risk almayan, bana ne diyen, kendini ortaya koymayan, ıslık çalıp eli arkasında dolaşan aymazları da tek tek not ediyor, onları unutmayacağımızı buradan kararlılıkla ifade ediyorum.</p>
<p>Vizyonu yetmeyenlerin menzillerinin tükendiği yerde terk etmeleri, hızlı koşanların soluk almak için duraksamaları, hatta farklı etkilerin sonucu değişmeleri, dönüşmeleri, yılmaları, umutsuzluk ve yılgınlığa düşmeleri her zaman mümkündür ve beklenmelidir.</p>
<p>Bu nedenle bize düşen görev, kafa karıştıran, akıl çelen, zihin bulandıran bozuk zihniyetlerin etki alanına girmeden hak bildiğimiz yolda arkamıza bakmadan hızlı adımlarla yürümektir.</p>
<p>İyi günü herkes paylaşır, mühim olan zahmetli dönemlerde bir ve beraber olmaktır.</p>
<p>Konu paye kapmaya, taltif almaya gelince el ovuşturup telaşla öne çıkanlarla, zorlu mücadele dönemlerinde masa altına saklanıp üç maymunu oynayanlarla işimiz olamaz, ortak geleceğimiz olamaz, kalbimiz bir atamaz, atmayacaktır.</p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Özellikle hatırlatmak isterim ki, Türkiye’ye ve Türk milletine kalkan elleri kırmak, saldırıları engellemek, gerekirse canımızı feda etmek bizim için şeref bahsidir</p>
<p>Üç hilal, ecdadın yadigârı, ezilenlerin yareni, hakkı yenmişlerin yarı, milli birlik ve kardeşliğin yaldızıdır.</p>
<p>Üç hilalin ışığı al bayrağın ışığıdır.</p>
<p>Bize FETÖ’cüler saldırıyormuş, saldırsınlar.</p>
<p>Bize PKK’lılar saldırıyormuş, saldırsınlar.</p>
<p>Zillet ittifakı ağız birliği etmiş, iftiralarını kusuyormuş, varsın yapsınlar.</p>
<p>Bize Türk ve Türkiye düşmanları saldırıyormuş, bırakın aynen devam etsinler.</p>
<p>Bizim tarafımız belli, istikametimiz sıratı müstakimdir.</p>
<p>Himaye edenimiz Allah, destekçimiz büyük Türk milletidir.</p>
<p>Açık hesap 14 Mayıs 2023 tarihinde sandıkta görülecektir.</p>
<p>Partimizin zor durumda olduğunu gün aşırı söyleyen çapulcular vardı.</p>
<p>Millet ve vatan uğruna kendi bindiği gemiyi denizin ortasında yakacak kadar kaygıyı ve korkuyu yenmiş bir davanın mensuplarını elinde kibrit kutusuyla tehdit etmeye çalışan densizler ve denyolar vardı.</p>
<p>Ağızlarından salyalar aka aka istifa edip gidenlerden bahsediyorlardı.</p>
<p>Oyumuzun düştüğünü iddia ediyorlardı.</p>
<p>Bir yalana bin yalan ekleyip algı operasyonlarıyla üzerimize geliyorlardı.</p>
<p>Türklüğün anayasadan çıkarılmasına hazırlık yapan, PKK’ya mütareke çağrısını silahlara veda kisvesiyle açıklayan, Türkiye’yi zalimlerin kafesine hapsetmek için tertip içinde olan ne kadar kokuşmuş zihniyet sahibi ve ar damarı çatlamış siyasetçi varsa Cumhur İttifakı’nın zayıfladığını, kan kaybettiğini koro halinde söylüyordu.</p>
<p><u>Ömer Hayyam diyordu ki;</u></p>
<p><strong><em>Felek ne denli cömert aşağılık insanlara!</em></strong></p>
<p><strong><em>Han hamam, dolap değirmen hep onlara.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendini satmayan adama ekmek yok;</em></strong></p>
<p><strong><em>Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!</em></strong></p>
<p>Bu cürüm ve müfteri güruhuna gerçekten de yuh olsun, yazıklar olsun, bu vatanın ekmeğini yiyip de Türk düşmanlarının vaatlerine kendini satanlara da her şey haram olsun.</p>
<p>Sanıyorum bunların hepsi Amasya’yı görmüştür. Tahmin ediyorum Amasya’dan ders almışlardır. Herhalde Amasya’daki heybetten küçük dillerini yutmuşlardır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne kucak açan onbinlerce vatandaşımızın muazzam coşkusuna cümle alem şahit olmuştur.</p>
<p>Amasya Genelgesi’nin ruhuyla birleşip bütünleşen Milliyetçi Hareket Partisi zillete düşenleri yine şaşırtmış ve ters köşeye yatırmıştır.</p>
<p>Vaktimiz olsa şerefin ne demek olduğunu hece hece anlatırdım, ancak kaybettikleri bir değerin ne olduğunu dinlemenin bunlara oldukça ağır geleceğinin de farkındayım.</p>
<p>Kiralık anket şirketleri Amasya’ya baktınız mı?</p>
<p>MHP’yi sosyal medya kumpaslarıyla infaza kalkışan namussuzlar Amasya’nın şahlanışını izlediniz mi?</p>
<p>Henüz yeni başlıyoruz, alayınızı birden çılgına döndüreceğiz.</p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihine kadar konuşacaklarını konuşsunlar, sonra sıra Türk milletine gelecektir.</p>
<p>Diyorum ki, <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende” </u></em></strong></p>
<p>Varlığına sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Onuruna sahip çıkmak sıra sende.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>İstiklaline ve istikbaline destek olmak için sıra sende.</p>
<p>Hakkına, hukukuna ve haysiyetine sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>15 Temmuz gecesi Ankara’yı bombalayan FETÖ’cülerden, emzikli bebeklere kurşun sıkan PKK’lılardan ve bunlarla yol yürüyen zillet ittifakından hesap sormak için sıra sende. Yetki sende. Ruhsat sende. Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı da seninle.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Huzurlu bir gelecek için sıra sende.</p>
<p>Lider Ülke Türkiye’yi inşa etmek için sıra sende.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılının sayfasını açmak için söz ve sıra sende.</p>
<p>Türklüğün sosyo-kültürel yükselişinin binlerce yıllık kazanımlarını; millet olmanın kolektif kuvvet ve dayanışmasını zayıflatarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Milletten kabileye,</p>
<p><strong>√ </strong>Cemiyetten cemaate,</p>
<p><strong>√ </strong>Üst kimlikten alt kimliğe,</p>
<p><strong>√ </strong>Millilikten yerelliğe,</p>
<p><strong>√</strong>Toplumsallıktan yalnızlığa,</p>
<p><strong>√ </strong>Birlik olmaktan bireyselliğe dönüştürecek tarihi bir yanlışa hizmet eden zillet ittifakını sandığa gömmek için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>CHP’sinden İP’ine ve zilletin diğer tüm paydaşı olan partilere varıncaya kadar tavsiyem şudur: Hepinizin arıza sinyali yanıyor, ne sanayiye gitmek ne de sandığı sabote etmeye kalkışmak hiç birinizi kurtarmaya yetmeyecektir.</p>
<p>Cumhur İttifakı sefil gayelere müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi milletiyle bir ve beraber olacak zillet ittifakını siyaset çöplüğüne yollayacaktır.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende”</u></em></strong> temalı Amasya Açık Hava Toplantımıza katılan bütün vatandaşlarıma, bütün dava arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.</p>
<p>Parti teşkilatlarımızın değerleri yöneticilerini hassaten kutluyor, başarılar diliyorum.</p>
<p>Açık hava toplantılarımıza kararlılıkla devam edeceğimizi de buradan bir kez daha duyuruyorum.</p>
<p>5 Şubat 2023 Pazar günü bu kez Tekirdağ’da olacağız ve bu ilimizde vatandaşlarımızla hasret gidereceğiz.</p>
<p>Ve tekraren diyorum ki:</p>
<p>İnandık, başaracağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.</p>
<p>Bıyığını kesip ayrılanlar varmış, manen aramızda olmayanlarla zaten ilgilenecek değiliz. Hiç olmayanların yokluğundan da şikayet edecek değiliz.</p>
<p>Gönül kervanımıza her gün katılan binlerce Türkiye sevdalısıyla işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz, yolumuza azimle devam ediyoruz.</p>
<p>Bayağı senaryoların hızımızı kesmesine göz yummayacağız.</p>
<p>Her insanımızı kucaklayacağız ve kardeş bileceğiz.</p>
<p>Her değerimizi muhafaza ve müdafaa edeceğiz.</p>
<p>Hiç kimsenin etnik, mezhep, ideolojik ve fikri farklılığına kafa yormayacağız.</p>
<p>Öz dururken kabukla ilgilenmeyeceğiz.</p>
<p>Ağaca bakarken ormanı gözden kaçırmayacağız.</p>
<p>Sanal ayrımlarla meşgul olmayacağız.</p>
<p>Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine büyük bir aile olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmayacağız.</p>
<p>Ve diyeceğiz ki: <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Şer cephesinde buluşan müfteri ve münafıkları da buradan uyarıyorum:</p>
<p>Damarımıza basanlarla, kurumsal kimliğimize organize şekilde saldırı yapanlarla yerin yedi kat dibine inseler de hesaplaşacağız, gözlerinin içine baka baka, hukukun imkanlarını sonuna kadar kullanarak layık oldukları akıbetle buluşturacağız.</p>
<p>Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe devletimizi ve milletimizi hiç kimse bozguna uğratamayacaktır.</p>
<p>Teminat Türk milletidir.</p>
<p>Teminat Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>
<p>Teminat Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Bu duruş ve inanışımıza itiraz eden kim varsa buyursun karşımıza geçsin, hepsinin boynunun ölçüsünü tek başımıza almasını da biliriz.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılını umutla karşılayacağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünü iftiharla kutlayıp milli iradenin seçim ve tercihiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının tertemiz sayfasını açacağız.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle de geçmişin muzaffer anılarını geleceğin müstakbel ve müstesna özlemleriyle eklemleyeceğiz.</p>
<p>Biz mevsimlere göre kuruyarak çekilen veya yağışa göre sel olup taşan, dahası bulanan bir nehrin arayışında değil, okyanus gibi haşmetli bir istikbalin peşindeyiz.</p>
<p>Bunu da başarmaya kapasite ve kabiliyet itibariyle yeterli ve yetenekliyiz.</p>
<p>Dünyanın nereye ve nasıl gittiğini bütün aşamalarıyla yorumluyoruz.</p>
<p>Beşeriyetin yaşadığı buhranların kaynağını dikkatle tefrik ve teşhis ediyoruz.</p>
<p>Dünyada oynanan büyük oyunların mahiyetini ve zulüm aktörlerinin gölgeli iç yüzünü açıklıkla görebiliyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin dünyadaki stratejik yerini ve jeopolitik mevkiini detaylarıyla anlamlandırıp siyasetimizin eksen ve koordinatlarını fikri zenginliğimizle çiziyoruz.</p>
<p>Türk milletinin gelecekte nerede olması gerektiğini vizyoner bir bakış açısıyla ele alıyor, hedeflerimizi reel politik düzlemde isabetle tayin ediyoruz.</p>
<p>Ülkemiz ve milletimiz için hedeflerimiz nelerdir ve bunu nasıl başaracağız? Sorusuna sürekli cevaplar arıyor, düşünce temelinde siyaset oluşturuyoruz.</p>
<p>Bugün hepimizin öncelikli görevi; dünyada yaşanan gelişmeleri kavramak, insanlığın ortak kaderine ilişkin sorunları çözecek, Türkiye’nin içinde bulunduğu açmazları aşacak, zarar gören kardeşliğimizi onaracak siyaset anlayışını ortaya koymaktan geçmektedir.</p>
<p>Türk siyaseti ve siyasetçisi, bu birikimlerin ışığında ülke kaynaklarını en iyi ve en verimli bir şekilde kullanarak ülkesini geleceğe hazırlayıp taşımakla mükelleftir. Ve partimiz buna hazırdır.</p>
<p>Bildiğiniz gibi milliyetçilik millet olma halinin şuurla kavranması ve savunulmasıdır.</p>
<p>Bir millete mensup olmak başkadır. Bu mensubiyetin devamını şuurla benimsemek başkadır.</p>
<p>Ancak millet yalnızca sosyo-kültürel bir toplumsal uzlaşma alanı değil aynı zamanda politik bir uzlaşmanın da sonucudur.</p>
<p>Bilhassa demokratik milli devletlerde, toplumun ortak veya benzer taleplerle ortalama politik bir uzlaşma arayışının sonuca ulaşabilmesi için,</p>
<p><strong>√ </strong>İnsanın nasıl yaşayacağı,</p>
<p><strong>√ </strong>Ailesini nasıl geçindireceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Nasıl yönetileceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Hangi hakları talep edeceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Ve bunları kendisine kimin ve nasıl ulaştıracağı gibi haklı soruların cevap bulması zaruridir.</p>
<p>Bu açıdan millet birliğini bozan yalnızca dilde, inançta, ülküde ayrışma değil, nasıl yönetileceği ve hangi hakları isteyeceği konusunda karar verememiş toplumların yaşadıkları gelgitler ve tereddütlerdir.</p>
<p>Bir siyasi parti olarak bizden beklenen görev ve fonksiyonlardan biri ve belki de en önemlisi bu tereddütleri gidermektir.</p>
<p>Bu nedenle &#8220;biz&#8221; merkezli bir anlayışın temsilcisi olan milliyetçiliğin &#8220;ben&#8221; ile olan bağlantısını dikkate alarak &#8220;ben ve biz&#8221; arasında hassas bir denge oluşturmalıyız.</p>
<p>Milliyetçiliğin anlamı olan &#8220;biz&#8221; sayısız &#8220;ben&#8221;lerden oluştuğuna göre vatandaşlarımızın sorunlarını çözerek milletimizin de sorunlarını çözecek, millet eksenli ve insan odaklı bir siyaset gelişimini daha da güçlendireceğiz.</p>
<p>Bu durumda, insanın yaşadığı her sorunun siyasetimizin de ilgi ve çözüm sahasına gireceğini asla unutmayacağız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, köklerinden kopmadan yenilenmeden yanadır.</p>
<p>Yeni yüzyılın eşiğinde oyalanmaya hakkımız yoktur.</p>
<p>Zaman kaybına tahammülümüz yoktur.</p>
<p>Tarihi akışın gerisinde kalmaya, zamanın tozunu yutmaya, milletler mücadelesinde ezilmeye hiç ama hiç niyetimiz yoktur.</p>
<p>Bu nedenle Cumhur İttifakı milletinin ve ülkesinin hizmetkârıdır, yeni yüzyıla Türk mührünü vurmaya yeminlidir.</p>
<p>Aslına bakılırsa zillet ittifakının karın ağrısı da budur.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığına birden bire seslerini yükseltmeleri, itiraz ve tepkilerini yoğunlaştırmaları bir defa milletimizin umutlarını küllemek ve kündeye getirmektir.</p>
<p>Bu beyhude çabanın sonu ve sonucu elbette hüsrandır.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığı bal gibi, buz gibi yasaya uygundur, anayasa uygundur, ahlaken ve hukuken de meşrudur.</p>
<p>16 Nisan 2017 tarihli Halkoylamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmiştir.</p>
<p>Yeni sistemle birlikte, Cumhurbaşkanlığı makamının <em>“anayasal statüsü”</em>  değişmiş; tarafsız, yetkisiz ve sorumsuz özelliğinden partili, yürütmede tek yetkili ve tam sorumlu hale dönüşmüştür.</p>
<p>Bir bakıma bu yeni yönetim modeli nevi şahsına münhasır bir başkanlık sistemidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde bir dönem yetkilerini kullanan Cumhurbaşkanı’nın tekrar aday olamayacağını iddia etmek, hukuken geçersiz, siyaseten ağır kusurdur.</p>
<p>Bu vaziyet yeni sistemin doğasına ve işleyiş mantığına tamamen aykırıdır.</p>
<p>Değişiklik teklifine ilişkin Anayasa Komisyon Raporu’nda açıkça ifade edildiği üzere, iki defa seçilme kuralı yeni sistemde bu yetki ve sorumluluklara sahip Cumhurbaşkanı için iki defa seçilme şeklinde anlaşılmalıdır. Ve doğrusu da budur.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Seçimi tek başına değil Milletvekili Genel Seçimiyle <em>“birlikte” </em>yapılmaktadır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın iki defa seçilme kuralı <em>“birlikte seçim usulü”</em> göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır.</p>
<p>Nitekim Anayasa değişikliği hakkında 6771 sayılı Kanun’un 18. maddesinin b) fıkrasına göre, <em>“101 ve 102’nci maddelerde yapılan değişiklikler, birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte yürürlüğe girer</em>”. hükmü amirdir.</p>
<p>İlk TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvim, 30 Nisan 2018 tarihinde işlemeye başlamış ve yeni sisteme göre ilk birlikte seçim 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşmiştir.</p>
<p>Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun <strong><em>“Seçim dönemi, seçim döneminin başlangıcı ve seçimlerin tamamlanması</em>”</strong> kenar başlıklı 3. maddesinde, <em>“Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır. Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev sürelerinin dolmasından önceki son Pazar günü oy verme günüdür. Görev süresi, birlikte yapılan bir önceki seçim tarihi esas alınarak belirlenir.</em>” hükmü yer almaktadır.</p>
<p>Bu düzenleme kapsamında Cumhurbaşkanı’nın görev süresi birlikte yapılan seçimlere göre belirlenmelidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın adaylığı ve seçimini düzenleyen 101. madde içinde bazı ifadeler aynı kalsa da yeni bir kanun maddesi niteliği kazanmıştır.</p>
<p>Madde içinde <em>“Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir”</em> ifadesi aynen kalsa da, bu yeni madde içinde Cumhurbaşkanı ibaresi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde görev üstlenen “Cumhurbaşkanı” anlamı kazanmıştır.</p>
<p>Anayasa’nın “Cumhurbaşkanı’nın adaylık ve seçimi” kenar başlıklı 101. maddesinin 2. fıkrasına göre “<em>Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” </em>denilmektedir.</p>
<p>Dar ve lafzi yorum yapanlar bu hükümden hareketle, görevdeki Cumhurbaşkanı’mızın biri Parlamenter Sistem diğeri de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde iki kez seçildiğini, yeniden aday olamayacağını maksatlı ve mesnetsiz şekilde ileri sürmektedirler.</p>
<p>Anayasal hükümlerin yorumlanmasında lafzi yorum kuşkusuz eksik ve yetersizdir.</p>
<p>Kaldı ki Anayasa’nın 13. maddesinde, <em>“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.”</em> ifadesi malumlarınızdır.</p>
<p>Lafzi yorumdan hareket edildiğinde “yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak” temel hakların sınırlanabileceği sonucuna varılacaktır.</p>
<p>Ne var ki Anayasa Mahkemesi sistematik ve amaçsal yorum yöntemini izleyerek, ilgili maddede sınırlama sebebi olmayan maddelerinde sınırlanabileceğini kabul etmektedir.</p>
<p>Hukuk kaidelerinde bir ibareye anlam verirken, tek başına o ibarenin yer aldığı kuralın lafzına bakılamayacaktır.</p>
<p>Hukuki belirlilik ilkesi gereğince, bir ibarenin anlamı hukuk düzeni içinde diğer kurallarla birlikte bütüncül yorumuyla açıklanmalıdır.</p>
<p>Adaylık hakkı seçilme hakkının bir parçasıdır.</p>
<p>Özgürlük lehine geniş sınırlama için dar yorum esastır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın adaylığına ilişkin düzenlemeyi dar ve indirgemeci yorumlayanlar sınırlamaları çarpık ve geniş yorumlamaya çalışmaktadır.</p>
<p>Dolayısıyla sistematik ve amaçsal yorum gereğince iki defa seçilme kuralını yeni sistem içinde iki defa Cumhurbaşkanı seçilmek olduğu çok açık ve belgelidir.</p>
<p>Anayasa’daki iki defa seçilme kuralı yeni sistemde bu yetki ve sorumluluklara sahip Cumhurbaşkanı için iki defa seçilme şeklinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>Bu itibarla Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki görev, yetki ve sorumluluklarıyla sadece bir dönem seçilmiştir.</p>
<p>İkinci dönem için Cumhurbaşkanı adaylığı da tartışmasızdır, 14 Mayıs 2023’te milletimizin iradesiyle seçileceğine inancımız ise tamdır.</p>
<p>Vesayetçilerin başını kaldırması boşunadır.</p>
<p>14 Mayıs’ta söz ve sıra milletindir.</p>
<p>Henüz bir Cumhurbaşkanı adayı bile bulamayan zillet ittifakı partilerinin 26 Ocak 2023 tarihli 11’inci toplantısında müştereken Sayın Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkmaları anti demokratik ve gayri hukuki bir hezeyandır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Türk milletinin adayıdır.</p>
<p>Karşı çıkanlar küresel güçlerdir.</p>
<p>Mukaddesatımıza diş bileyen haçlı yanaşmalarıdır.</p>
<p>Küresel medya Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığına muhaliftir.</p>
<p>Türk ve Türkiye düşmanları cephe almışlardır.</p>
<p>Varsın çıkarcılar güç birliği yapsınlar, varsın hainler işbirliği yapsınlar, varsın zalimler emel birliği yapsınlar, biz Cumhur İttifakı olarak hepsinin bileğini bükeriz.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi için geceyi gündüze katacağız.</p>
<p>İstiyorlar ki, güdülen, kukla gibi oynatılan ve kontrol edilebilen bir Cumhurbaşkanı olsun.</p>
<p>Diliyorlar ki, milli haklarımızı yok saymış bir Cumhurbaşkanı olsun.</p>
<p>Bekliyorlar ki, sesini kısan, boyun eğen, taviz veren, teslim olan bir Cumhurbaşkanı göreve gelsin.</p>
<p>Geçti o günler, bitti o masallar, suyu tersinden akıtmak geldiğimiz bu aşamada imkansızdır.</p>
<p>Millet kararlıdır, iradesine sonuna kadar arka çıkacaktır.</p>
<p>Millet kararlıdır, sevdalılarını yarı yolda bırakmayacaktır.</p>
<p>Söz milletindir, sıra milletindir, zillet ittifakı da sıfırı çekecektir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayıyla uğraşmasın.</p>
<p>FETÖ’nün ve PKK’nın sırtını sıvazlayan İP başkanı kendi işine baksın.</p>
<p>Bizim adayımız belli, kararımız nettir.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan 14 Mayıs 2023’te yeniden ve açık ara farkla seçilecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi de milletvekili sayısını beklentilerin hilafına güçlü bir şekilde artıracaktır.</p>
<p>Korkmasınlar, kaçmasınlar, saklanmasınlar, kriz ve kaos peşinde koşmasınlar, sadece ve sadece 14 Mayıs’ı beklesinler, aziz milletimiz zillet ittifakına gününü gösterecek, mandacılığın ve yabancılara kurşun askerlik yapmanın bedelini çok ağır ödetecektir.</p>
<p>Sabrımızı zorlamasınlar, ayranımızı kabartmasınlar, konuşursak derinden hiç kimse, hiç birisi kalkamaz yerinden.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Zillet ittifakı kaynayan kazan misali kapak tutmuyor.</p>
<p>İttifak ortağı partilere hakim olan panik havası gözlerden kaçmıyor.</p>
<p>13 Şubat’ta Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceklermiş.</p>
<p>Bu gidişle seçimlere bir gün kala da Cumhurbaşkanı adayının kim olacağını konuşuyor ve tartışıyor olurlarsa hakikaten şaşırmayacağız.</p>
<p>Eğer karar veremiyorlarsa Noter huzuruna çıkıp kurayla adaylarını tespit etmeleri de bir seçenek olarak önlerinde durmaktadır.</p>
<p>Buna akılları yatmıyorsa kısa ve uzun çöp çekilişi yapmak suretiyle zilletin talihli adayını çıkarabilirler.</p>
<p>Bu da olmazsa “o piti piti karamela sepeti” tekerlemesiyle muhtemel adaylarını bularak ilan edebilirler.</p>
<p>Buna yanaşmıyorlarsa, Beyaz Saray’a telefon edip veya bir ulak gönderip Biden’in son talimatını alarak karşımıza çıkarlar.</p>
<p>Zillet ittifakı acizdir, fırsatçıdır, ucuz siyasetçilerin kumkumasıdır.</p>
<p>Dün açıkladıkları “Ortak Politikalar Mutabakat Metni” sadece göz boyayan, işin özünde Türkiye alerjisini ve millet muhalifliğini netleştiren bir siyaset kofluğudur.</p>
<p>Bugüne kadar paylaşılan, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni”ne, “Temel İlkeler ve Hedefler Mutabakatı”na, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi”ne, “Kurumsal Reformlar Raporu”na ve “Seçim Güvenliği Raporu”na yeni bir zillet halkası ilave edilmiştir.</p>
<p>Ortak Politikalar Mutabakat Metni dedikleri ortak ihanet belgesi, yıkım beyannamesidir.</p>
<p>Dün gündeme taşınmış olan bu metin, bölücülüğe verilmiş güvence, Türkiye’yi sistem krizine sürüklemeyi hedefleyen sakat bir adım, milletin huzur ve güvenliğine kast eden sancılı ve ucube bir dayatmadır.</p>
<p>Türk milleti zillet ittifakının sipariş metinlerine katiyen itibar etmeyecektir.</p>
<p>Kervan yürüyecek, Türkiye büyüyecek, Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi gücüne güç ekleyecektir.</p>
<p>Şimdi sıra milletimizdedir.</p>
<p>Şimdi sıra tarihin hükmüyle hareket etmektir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>İsveç ve Danimarka başta olmak üzere Kur’an-ı Kerim’e ve inançlarımıza yönelik yaygın tahrik ve azgın saldırıları nefretle kınıyoruz.</p>
<p>İsveç’in NATO üyeliğini derin dondurucuya alınmasından yanayız.</p>
<p>Buna karşılık Finlandiya’nın kendi özel şartları çerçevesinde NATO üyeliğinin makul olduğu hususunda Sayın Cumhurbaşkanımızla aynı görüşü paylaşıyoruz.</p>
<p>Kitabımıza el uzatan din ve millet düşmanlarına her anlamda kapalı ve karşı olduğumuzu da buradan açıklıyorum.</p>
<p>Geçen hafta dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın İran Büyükelçiliğine yapılan kanlı saldırıyı kınıyor, hayatını kaybeden soydaşımıza Allah’tan rahmet diliyor, can Azerbaycan’ın her zaman yanında olacağımızı belirtiyorum.</p>
<p>Unutulmasın ki, Azerbaycan ne kadar Türk ise güneyi de o kadar Türk’tür ve bizim can beraberimizdir.</p>
<p>Diğer yandan EYT düzenlemesinin yasalaşması konusunda üstümüze düşen katkıyı TBMM Genel Kurulu’nda mutlaka vereceğimizin, bu mağduriyetin sonlanması için her aşamada yapıcı ve destekleyici tavrımızı göstereceğimizin bilinmesini özellikle arzu ediyorum.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun diyorum.</strong>”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri Bahçeli; &#8220;Türkiye&#8217;mizle iftihar ediyoruz.&#8221; Dedi</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/11/08/mhp-lideri-bahceli-turkiyemizle-iftihar-ediyoruz-dedi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/11/08/mhp-lideri-bahceli-turkiyemizle-iftihar-ediyoruz-dedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Nov 2022 09:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7991</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Kılıçdaroğlu’nun Türkiye aleyhinde açıklamalar yaptığını belirtti ve kaynak bulduğu iddialarına ise; “Kılıçdaroğlu’nun anlata anlata bitiremediği temiz para mavrasının perde arkasında kanlı bir geçmiş, sömürülmüş coğrafyalar, yağmalanmış medeniyetler, çalınmış emekler, gasp edilmiş servetler vardır.” sözleri dikkat çekti. Türkiye gündemini meşgul eden iç, dış, ekonomik, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Kılıçdaroğlu’nun Türkiye aleyhinde açıklamalar yaptığını belirtti ve kaynak bulduğu iddialarına ise; <strong>“Kılıçdaroğlu’nun anlata anlata bitiremediği temiz para mavrasının perde arkasında kanlı bir geçmiş, sömürülmüş coğrafyalar, yağmalanmış medeniyetler, çalınmış emekler, gasp edilmiş servetler vardır.”</strong> sözleri dikkat çekti.</p>
<p>Türkiye gündemini meşgul eden iç, dış, ekonomik, sosyal ve siyasal birçok konu hakkında önemli açıklamalar yaparak Cumhur ittifakının önemine değgine MHP lideri devlet Bahçeli Konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Arkadaşlarım, </strong><strong>Muhterem Misafirler, </strong><strong>Sayın Basın Mensupları,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımız münasebetiyle yapacağım konuşmaya geçmeden evvel hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Doğan her canlının vakti saati geldiğinde taşıdığı ruh emanetini teslim etmesi mukadderdir. Bundan kaçış yoktur.</p>
<p>Her nefsin ölümü tadacak olması ilahi bir takdir hükmüdür.</p>
<p>Büyük halk ozanımız Aşık Veysel Şatıroğlu’nun isabetle vurguladığı gibi;</p>
<p><strong><em>Can kafeste durmaz uçar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya bir han, konan göçer,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ay dolanır, yıllar geçer,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dostlar beni hatırlasın. </em></strong></p>
<p>Nitekim mühim olan gök kubbede hoş bir seda bırakmak, duayla, şükranla hatırlanmaktır.</p>
<p>Mütemadi ve mükerrer olan gerçek, doğum ile ölümünün birbirini takip etmesi, tabir yerindeyse birbirini tamamlamasıdır.</p>
<p>Kutlu bir hayat uzun bir hayat değil, haklı bir davayla, haysiyetli bir mücadeleyle dolu dolu geçen hayattır.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk 84 yıl evvel ebediyete irtihal etmiştir.</p>
<p>Buzdağının yalnızca görünen kısmı olan 57 yıllık hayatına bir asırda bile yaşanmayacak olayları sığdırmayı başarmıştır.</p>
<p><strong>Aziz Atatürk, Emperyalizmle vuruşa vuruşa İmparatorluğumuzun enkazı altında tomurcuklanmış yeni Türk devletini iman ve irade gücüyle ortaya çıkardı.</strong></p>
<p>Selanik’teki pembe boyalı ahşap evde doğup Türk vatanını zulmetin pençesinden kurtarıp Cumhuriyet’in doğuşunu sağladı.</p>
<p>Babasının vefatından sonra annesiyle birlikte gittikleri Dayısı Hüseyin Efendinin köyünde bakla tarlası bekledi, bu esnada karga kovaladı; gün geldi tıpkı kargalar gibi düşmanı da İzmir’e kadar kovalayıp vatanın izzetine, iffetine ve ismeti haremine gölge düşürmedi.</p>
<p>Selanik Mülkiye Rüştiyesinde öğretmeni olan ve haksız muamelelerine uğradığı Hafız Kaymak’ı hiç unutmadı, yeni nesillerin sevgiyle büyümesi, hoşgörüyle ve modern bir tedrisatla yetişmesi için elinden geleni çabayı gösterdi.</p>
<p>O tarihlerde, Annesi Zübeyde Hanımın bir rüyasında, evladının elinde altın tepsi ile bir minareye çıktığını görmesi Mustafa Kemal’in istikbali için parlak bir alamet olarak değerlendirilmişti.</p>
<p>Gerçekten de Türk milletinin istikbal ve istiklali onun emsalsiz mücadelesiyle, adanmış yüreğiyle, anıtlaşmış yüksek ülküleriyle pırıl pırıl parladı.</p>
<p>Yetim büyüdü, velakin milletini yetim bırakmadı.</p>
<p>Selanik Askeri Rüştiyesinden Harbiye Mektebi de dahil bütün eğitim süresinde büyük bir kumandan ve devlet adamlığı vasfının hamuru yoğruldu.</p>
<p>Atatürk demek inanmış bir vicdan, üstün nitelikli bir dava adamı demektir.</p>
<p>Atatürk demek vatan ve milletin saadeti, selameti ve seciyesi demektir.</p>
<p>Atatürk demek Milli Mücadele’nin başı, Cumhuriyet’in başarısı, Türkiye’nin banisi demektir.</p>
<p>O bir insandır, kuşkusuz fanidir ve şimdi naçiz vücudu uğruna her şeyi göze aldığı vatan toprağına emanettir.</p>
<p><u>Bizzat kendisi demişti ki:</u></p>
<p><strong><em>“Bana insanüstü bir doğuş yakıştırmaya kalkmayınız; doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.”</em></strong></p>
<p>Atatürk kurucu bir liderdir.</p>
<p>İlk Cumhurbaşkanımızdır.</p>
<p>Ömrünü Türk milletine vakfetmiştir.</p>
<p>İlk devletimiz Büyük Hun İmparatorluğu’nu kuran Teoman,</p>
<p>Göktürk İmparatorluğu’nu kuran Bumin Han,</p>
<p>Avar İmparatorluğu’nu kuran Bayar Kağan,</p>
<p>Uygur Devleti’ni kuran Kutluğ Kül Bilge Kağan,</p>
<p>Karahanlılar Devleti’ni kuran Bilge Kül Kadir Han,</p>
<p>Gazneliler Devleti’ni kuran Alp Tekin,</p>
<p>Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nu kuran Selçuk Bey,</p>
<p>Anadolu Selçuklu Devleti’ni kuran Süleyman Şah,</p>
<p><strong>Osmanlı İmparatorluğu’nu kuran Osman Bey ve tarihteki diğer Türk devletlerini kuran ecdadımız neyse, Türk milletinin gönlündeki yerleri nasılsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk de tıpkısının aynısıdır.</strong></p>
<p>Türk devlet zincirinin halkaları kesinlikle birbiriyle iç içe geçmiştir.</p>
<p>Biri olmadan diğerinin ne anlamından ne de varlığından bahsedilebilecektir.</p>
<p>Bu kapsamda Gazi Mustafa Kemal hem Türk Tarihinin, hem Türk milletinin, hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin asal paydası, asıl payesi, ortak kıymetidir.</p>
<p>Kuruluşumuzun ve kurtuluşumuzun fikri panzeri Türk milliyetçiliğidir.</p>
<p>Nitekim Türk milliyetçiliği Türkiye’nin bağımsızlığını temin etmekle kalmamış, aynı zamanda demokratik yönetimi tesis gayretinin de temel taşı olmuştur.</p>
<p>Atatürk liderliğindeki milliyetçi ve kurucu kahramanlar, esaret ilkelliğine ve sömürgecilik ihtirasına karşı Türk milletinin iradesini Türk milliyetçiliğiyle perçinlemişlerdir.</p>
<p>Kim ne söylerse söylesin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e çok şey borçluyuz.</p>
<p>Hepsinden ve her şeyden önce vatan ve varlık borcumuz tartışmasızdır.</p>
<p>10 Kasım Aziz Atatürk’ü anlamak, anlatmak, tanımak ve tanıtmak amacıyla 84 yıllık bir tarih tecrübesidir.</p>
<p>10 Kasım bir matem günü değil, yaşanmış onca hadisenin bir idrak, bir ifade, bir ihtiram günüdür.</p>
<p>Az sonra detaylarıyla temas edeceğim üzere, Atatürk’ün kurduğu partinin hasbelkader başına oturan zatın bile isteye sömürgecilerin eline düşmesi, siyasi koloniye dönüşmesi maalesef Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarına tümüyle itiraz, hatta ihanettir.</p>
<p>İki gün sonra vefatının 84’üncü yıl dönümünü anacağımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tam bağımsızlık düşkünü, antiemperyalist karakterli bir asker, milletine sevdalı bir siyaset ve devlet adamıdır.</p>
<p>Şu hususu tarih ve millet huzurunda ifadeye vazifeliyiz ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetleri Milliyetçi Hareket Partisi’nde ve Cumhur İttifakı’ndadır, bu milli emanetlere de asla leke sürdürülmeyecektir.</p>
<p><strong>Aramızdan ayrılışının 84’üncü yıl dönümünde Aziz Atatürk’ü hürmetle, rahmetle, minnetle, tazimle yad ediyorum.</strong></p>
<p>Kurucu kahramanlarımıza, fedakârlık nişanesi şehitlerimize, elleri öpülesi muhterem ceddimize Allah’tan rahmetler diliyorum.</p>
<p>Biz hepsinden razıyız, Rabbim de razı olsun diyorum.</p>
<p>Ruhları şad, mekanları cennet olsun niyazındayım.</p>
<p><strong> Cumhuriyet’e yıkım projesi diyen arsız ve ahlaksız bölücüler inanıyorum ki milletin iradesiyle yıkılacaklar ve hesap verecekler, sonuçta Aziz Atatürk’ün en büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır.</strong></p>
<p>Hiç unutulmasın ki, bu güçlü kararlılık büyük Türk milletinin hükmü şahsiyetiyle mündemiçtir.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Merhum büyüğümüz Osman Yüksel Serdengeçti <em><u>“İmparatorluğa Mersiye”</u></em> isimli manzum seslenişinde mazinin özlemini çekmiş, elimizden kayıp giden vatan beldelerinin acısına adeta tercüman olmuş ve nihayetinde şöyle demişti:</p>
<p><strong><em>Bin yıl oldu toprağına basalı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hayli oldu kılıçları asalı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bülbüllerin onun için tasalı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Sazlar kırık, ayar tutmaz telleri,</em></strong></p>
<p><strong><em>Biz neyledik o koskoca elleri?</em></strong></p>
<p><strong><em>Yol görünür, hakan emir verirdi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dalga dalga ordularım yürürdü,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hamlemizden dağlar taşlar erirdi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dolu dizgin aştık nice belleri,</em></strong></p>
<p><strong><em>Biz neyledik o koskoca elleri?</em></strong></p>
<p><strong><em>Kosovalar, Plevneler bizsizdir,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yosun tutmuş camilerim ıssızdır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Boynu bükük minareler öksüzdür,</em></strong></p>
<p><strong><em>Açmaz olmuş kızanlığın gülleri,</em></strong></p>
<p><strong><em>Biz neyledik o koskoca elleri?</em></strong></p>
<p>Yıllarca içten içe dövündük, yıllardır kayıplarımıza üzüldük.</p>
<p>Çünkü üç kıtaya tutunmuş, diğer medeniyet ve milletlere tur üstüne tur bindirmiş bir imparatorluk bakiyesini kalbimizde taşıyorduk.</p>
<p>Boynu bükük halde çekildiğimiz toprakları hiç unutmadık.</p>
<p>Arkamızda bıraktığımız mazlum yüzleri, asırlarca birlikte yaşadığımız cefakar kardeşlerimizi hiç aklımızdan çıkarmadık.</p>
<p>Merhum Prof.Dr.Nurettin Topçu Hocamız, <em><u>“Büyük Fetih”</u></em> isimli eserinde fetihleri üçe ayırmıştı:</p>
<p>Birincisi, Cengiz Han’ın fethi gibi yükselmeyi gaye edinen ve hırsla yapılan fetihlerdi.</p>
<p>İkincisi, Hz.Mevlana’nın fethi gibi aşk ile yapılan, Allah’a yükselmek için vasıtaya ihtiyaç duymayan fetihlerdi.</p>
<p>Üçüncüsü de, Fatih’in fethi gibi Hakk’a taşıyan istikametleri arayan fetihlerdi.</p>
<p>Merhum Topçu, bu üçüncü fethi, <em><u>“İnsanla Allah’ın terkibi olan hareket”</u></em> biçiminde düşünmüş ve tanımlamıştı.</p>
<p>Kaldı ki fethin kalıcı ve kuşatıcı olması için de başka bir seçenek yoktu.</p>
<p>Tarihimizin her noktasında, derinlere tutunmuş manevi bir hissiyatın, akıl ve ahlakla takviye edilmiş hassas bir fikri muhtevanın berrak izlerini görmek mümkün ve muhtemeldir.</p>
<p>Geçmişe hasret duymak halden memnuniyetsizlik veya gelecekten umutsuzluk karinesi değildir.</p>
<p>Ancak ihmal edemeyeceğimiz bir gerçek varsa o da şudur: Bizim için milli hafızada yer etmiş her toprak parçası vatandır ve öyle de kalacak, ilelebet nesilden nesile bir dua gibi anlatılarak intikal edecek ve yaşayacaktır.</p>
<p>Artık sızlanmaya gerek yoktur, buna ihtiyaç yoktur.</p>
<p><strong>Türk milleti belini doğrultmuş, düştüğü her muhitten daha güçlü bir şekilde silkinip kalkmayı bilmiştir.</strong></p>
<p>Dünyanın konuştuğu bir Türkiye tablosu hamd olsun değer biçilemeyen bir resim gibi karşımızda asılıdır.</p>
<p>Mazlumlara elini uzatan, gariplerin gönüllerine dokunan, mağdurların sesi olan bir Türkiye gerçeği hepimize kibre varmayan bir gurur yaşatmaktadır.</p>
<p>Ülkemiz doğuyla batı, kuzeyle güney rotaları arasında uzadıkça uzayan bir köprü, bir buluşma potası, bir kucaklaşma sahası, ümitleri yeşerten bir yardımseverlik şahikası olarak sivrilmiştir.</p>
<p>Bölgesel ve küresel krizlere karşı atıl, edilgen ve pasif bir halden aktif ve atılgan bir diplomasiyle müdahil duruma gelen bir Türkiye’ye ulaşılmıştır.</p>
<p>Bu hayranlık uyandıran muvaffakiyetin arkasındaki yegane kuvvet Türk milletidir, onun ruh kökünden doğan Cumhur İttifakı’dır, dahası milli hedeflere ve tarihi müktesebata müzahir şekilde ihya edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir.</p>
<p>Türkiye, mahir bir siyaset eliyle pergelin sabit ayağını başkent Ankara’ya koyup diğeriyle 360 derecelik bir görüş açısına erişmiş ve dünyayı bu şekilde kavramıştır.</p>
<p>Bilindiği gibi, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan bir açıklamayla, 29 Ekim 2022’den itibaren Karadeniz Girişimi tarafından tanımlanan güvenlik koridoru boyunca gemi trafiği askıya alınmış, bu çerçevede tahıl sevkiyatı da güvenlik kaygılarından dolayı durdurulmuştu.</p>
<p>İnsani yardım koridorlarının kısa süreliğine tıkanması özellikle gıda mağduriyetiyle çırpınan ülkeleri telaşlandırmıştı.</p>
<p>Kapanan tahıl koridoru, Sayın Cumhurbaşkanımızla Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’in sorumlu ve duyarlı işbirliği marifetince 2 Kasım 2022 tarihinde tekrar açılmış, açlık ve yoksulluk çeken toplum ve ülkelere merhamet seferleri yeniden başlamıştır.</p>
<p>Hatta Sayın Erdoğan ile Putin arasında varılan mutabakat esasına göre, tahılın Cibuti, Somali ve Sudan gibi Afrika ülkelerine ücretsiz nakli kararlaştırılmıştır.</p>
<p>Türkiye’nin yapıcı arabuluculuğuyla, Rusya’nın iyi niyetli tutumuyla çok şükür açlar doyurulacak, ihtiyaçlar giderilmiş olacaktır.</p>
<p>Bu oldukça sevindirici bir gelişmedir.</p>
<p>Tüm dünya bu pozitif gelişmeyi takdir ve tebrikle karşılamıştır.</p>
<p>Tahıl koridorundaki ısrar ve iradenin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakere ortamını da canlandırması, bu doğrultuda İstanbul’da kurulacak bir masada barışın yeşermesi samimi dileğimiz ve içten beklentimizdir.</p>
<p>Açılan koridordan bugüne kadar 10 milyon tondan fazla tahıl taşınmıştır.</p>
<p>Bu miktarın aslan payını yüzde 47’yle Avrupa ülkeleri alırken, yüzde 13’lük kısmı Afrika ülkelerinin hissesine düşmüştür.</p>
<p>Gıda fiyatlarındaki artış, enflasyondaki yükseliş dünyayı kasıp kavurmaktadır.</p>
<p>Sosyal ve ekonomik alaboralar gittikçe yaygınlaşmaktadır.</p>
<p>Türkiye, tahılın ihtiyaç sahibi toplumlara ulaştırılması konusunda bütün ülkelere insanlık dersi vermektedir.</p>
<p>Batı kendi karnını, kendi sofrasını düşünürken, Türkiye komşusunun ne yiyip ne içtiğiyle ilgilenmekte, çare ve umut kalesi gibi yükselmektedir.</p>
<p>İnsan haklarını sözde değil özde ve samimiyetle savunan ülke Türkiye’dir.</p>
<p>Batılı ülkeler insani değerlerin siyasetini ve ticaretini yaparken Türkiye bu alanda tıpkı bir bayrak gibi dalgalanmakta, vicdan seferberliğiyle yardım yolu gözleyenlere koşmaktadır.</p>
<p>Bu mesele bir iman meselesidir.</p>
<p>Bu mesele insan onurunu sahiplenme meselesidir.</p>
<p>Avrupa’yı bahçeye benzetip dünyanın geri kalanını ormanla özdeşleştiren AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi’ne hatırlatırım ki, sonsuz bahçeye ulaşmak için gönüllerin dikenden temizlenmesi genel geçer tek yoldur.</p>
<p>Hz. Mevlana diyordu ki; <strong><em>“kalp bir bahçe gibidir, onda mutlaka bir şeyler bitecektir. O halde güzel şeyler ekin ki,  güzel şeyler bitsin.”</em></strong></p>
<p>Biz kalp gözünden bakıyoruz, Batı kâr gözüyle bakıyor.</p>
<p>Biz insani ve vicdani hasletlere bağlıyız, Batı istilacı ve istismarcı açmazlarıyla bağlanıyor, battıkça batıyor.</p>
<p>Bilinmelidir ki, mazlumların çığlığını duymayanlar, duysa bile oralı olmayanlar sağır değil, sahte ve samimiyetsiz odaklardır.</p>
<p>Aynı şeyi dolar milyarderi, petrol zengini bazı İslam ülkelerinin yöneticileri için de söylemek ahlaki tutarlılık gereğidir.</p>
<p>Türkiye doğal gazda inşallah merkez ülke konumuna da gelecektir.</p>
<p>Enerji jeopolitiğinde stratejik üstünlüğün akmaz çatısı sabırla örülmektedir.</p>
<p>Türkiye barışçıl ve milli politikalarıyla, güven veren, caydırıcılık niteliği taşıyan sağlam adımlarıyla, hizipleri ve husumetleri bertaraf eden sağlıklı yaklaşımlarıyla mazimizdeki asalet ve görkemi geleceğin ufkunda aşma beceresini Allah’ın izniyle gösterecektir.</p>
<p>Türkiye’mizle iftihar ediyoruz.</p>
<p>İnkâr ve ithama heveslenenleri de elimizin tersiyle itip boşluğa bırakıyoruz.</p>
<p>Mensubiyetinden onur duyduğumuz milletimizle övünüyoruz.</p>
<p>Satanlarla, sövenlerle, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek için fırsat kollayanlarla çetin bir hesaplaşmaya girmekten asla kaçınmayacağımızı açık seçik haykırıyoruz.</p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılının Türk ve Türkiye yüzyılı olacağına candan inanıyoruz.</p>
<p>Geride kalan yüz yılın karanlık ve kalpazan yüzlerine yeni yüzyılın bakir ve tertemiz sayfalarında dipnot olarak bile yer bulunmayacağına yürekten kaniyiz ve kuşkusuz bu kanaatteyiz.</p>
<p>Zaman Türkiye zamanıdır.</p>
<p>Zemin Türk vatanı, Türk-İslam coğrafyalarıdır.</p>
<p>Zafer ise Türk milletinindir, cumhurun yıldızlaşan ve yıldırımlara taş çıkartan bıçkın mücadelesiyle bu zafer 2023 yılında Lider ülke Türkiye idealiyle tezahür edecektir.</p>
<p>Elbette yapacağız, hep birlikte başaracağız.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Bugün ABD’de ara seçimler yapılacaktır.</p>
<p>Amerikan halkı 36 eyaletin valisini seçmekle birlikte, 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nin tamamını ve 100 sandalyeli Senato’nun 35’ini oylarıyla belirleyecektir.</p>
<p>ABD sosyal, ekonomik ve siyasi kördüğümün pençesindedir.</p>
<p>Toplumsal uzlaşma kanama geçirmektedir.</p>
<p>Siyasetteki sert kutuplaşma ABD’yi A’dan Z’ye kuşatmıştır.</p>
<p>Başkan Biden, bugünkü ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ile Senato’da çoğunluğu kazanması halinde kendisi hakkında azil sürecini başlatacaklarını açıklamıştır.</p>
<p>Biz ABD’de yapılan ara seçimlerde kimin kazanıp kaybettiğinden, azil sürecinin ne zaman başlayıp başlamayacağından daha çok demokratik süreçlerin harfiyen ve hassaten işlemesini, sandık sonuçlarına saygı ve riayeti tavsiye ve temenni ediyoruz.</p>
<p><strong>Kaos içindeki bir ABD’nin, bölünme ve ayrışma kulvarına girmiş bir küresel gücün dünyanın diğer ülkelerine de az ya da çok olumsuz tesiri olacağını düşünüyoruz.</strong></p>
<p>Ancak önümüzdeki yılların çok kutuplu dünya panoramasında ABD’nin parçalı ve zayıf güç yapısıyla küresel sahnenin dışına doğru kayacağını öngörüyor, dünya barışı ve beşeri huzur adına bunun ise kaçınılmaz olduğunu değerlendiriyoruz.</p>
<p>Diğer yandan Brezilya’da da seçimler yapılmış, 11 yıl aradan sonra Lula tekrar Devlet Başkanı seçilmiştir.</p>
<p>Fakat bu ülkedeki siyasi tansiyon henüz düşmemiş, kaybeden tarafın demokrasi dışı müdahale çağrıları sonlanmamıştır.</p>
<p>Ayrıca Kore yarımadasında gerginlik günbegün tırmanmaktadır.</p>
<p>Kuzey ile Güney arasındaki karşılıklı güç gösterileri tehlikeli ve tehdit dozu yüksek gelişmeleri tetiklemektedir.</p>
<p>Doğu Asya küresel hegemonik mücadelelerin ağırlık merkezlerinden birisi haline dönüşmüştür.</p>
<p>Bunun yanında Güney Asya’da da sular durulmuş değildir.</p>
<p>Pakistan eski başbakanı İmran Han’a yapılan suikast girişimi bu dost ve kardeş ülkenin siyasi ve toplumsal yapısına hakim olan kırılganlıklara yeni bir çatlak eklemiştir.</p>
<p>Bu ülkede kitlesel protestoların, iç barış ortamını sekteye uğratan derin anlaşmazlıkların kapağı iyice açılmıştır.</p>
<p>Birleşik Krallık siyasi ve ekonomik çalkantılarla boğuşurken, diğer Avrupa ülkeleri yaklaşan kış aylarından dolayı ısınma ve aydınlanma endişesiyle panikleyip kıvranmaktadır.</p>
<p>Çok şükür Türkiye bu konuda çok rahattır, aksini iddia edenler zillete düşen müfteriler korosudur.</p>
<p>İsveç’te yapılan seçimlerden sonra kurulan hükümetin Türkiye’ye sıcak mesajları, yeni başbakanın ülkemize yapacağı ziyareti dikkatimizi çekmektedir.</p>
<p>Bu ülkeyle beraber Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği meselesi iç ve dış siyasetimizin öne çıkan gündem konularından birisidir.</p>
<p>NATO’nun Madrid Zirvesi’nde imza altına alınan üçlü muhtıra gereğince İsveç ve Finlandiya’nın hangi somut adımları attıkları, terörle aralarına nasıl bir sınır koydukları bize göre etraflıca ve titizlikle incelenmesi gereken bir husustur.</p>
<p>İsveç Dışişleri Bakanı’nın, ülkesinin terör örgütü PKK/YPG ile arasına mesafe koyacağını söylemesi yalnızca bir vaattir.</p>
<p>Henüz ikna edici ve Türkiye’nin taleplerini bihakkın karşılayan bir sonuç alınmış veya görülmüş değildir.</p>
<p>İsveç’in yeni hükümetinin PKK/YPG’yle köprüleri atma tasavvurunun mesela bu ülkedeki Sosyal Demokrat Partili eski adalet bakanı tarafından “endişe verici ve çirkin” bulunması oldukça düşündürücü ve düşüklüktür.</p>
<p>Anlaşıldığı kadarıyla İsveç iç muhalefeti PKK/YPG’nin gıyaben ve fiilen denetim ve kontrolündedir.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta Türkiye’yi ziyaret eden NATO Genel Sekreteri de, İsveç ve Finlandiya’nın üçlü muhtıranın gereklerini yerine getirdiğini, artık tam üyelik zamanının geldiğini, üyeliklerinin de ülkemiz tarafından en kısa sürede onaylanmasını beklediğini açıklamıştır.</p>
<p>NATO Genel Sekreteri’nin bu dili buyurgan bir dildir ve yaralayıcıdır.</p>
<p>NATO Genel Sekreteri’nin TBMM’ne ne yapacağını, nasıl bir karar alacağını dikte etmesi, talimat verir gibi konuşması bize göre edepsizliktir.</p>
<p>Her defasında ifade ettiğimiz gibi, hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.</p>
<p>Türk milleti adına vekâlet görevini üstlenen muhterem milletvekillerinin NATO Genel Sekreteri’nin beyanatıyla hareket etmesi milli iradenin yok sayılmasıdır.</p>
<p>Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur.</p>
<p>NATO, TBMM’nin üzerindeki bir organ değildir.</p>
<p>Biz kararımızı alırken sadece ve sadece Türkiye’mizin çıkarlarına bakarız, Türk milleti ne diyor ona kulak veririz.</p>
<p>NATO Genel Sekreteri boyunu aşan sularda kulaç atmaktan vazgeçmeli, TBMM’ne ödev verme densizliğinden derhal geri dönmelidir.</p>
<p>Şayet İsveç ve Finlandiya’nın geçen Haziran ayında imzalanmış Madrid Muhtırası kapsamında sahici ve somut adımları varsa, hükümetimiz bunu tespit ve teşhis etmişse o halde mesele yoktur.</p>
<p>Bu iki ülkenin NATO üyelikleriyle ilgili onay sürecinin önünde herhangi bir engel de kalmayacaktır.</p>
<p>Yok hala kuşkular yakın ve yoğunsa, Türkiye kurnazca oyalanıyorsa, bilinsin ki, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği önünde aşılamayacak bir millet iradesi duracak, bu tarihi irade de asla teslim olmayacaktır.</p>
<p>Türk milleti bildiği ayranı, bilmediği yoğurda değişmeyecektir.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p><strong><em>“Nasıl ki insan, başkalarının ruhuyla yaşayamazsa, bir millet de başka tarihlerin hadiseleriyle yaşatılamaz. Hayatımızı hakimiyeti altına alan milli kültürümüz gerçek sahibimizdir. </em></strong></p>
<p><strong><em>Biz onun zaruri kıldığı, bizi çevirdiği istikamette hareket etmeye mecburuz. Etmezsek, başka milletlerin kültürünü taklide yeltenirsek, varlığımızda buhranlar başlar.”</em></strong></p>
<p>Bu sözleri Merhum Hocamız Prof.Dr.Nurettin Topçu, “Kültür ve Medeniyet” isimli eserine kaydetmiştir.</p>
<p>Aynı eserindeki bir başka değerlendirme de şudur:</p>
<p><strong><em>“Bir nesil kendi varlığını arıyor. Mektebe giden mektepte, mabede giden mabette, servete giden servette, şöhrete giden şöhrette kendi şifasını bulamıyor ve bunun için ruhuna daha ziyade düşman, mukadderatına daha fazla garazkâr olmakta devam ediyor. Niçin, nedir bu sefaletin sebebi? Bunun sebebi iç dünyamızı kaybetmemizdir: İç gözlem terbiyesini bırakarak hep kendi dışımızdaki eşyaya çevrilmemizdir.”</em></strong></p>
<p>Türk siyasetindeki muhalefet anlayışı başkalarının ruhuyla var olma arayış ve arzusundadır.</p>
<p>Çarpıklık da buradadır.</p>
<p>Ve mezkur muhalefet tantanası iç dünyasını hepten kaybetmiş, ülkesine yabancı başkentlerin prizmasından bakmayı alışkanlık haline getirmiştir.</p>
<p>Gayri milli çoraklığın kaynağı da burada aranmalıdır.</p>
<p>Adına zillet dediğimiz muhalefet partileri buhrandan buhrana sürüklendikçe milletine ve ülkesine iftiralarla saldırmayı geçim kapısı görecek kadar aşağılık bir seviyeye kapılanmaktadır.</p>
<p>Geldiğimiz bu aşamada sayıları altı mı, yedi mi, yoksa sekiz mi olduğu bile muamma hale gelen zillet ittifakı değerler anarşisine kapılmış, dedikodunun anaforuna düşmüştür.</p>
<p>Ahlak kaidelerini, milli karakteri, manevi vecibeleri hiçe sayan bir muhalefetin demokrasiyi yozlaştıracağını sadece kitaplar değil, tecrübeler de deşifre etmektedir.</p>
<p>Türkiye’nin an itibariyle en ciddi sorunu, öne çıkan en temel zorluğu muhalefetin meflûç, melez, menfur ve gayri meşru bir çizgide sabitlenmiş olmasıdır.</p>
<p>Dış güçlerin içerideki etki ajanı veya ücretli acentesi gibi faaliyet gösteren, bu savrulmaya siyaset diyen, bunu da utanmadan demokrasiyle maskeleyen zillet ittifakı bir bakıma demokrasinin cellat başıdır.</p>
<p>Gerçi arsıza sözün, kokmuşa tuzun fayda etmeyeceğini bilsek de millet namına bu tespitleri yapmak, lazım gelen uyarıları paylaşmak ana görevimiz, milli mesuliyetimizdir.</p>
<p>Doğruya doğru demeyi inançla sürdüreceğiz.</p>
<p>Yanlışa düşenlerin de ipliğini pazara çıkaracağız.</p>
<p>Lütfen bir an olsun şu söylediklerimi gözünüzün önünde canlandırmanızı rica ediyorum:</p>
<p>Almanya’nın muhalefet partisi başkanı İstanbul’a gelse ve Taksim İstiklal Caddesi’nde video kaydı yapıp ülkesine verip veriştirse, ne düşünürdünüz?</p>
<p>Ya da Birleşik Krallığın muhalefet partisi İşçi Partisi’nin başkanı Ankara Kızılay’da sokağa çıkıp video çekse ve bunu da sosyal medyasından paylaşsa bunu nasıl yorumlardınız?</p>
<p>Amerika’da muhalefette bulunan Cumhuriyetçilerin ileri gelen bir yöneticisi Çankaya’da ülkesi hakkında ileri geri konuşup bunu da videoyla servis etse buna nasıl bakardınız?</p>
<p>Bir de şöyle sorayım, bu tahayyülünü ifade ettiğim manzaraların size göre gerçekleşme ihtimali ne kadardır? Böyle bir zillete düşmeleri akla ve mantığa muvafık mıdır?</p>
<p>Düşünsenize azgelişmiş bir ülkenin muhalif bir isminin Türkiye’de sokağa düşüp ülkesi aleyhine uluorta konuşması bile hayal sınırlarımızı ihlal eden marjinal bir hal özeti sayılmayacak mıdır?</p>
<p>Bunların hepsini CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yapmış ve imkansızı başarmıştır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu CHP’nin başına paraşütle indirilmiş ve özel görevle yetkilendirilmiş taşeron bir siyasetçidir.</p>
<p>Bu görev Atatürk’ü itibarsızlaştırma ve CHP’yi silme görevidir.</p>
<p>Bu görevin temelinde Dersim isyanının rövanşını almak yatmaktadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun hiçbir söz ve eylemi CHP’nin önceki genel başkanlarıyla bağdaşmamaktadır.</p>
<p>Bu tavizkar zihniyetin siyaseti hasım ve hezimet siyasetidir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu zihnen tutsak, siyaseten de zincirlidir.</p>
<p>Kendisi zalimlerin balmumundan mührü olduğunu, yalan ve iftiralarla bezenmiş parşömen kağıda basıldığını göremeyecek kadar şaşkın ve şuursuzdur.</p>
<p>ABD’den sonra Birleşik Krallık’ta soluğu alan Kılıçdaroğlu eşik bekleyip ışık bulacağını sanacak kadar hezeyan nöbetine girmiştir.</p>
<p>Kayıp sekiz saatin ve hamurgerli gezinin hemen ardından Birleşik Krallığın sokaklarında kendisini ve partisini de rezil etmiştir.</p>
<p>Biz bundan üzüldük, ama kendisi üzülmemiştir.</p>
<p>Biz bundan hicap duyduk, ama kendisi duymamıştır.</p>
<p>Bir ara Londra tefecilerine ağzına geleni söyleyen Kılıçdaroğlu bu kez tefecilerin kafesine kanadı kırık bir kuş gibi girmiş ve yemlenmek için el avuç açmıştır.</p>
<p>Özellikle söylemek isterim ki, kara para aklama ve terörün finansmanı konusunda eksiklikleri bulunan ve risk içeren ülkelerin yakın gözetim altında tutulması demek gri listeye dahil olmaları demektir.</p>
<p>Türkiye’nin gri listede olduğunu saygısızca lanse eden Kılıçdaroğlu, bizim için simsiyah bir şahsiyettir, yalan fabrikasıdır, iftira madenidir.</p>
<p>Birleşik Krallığın gri listede olduğunu bilmeyecek, bilse de itiraf etmeyecek kadar da Türkiye karşıtıdır.</p>
<p>Parlak Türkiye için yatırımcılarla konuşmuş, başka, dünyada toplam beş trilyon dolarlık fon yöneten yatırım bankalarıyla görüşmüş, başka, yüz milyar sterlin yatırım yapmış 14 fonla temas kurmuş, başka, 342 milyar dolarlık büyüklüğüyle teknoloji yatırımı yapan bir yatırım grubuyla buluşmuş.</p>
<p>Bu arada gençlere de seslenen Kılıçdaroğlu, ihtiyaçları olan parayı bulduğunu açıklamış.</p>
<p>Temiz, teknolojik ve iklim dostu parayı Türkiye’ye getirecekmiş.</p>
<p>Bu söylediklerim kamera şakası falan değildir.</p>
<p>Bir başka anlatımla trajikomik bir film senaryosu da değildir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu Türkiye aleyhine kurulan sahnede figüranlık yapmıştır.</p>
<p><strong>     Bu sahne, Atatürk’ün kurduğu partiye başkanlık eden şahsın nasıl kafa kola alındığını, nasıl tuzağa çekildiğini, tefeci ithamıyla mangalda kül bırakmadığı çevrelere nasıl da alın beni kullanın, Cumhurbaşkanı adayı yapın diyerek boyun eğdiğini ifşa eden maskaralık sahnesidir</strong>.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun anlata anlata bitiremediği temiz para mavrasının perde arkasında kanlı bir geçmiş, sömürülmüş coğrafyalar, yağmalanmış medeniyetler, çalınmış emekler, gasp edilmiş servetler vardır ve Kılıçdaroğlu işte böylesi bir dipsiz kuyuya merdivensiz inmiştir.</p>
<p>Temiz para derken Türkiye’yi narko devlet olarak yabancı ülkelerde ispiyonlayan Kılıçdaroğlu bizim gözümüzde bu devrin Sait Molla’sı, Ali Kemali, sömürgeciliğin inzibat görevlisidir.</p>
<p>Bir değil bin kere yazıklar olsun diyorum.</p>
<p>Birleşik Krallık’ta kanun kaçaklarıyla görüşmesini de utanç vesikası ve suç ortaklığı olarak görüyorum.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu şu düştüğün duruma hiç kafa yordun mu?</p>
<p>Hiç mi etrafında sevenin kalmadı?</p>
<p>Ne yapıyorsun, nereye hizmet ediyorsun, kimlere diyet ödüyorsun diyen hiç mi aklı başında birisi çevrenden çıkmadı?</p>
<p>Temiz bahanesiyle peşine düştüğün parayı emirler listesini eline tutuşturmadan kim sana vaat edecek, kimler buna tamam diyecek?</p>
<p>Kılıçdaroğlu sen herkesi kör, alemi sersem mi sanıyorsun?</p>
<p>O temiz dediğin paraya, bu yılın başında tefeci parası diyordun.</p>
<p>Ey Kılıçdaroğlu, beylik lahana pazarında satılmaz.</p>
<p>Çuvalında buğday yok, boş değirmen arıyorsun.</p>
<p>Bir yanın et kavuruyor, diğer yanın harman savuruyor.</p>
<p>Bir yanın sazlık samanlık, diğer yanın tozluk dumanlık.</p>
<p>Sözde temiz paralarına mihnet ettiklerin yarın seni ayaza çıkarır, bunu da mı bilmiyor, bunu da mı göremiyorsun?</p>
<p>Türk milletinin bir kuruşu bile temizdir, helaldir, alın teridir.</p>
<p>Türkiye’de paraya istikbalini satacak gençlik yoktur.</p>
<p>Türk milleti cebi para dolsun diye ruhunu kiraya asla vermeyecektir.</p>
<p>Para her şeyi yapan diyenler, para için her şeyi yapan çıkarcılardır.</p>
<p>Türkiye’yi sağda solda, ülke içinde ülke dışında, parti odalarında veya grup kürsülerinde kara parayla itham edenler, Türk askerine, Türk polisine uyuşturucu ticaretiyle ilgili çamur atan kim olursa olsun, bizim gözümüzde tescilli vatan hainidir.</p>
<p>Cari açığı kapatmak için uyuşturucu ticaretine göz yumulduğunu iddia etmek çok kirli bir FETÖ ağzıdır.</p>
<p>Bu ağız kanlı bir terör ağzıdır.</p>
<p>Bu ağız Kılıçdaroğlu’yla bütünleşmiş bir ağızdır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun söylediği söze bakın, girdiği ilişki ağlarına bakın.</p>
<p>Çömleğine göre turşu kurmuyor, müfterilikte sınır tanımıyor.</p>
<p>Kılıçdaroğlu kara para görmek istiyorsa HDP’yi incelesin, bölücü terör örgütünün hunhar ve karanlık servetiyle ilgilensin.</p>
<p>Türkiye’yi suçlamak şerefli bir tavır değildir.</p>
<p>Kaldı ki doğru değildir, meşru değildir, adil değildir, haklı değildir.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, sandık Londra’da, Washington’da, Berlin’de kurulmayacak.</p>
<p>Oylar Brüksel’de sayılmayacak.</p>
<p>Demokrasinin er meydanı Türkiye düşmanlarının nezaretinde açılmayacak.</p>
<p><strong><em>Şu yeryüzü er meydanı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gönül sevmez her meydanı.</em></strong></p>
<p><strong><em>Yüreksize yorgan döşek,</em></strong></p>
<p><strong><em>Koç yiğide ver meydanı.</em></strong></p>
<p><strong><em>Atlar dizgin dolduranda,</em></strong></p>
<p><strong><em>Malazgirt’te, Çaldıran’da,</em></strong></p>
<p><strong><em>Sakarya’da gör meydanı, </em></strong></p>
<p><strong><em>Kaytan bıyık bura bura.</em></strong></p>
<p><strong><em>Gakkoş, Dadaş sıra sıra,</em></strong></p>
<p><strong><em>Elaziz’de Çayda Çıra,</em></strong></p>
<p><strong><em>Erzurum’da bar meydanı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ey içi boş, dışı süslü!</em></strong></p>
<p><strong><em>Eli kirli, yüzü paslı!</em></strong></p>
<p><strong><em>Yetişsin Asım’ın nesli,</em></strong></p>
<p><strong><em>Etsin sana dar meydanı!</em></strong></p>
<p>Türk milleti Türkiye’yi karalayanlara, yabancı ülke sokaklarında jurnalcilik yapanlara demokrasi meydanını dar edecektir.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, burası Türkiye Cumhuriyeti, burada sana ekmek yoktur, buradan sana çıkış da yoktur.</p>
<p>Allah bir insana verirse, yel getirir, sel getirir, el getirir.</p>
<p>Allah bir insandan alırsa, yel götürür, sel götürür, el götürür.</p>
<p>Zillet ittifakını da Türk milleti geri gelmemek üzere götürecektir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak başörtüsünü güvenceye alan ve ailenin korunmasını hedefleyen anayasa değişikliğini sonuna kadar destekliyoruz.</p>
<p>Bizim görüşümüz bellidir. Karar ve irademizde bir değişiklik yoktur.</p>
<p>Bu anayasa değişiklik teklifini ya geniş bir mutabakat halinde TBMM’de ele alıp sonuca gidelim ya da halk oylamasıyla milletimizin takdirine sunalım. Biz iki seçeneğe de varız ve hazırız.</p>
<p><strong>CHP dürüstse, sözünün arkasındaysa, başörtüsüne bez parçası demekten pişmansa buyursun, hep birlikte bu meseleyi köklü çözümle buluşturalım.</strong></p>
<p>Bu arada AK Parti heyetinin anayasa değişikliğini görüşmek amacıyla Meclis’te grubu bulunan siyasi partileri ziyaret etmesi de son derece doğal ve doğru bir adımdır.</p>
<p>HDP’yle niye görüşülmüş? Biz buna ne diyecek, nasıl bir tepki gösterecekmişiz? Günlerdir cevabı aranan marazi sorular bunlardır.</p>
<p>HDP’ye nasıl baktığımızı tekrar etmeye lüzum bile duymuyorum.</p>
<p>AK Parti heyetinin CHP’yle kurduğu temasa ses çıkarmayanların bizim sırtımızdan HDP’yi dillerine dolamaları müflis ve müfsit bir tavırdır.</p>
<p>Zira bizim gözümüzde HDP neyse, CHP’de odur ve aynısıdır.</p>
<p>Biz kiminle görüşüldüğüne değil, makul ve demokratik çözümün nasıl olacağına bakıyoruz.</p>
<p>Zarfla değil mazrufla ilgileniyoruz.</p>
<p>Kabuğa değil öze odaklanıyoruz.</p>
<p>Emeklilikte yaşa takılan kardeşlerimizin taleplerinin karşılanmasıyla birlikte bütün sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesini bekliyor ve bunu destekliyoruz.</p>
<p>Bizim gündemimiz milletimizin gündemidir.</p>
<p>Sosyal medyadan Milliyetçi Hareket Partisi’ne asla istikamet çizilemeyecektir.</p>
<p>Fitne tezgahı açanlara, el ovuşturan asalaklara, bozguncu telkinlere, iki yüzlü tahriklere, oyun içinde oyun kuranlara, onunla görüştü, bununla buluştu masalı anlatanlara, Cumhur İttifakı’nı sorgulayanlara kapalıyız, alayına birden de yüzümüzü dönmüş durumdayız. Topuna diyorum ki, haydi başka kapıya.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken siz değerli milletvekili arkadaşlarımı en iyi dileklerimle selamlıyor, başarılı, sağlıklı ve verimli bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/11/08/mhp-lideri-bahceli-turkiyemizle-iftihar-ediyoruz-dedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri TBMM Parti Grubunda Konuştu</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/11/03/mhp-lideri-tbmm-parti-grubunda-konustu/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/11/03/mhp-lideri-tbmm-parti-grubunda-konustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2022 19:06:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. MHP grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7983</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “Siyasetimizin ilkesel çerçevesi, “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışıyla sınırlıdır. Milletimizin ve ülkemizin çıkarlarının yanındayız, her zaman da yanında olacağız.” Dedi. MHP Lideri oldukça önemli açıklamalar yaptığı grup konuşmasında şu ifadelere ter verdi; Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler, Basınımızın Değerli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “Siyasetimizin ilkesel çerçevesi, “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışıyla sınırlıdır. Milletimizin ve ülkemizin çıkarlarının yanındayız, her zaman da yanında olacağız.” Dedi.</strong></p>
<p>MHP Lideri oldukça önemli açıklamalar yaptığı grup konuşmasında şu ifadelere ter verdi;</p>
<p><strong>Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken sizleri en iyi dileklerimle selamlıyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Zaman su gibi akıp giderken, 2023 yılının aydınlık ufuk çizgisi gittikçe belirginleşmeye, günbegün netleşmeye başlamıştır.</p>
<p>Bizde diri umutlarımızla 2023’e hazırlanıyoruz.</p>
<p>Dengeli ve dirayetli siyasetimizle 2023’ün yol haritasını hazırlıyoruz.</p>
<p>İnançlı mücadelemizde hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz.</p>
<p>Sürekli faal haldeyiz, siyasi faaliyetlerimizle devamlı arazide bulunuyoruz.</p>
<p>2023 yılında başarmanın dışında ikinci bir seçenek tanımıyoruz.</p>
<p>Çünkü başarıyı hak eden bir irademiz, başarıya müstahak bir itibarımız, başarımızla yükselecek bir ülkemiz olduğunu çok iyi biliyoruz.</p>
<p>85 milyon Türk vatandaşımızın tamamına elimizi uzatıyoruz.</p>
<p>Her insanımıza gönlümüzü açıyor, yüreğimizden bir yer ayırıyoruz.</p>
<p>Gönül vermedikçe gönül bulamayacağımızın farkındayız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak milletimize gönlümüzü verdik, ülkemize de ömrümüzü adadık.</p>
<p>Gönül bir bina ise mimarbaşı muhabbettir dedik.</p>
<p><strong><em>“Muhabbetten Muhammed oldu hasıl,</em></strong></p>
<p><strong><em>Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl?”</em></strong></p>
<p>Muhammedi ahlakla, muhabbet ikliminde hep birlikte çok daha güçlü olacağımıza inanıyoruz.</p>
<p>Hiç kimseyi öteki görmüyoruz, ötekileştirmiyoruz.</p>
<p>Milletimizin tüm güzelliklerini sahipleniyoruz, sahici bir tutumla benimsiyoruz.</p>
<p>Hz. Mevlana’nın dediği gibi, <strong><em>“aşk nasip işidir, hesap işi değil; aşk adayıştır, arayış değil.”</em></strong></p>
<p>Nitekim milletimize adanmışlığımız hesabi değil hasbidir, aşkımız ise kuru laf değil kalbi hakikattir.</p>
<p>Bu ilhamla Türkiye’mizin her yerindeyiz.</p>
<p>Milletimizle buluşuyor, konuşuyor, görüşüyor, dertleşiyor, vuslat sıcaklığında birlikte ısınıyoruz.</p>
<p><strong><em>“Adım Adım 2023; İl İl Anadolu”</em></strong> dedik, herkesle kucaklaştık.</p>
<p><strong><em>“Adım Adım 2023; İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma”</em></strong> dedik, her insanımızı samimiyetle kuşattık.</p>
<p>Şimdi de <strong><em>“Adım Adım 2023; Köyüm Benim Sohbet Toplantıları”</em></strong>yla milletimizin efendilerinin ayağına gittik, onların baş tacımız, ümit aşımız, sevda pınarımız, güç kaynağımız olduğunu gösterdik, buna da kararlılıkla devam ediyoruz.</p>
<p><u>Şu mısralarda şair ne güzel de anlatmış köylerimizi:</u></p>
<p><strong><em>Kekik kokan yaylada dertli bir kaval sesi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kangallar gözlerini şimdi dört açacaklar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Sessizliğe renk katan bir kuzu melemesi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ve rüzgarla ‘Huu’ çekip sema yapan başaklar…</em></strong></p>
<p><strong><em>Medeniyet ölse de, her zaman diridir köy,</em></strong></p>
<p><strong><em>Saftır, temizdir, dürüsttür, sözünün eridir köy,</em></strong></p>
<p><strong><em>Son kalan iyilerin barınma yeridir köy,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hiç tanımasak bile bizlerden biridir köy.</em></strong></p>
<p>Köylerimizi tanıyoruz, köylülerimizi biliyoruz.</p>
<p>Elma yanaklı çocuklara, nasır tutmuş ellere, emektar gelinlere, fedakar analara, alınlarında tomurcuk tomurcuk birikmiş terleriyle çileye kafa tutan babalara, görevini yapmış olmanın huzuruyla yaşayan ninelere, dedelere, bilcümle bereketli topraklara, çorak tepelere, yeşil ovalara Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in mesajlarını, hedeflerini, geleceğin büyük Türkiye’sinin müjdesini taşıyor, bunları anlatıyor, bunları paylaşıyoruz.</p>
<p>8 Ekim 2022 tarihinden bu tarafa 451 köyümüzü şevkle ziyaret ettik.</p>
<p>Bununla birlikte 4-5-6 Kasım 2022 tarihlerinde tam 81 köyümüzü de ziyaret etmiş olacağız.</p>
<p>Bu seferberlik hali, bu seri çalışma disiplini tavsamadan, aksamadan, ara vermeden menzile varıncaya kadar sürecektir.</p>
<p>“Köyüm Benim Sohbet Toplantıları”yla, yeniden su yürüdü dalımıza yaprağımıza, çiçeklendik bağımızla bahçemizle, şenlendik tarlamızla bostanımızla.</p>
<p>Köylümüzün bir bakışı candır, bir sözü Lider Ülke Türkiye’nin şafağıdır.</p>
<p>Toprağın dilini bilen, köyün ve köylünün hissiyatını her açıdan tanıyan bir Genel Başkan olarak diyorum ki, köylülerimizin her sorunu sorunumuz, her talepleri siyasi ahlakımıza emanettir.</p>
<p>Kredi ekip borç kaldırdıkları dönemler artık geride kalacaktır.</p>
<p>Mahsulleri para edecek, besileri karın doyuracaktır.</p>
<p>Mazot, tohumluk, gübre, elektrik, ilaç gibi girdi maliyetleri Cumhur İttifakı’yla birlikte mesele olmaktan eninde sonunda çıkacaktır.</p>
<p>Türkiye’yi doyuran vatandaşlarımıza ne yapsak azdır, yetersizdir.</p>
<p>Arka ayağıyla kulağını kaşıyanlar köylerimizi bilemez.</p>
<p>El tavuğunu beslerken kümeste pisliği kalanlar köylülerimizle can beraberi olamaz.</p>
<p>Yaparsak biz yaparız, yaparsa Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı yapar ve mutlaka başarır.</p>
<p>Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın koordinesinde, <strong><em>“Adım Adım 2023; Köyüm Benim Sohbet Toplantıları”</em></strong>nda görev alan siz değerli milletvekillerimize, Merkez Yönetim Kurulu’yla Merkez Disiplin Kurulu’nun değerli üyelerine, il ve ilçe başkanlarımızla tüm dava arkadaşlarımıza huzurlarınızda içtenlikle teşekkür ediyorum.</p>
<p>Yorulmamızı bekleyenler, yokuşlarda kalacağımızı hesap edenler, biliniz ki hayal kırıklığına uğrayacaklardır.</p>
<p>Durmayacağız, açık hava toplantıları halkamıza Kasım ayında da yenilerini ekleyeceğiz.</p>
<p>13 Kasım 2022 tarihinde, <strong><em><u>“2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net”</u></em></strong> temalı Elazığ Mitingimizi Malatya, Tunceli, Diyarbakır ve Adıyaman il teşkilatlarımızın; 20 Kasım 2022 tarihinde de Samsun Mitingimizi Ordu, Giresun, Sinop ve Kastamonu il teşkilatlarımızın dört başı mamur iştirakleriyle gerçekleştireceğiz.</p>
<p>Yılmamızı gözleyenler, vazgeçmemizi düşleyenler emin olunuz ki, emeğin yerde kalmayacağını, çalışmanın millet nezdindeki mükâfatını kesinlikle görüp yaşayacaklardır.</p>
<p>Biz erik dalına basmıyoruz, boş sözlere asla kulak asmıyoruz, asmaya da hiç niyet etmiyoruz.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Türk milleti adına, 20’inci yüzyılın ilk çeyreğinde bir asırlık olaylar vasat ve varlık bulmuştur.</p>
<p>Belki de, 1900 ile 1925 yılları tarihin akış hızının hiç olmadığı kadar yavaşladığı ve üstelik aleyhimize işlediği bir zaman aralığıdır.</p>
<p>Bitmeyen savaşlar, durmayan saldırılar, dinmeyen kanamalar, eksilmeyen ızdıraplar, azalmayan operasyonlar, ara vermeyen şer oyunlar, çatırdayarak çöken İmparatorluk, bezginlik ve yokluk içinde kıvranan milyonlar, biteviye kaybedilen topraklar bizim hazin gerçeklerimizden bazıları olarak hala milli hafızalardadır.</p>
<p>Batılı bir filozofun vurguladığı üzere;</p>
<p><strong><em>“Maddi medeniyet ahlaki mükemmelliğin zirvesine yücelten bir merdiven olması gerektiğini unuttuğu gün ölümcül bir güç olmaya mahkumdur.”</em></strong></p>
<p>O yıllarda Batı’nın hali tam da budur.</p>
<p>Haçın Hilale tahammülsüzlüğünün özünde Türk ve İslam düşmanlığı yatıyordu.</p>
<p>Vatan topraklarımızı kana bulayanlar, tarihi mirasımızı yağmalayanlar geldikleri gibi giderken arkalarında korkunç zulüm sahneleri bırakmışlardı.</p>
<p>20’inci yüzyılın ilk 25 yılında eşi benzeri çok az görülmüş bir beka mücadelesi verildi.</p>
<p>Bu kısa zaman aralığında bir Türk devleti yıkılıp yeni bir Türk devleti kuruldu.</p>
<p>1912’den 1922’ye kadar aralıksız cepheden cepheye koştuk durduk.</p>
<p>Var oluşumuzun bedelini çok ağır bir şekilde ödedik.</p>
<p>Bu kapsamda pek çok felakete, pek çok acıklı ve hazin gelişmeye göğüs gerdik, meydan okuduk, ancak istiklal ve istikbal mücadelemizden en küçük taviz vermedik.</p>
<p>Çünkü Türk milleti bağımsızlık onuruna düşkün bir millettir.</p>
<p>Esaret ve kölelik Türk milletinin asla kabul etmeyeceği bir ilkelliktir.</p>
<p>20’inci yüzyılın ilk çeyreğinde bir İmparatorluk kaybettik, ancak tarihi süreklilik içinde yeni bir Türk devletini de kuvveden fiile geçirmeyi başardık.</p>
<p>Milletimizin vicdanında saklı duran mukavemet ve mücadele ruhuyla teslimiyet anaforuna düşmedik, tarihten silinmemizi hedefleyenlere asla boyun eğmedik.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden tıpkı bir Anka Kuşu gibi milli bir devlet formatında Türkiye Cumhuriyeti doğdu ve tarih sahnesindeki yerini aldı.</p>
<p>Bu yeni devlet mimarisi, bu yeni Türk devlet egemenliği mazinin bir reddi mirası olmayıp şartların zorluğundan, tarihin mecburi rota değişikliğinden ve bizatihi Türk milletinin kutlu iradesinden tecelli etmiştir.</p>
<p>Anadolu topraklarında kurduğumuz üçüncü Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir.</p>
<p>Bu itibarla Selçuklu Devleti Türk’tür, Osmanlı Devleti Türk’tür, Türkiye Cumhuriyeti de Türklüğün muzafferlik beratıdır.</p>
<p>99’uncu yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet, evvela cumhurun kararı, ardından tarihi müktesebatımıza dayanan kurucu kahramanların Milli Mücadele’nin üzerine inşa edip kararlaştırdıkları millet egemenliği ve demokrasi anıtıdır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar gökten zembille inmemişlerdir.</p>
<p>Nitekim hepsi Osmanlı İmparatorluğu döneminde hayata gözlerini açmışlar, Osmanlı İmparatorluğu’na hizmet etmişler, başka bir alternatif kalmadığından Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumunu sağlamışlardır.</p>
<p>20’inci yüzyıl hem ülkemiz hem de dünya bakımından sarsıcı ve sancılı hadiselerin yoğunluğuyla geçmiştir.</p>
<p>Bu yüzyılın ilk çeyreğinde tek dişi kalmış canavara rağmen milli devletimizi kurarak Cumhuriyet rejimini tesis ve temin başarısını gösterdik.</p>
<p>Şayet bir tarif ve tanım gerekirse, 20’inci yüzyıl Türk milletinin beka, Türkiye’nin de derlenme toparlanma yüzyılıdır.</p>
<p>Bize göre, Cumhuriyet’in ilk evresi doğrusuyla yanlışıyla, fazlasıyla eksiğiyle 1923-1946 arasında vücut bulan 23 yıllık tek parti dönemidir.</p>
<p>1946-2017 yılları arasında tecessüm ve tezahür eden 71 yıllık çok partili parlamenter sistem hayatı Cumhuriyet’in ikinci evresidir.</p>
<p>Cumhuriyet’in 2017’den geleceğe açılan üçüncü evresi ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle anılacak ve bu şekilde tanımlanıp anlam ve derinlik kazanacaktır.</p>
<p>Yeni hükümet sistemi esasen önümüzdeki yeni bir Türk asrının mukaddimesidir.</p>
<p>Cumhuriyet’in üçüncü evresinin ve ikinci yüzyılının ruh köküyle felsefi muhtevası “Türkiye Yüzyılı” ifadesiyle ortaya konulmuştur.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 28 Ekim 2022 tarihinde açıklanan “Türkiye Yüzyılı” beyanı devlet ve toplum hayatımıza yeni bir hedef, yeni bir moment, yeni bir nefes, yepyeni bir ivme kazandırmıştır.</p>
<p>“Türkiye Yüzyılı” çağrısı yeniden bir Kızılelma seferberliğinin tefekkür safhasından tezekkür, terakki, teklif ve tedarik sahasına geçişidir.</p>
<p>Kanaatimiz odur ki, Türk milletine hizmet azmi “Türkiye Yüzyılı” kavrayışıyla daha da zirveye çıkacak, nihai gayemiz olan İ’la-yi Kelimetullah’a biraz daha yaklaştıracaktır.</p>
<p>5 Kasım 2000 yılında gerçekleştirdiğimiz 6’ıncı Olağan Büyük Kurultayı&#8217;mızda “Yüzyılla Sözleşme” hedefimizi açıklamıştık.</p>
<p>Memnuniyetle ifade etmek isterim ki, o günkü “Yüzyılla Sözleşme” beyanımızla bugünkü “Türkiye Yüzyılı” kararlılığı üst üste çakışmış, birbirini tamamlamış, Türkiye ve Türk milleti muazzam bir kalkışa ve uyanışa geçmiştir.</p>
<p>Biz, “Türkiye Yüzyılı”nın dünya geneline, insanlık gündemine tıpkı bir cemre gibi düşme mücadelesinde sonuna kadar varız ve buna da kararlıyız.</p>
<p>Biz, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, “<strong><em>Gelin, Türkiye Yüzyılı, vizyonunu birlikte oluşturalım, birlikte inşa edelim. Gelin, Türkiye Yüzyılını, yeni bir millî mutabakat zemini hâline dönüştürelim.”</em></strong> davetine icabet ediyor, çağrıya kulak veriyor, buna da hazır olduğumuzu açık yüreklilikle dile getiriyoruz.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı vizyonunun ruhunu ve özünü ifade eden 17 başlığın hepsini de yararlı ve yerinde buluyor, hiç kuşku yok ki destekliyoruz.</p>
<p>Türk milleti sinesinden çağ açıp çağ kapatan Fatihler yetiştirmiştir.</p>
<p>Türk milleti adalet, şefkat, iyi yönetim ve huzur açlığı çeken mazlumlara tarihin her devrinde hızır gibi yetişmiştir.</p>
<p>Zira Türk milleti beklenendir, özlenendir, sevilendir, yolu gözlenendir, merak edilendir, hoşgörü ve merhametin sancak gibi yükselen erdemidir.</p>
<p>İstiklal, istikbal, huzur ve şefkat yüzyılımızın kapısı aralanmıştır.</p>
<p>Dünyadan Türk’ü ve Türkiye’yi çekip çıkarın, geriye hiçbir şey de kalmayacaktır.</p>
<p>Tarihi yapan, tarihi yazan, tarihe kahramanlıklarıyla, ilmi ve irfanıyla istikamet çizen Türk milletine de Cumhuriyet’in yeni yüzyılına mühür vurmak yakışacaktır.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı, örselenmek istenen hak ve hukukumuzun sembolüdür.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı, görmezden gelinen hakikat mücadelemizin semeresidir.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı, Türk yüzyılıdır, Türk tarihinin yüz akıdır.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin yeni bir zafer atılımıdır.</p>
<p><u>Merhum Hüseyin Nihal Atsız’ın dediği gibi;</u></p>
<p><strong><em>İçim yine sevinçlerle dolup yanıyor,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ruhum sanki deniz olmuş dalgalanıyor,</em></strong></p>
<p><strong><em>Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden.</em></strong></p>
<p><strong><em>Zafer ümit kaynağının bir çeşmesidir.</em></strong></p>
<p><strong><em>Zafer bir çok gönüllerin birleşmesidir.</em></strong></p>
<p><strong><em>Gönülleri birleşenler ölse de bir gün,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.</em></strong></p>
<p><strong><em>Gönülleri birleşenler, selam sizlere!</em></strong></p>
<p><strong><em>Uzaklarda dertleşenler, selam sizlere!</em></strong></p>
<p>Ayrıntısına girmeyeceğim zecri ve zedeleyici sebeplerden dolayı Cumhuriyet’in birinci yüzyılında treni kaçırdık.</p>
<p>İkinci yüzyılında ise kaçırdığımız treni bu kez biz yapacağız, gecikmeye fırsat vermeyeceğiz ve Türkiye Yüzyılı doğrultusunda hep birlikte ilerleyeceğiz.</p>
<p>Allah’ın izniyle muvaffak olacağız, yüzyılın alnına Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü gururla yazacağız.</p>
<p>Zillet ittifakı Cumhurbaşkanı adayının arayışıyla uğraşırken Cumhur İttifakı eserleriyle, hizmetleriyle, haysiyetiyle ve vizyon projeleriyle konuşmakta ve göz doldurmaktadır.</p>
<p>Leyleğin ömrü nasıl laklakla geçiyorsa, bunlarınki de dedikoduyla heba ve heder olmaktadır.</p>
<p>Bu ittifakta buluşanların alayının aklını toplasınız bir incir kabuğunu doldurmayacaktır.</p>
<p>Bunlarda ufuk yoktur, umut yoktur, huzur yoktur, hayır yoktur, halktan yana irade yoktur.</p>
<p>Hep birlikte düşmüşler bir arka, yakında ya bir kuzgun kapacak ya da bir karga, durumları aynısıyla budur.</p>
<p>Zillet, millete galip gelemeyecektir.</p>
<p>Zillet, Türkiye Yüzyılının yakılan meşalesini söndüremeyecektir.</p>
<p>Zillet, Türkiye’nin önünü kesemeyecektir.</p>
<p>Siyaset yapıyorum diye çullarını yırtanlara, kumlu dereden geçip emeli çarpık olanlara Türk milletinin gönül kapıları sürgülüdür.</p>
<p>Bu vesileyle Türkiye Yüzyılı vizyonunun milletimize, ülkemize, Cumhur İttifakı’na, ülkemizi umut gören mazlum toplumlara hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor, Sayın Cumhurbaşkanımızı, hükümetini ve partisini tebrik ediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Siyasetimizin ilkesel çerçevesi, “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışıyla sınırlıdır.</p>
<p>Milletimizin ve ülkemizin çıkarlarının yanındayız, her zaman da yanında olacağız.</p>
<p>Türkiye’nin gelişmesi, güçlenmesi, zenginleşmesi, büyümesi, kalkınması, mutlu ve müreffeh hale gelmesi maksadıyla yapılan her girişimin, gösterilen her çabanın, yapılan her çalışmanın istisnasız destekçiyiz.</p>
<p>Bugün milli ve yerli silah sanayimiz imrenilecek bir seviyeye ulaşmıştır.</p>
<p>İhtiyacımızı karşılamanın yanında, İHA’lar, SİHA’lar, Akıncı’lar, kara araçları, deniz platformları, milli uçak ve helikopter projeleriyle birlikte yine milli silah ve füze imalatı milletimize haklı bir gurur yaşatmaktadır.</p>
<p>Türkiye 170 ülkeye savunma sanayii ürünleri ihraç eden bir konumuna gelmiştir.</p>
<p>İşte Tayfun füzesini görüyorsunuz, dosta güven, almasını bilen husumet yuvalarına da en iyi mesaj verilmiş, buna da devam edilmektedir.</p>
<p>Türkiye’nin hiç şakası yoktur.</p>
<p>Milli güvenliğimizin, milli varlığımızın, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğümüzün risk ve tehlikelere atılması diye bir şey söz konusu olamayacaktır.</p>
<p>Üzerimizde hesap yapan, punduna getirip ülkemize zarar vermeyi amaçlayan terör çeteleri ve muhasım ülkeler dikkat etsinler, akıllarını başlarına alsınlar, bizden söylemesi, dev artık uyanmakla kalmamış çok şükür muhteşem bir teknolojik atılımla ayağa kalkmıştır.</p>
<p>Büyük bir memnuniyetle müşahede ve mütalaa ediyoruz ki, Türkiye artık kendine has birikim, imkan ve kabiliyetiyle otomobilini yapacak bir aşamaya gelmiştir.</p>
<p>Bundan sadece Türkiye alerjisi olan odaklar rahatsız olacaklardır.</p>
<p>Hani Kılıçdaroğlu, <em>“otomobil üretiyoruz dediler. Hani nerede? Milleti kandırıyorlar” </em>diye konuşmuştu ya, sorduğu sorunun cevabını Allah’a çok şükür gözlerimizle 29 Ekim 2022 tarihinde Bursa Gemlik’te gördük ve şahit olduk.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, sana kötü bir haber vereyim, TOGG’un seri üretimi 2023 yılında başlıyor, buna şimdiden hazır ol, siparişini vermek için de haydi şimdiden kuyruğa gir.</p>
<p>İlk yerli ve milli elektrikli otomobil olan TOGG’un banttan indirilme törenine katılarak ortak sevinci paylaştık, bundan da iftihar ettik.</p>
<p>Tek bir fabrika kurulmadı diyerek kuyruklu yalanlarına yenisini eklemekten utanmayan Kılıçdaroğlu’na diyorum ki, zaman bulursan, yolunu öğrenirsen, Gemlik’e gitmeni hassaten ve hakikaten tavsiye ediyorum.</p>
<p>Kılıçdaroğlu ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde parlak beyin bulmak için gezip tozarken, bu beyinlerle Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını konuşacağım derken, pırıl pırıl zekalarıyla, gerçekten volkan ağzı gibi fışkıran akıl ve bilgi dolu beyinleriyle vatan evlatları Gemlik’te harikalar yaratmışlar, hayranlık uyandıran işler çıkarmışlar.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu parlak beyinleri uzaklarda, johnda, hansta, onda bunda değil, Ahmet’te ara, Mehmed’te ara, yabancısı olduğun Türk milletinde ara ve mutlaka bulacağını da kafandan çıkarma.</p>
<p>Akaryakıt koyulmadığından dolayı 100 metre sonra duran ve pek çok tartışmaya neden olan Devrim otomobilinden 61 yıl sonra Türkiye’de bir çığır açılmış, muhkem ve müstesna bir adım atılmıştır.</p>
<p>Hayaller sonunda gerçeğe dönüşmüştür.</p>
<p>TOGG Gemlik Kampüsü göz kamaştırmış, Türkiye Otomobil Girişim Grubu’nun ortakları ve paydaşları muazzam bir yatırıma imza atmışlardır.</p>
<p>Yapamazsınız diyenler ters köşededir.</p>
<p>Başaramazsınız diyenler şarampoldedir.</p>
<p>Üretemezsiniz diyenler uçurumun dibindedir.</p>
<p>Satamazsınız diyenler de yakında tel tel dağılacaklardır.</p>
<p>Yerli otomobil üretmek intihardır diyenler ise Türk milletinin özgüvenini hançerlemek isteyen mandacılardır, hepsi birden yabancı beslemeleridir.</p>
<p>İnandık ve dedik ki, bir Türk dünyaya bedeldir.</p>
<p>İnandık ve dedik ki, Türk milletinin karakteri yüksektir, Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini her zaman bilmiştir.</p>
<p>Hülasa muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda gizlidir.</p>
<p>Atak ve Gökbey helikopterlerini, Anadolu savaş gemisini, Hürkuş uçağını, Akıncı, Bayraktar, Anka insansız hava araçlarını, Tayfun füzesini yapmak için emek verip ter akıtan Türk milletidir.</p>
<p>Kim yapamazsınız, kimler başaramazsınız diyorsa, onlara dikkat ediniz, gerçekten hepsinin başkalarının nam ve hesabına çalışan etki ajanları olduklarını göreceksiniz.</p>
<p>Bunlara vursanız duymazlar, çalsanız oynamazlar, söyleseniz anlamazlar.</p>
<p>Yüzlerinin nuru gitmiş, gözlerinin narı sönmüş.</p>
<p>El var, alem var, inşallah daha neler neler var.</p>
<p>Türkiye Avrupa’nın bir numaralı ticari araç üreticisidir.</p>
<p>Üstelik dünya çapında ön sıralarda yer alan otomotiv üreticisi ülkelerden birisidir.</p>
<p>Tablo böyleyken milli ve yerli bir otomobil markasına sahip olamamak hepimizi rahatsız etmedi mi? Bundan dolayı içimiz acımadı mı? Günden güne özlemlerimiz kabarmadı mı?</p>
<p>Elbette bu iç muhasebe mahiyetli sorularım Kılıçdaroğlu ve diğerleri için geçerli değildir, zira onlar her yapılanı karalamakla, her yapılana kulp takmakla meşgul olmaktan gayri milli şekilde haz almaktadır.</p>
<p>Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Şakir Zümre gibi hürmetle andığımız müteşebbislerimizin yaptıkları boşa gitmemiş, gitmeyecektir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu duymadıysa söyleyeyim, TOGG Gemlik Tesisi 1,2 milyon metrekare arazi üzerinde 230 bin metrekare kapalı alana sahip, çevreci nitelikli muazzam bir üretim sahasıdır.</p>
<p>Bu tesiste maşallah yok yoktur.</p>
<p>TOGG’un fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’ye aittir.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu hani nerede diyordun, işte her şey meydanda, gerçi gemlenmiş iradenle Gemlik’e baksan bile göremeyeceğini de aziz milletimiz gayet iyi biliyor.</p>
<p>TOGG Gemlik Kampüsü tam kapasiteye ulaştığında her yıl 175 bin aracın üretileceği, 4 bin 500 kişiye doğrudan, 20 bin kişiye dolaylı iş imkanı doğacağı anlaşılmış ve bu sevindirici gerçek ortaya çıkmıştır.</p>
<p>2030 yılına kadar üretilecek 1 milyon otomobille milli gelirimize 50 milyar dolar seviyesinde bir destek de sağlanmış olacaktır.</p>
<p>Bize düşen bu imrenilecek milli başarının ucundan tutan kim varsa Allah onlardan razı olsun demektir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımıza, ilgili bakanlarımıza, mühendislerimize, işçilerimize, işadamlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.</p>
<p>TOGG’un Türkiye’mize, Türk milletine ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.</p>
<p>Hamd olsun aşı tutmuştur.</p>
<p>Hamd olsun sabırla verilen emekler meyvesini vermiştir.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Cumhuriyet tarihimizin geneline baktığımızda, Türkiye’mizin siyasi ve ekonomik dönüşümleri gerçekleştirip kalıcı, istikrarlı ve huzurlu bir ülke olarak hakettiği düzeye tırmanma mücadelesinin çetin bir süreci ifade ettiği hemen fark edilecektir.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin hem hassas bir coğrafyaya sahip olması, hem de dünyada yaşanan gelişmelerin ulaştığı karmaşık boyutlar bu mücadelenin çok cepheli yürütülmesini mecburi kılmıştır.</p>
<p>Başka bir şekilde ifade edecek olursam, ekonomik istikrarı ön plana çıkartıp siyasi istikrarı ihmal etmek ya da ikinci plana itmek makul ve mantıklı bir tercih değildir.</p>
<p>Benzer şekilde, siyasi istikrarı temel alıp ekonomik ve toplumsal istikrarı ihmal etmek de akıl işi değildir.</p>
<p>Zaten ekonomik ve siyasi istikrarsızlık birbirinin yapışık ikizi gibidir.</p>
<p>Öyle ki iki istikrarsızlık hali de birbirini beslemekte, sorunların karşılıklı olarak derinleşmesine hizmet etmektedir.</p>
<p>1920&#8217;li yıllarda başlayan yeniden imar ve inşa çabaları, çeşitli şekillerde, değişen hızlarda günümüze kadar süregelmiştir.</p>
<p>Aynı dönem boyunca birçok aksama ve sıkıntılarla da iç içe geçen bu sürecin analizi her bakımdan çok iyi yapılmalıdır.</p>
<p>Bu analizin sonucunda ortak akıl ve katılımla alınacak köklü demokratik tedbirler Lider Ülke Türkiye’nin Cumhuriyet’in yeni yüzyılına damga vurmasının önünü açacaktır.</p>
<p>Türkiye bir yanda siyasi istikrar ve güvenliğini, diğer yanda da ekonomik istikrar ve dengesini aynı anda başarmış bir ülke mertebesindedir.</p>
<p>Bunun gerisinde de Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevdasıyla billurlaşmış sağlam iradesi, ilaveten de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yönetim hayatımıza kazandırdığı milli, stratejik, tutarlı ve bütünüyle milletimize dayanan muteber özellikleri bulunmaktadır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, şahsım hükümeti ve tek adam rejimi diyenler Cumhuriyet’i ve yeni yüzyılını karalamak için ellerine tutuşturulmuş talimat listelerine müzahir hareket eden devşirilmiş zihniyetlerdir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti gelişerek ilerleyecektir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti gücüne güç katıp yoluna devam edecektir.</p>
<p>Buna engel olmak veya taş koymak isteyen işbirlikçiler ya yoldan çekilmeli ya da ezilmeyi göze almalıdır.</p>
<p>Zaman Türkiye zamanıdır.</p>
<p>Yüzyıl Türkiye’nindir.</p>
<p>Yüzsüzler bu yüzyılın silik gölgeleri olmaktan kaçamayacaklardır.</p>
<p>Devlet, milletiyle elbirliği halindedir ve omuz omuza duruş sergilemektedir.</p>
<p>Tehdit nereden gelirse gelsin, Türk milleti tek yürek, tek nefes, tek bilek halinde azgınlaşan tehditlere karşı koyacaktır.</p>
<p>Dünyayı Türkçe okuma amacı “Türkiye Yüzyılı”nın ana çatısı olacaktır.</p>
<p>Milli kimliğin, milli birlik ve kardeşliğin kudreti maşeri vicdanda saklı duran hükümran maziyi tekrar ayaklandıracaktır.</p>
<p>Başkalarına özenen, başkalarını taklit eden, kendine güveni olmayan, kendi insanına hor bakan, Tanzimatçı ablukanın altında on yıllardır debelenen siyasi ve sosyal elitler Türkiye’nin büyüklüğünü ve tayin edilmiş kutlu hedefleri anlayacak ve anlamlandıracak asgari milli ruha sahip olmayan nasipsizlerdir.</p>
<p>Gelişmeyi sarıktan fese, festen şapkaya geçişte görenlerin, yakıcı meselelerin özüne nüfuz etmeden şekilde, gösterişte ve yüzeyde çırpınanların milletimize anlatacağı hiçbir şey de olamayacaktır.</p>
<p>Cumhuriyet’in yüzüncü ve devamında başlayacak yeni yüzyılı sıradan bir takvim değişikliği değildir.</p>
<p>Bu durum ülkemiz ve milletimizle birlikte beşeriyeti, Türk-İslam alemini ve dünyanın tamamını yakından ilgilendiren tarihi bir kavşak noktasına işaret etmektedir.</p>
<p>Zira beşeriyet sahnesinin ışıkları artık Türk milletini aydınlatmaktadır.</p>
<p>Geçmiş yüzyılın kaotik dar kalıplarına sıkışıp kalanlar için Cumhuriyet’in gelecek yüzyılı sadece kuru hamasetten öte bir manaya gelmeyecektir.</p>
<p>Sorunlarla beraber çözümler de aynı hızla gelişmektedir.</p>
<p>Türkiye çözüm odaklı, insani ve vicdani diyalogların cazibe ve çekim mihveridir.</p>
<p>Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın İstanbul’da çözülme ümidi, Kanal İstanbul Projesi’nin İstanbul’dan tüm dünyayı etkileme kapasitesi, tahıl koridorunun ağırlık merkezi olarak İstanbul’un sivrilmesi Türkiye’nin siyaset ve diplomaside 2023’e ve müteakip yıllara tesir kuvvetinin de ön habercisidir.</p>
<p>Bu yüzden Cumhuriyet’in yeni yüzyılı Türkiye Yüzyılının doğumu ve doğruluşudur.</p>
<p>Bu yüzyılda zillete yer yoktur.</p>
<p>Kaldı ki zillet demek tarihin gerisine düşmek demektir.</p>
<p>Zillet demek medeniyet ve milletler mücadelesinden yenik çıkmak demektir.</p>
<p>Zillet demek eğilmiş baş, çökmüş diz, taviz ve teslimiyet döngüsüne hapsolmuş siyaset anlayışı demektir.</p>
<p>Bizim böylesi bir karanlık ve köhne siyaset anlayışına asla tahammülümüz yoktur.</p>
<p>Bizim ABD’deki bir benzinlikte şaibeli isimlerle hamburger yiyen tok esirlerle yürüyecek yolumuz kesinlikle yoktur.</p>
<p>Bizim zillete değil, cumhurun zaferiyle perçinlenmiş, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümüyle taçlanmış şahlanmaya ihtiyacımız vardır.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı vizyonu açıklanır açıklanmaz, CHP’lilerin taciz ve tahrik sırasına girmeleri, mesnetsiz itham ve isnatlarla çarpıtma görevini üstlenmeleri hayasızlığın siyaset görüldüğü ayıplı bir durumdur.</p>
<p>Sabrınıza sığınarak CHP’li Mersin Belediye Başkanı’nın şu alçak sözlerine dikkatinizi çekiyorum:</p>
<p><em>“Vizyona bakın, gözlerim yaşardı iki gündür. Vizyona bakın, ikinci yüzyıl vizyonuna, tank, top, SİHA, İHA, vur, öldür, kahramanlık türküleri, Cumhuriyet bunun için kurulmadı.”</em></p>
<p>Belediyesinde PKK’lıları işe alıp terör yuvası haline getiren CHP’li bir belediye başkanından başka bir söz duymak mümkün müdür?</p>
<p>Teröristler sınır içinde, sınır ötesinde, dağda, ovada, bu küstahın yönettiği belediyede yakalanıp etkisiz hale getirildikçe kuduruyorlar, çılgına dönüyorlar.</p>
<p>And olsun sizi kudurtmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Biz kahramanlık türküleri söyleyeceğiz, siz saklanacak delik bile bulamayacaksınız.</p>
<p>Tankımızdan, topumuzdan, SİHA’mızdan, İHA’mızdan rahatsız olanlar terörün yedeğine düşmüş onursuzlardır, nitekim onlara huzur yüzü yoktur, onlara rahat yoktur, onlara merhamet yoktur.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, “Erdoğan benim aday olmamdan çok korkuyor”, demiş.</p>
<p>Korkaklar milli başarıları gölgelemek için sıraya girenlerdir.</p>
<p>Korkaklar Türkiye’yi taşa tutanlardır.</p>
<p>Korkaklar terör örgütlerinin, emperyalist tertipçilerin arkasına saklananlardır.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu davul sen de, tokmak başkasında, önce aday ol, sonra konuş.</p>
<p>Ardından da siyasetinde milli ve ahlaklı olmaya çalış.</p>
<p>Bu zihniyet zehirlidir, zillettedir.</p>
<p>Sözde bir film yönetmeninin, düzenlenmiş bir ödül töreninde, PKK havarisi, terör heveslisi Tabipler Birliği Başkanı için, “sırf barış dedi diye hapse attılar” sözü ve aldığı kirli ödülü söz konusu bölücü şahsa ithaf etmesi de zillet ittifakının kokuşmuş ana fikri, ana eğilimidir.</p>
<p>Terörizme, ihanete, melanete, rezalete barış diyenler, barışın yegane düşmanıdır.</p>
<p>Bu tiplerin barış, adalet, demokrasi ve özgürlük çıkışları Türkiye’ye kurulmuş bir nevi bombalı tuzaktır.</p>
<p>Buna karşılık doğrudan yana tavır alan, Türk Silahlı Kuvvetleri’mize iftira atıldığını haykıran, bu suretle milletimizin takdirini toplayan gerçek sanatçımız Burak Haktanır’ın cesareti ve dik duruşu da hakikaten alkışlanacak düzeydedir ve kendisini tebrik etmek, helal olsun demek boynumuzun borcudur.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, siz değerli milletvekili arkadaşlarımı hürmet ve muhabbetle selamlıyor, bilhassa Plan ve Bütçe Komisyonu’yla birlikte Genel Kurul çalışmalarınızda başarılar diliyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/11/03/mhp-lideri-tbmm-parti-grubunda-konustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri Önemli Mesajlar Verdi</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/10/18/mhp-lideri-onemli-mesajlar-verdi-4/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/10/18/mhp-lideri-onemli-mesajlar-verdi-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2022 08:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli TBMM grubunda konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7966</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Konuşmasının başında, geçtiğimiz cuma akşamı Bartın’ın Amasra ilçesinde ki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasının tüm ülkeyi yasa boğduğunu, yüreklere ateş düşürdüğünü belirterek, “Grizu patlamasında hayatlarını kaybeden maden işçilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum. Hastanelerde tedavi edilen maden işçilerimize şifalar temenni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.</strong></p>
<p>Konuşmasının başında, geçtiğimiz cuma akşamı Bartın’ın Amasra ilçesinde ki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasının tüm ülkeyi yasa boğduğunu, yüreklere ateş düşürdüğünü belirterek, “Grizu patlamasında hayatlarını kaybeden maden işçilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum. Hastanelerde tedavi edilen maden işçilerimize şifalar temenni ediyorum. Başımız sağ olsun diyorum. Rabbim hepimizi, her insanımızı ve aziz milletimizi görünür görünmez kazalardan, belalardan, hastalıklardan, afatlardan esirgesin duasını cümlemizle paylaşıyorum.” Dedi.</p>
<p>Gündemdeki önemli konulara değinen, Milliyetçi Hareket Partisi’nin çalışmalarından ve 2023 seçimlerinin öneminden bahseden MHP lideri konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Muhterem Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Mümtaz Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızda açıklayacağım görüş ve düşüncelerime geçmeden evvel hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.</p>
<p>Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden aziz vatandaşlarımıza,  gönül ve kültür coğrafyalarımızda varlık ve birlik mücadelesi veren kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyor, bilvesile şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Öyle ateşler vardır ki, yalnızca düştüğü yeri yakmaz.</p>
<p>Öyle acılar vardır ki, yalnızca ortaya çıktığı yerde duramaz.</p>
<p>14 Eylül 2022 Cuma akşamı Bartın’ın Amasra ilçesinde milletimizin yüreğine ateş düşmüş, kömürün karasından helal lokmasını çıkarmak amacıyla yerin yüzlerce metre altına inen madencilerimiz hepimize acıların en acısını yaşatmıştır.</p>
<p>Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’ne bağlı bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında canlar gitmiş, hayatlar bitmiş, hayaller sönmüştür.</p>
<p>41 maden işçimiz bu elim ve feci patlamada son nefesini vermiştir.</p>
<p>Yaralı halde kurtarılan 11 işçimizin tedavisi devam ederken, maalesef bunlardan beşinin durumu da ağırdır.</p>
<p>Hakikaten üzüntümüz tarifsiz ve tanımsızdır.</p>
<p>Devlet tüm imkânlarıyla seferber olmuş, 24 saat içinde felaket tablosu kontrol altına alınmış, arama-kurtarma çalışmaları süratle ve eşgüdüm halinde icra edilmiştir.</p>
<p>Maden ocağının eksi 300 kotundaki patlamayla ortaya çıkan yangını söndürme çalışmaları da aralıksız sürdürülmüştür.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak, patlama duyulur duyulmaz hemen olay mahalline Genel Başkan Yardımcımız Sayın Sadir Durmaz ile Bartın Belediye Başkanımız Sayın Cemal Akın’ı gönderdik ve gelişmeleri anbean takip ettik.</p>
<p>Elbette malum patlamaya yol açan kusur, ihmal ve eksik olarak değerlendirebilecek ne varsa mutlaka gün yüzüne çıkarılacaktır.</p>
<p>Bu konunun biz de sonuna kadar takipçisi olacağız.</p>
<p>Ancak maden ocağındaki patlamayı bahane ederek felakete siyasi bir içerik katmak için el ovuşturan kim ya da kimler varsa bize göre samimi değildir, dürüst ve iyi niyetli olarak da görülemeyecektir.</p>
<p>Acı üzerinde istismar yapmanın mert ve sorumlu bir tavırla hiçbir ilgisi olamaz.</p>
<p>Eğer facianın failleri varsa, bunlar tespit edilirse adli ve idari açıdan muhakkak hesabı da sorulacaktır.</p>
<p>Aksini düşünmek bile abestir.</p>
<p>Amasra’yı konuşuyorken sekiz yıl önceki Soma felaketini hatırlatmak maksatlıdır, hastalıklı bir yaklaşımdır.</p>
<p>Biz patlamış ve alev almış maden ocağından kardeşlerimizin bulunup çıkarılmasını bekliyorken sosyal medyadan provokasyona heves edenler, ortamı kızıştırmak için devreye girenler hem alçak hem de ahlaksızdır.</p>
<p>Henüz acılarımız çok tazeyken, henüz patlama yeni olmuşken, henüz işçilerimiz toprak altından bile çıkarılmamışken, Sayıştay’ın 2017 ile 2019 raporlarında Amasra Müessese Müdürlüğü’yle ilgili bölümleri birden bire servis edip suçlu ve sorumlu arayışına girenlerin önü arkası iyice araştırılmalıdır.</p>
<p>Deniliyor ki, mezkur Sayıştay raporları eksi 300 metrede dahi kazı yapılmasının neden olduğu risklere dikkat çekmiş.</p>
<p>Alınması gereken önlemler de madde madde sıralanmış.</p>
<p>Belirli bir süreyle denetim görevini yapan denetçiler her şeyi biliyor ve görüyor da bir tek söz konusu Müessese Müdürlüğü’nün işçi, memur, mühendis ve yöneticileri mi ne yapacaklarını hangi tedbirleri alacaklarını bilmiyorlar?</p>
<p>Olacak iş midir bu?</p>
<p>Böyle bir iddia aklın ve mantığın neresiyle bağdaşacaktır?</p>
<p>Biz Sayıştay raporlarının değerini, muhtevasındaki tespit ve teklifleri elbette inkar etmiyoruz, es geçmiyoruz.</p>
<p>Nitekim denetim fonksiyonunun devlet hayatındaki önemini gayet iyi biliyoruz.</p>
<p>Fakat Sayıştay raporlarının art niyetliler eliyle siyasi muhalefet haline dönüştürülmesini ise son derece mahsurlu, oldukça da manidar buluyoruz.</p>
<p>Gaz birikme ihtimali olan yerlerde elektrikle çalışan ekipmanlar yerine basınçlı havalı ekipmanlarının kullanılması, damar gaz içeriklerinin tespiti ve ocakların derinleşmesi ile artan degaj ihtimaline karşı alınacak önlemleri belirli formatta tanzim edilmiş denetim raporlarına geçirmek gayet kolaydır.</p>
<p>Yerin üstünde ahkam kesenlerin durumlarıyla, yerin altında kömürün karasına, kayanın ve toprağın zorluklarına göğüs geren, bu şekilde ömür geçiren kardeşlerimizin muhatap olduğu gerçekler kuşkusuz bambaşkadır.</p>
<p>Maden ocaklarında çalışılan damarların hemen hemen tamamında gaz içerikleri yüksek değil mi?</p>
<p>Arıza mahallerindeki tehlikeler daha fazla değil mi?</p>
<p>Ocaklarda çalışırken aynen uyulması gereken ve nelerin yapılacağını ihtiva eden kurum için yönergeler, ilave mevzuat hükümleri bilinmiyor mu?</p>
<p>Hangi vicdan sahibi, hangi yetki ve sorumluluk mertebesine ulaşmış bir vatan evladı maden ocaklarında bile bile, göre göre felaketlere göz yumabilir?</p>
<p>Gün yaralarımızı sarma günüdür.</p>
<p>Gün acılarımızı paylaşma ve azaltma günüdür.</p>
<p>Gün eksik ve gediklerimizi kapatma günüdür.</p>
<p>Fırsatçılık yapanların kanında leke vardır.</p>
<p>Maden nedir, emek nedir, helal kazanç ne demektir bilmeyenlerin; toprağın altından rızık çıkarmanın nasıl bir şey olduğunu hayaline dahi getiremeyenlerin felaketler üzerinden cepheleşme üretmeye çalışması insafsızlıktır, izansızlıktır.</p>
<p>Amasra’daki patlama hepimizi yakmıştır.</p>
<p>Acı 85 milyon Türk vatandaşının tamamınındır.</p>
<p>Şimdi zillet partilerinin teker teker bu felaketi siyaset malzemesi yaparak gürültü kirliliğine kapı açacak olmaları kızarmaz yüzün, yaşarmaz gözün, utanmaz bakışın nerelere kadar tutunduğunu da ortaya koyacaktır.</p>
<p>Amasra’da devlet ve hükümet duruma vaziyet etmiştir.</p>
<p>Her ihtimal titizlikle ele alınıp değerlendirilecektir.</p>
<p>Mesele bundan sonra aynı acılarla tekrar karşılaşmamaktadır.</p>
<p>Mesele samimiyetle, safiyetle, el birliğiyle, güç birliğiyle Amasra’nın gözyaşlarını silmektir.</p>
<p>Ve asıl mesele maden ocağındaki patlamada aramızdan ayrılan mesela Okan Akgül kardeşimizin tabutu üzerindeki fotoğrafını eliyle işaret ederek annesine gösteren 2 yaşındaki yavrusuna, geride kalan sevdiklerine, tüm mağdurlarımıza, tüm acılı ailelere sahip çıkmaktır.</p>
<p>Türkiye güçlü bir devlettir.</p>
<p>Her sorunu çözecek kabiliyettedir.</p>
<p>Her müşkülatın üzerinden Allah’ın izniyle gelinecektir.</p>
<p>Yeter ki bir olalım, dayanışma içinde bulunalım.</p>
<p>Yeter ki tek ses, teke nefes ve tek yürek halinde mücadele edelim.</p>
<p>Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’ne bağlı bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında hayatlarını kaybeden maden işçilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum.</p>
<p>Hastanelerde tedavi edilen maden işçilerimize şifalar temenni ediyorum.</p>
<p>Başımız sağ olsun diyorum.</p>
<p>Rabbim hepimizi, her insanımızı ve aziz milletimizi görünür görünmez kazalardan, belalardan, hastalıklardan, afatlardan esirgesin duasını cümlemizle paylaşıyorum.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>2023 yılı Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci yüzyılının nihai eşiği, ikinci yüzyılının ilk adımıdır.</p>
<p>2023 yılı lider ülke Türkiye’nin müjdesi ve bu hedefin tarihi mesajıdır.</p>
<p>Devletimizin kurucu felsefesi, kuruluş ilkeleri her zamankinden çok daha tesirli, çok daha zindedir.</p>
<p>Yönetim hayatımızda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle gerçekleşen kalıcı ve köklü reform Türkiye’mizin önünü açmış, hamd olsun gücüne güç katmıştır.</p>
<p>Kimin atına binerse onun türküsünü çağıranlar bu gerçeği kabulde zorluk çekse de vaki gerçek asla değişmeyecektir.</p>
<p>Kuru üzümden pekmez çıkarmak için eğri bacaklı masalara oturanlar büyüyen, gelişen ve yükseldikçe yükselen Türkiye bahtiyarlığını göremezler, görseler bile itiraf ve izah edemezler.</p>
<p>Çünkü bunlar katrandan çıkıp zifte düşen, hüsrandan kaçıp hezimeti boylayan aymazlardır.</p>
<p>Çünkü bunlar kepçesi suya çarpmış çark gibi dönen ayarsızlardır.</p>
<p>Ağzı tetik, dili de tüfek olmuş bu aymaz ve ayarsızların zillet içinde oldukları da ayan beyan ortadadır.</p>
<p>Türkiye eski Türkiye değildir.</p>
<p>Devlet hayatımıza hakim olan işbirliği, denge, uyum, ekip ruhu, koordinasyon ve hızlı karar alma becerisi kısır çekişmeleri, kronik hizipleri artık sonlandırmıştır.</p>
<p>Türkiye’nin bu yeni ve üst seviyedeki parlak durumuna zillet ittifakının intibak zorlukları, ifade güçlükleri, idrak zaafları had safhadadır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilerleyişinde sınır yoktur.</p>
<p>Zamanın ruhu, çağın ufku, dünyanın bugünkü siyasi ve ekonomik durumu yelkenimizi şişiren rüzgar misali bizimledir, yürüyüşümüzü tahkim ve takviye etmektedir.</p>
<p>Sahip olduğumuz millet ve tarih şuuruyla nereye ulaşmak istediğimizin bilincindeyiz.</p>
<p>Tesadüflerin ikramında bir gelecek arayış ve iddiasında da olmadığımız açıktır.</p>
<p>Bu nedenle çok çalışıyoruz.</p>
<p>Nefes alır gibi mücadele ediyoruz.</p>
<p>Parti olarak on yıllardır 2023 yılının düşünü kuruyorduk.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100. yıl dönümüne büyük umutlar bağlamış, yüzyılla sözleşmeyi 22 yıl önce yaparak önümüze büyük hedefler koymuştuk.</p>
<p>Son bir yıl içinde bütün illerimizi heyecanla dolaştık.</p>
<p>Bütün ilçelerimizde kucaklaşmanın sıcaklığını iliklerimize kadar hissettik.</p>
<p>Şimdi de köy köy geziyor, inanmış ve davasının onurunu varlığının onuru bilmiş dava arkadaşlarımızla siyasi çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz.</p>
<p>8 Ekim 2022 tarihinden itibaren, “<strong><em>Adım Adım 2023; Köyüm Benim Sohbet Toplantıları”</em></strong>yla köylerimize, milletimizin efendisi olan köylülerimize misafir oluyoruz.</p>
<p>Onları dinliyoruz, düşüncelerimizi ve siyasetimizin gayelerini sabırla ve sırasıyla anlatıyoruz. Bu süreçte canla başla gayret sarfeden siz değerli milletvekili arkadaşlarımıza, MYK ve MDK’mızın değerli üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum.</p>
<p>Hiçbir köyümüz bize uzak değildir.</p>
<p>Hiçbir köylümüz bize yaban değildir.</p>
<p>Köylerimiz övüncümüzdür, üretim gücümüzün mihrakı, misafirperverliğin ve fedakârlıkla bezenmiş hayatların mihveridir.</p>
<p>Görünen köylerimiz de kılavuza ihtiyaç duymayacaktır.</p>
<p>Bugüne kadar tam 256 köy ziyaretimizi de çok şükür gerçekleştirmiş durumdayız.</p>
<p>Hafta sonu da, <strong><em><u>“2023’e Doğru: “Aday Belli, Karar Net”</u></em></strong> Temalı Konya Mitingimizi muazzam bir katılım eşliğinde yaptık ve Hz.Mevlana’nın torunlarıyla buluştuk.</p>
<p>Hava tahminleri yağmur gösteriyordu.</p>
<p>Mitingimiz esnasında yağmur yağmadı, ama hitamında Rabbim rahmetiyle bizleri taltif etti.</p>
<p>Diyorum ya, bu dava büyüktür, bu dava dualıdır, bu dava kutludur.</p>
<p>23 Ekim 2022 Pazar günü bu defa da şehzadeler şehri Manisa’da milletimizin huzuruna çıkacağız.</p>
<p>Adayımız belli, kararımız net diyeceğiz.</p>
<p>Ruhumuzun mukavemet ve mücadele mayası inancımızla karılmıştır.</p>
<p>İnanmak başarmanın yarısıdır.</p>
<p>İnananlar için zafer kaderdir.</p>
<p>Kendimize inanıyoruz, davamıza inanıyoruz, milletimize inanıyoruz, başaracağımıza inanıyoruz, Allah’ın inayetiyle istikbalde devleşmiş Türkiye’nin doğacağına yürekten inanıyoruz.</p>
<p>Bizim yolumuz çetin, engebeli ve dikenlidir.</p>
<p>Ayağını veya ayakkabısını değil, ahfadını ve atisini düşünen ülkü erleriyle, ülke sevdalılarıyla aydınlık geleceği muhakkak inşa ve ihya edeceğiz, bunu da Cumhur İttifakı’nın iradesiyle başaracağız.</p>
<p><u>Merhum Faruk Nafiz Çamlıbel’in Zafer Türküsü bizim irademizin süzülmüş halidir ve şöyledir:</u></p>
<p><strong><em>Yaşamaz ölümü göze almayan,</em></strong></p>
<p><strong><em>Zafer göz yummadan koşana gider.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bayrağa kanının alı çalmayanın,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gözyaşı boşana boşana gider.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Kazanmak istersen sen de zaferi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gürleyen sesinle doldur gökleri,</em></strong></p>
<p><strong><em>Zafer dedikleri kahraman peri,</em></strong></p>
<p><strong><em>Susandan kaçar da coşana gider.</em></strong></p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti nice kahramanlıklar, nice fedakarlıklar, nice bedeller sonucunda tarihteki yerini almış bir millet ve medeniyet eseridir.</p>
<p>Milli Mücadele’ye husumetiyle bilinen Refik Halid Karay, 2 Şubat 1920 tarihli Alemdar Gazetesi’nde şöyle yazmıştı:</p>
<p><strong><em>“Millet anamız yine varlığını gösterdi, ortaya bir milli yavru attı: Milli Misak. Aman Allah&#8217;ım, telaffuzu en güç, en çirkin, en gayr-i milli bir kelime…Manakyan kumpanyasında bir aktör vardı, Hacı Misak. Bu terkip bana onu hatırlatıyor.”</em></strong></p>
<p>Yine aynı şahıs, sözünü ettiğim gazetede düşmana bile taş çıkartan şu sözleri kaleme almıştı:</p>
<p><strong><em>“Merhaba Sivas kuzuları, Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?”</em></strong></p>
<p>Milli Mücadele kahramanları ecellerine gelmemişler, haine, işbirlikçiye, işgalci güçlere, müstevli alçaklara ecel olmaya, satılmış kafalara balyoz gibi inmeye gelmişlerdi.</p>
<p>İçimizden ve dışımızdan kuşatılmıştık, tıpkı bugünkü gibi.</p>
<p>Manda ve himaye özlemi çekenler vardı, tıpkı bugünkü gibi.</p>
<p>Düşmana ganimet olanların sesi çok çıkıyordu, tıpkı bugünkü gibi.</p>
<p>Fakat kurucu kahramanlar, tıpkı bugün bizim gibi<strong><em>; “ölümden öte yol gitmez, mezardan öte sal gitmez, ya istiklal ya ölüm</em></strong>”, diyerek yedi düvele meydan okumuşlar, rest çekmişlerdi.</p>
<p>İpini sürüyerek ortalıkta boy gösterenlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini ve sonraki yıllarını özümsemesi akla da, bilime de, tarihe de, vicdana da terstir.</p>
<p>Nal ile çivi arasına sıkışmış siyasetleriyle Türkiye’mizin önünü perdelemeye azmetmiş olanlar Atatürk’ü bilemezler, kurtuluş yıllarını bilemezler, şehidimizin şühedamızın mirasını asla tanımazlar, asla da taşıyamazlar.</p>
<p>Ödünç kediyle fare tutma çabası içinde olan sefalet yuvalarının içine düştükleri ibretlik haller, taktıkları kalın maskeler, girdikleri sahte kılıklar onları saklamaya yetmeyecektir.</p>
<p>Türkiye’yi yabancı ülkelerde şikayet etmek, jurnalcilik yapmak, yabancıların karşısında el pençe divan durmak şerefli bir tavır değildir.</p>
<p>Newyork’un en işlek caddesine çıkmak, ergenler gibi video çekmek, bu suretle Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı’na kara çalmaya teşebbüs etmek adamlık değildir, siyaset değildir, mertlik hiç değildir.</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu dersini tarihten değil Türkiye düşmanlarından aldığını açık seçik gözler önüne sermiştir.</p>
<p>Demiş ki: <em>“Hedefimiz 100 yıllık Cumhuriyeti 2023’te demokrasiyle taçlandırmaktır.”</em></p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu bu taç olmasaydı ne ABD’ye gidebilirdin, ne de gittiğin zaman Türkiye’yi kötü gösterebilirdin, dua et ki yerleşmiş ve güçlenmiş bir demokrasimiz vardır ve ortadadır.</p>
<p>Tek kelimeyle diyorum ki, yazıklar olsun.</p>
<p>Biz zillet deyince rahatsız oluyorlar, ya ne diyelim peki?</p>
<p>Bu Kılıçdaroğlu’nu ve ittifakını hayırla nasıl yad edelim?</p>
<p><u>Büyük halk ozanımız Yunus ne diyordu:</u></p>
<p><strong><em>Cümleler doğrudur sen doğru isen,</em></strong></p>
<p><strong><em>Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.</em></strong></p>
<p>CHP Genel Başkanı’nın neresi doğrudur?</p>
<p>Zillet ittifakı paydaşlarının neresinde doğrunun izi vardır?</p>
<p>Ne doğramışlarsa aşlarına, o geliyor kaşıklarına. Olan budur.</p>
<p>Elden vefa, zehirden şifa, zilletten de sefa umacak kadar şuur dağılmasının pençesine düşmüşler.</p>
<p>Türk ordusu Sakarya’nın doğusuna taktik çekiliş halindeyken, dönemin Birleşik Krallık Başbakanı aynen demişti ki: <strong><em>“Türkler Mekke’ye doğru kaçıyor.”</em></strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun mantığı ve aklının dibi işte budur.</p>
<p>İlham kaynağı yerli değildir, milli değildir, bizden değildir, biz değildir, milletimizin şanına ve şerefine kesinlikle uygun değildir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun ABD’de ne yaptığı, kimin dümen suyuna girdiği, kimlerle temas kurduğu, kimlerin eline ve avucuna baktığı az çok bellidir.</p>
<p>Özellikle kendisine eşlik eden gazetecileri de atlatarak 8 saat süreyle ortadan kaybolması ziyadesiyle kuşkuludur.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’na soruyorum, o gizemli 8 saat içinde neredeydin?</p>
<p>Kimlerle fiskos yaptın, kimlerle geniş bir planın parçası olmayı içine sindirebildin?</p>
<p>Kılıçdaroğlu bu 8 saatin esrarını milletimize açıklamak zorundadır.</p>
<p>FETÖ’cülerle görüşüp görüşmediğini, Pensilvanya’da mola verip vermediğini açıklığa kavuşturmak mecburiyetindedir.</p>
<p>Türkiye’de bulamadığını ABD’de aramak müflis bir siyasetçinin son çırpınışıdır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyareti, dahası başörtüsü istismarından hemen sonra uçağa atlayıp Türkiye’den ayrılışı birbiriyle bağlantılı sancılı gelişmelerdir.</p>
<p>Şimdi de teşekkül etmiş bir İP heyeti, Türk festivali bahanesiyle ABD’ye gidecekmiş.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun gölgeli ziyaretinin hemen akabinde ABD biletini alan İP’in de yolu yol değildir, siyasi zihniyeti milli ve ahlaki esaslara muvafık değildir.</p>
<p>Okyanus ötesinde rol dağılımı ve işbölümü yapılmıştır.</p>
<p>Zillet ittifakının paydaşları sırasıyla ABD’yi tavaf etmeye başlamıştır.</p>
<p>Sipariş gündeme göre, listelenmiş talimatlar uyarınca, FETÖ’nün çekim alanında, emperyalizmin gözetiminde siyaset yapmanın onurlu ve haysiyetli hiçbir yanından bahsedilemeyecektir.</p>
<p>Zillet ittifakı, cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorusunun cevabını yanlış yerde aramaktadır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını seçecek, belirleyecek ve yetkilendirecek güç ne AB’dir, ne ABD’dir, sadece ve sadece büyük Türk milletidir.</p>
<p>CHP yitirdiği iradesini emperyalizmin kanlı sahnesinde bulmanın çabasındadır.</p>
<p>Bu yüzden CHP yönetimi, kuruluş yıllarına sırt dönmüştür.</p>
<p>CHP yönetimi, virajı alamamış ve arabayı devirmiştir.</p>
<p>Merhum Prof.Dr.İdris Küçükömer diyordu ki:</p>
<p><strong><em><u>“CHP aslında, Batılılaşma adı altında düzenin yabancılaşmasını temsil etmiştir.”</u></em></strong></p>
<p>Tam da buna uygun olarak Kılıçdaroğlu’nun batı uygarlığında yer alma arzusu yabancılaşmadır, yozlaşmadır, süslü yıkımın millete artan dozajlarla kabul ettirilme amacıdır.</p>
<p>Bugünkü CHP yönetiminin Türkiye’nin karşısında hizalandığı inkar edilemez boyuttadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun değil Cumhurbaşkanı adayı olması, CHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturması bile zuldür, CHP’ye oy veren kardeşlerimize hakarettir, hürmetsizliktir, dahası zulümdür.</p>
<p>Nasıl ki, koyunun çıkardığı toz kurdun gözünden kaçmazsa, bizim de hiçbir sinsi hesap gözümüzden kaçmamış, kaçmayacaktır.</p>
<p>Emel sahipleri akıllarını başlarına almalıdır.</p>
<p>Türkiye sahipsiz ve ümitsiz değildir.</p>
<p>Türk milleti yarınsız ve çaresiz değildir.</p>
<p>Devlet yetim, millet öksüz değildir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi dimdik ayaktadır.</p>
<p>Cumhur İttifakı ezberleri bozandır, ezilenleri kucaklayandır, esareti milletimize reva görenlerin de hakkından cesaretle gelen ve gelecek olan iradedir.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın yaptığı araştırmaya göre gıda yardımına ihtiyaç duyan ülke sayısı 45’e yükselmiştir.</p>
<p>Dünya genelinde 828 milyon insan açlıkla karşı karşıyadır.</p>
<p>Bu iç karartan manzaranın arkasında KOVİD-19 salgınıyla beraber Rusya ile Ukrayna arasındaki silahlı ve kanlı kriz bulunmaktadır.</p>
<p>Daha güvenli, daha huzurlu, daha adil bir dünyaya ulaşmak için açlıkla, yoksullukla, gelir ve servet dağılımındaki adaletsizliklerle küresel çapta mücadele etmek insani ve vicdani bir görevdir.</p>
<p>Afrika’da yatağa aç giren çocuklar, denizlerde şişme botların batmasıyla balıklara yem olan mazlum yavrular, etnik ve mezhep çatışmalarıyla hayatları zindana dönen biçareler insanım diyen herkesin ve hepimizin yüreğini sızlatmalıdır.</p>
<p>Küresel adalet ve merhametin kurumsallaşması, bu vesileyle empati duygusunun işlevsel olmasıyla vicdan seferberliğinin coğrafyaları kuşatması bir insan, bir medeniyet hakkıdır.</p>
<p>Türkiye dünya üzerinde bu hakkı en fazla gözeten, bu hakka en çok riayet edip saygı gösteren ülke mevkiine tırmanmıştır.</p>
<p>Beşeriyet barışa ve huzura susamıştır.</p>
<p>Beşeriyet hakkaniyetli paylaşıma hasret kalmıştır.</p>
<p>Eğer yeni bir dünyanın kapıları aralanacaksa, değişim dinamiklerinden farklı bir hayat iklimi doğacaksa bu yeni hal kesinlikle insan merkezli, adalet ve barış odaklı tecelli etmelidir.</p>
<p>Bir damla petrolü, bir metreküp gazı insan kanından, insan hayatından, insan onurundan daha değerli addeden bir sefil anlayış derhal terk edilmelidir.</p>
<p>Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikelisi petrol kokusu almış acımasız ve zalim güçler değil midir?</p>
<p>Böylesi bir dünya nizamının, böylesi bir gezegen vasatının kalbi selim olması, insana ve insan haysiyetine hürmet etmesi akıl karı mıdır?</p>
<p>Türkiye insan ve insanlık onurunu esas alarak ikmal ve icra ettiği siyasetiyle umut adası gibi belirlemeye ve berrak bir şekilde sivrilmeye başlamıştır.</p>
<p>Tahıl Koridoru Anlaşması’nın son üç aylık mazisine baktığımızda Ukrayna limanlarından kalkan 345 gemi toplam 7 milyon 700 bin ton tahılı ihtiyaç sahibi ülkelere taşımıştır.</p>
<p>Türkiye bu süreçte asla unutulmayacak bir insanlık vazifesini deruhte etmiş, açlık çeken milyonların çığlığını hem duymuş hem de duyurmuştur.</p>
<p>Rusya Federasyonu Başkanı Putin’in açıklamaları, Sayın Cumhurbaşkanımızın aktif ve çok kulvarlı girişimleri Türkiye’nin bir gaz deposu olmasını gündeme getirmiştir.</p>
<p>Geçen hafta da vurguladığım gibi, kuzey hatlarının güvensiz olması sebebiyle TürkAkım enerji güvenliğinin vazgeçilmez bir öğesi haline gelmiştir.</p>
<p>Bu aşamada Kılıçdaroğlu’nun “Ukrayna’dan yana olalım” sözü bütünüyle kof bir söz, gerçeklere aykırı bir görüş, siyaset ve diplomasi cehaletidir.</p>
<p>Türkiye taraftır, ama kalıcı, kararlı ve kuşatıcı bir barışın tarafıdır.</p>
<p>Avrupa ülkelerinin ısınıp aydınlanması yakın bir gelecekte Türkiye’nin takdir, temin ve kararıyla mümkün olabilecektir.</p>
<p>Bu enerji jeopolitiğinde stratejik bir güç noktasına hızla tırmandığımızın apaçık resmidir.</p>
<p>Bu arada Avrupa Birliği Komisyonu’nun 12 Ekim 2022 tarihinde yayımladığı 2022 yılı Türkiye Raporu baştan ayağa sübjektif, yanlı ve tarafgir bir siyasetin mecmuu olarak hafızalarımıza kaydedilmiştir.</p>
<p>Terörle mücadelemize yönelik haksız ve hayasız ithamları reddediyoruz.</p>
<p>Siyasal sistemimize, siyasetçi ve yöneticilerimize asılsız iddiaları reddediyoruz.</p>
<p>Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs’ta Rum ve Yunan tezlerini sahiplenen marazi bakış açısını reddediyoruz.</p>
<p>Kıbrıs Türklerinin yok sayılmasını reddediyoruz.</p>
<p>Rusya-Ukrayna savaşı kapsamında, AB’nin uyguladığı yaptırımlara Türkiye’nin katılmamasını eleştiren ucuz yaklaşımı reddediyoruz.</p>
<p>AB’nin barışın değil savaşın yanında konuşlanmasını da bütünüyle reddediyor, 2022 Türkiye Raporu’nu gıyaben yırtıp atıyor, muhataplarının başına da külah olarak geçiriyoruz.</p>
<p>Ülkemiz iyi niyetle, yapıcı, olumlu ve pozitif bir siyaset marifetince, dostane ve iyimser bir diyalog ekseninde duruş ve tutum gösterirken, AB’nin bunu görmezden gelmesi, her fırsatta Türkiye’yi kötü gösterme densizliği ayıptır, yanlıştır, günahtır, ikiyüzlülüğün ta kendisidir.</p>
<p>Biz eğri ağaca yayım demeyiz, her gördüğümüze de dayım demeyiz.</p>
<p>Su uyur, düşman uyumaz, ama biz de hiç unutmayız.</p>
<p>Kışı geçiririz geçirmesine, ama yediğimiz ayazı da aklımızdan çıkarmayız.</p>
<p>AB’nin siyaseti kriz siyasetidir.</p>
<p>AB’nin siyaseti kutuplaşma siyasetidir.</p>
<p>Demedi demesinler, nefretle gelmesinler, bizim böyle bir siyasete karnımız tok, misilleme siyasetimiz de pek çoktur.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>27.Dönem TBMM’nin bu son yasama yılında geçen yıllarda olduğu gibi, milletimizin her derdiyle dertlenip çözüm yolları açacağız, haklı talepleri karşılayacağız, sorunlara neşter vuracağız.</p>
<p>Yaparsa Cumhur İttifakı yapar, gerisi boş boş bakar.</p>
<p>Bildiğiniz gibi sosyal medya tehlikeli bir mecradır.</p>
<p>Bu mecrada her türlü haşarat da meydanı boş bulduğundan at oynatmaktadır.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde benzerlerine şahit olunduğu üzere, sosyal medyanın hukuki ve ahlaki sınırlara getirilmesi, yalan ve iftira mahiyetli haberlerin önüne geçilmesi iç barış ve huzur ortamı için büyük bir zaruretti.</p>
<p>Geçen hafta <strong><em>“Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”</em></strong> AK Parti ve MHP’nin mücadele ve müdahalesiyle kabul edilerek yasalaşmıştır.</p>
<p>Bu itibarla hepinize teşekkür ediyorum.</p>
<p>Allah’a şükür, mühim ve acil bir ihtiyaç milli irade vasıtasıyla karşılanmıştır.</p>
<p>Zillet ittifakı 29. maddeyi terörize ederek olmadık yollara müracaat edip mezkur kanunun görüşmelerini sabote etmeye kalkışmıştır.</p>
<p>Peki ne diyor 29. madde?</p>
<p>5237 sayılı Türk Ceza Kanununa 217. maddesinden sonra gelmek üzere <em><u>“halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”</u></em> üst başlıklı şu ifadeler eklenmiştir:</p>
<p><strong><em>“Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Fail suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi halinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.”</em></strong></p>
<p>Zillet ittifakının, çıkarcı yandaşların, buçuk aydınların, kiralık kalemlerin saldırdığı, sulandırdığı ve feryat ettiği meşhur madde budur.</p>
<p>Halk arasında endişe, korku ve panik yaratanlara cezai sorumluluk yüklemenin neresi hatalıdır?</p>
<p>Ülkemizin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni, genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayanlara yasal tedbir alınmasının neresi zulümdür?</p>
<p>CHP’li bir milletvekili, eline çekici alıp Genel Kurul kürsüsünde telefon kıracak kadar alçalabilmiştir.</p>
<p>Sen o çekici telefona değil, kafana vurursan belki ayılabilir, kendine gelebilirsin.</p>
<p>Bu çekiç Genel Kurul’a nasıl getirilmiş, kürsüye nasıl çıkarılmıştır?</p>
<p>Çekiç de aynen bir silah gibi suç unsuru değil midir?</p>
<p>Bu haliyle çekicin mesela kalaşnikoftan ne farkı vardır?</p>
<p>Biz Genel Kurul salonunda ne çekiçli eylemcilere ne de kalaşnikoflu teröristlere bilinsin ki, tahammül edemeyiz, sessiz kalamayız, seyirci olamayız.</p>
<p><u>Dediler ki: </u></p>
<p><strong>√ </strong>Yasayla birlikte korku ve baskı iklimi artacakmış.</p>
<p><strong>√ </strong>Seçim öncesinde halkın haber alma kaynakları boğulacakmış.</p>
<p><strong>√ </strong>Muhalefetin sesi kısılmak istenmiş.</p>
<p><strong>√ </strong>Ucube bir başyapıtmış.</p>
<p><strong>√ </strong>Hak ve hürriyete pranga vurulacakmış.</p>
<p><strong>√ </strong>Sansür yasasıymış, istibdada çanak tutulmuş, tarih bunu yazmış.</p>
<p>Bu iddiaların tamamı palavradır, tamamı aldatmadır, söylenenlerin hepsi yalancıların sızlanmasıdır, sosyal medyadan milletimizi manipüle etmeye çalışanların kurnaz ve kurmaca şikayetidir.</p>
<p>Nasıl olsa yalan haber yayamayacaklar, dertleri bundandır.</p>
<p>Nasıl olsa sahte hesapların arkasına saklanıp itibar cellatlığı yapamayacaklar, açmazları, sıkıntıları ve bunalımları bu nedenledir.</p>
<p>Zillet ittifakının haberi olsun, ne yapsalar boşuna, köprü suyun öte yakasında kaldı.</p>
<p>Yalan habere bel bağlamayanlar bu yasadan rahatsız olmaz.</p>
<p>İftiraya prim vermeyenler, kamu düzenini bozmayı aklından geçirmeyenler, ülkemizin iç ve dış güvenliğini zedelemek için pusuya yatmayanlar bu yasadan asla memnuniyetsizlik duymaz.</p>
<p>Geçiniz bunları, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, insan onuruyla insan haysiyetini savunan hiç kimse bu yasaya dudak bükmez, bükemez, bükmemiştir.</p>
<p>Dezenformasyon yasası hıyanetin, bozgunculuğun ve rezaletin sosyal medya ayağına kilit vurmuştur.</p>
<p>Çokta güzel olmuş, maşeri vicdan oh be demiştir.</p>
<p>İşte kuyu, işte suyu, işte milletimizin huzuru, kast etmeye çalışanlar olursa bedelini sonuna kadar ödemeye hazır olmalıdırlar.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle siz değerli milletvekili arkadaşlarımı muhabbetle selamlıyor, Genel Kurul çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Yüce Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/10/18/mhp-lideri-onemli-mesajlar-verdi-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri Devlet Bahçeli; &#8220;Biz Türkiye Sevdalısıyız.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/06/14/mhp-lideri-bahceli-biz-turkiye-sevdalisiyiz/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/06/14/mhp-lideri-bahceli-biz-turkiye-sevdalisiyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 12:44:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7820</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada her zaman olduğu gibi önemli mesajlar verdi. MHP Lideri Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Değerli Milletvekili Arkadaşlarım Medyamızın Muhterem Temsilcileri, Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada her zaman olduğu gibi önemli mesajlar verdi.</p>
<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım </strong><strong>Medyamızın Muhterem Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda hayat mücadelesi veren değerli kardeşlerimize yürekten selamlarımı gönderiyor, en iyi dileklerimi paylaşıyorum.</p>
<p>Son günlerde ülke genelinde yoğun olarak gözlemlenen sağanak yağışlar hayatın olağan akışını olumsuz şekilde etkilemiştir.</p>
<p>İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok il ve ilçemizde şiddetli yağışlardan dolayı hayat durma noktasına gelmiştir.</p>
<p>Aşırı yağışlarla oluşan sel suları özellikle Ankara merkez ve ilçelerinde ev ve işyerlerini basmış, cadde ve sokakları sular altında bırakmıştır.</p>
<p>Başkentimiz yoğun yağışlara teslim olmuştur.</p>
<p>Daha üzücü olanı ise can ve mal kayıplarının yaşanmasıdır.</p>
<p>Hem Ankara, hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi sel taşkınlarını, doğan mağduriyetleri acınası bir acziyetle ve sanki vurgun yemişçesine seyretmiştir.</p>
<p>Meteorolojinin tüm uyarılarına rağmen hiçbir adım atılmamış, hiçbir önlem alınmamıştır.</p>
<p>Basiretsiz ve beceriksiz belediye yönetimleri bir kez daha sınıfta kalmışlar, göz göre göre vatandaşlarımızı yüzüstü bırakmışlar, çaresizliğin girdabına terk etmişlerdir.</p>
<p>Sakin ve emniyetli bir denizde çapına ve çalımına bakmadan önüne gelen kaptanlık taslayabilecektir.</p>
<p>Mühim ve öncelikli olan fırtınalı bir ortamda gemiyi sağ salim ve güvenli bir şekilde limana yanaştırmaktır ki, usta kaptanların ortak meziyeti de bu olacaktır.</p>
<p>Doğal felaketlerle mücadele, felaket esnasında değil, bu felaket ihtimali kuyumcu titizliğiyle önceden değerlendirilip, eşgüdüm halinde planlanarak sahaya yansıtılmalıdır.</p>
<p>Bu sayede beklenen sonuca ulaşmak mümkün olacaktır.</p>
<p>Kar ve yağmur yağdıktan sonra yapılacak her mücadele boş bir gayret, boşuna bir emektir.</p>
<p>Risk ve tehlikeleri öngörememiş, farklı senaryolara göre hazırlığını yapamamış belediye yönetimlerinin tek sığınağı temelsiz bahanelerdir.</p>
<p>Ankara ve İstanbul’un talihine pranga vuran alt yapı eksiklikleri, tedbirsizliklerin derinleştirdiği zafiyetler, siyasi ihtiras ve ilkellikler, afetler karşısında beliren organizasyon yetersizlikleri, kısır ve kırılgan gündemlerle meşguliyetler, bunlardan mülhem şehremini onuruna vakıf olamamış zihniyetler bugünkü tablonun yegane müsebbipleridir.</p>
<p>Türkiye’miz zillete düşmüş siyasetçileri, vatandaşlarımızın üzerine karabasan gibi çökmüş kötürüm belediye yönetimlerini hak etmemektedir.</p>
<p>Hükümet, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinin boşluğunu gecikmeksizin doldurmuş, bu kapsamda seferberlik ruhuyla aşırı yağışların müessif sonuçlarına çok şükür müdahale etmiştir.</p>
<p>Belediye yönetimi laf üretme, polemik yapma, gizli siyasi hedefler peşinde koşma yeri değil, millete layıkıyla hizmet etme merciidir.</p>
<p>Bu duruş ve tutumu gösterenleri aziz milletimiz baş tacı yapacaktır.</p>
<p>Tam tersi bir niyet ve siyaset içinde olanları da zamanı geldiğinde rezil etmesini ve kenara çekmesini bilecektir.</p>
<p>Aşırı yağışlardan zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi bahusus iletiyorum.</p>
<p>Bu kapsamda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, ailelerine sabır ve başsağlığı dileklerimi bildiriyorum.</p>
<p>İnanıyorum ki, şiddetli yağışların yaraları kısa süre içinde sarılacak, ortaya çıkan zarar ve ziyanlar da elbirliğiyle telafi edilecektir.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu Van’ın Tuşba ilçesinde 5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve deprem çok geniş bir alan da hissedilmiştir.</p>
<p>Tesellimiz bu depremde herhangi bir can kaybının yaşanmamasıdır.</p>
<p>Bu vesileyle Van’lı kardeşlerimize çok geçmiş olsun diyorum.</p>
<p>Allah’tan dileğim, her türlü kaza, bela, hastalık ve afetten milletimizi esirgeyip koruması, gufranını üzerimizden eksik etmemesidir.</p>
<p>Ayrıca İtalya’nın Lucca kentinden havalanan, içinde Eczacıbaşı Holding’de görev yapan dört vatandaşımızın da bulunduğu bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucunda 7 kişi hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>Bu elim kazadan kurtulamayarak ebediyete irtihal eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve Eczacıbaşı Holding’e başsağlığı diliyor, diğer vefat edenlerin ailelerine ve ülkelerine taziyelerimi sunuyorum.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri, </strong></p>
<p>11 Haziran 2022 tarihinde, Pençe-Kilit Harekat Bölgesi’nde teröristlerle çıkan çatışmada Uzman Çavuşumuz Ömer Yıldırım ile Uzman Onbaşımız Mehmet Ali Çap; ayrıca el yapımı patlayıcı saldırısı neticesinde Sözleşmeli Erimiz Fuat Özer ile Uzman Çavuşumuz Gökhan Demir şehit olmuş, iki askerimiz de yaralanmıştır.</p>
<p>Dün ise Uzman Çavuşumuz Ramazan Gök yine Pençe-Kilit Harekat Bölgesi’nde şehit düşmüştür.</p>
<p>Hain terör saldırılarını lanetliyorum.</p>
<p>Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, büyük Türk milletine, silah arkadaşlarına ve kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.</p>
<p>Şu anda tedavi altında bulunan gazilerimize şifalar temenni ediyorum.</p>
<p>Elbette acımız çok büyük ve tarifsizdir.</p>
<p>Ancak bir o kadar da soracağımız hesabın cesameti, ihanet karşısında sahip olduğumuz hamiyetin cesareti büyüktür.</p>
<p>Al bayrağa sarılmış şehit naaşları dualarla, gözyaşları eşliğinde vatan topraklarımıza emanet edilmiştir.</p>
<p>Onlar sadece toprağa değil yüreklerimize de gömülmüştür.</p>
<p><strong><em>“Kalırsak devlet biziz, ölürsek cennet bizim”</em></strong> diyen kahraman şehitlerimizin damla damla dökülen kanları yerde bırakılmayacaktır.</p>
<p>Katillere hak ettikleri cezalar muhakkak surette kesilecektir.</p>
<p>Bu hesaplaşma yalnızca bir zaman meselesidir.</p>
<p>Hainlerin sırtını dayadıkları muhasım ve müstevli çevrelerin alacakları sert cevabın niteliği de kat’i ve kesin olacaktır.</p>
<p>Evlatlarımıza kast edenlerin hayatları zindan edilecektir.</p>
<p>15’inci yüzyılın müstesna ve mütefekkir şahsiyetlerinden olan, aynı zamanda Balkanlar’da Türk-İslam ruhunun yerleşmesinde saygıdeğer mücadelesi bulunan şair, eğitimci ve hukuk insanı <em><u>Derviş Suzi Çelebi</u></em> diyor ki:</p>
<p><strong><em>“Türk azdır diye bulma bahane, odun bir şulesi besdir cihane.”</em></strong></p>
<p>Yani demek istiyor ki, <strong><em>“kimse Türklerin azlığını bahane etmesin. Türk ateştir, bir kıvılcımı dünyayı yakmaya yetecektir.”</em></strong></p>
<p>Merhum Şairimiz Namık Kemal’in ifadesiyle söylersek, <strong><em>“Vatan takriben değil katiyen bizimdir.”</em></strong></p>
<p>Ve bu mutlak hakikat asla değişmeyecek, değiştirmeye hiç kimsenin nefesi yetişmeyecek, Türk milletinin beka tahtı asla devrilmeyecektir.</p>
<p>Terörle mücadele kıran kırana devam edecek, bu melanetin kökü her yerden, her zeminden, her mıntıkadan sökülüp atılacaktır.</p>
<p>Zira ikinci bir seçeneğimiz, ikinci bir tercih veya düşüncemiz hiçbir zaman görülemeyecektir.</p>
<p>Bugün Türkiye’nin karşısındaki en büyük tehdit kanlı terör ve bundan beslenen etnik bölücülüktür.</p>
<p>Türkiye’ye ihanet eden her kademedeki PKK’lı teröristler üç ayaklı bir çıkış yolu vardır ve şunlardan ibarettir:</p>
<p><strong><em><u>İlk olarak</u></em></strong>, terör saldırılarına önşartsız ver derhal son vermelidirler.</p>
<p><strong><em><u>İkinci olarak</u></em></strong>, silahlarıyla dağdan inip veya sınır ötesinde silahlarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne teslim olmalıdırlar.</p>
<p><strong><em><u>Üçüncü olarak da</u></em></strong>, Türk adaletinin haklarında vereceği hükümlere boyun eğerek kaçınılmaz cezalarını çekmelidirler.</p>
<p>Bunların dışındaki her yöntem, devletin teröre teslim olması ve teröristlerin önünde diz çökmesi anlamına gelecektir ki, şu anda devletin iradesini kahramanca müdafaa eden hiç kimse de böylesi bir müzakere ve mütareke hevesinin emaresi bile yoktur.</p>
<p>Nitekim Türkiye bölücü terör karşısında bir yol ayrımına gelmiştir:</p>
<p>Ya bu husumet ve hüsran cephesi Türk milletinin var oluş azim ve iradesini kırarak ülkeyi kanlı bir bölünme ve çatışma sürecine sürükleyecektir.</p>
<p>Ya da Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin desteği ve duasıyla hunhar eylemlere gereken cevabı vererek ihanetin belini kıracak ve emelleriyle birlikte gömecektir.</p>
<p>Bu zilletin, bu rezaletin, bu hıyanetin sonu gelmiş; yılların birikimiyle, tecrübesiyle ve fedakarlıklarıyla tezahür eden operasyonel kabiliyet, stratejik kararlılık ve mücadele dirayeti hainlerin korkulu rüyasına dönüşmüştür.</p>
<p>Terörle mücadele süreci çok boyutlu, aynı zamanda çok zor ve zahmetli bir süreçtir.</p>
<p>Karşımızda yalnızca eli ve vicdanı kana bulanmış, emeli ve hedefi karanlığa bulaşmış teröristler yoktur.</p>
<p>Görülen ve gösterilen kanlı tablonun ardında terörizmin imalatçı ülkeleri; teröristlere ikmal, ikbal ve ilham kaynağı olan üniformasız barbarlar vardır ve esasen bu yalın gerçeği birazcık sezgi ve zeka sahibi herkes bilmektedir.</p>
<p>PKK, sadece PKK’dan ibaret değildir.</p>
<p>Veya FETÖ sadece FETÖ’dan mütevellit değildir.</p>
<p>Türk milletiyle kimlerin hesabı varsa, Türkiye’nin varlığından ve egemenlik haklarından kimler rahatsız ve memnuniyetsizse terörizmin baronları, terör örgütlerinin ümit aşısı onlardır.</p>
<p>Terörle mücadele emperyalizmin komplolarıyla biteviye süren bir mücadeledir.</p>
<p>Terörle mücadele Türkiye’yi zora sokmak, çıkmaza sürüklemek isteyen alçakların topuyla asimetrik bir mücadeledir.</p>
<p>Bir bakıma terörle mücadele Türk ve İslam düşmanlığını hücrelerine kadar sindirmiş haçlı zihniyetiyle hala bitmeyen, hala dinmeyen, hala sonu gelmeyen kesif bir mücadelenin tanımı ve tarifidir.</p>
<p>Teröristler kukladır, kuklacılar ise mayası, mazisi ve mahyası kapkara odaklardır.</p>
<p>Türkiye’nin haklı, hukuki ve meşru sınır ötesi operasyonu an meselesiyken, sınırlarımıza 3 km’lik mesafede bulunan Kamışlı’da ABD askerleriyle PKK/YPG’li teröristlerin birlikte devriye turları atması, beraberce poz vermeleri neyin mesajı, kimin tertibidir?</p>
<p>ABD’li askerlerin teröristlerle ne işi vardır?</p>
<p>Teröristlerle gezenlerin, teröristlerle bir ve beraber olanların hangi müttefiklik hukukundan bahsetmeye yüzleri olacaktır?</p>
<p>Mehmetlerimize silah sıkanlara, vatanımıza ve milletimize ihanet edenlere destek vermek, kol kanat germek insanlık onurunun, uluslararası hukukun neresiyle ve nasıl bağdaşacaktır?</p>
<p>ABD pozisyonunu netleştirmek mecburiyetindedir.</p>
<p>Bu ülke dost mudur? Yoksa düşman mıdır?</p>
<p>Dostsa bilelim, misliyle mukabele edelim.</p>
<p>Yok potansiyel bir düşmansa onu da öğrenelim, düşmana nasıl muamele edileceğini de açıkça gösterelim.</p>
<p>Tarihin hiçbir döneminde, Türk milletine reva görülen kötülükler cezasız ve karşılıksız bırakılmamıştır.</p>
<p>Hiç kimsenin, hiçbir ülkenin tarihin hakemliğinde tecelli eden bu sarih gerçeği unutmaması şarttır.</p>
<p><em><u>Aziz milletimiz, tek yürekle haykıracak ve;</u></em></p>
<p>Teslim olmamızı bekleyenleri reddedecektir.</p>
<p>Tavizimizden medet umanları reddedecektir.</p>
<p>Sömürü çarkında milli varlığımızı öğütmek için fırsat kollayanları reddedecektir.</p>
<p>Mahvımızı projelendiren bölücü terörü reddedecektir.</p>
<p>Ayrılığa ve kavgaya prim vermeyecek ve kesinlikle elinin tersiyle itecektir.</p>
<p>Türkiye, göstereceği yüksek irade ile bölünmeyeceğini, tahriklere ve tacizlere eyvallah etmeyeceğini bedeli ne olursa olsun dosta da, düşmana da göstermiş, alayına birden göstermeye de devam edecektir.</p>
<p>Müttefik olmak demek bir tarafın mütehakkim, diğer tarafın mahkum olduğu adaletsiz ve eşitsiz bir ilişki demek değildir.</p>
<p>Müttefikliğin ahlakıyla birlikte, bir müktesebat kültürü olmalıdır, egemenlik hak ve çıkarlarına karşılıklı saygı ve sorumluluğu esas alan ilkeli, tutarlı ve dengeli bir kavrayışı bulunmalıdır.</p>
<p>Bir yanda teröristlerle düşüp kalkarken, diğer yanda müttefiklik kisvesine bürünen ülke ya da ülkeler evrensel dolandırıcılığın, küresel sahtekarlığın hem figüranı hem de senaristi olarak anılacaklardır.</p>
<p>Bizim böylesi ucuz numaralara, bayatlamış taktiklere karnımız toktur.</p>
<p>NATO Genel Sekreteri, Türkiye’nin kaygılarını hakikaten de meşru görüp terörden çok çektiğini sözüyle değil özüyle teyit ediyorsa, bunu evvela ABD’ye ve bazı Avrupa ülkelerine anlatıp kabullendirmek durumundadır.</p>
<p>Bir başka altı çizilmesi gereken konu da şudur: Bizim endişelerimizin hududu sırf Finlandiya ve İsveç ile sınırlı görülemeyecektir.</p>
<p>Dost ve müttefik sandığımız mesela ABD’nin, sınırlarımızın mücavir bölgelerinde Türkiye düşmanı bölücü terör örgütüyle can ciğer kuzu sarması halinde bulunması tamiri, hatta izahı çok zor olacak ikiyüzlülüktür, asıl endişe kaynağımız da işte bu sinsiliktir.</p>
<p>Türk milleti dostun da, düşmanın da mert olmasını ister, mert olmasını bekler.</p>
<p>Çünkü Türk milleti merttir; kaldı ki mertliğinin sadakasını verse tüm cihana kıyamete kadar yetecektir.</p>
<p>Türkiye’nin terörle mücadeleden geri dönüşü yoktur.</p>
<p>Küresel emperyalizmin, yeminli Türkiye düşmanlarının içimize kadar sızmış etki ajanları, erdem yoksunu taşeronları bunu iyi bilmelidir.</p>
<p>Arkaya arkaya şehitler verdiğimiz bir sırada, terör örgütüne karşı çok etkili ve inanmış bir mücadelenin sürdürüldüğü bir dönemde, İstanbul Kadıköy’de aralarında HDP’li bölücü milletvekillerinin de bulunduğu bir güruhun İmralı canisinin serbest bırakılması için yürüyüşe geçip sokaklarımızı kirletmesi tek kelimeyle alçaklıktır.</p>
<p>Üstelik PKK kontenjanından Meclis’e giren bir kadın milletvekili görevini vatanseverlik şuuruyla icra eden polisimize adice yumruk sallamıştır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nde askere, polise, masum vatandaşlarımıza saldıran, toplumsal huzuru bozmak, iç barış ortamını yıkmak için nifak saçan, önüne gelene hakaretlere yağdıran hiç kimse bu milletin mensubu olamaz.</p>
<p>Bu milletin mensubu olmayanların TBMM’de görev yapması da züldür, maşeri vicdana darbedir.</p>
<p>Hem devletimizden maaş alacaklar, hem Hazine yardımlarını Kandil’e göndermek amacıyla ceplerine indirecekler, hem de devlete ve millete iftiralar atıp güvenlik görevlilerimize fiili ve fiziki saldırıda bulunacaklar, böylesi bir şerefsizliğe, böylesi bir küstahlığa dünyanın hangi medeni ülkesi ruhsat verecektir?</p>
<p>İstanbul Kadıköy’de polise el kaldıran, diğer yandan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde izinsiz şekilde pankart asmaya teşebbüs ederken polislerimize saldıran milletvekili müsveddelerinin TBMM’de yeri olamaz, bu kutlu çatı altında kanun kaçaklarına, vatan hainlerine göz yumulamaz.</p>
<p>Bunların dokunulmazlığı süratle kaldırılmalı, mahkemenin önüne çıkmaları sağlanmalıdır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi bu uğurda atılacak her adıma sonuna kadar destek olacaktır.</p>
<p>HDP’nin kapatılması Anayasa Mahkemesi’nin adalete, tarihe, millete, şehitlere ihmali mümkün olmayan bir görevidir.</p>
<p>Teröristlerin namlusundan çıkan kurşun neyse, sözde milletvekillerinin saldırganlığı ve attıkları yumruklar aynısıdır.</p>
<p>Türk milleti bu kenelere, bu terörist uzantılarına daha fazla sabır ve tahammül gösteremez.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, bu vahim manzara karşısında hala çıtın çıkmıyor, bir şey demiyorsun, diyemiyorsun.</p>
<p>Bu sessizliğini neye yoralım? Bu tepkisizliğini nasıl değerlendirelim?</p>
<p>Polise yumruk atan soysuzun yanında mısın? Karşısında mısın? Açıkla da duyalım.</p>
<p>Sözde Kürdistan çığlığı atan namertlere, vahşetin elebaşlarına itiraz edecek misin? Bunu ne zaman yapacaksın? Yoksa sükût ikrardan gelir diyerek zımnen onay mı vereceksin? Haydi konuş da bilelim.</p>
<p>Şımarttığın, masa altına saklayıp pışpışladığın bölücüler Türkiye’ye ve Türk milletine zalimlerin tazyik ve telkiniyle kafa tutuyor, susmaya, sinmeye, silik bir gölge gibi hadiseleri izlemeye devam mı edeceksin?</p>
<p>Kadıköy’de polise yumruk atan çürümüşün arkasında duran, arkasından gelen bellidir ve bugünkü CHP yönetimidir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun, “CHP eski CHP değildir”, açıklaması boş yere söylenmemiştir.</p>
<p>Eski CHP, yerini yenisine değil, Kandil’in ve zalimlerin kontrolüne resmen girmiş, iradesi zincire vurulmuş CHP yönetimine zoraki şekilde devretmiştir.</p>
<p>Nitekim CHP işgal ve iğfal edilmiştir.</p>
<p>CHP yönetimi ele geçirilmiş, kaynağından bütünüyle uzaklaşmıştır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu 12 Haziran’da şehitlerimizle ilgili taziye mesajı yayımlamış.</p>
<p>Bu mesajda terör örgütüne tek bir atıf yok, tek bir kınama ibaresi yok, katil kim, şehitlerimize saldıranlar kimler hiç belli değil.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, PKK’yı terör örgütü olarak görüyor musun? Görmüyor musun? Terörle mücadelenin safında mısın? Değil misin? Bu soruları açıklığa kavuşturman, eğmeden, bükmeden, kaçak güreşmeden cevap vermen milletimizin en doğal ve haklı beklentisidir.</p>
<p>Bilmelisin ki, ihanete tavır alamayan, ihanetin tarafındadır.</p>
<p>Cinayete tepki koyamayan, canilerin koynundadır.</p>
<p>CHP yönetimi tarihi bir imtihanın ortasındadır.</p>
<p>Deyim yerindeyse Sırat Köprüsü’ndedir.</p>
<p>Durduğu yeri göstermek, kimin safında yer aldığını berraklaştırmak zorundadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu ve zillet partileri masa altlarının izbeliklerinde kaybettikleri itibar ve saygınlıklarını, aydınlık diye sokak lambalarının önünde arayacak kadar şaşkın ve şuursuzdur.</p>
<p>Zillet ittifakı rotasızdır, ruhunu ve siyasi onurunu kiraya vermiştir.</p>
<p>Zillet ittifakının ıslah olmaz üyesi Serok Ahmet’in, Diyarbakır’da düzenlenen <em><u>“Demokratik Geleceğimizin İnşası: Kürt Meselesi</u></em>” çalıştayında yaptığı konuşma, bu çalıştaya PKK’lıların ve FETÖ’cülerin aleni katılımı bölücü bir provokasyondur.</p>
<p>Serok artık kartını açık oynamaktadır.</p>
<p>Ve PKK tezlerini savunacak kadar çukurlaşmıştır.</p>
<p>Serok Ahmet, Türkiye’nin başına sarılmış beladır, kumanda edilen mandacıdır, geçmişi ve geleceğiyle siyasi kundakçıdır.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Şu hususu da özellikle ifade etmek lazımdır ki;</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun mezhebi, etnik kökeni, doğduğu yer bizim siyasi eleştirimizin tamamıyla dışındadır. Ve mutlaka saygı gösterilmelidir.</p>
<p>Türk milletinin hiçbir ferdi Türk-Kürt, Alevi-Sünni, inanan-inanmayan, laik-antilaik diyerek ayrılamaz, tasnif edilemez, ayrımcılığa maruz bırakılamaz.</p>
<p>Kökeni, mezhebi, anasının dili ne olursa olsun bu millet benim, bu vatan benim, bu bayrak benim diyen herkes bizim kardeşimizdir.</p>
<p>CHP Genel Başkanı’nın Alevi İslam inancına sahip olması onun için bir kayıp, bir handikap, utanacağı veya mahcubiyet duyacağı bir özelliği değildir.</p>
<p>Bilakis Alevi İslam inancına sahip olan kardeşlerimiz bizim can beraberimizdir, kardeşlikle geçen Türk-İslam asırlarının gönül ve sevda erleridir.</p>
<p>Mezhep üzerinden fitne çıkarmaya heves ve tevessül edenler fitnenin çıbanbaşlarıdır.</p>
<p>Aynı ittifak içinde Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğinden kaygı duyanlar, bunu da kamuoyuyla bir kurgu çerçevesinde paylaşanlar sorumsuz olmakla birlikte milli birlik ve dayanışma ruhunu zedelemek isteyen görevli provokatörlerdir.</p>
<p>Bizim merakımız, Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğini kamuoyuna taşıyanların bir rol paylaşımı içinde olup olmadığı, talimatla hareket edip etmediği, bu kumpasın arka dekorunda siyasi bir hesabın bulunup bulunmadığıdır.</p>
<p>Zillet ittifakının mezhep kışkırtmasına teşebbüs etmesinin aklını veren kimdir?</p>
<p>Bu Yezid siparişini hazırlayan kimlerdir?</p>
<p>Takdir edeceğiniz üzere peş peşe gelen özür mesajlarının hiçbir geçerliliği, hiçbir inandırıcılığı yoktur ve olamayacaktır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun laçka ve lekeli siyasetiyle gece gündüz gibi ayrı olsak da, doğuştan sahip olduğu etnik ve mezhebi hasletlerine saygı duymak insani, milli ve manevi bir sorumluluğumuzdur.</p>
<p>Türk milleti, köken ve mezhep farkı gözetmeksizin, kendisine biçilen kefeni yırtıp atma ferasetini gösterecek ve kurulan tehlikeli tuzaklara asla düşmeyecektir.</p>
<p>Vakit, hiçbir ayrım yapmadan, <strong>“bayrak”, “vatan” ve</strong> <strong>“millet”</strong> ortak paydasında buluşma vaktidir.</p>
<p>Vakit, göğsünü gere gere millete mensubiyet onurundan iftihar eden her bir insanımızla kucaklaşma vaktidir.</p>
<p>Bizim düşünce ve inanışımıza göre, Türkiye’de yaşayan 85 milyon vatandaşımız Cenab-ı Allah’ın kutsal bir emanetidir.</p>
<p>Hangi kökenden gelirse gelsin, Türk milletini oluşturan her fert şanlı tarihimizin kutsal bir hatırasıdır.</p>
<p>O tarih şahittir ki, zulme uğrayan, dost arayan kardeşlerimizin en emin sığınağı, yüzyıllar boyunca milletimizin konuksever ve şefkat dolu kalbi olmuştur.</p>
<p>Her yöremizi, bin yılın barışından ve kardeşliğinden doğmuş her insanımızı bağrımıza basıyoruz, hasretle kucaklıyoruz.</p>
<p>Bütün samimiyetimizle ve muhabbetle ortak paydamızda buluşan herkese elimizi uzatıyoruz.</p>
<p>Ancak bölünme gayreti içerisinde olanları da affetmemizin mümkün olmadığını buradan ilan ediyoruz.</p>
<p>Bu konuda, Milliyetçi Hareket Partisi ve Türk milliyetçileri, Türkiye’nin milli birliğini ve kardeşlik hukukunu korumaya her zaman olduğu gibi sonuna kadar azimlidir, ısrarlıdır.</p>
<p>Bilinmelidir ki, bu vatan sokakta bulunmamıştır.</p>
<p>Bu devlet icazetle kurulmamıştır.</p>
<p>Bağımsızlığımız sömürgeciler tarafından ikram edilmemiştir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk milli kimliği şehit kanlarıyla kazanılmıştır.</p>
<p>Biz, doğulusunu da, batılısını da, güneylisini de kuzeylisini de, Alevi’sini de Sünni’sini de, sadakat ve sevgiyle yoğrulmuş müşfik yüreğine sığdıran büyük bir davanın, kutlu bir hareketin mensuplarıyız.</p>
<p>Bu topraklara vatanım diyen,</p>
<p>Bu insanlara milletim diyen,</p>
<p>Bu bayrak benim,</p>
<p>Bu ülke benim diyen herkese kapımız da, gönlümüz de açıktır.</p>
<p>Kuşkusuz, günlük hayatın zorluklarının farkındayız.</p>
<p>Geçim sıkıntılarını da biliyoruz.</p>
<p>Ancak unutulmasın ki,</p>
<p>Yoksulluk bir gün giderilir.</p>
<p>Yağmacıdan bir gün hesap sorulur.</p>
<p>Ancak, vatan elden giderse ve millet bölünürse, bunun dönüşü yoktur, son pişmanlık ise fayda etmeyecektir.</p>
<p>Ayrıntıdaki farklılıklarımız bizi gerginlik ve kutuplaşma noktalarına taşımamalıdır.</p>
<p>Hiç kimse merak etmesin, enflasyon çıktığı gibi inecektir, ama asıl fitne fücur enflasyonunun, tezvirat ve tefrika stokundaki artışın önüne geçmek, buna engel olmak da boynumuzun borcudur.</p>
<p>Demokrasi, doğal farklılıklarımızı hukuk zemininde koruyan yegâne rejimdir.</p>
<p>Fakat demokrasi vatanın bölünmesinin ve milletin ayrışmasının gerekçesi olamayacak, zillet ittifakının elinde istismar edilmesine göz yumulmayacaktır.</p>
<p><u>Tekraren hatırlatırım ki,</u></p>
<p>Ayrılıkta hayır yoktur.</p>
<p>Bölünmede huzur yoktur.</p>
<p>Gün birleşme günüdür.</p>
<p>Gün bütünleşme günüdür.</p>
<p>Kucaklaşmanın adresi büyük Türk milletidir.</p>
<p>İstikbalin ve istiklalin güvencesi Türkiye Cumhuriyeti devletidir.</p>
<p>Cumhur İttifakı, Süper Güç Türkiye’nin mimarı, dünyaya Türkçe bakışın müdafisi, kızıl elmanın kervanbaşıdır.</p>
<p>Türkiye’nin geleceğini inşa edecek ittifak Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Huzur dolu, refah içindeki geleceğe ulaştıracak irade cumhurun tertemiz iradesidir.</p>
<p>Bir an için başımızı çevirip şöyle bir etrafımıza bakalım;</p>
<p>Irak karışıktır, hala dirlik bulamamıştır.</p>
<p>Suriye kan ve revan içindedir, hala dengeye ulaşamamıştır.</p>
<p>Filistin yine mahzun, yine zulüm altındadır.</p>
<p>Lübnan bunalımda, Libya istikrarsızdır.</p>
<p>Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş sertleşmekte, kutuplaşma keskinleşmektedir.</p>
<p>Komşu coğrafyalar silahlı ve ölümcül çatışmaların hapsindedir.</p>
<p>Batılı ülkeler barış süreçlerini sabote etmektedir.</p>
<p>Kuzeyimize de, güneyimize de silah sevkiyatları yoğun olarak yapılmaktadır.</p>
<p>Dünya adeta zaman ayarlı bombaya dönüşmüştür.</p>
<p>Çin ile Tayvan arasındaki gerilim günbegün şiddetlenmektedir.</p>
<p>Milli davamız Kıbrıs’ın üzerinde ambargo ve baskı kuran Rum ve Yunan dayatmalarına Avrupa Birliği destek vermektedir.</p>
<p>Avrupa Parlamentosu’nun tavsiye kararı niteliğinde olan vizyonsuz 2021 Yılı Türkiye Raporu’nu 7 Haziran 2022 tarihinde kabul etmesi, sübjektif yargıları ve asılsız suçlamaları bir kez daha gözler önüne sermiştir.</p>
<p>Türkiye alerjisi, terör örgütlerine sıcak ve sempatik yaklaşım Avrupa Parlamentosu’nun bünyesini iflah olmaz bir hastalık olarak sarmıştır.</p>
<p>Mezkur raporda, Türkiye’yi töhmet altında bırakan ve aleyhine kaleme alınan demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına ilişkin iddialar haksızdır, hayasızdır, ideolojiktir, temelsizdir bir isnattır.</p>
<p>Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında hukuk tanımayan, Türkiye’nin egemen devlet vasfını inkar eden Avrupa Parlamentosu’nun 2021 Yılı Türkiye Raporu bizim için yok hükmündedir.</p>
<p>Dahası yırtılıp atılacak kağıt parçasından farksızdır.</p>
<p>Avrupa Parlamentosu gerçeklerden tamamıyla kopuk olmakla birlikte Helenizm’in şakşakçısı, Megali İdea’nın savunucusudur.</p>
<p>Yunanistan’a en etkili mesaj, 9 Haziran 2022 Perşembe günü, 37 ülkenin katılımıyla icra edilen Efes 2022 askeri tatbikatıyla verilmiştir.</p>
<p>Bu tatbikatla yeniden görülmüştür ki, Türk Silahlı Kuvvetleri’miz çelikten bilek, imanla çarpan yürek, kahramanlıkla dolup taşan ve gözleri kamaştıran iftihar kutbudur.</p>
<p>Türkiye’ye düşmanca bakanları uyarıyorum, sakın hesap hatası yapmayın, ölürsem şehit, kalırsam gaziyim diyen kahramanlar vatan nöbetindedir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın tarihe not düşen muazzam çıkışı Türkiye’nin haklı duruşunu ikazen ve inançla açıklayan bir konuşma olarak milli hafızaya kazınmıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanımızın tarihi nitelikli Efes konuşması ve Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin muharip, muteber ve muktedir karakteri şahsımın gurur ve heyecanı aynı anda yaşamasına neden olmuştur.</p>
<p>Ayrıca yine 9 Haziran günü, Cumhurbaşkanı adaylığını resmen açıklayan Sayın Cumhurbaşkanımızı da gönülden tebrik ediyor, beraberce başaracağımıza candan inanıyorum.</p>
<p>Ege’nin karşı kıyısında haksızlığı ve hukuksuzluğu yol haritası yaparak açıkça krize oynayan Yunanistan hükümetine diyorum ki;</p>
<p>Biz buradayız, hiçbir yere de gitmeyeceğiz.</p>
<p>Meydan boş değildir, aklını başına almayanın aklını almak bizim için çocuk oyuncağıdır.</p>
<p>Türkiye tarihi kazanımlarından, egemen devlet onurundan asla ödün vermeyecektir.</p>
<p>Ege’de gerginliği tırmandıran Yunanistan doğabilecek ağır sonuçların ağırlığı altında ezilmekten kurtulamayacaktır.</p>
<p>Hiç kimse sabrımızı sınamasın, gücümüzü denemeye kalkışmasın.</p>
<p>Aksi halde İstanbul’daki köprüleri bombalamayı hayal edenler, yeri gelirse Atina’nın başlarına yıkıldığını, Ege sularının ne kadar serin, ne kadar derin olduğunu ağır bedeller ödeyerek göreceklerdir.</p>
<p>Bu kapsamda ülkemizin atacağı adımlar olmalıdır ve bu çerçevede bizim önerilerimiz şunlar olacaktır.</p>
<p><strong><em><u>İlk önce,</u></em></strong> Türkiye’nin Deniz Yetki Alanları Kanunu’nu bir an evvel hazırlayıp kabul ederek muhataplarına tebliğ ve ilan etmeliyiz.</p>
<p>Kara Suları Kanunu’nda bulunmayan ve Uluslararası Deniz Hukuku’nda yer alan Münhasır Ekonomik Bölge, Özel Balıkçılık Bölgesi, Bitişik Bölge kavramlarını çıkarılacak kanunla tanımlamalıyız.</p>
<p>Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölge koordinatlarını resmileştirerek kesin bir dille duyurmalıyız.</p>
<p><strong><em><u>İkinci etapta,</u></em></strong> Adalar Denizi’nde ülkemize ait olan, bir anlaşmayla herhangi bir ülkeye devredilmemiş coğrafi formasyonları Türkiye’nin bir parçası olarak denizcilik haritalarımızda göstermeliyiz, hitamında bu yeni statükoyu Birleşmiş Milletler nezdinde tescil ettirmeliyiz.</p>
<p>Söz konusu coğrafi formasyonları, kıyıda en yakın mülki idare yönetimlerinin görev alanına tevdi etmeliyiz.</p>
<p>Üçüncü etapta da, egemenlik hakları Türkiye’de olan coğrafi formasyonları kapsayacak şekilde süresiz NAVTEX ilanı yapmalıyız.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Bize yol gösteren geçmişin acı hatıralarıyla birlikte geleceğin aydınlık umutlarıdır.</p>
<p>Bizler her zorluluğu aşacak şuur, ahlak ve inanç sahibiyiz.</p>
<p>Türkiye bir karar aşamasına gelmiştir.</p>
<p>Kaybedecek zamanı yoktur.</p>
<p>Bunun arası ve orta noktası kalmamıştır.</p>
<p>Ya onurlu ve huzurlu bağımsız bir millet olarak yaşayacağız,</p>
<p>Ya da küresel oyunlara boyun eğerek bölünme tuzağına düşeceğiz.</p>
<p>Buradan Milliyetçi Hareketin son sözünü merak edenlere bir kez daha tekrarlıyorum.</p>
<p>Verilecek toprağımız yoktur.</p>
<p>Terk edilecek ilimiz yoktur.</p>
<p>Çizilecek sınırımız yoktur.</p>
<p>Bölünecek devletimiz yoktur.</p>
<p>Paylaşılacak vatanımız yoktur.</p>
<p>Vazgeçilecek insanımız yoktur.</p>
<p>İndirilecek bayrağımız yoktur.</p>
<p>Susturulacak ezanımız yoktur.</p>
<p>Gidilecek yurdumuz yoktur.</p>
<p>Başka bir coğrafyada gelecek arayışımız yoktur.</p>
<p><strong>Çünkü biz büyük bir aileyiz.</strong></p>
<p><strong>Çünkü biz Türk milletiyiz.</strong></p>
<p>Şu gerçek hiç unutulmamalıdır: <strong><u>Gelecek ay yıldızlı al bayrağımızın altındadır.</u></strong></p>
<p>Hayatta şeref ve haysiyetten başka, her kaybın telafisi mümkündür.</p>
<p>Bir milletin şerefi ve haysiyeti, ortak değerler üzerinde yükselen milli birliği ve kardeşliğidir.</p>
<p>Milli birliğimiz yara alır, kardeşlik ruhumuz sarsılırsa, bunun geriye dönüşü mümkün değildir.</p>
<p>İnancım odur ki, Türk milleti yapay ayrımlara, iç ve dış mahreçli sinsi çabalara fırsat vermeyerek tarihi beraberliğini sonsuza kadar sürdürecektir.</p>
<p>Bunu başarmak; tarihe, aziz milletimize ve gelecek nesillere şeref ve namus borcumuzdur.</p>
<p>Bu borcun ödeneceği tarih, 2023 yılının Haziran ayı, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümüdür.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın çağrısı kardeşlik çağrısıdır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın çağrısı milli birlik çağrısıdır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın çağrısı sağduyu çağrısıdır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın çağrısı Türkiye’nin milli varlığını imha etmek isteyenlere karşı demokratik ve milli bir direniş çağrısıdır.</p>
<p>Başarmanın sınırı, mücadelenin sonu yoktur.</p>
<p>Çünkü hayat ve hadiselerin akışı devamlı değişime uğramaktadır.</p>
<p>Bu değişimin momentini anlayanlar, bu değişimin sistemsel mekaniğini çözenler taktik çelişkileri, stratejik gelgitleri aşma becerisi gösterenlerdir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi işte böylesi bir beceriyi muvaffakiyetle perçinlemenin, daha da ilerletmenin, olanla yetinmeyen bir hedef büyüklüğünün izindedir ve iddiasındadır.</p>
<p>İnandığımız sürece, ilkelerimizin irfanına, davamızın itibarına bağlı kaldığımız müddetçe ne bir engel tanıyacağız, ne de iftira ve ihanetler karşısında yılgınlık göstereceğiz.</p>
<p>Her defasında kükremiş sel olup bendimizi çiğneye çiğneye, dikilmiş korkulukları devire devire, korku tacirlerinden hesap sora sora mücadelemizi müthiş bir seciye ve selametle süsleyeceğiz.</p>
<p>Doğru duracağız, dürüst davranacağız, düzgün yaşayacağız, dengeli olacağız, milletimizin derdiyle dertlenip, sevinciyle serpileceğiz.</p>
<p>Nerede bir mazlum varsa elinden tutacağız, nerede bir garip varsa yanında bulunacağız, nerede bir hain çıkmışsa tam karşı cephesinde yerimizi alacağız.</p>
<p>Biz Türkiye sevdalısıyız.</p>
<p>Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>
<p>Biz Cumhur İttifakı’yız.</p>
<p>Ortak inanç ve şuurla, kutlu ülküler doğrultusunda kenetlenmiş iman neferleriyiz ve Türkiye’nin aşılamayacak, hisarları yıkılamayacak irade kalesiyiz.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle, konuşmama son verirken siz değerli milletvekili arkadaşlarımı saygılarımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>
<p>Allah korktuklarımızdan emin, umduklarımıza da nail etsin diye dua ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.</strong> “</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/06/14/mhp-lideri-bahceli-biz-turkiye-sevdalisiyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri TBMM&#8217;den Önemli Mesajlar Verdi</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/05/31/mhp-lideri-tbmmden-onemli-mesajlar-verdi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/05/31/mhp-lideri-tbmmden-onemli-mesajlar-verdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 May 2022 09:58:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7793</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada; “Terörle mücadelede göstereceğimiz her zaaf belirtisi veya zayıflık emaresi teröristlere cesaret aşılayacak ve vatanımızı tehlikeye atacaktır.” Dedi. Bahçeli konuşmasında, geçtiğimiz pazar günü İstanbul’da yapılan fetih kutlamaları, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin tanzimi, sınır içinde ve dışında bölücü terör örgütleriyle yapılan mücadele, İsveç ve Finlandiya’nın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada; “Terörle mücadelede göstereceğimiz her zaaf belirtisi veya zayıflık emaresi teröristlere cesaret aşılayacak ve vatanımızı tehlikeye atacaktır.” Dedi.</p>
<p><strong>Bahçeli konuşmasında, geçtiğimiz pazar günü İstanbul’da yapılan fetih kutlamaları, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin tanzimi, sınır içinde ve dışında bölücü terör örgütleriyle yapılan mücadele, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği, Kılıçdaroğlu’nun son açıklamaları, muhalefetin tutumu ve Cumhur ittifakının ülke için gerekli olduğuna dair birçok önemli konularda açıklama yaptı.</strong></p>
<p>Gündemi ana başlıklarıyla değerlendiren MHP Lideri Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekilleri, Medyamızın Mümtaz Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en halisane selam ve sevgilerimi iletiyorum.</p>
<p><strong>29 Mayıs 2022 Pazar günü İstanbul tarihi bir güne ev sahipliği yaptı.</strong></p>
<p><strong>Tarih adeta belini doğrultup Türkiye’mizin önünü aydınlattı.</strong></p>
<p><strong>Fethi Mübin’in 569’uncu yıl dönümü muazzam bir coşkuyla kutlandı.</strong></p>
<p>Yeni bir çağın kilidini söken, küresel denklemin parametrelerini değiştiren, beşeriyete Türk milletinin gücünü ve güven veren duruşunu gösteren fetih ruhumuz hamd olsun hala diridir, hala tesirini korumaktadır.</p>
<p>İstanbul’u zincirlemek isteyen tekfur emelleri, hala yas tutan Bizans işbirlikçileri ne yapacaklarını, ne söyleyeceklerini şaşırdılar, yüzlerini astılar.</p>
<p>İstanbul’un fethi zulüm piramitlerinin yıkılması, köhne tuzakların bozulması, haksızlık ve adaletsizlik damarlarının kesilip atılmasıdır.</p>
<p>Peygamber Efendimizin müjdelediği gibi, <em>“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”</em></p>
<p>Büyük Hünkârımız Fatih; tarihin akış yatağını, coğrafyaların ana yörüngesini dürte dürte değişim kulvarına sokmuş, teslim olmayan imanıyla, yenilmez iradesiyle İstanbul’u fethin güzelliğiyle kavuşturmuştur.</p>
<p>Geçtiğimiz Pazar günü, bir yanda İstanbul’un fethinin 569’uncu yıl dönümünü kutlarken, diğer yanda Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Fidan Dikim Töreni’ni gerçekleştirdik.</p>
<p>Yüzbinlerce vatandaşımız bu göğüs kabartan güne heyecanlarıyla, yürekleriyle, tıpkı fethin kahraman neferleri gibi ortak olmuşlardır.</p>
<p><strong>Çok şükür yer gök bayrakla süslenmiştir.</strong></p>
<p><strong>Cumhur İttifakı olarak hem fethin 569’uncu yıl dönümünü kucakladık, hem de dünyaya örnek olacak doğa harikası bir alanın ilk fidanlarını toprakla buluşturduk.</strong></p>
<p>Millet Bahçesi, fethimizin tamamlayıcı bir halkası, İstanbul’un huzur ve nefes vahası olacak, kuşkusuz göz kamaştıracaktır.</p>
<p>Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ne dikilen fidanlar büyüyecek, ortaya çıkacak ağaçlar her insanımızı gölgesine alacaktır.</p>
<p>Bu hizmet seferberliğini çekemeyen, bu projeden dolayı tahammülsüzlük gösteren CHP’sinden İP’ine ve diğer zillet yedeklerine kadar alayı birden çölleşmiş siyasetlerinin kurbanı olacaklardır.</p>
<p>Millet Bahçesi’nde fitne kazısına heves edenler yine kaybedeceklerdir.</p>
<p>Bunların meselesi ne ağaç, ne doğa, ne yeşil, ne de çevre güzelliğidir.</p>
<p>Böylesine bir gündemleri asla yoktur.</p>
<p>Müşterek gayeleri kriz çıkarmak, sorun üretmek, Türkiye’nin önüne taş koymaktır.</p>
<p>Kaldı ki İstanbul’un heba ve kayıp yılları aziz milletimizin bildiği hazin gerçekler arasındadır.</p>
<p>Kimin sorumlu, kimin suçlu, kimin İstanbul’un bahtını kapadığı da herkesin malumudur.</p>
<p>Şu hususu bir kez daha ifade etmeliyim ki, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nden yeni bir Gezi Parkı kalkışması, yeni bir husumet dalgası, yeni bir kaos fırtınası çıkarmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.</p>
<p>Bizden söylemesi, uyarmadı demesinler, su testisinin suyolunda kırılacağını, keskin sirkenin küpüne zarar vereceğini bir an olsun güdük akıllarından çıkarmasınlar.</p>
<p>Yanılıp yenilip aksine hizmet eden olursa bunun sonuçlarına çok ağır şekilde katlanmak durumunda kalacaklardır.</p>
<p><strong>Tekraren diyorum ki, İstanbul’un Fethi’nin 569’uncu yıl dönümü mübarek olsun.</strong></p>
<p>Hayali gerçeğe dönüştüren büyük Hünkarımız Fatih Sultan Mehmed Han’ı, kahraman neferlerimizi, aziz şehitlerimizi bir kez daha hürmetle, rahmetle, minnetle anıyorum.</p>
<p>Allah muhterem ecdadımızdan razı olsun.</p>
<p>Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin milletimize, bilhassa İstanbul’umuza hayırlı uğurlu olmasını da hassaten niyaz ve temenni ediyorum.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Son günlerde arka arkaya şehit haberleri alıyoruz.</p>
<p>Pençe-Kilit Harekât Bölgesi’nde bölücü terör örgütüyle girdikleri çatışmada şehit düşen kahramanlarımıza Allah’tan rahmetler, şu anda tedavi altında bulunan kahramanlarımıza da Allah’tan Şafi ismi hürmetine sağlık, sıhhat ve şifa diliyorum.</p>
<p>Hem milletimiz hem de güvenlik güçlerimiz vatan evlatlarımızın şehadetleriyle müteessir oluyorken, diğer yanda sahaya yansıyan mücadele şevki, mücadele azmi, mücadele arzusu da aynı oranda artış kaydetmektedir.</p>
<p>Hiçbir terör örgütü, hiçbir cani ve işbirlikçi Türkiye’nin karşısında duramayacak, karşısında tutunamayacaktır.</p>
<p>Çünkü terörle mücadele hak ile batılın, kahramanlıkla korkaklığın, helal ile haramın teksif ve temin edilmiş en haklı mücadelesidir.</p>
<p>Türkiye, bölücülüğün kökünü kurutmaya, bundan beslenen kanlı terörün kafasını koparmaya bütün milli güç unsurlarıyla kararlıdır ve muvaffakiyet de kaçınılmazdır.</p>
<p>Terörün dini, milliyeti, etnik aidiyeti, ülkesi, yöresi, geçerli bahanesi yoktur, var diyenler teröristlerle aynı çizgidedir.</p>
<p>Terörizm sadece Türk milletine değil, insanlığın tamamına yönelik kullanılan silahtır, kurulan tuzaktır, kurgulanan nifaktır.</p>
<p><strong>Terörü aklamaya, arkalamaya, arındırmaya ve asıl maksadını saklamaya niyetlenen, bu melanet niyeti siyasi, ekonomik ve diplomatik amaçlarının içine tıpkı bir mayın gibi yerleştiren ülkeler zulmün ortağı, ihanetin da odağıdır.</strong></p>
<p>Özgürlükle terör iki karşı kutuptur, geceyle gündüz gibi birbirinden farklı ve uzaktır.</p>
<p>Demokrasi terörün sığınağı, tavzih ve tevil zemini olamayacaktır.</p>
<p>İnsan haklarıyla terörü bir ve aynı görenler, daha doğru bir ifadeyle terörü insan hakkı olarak yorumlayanlar işlenmiş cinayetlere taammüden iştirak etmiş ahlaksızlardır.</p>
<p>NATO güvenlik mimarisi altında müttefiklik bağlarıyla diyalog kurduğumuz ülkelerin zahirde verdikleri dostluk mesajları batındaki husumetlerini artık gizleyemez boyutlardadır.</p>
<p>Bu ülkelerin sözleriyle eylemleri taban tabana zıtlık içermektedir.</p>
<p>Basiretli olmak demek, gösterilenin ötesini görmek demektir.</p>
<p>Aynı zamanda gömülü hedefleri, asıl maksatları kavramak ve teşhis etmek manasına gelecektir.</p>
<p><strong>Türk milleti engin bir basirete sahiptir, bu nedenle barışsever ve dostane maskeye bürünmüş düşmanlıkları şuurla tefrik ve tespit edecek kabiliyet ve karakterdedir.</strong></p>
<p>Bizim aklımızla alay edenlerin acıklı akıbetlerini görmek ve tanımak isteyenlere tarihin ibret dolu sayfalarına bakmalarını da özellikle tavsiye ederim.</p>
<p>Gülücükler saçarak, sevimlilik pozuna sarılarak bize el uzatan, aynı anda da kolumuzu kesmek için fırsat kollayan terör baronlarına tavizimiz ve tahammülümüz dün olduğu gibi bugün de yoktur, olmayacaktır.</p>
<p>Bizim anlayışımıza göre her yüze gülen dost değildir.</p>
<p>Biz konuştuk mu mertçe konuşuruz, adam gibi muamele ve mukabele ederiz.</p>
<p><strong>Buna karşılık namertleri biliriz, nankörleri görürüz, nimet bilmezleri tanırız, haydutluğa ve husumete nakliyatçılık yapanları da gözünün yaşına bakmadan deşifre ederiz.</strong></p>
<p>Terörle mücadelemiz aynı şekilde zalimlerle, emperyalist canavarlıkla ve Türkiye düşmanı mihraklarla mücadeledir.</p>
<p>Teröristlerin ellerindeki silahı verenler de teröristtir.</p>
<p><strong>Katillere her türlü yardım ve desteği pervasızca sağlayanlar bir defa Türklerin Anadolu’dan çıkarılmasını hedefleyen, İslam’ın nuruna perde çekmek için çabalayan kötülerdir.</strong></p>
<p>Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine itirazı boşuna değildir.</p>
<p>Bu ülkeleri temsil edenlerin ülkemize gelerek Türkiye’yi ikna gayretleri boşa emektir.</p>
<p>Çünkü bu ülkeler samimi değildir, dürüst ve ilkeli duruştan bütünüyle mahrumlardır.</p>
<p>İsveç yönetimi, kendi başkentinde bölücü teröristlerin Türkiye aleyhtarı gösterilerine hala sessiz, hala seyircidir.</p>
<p>Hatta teröristler polis koruması altındadır.</p>
<p>Arayan dervişi tekkede, hacıyı Mekke’de, hain teröristleri de Avrupa ülkelerinin başkentlerinde hemen bulacaktır.</p>
<p>Güneşi balçıkla sıvamak akıl karı değildir.</p>
<p>Çürük tahtanın çivi tutmayacağı da açıktır.</p>
<p>Geçen hafta Türkiye’de muhataplarıyla müzakere masasına oturan İsveç heyeti, aynı günde terörist Salih Müslim’i devlet televizyonuna çıkarıp konuşturacak kadar küstahtır, art niyetlidir.</p>
<p>Saygı kayığına binmeden adamlığın kıyılarına nasıl ulaşılacaktır?</p>
<p>Güvensizliğin demir attığı koylarda yan yana nasıl yürünecektir?</p>
<p>İsveç ve Finlandiya terörle arasına mesafe koymadan NATO’ya hangi yol ve vasıtayla girebilecektir?</p>
<p>Olacak iş midir bu?</p>
<p><strong>Türkiye’nin hakkı, hukuku, egemenlik ve tarihsel çıkarları gözetilmeden, hepsinden önemlisi milli ilkelerine riayet ve hürmet gösterilmeden sözü edilen iki ülkenin NATO’ya girmesi hangi mantığa, hangi ahlaka, hangi siyaset aklına sığabilecektir?</strong></p>
<p>Bizim değerlendirmemize göre, İsveç ve Finlandiya kırmızı kart cezalısıdır.</p>
<p>Bu cezanın kaldırılması için PKK/YPG/PYD hilesiz ve hilafsız kınanmalı, Türkiye’nin iade talebinde bulunduğu teröristler derhal teslim edilmelidir.</p>
<p>PKK’ya tavır alıp da YPG’yi kollamak ve ayrı bir kategoride değerlendirmek yaman ve yakıcı bir çelişkidir.</p>
<p>PKK neyse YPG odur. İki örgüt de terörist, iki örgüt de bölücü ve insanlık düşmanıdır.</p>
<p><strong>Biz terör örgütlerinin NATO’ya girmelerine tepkisiz ve etkisiz kalamayız.</strong></p>
<p><strong>Her gün şehit veren, her gün yürekleri kavrulan, her gün al bayrağa sarılı şehit tabutlarını omuzlayan biziz.</strong></p>
<p>Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kast edilen, saldırıya uğrayan ülke İsveç değil, Finlandiya değil, Fransa değil, Almanya değil, Türkiye’dir.</p>
<p>Sınır ötesi askeri operasyonlarımıza itiraz eden, silah ambargosu uygulayan malum ülkelerle nasıl ortaklık kuracağız? Yan yana gelmemiz nasıl mümkün olacak?</p>
<p>Ayrıca ABD’nin tahrik ve tertipleri, terör örgütüne kesintisiz silah, para, mühimmat ve eğitim desteği sağlaması, ikazen ifade ediyorum ki, hazmetme eşiğini çoktan aşmış, isyan ve infial sınırlarına dayanmıştır.</p>
<p>Bu ülkenin Yunanistan’ı kafa kola alıp Türkiye’yi hedef göstermesi de sinsi bir gayenin adım adım takip edilmesinden başka bir şey değildir.</p>
<p>Akdeniz ve Ege’de gerilimi tırmandıran, taciz ve tahriklerini seriye bağlayan Yunanistan ateşle oynamaktadır.</p>
<p>ABD’nin Yunanistan’da kurduğu 9 askeri üs milli güvenliğimize tehdittir.</p>
<p><strong>Atina yönetiminin silahlanma yarışında gemi azıya alması kendisi adına felaketin habercisidir.</strong></p>
<p><strong>Miçotakis yönetimi denize dökülen vandal dedelerinden ders almamıştır.</strong></p>
<p>Görünen ve karşımızdaki gerçek tablo budur.</p>
<p>Bu gafil zihniyetin anlaşılan odur ki denizin dibini canı tekrar çekmektedir.</p>
<p>Şair ve hekim Abdülhak Molla’nın 1,5 asır önceki sözünü hatırlatmak bu aşamada pek tabii yerinde olacaktır:</p>
<p><strong><u>“Hazır ol cenge eğer istersen sulh-ü salah.”</u></strong></p>
<p>Silaha karşı olmak, karşı olana doğrultulmasına engel değildir.</p>
<p>Asıl mesele namlunun hangi tarafında kalındığıdır.</p>
<p>Ve bize göre o namlu milli olmalıdır, sağlam olmalıdır, tavizsiz olmalıdır, tutan el de Türk milleti olmalıdır.</p>
<p>Yunanistan NATO üyesidir.</p>
<p>Bu statü ise düşmanca tavır ve tutumunu örtbas etmekten uzaktır.</p>
<p><strong>ABD’nin Yunanistan’ı maşa olarak kullanıp Türkiye’yi stratejik meşguliyet uçurumuna çektiği, yeri gelirse de sıcak bir çatışma ortamına itmeye çalıştığı bir vehim değil, bir şüphe değil, gelişmelerin seyrinden çıkardığımız bir tehdit okumasıdır.</strong></p>
<p>Bizim böylesi tehditlere boyun eğecek ne bir devletimiz ne de milletimiz vardır.</p>
<p>Yunanistan’ın, ABD’den F-15 ve F-16 savaş uçaklarıyla ilgili talebi, Türkiye’yi kötüleme ısrarı, üstelik gayri askeri statüdeki adaları yoğun olarak silahlandırması barışa değil, kutuplaşmaya ve sonucu silaha açılacak bir sürece davetiyedir.</p>
<p>Anadolu coğrafyasının devamı niteliğindeki 12 ada konusu henüz kapanmamış yaramızdır.</p>
<p>Ve 12 ada Türkiye’den haksızca, ayak oyunlarıyla gasp edilmiştir.</p>
<p>Bu adaları Çanakkale Boğazı’yla İstanbul’un güvenliğinden ayrı düşünmek imkansızdır.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı esnasında, misal olarak, Meis kıyılarına konuşlandırılan düşman toplarının savaş boyunca vatanımızı nasıl hedef aldığını, Finike, Kaş, Fethiye’deki Türk nüfusunun nasıl tehlikelere maruz kaldığını unutmuş değiliz.</p>
<p>Bugünkü şartlarda Türkiye’ye 12 Ada üzerinden silah gösterilmektedir.</p>
<p>Ege’de sınır ve egemenliği devredilmemiş adalar meselesi Türkiye ile Yunanistan arasında çözülmeyi bekleyen, fakat gün geçtikçe de karmaşıklaşan en ciddi sorunlardan birisidir.</p>
<p>Karşımızdaki bu soruna stratejik de baksak, iyi komşuluk hukuku açısından da yaklaşsak bize göre sonuç değişmeyecektir.</p>
<p>İç ve dış işgal cephesi şu gerçeği hatırından bir an olsun çıkarmasın ki, çalınmış mal sahibine mutlaka iade edilmelidir.</p>
<p>Ya seve seve, ya da zorlaya zorlaya adalet yerini bulacaktır.</p>
<p>Kendi siyaset ve devlet sistemini konsolide etmeye çalışan Yunan hükümeti her anlamda kırılgan ve kaypaktır, sırtını da yüz yıl önce olduğu gibi yine güç merkezlerine korkakça dayamıştır.</p>
<p>Türkiye ve Yunanistan’ın Ege’deki kara sularının genişliği 6 deniz milidir.</p>
<p>Yunanistan’ın dayatmalarla bu genişliği 12 mile çıkarma amacı kan dökmeden, silahlar konuşmadan asla mümkün değildir.</p>
<p>Bu itibarla Türk milleti, Ege’nin karşı kıyısından saldırgan ve yayılmacı politika izleyen Yunanistan’a müsamaha göstermeyecektir.</p>
<p>Biz 12 adayı unutmadık, unutmayacağız, bir gün asıl sahibine geçeceği günleri de mutlaka göreceğiz.</p>
<p>Türkiye, dostluğuna güven duyulan, özü, sözü dosdoğru bir ülkedir.</p>
<p><strong>Fakat safiyane duruşumuzu yanlışa yorup da etrafımızı kuşatmaya alan, almaya hazırlık yapan, teröristleri üzerimize kışkırtan ülkelerle de çetin bir mücadeleye sonuna kadar hazır olduğumuz iyi bilinmelidir</strong>.</p>
<p>Zalime hoşgörü mazluma ihanettir.</p>
<p>Dostluğumuzun güven verdiği kadar düşmanlığımızın da dehşet ve korku uyandıracağını herkesin aklında tutmasında yarar vardır.</p>
<p>Tecrübeyle sabittir ki, domuz derisinden post olmaz, eski düşmandan da dost olmaz.</p>
<p>Söylesek söz olur, söylemesek dert olur, su uyur düşman uyumaz, nitekim dost yüzünden, düşman da gözünden belli olur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Terörle mücadelede göstereceğimiz her zaaf belirtisi veya zayıflık emaresi teröristlere cesaret aşılayacak ve vatanımızı tehlikeye atacaktır.</p>
<p>Bedelini ödesek de, şehitler versek de, Türkiye terörle mücadelede altın bir dönemi yaşamaktadır.</p>
<p>Terörü kaynağında yok etme stratejisi inançla ve yüksek bir moralle devam etmektedir.</p>
<p>Biz bu melanetin üstesinden geleceğiz, terörün belini kıracağız, teröristlerin de Türk milletine ihanetlerinden dolayı dünyayı başlarına yıkacağız.</p>
<p>Son aylarda, Ayn el Arab ve Tel Rıfat’tan ülkemize atılan roketler, havan topları, ki bu silahların hepsi sözde müttefiklerimizce teröristlere verilmiştir- Karkamış, Kilis başta olmak üzere sınır hattındaki yerleşim alanlarına isabet etmiştir.</p>
<p>Yine aynı şekilde, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekat Bölgelerine yönelik terör eylemlerinde bir artış gözlemlenmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda yeni bir sınır ötesi ve ezici harekat mecburiyet haline gelmiştir.</p>
<p>Hatırlanacağı üzere, Türkiye; 17 Ekim 2019’da ABD’yle “Ankara Mutabakatı”, 22 Ekim 2019’da da Rusya Federasyonu’yla “Soçi Mutabakatı” imzalamıştı.</p>
<p><strong>Bilhassa Ankara Mutabakatı’na göre, PKK/YPG terör örgütü Türkiye- Suriye sınırından 30 km derinliğe çekilecek, ağır silahlar toplanıp terör mevzileri kullanılamaz hale getirilecekti.</strong></p>
<p>Soçi Mutabakatı’na göre de,  Münbiç ve Tel Rıfat terör örgütünden tamamen temizlenecek, PKK/YPG’li hainler Türkiye-Suriye sınırının 30 km dışına çıkarılacaktı.</p>
<p>ABD sözcülerinin son günlerde muhtemel askeri harekatın ilan edilmesinden sonra Türkiye’yi Ankara Mutabakatı’na uymaya davet etmesi şizofrenik ve çirkin bir saptırmadır. Gerçekle bağdaşmamaktadır.</p>
<p>Bahse konu mutabakat muhtıralarına kimin uymadığı, kimlerin arka kapıdan dolanıp hainleri beslediği ve silahlandırdığı ortadadır.</p>
<p><strong>Teröristler yuvalandıkları meskun mahallerden ve mücavir bölgelerden ne çekilmiş ne de çekilmeye teşebbüs etmişlerdir.</strong></p>
<p>Oyalama süreci Türkiye’ye her seferinde kanlı fatura çıkarmıştır.</p>
<p>Mutabakatların Türkiye haricindeki taraf ülkeleri taahhütlerini çiğnemiş, dahası terör örgütüne alan açmaya devam etmişlerdir.</p>
<p>Bu aldatmanın, bu yalanın sonuna gelinmiştir.</p>
<p><strong>Bunun yanında Rusya Federasyonu’yla Bahar Kalkanı Harekatı’nın ardından mutabık kalınan anlaşma mucibince, İdlib’de stratejik ehemmiyeti çok fazla olan M-4 karayolunun kuzeyinde ve güneyinde 6’şar km derinliğinde bir güvenlik koridoru tesis edilecekti.</strong></p>
<p>Bu konuda da beklenen ve tatmin edici bir gelişme olmamıştır.</p>
<p>İdlib’e, Mare’ye, Azez’e, Cerablus’a ve Afrin’e yönelik terör saldırılarının ağırlık merkezi şu anda Tel Rıfat’tır.</p>
<p>Tehdit nereden doğuyorsa, teröristler hunhar saldırılarını nerelerden ikmal ve takviye ediyorlarsa, diyorum ki, oralar meşru hedeftir, caniler temizlenmeli, en başta Tel Rıfat ve Münbiç özgürleştirilmelidir.</p>
<p>Ne ülkemizde, ne Meclisi’mizde, ne de sınır hattımızda terörist istemiyoruz.</p>
<p><strong>Türkiye’nin, Suriye veya Irak’ın toprağında gözü yoktur, bilakis bu ülkelerin huzur ve güvenliğini sağlamak için müdahil olması herkesin çıkarınadır.</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi muhtemel askeri harekatı bütün varlığıyla desteklemektedir.</p>
<p>Sınırlarımıza paralel şekilde bulunan, bir terör devleti kurmak için mekik dokuyan zehirli yılanların başının koparılması hakkımızdır, hukukumuzdur, haysiyetimizin gereğidir.</p>
<p><strong>Teröristler her neredeyse bulunup cezalandırılmalı, burunlarından fitil fitil getirilmeli, yedikleri içtikleri boğazlarına dizilmelidir.</strong></p>
<p>Bu hususta hiç kimseden izin ve icazet alacak halimiz de yoktur.</p>
<p>Gölge etmesinler, başka bir şey istemeyiz.</p>
<p>Kendi işimizi kendimiz görecek kudretteyiz.</p>
<p>Kendi yağımızla kavurulacak yeterlilikteyiz, bağımsızlığımızı ve toprak bütünlüğümüzü riske atmayacak, attırmayacak güçteyiz, cesaretteyiz.</p>
<p>Kahraman güvenlik güçlerimize Allah yardım etsin diyorum.</p>
<p>Gazamız şimdiden hayırlı olsun niyazındayım.</p>
<p><u>Şairin dediği gibi;</u></p>
<p><strong>Vur Mehmedim! Vur ki bahtım uyansın.</strong></p>
<p><strong>Tekbir sadaları arşa dayansın.</strong></p>
<p><strong>Sen ki; çelikleşmiş imansın,</strong></p>
<p><strong>Vur Mehmedim! Hak için, Allah için, millet için, mazlumlardan yükselen o ah için vur.</strong></p>
<p><strong>Sen tarihsin, sen zafersin, sen bayraksın, sen vatansın. </strong></p>
<p><strong>Vur Mehmedim! Vur ki dünya utansın.</strong></p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım, </strong>Türkiye pek çok cephede kararlı, dirayetli, atak, çevik ve dengeli bir duruş sergilemektedir.</p>
<p>Bize düşen bu duruşu desteklemek, yanında yer almak, başarıya ulaşması için sorumluluk üstlenmektir.</p>
<p>Ancak zillet ittifakı abeste direnişini, gayri milli, gayri ahlaki ve gayri meşru tutumunu ısrarla sürdürmektedir.</p>
<p>Yalan derseniz bunlardadır, yıkım derseniz bunların ortak amacıdır.</p>
<p>Ne esef verici bir durumdur ki, ülkesine sırt dönmüş, milletine yüz çevirmiş, milli meselelerle ihtilafa düşmüş ikiyüzlü bir muhalefet anlayışı karşımızdadır.</p>
<p>Zillet ittifakına hakim olan siyasi akıl rehinli ve hacizlidir.</p>
<p>Bu ittifak köhneliğinin iradesi tutsak, irtibatları ve ilişki ağları sancılı ve karanlıktır.</p>
<p>Şu tenakuza bakınız ki, Türkiye’nin gelişmesi, büyümesi, yatırım ve katma değer üretiminin artışı hususunda çok önemli destekleri bulunan işadamlarımıza beşli çete iftirası atan Kılıdaroğlu, Kandil Dağı’nı ve sınırlarımızın hemen dibini mesken tutan terör çetesini ve çete başlarını ağzına almaktan sürekli kaçmaktadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu eğer çete arıyorsa, sakladığı ve yüzünü kızartacak herhangi bir kirli bağlantısı da bulunmuyorsa Türk işadamlarına değil hainlere bakmalı ve haddini bilmelidir.</p>
<p><strong>Türkiye terörle mücadelesini inanmışlıkla ve milletimizin hayır duasıyla icra ederken, CHP Genel Başkanı’nın Van’da yaptığı vahim konuşması skandal olmasının yanında teröre ve terörizme uzatılmış zeytin dalıdır.</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu terör örgütünün safına girmiş, bölücülüğün fanatik savunucusu haline gelmiş ve siyasi amigoluğuna soyunmuştur.</p>
<p>Partisinin Van’da düzenlenen “Belediye Başkanları Çalıştayı”nda demiş ki:</p>
<p><strong><em>“Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istiyorsanız bize katılacaksınız.”</em></strong></p>
<p>Biz söylemekten yorulduk, Kılıçdaroğlu duymaktan yorulmadı.</p>
<p>Duvara konuşsak dile gelirdi, suya yazı yazsak hedefine ulaşırdı, sanırsınız yüzü kösele derisi, bana mısın demiyor.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, sana söyleye söyleye şu gerçeği kafana sokacağım, bundan da asla vazgeçmeyeceğim; sen inkar etsen de, Selahattin Demirtaş teröristtir, haindir, bölücüdür, Türkiye düşmanıdır.</p>
<p>Osman Kavala Soros’çudur, casustur, şaibelidir, suçludur.</p>
<p>Bir teröristi, her taşın altından çıkan Soros’çu bir taşeronu nasıl serbest bırakacaksın? Bunu nasıl yapacaksın? Bu vaadini nasıl gerçekleştireceksin?</p>
<p>Söyle de öğrenelim. Açıkla da bilelim. Paylaş da duyalım.</p>
<p>Sırrın nedir? Üzerinde çalıştığın zehirli formülün muhtevası nelerden ibarettir?</p>
<p>Darbe mi yapacaksın? PKK’yla birlikte devleti ele mi geçireceksin? Hukukun üstünlüğünü, mahkeme kararlarını nasıl yok sayacaksın? Hele bir de de biz de işitmiş olalım.</p>
<p>Hani sürekli hak, hukuk, adalet diyordun?</p>
<p>Hani Kandil’i yakıp yıkacağını söylüyordun? Palavradan da olsa meydan okuyordun?</p>
<p>Biz hangi Kılıçdaroğlu’na inanalım?</p>
<p>Biz hangi Kılıçdaroğlu’na itibar edelim?</p>
<p><strong>Kuvayı Milliyeyiz diyen Kılıçdaroğlu’nu mu dikkate alalım, yoksa teröristlerin avukatı, bölücülerin dert ortağı, emperyalizmin kurşun askeri Kılıçdaroğlu’na mı bakalım?</strong></p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, teröristi masum gösteren, teröriste kol kanat geren bir kalpsizin aynı zamanda terörist olacağını, terörün himayesine gireceğini görmüyor musun? Bilmiyor musun? Bundan dolayı hiç mi vicdan sızısı çekmiyorsun?</p>
<p><strong>Siyasi rant kaygısı, ikbal korkusu seni ne durumlara düşürdü? Tanınmaz haldesin, zihniyetin ve siyasetin yara bere içindedir, ihanet ve melanetin tam göbeğindesin, ey Kılıçdaroğlu hala farkında değil misin?</strong></p>
<p>CHP’yi götürüp Kandil mağaralarının kapısına çürümüş ceset gibi bırakmaya, teröristlere zırh haline getirmeye hiç mi utanmıyorsun?</p>
<p><strong>Sayın Kılıçdaroğlu, anlaşılan aklın başından gitmiş, çok istekliysen, terörist Demirtaş’ın hasretini ziyadesiyle çekiyorsan, Kavala olmadan yaşayamam diyorsan, biraz daha devam et, sonunda kanun yoluyla onların koğuşundaki boş bir ranzaya sen de kapağı atarsın, nihayet çulunu serer, duvara da halını asarsın.</strong></p>
<p>CHP yönetimi kökünden kopmuş, tarihsel kimliğinden bütünüyle ayrılmıştır.</p>
<p>Artık HDP’nın, PKK’nın, FETÖ’nün boşalttığı her alanda kademeye giren, terörizmin hedeflerini sırtlayıp taşıma rezaletinin başını çeken kervan başı CHP yönetimidir.</p>
<p>Sorarım sizlere, bu tablo zillet değil midir? Hıyanet değil midir?</p>
<p>Zillete ve hıyanete refakat eden bir CHP yönetiminin Türkiye’nin geleceğinde söz ve pay sahibi olması mümkün müdür?</p>
<p>Hiçbir milli konuda Türkiye’nin yanında değiller.</p>
<p>İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine şerh düşen ülkemizi taktik hata içinde gören, yüzsüzce eleştiren, bu ülkelerin üyeliğini desteklediklerini açıklayan bugünkü CHP yönetiminin iki dünyada da yatacak yeri, sığınacak limanı yoktur.</p>
<p>HDP’nin bir eşbaşkanı, 28 Mayıs 2022 tarihinde, bebek katilinin demokrasi ve barış öznesi olduğunu açıklaması, sanıyorum en çok Kılıçdaroğlu’nu mesut ve memnun etmiştir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu diyor ki, <strong><em>“biz savaş meydanlarında kurulmuş bir partiyiz.”</em></strong></p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, o parti bu parti değildir, yani bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi’yle Atatürk’ün partisi arasında en küçük benzerlik kalmamıştır.</p>
<p>Geldiğimiz bu aşamada CHP ile HDP birbirine iltihak etmiştir.</p>
<p>Aralarındaki sınır çizgisi silinmiş, CHP’nin ön kapısından giren HDP’nin arka kapısından çıkacak hale gelmiştir.</p>
<p>CHP; HDP ile PKK’nın bonusudur, borusudur, boynudur, ihanet boğazıdır.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu’nun terörist Demirtaş hayranlığı, korkarım kendisini bu gidişle Kandil’e kadar taşıyacak, terör örgütünün devşirdiği bir siyasetçi olarak adı tarihe kara bir leke gibi geçecektir.</strong></p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, fazla zorlama, yoksa kayış koparacaksın, senden Cumhurbaşkanı olmaz, aziz milletimiz buna asla müsaade etmez, edemez, etmeyecektir.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>6 +1 formatında toplanan zillet masasının dördüncüsü 29 Mayıs’ta gerçekleşmiştir.</p>
<p>Bir de reklam filmi yapmışlar, neymiş, memleket sevdası, Türkiye’nin masasıymış.</p>
<p>Sevsinler sizin masanızı. Sormadan geçmek istemiyorum, sizin memleketiniz neresidir? Her birinizi masaya çekip oturtan muhasım çevreler kimlerdir?</p>
<p>Bu masada ne ararsanız vardır; dedikodu, fitne, riya, yalan, istismar, sahtelik, samimiyetsizlik masanın etrafında birer birer dizilmiştir.</p>
<p>İnsan haklarına dayalı özgürlükçü ve demokratik bir düzenin tesis edilmesi için yeniden bir araya gelmişler.</p>
<p>Bu defa da ağırlama sırasını Serok Ahmet almış.</p>
<p><strong>Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş hedeflerini hayata geçirmek için oluşturdukları dört komisyonun sözde çalışmalarını gözden geçirmişler.</strong></p>
<p><strong>Bize göre asıl gözden geçirmeleri gereken, asıl göz önüne almaları icap eden zillete düşen çürük siyasetleridir.</strong></p>
<p>Bize göre 7 saat 15 dakikayı boşu boşuna heba etmişler.</p>
<p>Bir de 10 maddelik ilkeler beyannamesi açıklamışlar.</p>
<p>Tutarsız, uyumsuz, temelsiz, dengesiz, birbiriyle çelişen, ezbere dayalı 10 maddenin hiçbirisi Türkiye’nin sarih gerçeklerini, milletimizin esas gündemini yansıtmamaktadır.</p>
<p>Zillet ittifakının yayımladığı sonuç bildirisinde, mesela terörle mücadeleye mahsurlu, marazi ve sakat bir bakış hakimdir.</p>
<p>Terörle mücadelenin iç siyaset malzemesi olarak kullanıldığını iddia etmek bize göre PKK’nın değirmenin su taşıyan, bölücülerin ekmeğine yağ süren bayağı bir çarpıklıktır.</p>
<p>Milli bekanın müdafaa ahlakına fakatlı, amalı yaklaşımlar ancak ve ancak düşmana methiyedir.</p>
<p>Biz bunlara durduk yere zillet demiyoruz.</p>
<p>Terörle mücadelenin seçim sürecini etkilemek amacıyla yürütüldüğünü söylemek su katılmamış müfterilik ve ileri düzeyde milli güvenlik tehdididir.</p>
<p>PKK’nın elebaşlarının CHP’yle İP’e destek açıklamaları demek ki tesadüfen yapılmamıştır.</p>
<p>Zillet ittifakı HDP’yi kızdırmamak, PKK’yı gücendirmemek için Türkiye’nin karşısına geçmiş, nefret saçmıştır.</p>
<p>Kalkmışlar, ilgili devlet kurumlarının muhalefet partilerini olası operasyon gerekçeleri, süresi, kapsamı ve hedefleri konusunda bilgilendirmesini istemişlerdir.</p>
<p>Kim istemiş, zillet partileri.</p>
<p>Kimden istemiş, hükümetten.</p>
<p>Geçtiğimiz yılın Ekim ayında TBMM’de yapılan tezkere görüşmeleri esnasında bu bilgilendirme yapıldı mı yapılmadı mı? Elbette yapıldı.</p>
<p>Bu zillet ittifakı tezkereye hayır dedi mi? Dedi. Karşı çıktı mı? Çıktı.</p>
<p>Terörle mücadeleyi engellemeye çalıştılar mı? Evet, buna alçakça heves ettiler.</p>
<p>Şimdi neyin bilgisini, neyin bilgilendirmesini talep etmeyi kendilerinde hak görüyorlar?</p>
<p>Operasyonu durdurun diyemiyorlar, geri çekilin diyemiyorlar, terörle mücadeleden geri dönün açıklamasını yapamıyorlar, bilgilendirin diyerek gerçek maksatlarını perdelemeye kurnazca tevessül ediyorlar.</p>
<p>Cumhur İttifakı sabırlıdır, Milliyetçi Hareket Partisi sabrın istikametindedir.</p>
<p><u>Diyor ya Şemzi Tebrizi;</u></p>
<p><strong><em>“Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmaktır. Sabır, dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü hayal etmektir.”</em></strong></p>
<p>Zillet ittifakı müstevlilerin ittifakıdır.</p>
<p>Zillet ittifakı münasebetsizlerin ittifakıdır.</p>
<p>Zillet ittifakı müstebitlerin ittifakıdır.</p>
<p>Zillet ittifakı kalbi mühürlenmişlerin ittifakıdır.</p>
<p>Zillet ittifakı münakaşanın, mütarekenin ve müfritlerin ittifakıdır.</p>
<p>Bu ittifakın yolu Türkiye düşmanlarının yoludur.</p>
<p>Bu ittifakın ortakları zalimlerin izindedir.</p>
<p>Cumhur İttifakı ise Türk milletinin muhkem ittifakıdır.</p>
<p>Adaletin, ahlakın, hakkaniyetin, adil paylaşımın, milli duruşun, milli onurun, parlak bir istikbalin ittifakıdır.</p>
<p>Cumhur İttifakı Türkiye’nin yükseliş mimarıdır.</p>
<p>İlerleyiş müşiri, istiklal müdafaasıdır.</p>
<p>Türkiye zillete düşmeyecek, zillete yenilmeyecek, ziyan edilmeyecektir.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi en iyi dileklerimle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/05/31/mhp-lideri-tbmmden-onemli-mesajlar-verdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri Gündemi Değerlendirdi</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/05/17/mhp-lideri-gundemi-degerlendirdi-4/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/05/17/mhp-lideri-gundemi-degerlendirdi-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 May 2022 08:57:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. MHP grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7777</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, muhalefetin tutumunu eleştirerek, “Türkiye’nin ayak bağı olan zillet ittifakı aynı zamanda demokratik siyasetin kelepçesi, milli hedeflerin barikatı, tarihi haklarımızın karşı cephesidir.” Dedi. Konuşmasında, geçtiğimiz günlerde hizmete açılan Rize-Artvin Havalimanı için; “Deniz dolgusuyla inşa edilen Türkiye’nin ikinci, dünyanın da beşinci hava limanının hizmete girmesinden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, muhalefetin tutumunu eleştirerek, “Türkiye’nin ayak bağı olan zillet ittifakı aynı zamanda demokratik siyasetin kelepçesi, milli hedeflerin barikatı, tarihi haklarımızın karşı cephesidir.” Dedi.</p>
<p><strong>Konuşmasında, geçtiğimiz günlerde hizmete açılan Rize-Artvin Havalimanı için; “Deniz dolgusuyla inşa edilen Türkiye’nin ikinci, dünyanın da beşinci hava limanının hizmete girmesinden gurur duyduk.” Sözleri ile emeği geçenlere teşekkür etti.</strong></p>
<p>“Adım Adım 2023; İlçe İlçe Aydınlatma ve Anlatma” toplantılarının ikinci etabının başladığını belirten Bahçeli; Planlanan çalışma takvimi uyarınca Kurban Bayramı’na kadar çalışmaların devam edeceğini, sürekli sahada ve gönüllerde olacağını söyledi.</p>
<p>Ülke gündemi, iç dış konularda önemli masajlar veren MHP Lideri konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>&#8220;Muhterem Arkadaşlarım,  </strong><strong>Değerli Basın Mensupları,</strong></p>
<p>Partimizin bu haftaki olağan Meclis Grup Toplantısı’na başlarken mümtaz heyetinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden aziz vatandaşlarımıza,  gönül ve kültür coğrafyalarımızda varlık ve birlik mücadelesi veren değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyor, bilvesile şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Aziz milletimiz bugün iki ayı uçta sabitlenmiş siyaset tarzıyla karşı karşıyadır:</p>
<p>Bir yanda eser ve hizmet siyaseti milli şuurun refakat ve riyasetinde devamlı serpilirken, diğer yanda iftira ve yalan siyaseti gittikçe etkinlik ve derinlik kazanmaktadır.</p>
<p>Türkiye’mizin büyümesinden, gelişmesinden, gücüne güç eklemesinden rahatsız olanların nasıl bir zafiyete, nasıl bir zillete düştüğü fazla söze hacet bırakmayacak ölçüde ortadadır.</p>
<p><strong>Milletimizin nam ve hesabına yapılan her icraata kulp takanlar esasen kafalarına fitne külahı geçirip haset ve hüsran içinde çırpınan zavallılardır.</strong></p>
<p>Her atılıma, her yatırıma, her milli kazanıma leke sürmek için fırsat kollayanların bize göre basiretleri kapanmış, vicdanları katılaşmıştır.</p>
<p>Türkiye hak ettiği seviyelere, layık olduğu gelişmişlik mertebelerine hamd olsun aşama aşama ulaşmaktadır.</p>
<p>Siyaset ve ekonomide zorlu şartlara rağmen ülkemiz dev bir şantiye görüntüsündedir.</p>
<p>Yollar yapılmakta, köprüler kurulmakta, havalimanları açılmaktadır.</p>
<p>Ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve milli bütünleşme yolunda atılan sağlam ve sağduyulu adımlar umutlarımızı kamçılamaktadır.</p>
<p><strong>İhracat rekorları kırılırken hızlanan yatırım seferberliği, yaygınlaşan hizmet siyaseti Türkiye’mizin çehresini değiştirmekle kalmayıp geleceği lehimize çevirme iradesini de güçlendirmektedir.</strong></p>
<p>İnanıyorum ki, pazarda, markette ve diğer alanlarda insanımızın refahını ve geçim standartlarını olumsuz etkileyen fiyat artışlarının da önüne geçilecek, enflasyon canavarının başı mutlaka ezilecektir.</p>
<p>Niyet hayır olduğundan akıbetin de hayır olacağına güvenmek lazımdır.</p>
<p>14 Mayıs 2022 Cumartesi günü tarihi bir güne, muazzam bir yatırımın açılışına milletçe şahit olduk.</p>
<p>Deniz dolgusuyla inşa edilen Türkiye’nin ikinci, dünyanın da beşinci havalimanının hizmete girmesinden gurur duyduk.</p>
<p><strong> Rize-Artvin Havalimanı ulaştırma alanında önemli bir boşluğu doldurmakla kalmayacak, vuslatın sıcaklığını, kucaklaşmanın saadetini de uzakları yakın ederek takviye edecektir.</strong></p>
<p>Coğrafyamızın en uç noktasında yapılan bu havalimanı, doğu-batı koridoru üzerinde bir geçiş köprüsü, bir buluşma potası, mesafeleri kısaltan bir sembol eser olarak sivrilmiştir.</p>
<p>Doğu Karadeniz’in çetin doğa şartları milletimize hizmet aşkının, kalkınma hamlelerinin önünde duramamıştır.</p>
<p>Dedeleri karadan gemi yürüten bir milletin denizin üzerine havalimanı inşa etmesi kanın ve fıtratın değişmediğinin delili, şanlı ve şerefli mazimizin zincirleme devam ettiğinin yegane ispatıdır.</p>
<p>5 yılda 4,4 milyar liralık yatırımla tamamlanan, 3 milyon metrekarelik alanıyla, yıllık 3 milyon yolcu kapasitesiyle göz dolduran Rize-Artvin Havalimanı’nın milletimize ve yöre insanımıza hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.</p>
<p>Huzurlarınızda Karadeniz’in yiğit insanlarına sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.</p>
<p><strong>Bu havalimanın proje aşamasından yapımına kadar emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, yüklenici firmalarımıza, mühendis ve mimarlarımıza, emek veren bütün işçi kardeşlerimize gönülden teşekkür ediyorum.</strong></p>
<p>Ayrıca gıpta edilen açılış münasebetiyle haklı sevincimizi paylaşmak maksadıyla düzenlenen törene katılan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’e de içtenlikle teşekkür ediyorum.</p>
<p>Türkiye-Azerbaycan, iki ezeli, iki ebedi kardeş.</p>
<p><strong>Soyumuz bir, huyumuz bir, hedefimiz bir, iki devlet tek milletiz.</strong></p>
<p>Ayrımız yoktur, gayrımız yoktur, çünkü biz Türk milletiyiz.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Siyasi ve fikri görüş ayrılıkları ortak milli ve manevi değerlerdeki kenetlemenin önünde engel teşkil etmemelidir.</p>
<p>Siyaset yapıyor olmanın bir ahlakı, bir vasfı, bir vakarı, ilkesel bir vaziyeti olmalıdır.</p>
<p>Milletimizin haklı gururunu paylaşmaktan korkup saklananlar siyasetin değil siyasetsizliğin ve sevimsizliğin tarafıdır.</p>
<p>Sorarım sizlere, sevincimiz aynı değilse acımız nasıl aynı olacaktır?</p>
<p>Türkiye’ye ve Türk milletine dev eserler kazandırmanın, çözüm odaklı proje siyasetinin neresi yanlıştır?</p>
<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi olarak yerli ve yabancı husumet odaklarına tamahkar ve tavizkar, ancak ülkesinin gelişmesine tahammülsüz ve tacizkar bir muhalefet anlayışını sancılı ve sakat değerlendiriyoruz.</strong></p>
<p>Türkiye hepimizindir.</p>
<p>85 milyon Türk vatandaşı cananımız ve can beraberimizdir.</p>
<p>Milletimizin yararına çalışan, üreten, geliştiren, hayalleri gerçekleştiren, kısacası taş üstüne taş koyan kim olursa olsun şükran duymak, Allah razı olsun demek hem insani hem de vatandaşlık görevimizdir.</p>
<p>Fuzuli suçlamalar, eften püften şikâyetler, temelsiz sızlanmalar makul ve mantıklı değildir.</p>
<p>İncir kabuğunu doldurmayan bayağı eleştireler ahlaki değildir.</p>
<p>Zillet ittifakı yıkmaktan, bozmaktan, yozlaştırmaktan, akıntıya karşı kürek çekmekten başka bugüne kadar ne yapmış, ne söylemiş, neyi önermiştir?</p>
<p>Yol yapılır, telaşa kapılıp sözde çetelerden bahsederler.</p>
<p>Köprü yapılır, nefret saçıp sözde yolsuzluktan dertlenirler.</p>
<p>Havalimanı yapılır, karalamak için bir yalana bin yalan eklerler.</p>
<p><strong>Ne talihsizliktir ki, Türkiye’de hâkim muhalefet zihniyetinin dünyada eşi ve benzeri yoktur.</strong></p>
<p>Bu muhalefet ziyandadır, zillettedir, iktidara değil ülkesine ve milletine açıktan muhalif, yabancıların da muhbiri ve muhibbidir.</p>
<p>Her tohumda, tomurcuk tomurcuk açan her fikirde bir özlem gizlidir.</p>
<p>Bir elmanın yüreğinde gizlenen tohum aslında bir elma bahçesidir.</p>
<p>Ancak bu tohum bir kayaya rastgelirse ondan herhangi bir şey çıkmayacaktır.</p>
<p>Zillet ittifakı da sert bir kayaya çarpmış, istikametini, itibarını ve iradesini kaybetmiştir.</p>
<p>Kaldı ki bunlardan hiçbir yol olmayacaktır.</p>
<p>Türkiye’nin ayak bağı olan zillet ittifakı aynı zamanda demokratik siyasetin kelepçesi, milli hedeflerin barikatı, tarihi haklarımızın karşı cephesidir.</p>
<p>Bu düşüncelerimin elbette pek çok gerekçesi vardır ve kalbi temiz her insanımız tarafınca da bilinmektedir.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu zillet partilerinden birisinin başkanı çıkmış, <em>“ seçime bir yıl kaldı, ondan sonra her şeyi cümbür cemaat değiştireceğiz”</em> diye konuşmuş.</p>
<p><strong>Allah fırsat vermesin, bunlar değiştirse değiştirse parti değiştirirler, ev değiştirirler, ülke değiştirirler, fikir değiştirirler, rota değiştirirler, bunun dışında bir şey değiştirmeye Türk milleti asla izin ve icazet vermez, elhak vermeyecektir.</strong></p>
<p>Vesayet altında bulunan, statüko labirentinde sıkışan çarpık bir zihniyetin iktidar ruhsatını alması zaten mümkün değildir.</p>
<p>CHP’nin İstanbul il başkanıyla ilgili Yargıtay tarafından verilmiş kararın hitamında zillet ortak paydasında buluşan bütün partiler ağız birliği halinde aynı kaftana sarılmışlardır.</p>
<p>Bizim doğrudan muhatabımız söz konusu marjinalleşmiş ve kriminal bir vaka haline gelmiş il başkanı değildir, nihayet Türk yargısı hükmünü vermiş ve konu kapanmıştır.</p>
<p>Ne var ki adalet ve hukuku temelinden istismar eden CHP Genel Başkanı karar açıklanır açıklanmaz soluğu milletvekilleriyle birlikte İstanbul’da almış, şov sahnesine çıkmıştır.</p>
<p>İstanbul’a doğru bir kez daha yalın ayak yürür diye bekliyorduk, fakat bunu göze alamadığını ve cesaret edemediğini de görmüş olduk.</p>
<p>CHP’nin İstanbul il başkanı özellikle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmiş, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılayarak seri katil demiş, suç işlemiştir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’na terbiyemizin müsaade etmediğinden dolayı ağzımıza alamadığımız şekilde hakaret ederek suç işlemiştir.</p>
<p>Sonuç itibariyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’inci Ceza Dairesi’nin vermiş olduğu hükümler temyiz edilmiş; zanlının toplam üç ayrı suçtan aldığı 4 yıl 11 ay 20 günlük hapis cezaları Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından onanmıştır.</p>
<p><strong>CHP Genel Başkanı bize açık açık söylemelidir; Türk devletine seri katil iftirasının yanında mıdır, karşısında mıdır?</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devletinin alenen aşağılanmasına destek midir, yoksa itiraz mı etmektedir?</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu susma, sinme, saklanma, çık karşımıza devlete seri katil demek namertliktir diyecek dirayeti göster.</p>
<p>Yaparsan eyvallah, yapamazsan bu ihanete, bu melanete, işlenmiş bu suça sen de ortak sayılırsın, bu şerefsiz bühtanın sen de faili olmaktan kurtulamazsın.</p>
<p>Çeyrek porsiyon domuz etini yedi dakikada bitirmekle övünenlerin partisi CHP’dir, ittifakı zillettir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı önünde “zulme son vereceklerini, her bir vatandaşımızın onuruyla ve özgürce yaşayabileceği bir ülke yaratacaklarını” iddia etmiş, gene sap yiyip saman savurmuştur.</p>
<p><strong>Sayın Kılıçdaroğlu şimdi iyi dinle; bebek katilinin posterleri altında şarkılı türkülü konser veren sözde sanatçı müsveddelerine sahip çıkmak zulmün ta kendisidir.</strong></p>
<p>Kürtçe müzik yasak diyerek toplumu kamplaştırmak zulümdür.</p>
<p>Zulüm, devlete katil demektir.</p>
<p>Zalim ise buna ses çıkarmayan alçaktır.</p>
<p>Zulüm, Türkiye düşmanlarına yanaşmalık ve yandaşlık yapmaktır.</p>
<p>Zalim ise buna gönüllü razı olan, vatan ve millete zehir saçandır.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu zalimi görmek istersen, zulme tanık olmayı düşünürsen abartısız ifade ediyorum ki, Türkiye düşmanlarıyla çektirdiğin aile fotoğraflarına, kendi yüz hatlarına, gizli bağlantılarına, bölücü emellerine, aldığın talimat listelerine dikkatle bakman, dikkatle incelemen yeterlidir.</p>
<p>Tarihin hiçbir döneminde milletimizin sinesinden zalim çıkmadı, tiran çıkmadı, bundan sonra da çıkmayacaktır.</p>
<p><strong>Türk milletinin her ferdi onurludur, saygındır, eşit haklarla ve hürriyetle yaşamaktadır.</strong></p>
<p>Tam tersi iddia ve isnadın figüranları hakikatin aydınlığında gözlerini kapatan siyaset yarasalarıdır.</p>
<p><strong>CHP’nin İstanbul il başkanı için siyaset yolu kapanmış, artık siyaset yasağıyla tasfiye olduğu hukuken netleşmiştir</strong>.</p>
<p>Bu kapsamda kesinleşen ceza bir yıldan fazla olduğu için gerek Milletvekili Seçim Kanunu gerekse de Mahalli İdareler Kanunu mucibince tartışmaya mahal kalmamıştır.</p>
<p>Siyaset suçun ve suçlunun himaye edileceği bir alan olamaz.</p>
<p>Siyaset devletin ve milletin hükmü şahsiyetine, insan hak ve onuruna saldırıların sevk ve idare merkezi hiç olamaz.</p>
<p>Kim suç işlemişse bunun bedeline katlanmak durumundadır.</p>
<p>Tunceli’de bir HDP’li milletvekilinin şerefli Türk polisine taş atması da suçtur, ihanettir, bir terör yöntemidir.</p>
<p>Askerimize, polisimize uzanan eller kırılmalı, uzanan diller koparılmalıdır.</p>
<p>Herkes haddini bilsin, hukukun sınırlarını zorlamaya, milletini sabrını sınamaya asla heves etmesin, bunu aklında dahi geçirmesin.</p>
<p>Bilinmelidir ki, alemde şer, Oğuz’da da er tükenmez, tükenemez, tükenmeyecektir.</p>
<p>Bu devlet sokakta bulunmadı, istiklalimiz spot piyasadan alınmadı, ne devletimiz, ne de milletimiz sokak serserilerine, husumet senaristlerine teslim edilmeyecek, hiçbir vatan evladı zillete boyun eğmeyecek, taviz vermeyecektir.</p>
<p>Türk milleti tesadüfen bir araya gelmedi, asırların göz nuruyla, şehitlerimizin tertemiz kanıyla, büyük bir kaynaşma hasletiyle, meydanlarda Allah Allah haykırışlarıyla; sevgi, hürmet, kardeşlik, ortak kültür ve ortak kader bağlarıyla bir oldu, diri oldu, iri oldu, yeryüzünün adalet ve huzur burcu haline yükseldi.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi; bu şuurla, bu inanışla, 2023 yılının Haziran ayında yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerine hazırlanmakta, bütün imkan ve inancıyla çalışmalarını sürdürmektedir.</p>
<p>Vesikalı hainlere Türkiye’yi bırakmayacağız.</p>
<p>Ne efendi olacağız ne de uşak.</p>
<p>Ne mağrur olacağız ne de mahkum.</p>
<p>Yalnızca hizmetkar ve sevdalı bir gönülle aziz milletimizi bütün güzellikleriyle kucaklayacağız.</p>
<p><strong>Derler ki, bir insanın değerini ve yüreğini öğrenmek isterseniz başardıklarına değil, başarmak istediklerine bakınız</strong>.</p>
<p>Bizim hedeflerimiz yüksek, başarma azmimiz sınırsızdır.</p>
<p>Sevmek insana verilmiş en büyük hediyedir.</p>
<p>Biz milletimizi ve vatanımızı canımızdan aziz bilip her zamanki gibi çok seveceğiz.</p>
<p>18 Şubat 2022 tarihinde, “Adım Adım 2023; İlçe İlçe Aydınlatma ve Anlatma” toplantılarımızın ilk etabını başlatmış, bu çerçevede 132 ilçemizde çalışmalarımızı tamamlamıştık.</p>
<p>Ramazan ayı münasebetiyle ara verdiğimiz gönül seferberliğimizin ikinci etabına 13 Mayıs 2022 tarihinde tekrar başladık ve şu ana kadar 41 ilçemizi ziyaret ettik.</p>
<p>18 Şubat 2022 tarihinden buyana 173 ilçemizde vatandaşlarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla, muhtarlarımızla, kanaat önderlerimizle, emeklilerimizle, esnaflarımızla, işçilerimizle, memur ve çiftçilerimizle buluştuk.</p>
<p>Planlanan çalışma takvimiz uyarınca Kurban Bayramı’na kadar durmayacağız, sürekli sahada ve gönüllerde olacağız.</p>
<p>Adım adım 2023’e ulaşacağız, ilçe ilçe gezip insanlarımızla görüşeceğiz, konuşacağız, desteklerini isteyeceğiz, mutlaka da anlaşacağız.</p>
<p>Yaz ayının hemen bitiminde, yani Eylül başında siyasi çalışmalarımızda üçüncü etaba geçmiş olacağız.</p>
<p>Bu süreçte ilçe ilçe dolaşıp siyasetimizi, ilkelerimizi, mesajlarımızı, duruşumuzu ve hedeflerimizi birer birer aydınlık bir mizaçla anlatan siz değerli milletvekili arkadaşlarıma, MYK ve MDK üyelerimize, fedakarlık numunesi teşkilatlarımıza çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>Allah hepinizden razı olsun diyorum.</p>
<p>Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın koordinasyonunda ifa ve icra edilen çalışmalarımızın karşılığını inşallah göreceğiz.</p>
<p>Gayret bizden, tevfik Allah’tan, takdir aziz milletimizdendir.</p>
<p>Sefer bizden zafer Allah’tandır.</p>
<p><u>Kalemiyle ve kelamıyla şiire ruh aşılayan merhum Şairimiz Necip Fazıl Kısakürek “Utansın” isimli şiirinde bakınız neler diyordu:</u></p>
<p><strong><em>Tohum saç, bitmezse toprak utansın!</em></strong></p>
<p><strong><em>Hedefe varmayan mızrak utansın!</em></strong></p>
<p><strong><em>Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!</em></strong></p>
<p><strong><em>Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!</em></strong></p>
<p><strong><em>Eski çınar şimdi Noel ağacı;</em></strong></p>
<p><strong><em>Dallarda iğreti yaprak utansın!</em></strong></p>
<p><strong><em>Ustada kalırsa bu öksüz yapı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Onu sürdürmeyen çırak utansın!</em></strong></p>
<p><strong><em>Ölümden ilerde varış dediğin,</em></strong></p>
<p><strong><em>Geride ne varsa bırak utansın!</em></strong></p>
<p><strong><em>Ey binbir tanede solmayan tek renk;</em></strong></p>
<p><strong><em>Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!</em></strong></p>
<p><u>Yine bir başka şairimizin dediği gibi:</u></p>
<p><strong><em>Dudaklarımızda Türk’ün türküsü,</em></strong></p>
<p><strong><em>Elde bayrak, şafaklarımın süsü,</em></strong></p>
<p><strong><em>Turan vatan, Kızılelma Ülküsü,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yürüyoruz kutlu hedefe doğru.</em></strong></p>
<p>Niyazım odur ki, Allah samimi çabalarımızı mübarek etsin, dilerim ki emeklerimiz zayi olmasın, geleceğimiz mağlup düşmesin, milletimiz mahcup etmesin.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Rusya ile Ukrayna arasında süregelen çatışma ortamının bölgesel ve küresel boyutlarda tehlikeli sonuçlara kapı açtığı, tehdit saçan gelişmelere açılım sağladığı her türlü izahtan varestedir.</p>
<p>Bu iki devlet arasında günbegün çetrefilleşen mahut krizin çözümü hususunda samimiyetle ve sorumluluk bilinciyle mücadelesini sürdüren yegane ülke Türkiye’dir.</p>
<p><strong>Silahların susması, akan kanın durması, mağduriyetlerin son bulması, müzakere masasında görüşülen konu başlıkları üzerinde mutabakat sağlanması bölgesel ve küresel tüm aktörlerin çıkarınadır</strong>.</p>
<p>Moskova ile Kiev arasında barış köprüsünün inşası için henüz arayışlar sonlanmamış, ümitler solmamıştır.</p>
<p>Ancak Ukrayna savaşını körükleyen, fiilen yayılmasını tetikleyen, Rusya’nın enerji ve gücünün irtifa kaybını hedefleyen devletlerin ve uluslararası kuruluşların varlığı da artık gizlenemez noktadadır.</p>
<p>Kan tacirleri, silah baronları, küresel cinayet şebekeleri devrededir.</p>
<p>Çok açık ifade etmek gerekirse, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın hazmedilebilir ve kontrol edilebilir ölçülerde devamını amaçlayan ülkelerin takip ettikleri politikalar, insanlığın ortak hafızasına, ortak mirasına, ortak değer ve kazanımlarına haksızlık ve hayasızca karşı çıkıştır.</p>
<p>Özellikle ABD’nin öncülük yaptığı Batı bloku tehdit algılamalarını Ukrayna’yla sınırlı tutmaktansa Doğu Avrupa’dan İskandinav ülkelerine kadar yayma, krizin çapını esnetme gayretindedir.</p>
<p>Adeta bir dünya savaşının test sürüşü yapılmakta, cephe hatları kalın şekilde çizilmekte, stratejik mevzilere biteviye tahkimat ve yığınak faaliyeti sistematik olarak devam etmektedir.</p>
<p>Bize göre gidişat normal, barışçıl gayretleri destekleyici ve dahası hayra alamet değildir.</p>
<p>Gelişmeler kaygılı bekleyişleri, kabus senaryolarını, kara kampanyaları teşvik etmiş, tedavüle sokmuş haldedir.</p>
<p>İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi olmasıyla ilgili sürecin tartışmaya açılması, önemle ifade etmek isterim ki, Ukrayna savaşının dozajında, kapsamında ve şiddetinde azalmaya değil, bilakis artışa, kronikleşmesine ve hatta küreselleşmesine yol açabilecektir.</p>
<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu şartlar altında oluşturduğu politikası, gündeme taşımak istediği görüş ve düşünceleri şunlardan ibaret olacaktır:</strong></p>
<p><strong>1–</strong> NATO, 1949 tarihinde kurulduğunda 12 üyesi bulunuyorken şu andaki mevcut ve mecmu üye ülke sayısı 30’dur.</p>
<p>NATO bugüne kadar tam sekiz genişleme evresinden geçmiş, en son 2017’de Karadağ, 2020’de de Kuzey Makedonya Atlantik Paktı’nın içine girmiştir.</p>
<p>Rusya’nın bilinen en ciddi ve göze çarpan itirazlarından birisi NATO’nun doğuya genişleme stratejisidir.</p>
<p>Ukrayna’da savaş sürüyorken, Rusya’nın tahrik edilmesi, bölgesel gerilimi daha da sertleştirecek maksatlı ve marazi tertiplerin NATO’yu Rusya sınırlarına tutundurması dünya barışına hizmet eden bir hedef olamayacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, NATO’nun genişleme ve doğuya açılma stratejisini bugünkü statükoda ve siyasi angajmanlar muhtevasında oldukça mahsurlu değerlendirmektedir.</p>
<p><strong>2- </strong>İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girme sürecinin, bu konuda yapılan müspet analiz ve çağrıların bize göre üç ayaklı sakıncası vardır ve şöyledir:</p>
<p><strong><em><u>Birinci olarak</u></em></strong>, bu üyeliklerin gerçekleşmesi halinde Rusya’nın askeri veya siyasi tepkiselliği de kışkırtılmış olacaktır.</p>
<p>Ayrıca Finlandiya’nın Rusya’yla sınır uzunluğu bin 340 km’dir.</p>
<p>Şayet bu iki Kuzey Avrupa devleti NATO’ya alınırsa, Ukrayna savaşının Finlandiya’dan İsveç’e kadar sıçrama ihtimalini hiç kimse yabana atmamalıdır.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı’nın başında Hitler’in Kuzey Avrupa’yı işgal stratejisini yeniden gözden geçirmek, tarihten doğru ve nesnel sonuçlar çıkarmak önümüzü görmek adına mühim bir ihtiyaçtır.</p>
<p>Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya alınması demek Ukrayna savaşının uzaması, hatta coğrafi olarak genişlemesi demektir ve bize göre böylesi bir niyet insanlık suçudur, uluslararası norm ve değer piramidinin yıkımı anlamına gelecektir.</p>
<p><strong><em><u>İkinci olarak</u></em></strong><strong><em>, </em></strong>hem Finlandiya hem de özellikle İsveç’in Türkiye düşmanlarına nasıl kucak açtığı herkesin bildiği gerçekler arasındadır.</p>
<p>PKK’nın, FETÖ’nün, DHKP-C’nin barınağı, ikmal ve ihanet merkezi İsveç’tir.</p>
<p>Hiç kimse bize maval okumasın, hikaye anlatmasın.</p>
<p>Viking mantığı vandal mantığıdır.</p>
<p>Asırlar evvel bize sığınan İsveç Kralı’na müşfik kollarını açan aziz ecdadımıza vefasızlık yapanların, yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’i yakanların, bize laf yetiştirmeye ne yüzleri olacak ne de yürekleri yetecektir.</p>
<p>Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Gayri Resmi Toplantısı’nda Sayın Mevlüt Çavuşoğlu belge, bilgi ve fotoğraflarla terör örgütlerine verilen desteği muhataplarının yüzüne vurmuştur.</p>
<p><strong>Mehmetlerimize kurşun sıkan, vatandaşlarımıza zulmeden damgalı hainleri periyodik olarak ziyaret eden, sonra dönüp bu kez de malum bölücü teröristleri başkentlerinde ağırlayan ülke ya da ülkelerle bir güvenlik mimarisi altında, karşılıklı müttefiklik hukuku içinde bir araya gelmemiz nasıl mümkün olacaktır?</strong></p>
<p>Bir yanda elimizi sıkarlarken, diğer yanda sırtımıza hançer vurmalarına seyirci mi kalalım?</p>
<p>Terör örgütleriyle silah çatanların, katillere yardım ve yataklık edenlerin sözüne nasıl güvenelim? İttifaklarına hangi mantıkla itimat ve itibar edelim?</p>
<p>Finlandiya ile İsveç’in bekleme odasına alınması geldiğimiz bu aşamada akla yatkın en doğru seçenektir.</p>
<p><u>Merhum Vatan Şairimiz Akif’in dediği gibi;</u></p>
<p><strong><em>Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; </em></strong></p>
<p><strong><em>Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam. </em></strong></p>
<p><strong><em>Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle, </em></strong></p>
<p><strong><em>Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle! </em></strong></p>
<p><strong><em>Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? </em></strong></p>
<p><strong><em>Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!</em></strong></p>
<p><strong><em><u>Üçüncü olarak, </u></em></strong>Kuzey Avrupa’nın mezkur iki ülkesinin NATO’ya girmesiyle ilgili hazırlık süreci, bir bakıma tehditleri Batı Avrupa’dan süpürme ve uzaklaştırma sinsiliğinden başka bir şey değildir.</p>
<p>Bunu görüyoruz, bu sarih gerçeği fark ediyoruz.</p>
<p>Batı Avrupa’ya yüklenen ağırlık Kuzeye kaydırılacaktır.</p>
<p>Baltık Denizi ve mücavir bölgeleri askeri ve siyasi kutuplaşmalara havale edilecektir.</p>
<p>Bu itibarla, Milliyetçi Hareket Partisi Finlandiya ile İsveç’in NATO üyeliğini zamansız, yersiz, gereksiz olarak değerlendirmekte ve soğuk bakmaktadır.</p>
<p><strong>3-</strong> Türkiye’ye bazı NATO ülkeleri tarafından kısıtlama ve yaptırım uygulanmaktadır.</p>
<p>ABD’yle süren stratejik sorunlar çözüm kulvarına hala girememiştir.</p>
<p>F-16 savaş uçakları konusunda somut bir gelişme yoktur.</p>
<p>F-15 savaş uçaklarını ağzına alan yoktur.</p>
<p>Üstelik ABD, PKK/YPG’ye inatla, iştahla, isyan ettiren ilkellikle destek vermeyi sürdürmektedir.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanı’nın, <em>“fikir birliğine varacağımızdan eminim”</em> demekten önce terör örgütleriyle fikir ve emel birliğinden ne zaman vazgeçeceklerini itiraf etmesi tutarlı ve ilkeli bir açıklama olacaktır.</p>
<p>Biden yönetimi, geçtiğimiz hafta, ABD’lilerin terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye’de fiilen işgal ettiği bölgelere yatırım yapmalarının önünü açmıştır.</p>
<p>Yani Suriye’ye uygulanan yaptırımlar terör örgütünün bulunduğu alanlarda geçerli olmayacaktır.</p>
<p>Bu şu demektir: ABD, yani müttefikimiz, NATO’da beraber olduğu Türkiye’ye yaptırım uygularken, terör örgütlerini bundan muaf tutmuş, kollamış, pozitif ayrımcılık muamelesi yapmıştır.</p>
<p>Bu küstahlık bize reva mıdır? Bu kadir bilmezlik bize hak mıdır? Bu kifayetsizlik meşru mudur? Böylesi kasıtlı ve kindar tutuma hangi vatan evladı tamam diyebilecektir?</p>
<p>NATO’nun genişleme patikasına girebilmesi için Türkiye’nin tavrı belirleyicidir.</p>
<p>Çünkü NATO kararı, 30 üye ülkeden her birinin müşterek şekilde vereceği oyun sonucudur ki, tüm kararlar oy birliğiyle somutlaşmaktadır.</p>
<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin kanaati bellidir: ABD’nin Batı’yı ve NATO ülkelerini konsolide etmek için fırsat gördüğü Ukrayna savaşı bitmeden, ateşkes ve barış rejimi temin ve tesis edilmeden NATO’ya yeni üye katılımı insanlığı yeni bir ateşe sürükleyecektir.</strong></p>
<p>Finlandiya ve İsveç’in muhtemel çok riskli NATO üyeliği, Avrupa’nın güvenlik haritasını kaotik ölçülerde güncellemekle kalmayacak, var olan dengeleri sarsarak Rusya’yı daha farklı ve kuvvet kullanımını provoke eden bir pozisyona taşıyacaktır.</p>
<p>Herkesi uyarıyorum, bunun sonu ve sonucu barış değil, topyekûn savaştır.</p>
<p>Türkiye barışın, huzurun, istikrarın, demokrasinin, insan hak ve hukukunun yanındadır, mazlumların da sonuna kadar davacısıdır.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Merhum Mithat Cemal Kuntay, Merhum Mehmet Akif’in çok yakın arkadaşıydı.</p>
<p>Bir gün Akif’e, Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı ima ve işaret ederek bu defa nasıl inandığını sorar.</p>
<p>Akif’in verdiği cevap etkileyicidir ve şu şekildedir:</p>
<p><strong><em><u>“Başımızdaki adamı kim görse inanırdı.”</u></em></strong></p>
<p>Yine bir keresinde söylediği şuydu: <strong><em><u>“Vallahi azizim, eğer Atatürk olmasaydı bu zafer kazanılamazdı.”</u></em></strong></p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk yalnızca duygusuyla değil, yalnızca heyecanıyla değil; aynı zamanda akıl, sabır, ihtiyat, strateji, iman, denge, sorumluluk ve milli değerlerle hareket etmiş, hedeflerine kilitlenmişti.</p>
<p>Zorluklar karşısında geri adım atan değil, üstüne üstüne giden, sonuç almak için direten, direnç gösteren azim ve irade sahibi bir kumandandı.</p>
<p>Zulme ve zulmete boyun eğen değil, bunlara karşı direnen ve kazanan, başka seçeneği aklının ucuna getirmemiş bir siyaset dehasıydı.</p>
<p>Mustafa Kemal, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’ni duyar duymaz, <em>“bütün felaketlere rağmen ben, Türk’ün sesini işittirebileceği kanaatindeyim. Bu yolda işe başladım.”</em> demişti.</p>
<p>13 Kasım 1918’de Adana treninden inip Haydarpaşa rıhtımına ayak basınca karşısındaki tablo içler acısıydı.</p>
<p>Düşman donanması bayraklarını açarak İstanbul’a girmişti.</p>
<p>Sahiller Levantenlerin sarhoş çığlıklarıyla, palikaryanın meydan okumasıyla çınlıyordu.</p>
<p>Bu kahredici manzara karşısında bile ürkmedi ve dedi ki; geldikleri gibi giderler.</p>
<p>Çok şükür, gün geldi aynen de dediği gibi oldu.</p>
<p>Tutsak alınmış Anadolu’yu milletiyle tek nefes olarak ve emsalsiz bir kurtuluş mücadelesiyle haçlı bakiyelerinden birer birer temizledi, bağımsızlığımızı kazandırdı.</p>
<p>Biliyordu ki, esir düşmüş insan yürüyen ıstıraptır.</p>
<p>Bunu kabullenmedi, istilayı reddetti, zillete rıza göstermedi.</p>
<p>Bu maksatla da 103 yıl önce Samsun’a çıktı, sönmeyecek meşaleyi tutuşturdu.</p>
<p>Anadolu’ya taşınan bağımsızlık ülküsü ve mücadele azmi önce Havza’da alevlendi, Amasya’da körüklendi, Erzurum’dan yayıldı ve Sivas’tan tüm vatan sathında yankı buldu.</p>
<p>Türk milleti, onun liderliğinde hürriyetini zincire vurmak isteyen zalim tutkulara karşı amansız ve acımasız bir savaş verdi.</p>
<p>Bu savaş haklıydı, haysiyetliydi ve meşruydu.</p>
<p>Bilinsin ki, 103 yıl önce, Türk milleti etnik topluluklar koleksiyonu olsun diye Samsun’a çıkılmadı.</p>
<p>103 yıl önce, etnik ve mezhepsel aidiyetler millet bilincinin önüne geçsin diye ilk adım atılmadı.</p>
<p><strong>Samsun’a Türk milletinin namus ve şerefini kurtarmak, kimseye muhtaç olmadan var olabilmesini sağlamak ve sağlama almak için ayak basıldı.</strong></p>
<p>Ne kadar övünsek azdır ve ne kadar gururlansak yetersizdir.</p>
<p>Önemle altını çizmek isterim ki;</p>
<p>Milli beka için gösterdiğimiz duruş ve kararlılığı siyaset icabı, zayıflık, acizlik zannederek göz ardı edenler, geçen yüzyılın başlarında milletimizi kurtaran ve devletimizi kuran kahramanları tıpkı dönemin işgalcileri gibi fark edememiş olanlardan başkası değildir.</p>
<p>Bu bakımdan Türkiye&#8217;nin milli birliği ve kardeşliğinin devamı için sergilediğimiz sorumlu ve sağduyulu tutumu, öngördüğümüz uyarıları hiç kimse bir zaaf belirtisi olarak görmemeli, sonu ağır olacak hesap hatasına düşmemelidir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi 19 Mayıs ilkeleriyle bezenen, kurucu ve kurtarıcı bir fikre dayanan, işgal ve ihanete asla prim vermeyen, vermeyecek olan muhteşem bir millet eseridir.</p>
<p>Biz damarlarımızda dolaşan kanın kudretinden şüphe duymayan bir duruşun neferleriyiz.</p>
<p>“Ne Mutlu Türküm Diyene” seslenişi bizim irade bayrağımızdır.</p>
<p>Türk tarihi övüncümüzün, milli ömrümüzün, daha büyük işler yapma azmimizin kaynağıdır.</p>
<p>Şehit ve gaziler var oluşumuzun manevi sırrı ve güvenceleridir.</p>
<p>19 Mayıs’tan intikam ve 29 Ekim’in rövanşını aramak için pusuya yatmış köksüz ve işbirlikçiler önce bizi aşmak, bizi yenmek, bizi etkisiz hale getirmek mecburiyetindedir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Samsun’a çıkan fikirdir, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Büyük Taarruz’da düşmanı mahv-ı perişan eden, önüne kattığı gibi kaçtıkları yere kadar kovalayan kahramanlığın varisidir.</p>
<p>19 Mayıs; teslimiyet belgelerini yırtıp atan cesaretin timsalidir.</p>
<p>Aynı zamanda manda ve himaye çağrılarını düşmanla birlikte bozguna uğratan ilham ve istiklal sevdasının ta kendisidir.</p>
<p>19 Mayıs 1919 unutulmamış, unutulmayacak, unutturulmayacaktır.</p>
<p>Cenab-ı Allah’ın himayesi ve aziz milletimizin fedakârlıklarıyla Samsun’da başlayan tarihi yolculuk gün gelmiş başkent Ankara’da Cumhuriyet’le birlikte taçlanmıştır.</p>
<p>Ne var ki, geçen yıllar içinde Türk milletinin maruz kaldığı operasyonların ve hunhar saldırıların seyrinde bugüne kadar bir azalma, bir hafifleme, bir zayıflama olmamıştır.</p>
<p>Milli ve manevi değerlerimizi tahrip ve imha etmek için bu defa da maşa kullanmaya heveslenenler dün alamadıkları sonuçları bugün almayı denemişlerdir.</p>
<p>FETÖ maşadır, PKK/YPG maşadır.</p>
<p>Zillet ittifakı da maşalığa dünden gönüllüdür.</p>
<p>Hiçbir kötü ve aşağılık oyun başarıya ulaşamayacak, tehditler mesafe alamayacak ve bağımsızlık iradesi kırılamayacaktır.</p>
<p><strong>Elbette 19 Mayıs’ın; ‘Gençlik ve Spor Bayramı’ olarak kutlandığı dikkate alındığında, Türk gençliğine çok büyük görev ve sorumluluklar düşeceği de ortadadır.</strong></p>
<p>Gençlerimizin, dünün saygın hatıralarına mutlaka sahip çıkacağına, art niyetlilere ve bunlara çanak tutanlara fırsat vermeyeceğine yürekten inanıyorum.</p>
<p>Temennim, her bir gencimizin huzurlu, mutlu ve gelecek kaygısı taşımadan hayatlarını sürdürmeleri, geleceğe hazırlık yapmalarıdır.</p>
<p>Biz bunu sağlamak için varız, başarmaya da kararlıyız.</p>
<p>Rivayet odur ki, zamanın Venedik büyükelçisi itimatnamesini sunmak için Payitahta gelerek Yavuz Sultan Selim’in huzuruna çıkar.</p>
<p>Görüşmesi bittikten sonra ülkesine döner ve kiminle karşılaşmışsa cihan padişahının nasıl birisi olduğu sorusuna muhatap olur.</p>
<p>Venedik büyükelçisi bu soruları “Yavuz Sultan Selim’i göremediğini”, söyleyerek geçiştirir.</p>
<p>Bu defa da, huzura kabul edilmesine rağmen nasıl göremediği sorulur.</p>
<p>Söz konusu büyükelçi bu sorular karşısında şu kulaklara küpe olacak cevabı verir: <strong><em>“kılıcı öyle parlıyordu ki yüzüne bakamadım.”</em></strong></p>
<p><em><u>Bunu duyan Hünkarımız çevresine şunları söyler:</u></em></p>
<p><strong><em>“Osmanlı’nın kılıcı parladığı sürece düşmanların başı daima eğik kalır. Amma Allah korusun, bu kılıç bir kınına girer de paslanmaya başlarsa, işte o zaman bu kafalar yavaş yavaş dikilir ve bize bir gün yukardan bakar.”</em></strong></p>
<p>Türk gençliği aklıyla, ahlakıyla, inancıyla, zekâsıyla, zarafetiyle, edebiyle, erdemiyle, cesaretiyle parlayan kılıçtır, tutan kalemdir, okuyan kabiliyettir, seven kalptir, sevilen kalenderliktir.</p>
<p>Türk gençliği öz ufkumuz, göz nurumuz, gönül surumuzdur.</p>
<p>Türk gençliğine en büyük hediyemiz bağımsız ve güçlü bir ülke, kutlu bir millet varlığı, parlak bir gelecek, iş ve aş sorunlarının tamamen çözüldüğü huzurlu ve güvenli bir ortam bırakmak olacaktır.</p>
<p>Canları sağ olsun, kime oy verdikleriyle değil, onların gül yüzünü daha fazla nasıl güldüreceğimizin derdindeyiz.</p>
<p>Gençlerimiz geleceğe yazılmış ve henüz açılmamış mesajımızdır.</p>
<p>Hepsi var olsun, hepsi mutlu olsun, yolları ve bahtları da açık olsun.</p>
<p>Bu vesileyle büyük Türk milletinin ve değerli gençlerimizin iki gün sonra karşılayacağımız 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı şimdiden kutluyorum.</p>
<p>103 yıl önce başlayan istiklal mücadelesi neticesinde, bizlere vatan kazandıran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Milli Mücadele kahramanlarına ve aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyor, muhterem anılarını hürmetle yâd ediyorum.</p>
<p>Konuşmamın sonunda hepinizi saygılarımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/05/17/mhp-lideri-gundemi-degerlendirdi-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
