<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MHP &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/mhp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Mar 2024 09:19:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.10</generator>
	<item>
		<title>&#8211; Yalçın&#8217;dan Büyük Kurultay Açıklaması</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2024/03/05/yalcindan-buyuk-kurultay-aciklamasi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2024/03/05/yalcindan-buyuk-kurultay-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Mar 2024 08:40:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP 14. Olağan Büyük Kurultay’ı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkan yardımcısı Semih Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulkufm.com.tr/?p=8820</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın, “17 Mart Pazar Günü Yapılacak 14. Olağan Büyük Kurultay’a” dair basın açıklaması yaptı. Açıklamasında son zamanlardaki gelişmelere dikkat çeken Yalçın, Ülkesini yükseltme sevdasına sadık, milletini çağlar ötesine taşıma ülküsüne bağlı genç kadrolara ihtiyaç olduğunu söyledi.        Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in gümrah ırmaklarından beslenen MHP; Türkiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın, <strong>“17 Mart Pazar Günü Yapılacak 14. Olağan Büyük Kurultay’a” </strong>dair basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Açıklamasında son zamanlardaki gelişmelere dikkat çeken Yalçın, Ülkesini yükseltme sevdasına sadık, milletini çağlar ötesine taşıma ülküsüne bağlı genç kadrolara ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>       Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in gümrah ırmaklarından beslenen MHP; Türkiye sevdalısı, kendini milletinin refah ve saadetine, yükselme ve güçlenmesine adamış nesillerin ocağı olarak göreve hazır olduğunu belirten Yalçın. </strong>Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“Türkiye her sabah, iç ve dış dinamikleri yansıtan yoğun bir gündeme uyanmaktadır. Gerek içeride gerekse dışarıda birbirini takip eden, biri diğerini etkileyen karmaşık hadise ve gelişmeler; küresel bağlamda zaruri bir değişimin, kaçınılmaz bir yeni oluşumun doğum sancılarını haber vermektedir.</p>
<p><strong>Sömürgeci Batı ülkelerinin yüzyıllardır demokrasi ve insan hakları maskesi arkasında dayattığı haksızlık, adaletsizlik ve zulümler; insanlığı içinden çıkılması zor bir küresel açmaza sürüklemiştir.</strong></p>
<p>Sömürge anlayışıyla kendini eriten Batı âlemi, dünyanın zengin kaynaklarını tüketmekle kalmamış; beşeriyetin dayanma gücünü, takatini de bitme noktasına getirmiştir.</p>
<p><strong> Hem Batılı devlet adamları, hem de hastalıklı Batı toplumları beşeriyetin huzur ve sükûnuna, dünya barışının yeniden tesisine değil; yıkıma hizmette yarışmaktadır.</strong></p>
<p>Yerkürenin her yerinde Batı’nın körüklediği emperyalist ayrımcılığa, ırkçılık, İslamofobi, münaferet ve düşmanlık kültürüne kaşı itiraz ve protesto sesleri yükselmektedir.</p>
<p>Ancak bu yeterli değildir.</p>
<p><strong>Yeryüzündeki kötü gidişe dur diyecek yeni bir küresel akla, dünya düzeninin yeniden tanzimine şiddetle ihtiyaç vardır.</strong></p>
<p>Batı dünyasının insanlığı sürüklediği anafordan kurtuluşun, çıkmaz yoldan dönüşün vakti çoktan gelmiştir.</p>
<p>Her alanda insanlığın yuvarlandığı açlığa ve tükenişe son verme, Batı dünyasının bitmek tükenmek bilmeyen obez iştihasına gem vurma zamanıdır.</p>
<p><strong>Küresel kaosun son bulması, insanlığın sulh ve selamete erişmesi için artık rollerin de aktörlerin de değişmesi bir zarurettir.</strong></p>
<p>Bu kaçınılmaz tebeddülün gerçekleşmesi için, öncelikle büyük bir medeniyet tasavvuruna, sonra da bu tasavvuru hayata geçirecek profesyonel teşekküllere ihtiyaç vardır.</p>
<p>İyi yetişmiş, basiret ve feraset sahibi devlet adamlarına ve politikacılara; sağlıklı düşünen, sorumluluk sahibi, barış ve huzur içinde yaşama azminde olan, bilinçli topluluklara ihtiyaç vardır.</p>
<p>Özellikle de ülkesini yükseltme sevdasına sadık, milletini çağlar ötesine taşıma ülküsüne bağlı genç kadrolara ihtiyaç vardır.</p>
<p><strong>Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in gümrah ırmaklarından beslenen MHP; Türkiye sevdalısı, kendini milletinin refah ve saadetine, yükselme ve güçlenmesine adamış nesillerin ocağı olarak göreve hazırdır.</strong></p>
<p>MHP’ye can ve kan veren imanlı, kararlı Ülkücü kadrolar; 21. asra ad olarak verdiğimiz “<strong>Türkiye Yüzyılı</strong>”nın müessisleri olacaklardır.</p>
<p>MHP kadroları, Türkiye&#8217;de siyasi partiler arasında gelişen, yerleşen ve başta CHP olmak üzere Cumhur İttifakı muarızı partilerce körüklenen münaferet kültürünü ortadan kaldırmaya amadedir.</p>
<p><strong>MHP kadroları; atalarından aldıkları ilhamla Türkiye’de iç barış ve sükûnu tesis edip refahı yayma, dünyaya yeni ve adil bir nizam verme idealine baş koymuşlardır.</strong></p>
<p>Bu arada Türkiye 31 Mart Yerel Seçimlerine adım adım yaklaşırken MHP, 17 Mart Pazar günü 14. Olağan Büyük Kurultay’ını gerçekleştirecektir.</p>
<p>Sözünü ettiğimiz iç ve dış gelişmeler bağlamında, MHP’nin Büyük Kurultayı:</p>
<p><strong>“Ülke İçin Var Olduk/Bir Ülküye Yar Olduk.</strong></p>
<p><strong>Ülkeye Sevda/Ülküye Yemin.”</strong> sloganı altında gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Bilindiği üzere, MHP’nin bütün kurultayları toy ve şölen havasında geçmektedir.</p>
<p>MHP için her Kurultay güç tazelemeye, coşku ve heyecan yüklenmeye vesile olmaktadır.</p>
<p><strong>Bundan öncekilerde olduğu gibi; bu defaki Büyük Kurultay’da da Ülkücü irade, ardına düştüğü, beraber yol yürüdüğü liderine güven ve bağlılık izharını tek ses, tek yürek hâlinde tekrarlayacaktır.</strong></p>
<p>17 Mart günkü 14. Olağan Büyük Kurultay’ımızda tezahür edecek sinerji, hem <strong>“21. Yüzyılda Lider Ülke Türkiye”</strong> idealini gerçekleştirecek azim ve iradeye sahip Ülkücü kadroların münadisi, hem de 31 Mart’ta Cumhur İttifakının büyük Yerel Seçim zaferinin habercisi olacaktır.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2024/03/05/yalcindan-buyuk-kurultay-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Bahçeli, Gündemi Değerlendirdi, Önemli Mesajlar Verdi</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/07/04/bahceli-gundemi-degerlendirdi-onemli-mesajlar-verdi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/07/04/bahceli-gundemi-degerlendirdi-onemli-mesajlar-verdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jul 2023 10:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8280</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir cami önünde Kur’an-ı Kerim yakılmasını, “vandallık ve insanlık değerlerine hıyanet” olduğunu belirterek; “Kur’an okumak ilahi bir nasip ve nimet, yakmak ise namertlik ve soysuzluktur.” Dedi. Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan lider Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Değerli Milletvekilleri  [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir cami önünde Kur’an-ı Kerim yakılmasını, “vandallık ve insanlık değerlerine hıyanet” olduğunu belirterek; “Kur’an okumak ilahi bir nasip ve nimet, yakmak ise namertlik ve soysuzluktur.” Dedi.</p>
<p>Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan lider Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“</strong><strong>Değerli Milletvekilleri  </strong><strong>Saygıdeğer Misafirler, </strong><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bir haftalık aradan sonra tekrar toplanan Meclis Grubumuzun açılış konuşması münasebetiyle yüksek heyetinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p><strong>Geride kalan hafta içinde Mübarek Kurban Bayramının manevi güzellik ve görkemiyle müşerref olmanın yanı sıra, kardeşliğin, kaynaşmanın ve kucaklaşmanın lezzetiyle gönüllerimizi mükâfatlandırdık.</strong></p>
<p>İmkânlar elverdiği ölçüde, kurban ibadetimizi ifa etmekle birlikte vatanın her köşesinde bayramlaşmanın sevincini yaşadık.</p>
<p>Dayanışma ve yardımlaşmanın feragatiyle, fedakârlığıyla, fazilet ve ferasetiyle bir olduk, diri olduk, hep birlikte Türkiye ve Türk milleti olmanın nefaset ve zarafetiyle dolup taştık.</p>
<p>Dini bayramlarımız Türk-İslam medeniyetine canlılık ve çekim kazandıran; barışı, huzuru ve gönül almayı vaaz eden maneviyat vadisi, mahviyet vahasıdır.</p>
<p>İtikadımıza göre insanın dünyadaki başlıca amacı, Allah’a samimiyetle bağlanmak ve iyilik yapmaktır.</p>
<p>Peygamber Efendimizin, <strong><em>“Bir kimse kardeşine yardım ettiği müddetçe Allah da ona yardım eder”</em></strong> sözü bizleri sürekli ve sürdürülebilir bir dayanışma ahlakına teşvik etmektedir.</p>
<p>Kurban Bayramı’nın zamanlar üstü mesaj ve muhtevası da bu ahlak güzelliğinin tecellisinde mahfuzdur.</p>
<p>Müslüman Türk milleti paylaşma ve yardımlaşmayı Efendimize sadakatin, tevhit ve vahdet ilkelerine bağlılığın bir vecibesi kabul etmektedir.</p>
<p>Tarih, kültür ve medeniyet mirasımızın bizlere yüklediği misyon kimsesizlere kol kanat germek; gariplerin, yetimlerin, muhtaçların ve mazlumların can beraberi olmaktır.</p>
<p>Bunu başardığımız ölçüde madde ile mana; madde ile ruh; insan ile cemiyet arasında sağlam ve sağlıklı bir denge kurulabilecektir.</p>
<p>Kurban ibadeti, Allah rızasını kazanmanın, Allah’a yaklaşma gayesinin adanmış bir kalple yerine getirme çabasıdır.</p>
<p>Bir yanda kurban keserken, diğer yanda kötülüğü de kesmek lazımdır.</p>
<p>Bir yanda kurban keserken, diğer yanda fitneyi, firavunluğu, fitçi azgınlığı da boğazlamak kaçınılmaz bir zorunluluktur.</p>
<p>Huzurlu insan, müreffeh toplum, muasır devlet, mutlu millet hedefine ulaşmak için evvelemirde manevi toparlanma elbet mecburiyettir.</p>
<p>Her okunduğunda farklı bir anlam tadını zihnimizin damağında bırakan bir kitabın aynı yüzündeki iki sahifesi gibi tek ruh olursak; geceyi takip edip tamamlayan bir gündüz fecriyle birbirimizin yolunu yılmadan aydınlatırsak kuşkusuz önümüze çıkan her engeli de kolaylıkla aşabiliriz.</p>
<p>Niyazım odur ki, her günümüz bayramın mehabet ve muhabbetine benzer şekilde geçsin.</p>
<p>Siz değerli milletvekili arkadaşlarım ve toplantımıza teşrif eden muhterem misafirler başta olmak üzere, aziz milletimizin, Türk-İslam coğrafyalarında yaşayan değerli kardeşlerimin Mübarek Kurban Bayramını bir kez daha kutluyorum.</p>
<p>Bayram tatili süresince meydana gelen trafik kazalarında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, tedavi gören vatandaşlarımıza da şifalar diliyorum.</p>
<p>Hac Farizasını tamamlayıp dönüş yoluna koyulan vatandaşlarımızın sağlıcakla gelmelerini, haç ibadetlerinin kabul ve makbul olmasını temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Aziz Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Merhum Hocamız Prof.Dr. Osman Turan, <strong><em><u>“Türk Cihan Hakimiyeti Mefkûresi Tarihi”</u></em></strong> isimli muhteşem eserinde aynen şunları yazmıştı:</p>
<p><strong><em>“İslamiyet, beşeriyeti dalaletten kurtarmak ve hidayete eriştirmek davası ile zuhur etmiş; kendine mahsus bir dünya sulhu be nizamını da birlikte getirmiş ve bu suretle yeni bir cihan hakimiyeti mefkûresi başlamıştı.”</em></strong></p>
<p>Bu düşüncelerinin devamında bir başka söylediği de şuydu:</p>
<p><strong><em>“Hıristiyanların kendi davaları için Haçlı seferlerine mukabil İslam’ın cihadı farz kılması da onun dünya görüşünü gerçekleştirmek gayesine matuf idi.”</em></strong></p>
<p>Burada bir parantez açıp cihadın ana fikri üzerinde durmamız sanıyorum kafalarda biriken bazı soru işaretlerini de giderecektir.</p>
<p>İslamiyet cihadı emrederken haksız bir savaşı desteklemekten bütünüyle uzaktır.</p>
<p>Yani beka düzeyinde bir tehdit ve tecavüz olmadıkça cihada kuşkusuz ruhsat yoktur.</p>
<p>Dokuz asır boyunca Doğu ile Batı arasındaki diyalog ve ilişkilerin boyutunu dini ve kültürel değerler tayin etmiş, çatışmaların ve kutuplaşmaların ekseni bu kapsamda şekillenmiştir.</p>
<p>Batı’da Müslüman denildiğinde akla ilk gelen Türkler olmuştur.</p>
<p>Çünkü Türk milleti İslamiyet’in mukaddes emanetlerini soylu mizacıyla her zaman muhafaza, ihtiyaç hasıl olduğunda da canı ve kanı pahasına müdafaa etmesini bilmiştir.</p>
<p>Bu itibarla cihana vurulan Türk mührü dile gelse duyulacak çığlık kadar hür olan hakikat şudur: <strong><em><u>“Allah tektir, ordusu da Türk’tür.”</u></em></strong></p>
<p>Sistematik ve simetrik şekilde ilerletilen, bir bakıma hastalık derecesine evrilen İslamofibi bir defa inanç haklarıyla, insani ve vicdani ölçülerle bağdaşmadığı gibi beşeriyetin huzur ve güvenlik arayışlarını da korkutucu oranda tehdit etmektedir.</p>
<p>Kurban Bayramının birinci günü İsveç’in başkenti Stockholm’de bir cami önünde Kur’an-ı Kerim yakılması, bu vandallığın himaye edilmesi hem inancımıza hakaret hem de insanlık değerlerine hıyanettir.</p>
<p>Kur’an okumak ilahi bir nasip ve nimet, yakmak ise namertlik ve soysuzluktur.</p>
<p>Bu nefret suçu mahiyetindeki provokasyonu Irak asıllı malum meczubun tek başına planlayıp hayata geçirmesini düşünmek pek tabii hayatın ve hadiselerin olağan akışına bütünüyle aykırıdır.</p>
<p>İsveç’in NATO’ya katılım müzakerelerinin yapıldığı, 11-12 Temmuz 2023 tarihlerinde Litvanya’nın başkenti Vilnius’da NATO Zirvesinin toplanmasıyla ilgili sıcak gelişmelerin olduğu bir dönemde vuku bulan alçak eylem her yönüyle kuşku vericidir.</p>
<p>Kur’an-ı yakmak ifade ve düşünce özgürlüğü olarak değerlendirilemez.</p>
<p>Barbarlığın özgürlüğü olamaz.</p>
<p>Özgürlük başkasına zarar vermeyen bir şeyi yapma hakkıdır.</p>
<p>Şunu ikazla hatırlatırım ki, Kur’an-ı Kerim bir kağıt parçası değil, Allah’ın yeryüzüne indirilmiş nuru, akıl sahibi inananların düşünmeleri, anlamaları ve ders almaları için lütfedilmiş saadet, selamet, hidayet ve hikmet surudur.</p>
<p>Tüm dünya ateşe verilse bile yüce kitabımızın kelam ve manasıyla tutuşması, ilahi hükümlerin yanıp kül olması asla ve kat’a mümkün değildir.</p>
<p>Kur’an yakan kendini yakmıştır.</p>
<p>Kur’an yakan ta cehennemin dibini boylamıştır.</p>
<p>Batı karanlıklar içinde çırpınırken, İslamiyet’in saçtığı aydınlık sayesinde ilim ile din, akıl ile iman, madde ile ruh, dünya ile ahiret arasında tam bir ahenk sağlanmış, Kur’an-ı Kerim de en büyük mucize olarak nüzul etmişti.</p>
<p>Türk milleti her zaman inançlara ve insan haklarına riayet etmiş, saygılı davranmıştı.</p>
<p>Tarihin heyecanla titreyen yapraklarını araladığımızda, Göktürk İmparatorluğu ile Bizans İmparatorluğu’nun dönemin ateş-perest Sasani İmparatorluğu’na karşı ittifak kurduğunu, bunun temelinde de ehl-i kitap dinleriyle kurulan yakın alaka ve bağların belirleyici olduğu görülebilecektir.</p>
<p>İsveç’te ikide bir hassasiyetlerimizi kanatan, inanç haysiyetimizi kaşıyan ilkellikleri, ifrat ve tefrit noktasını dahi geçmiş tahammülsüzlükleri lanetliyor, Kitabullaha uzanan mundar ellerin günü geldiğinde kırılacağına yürekten inanıyorum.</p>
<p>Bu menfur suikasta en tesirli tepkiyi göstermek suretiyle, İsveç Büyükelçiliği’nin önüne siyah çelek koyup Kur’an-ı Kerim tilaveti okuyan ve okutan Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’mızın yiğit mensuplarını da huzurlarınızda tebrik ediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>İçinde bulunduğumuz, hattı zatında kontrolsüz akışına maruz kalıp kimi zaman sürüklendiğimiz bugünkü çağın kavramsal ve kuramsal temelde tanımlanmasında acul bir gayret gözlemlenirken, aynı zamanda ciddi oranda kargaşa da görülmektedir.</p>
<p>Nevzuhur kuralların içine sıkıştırılmış hayat ve siyaset paradigmasıyla, hayatın kaynak yerinden özenle teksif ve temin edilip çıkarılmış kural ve ilkeler parametreleri arasında koyulaşmış bir kutuplaşma devamlı sahne almaktadır.</p>
<p>Bundan mülhem sosyal ve siyasal çelişkiler gittikçe derinleşmektedir.</p>
<p>Karşımızda yüzü asılmış çarpık ve solmuş çehreli bir resim gibi duran dünya tablosu hiç de iç açıcı değildir.</p>
<p>Ekonomik riskler, ırkçı tehlikeler, toplumsal bölünmeler, yabancı düşmanlıkları, medeniyetler arasındaki uçurumlar, asimetrik çatışmalar, jeopolitik gerilimler, su ve enerji havzalarına yığılan hesaplaşmalar, etnik ve mezhebi ayrımcılıklar, eko-sistemdeki tahribatlar, insani dramlar, ağırlaşan göç ve göçmen sorunları, sosyal karşılığı olmayan teknolojik genleşmeler, yeni bir dünya vasatının zoraki doğum sancıları beşeriyetin hayat serüvenini huzursuzluğun rotasına sabitlemiş durumdadır.</p>
<p>Bize göre her insanın arayış ve arzusu huzurdur.</p>
<p>Yine bize göre beşeriyetin bir huzur çağına ihtiyacı vardır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi bu inanç ve irade muvaffakiyetiyle <strong><em><u>“İnsanlığın Huzuru Projesi”</u></em></strong>ni hazırlamış, çağımızın ve esasen yeni bir Türk asrının vizyon çağrısı olarak sadece Türk insanıyla değil, tüm insanlıkla paylaşma duyarlılığı göstermiştir.</p>
<p>Huzur; açlık veya toklukla, varlık veya yoklukla, eksik veya fazlalıkla izah edilemeyecek fenomen bir kavram olup insanın iç alemi ile dış alemi arasındaki kararlı ve tutarlı denge noktasını işaret etmektedir.</p>
<p>Huzur, insanın manevi bir bütün halinde kendisi olması, kendi kendisini ve çevresini tanımakla beraber vicdan sesini duymasıdır.</p>
<p>Hz.Mevlana, adaleti ağaca su vermek, zulmü ise dikeni sulamak kabilinden açıklarken, bizim anlayışımıza göre huzur dikeni sularken bile rahmet pınarının akacağını düşünüp her şeyi hayra yormaktır.</p>
<p>Bu tefekkür hüneri sorumsuz ve şuursuz bir iyimserlik hali değildir.</p>
<p>Kültür ve medeniyet damarlarımızın bağlantı noktaları tarihi varoluş haklarımızla eklemlenmiş, bu vesileyle mazinin bağrına kazıdığımız her iz ve eser, gök kubbede hoş bir sedayla yankılanan her söz ve dilek adalet, huzur ve hoşgörüyle bezenmiştir.</p>
<p>Bizim için her şeyin ölçüsü insandır.</p>
<p>İnsan olmadan, insanlık değerleri ayakta kalmadan fikir ve düşünce kalıpları boş bir küme, hedef ve hülyalar boşu boşuna bir emek ve kürek çekmektir.</p>
<p>Bugün dünya genelinde yaklaşık 8 milyar insan yaşamaktadır.</p>
<p>Bu aynı zamanda 8 milyar ayrı dünyanın varlığı demektir.</p>
<p>Huzur çağının öznesi insandır.</p>
<p>Meramımızı meşhur bir darbı meselle ifade edersek, evvel refik, badel tarik, yani öncelikle yol arkadaşı, sonra yol gelecektir ve gelmelidir.</p>
<p>Bizim özellikle insanlığı bilen, insani hasletlere sahip olmayı başarmış, insanlığın değer ve onuruyla mündemiç her insanımıza gönlümüz de, kapımız da, sevgi ve müşfik dolu kucağımız da sonuna kadar açıktır.</p>
<p>İnsanı ihmal edersek, insanlığı geri plana itersek, şablon ezberlere, beylik sözlere takılıp orman yerine ağaca, insan yerine somut karşılığı olamayan ahkam kesmelere odaklanırsak aldanmak ve sahteliklere boyun eğmek mukadder olacaktır.</p>
<p>Bir dava insanı her şeyden önce insandır.</p>
<p>İnsan olan haklı davasıyla mutlaka aynı potada buluşacaktır.</p>
<p>Ayakları meçhule basıp başı müpheme yükselen, adem ve alemle anlaşmazlık içinde yürüyen butik siyasetçi ve sözde düşünce insanlarına bizim hiç ihtiyacımız yoktur.</p>
<p>Her şeye gerçekçi bakan, dürüstlüğü ve vefası adam gibi olan, hayatın zorlu yokuşlarını tıpkı bir dağa tırmanır gibi tırmanan, yaptığını bilen, bildiğini yapan; olduğu gibi görünüp göründüğü gibi davranan, söylediğine sahip çıkan, sahip çıktığını da şakır şakır söyleyen gönül ve sevda neferi tertemiz yürekli insanlarla yolumuz da, yönümüz de, yurdumuz da birdir ve aynıdır.</p>
<p>Güzel söylenmiş yalanlara kanacak yoktur.</p>
<p>Üstü başı düzgün rezaletlere itibar edecek yoktur.</p>
<p>Süslü laflarla tuzaklanmış iftira ve ithamlara ikna olacak hiç kimse de yoktur.</p>
<p>İnsandan başlayarak siyasal ve toplumsal hayata varıncaya kadar Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleri çerçevesinde tazelenmeye, yenilenmeye, başkalaşmadan değişime geldiğimiz bu aşamada stratejik bir ihtiyaç olduğu açıktır.</p>
<p>Bilhassa demokratik ve siyasal normalleşme dinamiklerinin müessir derecede tedarik ve tezahürü amacıyla siyasi partilerin durum muhasebesi yaparak mevcut fikri pozisyon ve programlarını gözden geçirmeleri, nerede durduklarını, insana, millete ve dünyaya hangi zaviyeden baktıklarını teyit, gerekirse tadil etmelerinde yarar vardır.</p>
<p>2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunun 4’ncü maddesi, <strong><em>“Siyasi Partilerin Vazgeçilmezliği ve Niteliği”</em></strong> üzerine amir hükümdür.</p>
<p>Nitekim siyasi partiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.</p>
<p>Bununla birlikte siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamayacaktır.</p>
<p>Anayasa’nın 69’ncu maddesi de siyasi partilerin uyması gereken esasları içermektedir.</p>
<p>Anayasa’nın 68’nci maddesinin 4’ncü fıkrasındaki vurgu ise çok nettir:</p>
<p><u>Buna göre,</u></p>
<p><strong><em>“Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.”</em></strong></p>
<p>Anayasa’nın 69’ncu maddesinde de, bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68’nci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararının verileceği bariz olarak ifade edilmiştir.</p>
<p>Buradan çıkardığımız sonuç şudur:</p>
<p>Türk siyasetinde faal halde bulunan her partinin birincil kaynağı Türk milleti, aidiyeti de Türkiye’dir.</p>
<p>Demem odur ki, her parti Türkiye partisi olmak mecburiyetindedir.</p>
<p>Suç ve suçluyu övmek, ihanete ve melanete çanak tutmak siyasetin değil doğrudan doğruya hukukun konusudur.</p>
<p>Genel merkezi Ankara’da olup, genel emri yabancı başkentlerden alan bir partinin demokrasiye, millete ve insana şerefli hizmetinden bahsedilemeyecektir.</p>
<p>Milletin hak ve çıkarlarını gözetmeyen, devletin egemenlik ve hükümranlık iradesini savunmayan, düşmana ganimet olmaktan utanmayan, terör örgütlerinin ve küresel emperyalizmin kullanıma girmekten gocunmayan siyasi partilere demokraside yer olmamalıdır.</p>
<p>Ülke sınırları çerçevesinde milli ve manevi ortak paydada buluşmak her partinin seçimlik bir hakkı değil, siyasi namus görevidir.</p>
<p>Hem milli iradeye dayanıp hem milli iradeyi yıkmayı amaçlamak; hem hazineden para yardımı alıp hem de aldığı parayı düşmana havale etmek siyasi ve hukuki şeref kaybıdır.</p>
<p>Bu kapsamda siyasi partiler Anayasa ve kanunlara uygun faaliyet göstermek zorundadır.</p>
<p>Mehmetlerimize kurşun sıkan hainleri arkalamak suçtur.</p>
<p>Ölen teröristlere taziyeler yayımlamak suçtur.</p>
<p>Bir televizyon kanalında bebek katilini övmek, çok kitap okuduğundan bahisle filozof mertebesine çıkarmak, bununla yetinmeyip hak gaspına uğradığını iddia etmek suçtur, bu suça montaj diyerek destek çıkmak katmerli suçtur.</p>
<p>Siyasi partilerin kuruluş, program, faaliyet ve hedefleri Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesiyle, Anayasa’nın ilk maddesiyle çelişemez,  çatışamaz, ters düşemez.</p>
<p>Tam tersi fiiller Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sahasına ve müteakiben de Anayasa Mahkemesi’nin görev alanına girecektir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi Kandil’in düzmece mahkemesi, zilletin arka bahçesi değildir, asla da olamayacaktır.</p>
<p>Eğer adalet suçluyu aklama gayesi güderse, eğer adalet ihaneti biberonla beslerse orada adalet batmış demektir.</p>
<p>Adalet ve hukuk demek devlet demektir.</p>
<p>Devlet giderse vatan gitmiş olacaktır.</p>
<p>Bazı mihrakların sinsi, gizli ve potansiyel maksatları da işte budur.</p>
<p>Anayasa’nın 6’ncı maddesine göre, hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacaktır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi PKK terör örgütünü aklama, temize çıkarma, hunhar eylemlerini ibra makamı değildir.</p>
<p>Aynı husus siyasi partiler için de geçerlidir.</p>
<p>Siyasi kaygı ve gayelerle yanlışa yanlış diyemeyen, doğrunun hakkını telaffuz edemeyen, irtibat ve ilişki ağlarını millete rağmen tayin eden partilerin hukuk devletinin yegane tehdidi haline dönüşecekleri ortadadır.</p>
<p>Siyasetlerini insana değil de ihanetin hizmetine koşanların evrensel hukuk kaidelerine sığınarak meşruiyet sağlamaları bile söz konusu değildir.</p>
<p>Ankara başkentimizdir.</p>
<p>Dünyayı Türkçe okuma ve kavrama dirayeti öncelikle Türkiye’nin milli ve üniter devlet yapısına riayetle mümkündür.</p>
<p>Suça bulaşmakla, suçluyu müdafaa etmekle hiçbir demokratik ve gelişmişlik mevkiine erişilemeyecektir.</p>
<p>Bugün siyasi hayatımızda yer bulan her renk, her fikir ve her ideolojiden partinin tarih, millet ve gelecek nesiller nezdinde şayet dikkatlice analiz ederlerse ertelenemez sorumlulukları vardır ve bilinmektedir.</p>
<p>Partilerin, katılsak da, katılmasak da, Türkiye’nin sınırları içerisinde devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü yaralamayan her söz ve eylemine saygımız olacaktır.</p>
<p>Dış işgal cephesine teşne olmak, omuz vermek, el uzatmak, selam çakmak, çıkar lobilerinin oyuncağı haline gelmek hiçbir partiye bir şey kazandırmayacak, siyasi kültürümüze de değer katmayacaktır.</p>
<p>Az önce değindim gibi her şeyin başı, her şeyin ölçüsü insandır.</p>
<p>İnsanı müşteri, siyaseti çıkarların ikmali, Türkiye’yi de sömürge vasıtası gören bir zihniyet karanlıktır, milli güvenlik için tehdittir.</p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin arifesinde siyasi ahlak ve temizliğinin tehiri artık imkansızdır.</p>
<p>Mesele ne kadar oy aldığımız, kaç milletvekiline sahip olduğumuz meselesi değildir.</p>
<p>Mesele vatandır, millettir, devlettir, istiklaldir, istikbaldir.</p>
<p>Bu nedenle samimiyetini ve ahlaki seviyesini siyasi ilişkilerine aynen yansıtmış, adalet ve hukuk ilkelerini önşartsız hazmetmiş, dünyada tek ses, tek nefes olabilmeyi becermiş partilerden mürekkep bir siyaset yapısının el birliğiyle inşası ve ihyası önümüzdeki en acil gündem konusu olmalıdır.</p>
<p>Hazırlanacak yeni anayasada bu hususa önemle yer verilmelidir.</p>
<p>Partilerin kumanda odası zalimlerin denetimde olmamalıdır.</p>
<p>Küresel emperyalizme bedeli mukabilince ajanlık ve acentelik yapmak; dışarıdan sufle almak, talimat listelerine boyun eğmek hiçbir kitaba sığmayacak, hiçbir değerle bağdaşmayacak teslimiyetçiliktir.</p>
<p>Türkiye’nin geleceğini teslimiyetçilik değil milletimizin şaşmaz irade gücü, tartışılmaz hükmü şahsiyeti belirleyecektir.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Rusya’dan Fransa’ya, İsveç’ten Belçika’ya, Kosova’dan İsviçre’ye kadar karmaşık gelişmelere şahit oluyoruz.</p>
<p>Rusya’da 23 Haziran 2023 tarihinde paralı asker gurubu Vagner’in başını çektiği silahlı kalkışma, bir müddet sonra uzlaşmayla sonuçlanmış, bu ülke üç-beş gün içinde iç güvenliğini sağlamıştır.</p>
<p>Biz her devletin siyasi ve toprak bütünlüğüne saygı duyarız.</p>
<p>Aynı tavır ve tutumu muhataplarımızdan da kararlılıkla bekleriz.</p>
<p>İki taraflı oynanan Rus ruleti tansiyonu yükseltmiş, fakat nihayetinde aklı selim galip gelerek eller tetikten çekilmiş ve sağduyu hakim olmuştur.</p>
<p>Her ülkenin huzur, barış, istikrar ve güven içinde var oluşu temel tezimiz ve tercihimizdir.</p>
<p>Bölgemizde yaşanan veya yaşanacak her kaosun bedeli öngörülemez badirelerin kilitli kapılarını açacaktır.</p>
<p>Bu kapsamda Türkiye, Rusya’nın içine düştüğü girdap karşısında soğukkanlı yaklaşmış, bu ülkenin istikrarını desteklemekle birlikte dayanışma mesajlarını paylaşmış, komşuluk hukukunun doğasına müzahir hareket etmiştir.</p>
<p>Rusya’nın Vagner sorunu hararetle konuşuluyorken, Fransa’da geçtiğimiz cumartesi günü patlak veren olaylar bir anda tüm dikkatleri Avrupa’ya çevirmiştir.</p>
<p>Cezayir kökenli 17 yaşındaki bir gencin dur ihtarına uymadığından polis tarafından vurularak öldürülmesi Fransa’da yaygın protestolara yol açmıştır.</p>
<p>Söz konusu protestolar Belçika ve İsviçre’ye de sıçramıştır.</p>
<p>Fransa dipsiz tartışmalara gömülmüş, yağma olayları baş göstermiş, toplumsal gerginlikler sertleşmiş, sokaklar karışmış, göstericilerle polisler çatışmıştır.</p>
<p>Dünyanın acıklı ve acilen çözülmesi gereken göç sorunu, buna eşlik eden ırkçılık ve yabancı düşmanlığı aslında Fransa’nın içine düştüğü krizin ana yatağı olmuştur.</p>
<p>Birikmiş ve bilenmiş getto enerjisi sosyal patlamayla açığa çıkmıştır.</p>
<p>Fransa, sömürge geçmişiyle ve varoşları dışlayan insafsız politikalarıyla yüzleşmelidir.</p>
<p>Küresel vicdan insani trajediler karşısında devamlı bahaneler üretmektedir.</p>
<p>Uluslararası hukuk ayaklar altındayken, insani değer ve emanetler maalesef yok sayılmaktadır.</p>
<p>17 maddeden oluşan Fransız Devrimi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi herkesin dilinde olsa da, gerçek manada bilen, uyan ve uygulayan yoktur.</p>
<p>Sınır aşan göç olgusu tüm ülkeler için çetin ve çetrefilli bir sınavdır.</p>
<p>Yerini yurdunu bırakıp, baskı ve zulümden kaçan onbinlerce insan ya bir sınır hattında, ya dalgalı bir deniz ortasında, ya da gittikleri bir ülkede reva görülen kötü muamelelerle eziyet görmekte, perişanlık çekmekte, en kötüsü de hayatlarını kaybetmektedir.</p>
<p>Sınır aşan göç sorunu çok nazik bir konudur.</p>
<p>Önyargılardan uzak bir şekilde ele alınmalı, adalet ve hakkaniyet üzerine bina edilmeli; adil paylaşım, eşit sorumluluk, çözüm odaklı, insaf ve izan temelinde bu ağırlaşan meseleye kafa yorulmalıdır.</p>
<p>Şişme bir bota üst üste doluşan ya da uzun bir yola ilk adımı atarak hayalini kurdukları bir hayata ulaşmak isteyen biçarelerin yürek yaralayan hallerini sonu felaketle bitecek bir korku filmi gibi izlemek her ülke için bir vebaldir.</p>
<p>Göç olgusu elbette siyasetin konusu olmalıdır.</p>
<p>Ancak istismar ve tahrikleriyle bu konuyu asıl mecrasından saptırmak ve siyasi rant devşirmek gayesi güdenlerin iyi niyetli olmadığı gibi samimi olmadıkları da ayan beyan ortadadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak göç sorununun idrakindeyiz.</p>
<p>Düzensiz göçün istila olduğunu sürekli olarak vurguladık.</p>
<p>Anadolu coğrafyasındaki demografik gelecek ve güvenliğimizi titizlikle düşünmek, telaşa kapılmadan tedbir geliştirmek, taşkınlıklara prim vermeden de tetikte olmak durumundayız.</p>
<p>Sınır aşan göç meselesiyle ilgili politika, hedef ve görüşlerimiz iki cilt halinde 2018 yılında hazırlanmış, daha sonra da güncellenmiş AR-GE çalışmalarımızla hayata geçirdik.</p>
<p>Herkes susuyorken göç konusu üzerinde konuşuyorduk.</p>
<p>Herkes duruyorken göç konusuyla meşgul oluyorduk.</p>
<p>Sabah geleni akşam göndereceğim diyenler ipe un seren, suya yazı yazan aymazlar ve şaşkınlardır.</p>
<p>Göç konusu ile ilgili proje hazırlamak her babayiğidin harcı da değildir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak çalışmalarımızı kamuoyuyla, ilgili devlet kurumlarıyla, üniversitelerle, medyayla ve sivil toplum kuruluşlarıyla paylaştık.</p>
<p>Türkiye bu yükün altından Allah’ın izniyle kalkacaktır.</p>
<p>Ganimet avına çıkanlar da elleri boş dönmeye mahkum olacaklardır.</p>
<p>Türkiye’de mülteci veya göçmen değil, adı üstünde geçici koruma statüsünde bulunan sığınmacılar vardır ve bunların sayılarını 13 milyon diye açıklamak kuyruklu yalandır.</p>
<p>Düzensiz göç ile tavizsiz mücadele devam etmektedir.</p>
<p>Suriyeli sığınmacıların ülkelerine güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşleri bu kapsamdaki siyasetimizin ana fikir ve felsefesidir.</p>
<p>Fransa’daki olayların Türkiye’ye sirayet etme ihtimalinden bahsedenlerin, Bursa’nın Mudanya ve Kocaeli’nin Dilovası ilçelerinde provokasyon çetelesi tutanların ateşle oynadıklarını, buna izin verilmemesi gerektiğini buradan bildirmek istiyorum.</p>
<p>Türkiye’yi tahrik ve taciz kıskacına alıp iç huzursuzluğa hapsetmek için fırsat kollayanlara müsamaha gösterilmemelidir.</p>
<p>Türkiye Fransa’ya benzemez, Türkiye onun bunun kirli emeliyle kaosa çekilemez.</p>
<p>Herkes aklını başına alsın.</p>
<p>Devlet, millet ve vatan üstünde kazı yaptırmayız.</p>
<p>Yabancı istihbarat örgütlerine piyonluk yapanlara göz açtırmayız.</p>
<p>Göç konusu insanlık sorunudur.</p>
<p>Ancak ve ancak insanlığın müşterek ve müspet girişimiyle, tek yanlı değil külfetin eşit dağıtımıyla üstesinden gelinecektir.</p>
<p>Hepsinden mühimi göçe neden olan şiddet ve karanlığın önlenmesiyle, insana yaraşır hak, hukuk ve kazanımların tesisiyle kontrolsüz insan akının durması mümkün olabilecektir.</p>
<p>Palavraya yer ve gerek yoktur.</p>
<p>Boşa sallayıp dolu tutmanın ahlaki kalıcılığı ve kapsayıcılığı olmayacak, olamayacaktır.</p>
<p>Göç konusunu asıl bağlamından koparıp cepheleşmeyi körüklemek, cebelleşecek öteki yaratmak, yapay düşman imal etmek insanlık onuruna ve özellikle ülkemize yapılacak en dehşet verici kötülüktür.</p>
<p>Biz kötünün ve kötülüğün sonuna kadar da karşısındayız, hiç sarsılmadan ve yerimizden sapmadan karşısında olacağız.</p>
<p>Fransa’daki sancılı gelişmelerin sükûnete kavuşmasını ümit etmenin yanında, Türk ve İslam düşmanlığının körüklememesi samimi beklentim ve temennimdir.</p>
<p>Hangi coğrafya veya ülke olursa olsun sokak aralarının izbelikleri, kamu malına zarar veren şiddet eylemleri ve kanunsuz gösteriler meşru hak arama aracı olmamalı ve kesinlikle de tasvip edilmemelidir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>İsveç’in NATO’ya dahil olma süreci oldukça karmaşık ve gelgitlidir.</p>
<p>Bu ülkenin üyelik durumu önce 6 Temmuz 2023 tarihinde Türkiye, İsveç ve Finlandiya Dışişleri Bakanlarının katılacağı ve Brüksel’de yapılacak bir toplantıda görüşülecektir.</p>
<p>Ardından 11-12 Temmuz 2023 tarihlerinde Litvanya’nın başkentinde toplanacak NATO Zirvesinde değerlendirilecektir.</p>
<p>İsveç hükümetinin, terörle mücadele yasasında yaptığı değişiklik 1 Haziran 2023 tarihinde yürürlüğe girmesine rağmen, Türkiye’nin iadesini talep ettiği PKK’lı ve FETÖ’cü hainler henüz teslim edilmemiştir.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına izin verilmesi de bir başka skandal olarak karşımızdadır.</p>
<p>Litvanya Zirvesi’nde, NATO’nun Soğuk Savaş’tan buyana hazırladığı en kapsamlı bölgesel savunma planı da ele alınacaktır.</p>
<p>Türkiye’nin bu planla ilgili hazırlanan haritalardaki bazı coğrafi tanım ve konumlar çerçevesinde itirazları vardır ve haklılığımız barizdir.</p>
<p>Ülkemizin İsveç hakkında vereceği kararın milli çıkar ve haklarımızla örtüşeceğinden emin olmakla birlikte; samimi, ikna edici söz ve adımlara karşı hükümetin alacağı pozisyonun yanında olacağımızın şüphesiz güvencesini şimdiden paylaşıyorum.</p>
<p>Şu hususu da ifadeye mecburum ki, Türk milleti İsveç’in şu hal ve görünümüyle NATO’ya girişine sıcak ve sempatik bakmamaktadır.</p>
<p>Geçen hafta Avrupa Konseyi Parlamenter Meclis’inde Türkiye aleyhine kabul edilen çirkin ve FETÖ güzellemesi yapan rapor ise hükümsüzdür, hayasızdır, bizim nazarımızda da yok hükmündedir.</p>
<p>Konuşmama son vermeden, memur ve emeklilerimize yapılacak iyileştirme ve zamları sonuna kadar destekleyeceğiz, TBMM’de üzerimize düşen görevi de harfiyen yerine getireceğiz.</p>
<p>Ayrıca 3’ncü Avrupa Oyunlarında çok sayıda madalya kazanan ve milletimizi sevince boğan milli sporcularımızı tek tek kutluyor, hepsinin tertemiz alınlarından öpüyorum.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle, siz değerli milletvekili arkadaşlarımı hürmet ve muhabbetle selamlıyor, Genel Kurul çalışmalarınızda başarılar diliyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/07/04/bahceli-gundemi-degerlendirdi-onemli-mesajlar-verdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri TBMM Parti Grubunda Konuştu</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 12:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri TBMM'de konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8272</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi. Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, “Köylülerimizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönemin ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.” Dedi.<br />
Yaptığı konuşmada muhalefetin seçim sürecinde ve seçimden sonraki tutumunu eleştiren MHP Lideri Bahçeli, <strong>“Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.”</strong> Sözleri dikkat çekti.<br />
Önümüzdeki yıl yapılacak mahalli seçimlere dikkat çekerek, şimdiden çalışmalara başlanmasını isteyen Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;<br />
“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,<br />
Saygıdeğer Misafirler,<br />
Basınımızın Değerli Temsilcileri,<br />
<strong>   Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28’nci Yasama Döneminin 1’nci Yasama Yılının ilk grup toplantısının hemen başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.   </strong><strong>Bizleri, alnı açık, başı dik ve müsterih bir vicdan eşliğinde kavuşturan Rabbim’e sonsuz şükrediyorum.</strong><br />
14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimi sonucunda milli iradenin teveccühüne mazhar olarak milletvekili seçilen siz değerli arkadaşlarımı ayrı ayrı kutluyor, milletimizin kalpgahı, demokrasinin ana karargâhı Gazi Meclisimize hoş geldiniz diyorum.<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu yeni yasama döneminin milletimize, ülkemize, siyasi partilerimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum.<br />
Bu çatı altında yapacağımız çalışmaların nice güzel, görkemli ve göğüs kabartan reformlara ve yasal düzenlemelere kapı aralamasını, Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde de milli birlik ve kardeşliğimizi çok daha güçlendirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.<br />
Üstlendiğiniz tarihi ve milli sorumluluğun hakkını vereceğinize inanıyor, hepinize güveniyorum.<br />
<strong>  Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize bu vesileyle en halisane selamlarımı iletiyorum.</strong><br />
Bildiğiniz gibi, 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçiminin kesin sonucu 30 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında ilan edilmiştir.<br />
Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’nün amir hükümleri çerçevesinde, Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilanını takip eden üçüncü gün olan 2 Haziran’da TBMM çağrısız toplanmış ve antiçme töreni yapılmıştır.<br />
TBMM üyeleri olarak millet hizmetine başlarken namus ve şeref gibi değerler üzerine ettiğimiz yemin kuşkusuz paha biçilemez niteliktedir ve hepimiz adına bağlayıcıdır.<br />
Ancak bu yemini daha da önemli ve öncelikli hale getiren husus ise taşıdığımız vekâlet görevine müteselsilen göstereceğimiz samimiyet ve sadakattir.<br />
Tam tersi davranışlar bu yeminin sembolik bir seremoniye dönüşmesini sağlayacaktır.<br />
Temennim odur ki, müspet ve müstesna mesajlarla açılmış olan Meclis’in, milletvekili antiçme metnindeki ulvi sözlerin gerçek anlamları ile temsil edilen bir yer olmasıdır.<br />
Siz değerli arkadaşlarım başta olmak üzere, bütün milletvekillerimizin ettikleri yemine bihakkın bağlı ve sadık kalmalarını ümit ediyor, bunu hassaten bekliyor ve diliyorum.<br />
3 Haziran 2023 tarihinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın antiçme töreni gerçekleşmiş, aynı günün akşamında Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin açıklanmasıyla birlikte seçimli demokratik süreç noktalanmıştır.<br />
28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçiminin, lütfen dikkat buyurunuz, altıncı gününde yeni Kabine’nin göreve başlaması ülkemiz adına mühim ve müthiş bir gelişmedir.<br />
Bu tablo aynı zamanda kökleşen siyasi istikrarın somut bir yansımasıdır.<br />
Türkiye siyasi kriz yıllarını geride bırakmıştır.<br />
Dipsiz anlaşmazlıklar, sert gerilimler ve gergin bekleyişler raf ömrünü doldurmuştur.<br />
Kurulamayan, kurulsa bile yürümeyen, yürüse de tavı, tavrı ve takati tartışmalı olan koalisyon hükümetlerinden ne iz ne de eser kalmıştır.<br />
Bu yüzden Parlamenter Sisteme geri dönme hayalleri suya düşmüş, milletimiz bu siyasi hedef sahiplerine itibar etmemiştir.<br />
14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerini aynı zamanda referandum olarak gören ve gösteren partiler tarihin yanlış yerinde konuşlanmışlar ve kaybetmişlerdir.<br />
Milletimiz iki seçimde de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni teyit ve tescil etmiş, parlak geleceğini bu sistemsel mimaride gördüğünü iyice netleştirmiştir.<br />
Türkiye’mizin önü açılmakla kalmamış, yönetim hayatımızdaki denge ve düzen kurumsallaşmıştır.<br />
Bir rejim içinde teşekkül eden siyasi iktidar yapısı meşruluğunu doğrudan doğruya inançlardan ve tecelli eden iradeden almaktadır.<br />
<strong>Toplumun büyük çoğunluğunun inançlarına uygun olan iktidar ve yönetim sistemi hem hukuki hem de meşrudur.</strong><br />
Türk milleti Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında tecessüm eden Kabine’ye ve bu Kabine’nin içinde doğduğu yönetim sistemine inanmış ve onay vermiştir.<br />
Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geride kalan iki seçimden de güçlenerek çıkmıştır.<br />
İnsanların davranış kalıplarını özgeçmişlerine, milletlerinkini de tarihlerine bakarak açıklamak klasik bir metottur.<br />
Geldiğimiz bu aşamada Cumhur ile Cumhuriyet’in kucaklaşması, devlet ile milletin kaynaşması, insanla toplumun bütünleşmesi, geçmişle geleceğin eklemlenmesi yeni yönetim sistemiyle daha da pekişmiştir.<br />
<strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin munzam ve muntazam avantajları siyaset ve demokrasi kültürümüze bahar havası getirmiştir</strong>.<br />
Yeni sistemde hükümet bizzat millettir, millet de hür ve egemendir.<br />
Parlamenter Sistem’in arıza çıkaran, su kaynatan, sorun üreten, huzur ve istikrara pranga vuran, dahası mutabakat yerine kronik münakaşaları kesintisiz tırmandıran mahsurları hepten giderilmiş, Türkiye’miz deyim yerindeyse ayak bağlarından tümüyle kurtulmuştur.<br />
Türk demokrasisi tarih, kültür ve sosyolojik kodlarımıza muvafık yönetim reformuyla daha da olgunlaşmış, bir üst lige sıçramıştır.<br />
Çok açıktır ki, bu başarı Türk milletinin kutlu iradesiyle tezahür etmiştir.<br />
Pek çok engele ve engellemeye rağmen aşı tutmuş, maksat hâsıl olmuştur.<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin şayet tahkim, takviye ve tadil edilmesi gereken yanları varsa, bu durum bir ihtiyaç halini alırsa gereğini yapmak elbette görevlerimiz arasında yerini alacaktır.<br />
Ülkemiz 3 Haziran 2023 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci dönemine resmen geçiş sağlamıştır.<br />
Bu geçiş süreci huzur, barış, sükûnet ve güvenlik içinde temin edilmiştir.<br />
Önümüzdeki dönem, Türk ve Türkiye Yüzyılı Hedefine ulaşma dönemidir.<br />
Önümüzdeki dönem, Lider Ülke Türkiye idealinin tıpkı bir cemre gibi önce milli yüreklere, ardından da bölge ve dünya geneline düşme dönemidir.<br />
“Devlet ve Milletiyle, Hep Birlikte ve Her Şeyden Önce Türkiye” kararlılığıyla her türlü gailenin, her türlü garabetin, çözümü gayrimümkün gibi duran her türlü gayrimuayyen meselenin üstesinden gelecek cesaret, hamiyet, dirayet ve metanet milletimizde çok şükür ziyadesiyle vardır ve ortadadır.<br />
Milletin sözü üstüne söz, iradesi üstünde bir irade olamayacaktır.<br />
Zira egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.<br />
Türk milleti 14 Mayıs’ta da, 28 Mayıs’ta da dosta güven, düşmana korku salmıştır.<br />
Türkiye’nin aleyhine hesap yapanları, proje yazanları, fırsat kollayanları şaşkına ve bağlantı ipi kopmuş şamandıraya çevirmiştir.<br />
Küresel mihrakların arkasına saklanıp istismar ve ihanet masasına oturanlar yanılmış, yabancılaşmış, yanlışa ve yalana gömülmüş, aynı şekilde yıkılmış viraneye dönüşmüştür.<br />
Terör örgütleriyle yol yürüyenler, zalimlerin gizli ajandasına hizmetkârlık yapanlar akıntıya karşı devamlı kürek çekmiş, ne var ki sandığın dibini boylamaktan kurtulamamışlardır.<br />
Türk milleti kaderine, geleceğine, tarihi haklarına ve muhteşem varlığına sahip çıkma basiret ve başarısını hür iradesiyle, haysiyetli tercihiyle göstermesini bilmiş, zilletin defterini dürmüştür.<br />
Değerli Arkadaşlarım,<br />
Konuşmamın bu aşamasında bilhassa 14 Mayıs öncesi partimize karşı yapılan sistematik tahriklerle, husumet tonu bir hayli fazla olan azgınlaşmış kara kampanyalara kuşkusuz temas etmek ve huzurlarınızda tarihe not düşmek mecburiyetindeyim.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi toplamda 5 milyon 484 bin 820 oy sayısı ve yüzde 10,07 oy oranıyla şeytani planları alt üst etmiş, şiddetli iftiraları boşa çıkarmış, şirret saldırı dalgasını kırıp atmıştır.<br />
<strong>Partimiz 50 milletvekiliyle Türk siyasetinin kilit ve stratejik aktörü haline gelmiştir. </strong><strong>Elde ettiğimiz bu sonuç başarıdır ve saygındır.</strong><br />
14 Mayıs Milletvekili Genel Seçimini bütün boyutlarıyla analiz edip incelemek, milletvekili çıkaramadığımız seçim çevreleri başta olmak üzere, çok daha fazla milletvekili sayısına ve siyasi desteğe ulaşmak için neleri yapmamız gerektiğini değerlendirmek ve bunun üzerine kafa yormak elbette bir ihtiyaçtır.<br />
Bunu da yapıyor ve lazım gelen tedbirleri almak için çalışıyoruz.<br />
Hiç şüpheniz olmasın ki, yerimizde sayamayız, olduğumuzla yetinemeyiz, bu bize yeter diyemeyiz.<br />
Her zaman ve her şart altında daha fazlasına talip olmalıyız ve bunun için de insanüstü bir emek harcamalıyız.<br />
14 Mayıs 2023 seçimleri öncesi elimizden gelen her türlü gayreti heyecan içinde gösterdik.<br />
Başarıya inandık, milletimize itimat ettik.<br />
4 Eylül 2021 tarihinden itibaren adım adım 2023’e hazırlandık.<br />
Türk milleti hamd olsun bizleri mahcup etmedi, yeminli Türkiye düşmanlarını güldürmedi.<br />
Dünya siyasetinde bu kadar komploya, bu kadar suçlamaya, bu kadar kötülemeye ve bu kadar haksızlığa maruz kalıp da ayakta durabilen, oyun içinde oyun kuranları hallaç pamuğu gibi fırlatıp atan ikinci bir partiden asla bahsedilemeyecektir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi bu vasfıyla nadide bir siyaset ekolüdür.<br />
Üç hilal Türk siyasetinin yükselen markası, milli gönüllerde yer tutmuş ecdat yadigârıdır.<br />
Türk milliyetçileri, kritik bir dönemde üslendikleri görevin idraki içinde, mazisi yüzyıllara sari milliyetçilik fikriyatını, Milliyetçi Hareket’in 54 yıllık şerefli birikimini heba etmeyecek bir siyasi akla, şuura, öz disipline ve yeterli tecrübeye sahiptir.<br />
Tarihi bir davanın bugünkü temsilcileri olarak, taşıdığımız kutsal emaneti en güzel, en güvenli, en gelişmiş şekilde koruyup gelecek nesillere teslim etmek de her birimizin gayesi ve gayreti olmalıdır.<br />
Bugünü yaşarken yarınları ihmal edemeyiz.<br />
Yarına odaklanmışken geçmişi inkâr edemeyiz.<br />
Zamanı bir bütün halinde kavrayıp Türk milliyetçiliğinin hükmü şahsiyetiyle duruşumuzu, durduğumuz siyasi, ahlaki ve düşünce zeminini bir yanda güçlendirmek diğer yanda da güvenceye kavuşturmak durumundayız.<br />
Milliyetçiliğin esen rüzgarından istifade kurnazlığıyla delik deşik olmuş yelkenlerini şişirme çabasında olan bazı fırsatçıların, kimlik ve kişilik sancısı çeken bir kısım siyaset korsanının ufkumuzu perdelemesine de müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz.<br />
Fikir namusuna, feragat bilincine, fedakarlık künhüne sahip olmayanların siyasi ahlaktan bahsetmesi, milliyetçiliği pazarlama yarışına heves etmesi tuhaf bir çelişki, tufeyli bir çarpıklıktır.<br />
Çelişkide bocalayanların yanlışı savunacak gerekçeyi keyfi olarak imal etmeleri zaman zaman tesadüf edilen bir hastalık tipidir.<br />
Türk milliyetçiliğinin entelektüel sermayesini talan ve yağma peşine düşenler unutmayınız ki, çuvallamaya, çil yavrusu gibi dağılmaya mahkum ve müstahaktır.<br />
Bir işletme; tedarikçiler, pazarlar, müşteriler, rakipler başta olmak üzere, dışarıdan içeriye doğru tanımlanmaktadır.<br />
Siyaset ve fikir bünyesinin tanımı ise içeriden dışarıya doğru olacak, yani merkezden çevre istikametine yayılacak, sonra çevreden merkeze doğru da milletin arzu ve amaçlarıyla birleşip olgunlaşarak karar haline gelecektir.<br />
Merhum Ziya Gökalp’in dediği de budur.<br />
Siyaset, sırf oturulacak koltuk, kazanılacak paye, ulaşılacak makam arayışı değildir.<br />
Siyaset, şöhret ve servet ikmali için bir fırsat şantiyesi, bir çıkar santrali hiç değildir.<br />
Siyaset akıl, ahlak, inanç ve fikir hazinesine erişmiş olanlar için anlamlı, değerli, kalıcı, sürekli bir eylem ve erdem sahasıdır.<br />
Çete mantığıyla, çelişkiler manzumesiyle, çekiçle örs arasına sıkışmış biçarelikle siyaset yapılamaz, bununla mündemiç insan onuru sahiplenilemez, millet ve devlet bekası savunulamaz.<br />
Tarlası sırtında dolaşanlar, yağmur yağsa da ıslanmayanlar, tipi vursa da etkilemeyenler için siyaset ve fikir mücadelesi diye bir şey yoktur ve olmayacaktır.<br />
Bu kategoride olanlar sadece aymaz, sadece gafil, sadece çıkarcı değil, aynı zamanda yüreksizdir.<br />
<strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin yüreksizlerle, yükte hafif pahada ağır menfaatlerinin kölesi olmuş siyasi devşirmelerle ne bugün ne de gelecek de işi ve ilgisi olmayacaktır.</strong><br />
Bir zamanlar hasbelkader aramızda bulunup tefrika ve tezvirat imalatından başka bir şeye yaramayanların davamız üstünden at pazarlığı ve siyaset cambazlığı yapmaya cüret etmeleri öncelikle kendi acziyetleri ve çürümeleridir.<br />
Bizim çürüklerle yolumuz da yönümüz de ayrıdır, Yunus’un dediği gibi, “Her dem taze doğa¬rız, bizden kim usanası.”<br />
Zalim projelerin arasından sıyrılarak, çok zor şartlar altında gerçekleştirdiğimiz bir mücadele neticesinde bugün Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilmeye devam etmektedir.<br />
Verdiğimiz mücadelenin büyüklüğünü anlamak için tahammül ettiğimiz, sabır gösterdiğimiz, la havle deyip dayandığımız zorluklara bakılması yeterli olacaktır.<br />
Küresel emperyalizmin Türkiye’miz üzerindeki melanet emellerine uygun olarak MHP’siz siyaset arayışlarının dayatıldığı muhasım bir siyaset mühendisliğini Türk milleti elinin tersiyle itmiş ve reddetmiştir.<br />
Cumhur İttifakı’nın teklemesi, Cumhurbaşkanımızın tökezlemesi, Türkiye’nin tefessüh etmesi için her iğrenç ve ilkel yola müracaat edilmiştir.<br />
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri küresel siyasetin ana gündem konusu olmuştur.<br />
Zillet ve zulmün hakimiyeti için neredeyse ayinler yapılmıştır.<br />
Ülkemizin kaynaklarında gözü olan uluslararası sermayenin, vatanımızda hesabı olan küresel mihrakların, muazzam etki ve propaganda gücüne sahip odakların ve yerli işbirlikçilerinin, iç ve dış karanlık medya gücünün baskı ve dayatmaları Allah’a şükürler olsun ki birer birer aşılmıştır.<br />
Cumhur varlığını korumuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yıldönümü demokrasiyle taçlanmış ve aydınlanmıştır.<br />
Nitekim Cumhur İttifakı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üstünlüğü gene kazanmış, muktedir siyasi yapısını hamd olsun muhafaza etmiştir.<br />
Türkiye’nin istikrarlı gelişim ve ilerleyişine milletimiz omuz vermiştir.<br />
Bizlere güvenen, bizlere inanan, yüzümüzü kara çıkarmayıp muhannete muhtaç etmeyen aziz vatandaşlarımıza, dava ve gönül insanlarımıza, bütün teşkilat mensuplarımıza, seçilsin veya seçilmesin her milletvekili adayımıza içtenlikle teşekkür ediyorum.<br />
Birlikte çok daha güçlü olduğumuzu özellikle hatırlatmayı bir vazife addediyorum.<br />
Kurt dondurucu kışı geçirmiş, fırtınalara direnmiş, velakin yediği ayazı da hiç unutmamış, unutmayacaktır.<br />
Baharı getireceğiz diyenlerin şimdi damı karla kaplanmış, ne Pensilvanya’da ne de Kandil’de güneş açmıştır.<br />
Direne direne kazanacağız diyenlerin ocağına incir ağacı dikilmiş, zillet cephesi süngü düşürmüştür.<br />
Birleşe birleşe kazanacağız diyenler, dağıla dağıla sağa sola savrulup gitmiş, CHP’ye yuva yapan siyasetin guguk kuşları seçimlerin hemen ardından taşıyıcı bedenlerine sırt dönmüştür.<br />
Cumhur İttifakı’nın başarısını Pirus Zaferi metaforuyla gölgelemeye çalışanlar da çizgili pijamalarını giyip Türkiye’nin yükselişini tırnaklarını yiyerek izlemeye başlamışlardır.<br />
İlk kez seçilerek 28’nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev alan 18 milletvekilimizin yanında tüm milletvekillerimize, aynı zamanda diğer partilerin milletvekillerine ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne başarılar diliyorum.<br />
Milletimizden aldığımız destekle haşin, hain ve habis bir kuşatmayı yardık.<br />
Boyalı medyanın kirli manşetlerini yendik.<br />
Gayri ahlaki algı operasyonlarını geçtik.<br />
Kiralık anket şirketlerinin kuyruklu yalanlarını ezip çiğnedik.<br />
Tuzak kurdular, bozduk.<br />
Çöktü dediler, dimdik doğrulduk.<br />
Oyumuzu yüzde 2-3 gösterdiler; hiç aldırmadık, hiç de oralı olmadık.<br />
Baraja takılacağımızı söylediler, coşkun ırmaklar gibi taştık, yangın yerinde gül olup açtık, karanlık gecede hilal olup parladık.<br />
Bitti dediler, yeni ve yeniden güç devşirerek koşmaya başladık.<br />
Onlar bizi tanımıyor, fakat biz menfur ve melun niyet sahiplerinin alınlarına yapışmış etiket fiyatlarında kaç kuruş yazdığını, bunların ne kadar ucuzlaştığını gayet iyi biliyoruz.<br />
Onlar bizi görmezden geliyor, fakat biz alayını birden görüyor, yaklaşan hesap gününü dört gözle bekliyoruz.<br />
Varsın biraz daha oyalansınlar, varsın biraz daha avunup kendilerini kandırsınlar.<br />
İnanıyorum ki, Türk milletinin kudretini eninde sonunda görecekler.<br />
Milletimiz var olduğu müddetçe bırakınız dalımızın kırılıp kökümüzün kuruma imkansızlığını, yaprağımız dahi kımıldamayacaktır.<br />
Bu gerçeği anlayacak ve kavrayacak feraseti olmayanların bizimle boy ölçüşmesi, kedinin aynanın karşısına geçip kendisini aslan görmesi kadar ucube bir halin aynısıyla özetidir.<br />
MHP’siz Meclis düşü kuranların hepsi birden, Türk’süz millet özlemi çeken alçaklar güruhudur.<br />
Çetin saldırılar bize sökmez, çünkü himaye edenimiz Allah’tır.<br />
Hıyanetin fermanı bize geçmez, çünkü imanımız mukavemet ve mücadelemizin dayanağı ve sancağıdır.<br />
Fitne ve dedikodular önümüzü kesemez, çünkü sırtımızı dayadığımız güç mensubiyetiyle övündüğümüz Türk milletidir.<br />
Yaparız, başarırız, kazanırız, huzur deriz, barış deriz, kardeşlik deriz, millet deriz; halkın, hakkın ve hakikatin çizgisinden de asla taviz vermeyiz.<br />
Değerli Milletvekilleri,<br />
Dramatik ve köklü bir ekonomik değişim çağındayız.<br />
Bunun yanında siyasi ve sosyal olayların sofistike yapısıyla karşı karşıyayız.<br />
Dünyanın eski dünya olmadığının da farkındayız.<br />
Amerikan İç Savaşı’yla başlayan toplu savaşlar ve sarsıntılar dönemi İkinci Dünya Savaşı’yla zirveye çıkmış ve ardından da galip ülkelerin hakimiyet sahalarını belirlemesiyle düğümlenmişti.<br />
Müteakiben uzun yıllar devam eden iki kutuplu dünya düzeni vasat bulmuş, Sovyetler Birliği’nin çözülmesi ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dünya tek kutuplu bir aşamaya geçmişti.<br />
Artık dünyanın tek kutuptan ibaret olmadığı, farklı coğrafyalarda kutup başı ülkelerin serpilip sivrildiği, salkım ve yonca tipi ittifakların yeşerdiği nevzuhur bir insanlık döneminin içindeyiz.<br />
Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Genelkurmay Başkanı da bu gerçeği ikrar ve ifade etmiştir.<br />
Kabil’den Bağdat’a, Şam’dan Beyrut’a, Hartum’dan Trablus’a, Sana’dan Manila’ya, Bombay’dan Keşmir’e, Karaçi’den Kaşgar’a, Kırım’dan Kıbrıs’a, Kiev’den Priştine’ye varıncaya kadar çevremizde kargaşa, kutuplaşma, kriz ve çatışma iklimi egemendir.<br />
İkinci Dünya Savaşı sonrası tesis edilen küresel nizam ve silah zoruyla dayatılan kurallar hiyerarşisi sorgulandıkça huzursuzluğun çapı ve çeperi genişleyip yönetilemez gerilimler artış kaydetmektedir.<br />
Ukrayna’nın Üçüncü Dünya Savaşı’nın test sahası olduğu iddiaları son zamanlarda etkinlik kazanmıştır.<br />
Yüksek hassasiyetli silahlar, hipersonik füzeler, özel operasyonel kuvvetler, robotik sistemler, insansız kara, deniz ve hava araçları ya kalıcı bir barış kuşağının kurulmasına hizmet edecek ya da korkunç bir sonu hazırlayacaklardır.<br />
Aslında insanlık bıçak sırtı bir durumdadır.<br />
Mızrağın çuvala sığmadığı da aşikardır.<br />
Küresel ekonomideki patinajlar siyasi ve sosyal bünyede derin çatlaklara neden olmaktadır.<br />
Londra’dan Paris’e, Berlin’den Madrid’e, Roma’dan Atina’ya, Brüksel’den Sofya’ya kadar AB ülkeleri rahat değildir.<br />
19 üyeli Euro Bölgesi’nin teknik anlamda ekonomik resesyona girmesi alarm zillerinin sesini daha da arttırmıştır.<br />
ABD ve AB’de faizlerin tırmanışı enflasyona kalıcı çözüm getirememiştir.<br />
İşsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, terör, siyasi istikrarsızlık, ekonomik belirsizlik, etnik ve mezhep temelli cepheleşmeler insanlığın başında ince bir ipe bağlanmış keskin kılıç gibi sallanmaktadır.<br />
Hukukun gücü değil, güçlünün hukuku maalesef kıtaları dolaşmaktadır.<br />
Mazlumlar ızdırap içindedir, zalimlerin gözü ve kursağı da doymak bilmemektedir.<br />
Göç konusu hala insanlığın üstesinden gelemediği ana sorunlarından birisi olarak malumumuz ve muhatap olduğumuz bir sancıdır.<br />
Türkiye, böylesi bir alacakaranlık dünya panoraması karşısında önümüzdeki yüzyıla damga vurmanın hedefindedir.<br />
Bu hedef heyecan vericidir, elbette hep birlikte ve herkes eşittir Türkiye anlayışıyla yüzyılın vizyonuna ulaşılacaktır.<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta ifade ettiği “iç cepheyi” diri ve zinde tutmak hepimizin görevidir.<br />
Gerçekten asıl olan iç cephedir.<br />
Bu cephe aziz Atatürk’ün vurguladığı üzere, bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir.<br />
Artık seçim gündemi geride kalmıştır.<br />
Söylenen söylenmiş, herkes eteğindeki taşı dökmüştür.<br />
Sonuçta millet seçimini yapmış, kararını belgelemiş, önümüzdeki beş yıllık süre zarfında siyasi yetkiyi Cumhur İttifakı’yla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş, takdir hakkını bu yönde kullanmıştır.<br />
Meydanların sıcaklığını siyasetin uzlaşma ve diyalog masasına taşımamak lazımdır.<br />
Elbette biz ne demişsek arkasındayız, her sözümüzün de yanındayız.<br />
Ancak Türkiye’nin meselelerini konuşarak, kafa kafaya vererek, ahlaki ve milli ölçekte buluşarak çözebiliriz.<br />
Siyaseti kör dövüşüne çevirmekten uzaklaşmalıyız.<br />
Milletimiz bizden hizmet beklemektedir.<br />
Bundan sonra kenetlenmeyi ve kucaklaşmayı her sahada, her aşamada sağlamalıyız.<br />
Türk milleti tek ses, tek bilek ve tek yürek olduktan, Türkiye bütün güzellikleriyle ve değerleriyle tek nefes haline geldikten sonra zulmün feriştahı, zilletin ağa babası, düşmanın kıralı gelse göreceği yalnızca hezimet ve hüsrandır.<br />
İnanıyorum ki, uyanan ve ayaklanan devin tekrar uyuşup uyuklamasına hiçbir vicdan sahibi insanımız tamam demeyecek, yanlışa taraf olmayacaktır.<br />
Türkiye; ekonomisiyle, siyasetiyle, diplomasisiyle, milli birlik ve kardeşlik ruhuyla, tarihi ve kültürel müktesebatıyla, kavga yerine kucaklaşmayı öne alan sarsılmaz iradesiyle önümüzdeki yüzyılı lehine çevirebilecektir.<br />
Dileğim muhalefet partilerinin girdikleri tünelden, düştükleri türbülanstan bir an evvel çıkmaları, milli ve ahlaki siyaset ilkelerini gecikmeksizin benimsemeleridir.<br />
Maalesef ülkemizin öncelikli sorun alanlarından birisi fikirsiz, temelsiz, kimliksiz, istikametsiz, hedefsiz, heyecansız, milli ve manevi değerlere hazımsız muhalefet anlayışıdır.<br />
Bu anlayış demokrasimiz için de bir kambur ve külfettir.<br />
Muhalefet partilerinin kaynayan kazanı kapak tutmasa da, bu bizim meselemiz değildir.<br />
Birbirlerini yiyip tüketmeden orta yolu bulmaları tavsiyemdir.<br />
Kulislerin ateşlenmesi, lobilerin iştahlanması onların iç sorunudur.<br />
Üzüntümüz CHP Genel Başkanı’nın hala milletimizin mesajını algılayamamış, hala anlam verememiş olmasıdır.<br />
Bir televizyon kanalında, “kazanamadık, ama ağır bir yenilgi de almadık” sözleri, köylülerimizi ve TRT’yi suçlayan ve hakir gören tarihi hatası şuur kaybının yanı sıra hala şoku atlamadığına delildir.<br />
Köylülerimizi suçlamak, aşağılamak, horlamak bir defa demokrasiye, milli iradeye, insani değer ve mirasa çok kesif bir saldırıdır ve failinin derhal özür dilemesi lazımdır.<br />
Bu ayıplı sözler milletimizi derinden yaralamış, aynı şekilde CHP’ye oy veren vatandaşlarımızı da şaşırtmıştır.<br />
Anadolu’nun kavruk yüzlü, nasır tutmuş elli, tarlasında ve ağırında nafakasının mücadelesinde olan şerefli insanlarımızı anlamadan, haklarını teslim etmeden, onların gönüllerine girmeden yapılacak hiçbir mücadeleden sonuç alınamaz.<br />
Sayın Kılıçdaroğlu’nu defalarca uyardım:<br />
“Güvenme dostuna, saman doldurur postuna” dedim.<br />
CHP’nin üzerinden 40’a yakın milletvekilini kapan doğruca kendi evine gitti.<br />
CHP’nin önünden rastlantıyla geçene Cumhurbaşkanı yardımcılığı vaat edildi.<br />
Bakınız daha birkaç gün önce Ankara’yı sel götürdü, mazgallar tıkandı, araçlar sular altında kaldı, vatandaşlarımız mağdur oldu, her yer göle dönüştü, ama CHP’li Belediye Başkanı il il, meydan meydan dolaşarak asıl görevini unutmuş, şehrin yüzüstü bırakmıştı.<br />
Emanete tıpkı İstanbul Belediye Başkanı gibi ihanet etmişti.<br />
Ankara’ya çivi çakılmadı, belediye hizmetleri uzun zamandır askıya alındı.<br />
14 Mayıs akşamı bu iki belediye başkanı beşinci sınıf bir çadır tiyatrosunda gösteriye çıkarak kazandık diyorlardı, ama sorumluluğunu taşıdıkları kentlerine kaybettirdiklerini çok geçmeden herkes görüp anlamış oldu.<br />
Dolduruşa geldiler, itibar ve inandırıcılıklarını spot piyasaya düşürdüler.<br />
Nefsine söz geçiremeyenden siyasetçi olmayacağı gibi adam da olamayacaktır.<br />
Yine Kılıçdaroğlu’nu Hz.Mevlana’nın sözüyle uyardım ve dedim ki:<br />
“Kiminle gezdiğinize, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin; çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.”<br />
Sayın Kılıçdaroğlu ve diğer ortaklarının milletin çağrısına kulak verip, en azından yeni bir anayasa konusunda olumlu ve yapıcı yaklaşmaları önümüzdeki en belirgin samimiyet testidir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’mize geniş katılımlı, kapsayıcı, demokratik nitelikli, milletimizin özlemlerini yansıtan, devlet ve millet dengesini titizlikle kuran bir anayasa kazandırabilmek için elini taşın altına koymaya hazırdır.<br />
Bu kapsamda Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde 100 maddelik Anayasa teklif metnimiz de çoktan hazırlanmıştır.<br />
Yeni yüzyılda, 100 il, 1000 ilçeden müteşekkil idari yapısıyla gücüne güç katmış bir Türkiye’yi inşa ve ihya etmemiz mümkündür.<br />
18 Mart 2021 tarihinde gerçekleşen 13’üncü Olağan Büyük Kurultayımızda milletimle paylaştığım beş stratejik hedeften birisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, daha yerinde bir ifadeyle, Türk Tipi Başkanlık Modeli’ne sahip çıkmak, ilke, kural ve kurumlarıyla yaşamasına hizmet etmektir.<br />
Bir başka stratejik hedef olarak da; sivil, geniş katılımlı, herkesi kapsayan, yeni yönetim sisteminin ruhuna ve dokusuna müzahir yeni bir anayasa hazırlığını göstermiştim.<br />
Demiştim ki, “Milliyetçi Hareket Partisi bu kapsamda gerekli çalışmalarını sürdürmektedir ve önümüzdeki birkaç ay içinde hazırlıklarımız Allah’ın izniyle tamamlanacaktır.”<br />
Milliyetçi Hareket Partisi yeni anayasa konusunda sık sık dile getirdiği çalışmalarını Allah’a şükürler olsun ki 4 Mayıs 2021 tarihinde bitirmiş ve metin yazımı sonuçlanmıştır.<br />
“Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 Maddelik Yeni Anayasa” teklif metnimiz müzakere edilmek için hazırdır.<br />
Biz de laf yok icraat vardır.<br />
Dedik mi yaparız, yaptık mı mertçe sahiplenmesini biliriz.<br />
Temel görüşlerimizi merak edenlere tekrar hatırlatırım ki:<br />
Türkiye Cumhuriyeti adıyla, Türk milleti kimliğiyle beraberce yaşayabilmemizin tartışılmaz ilke ve esasları 29 Ekim 1923 tarihinde Atatürk ve kurucu kahramanlar tarafından belirlenmiştir.<br />
Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklal Marşı olduğu kaydedilmiş ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti, ülkesi, milleti ve egemenlik unsurlarıyla bir bütündür, aynı zamanda milli ve üniter bir devlettir.<br />
Türk milleti tarihi ve kültürel kökleri itibariyle ayrılık kabul etmeyen beşeri bir varlıktır.<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu Milli Mücadele’nin eseridir.<br />
Ay yıldızlı al bayrağımız bağımsızlığımızın, egemenliğimizin, birlik ve beraberliğimizin sembolüdür.<br />
İstiklal Marşımız, İstiklal Savaşımızın kahramanlık destanıdır ve o günlerin mukaddes bir hatırasıdır.<br />
Milli birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temeller “tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek vatan” ülküsüdür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi, bu kutlu değerleri ve kutsal emanetleri, göstereceği yüksek fedakârlık, kararlılık, milli şuur ve millet sevgisi ile korumaya sonuna kadar yeminlidir.<br />
Bunlar bizim hayat ve varlık kaynağımızdır.<br />
Bizim Anayasa hazırlığı ekseninde aradığımız uzlaşma ve diyalog zemini ancak milli ve manevi ilkelere saygı ve riayetle mümkündür.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi’nin ayrılıkta, bölünmede, çözülmede, dağılmada mutabakat araması asla ve asla mümkün değildir.<br />
Beklentimiz ve ümidimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin milli duruş ve Anayasa hazırlığı için yaptığı sağduyu ve kucaklaşma çağrılarının bu ilkeler etrafında cevap bulmasıdır.<br />
Sözlerime son vermeden altını çizerek açıklamak isterim ki;<br />
Asgari ücretle geçinen kardeşlerimizin, emeklilerimizin, memurlarımızın ve toplumun her kesiminin döviz kurundaki dalgalanmalardan korunarak insanca yaşayacakları ücret ve maaş seviyelerine çıkarılmalarını destekliyor, üzerimize ne düşüyorsa yapacağımızın sözünü veriyorum.<br />
Ayrıca 11 Haziran 2023 tarihinde Pençe-Kilit Harekât Bölgesi’nde bölücü terör örgütü PKK’nın tuzakladığı el yapımı patlayıcıların infilak etmesiyle şehit düşen Uzman Çavuş Cem Ahmet Kaya ile Uzman Çavuş Halil Şahin evlatlarımıza ve tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum.<br />
Başımız sağ olsun, vatan sağ olsun, milletimiz sonsuza kadar var olsun.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Meclis çalışmalarında her birinize üstün başarılar temenni ediyorum.<br />
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/06/13/8272/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Karakaya, &#8220;2018 yılında neyi vaad ettiysek hepsini yerine getirdik&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/04/16/karakaya-2018-yilinda-neyi-vaad-ettiysek-hepsini-yerine-getirdik/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/04/16/karakaya-2018-yilinda-neyi-vaad-ettiysek-hepsini-yerine-getirdik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Apr 2023 13:39:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[100. Yıl Seçimi Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Karakaya gündeme ilişkin soruları cevapladı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP'den Ortak canlı yayın]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8239</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya Anadolu Yayıncılar Derneği (AYD) bünyesindeki 60 televizyon ve 45 radyo ile sosyal medyadan yayımlanan &#8220;100. Yıl Seçimi Programı&#8221;nda, gündeme ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu. Karakaya Kahramanmaraşlı depremlerde 50 Binden fazla insanımızın hayatını kaybettiğini hatırlatarak bu durumun ekonomik bir karşılığı olamaz, Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya Anadolu Yayıncılar Derneği (AYD) bünyesindeki 60 televizyon ve 45 radyo ile sosyal medyadan yayımlanan &#8220;100. Yıl Seçimi Programı&#8221;nda, gündeme ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Karakaya Kahramanmaraşlı depremlerde 50 Binden fazla insanımızın hayatını kaybettiğini hatırlatarak bu durumun ekonomik bir karşılığı olamaz, Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Devletimiz ilk andan itibaren deprem bölgesinde çalışmalarına devam ediyor.  Yıkılan binaların yerine yeni binalar yapılıyor bunun maliyeti 140 milyar dolar. Bu az bir rakam değil. Türk Lirasına çevirdiğimizde Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 10’una, Türkiye bütçesinin de yarısına tekabül ediyor. Ancak devletimiz bunun altından kalkabilecek güçtedir. Bakanlarıyla, milletvekilleriyle belediye başkanlarıyla seferber oldu. En kısa sürede yaşanan acıların hafifletileceğini düşünüyorum.</p>
<p><strong>2018 YILINDA NEYİ VAAT ETTİYSEK HEPSİNİ YERİNE GETİRDİK</strong></p>
<p>Karakaya, uzun süredir vatandaşımızla yüz yüze olduklarının altını çizerek 2018 yılında neyi vaad ettiysek hepsini yerine getirdik dedi. 2018 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’nin beyannamesinde yer alan maddeleri sıralayan Karakaya beyannamede yer alan her konuyu çözüme ulaştırdıklarını söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin de önemine işaret eden Karakaya, 2018 yılında seçim beyannamesinde yer alan EYT, Emeklilere destek ödemeleri, Asgari Ücretten Vergi Alınmaması,3600 Ek Gösterge gibi çözüme ulaştırılan konuların Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin kolaylaştırdığına vurgu yaptı.</p>
<p><strong>EKONOMİK POLİTİKAMIZIN BAŞINDA ÜRETİM VAR</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin  ekonomi programının başında üretim var, 20 yıl önce emperyal güçler IMF gibi , Dünya Ticaret Örgütü gibi kuruluşlar üretmeyin çağrısında bulunuyorlardı o günleri hatırlarsınız üretime kota koyuyorlardı.</p>
<p>Biz Ekonomik Bekaanın Güvenlik bekaası kadar önemli olduğunu düşünüyoruz. Üretmek zorundayız. Milliyetçi Hareket Partisi olarak üretimi arttıracağız. Nasıl arttıracağız? Girdi maliyetlerini düşürerek, hakça rekabet ve yenilikçi ortamlar hazırlayarak.</p>
<p><strong>CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ EKONOMİ AÇISINDAN CİDDİ KATKI OLUŞTURDU</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin ekonomi vizyonun temel hedeflerinin çok büyük olduğunu belirten Karakaya, ekonomi veriler üzerinden işler ama soyut kavramlarla şekillenir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesiyle istikrar oluştu, ekonomi açısından ciddi katkı oluşturdu” dedi.</p>
<p><strong>PKK’NIN EKONOMİK ZARARI 2 TRİLYON DOLAR</strong></p>
<p>Türkiye’nin 40 yıldır PKK ile savaştığının altını çizen Karakaya şimdi PKK uzantısı siyasi partilerle iş birliği yapanlar bizim karşımıza geçip enflasyon diyorlar. Hem FETÖ hem de PKK ülkemizin ciddi anlamda kaynak tüketimine mal oluyor. Ekonomiden dem vuranlar, PKK’ya terör örgütü diyemeyenlere sormak lazım bunu neden konuşmuyorsunuz diye.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin önümüzdeki günlerde 2023 Seçim Beyannamesini açıklayacağını da kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/04/16/karakaya-2018-yilinda-neyi-vaad-ettiysek-hepsini-yerine-getirdik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-14 Mayıs’ta yeni bir demokrasi zaferiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının parlak sayfası Allah’ın izniyle açılacaktır.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/03/08/14-mayista-yeni-bir-demokrasi-zaferiyle-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-parlak-sayfasi-allahin-izniyle-acilacaktir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/03/08/14-mayista-yeni-bir-demokrasi-zaferiyle-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-parlak-sayfasi-allahin-izniyle-acilacaktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 08:39:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Parti Grubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8147</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı toplantıda,  İP başkanı Meral Akşener’in çelişkili hamlelerine karşı; “Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının dönüp dolaşıp yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değildir de nedir?” eleştirisinde bulundu. Konuşmasında muhalefet partilerinin tutumuna değinen MHP Lideri Devlet Bahçeli; “Fikri ve siyasi namusu ortalığa saçılmış olan siyasetçilerin ilkeli ve irade [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı toplantıda,  İP başkanı Meral Akşener’in çelişkili hamlelerine karşı; <strong>“Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının dönüp dolaşıp yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değildir de nedir?”</strong> eleştirisinde bulundu.</p>
<p>Konuşmasında muhalefet partilerinin tutumuna değinen MHP Lideri Devlet Bahçeli;<strong> “Fikri ve siyasi namusu ortalığa saçılmış olan siyasetçilerin ilkeli ve irade sahibi olması muhal bir hayalden ibarettir. Bunlar aynı zamanda demokrasinin ve milli iradenin karşıtıdır, karşı siperidir.”</strong> Dedi.</p>
<p>Her zaman olduğu gibi önemli açıklamalar yaparak gündeme dair  mesajlar veren Bahçeli konuşmasında şu ifadeler eyer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Muhterem Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Türkiye’miz son bir asrın en büyük felaketine maruz kalmış olsa da, insanüstü nitelikli mukavemet ve mücadele kanalıyla yaralar sarılmakta, hayranlık uyandıran dayanışma ve yardımlaşma hasleti sahnelenmektedir.</p>
<p>Acımız ve kaybımız ne kadar fazla olursa olsun, onları hazmedecek ve hafifletecek maşeri ve manevi vicdan Allah’a şükür ayaktadır.</p>
<p>Devlet milletiyle bir ve beraber olmuş, felaketin derin izleri silinmeye, mağduriyetlerin geniş etkisi giderilmeye hızlı bir şekilde başlanmış, hatta şu ana kadar da çok ciddi mesafeler alınmıştır.</p>
<p><strong><em><u>“Yeni Türkiye, Yeni Yüzyıl, Yeni Hayat”</u></em></strong> sacayağında umutlar dirilmiştir.</p>
<p>Bununla da kalmamış ufkumuza çöken kara bulutlar dağıtılmış, kabus senaryoları berhava edilmiştir.</p>
<p>Bizim anlayışımızda, kardeşlik ve kaderdaşlık ortak paydasında insan insana candır, kandır, dayanaktır, hayattır.</p>
<p>Derdi de, sevinci de özden paylaşmak civanmert bir asalettir.</p>
<p>Bir aydır her insanımızın kalbi deprem bölgesinde atmaktadır.</p>
<p>85 milyon Türk vatandaşı aynı duygu ve duyarlılık mihverinde kenetlenmiştir.</p>
<p>Zafer dönemleri kadar hüzün ve hüsran dönemleri de millet olma şuurumuzu çelik ve çevik bir kıvama yükseltmektedir.</p>
<p>Nitekim bugüne kadarki milli ve tarihi tecrübeler buna işaret etmektedir.</p>
<p>Hiçbir mazlum insanımızı darda ve zorda bırakmama iradesi siyasetimize hâkimdir.</p>
<p>Viranelerin içinden cennet bahçesi çıkarmak, çökmüş yuvaların yerine daha güzelini ve güvenlisini yapmak bizim en temel gündemimizdir.</p>
<p>Bu hedeften asla taviz vermeyeceğiz.</p>
<p>Bu hedefin gerisine kesinlikle düşmeyeceğiz.</p>
<p>Siyaseti fitne kumkumasına, çadır tiyatrosuna, kavga ve kutuplaşma arenasına çeviren fırıldakların, U dönüşleriyle meşhur devşirmelerin tertiplerine itibar etmeyeceğiz, nahoş tezgahlarına gelmeyeceğiz.</p>
<p>Cumhur İttifakı olarak sağa sola bakmadan, şuna buna aldırmadan adanmış yüreğimizle Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet edeceğiz.</p>
<p>Başkaları gevezelik yapacak, gerzeklikte sınır tanımayacak; biz yüksek bir gayeye ulaşmak için tüm gayretimizle çalışacağız.</p>
<p>Başkaları dedikodu çarkına kapılacak, densizlikte rekorlar kıracak; biz dağları aşacağız, suları taşıracağız, ümitleri canlandıracağız.</p>
<p>Başkaları polemik batağında debelenecek, kaos ve kriz pozunda buluşacak; biz huzur, barış ve kardeşliğin manifestosunu yazacağız.</p>
<p>Fikir kubbemiz merhum Ziya Gökalp’e göre, <strong><em>vatan</em>,<em> uğruna hayatlar feda olunan mukaddes bir ülkedir.</em></strong></p>
<p>Büyük felaketler zamanında genelin ruhundan milli şahsiyetin doğacağını söyleyen ve bu şahsiyete sahip olanların adeta kendinden geçip milletin istiklaliyle ve istikbaliyle yoğurulacağını açıklayan da merhum Gökalp’tir.</p>
<p>İşte bunun apaçık delilini, Kahramanmaraş depreminden sonra yükselişe geçen mefkûre seviyesindeki davranış ve dayanışma ahlakında görmek mümkündür.</p>
<p>Ebediyete uğurladığımız vatandaşlarımızın geride bıraktıkları anılarını, hatıralarını ve emanetlerini titizlikle muhafaza etmeye, onları yaşatmaya son derece kararlıyız.</p>
<p>Zorlukları yeneceğiz, engelleri aşacağız.</p>
<p>Denizi geçtik, derede boğulmayacağız.</p>
<p>Millet gönlünü açmış, devlet kanatlarını aralamış, bu kapsamda depremden zarar gören insanlarımıza samimi ve sıcak bir hissiyatla sahip çıkılmış, aynı şekilde şefkat, merhamet ve cömertlik pınarları çağlamış coşmuştur.</p>
<p>Düşünce hayatımızın dev isimlerinden birisi olan Yusuf Has Hacib Kudatgu Bilig’de diyor ki:</p>
<p><strong><em>“Başkalarına yararlı olmayan ölü gibidir,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yararlı ol, ölü olma ey yiğit.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Kime devlet gelirse güçlü olur onun eli,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bütün eğrisi doğru, sözü olur bilgi.”</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong>İnancımız ve itikadımız odur ki, insanın en hayırlısı yine insana faydalı olandır.</p>
<p>Devletimiz bütün kapasite ve kabiliyetiyle depremden ağır yara alan insanlarımızın yanındadır.</p>
<p>Kahramanmaraş merkezli doğal felakette 46 bin 104 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiş, 115 bin vatandaşımız da yaralanmıştır.</p>
<p>Niyazım, vefat eden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’ın rahmetiyle ve merhametiyle muamele etmesidir.</p>
<p>Bir başka niyazım da, tedavi gören vatandaşlarımızın bir an evvel şifa bulması, normal hayatlarına dönmeleridir.</p>
<p>Deprem bölgesinde iş makineleri geceli gündüzlü faal haldedir.</p>
<p>Hasarlı binalar yenilerinin yapılması amacıyla yıkılmaktadır.</p>
<p>Önümüzdeki kısa sürede 405 bin afet konutuyla birlikte 83 bin köy evinin inşa edileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Yerleşim yerlerinin ovalardan dağlara doğru kaydırılması öngörülmektedir.</p>
<p>Depremden etkilenen 11 ilimizin her birinin tarihi, coğrafi ve kültürel dokusuna uygun özel master planları hazırlanmaktadır.</p>
<p>Yeni yapılacak konutların güvenli şehir üçgeni çerçevesinde zemin artı 3 veya 4 katı geçmeyeceği açıklanmıştır.</p>
<p>Bu durum isabetli ve kayda değer bir gelişmedir.</p>
<p>3 Mart 2023 Cuma günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde düzenlenen; jeoloji, sismoloji, şehircilik, inşaat, mimarlık ve sosyoloji gibi alanlarda uzman ve bilim insanlarının da katıldığı Ulusal Risk Kalkanı Toplantısı bize göre çok hayırlı bir adım, gelecek için umut verici bir atılımdır.</p>
<p>Her neviden risk ve tehditlere kalkan olacak munzam ve mutlak bir iradenin devlet politikası haline gelmesi son yüzyıllık tarihimizde ilk kez ortaya çıkan stratejik mahiyetli bir karardır.</p>
<p>Deprem başta olmak üzere; sel, yangın, heyelan, kuraklık, salgın hastalıklar, terör, sığınmacı sorunu ve ekonomik krizler gibi ülkemizin karşı karşıya olduğu yakın tehlikelerin bütüncül bir anlayışla afet kavramı altında toplanacak olması çok doğru bir karardır. Ve desteğimiz tamdır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 politika kuruluna 10’uncusu olarak <em>‘Afet Yönetimi Politikalar Kurulu’</em>nun eklenme tercihi de takdirle karşıladığımız siyasi, idari ve stratejik bir vizyonun mahsulüdür.</p>
<p>Kurulların ve kurumların ilgili bakanlıklarla eşgüdüm halinde çalışması muhtemel felaketlere karşı direnci ve işbirliğini doğal olarak güçlendirecektir.</p>
<p>Deprem riskine ve yapılacak zemin etütlerine göre şehirleşmenin, bu alandaki dönüşüm çabalarının önemi tartışma götürmez bir ihtiyaçtır.</p>
<p>Her şeyden evvel deprem gerçeğini kabul ederek buna karşı her anlamda kalıcı ve köklü tedbirler geliştirmek, dayanıklı binalar inşa etmek bundan sonra vazgeçilmeyecek bir hedefimizdir.</p>
<p>Şu ana kadar yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı 230 bin binada 645 bin bağımsız bölümün tespit edildiği dikkatle tefrik edildiğinde önümüzdeki kısa sürede yapılması gereken çok iş olduğu görülecektir.</p>
<p>Cumhur İttifakı bu yükün, bu enkazın, bu hasarın, bu yıkımın altından kalkmaya, yeni bir hayatı kurmaya mahir ve muktedirdir.</p>
<p>İnsan odaklı siyasetimizle her vatandaşımızın elinden tutup kutlu ve mutlu bir geleceğe taşıma amacımız hiçbir müflis siyaset anlayışıyla mukayese edilemeyecek kadar zinde ve zirvededir.</p>
<p>Bizim sevdamız Türkiye’dir.</p>
<p>Bizim mensubiyet onurumuz Türk milletidir.</p>
<p>Vakit kaybedemeyiz, çer çöple meşgul olamayız.</p>
<p>Önce ülkem diyoruz.</p>
<p>Aziz milletim sıra sende diyerek sesleniyoruz.</p>
<p>Tatbik ve temin edeceğimiz siyasetimizi seçim gününe kadar depremde hayatlarını kaybetmiş insanlarımızın ruhlarını muazzep etmeyecek ölçüde kılı kırk yararak ifa edeceğiz.</p>
<p>Çok dikkatli, temkinli, sorumlu, hassas, teenni içinde ve soğukkanlılıkla hareket edeceğiz.</p>
<p>Derin acılar yüreklerimizi kaplamışken seçim müziği kullanmayacağız, kuşkusuz taşkın heyecanlara prim vermeyeceğiz, sağduyumuzu her şartta koruyacağız.</p>
<p>Yapıcı, destekleyici, ön açıcı ve pozitif gündemli siyasetimizi her zaman olduğu gibi ülke geneline yansıtacağız.</p>
<p>Milletimizle her an ve her alanda iç içe olacağız, birebir temas ve ziyaretlerimizle partimizi ve Cumhur İttifakı’nı tüm yurt sathında anlatmaya devam edeceğiz, adayımız belli kararımız net diyeceğiz.</p>
<p>Felaketin kanamasını faziletli güç birliğiyle dindireceğiz.</p>
<p>Önemle ve özellikle hatırlatmak isterim ki, milliyetçilik yalnızca gözyaşından ibaret bir duygu seli, sadece heyecanla söylenen bir nutuk, coşkuyla dinlenen bir marş değildir, bu kalıp ve kapsamda da olmamalıdır.</p>
<p>Milliyetçiliğe asıl anlamını veren; ideal ile gerçeğin, imkân ile mümkünün, olmuş ile olanın, akıl ile inancın mantık ve makulde buluşturulmasıdır.</p>
<p>Bizim siyasetimizin ve siyasi hedeflerimizin uygulama alanı evvelemirde Türkiye&#8217;dir.</p>
<p>Pergelin sabit ucu başkent Ankara’ya tutunmuş, hareketli ucuyla da 360 derecelik bir görüş ve münasebet ağı teşekkül etmiştir.</p>
<p>Türk-İslam coğrafyalarına bakışımızın ve kavrayışımızın ağırlık merkezi Türkiye’dir.</p>
<p>Ülkemiz güçlü olmadığı ve insanlarımız ileri hayat seviyesine ulaşamadığı takdirde ülkülerimizin hayalden öteye geçme şansı yoktur.</p>
<p>Geçmişte bahsettiğim gibi, Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin siyaset anlayışının öznesi insan, nesnesi devlet, yüklemi demokrasi, cümlesi ise millettir.</p>
<p><u>Bunun anlamı şudur:</u></p>
<p>Biz, insanı merkeze alarak, yine insan için yola çıkmış,</p>
<p>Devleti, insan için bir haysiyet, hizmet ve hükümranlık aracı gören,</p>
<p>İnsan-millet,  insan-devlet ilişkilerini demokrasi ile sağlamayı amaçlamış,</p>
<p>Ve bunların tamamının yalnızca millet içinde anlam bulacağına inanan kutlu bir davanın, 54 yıllık bir siyasetin mensuplarıyız.</p>
<p>Bizim başkaları gibi devletle, cumhuriyetle, milletle, ortak değerlerle ve demokrasiyle hiçbir devirde sorunumuz olmamıştır, olmayacaktır, olması da beklenmemelidir.</p>
<p>Bize göre, bunlardan birini diğerine tercih ederek yapılacak siyaset eksiktir, kusurludur, batıldır ve sakattır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, kendisini millet üstü görenlerin dayatmaları karşısında her zaman milletinin yanında yer almıştır.</p>
<p>Millet ne diyorsa fikrimiz ve fiilimiz odur.</p>
<p>Devletin bütünlüğü ile temel değerlerine yönelik yoğun tehlikeler baş gösterdiği her dönem ve şartlarda, devletin nasıl korunması gerektiğini dosta da düşmana da gösteren Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.</p>
<p>Bu hususta hiç kimseye rüştümüzü ispat etmeye merakımız yoktur.</p>
<p>Buradan açık yürekle, tam bir inançla ifade ediyorum ki, Milliyetçi Hareket Partisi milletimiz için öngördüğü tehlikeler karşısında geçmişte olduğu gibi, bugün de, yarın da sonuna kadar direnecek, yeri gelirse her bedeli ödemeye hazır olacaktır.</p>
<p>Bu vatan çaresiz ve sahipsiz değildir.</p>
<p>Bu devlet önüne gelenin sövüp sayacağı, kırıp dökeceği, yakıp yıkacağı sömürge bakiyesi değildir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı devlet vakarının, millet varlığının boyun eğmeyecek bayraktarıdır.</p>
<p>Bilinmelidir ki, Cumhur İttifakı yalnızca bir seçim ittifakı değildir.</p>
<p>Türkiye’yi hedef alan iç ve dış husumet cephesine karşı milli, ahlaki ve tarihi bir birlikteliğin unvanıdır.</p>
<p>İttifakımızda parti çıkarları değil, Türkiye’nin çıkarları esastır.</p>
<p>Duruşumuz Türk milletinin asırlar içinde teşekkül ve tezahür eden muhteşem duruşuyla bir ve aynıdır.</p>
<p>Kararlılığımız, işbirliğimiz ve ittifak kültürümüz; Türkiye’yi bölgesel güç ve lider ülke yapacak 2023 hedeflerini gerçekleştirmenin yanı sıra, İ’la-yı Kelimetullah uğruna asırlarca dünya barışının ve adaletinin güvencesi İslam aleminin ve bütün mazlum toplumların yegane ümidi olan Türkiye’yi küresel güç haline getirecek, 2053 ve 2071 vizyonlarının alt yapısını adım adım tesis edecektir.</p>
<p>Bu nedenle istikbalin yol haritası 14 Mayıs 2023 tarihinde netleşecek, egemenliğin ve iradenin sahibi aziz Türk milleti kesin hükmünü sandıkta gösterecektir.</p>
<p>14 Mayıs’ta yeni bir demokrasi zaferiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının parlak sayfası Allah’ın izniyle açılacaktır.</p>
<p>Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyeti’ni yeni yüzyıla güvenli, huzurlu, kardeşlik ve kucaklaşma bağlarıyla ulaştıracaktır.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Devletimizin egemenlik ve hükümranlık haklarını, milletimizin varlık ve birlik hassasiyetini açıktan hedef alan, milli ve manevi değerlerimizin zedelemesine hizmet eden, toplumsal kaos çıkarılmasına çanak tutan sinsi bir provokasyon senaryosu devamlı körüklenmektedir.</p>
<p>Depremi fırsat bilen ahlaksızlar Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerini sabote etmek, olay çıkarmak, kavga ortamının fitilini tutuşturmak maksadıyla tedavüldedir, teyakkuz halindedir.</p>
<p>Doğal afetlerin teslim alamadığı Türkiye’yi, doğal olmayan şiddet ve gerilim ataklarıyla diz çöktürmeye, pes ettirmeye, boyun eğdirmeye çabalayan mihrakların alayını birden görüyor, biliyor, nefesimizle de enselerinde olduğumuzu buradan açıklıyorum.</p>
<p>Altılı masanın iflah olmaz bir krize yakalandığı bugünlerde, sokakları tahrik etmeye, Türk-Kürt karşıtlığını üretmeye çabalayan dış bağlantılı soysuzların ateşle oynadığı bariz olarak meydandadır.</p>
<p>Tribünlerde münferiden seslendirilen hükümet istifa sloganları Türkiye düşmanları tarafından sipariş ve imal edilen, üstelik çok tehlikeli sosyal ve toplumsal hadiselere kapı aralayabilecek karanlık bir planın ön hazırlığıdır.</p>
<p>Türk sporuna husumet hançerini vurma arayışında olan çevreler eşzamanlı olarak milli hislerimizi kaşımanın, kutuplaşmayı kamçılamanın çabasındadır.</p>
<p>Siyasi muhalefetin kızışan pazarlıklara gömülmesiyle birlikte toplumsal muhalefeti tahrik edip kışkırtan, bu suretle yıkıcı dil ve eylem taktikleriyle çatışma iklimini yeşertmenin peşinden koşanlar unutmasınlar ki, kendi kazdıkları kuyuya bodoslama düşmekten kurtulamayacaklardır.</p>
<p>Türkiye sokakta bulunmadı, tribünlerde kurulmadı, üç beş çapulcunun, beş on haydudun eliyle ve emeliyle de harap olmayacak, bitap düşmeyecektir.</p>
<p>Herkes aklını başına almalıdır. Rüzgar estiren fırtınayla devrilecektir.</p>
<p>Türk milletinin acılı, kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti siyasetten toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı bulacaklardır.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu Bursaspor ve Diyarbakırspor arasında oynanan futbol müsabakası esnasında, tribünlerden sallanan provokatif mahiyetli görsellerin, yaşanan taşkınlıkların sporun ahlak ve doğasına bütünüyle aykırı olduğu hepinizin ve herkesin malumudur.</p>
<p>Bize göre Amed diye bir yer yoktur, Amedspor diye bir kulüpten de bahsedilemeyecektir.</p>
<p>Diyarbakırspor’un Amedspor olarak isimlendirilmesi bizim nezdimizde yok hükmündedir.</p>
<p>Bursaspor taraftarlarını buradan selamlıyorum.</p>
<p>Milli duruşlarından dolayı tebrik ediyorum.</p>
<p>Ancak şunu da söylemem lazımdır ki, Bursa’da küçük bir azınlık olan terör yandaşlarının ve bölücü alçakların stadyumu tahrik etmesi, çıkan olayların Kürt kökenli kardeşlerimle ilişkilendirilmesi bir defa cinayettir, melanettir, rezalettir.</p>
<p>Kürt kökenli kardeşlerim başkadır, huzur ve asayişimize kast eden şerefsizler başkadır.</p>
<p>Kürt kökenli kardeşlerim başkadır, bölücü teröristler bambaşkadır.</p>
<p>Türk ile Kürt arasına kan serpiştirmeye, düşmanlık tohumu ekmeye kalkışan, buna teşne olan kim varsa koparılması gereken çıbanbaşıdır, kesilmesi gereken kanser hücresidir, başı ezilmesi gereken emperyalizmin piyonudur.</p>
<p>Bursa nasıl gözbebeğimizse Diyarbakır da öyledir.</p>
<p>Bursa nasıl bir Türk kenti ise Diyarbakır da aynısıdır.</p>
<p>Bursalı kardeşlerimle Diyarbakırlı kardeşlerim birdir, kardeştir, bozgunculuk yapanlar ise kalleştir, kahpedir.</p>
<p>Siyasi dağınıklıklarını ve tükenmişliklerini stadyumları kullanarak ikame etmeye niyetlenen düşük ayarlı, çürük yapılı, çarpık zihniyetli muhalif partilerin hesabı tutmayacaktır.</p>
<p>Milli şairimiz Mehmet Emin Yurdakul’da, yüzyıl önce anlamını bulduğu gibi <u>Türkiye sevdalıları;</u></p>
<p>En hakir insanı kardeş sayan bir erdem,</p>
<p>Esir yaratmayan Allah&#8217;a yürekten iman,</p>
<p>Paçavralar altındaki yoksulun yaraladığı vicdan,</p>
<p>Mazlumların intikamını almak için doğduğuna inanan bir kudret ile yekvücut olmuşlardır.</p>
<p>Bu amaçlar doğrultusunda ilerlerken, üzerinde titrediğimiz bin yıllık kardeşliğimizin zehirli emeller uğruna israf edilmesine, sonu uçurum olan istikametlere sürüklenmesine göz yummamız takdir edersiniz ki mümkün değildir.</p>
<p>Milli birlik ve kardeşlik mirasımıza sahip çıkamazsak, Türk milletine olan mensubiyet bağlarını kopartmadan korumak ve geleceğimizi bu coğrafyada, bu devlet çatısı altında, bu beşeri bütünlükle paylaşma arzusunu diri tutmak, herkesi uyarıyorum ki, imkânsız hale gelecektir.</p>
<p>Bu beka düzeyindeki konu, muhalefetin kesintisiz tahrikleriyle beraber yaşanan günlük siyasi çekişmelerle, ucuz polemiklerle geçiştirilemeyecek kadar ciddidir.</p>
<p>Süregelen tartışmalar devlet ve millet hayatımızın devamını derinden etkileyecek kadar önemli boyutlardadır.</p>
<p>Bu derece hassas noktaya kadar gelinmesinde en büyük sorumlu ve suçlu bölücü teröre sevimli görünerek kokuşmuş siyasi ilişki ağlarını örmeye çalışan, sonunda da Türkiye düşmanlarının eline ve emrine mahkum hale gelen zillet ve hezimet ittifakıdır.</p>
<p>Gelişmeler karşısında Türkiye Futbol Federasyonu’nun atıl ve aciz kaldığı, proaktif davranış sergileyemediği hususunda yaygın kanaat ve görüşlere kulak verilmeli, ciddiye alınmalıdır.</p>
<p>Türk sporu dostluğun ve kardeşliğin vadisidir.</p>
<p>Türk sporu birliğin ve beraberliğin vahasıdır.</p>
<p>Bilhassa futbol sahalarından kaos çıkarmayı düşünmek bu ülkeye, bu millete, gelecek nesillere yapılabilecek en büyük kötülüktür.</p>
<p>Biz de kötülüğe müsaade etmeyeceğiz, kötülere müsamaha göstermeyeceğiz, oyuna gelmeyeceğiz, huzurumuzu kaçırmaya uğraşanlara fırsat vermeyeceğiz.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Merhum Yakup Kadri Karaosmanoğlu, anılarını yazdığı ” Politikada 45 Yıl” adlı eserin bir yerinde küçük politika deyimini anlatarak şunları söylemiştir:</p>
<p><strong><em>“Her türlü samimi fikir ve kanaat muhtevasından yoksun ya da fikir ve kanaatleri şahsi emri altına alan sözde bir takım siyasi mücadeleler ve siyasetçiler küçük politika kapsamındadır.”</em></strong></p>
<p>Politikasızlık ne kadar vahimse küçük politika da o denli trajik bir hezeyan ve hüsrandır.</p>
<p>Politikanın büyüğü küçüğü olur mu diye aklından geçirenlere, çıkarlarının ikmaline odaklanan siyasetçileri ve siyaset mücadelelerini dikkatli ve uyanık bir gözle elekten geçirmelerini hassaten tavsiye ederim.</p>
<p>İşte o zaman eleğin altına düşenlerle üstünde kalanların hal-i pürmelali tam manasıyla belli olacak, bütünüyle ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Bu ülkenin başına ne gelmişse, milletimiz hangi badire ve belalara uğramışsa küçük politikalardan ve küçülmüş politikacılardan kaynaklandığı bilinen ve çarpıcı şekilde göz önünde olan bir gerçektir.</p>
<p>İnsani, manevi ve milli değerlerden soyutlanmış siyasi ihtiraslar iki dost kalbin arasında bile dipsiz uçurumlar açmaktadır.</p>
<p>İlkeli olmak demek, her şeyden önce insanın kendisine olan sadakati demektir.</p>
<p>Bundan mahrum olanların vatana ve millete sadakat göstermesi, sevgi beslemesi, fedakarlık yapması, taş üstüne taş koyması olacak iş değildir.</p>
<p>İyiyi kötüden ayıramayan, doğruyu yanlıştan ayıklayamayan her kimse vicdanen hastadır, karar ve iradesi mefluçtur.</p>
<p>Fikri ve siyasi namusu ortalığa saçılmış olan siyasetçilerin ilkeli ve irade sahibi olması muhal bir hayalden ibarettir.</p>
<p>Bunlar aynı zamanda demokrasinin ve milli iradenin karşıtıdır, karşı siperidir.</p>
<p>Akla hayale sığmayan yalan ve iftiralarla siyaset yapanlar, maske takarak servet, şöhret ve makam iştahını kapatmaya çalışanlar ilkesizliğin ve samimiyetsizliğin elebaşlarıdır.</p>
<p>Milletimiz depremin ağır enkazıyla ve feci sonuçlarıyla mücadele ederken siyasi istismara tevessül etmek, devleti ve hükümeti suçlamak, yıkıma devam etmek ilkesizliğin, hatta ihanetin alenileşmesidir.</p>
<p>Hatay’daki bir hastanede jeneratör devreye girmediği için tedavi gören hastaların öldüğünü, içecek suyun bulunmadığını iddia edenler ilkesiz ve vicdansızlığın marka yüzleridir.</p>
<p>Kızılay’ın kan sattığını söyleyenler, AFAD’a kara çalanlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin felakete neden olduğunu ileri sürenler ilkesizliğin çukurlaşmış fertleridir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte Elbistan ziyaretimiz sırasında nezaketsizce ortalığı karıştırmaya çalışan görevli ve siyasi provokatörler, ardından da sosyal medyada kara kampanya düzenleyenler hem ilkel hem de ilkesiz bir güruhtur.</p>
<p>Bir yıldır Cumhurbaşkanı adayını yıpranmasın diye açıklamayıp, bir günde toz duman olanlar ilkesizliğin canlı timsalleridir.</p>
<p>Ortak aday anlayışı üzerinde uzlaşıp 24 saat bile geçmeden atılan imzayı inkar edenler ilkesizliğin ana damarıdır.</p>
<p>Bir yıl boyunca oturduğu eğri bacaklı masayı; kumar masası, şahsi hırsların masası, küçük hesaplar masası, noter masası, kuyruklu yalanlar masası diyerek önce devirip, sonra zoru görünce tekrar oturanlar ilkesizliğin ve yüzsüzlüğün numuneleridir.</p>
<p>İttifak yaptığı partinin mensuplarını isyana çağırmak ilkesizliğin ve siyasi ahlak eksikliğinin adeta fermanı değildir de nedir?</p>
<p>Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının dönüp dolaşıp yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değildir de nedir?</p>
<p>Diğer yandan dayatmalara rıza gösterip, bu çirkinliğe onay verip masayı devirene tekrar sandalye sunmak çürümüş bir siyasetin ilkesizliği değil midir?</p>
<p>Mahut belediye başkanlarının Cumhurbaşkanı yardımcısı olması yönündeki baskılara boyun eğerek bu şahıslara hem oy veren vatandaşlarımıza hem de siyasetin ilke ve ahlakına suikast yapılmasına tamam demek esir edilmiş, yerin dibine geçmiş küçük bir siyaset çirkinliği değil midir?</p>
<p>Makam ve mevki pazarlıklarıyla masaya geri oturan İP başkanı, söylediği ağır sözlerin altından nasıl kalkacak, insanımızın yüzüne utanmadan, sıkılmadan nasıl bakacaktır?</p>
<p>Türk siyaseti bu tip bir ilkesizliği ne görmüş ne de muhatap olmuştur.</p>
<p>Geçmişte demiştim, yine söylüyorum:</p>
<p>Bir kere satan yine satar, yine satar, yine satacaktır.</p>
<p>Gidişata göre renk değiştirerek girecekleri şekil belli olmayan ilkesizler yokken, biz yine vardık, var olacağız ve yine milletimizin kalbinde bulunacağız.</p>
<p>Siyasetin muhalefet cenahında yaşanan kargaşa ve kaotik tabloya bakınca ülkemiz adına üzülmekten kendimizi alamıyoruz.</p>
<p>Milletimiz ve Türkiye’miz böyle bir muhalefete asla müstahak değildir.</p>
<p>Masada oturmayı dahi beceremeyen, ortak bir siyasi planlama ve hedefte bile buluşamayanların 85 milyon Türk vatandaşına hizmet etmesi, ilkeli ve dürüst şekilde siyasi duruş göstermesi beyhude bir beklentidir.</p>
<p>Yusuf Has Hacib’ten esinlenerek zillet ittifakına diyorum ki: Bozulur bu yaptıklarınız, saçılır bu topladıklarınız, kırılır bu çevirdiğiniz çarkınız.</p>
<p>Zillet düşmüştür, Cumhur İttifakı’nın siyasi alternatifi de kalmamıştır.</p>
<p>Koca Cafer Paşa Temeşvar Kalesi’ni nasıl savunmuşsa,</p>
<p>Tiryaki Hasan Paşa Kanije Kalesini nasıl müdafaa etmişse,</p>
<p>Osman Paşa Plevne’de kuşatmaya nasıl direnmişse,</p>
<p>Çanakkale’de zalimlerin en kesif saldırıları nasıl püskürtülmüşse,</p>
<p>Milli Mücadele’de yedi düvele karşı nasıl mücadele edilmişse,</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti milletimizin emsalsiz irade ve hamiyetiyle nasıl kurulmuşsa,</p>
<p>Aynı şekilde, aynı şevkle, aynı inançla, aynı ahlak ve kahramanlıkla Türkiye’yi hiç kimseye mihnet ve minnet ettirmeyeceğiz, Cumhur İttifakı olarak bayrak diyeceğiz, vatan diyeceğiz, millet diyeceğiz, devlet diyeceğiz, henüz tüyü bitmemiş yetimlerimizin, mazlum ve mağdur insanlarımızın haklarını son nefesimize kadar ayağa düşürmeyeceğiz.</p>
<p>Bu saatten sonra zillette fırtına kopsa bizde yaprak bile kımıldamayacaktır.</p>
<p>Bu saatten sonra zilletin ciddiye alınacak, mesele edilecek, önemsenecek hiçbir siyasi tasavvur ve teklifi de olamaz, olsa bile bizim için yalnızca boş beleş bir sızlanmadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nın varlığından ve hedeflerinden rahatsızlık duyanlar artık bizim nazarımızda hükümsüzdür.</p>
<p>Biz kendimizi bilir, hasmımızı bilmezsek başarısızlık mukadderdir.</p>
<p>Kendimizi bilmez, hasmımızı bilirsek başarısızlık yine kaderdir.</p>
<p>Ancak hem kendimizi hem de hasmımızı biliyorsak, o zaman başarı kaçınılmazdır.</p>
<p>Kim Türk milletinin hasmı ise bizim de sonuna kadar hasmımızdır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı her zaman doğru anlayan, doğru anlatan, ona her zaman sahip çıkan Türkiye sevdalıları hep var olacaktır.</p>
<p>Ve onlar her geçen gün daha da büyüyüp güçlenecek ve her türlü oyunu bozacaktır.</p>
<p>Çünkü bizler, varlık sebebimizin milletimizin geleceği olduğunun bilinci içerisindeyiz.</p>
<p>Çünkü bu toprakların kolay vatan olmadığının, milli birliğin kolay temin edilmediğinin farkındayız.</p>
<p>Bu nedenle de, ne engellerden yılarız, ne de mücadele etmekten yoruluruz.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılına ulaşmaktan başka bir seçenek de tanımıyoruz, tanımayacağız.</p>
<p>Zillete değil, millete bakacağız.</p>
<p>Zayıflamayacağız, zaafa düşmeyeceğiz, Türk milletini zafer günlerine elbirliğiyle taşıyacağız.</p>
<p>Başaracağız, asrın idrakine Türk milletinin şanını ve şerefini gururla söylettireceğiz.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Medeni dünyanın gerekleri ve insanlığın ilerleyiş istikameti ülkelerini yönetme görevi üstlenmiş devlet ve siyaset insanlarına iki temel değerin sorumluluğunu aynı anda yüklemiştir.</p>
<p>Bunlardan birisi ekonomik refahın adil ve eşit dağıtılması, diğeri de toplumsal huzur ve esenliğin sağlanmasıdır.</p>
<p>Huzurun olmadığı bir refahın ya da refahın sağlanamadığı bir huzurun vasat bulabilmesi çağımızın değerler sisteminde çok zordur.</p>
<p>Refah için topyekûn üretime, kolektif çıkarlara dönük tasarrufa, köklü yatırım hamlelerine, topluma dönük hizmetlere, temel insan ihtiyaçlarının karşılandığı hakkaniyete, dengeli gelir ve servet paylaşımına ihtiyaç vardır.</p>
<p>Huzur için refahı sağlayan unsurlar çok önemli ve gereklidir.</p>
<p>Ancak bunlardan da öncelikli olan toplumu bir arada tutan değerlerin devamlılığı olmalıdır.</p>
<p>Ahlak, inanç, töre ve hukuktan oluşan bu değerler manzumesinin birinin zayıflaması ya da zayıflayanın yine toplumsal normlarla telafi edilememesi buhran olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Bugün özellikle cinnet, cinayet, katliam, şiddet ve istismar olarak görülen zincirleme buhranların varlığı, refaha kavuşmuş olsak bile huzura kavuşmakta zahmet çekeceğimizin işaretidir.</p>
<p>En utanç verici ve aşağılık suçlar,</p>
<p>Kadınlara yönelik saldırı ve şiddet sarmalı,</p>
<p>Akrabalarına katliam düzenleyen caniler,</p>
<p>Trafik tartışmasından cinayete varan kavgalar,</p>
<p>Hak ve adalet duygusunu sarsan siyasi istismarlar,</p>
<p>Evlerden okullara, hastane acil servislerinden otoparklara, spor müsabakalarından düğün eğlencelerine kadar uzanan yaygın bir şiddet dalgası günümüzün çok vahim sorunları haline gelmiştir.</p>
<p>Allah kimseye göstermesin, ama bugüne kadar bu olayların sizlere ve yakınlarınıza uğramamış olması, bundan sonra da uğramayacağı anlamını taşımamaktadır.</p>
<p>Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü karşılayacağız.</p>
<p>Bu konuda vicdani farkındalık düzeyinin küresel ölçekte yükselişi memnuniyet verici olsa da, hala kadınla şiddetin yana yana gelmesi bir skandaldır.</p>
<p>Biz kadın deyince ne anlamalıyız?</p>
<p>Beşik sallayan, çocuğunu doyurup, giydirip, büyüten anneyi mi?</p>
<p>Biz kadın denildiğinde neyi görmeliyiz?</p>
<p>Evini çekip çeviren, eşine destek veren, aşını işini dert eden bir fedakârlık anıtını mı?</p>
<p>Biz kadını nasıl tarif etmeliyiz?</p>
<p>Şeref ve namus timsali, ar ve iffet simgesi mi?</p>
<p>Kadına baktığımızda neyin mahcubiyetini yaşamalıyız?</p>
<p>Dinmeyen şiddetin mi? Verilmeyen değerin mi? Eksilmeyen istismar ve cinayetlerin mi?</p>
<p>Kadına baktığımızda, üzücü olsa da bu söylediklerimin hepsi fazlasıyla vardır ve karşımızdadır.</p>
<p>En temel sorun, en bariz ayıp kadının bir insan olduğu gerçeğinin unutuluyor, umursanmıyor oluşudur.</p>
<p>Kadın her şeyden önce bir insan, her şeyden önce eşref-i mahlûkattır.</p>
<p>Kadınlar şiddete, istismara, tacize maruz kalmaktadır ki, bu dehşet tablosu insanım diyen, vicdan sahibi her kişi için bir utançtır.</p>
<p>Hz. Mevlana diyor ki: <em>“Gönül yıkmak, Kâbe yıkmaktan daha büyük bir günahtır.”</em></p>
<p>Eğer var olacaksak, eğer geleceği şuurla kavrayıp, irademizle kaleme alacaksak kadına yönelik şiddeti durdurmalı, katilleri ve şiddet faillerini toplumdan tecrit etmeliyiz.</p>
<p>Kadınlarımız hak ettiği toplumsal mevkii almalı, siyasetten ticarete, ekonomiden sanata, eğitimden spora layık olduğu mertebelere yükselmeli, yalnızca şiddet konuşulurken hatırlanmamalı, yalnızca 8 Mart’a sıkıştırılmamalıdır.</p>
<p>Bu sorumluluk hepimizin omuzlarındadır.</p>
<p>Unutmayınız ki, kadınlar kadar güçlüyüz, kadınlar kadar insanız, kadınlar kadar medeniyiz.</p>
<p>Bugünkü grup toplantımıza teşrif eden hanımefendiler başta olmak üzere, tüm kadınlarımızın, aziz şehitlerimizin tüm muhterem annelerinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.</p>
<p>Sözlerime son vermeden evvel, Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası kadınlar üç adım atlamada altın madalya kazanan Tuğba Danışmaz kardeşimizi gönülden tebrik ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/03/08/14-mayista-yeni-bir-demokrasi-zaferiyle-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-parlak-sayfasi-allahin-izniyle-acilacaktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Devleti ve Hükumeti Suçlayan Güruh Arızalıdır, Arsızdır, Art Niyetlidir.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi hareket partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8142</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  “Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.” Dedi. Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  <strong>“Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.”</strong> Dedi.</p>
<p>Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edeceğini söyleyen MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasında Şu İfadeler eyer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekilleri, </strong></p>
<p><strong>Muhterem Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor; başarılı, sağlıklı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Bilim insanları Evren’in yaşını 13,7 milyar; Dünya’nın yaşını da 4,5 milyar yıl olarak tahmin etmektedir.</p>
<p>Yine yapılan araştırmalar kapsamında, insanlığın 3 milyon yıla, düşünen ve konuşan insanın da 1 milyon yıla uzanan bir geçmişi olduğu ileri sürülmektedir.</p>
<p>Elbette hayatı bahşeden bellidir.</p>
<p>Bu değişmez ve değiştirilemez ilahi bir hüküm, aynı şekilde ezeli bir takdirdir.</p>
<p>Nitekim Allah’tan geldiğimiz, yine O’na döneceğimiz manevi bir hakikattir.</p>
<p>Dünya’nın dönmeye başladığı andan bugüne kadar yerin altıyla yerin üstünde şiddeti farklılaşan doğal hareketler biteviye yaşanmış, hayatın ve coğrafyaların istikameti buna muvafık oluşmuştur.</p>
<p>İnsanın yerkürede varlığıyla beraber doğal ve doğal olmayan felaketlere direnme macerası eşzamanlı şekilde başlamış, zamanla daha da karmaşık bir hal almıştır.</p>
<p>Bu dünyevi gerçekle yaşamak, buna müzahir bir hayat planlaması yapmak şüphe yok ki zaruridir.</p>
<p>Modifiye edilmiş hayat formlarının tartışıldığı; biyo-cerrahi, enformatik, nano-teknolojiler, bağlı nesneler, şeylerin interneti, büyük veri, 3D yazıcılar, sibernetik ve yapay zeka gündemli insanlığın bugünkü dönemiyle ilkel dönemler arasında felaketlerin zuhuru bakımından çok az fark vardır.</p>
<p>Göze çarpan en müessir farklar ise felaketler karşısında somutlaşan; mukavemet aklının derinliği, mücadele şuurunun enginliği, müdahale ve münasebet ağının genişliğiyle metanet duygusunun genelliğidir.</p>
<p>Tanımadığı, tanımlayamadığı, anlayamadığı, aklıyla kavrayamadığı her şeyden korkan ve kaçan insandan, her neviden korkuya savaş açan insana ulaşılması çağların adeta su gibi akışıyla; bilinç, bilgi ve inanç düzeyinin yükselişiyle mümkün olmuştur.</p>
<p>Asırlarca ödenen bedellerin mecmuundan, hayat tecrübelerinin damıtılmasıyla oluşan kültür mefhumundan sırasıyla medeniyetler ve milletler doğmuştur.</p>
<p>Çetin şartların aşılması aynı zamanda tarihsel ilerleyişi de sağlamış, hatta vaki ilerleyişi hızlandırmıştır.</p>
<p>Gerçi her ilerleyişin bir değişim, fakat her değişimin bir ilerleyiş hali olmadığı bilinen bir husustur.</p>
<p>Tarih sürecini, felaketlere göğüs gererek ayakta kalmayı başarmış toplum ya da milletlerin marifet ve mükafatı olarak tarif etmek sanıyorum yanlış bir değerlendirme olmasa gerektir.</p>
<p>Bu açıdan baktığımızda, Türk milletinin hem tarih yapan hem de tarih yazan bir millet olduğu hemen fark edilecektir.</p>
<p>Felaket zamanlarında feragat kültürümüz ve fedakârlık künhümüz hamd olsun göz kamaştırıcı düzeyde serpilip sivrilmektedir.</p>
<p>Acıların kaldırılması kolay olmayan hamulesi paylaşıldıkça hafiflemektedir.</p>
<p>Dayanışma ve yardımlaşma hissiyatı bir yanda gönülleri birleştirirken, diğer yanda ortak hedefler doğrultusunda gövdeleri kenetlemektedir.</p>
<p>Bize özgü hasletler, bize has değerler, bizimle mündemiç vasıflar felaketler karşısındaki yegane dayanağımızdır.</p>
<p>Tarihi deneyimlerle sabittir ki, milletimizin ruh kökü, maddi ve manevi dirayeti her türlü musibetle başa çıkmaya ziyadesiyle kafidir.</p>
<p>İslami, insani, vicdani mirasımız zorluklarla mücadelede feyiz kaynağımız, koruyucu kalkanımızdır.</p>
<p>Nimete de mihnete de şükür eden; dikene kızmak yerine içindeki gülü görmesini bilen bir inanç haysiyetine sahip olduğumuz tartışma götürmez bir başka gerçektir.</p>
<p>Bu zamana kadar, doğal felaketler bize sadece dayanışmanın ve kardeşliğin ne kadar muazzez olduğunu öğretmekle kalmamış, aynı zamanda bunu hayatımızın her alanına teşmil edecek manevi ve kültürel zenginliğe sahip olduğumuzu da göstermiştir.</p>
<p>Yine felaketler karşısında, günübirlik tavır ve tepkiden daha üst, daha kalıcı, daha dayanıklı bir davranış güzelliği hamd olsun gelişmiş ve yerleşmiştir.</p>
<p>Bu nedenle gelecek umutlarımız her şartta diri kalmıştır.</p>
<p>Gücümüz milli birliğimizdir, güvencemiz devletimizin meselelere hakimiyeti ve tüm cömertliğiyle mağdur ve mazlum insanlarımızın yanında oluşu, arkasında duruşudur.</p>
<p>6 Şubat 2023 tarihinde Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki depremle Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki iki deprem yaygın bir kayba ve yıkıma yol açmıştır.</p>
<p>Bu hazin tablo yediden yetmişe, kuzeyden güneye, doğudan batıya her vatandaşımızı, her insanımızı hüzün ve hüsranla sarsmış, yüreklere ateş düşürmüştür.</p>
<p>20 Şubat 2023 tarihinde de, Hatay’ın Defne ilçesi merkezli 6,4 büyüklüğündeki depremin yanında Samandağ merkezli 5,8 büyüklüğündeki deprem ile Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde dün meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem yine acılarımıza acı katmış, endişeleri artırmıştır.</p>
<p>Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerimizde toplam <strong><em>44 bin 375</em></strong> vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>Sayıları 100 bini aşan vatandaşımız da yaralanmıştır.</p>
<p>Bu vesileyle depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, tedavi gören vatandaşlarımıza şifalar diliyorum.</p>
<p>Başımız sağ olsun diyorum.</p>
<p>Depremlerin ardından 10 bin 282 artçı sarsıntı meydana gelmiştir.</p>
<p>Şu ana kadar afet bölgesindeki illerimizden 563 bin vatandaşımız tahliye edilmiştir.</p>
<p>Doğduğu, doyduğu ve büyüdüğü köy, ilçe ve illerden koparak muhtelif şehirlerimize gitmek zorunda kalan vatandaşlarımızın uygun yerleşim yerlerini oluşturarak tekrar geri dönüşlerini sağlamak, anılarıyla buluşturmak ihmali olmayan görevlerimiz arasındadır.</p>
<p>Depremden zarar görmüş her yeri eskisinden de güzel ve yaşanabilir hale getirerek sahip çıkmak durumundayız.</p>
<p>Ayrıca afet bölgesinde ve haricinde; çadır, konteyner, yurtlar, oteller, kamu misafirhane ve tesisleriyle diğer barınma alanlarında 1 milyon 914 bin 292 vatandaşımıza hizmet sunulmaktadır.</p>
<p>İçi dışı, yanı yöresi, önü arkası fitne fesat yumağına dönen bazı münafık siyasetçilerin çadır üzerinden sürdürdükleri iftira sağanağına rağmen, 335 bin 382 çadırın kurulumu gerçekleştirilmiş ve bu kapsamdaki çalışmalar da devam etmektedir.</p>
<p>Bölgeye günlük 10 binin üzerinde çadır sevk edilmektedir.</p>
<p>Şu ana kadar 287 çadır kent kurulmuştur.</p>
<p>Kaldı ki çarpıcı gerçekler her şeyiyle ortadadır.</p>
<p>Devleti ve hükümeti suçlayan güruh arızalıdır, arsızdır, art niyetlidir.</p>
<p>Ayrıca 10 il ve 130 noktada konteyner kentler canla başla hayata geçirilmektedir.</p>
<p>Bunun yanında Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde prefabrik ve tuğla evlerinin kullanıma hazır olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Aynı anda hem zamanla hem de zorlu şartlarla mücadele edilmektedir.</p>
<p>Depremlerden zarar gören insan sayımız çok fazla, coğrafi sahamız çok geniştir.</p>
<p>Bu çerçevede ister istemez bazı eksikliklerin, amaçlanan ve arzulanan hizmetlerin temininde bazı yetersizliklerin vuku bulması normaldir, olağandır, beklenmelidir.</p>
<p>Mühim olan gösterilen çok boyutlu çabalardaki samimiyet, yapılan geceli gündüzlü çalışmalardaki yoğun gayret ve sürekliliktir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm unsurlarıyla görevinin başındadır, mağdur vatandaşlarımızın sonuna kadar da yanındadır.</p>
<p>Hiç kimse yalnız, kimsesiz ve sahipsiz değildir.</p>
<p>Felaketten siyasi ve ekonomik rant devşirmeye heveslenenlerin devleti töhmet altında bırakıp mesnetsiz şekilde karalama arayışı tek kelimeyle bozgunculuktur.</p>
<p>Ahlaki ve vicdani dayanışmadan mahrum zihniyetlerin açtıkları iftira cephesine devamlı yığınak yapmaları utanç verici bir ayıptır.</p>
<p>İçinden geçtiğimiz çok kırılgan, bir o kadar da nazik günlerde Türk sporunu siyasi kutuplaşmanın içine çekmek için kıvrananlar, tribünleri ajan provokatörlerin güdümüne havale etmek maksadıyla oyun kuranlar tarihi bir yanlışın tam ortasındır.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu yapılan bazı futbol müsabakaları esnasında, stadyumlardan hükümet istifa bağırtısının koro halinde seslendirilmesi deprem felaketinde hayatlarını kaybetmiş vatandaşlarımıza ve depremzede kardeşlerimize vahim bir saygısızlıktır.</p>
<p>Türkiye’nin, depremin ağır sonuçlarıyla kıyasıya mücadele ettiği bir süreçte, Türk futbolunu lekelemeye, Türk sporunu siyasileştirmeye, kutuplaşma dalgasını sahalara yansıtmaya çalışanlar alçakça bir kurgunun içindedir.</p>
<p>Spor demek dostluk, kardeşlik ve centilmenlik demektir.</p>
<p>Spor demek ahlaklı olmak demektir.</p>
<p>Spor demek takım ruhuyla, yani dayanışma ve yardımlaşmayla hareket etmek demektir.</p>
<p>Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.</p>
<p>Herkes yerini yurdunu, haddini hududunu bilmelidir.</p>
<p>Sahalardan sokak aralarına gerilim ve çatışma tahviline yeltenenlere müsamaha gösterilmeyecektir.</p>
<p>Müşterek acılarımızın üzerine basarak, depremin hasar ve enkazından yararlanarak zillete yardım ve yataklık yapanlar, Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyanlar kim olursa olsun ülkesine ve milletine sırt dönmüş odaklardır.</p>
<p>Türkiye Futbol Federasyonu ve bütün futbol kulüpleri tarih ve millet önünde milli, ahlaki ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmek, müsabakalarda istikrarı, insicamı ve huzuru sağlamakla mükelleftir.</p>
<p>Tribünler çürük siyasi sloganların atılacağı mekânlar olamaz.</p>
<p>Kalabalıkların arasına sızarak devlete ve hükümete meydan okunmasını provoke edenlerin önce tespiti, ardından da tecziyesi mutlaka yapılmalı, Türk sporu düştüğü karanlık dehlizden el birliğiyle çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu hedef gerçekleşene kadar gönül verdiğim Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyeliğinden ayrıldığımı tekraren ifade etmeyi milletime sadakat ve vefa borcu, felaketler karşısında da sorumluluk duygusu olarak addediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Bu sıkıntılarla perçinlenmiş ortamda, 20 Şubat 2023 Pazartesi günü Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte önce felaketin acıklı sonuçlarına maruz kalan Hatay’ı ve ilçelerini ziyaret ettik.</p>
<p>Müteakiben Kahramanmaraş’a geçtik.</p>
<p>Bir gün sonra da Osmaniye ve Gaziantep il merkezinde ve depremden zarar gören ilçelerinde detaylı incelemelerde bulunduk.</p>
<p>Dün Adıyaman’a gittik, bugün öğleden sonra da inşallah Malatya’da olacağız.</p>
<p>Bir defa şunu ifade etmek boynumun borcudur ki, yaralar hızla sarılmakta, her insanımızın elinden tutulmakta, hiç kimse aç ve açıkta bırakılmamaktadır.</p>
<p>Hizmetlerde süreklilik esastır.</p>
<p>Toplumsal rahatlama, sosyal ve ekonomik toparlanma hız kazanmaktadır.</p>
<p>Vatandaşlarımız devlete güven duymaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte mevcut sorunlarının aşama aşama çözüleceğine inanmışlar, bunun da ikna edici örneklerine şahit olmaya başlamışlardır.</p>
<p>Devlet çevik ve çelik iradesiyle, sahip olduğu bütün imkanlarıyla alandadır, milletiyle iç içedir.</p>
<p>Bakanlarımız, bürokratlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, yardım gönüllüsü insanlarımız, yerli ve yabancı arama kurtarma ekipleri 7 gün 24 saat teyakkuzdadır.</p>
<p>Yüzyılın dehşet verici felaketine yine yüzyılın kutlu mücadelesiyle direniş gösterilmektedir.</p>
<p>Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın ızdırabı tarifsiz olsa da, gözlerinde elemin derin izleri yer alsa da, buna karşı harekete geçen yardımlaşma ve seferberlik ruhu tüm sorunlara rağmen hayranlık uyandırmaktadır.</p>
<p>Kuşkusuz yıkılan her binanın yenisi yapılacaktır.</p>
<p>Bu yeniden inşa ve ihya hamlesinin ilk adımı geçen hafta atılmış, toprak ilk kazma vuruşuyla buluşmuştur.</p>
<p>11 ilimizi kapsamına alan yeni yerleşim alanları haritası kamuoyuyla paylaşılmış, bölge insanımız ve milletimiz derin bir nefes almıştır.</p>
<p>Sağlam zemine ve az katlı olmak suretiyle ilk etapta 199 bin 739 kalıcı konut ile 73 bin 972 köy evi yapılması kararlaştırılmıştır.</p>
<p>Gaziantep’in Nurdağı ile İslahiye ilçelerinde temel kazı çalışmaları 24 Şubat 2023 Cuma günü başlamıştır.</p>
<p>Yapılan binaların ilk teslimatının 7 ay sonra gerçekleşmesi hedeflenmektedir.</p>
<p>Bir yıl içinde de yıkılan il, ilçe ve köylerimizin yeni baştan inşası bitmiş olacak, neticede hak sahibi mağdur vatandaşlarımıza güvenli konutların teslimi sağlanacaktır.</p>
<p>Bu durum muazzam bir atılım, müstesna bir kararlılık işaretidir.</p>
<p>Göz alıcı gelişmeler Türkiye’nin ulaştığı saygın ve sayılı güç seviyesinin aleni ibrası ve ilanıdır.</p>
<p>Kalbi Türkiye sevdasıyla çarpan her kardeşimiz gelecekten ümitlidir.</p>
<p>Yeis ve yılgınlığa hiç gerek yoktur.</p>
<p>Cumhur İttifakı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hem konutlarını yapacak, hem de felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edecektir.</p>
<p>24 Şubat 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 126 Sayılı <strong><em>“Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”</em></strong> bazı etkili tedbirlerin hayata geçirilmesini esas almaktadır.</p>
<p>Bu kararnameye göre, afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afetten etkilenenlerin geçici ve kesin iskan alanları; fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, AFAD Başkanlığı’nın yeni yerleşim yerlerinin tespitine ilişkin görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen ilgili kurumlara bildirileceği,</p>
<p>Bu bildirim yapılırken gereklilik bulunması halinde, Mera Kanunu ile Orman Kanununun Ek 16’ıncı maddesinde belirtilen alanların da kullanılabileceği ifade edilmiştir.</p>
<p>Alınması öngörülen önemli tedbirlerin bir kısmı bu şekildedir.</p>
<p>Ek 16’ıncı madde, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar tanımlanmaktadır.</p>
<p>Bir defa mezkur kararnamede Mera Kanunuyla Orman Kanununun ilgili maddesinde sözü edilen alanların doğrudan kullanılacağı değil, gerekirse kullanılabileceği dikkatle belirtilmiştir.</p>
<p>Peki bunun neresinde mahsur vardır?</p>
<p>Bazı köşe yazarları, bir kısım tetikçi medya organları ağız birliği halinde, orman alanlarının da konut için kullanıma açılacağını hangi bilgi ve belgeye dayanarak söylemektedir?</p>
<p>Orman vasfını kaybetmiş taşlık, kayalık ve verimsiz alanlar üzerinde, ihtiyaç hasıl olması halinde konut yapmanın, evsiz barksız insanlarımıza başlarını sokacak bir göz ev inşa etmenin neresinde sakınca olacaktır?</p>
<p>Deprem kadar tehdit saçan bu taş kalpli Türkiye muhalifleri gerçekleri saptırarak neye ve kime hizmet etmektedir?</p>
<p>126 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini asıl manasından koparanların ya okuma-yazma-anlama özürleri korkunç boyutlardadır ya da iflah olmaz bir gaflet ve hatta hıyanet salgınına yakalandıkları barizdir.</p>
<p>Şu marazi ve maksatlı eleştirilere bakar mısınız:</p>
<p>Deprem sonrası bölgeye yardım ulaştırmakta geç kalan iktidar inşaatlar için jet hızıyla kararname çıkarmış.</p>
<p>Konutlar için mera ve ormanlar kullanılacakmış.</p>
<p>Plan ve imar onayı beklenmeyecekmiş.</p>
<p>İtiraz hakkı olmadığı gibi ekolojik tehlikeler de dikkate alınmamış.</p>
<p>Doğal felaket kadar zararlı bu kötürüm ve köhne anlayış sahiplerinin depremzede vatandaşlarımıza hassasiyet ve hürmet göstermemesi yenilir yutulur bir ahlaksızlık değildir.</p>
<p>Bunların, bir yıl içinde konutların yapılıp teslim edilecek olmasından dolayı ödleri kopmaktadır.</p>
<p>Yaşadıkları kabus alayını titretmektedir.</p>
<p>Bunlar, milletimizin derdiyle dertlenmeyen, sevinciyle sevinmeyen, acısına üzülmeyen, ülkemize yönelik tertip edilmiş beşinci kol faaliyeti içinde sıraya dizilen sevimsiz ve seciyesi bozuk çevrelerdir.</p>
<p>İnsanlık değerlerinden yoksun ve yoksul düşmüş namertlere söylenecek en etkili sözü millet yakında demokratik iradesiyle ve güçlü şekilde haykıracaktır.</p>
<p>İşte o zaman hesap zamanıdır.</p>
<p>İşte o zaman geldiğinde kötü niyet sahiplerinin bühtanları burunlarından fitil fitil getirilecektir.</p>
<p>Haydi konutu geçtik, bari bir kümes yapın da görelim desek yetersizlikleri ve yeteneksizlikleri birer birer ortaya çıkması kaçınılmaz olan kifayetsizlerin her yapılana kara çalması karanlık mizaç ve meşreplerinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>İnsanlarımıza yuva yapılmasına karşı çıkanlar, bahane üretenler, dedikodu yayanlar, akılları bulandırmak için tezgâh kuranlar milli ve manevi değerlerimize de karşı olan gayri ahlaki, gayri milli, gayri insani yüzlerdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, yaparsa Cumhur İttifakı yapar ve kesinlikle yapacaktır.</p>
<p>Başarırsa Cumhur İttifakı başarır ve mutlaka başaracaktır.</p>
<p>Türk milleti zelzelenin üstesinden cesaret ve sabırla gelecek, yedi düvelin kurşun askeri olan zillete de asla müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Zaferin büyüklüğü, mücadelenin zahmetiyle ölçülmektedir.</p>
<p>Mücadelemiz zor olsa da, zaferimiz inşallah büyük olacaktır.</p>
<p>İlerlediğimiz yolda hiçbir sorunla karşılaşmıyorsak, biliniz ki o yol bizi hiçbir yere götürmeyecektir.</p>
<p>Ok ancak geri çekilerek atılmaktadır.</p>
<p>Hayatın olağan akışı içinde çetin imtihanlarla sınanıyorsak, emin olunuz ki, daha yükseğe fırlamak, daha ileriye atılmak sadece bir zaman, sadece bir sabır meselesidir.</p>
<p>Sabır acıdır, ama meyvesi tatlıdır.</p>
<p>Allah bizimledir, yar ve yardımcımızdır.</p>
<p>Huzurun, güvenliğin, bereketin, esenliğin, selametin parlak ışıkları milli birlik ve sağduyunun enerjisiyle yanacaktır.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılı çağların yüksek hisarlarında milli azim ve erdemle aydınlanacak ve anıtlaşacaktır.</p>
<p>Felaketin yükü ağırdır, bunu kaldırmak ise iman, irade ve dayanışma aklıyla mümkün olacaktır.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Merhum vatan şairimiz Akif’in aynen dediği gibi:</p>
<p><strong><em>“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;</em></strong></p>
<p><strong><em>Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”</em></strong></p>
<p>Tefrikadan beslenen, tezvirattan geçinen tıyneti ve niyeti tartışmalı olan zevat ne iyi günümüzü paylaşacak yakınlığı ne de kötü günümüzü kalbinde hissedecek duyarlılığı sergilemektedir.</p>
<p>Organize bir kötülük maalesef gün geçtikçe etkinlik ve derinlik kazanmaktadır.</p>
<p>Düşünüyorum da, ne ara bu kadar devlet ve millet düşmanı türemiştir?</p>
<p>Hangi ara bu kadar husumet yandaşı mevzi almıştır?</p>
<p>Gocunanlar olabilir, ancak bu soruları sormayalım mı? Tarafımızı ve duruşumuzu belli etmeyelim mi?</p>
<p>Sahne alan tahammülsüzlükler, seriye bağlanan önyargılar, seyrekleşen bağlılıklar, serpiştirilen nifaklar, sertleşen acımasızlıklar, afetin göbeğine siyasi istismar şantiyesi kuran seviyesizler ne kadar fırsat düşkünü olduklarını böylesi bir zamanda da açıkça tevsik ve teyit etmişlerdir.</p>
<p>Geçmişte CHP’den milletvekili de seçilen bir kalem sahibi, işgal ettiği bir gazete köşesinde 23 Şubat 2023 tarihinde şöyle yazmıştır:</p>
<p><strong><em>“Depremin üzerinden iki hafta geçti. İnsanlar hala başını sokacak çadıra muhtaç. Gördük ki, çadır devleti bile değiliz.”</em></strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devletini çadır devletinin de aşağısına çekmeye kalkışan bu sabık milletvekili ve çürük köşe yazarı bir defa edepsizdir, kemiksizdir, ciğersizdir, vicdanını da kin ve nefret sarmıştır.</p>
<p>Hatta diyor ki, kabile devletlerinde kabile reisi bile ülkemizdeki durumu görse ar edermiş.</p>
<p>Asıl utanması, ar etmesi gereken bu uslanmaz ve ıslah olmaz devlet ve millet karşıtlarıdır.</p>
<p>Çadırının kenarında, naylon leğende bulaşık yıkayan ve devlete dua eden fedakar bir hanımefendinin sahip olduğu asaletin kırıntısı bu paçozlarda yoktur.</p>
<p>Erzurum’da bir ineğini satıp gelirini depremzedelere bağışlayan muhterem hanımefendinin vakar ve haysiyetinin zerresi bu aymazların ömrü hayatında erişemeyecekleri bir zirvedir.</p>
<p>Fedakarlık, empati, kardeşlik ve kader ortaklığı bilinci bunların semtine uğramamıştır.</p>
<p>Deprem bölgesinde tek bir çadırın olmadığını iddia etmek rezil bir siyasi saplantının, meczup ve muzır bir ideolojik savrulmanın hezimet dolu iftirasıdır.</p>
<p>Bir kez olsun insan olmayı denemiyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun acılarımızı paylaşmayı göze alamıyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun şerefli davranmayı başaramıyorlar.</p>
<p>Aynı yalana CHP Genel Başkanı da tevessül etmiş, son grup toplantısında gene hezeyandan hezeyana sürüklenmiştir.</p>
<p>Demiş ki; <strong><em>“Depremzedelere çadır, konteyner, mobil duş ve tuvalet götüremediniz.” </em></strong></p>
<p>Öyle anlaşılıyor ki, Kılıçdaroğlu komadadır, aklını ve siyasi ahlakını taşeronu olduğu mihraklara devretmiştir.</p>
<p>Tek ayakta kırk yalan söyleyen, hiç durmadan provokasyon yapan, devamlı karamsarlık aşılayan, devlete ve millete şaşı bakan CHP Genel Başkanı’nın kendi içinde korkunç çelişkilere gömüldüğü ortadadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bu ülkede acıların paylaşılmadığını söylemiş.</p>
<p>Söylemiş de, bedeninin burada, ruhunun Türkiye düşmanlarının elinde olduğunu nedense itiraf etmemiş, edememiştir.</p>
<p>Bu zat bilmiyor olabilir, fakat acımız da birdir, sevincimiz de birdir.</p>
<p>Çünkü biz Türk milletiyiz. Çünkü biz Türkiye’yiz.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun millete mensubiyet duygusunu baştan ayağa gözden geçirip kontrol etmesinde, kimlerin çıkarına hizmet ettiğini bir kez daha değerlendirmesinde bize göre yarar vardır.</p>
<p>Böyle gelse bile böyle gidemez, bu Kılıçdaroğlu’ndan da hiçbir şey olamaz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı olmak, Türkiye’ye ve Türk milletine muhabbet ve hürmetten çok mu önemli, çok mu önceliklidir?</p>
<p>CHP Meclis Grubu adına Cumhurbaşkanı seçimi konusunda bundan sonraki bütün siyasi süreçlerde yetki alman neyi değiştirecektir?</p>
<p>Önce ülkem, önce milletim diyemiyorsan ne oturuyorsun Aziz Atatürk’ün koltuğunda?</p>
<p>Hiç mi yüzün kızarmıyor? Hiç mi vicdanın sızlamıyor? Hiç mi mahcubiyet duymuyorsun?</p>
<p>Muhalefet olmak, her şeye karşı olmak, felakete yandaşlık yapmak, acılardan istifade etmek değildir.</p>
<p>Muhalefet olmak, devleti ayağa düşürmek, milleti kötülemek ve değerlerimizi örselemek için çırpınmak hiç değildir.</p>
<p>Kentsel dönüşüme itiraz eden bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>Felaketin daha ilk günlerinde birlik ve beraberlik çemberi kurulması gerekirken buna tepki gösteren, ancak HDP’yle yanak yanağa vermekten de kaçınmayan bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>İmar affıyla ilgili kanun teklifi veren bu CHP değil miydi?</p>
<p>Depremi bile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlayan bu ucube ve köksüz CHP yönetimi değil miydi?</p>
<p>CHP yönetiminin asıl gündemi deprem veya yeniden inşa amacı değildir.</p>
<p>Bunların duygudaşlık bağları körelmiş, millete ve insanlık değerlerine yabancılaştıkları artık netleşmiştir.</p>
<p>Görülüyor ki, Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, nasıl olacağı, uzlaşmanın ne zaman sağlanacağı bir numaralı gündem konularıdır.</p>
<p>İP’in Başkanı altılı masanın noter işlevi görmediğini üst perdeden ifade ederek seçilecek aday vurgusunu ısrarla tekrarlamış, Kılıçdaroğlu’na ve bazı CHP’li yöneticilere çatık kaşlarla aba altından sopa göstermiştir.</p>
<p>Bu arada altılı masa müdavimi bazı parti başkanları da şimdiden bakanlık dağıtımını bile yapmışlardır.</p>
<p>Kaygıları ikbaldir, sancıları koltuk ve makam bölüşümüdür.</p>
<p>Sevdaları şahsi ve siyasi çıkarlarını tahkim etmektir.</p>
<p>Korkuları ise büyük Türk milletinin muhteşem iradesidir.</p>
<p>Milletimiz neyle meşguldür, bunlar neyle oyalanmaktadır.</p>
<p>İP Başkanı’nın ayar verici diklenmesine, dozajı ağır sert ifadelerine tek bir CHP’linin çıkıp da itiraz edememesi yalnızca ürkeklik değil, aynı zamanda CHP’ye oy veren kardeşlerimize haksızlıktır.</p>
<p>Zillet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı belirleme süreci sarpa sarmıştır.</p>
<p>Bir masa etrafında anlaşmaktan ve uzlaşmaktan aciz olanların Türkiye’yi yüksek hedeflere götürmesi hayal mahsulüdür.</p>
<p>Aday kim olursa olsun artık önemsiz ve değersizdir.</p>
<p>Türkiye olağanüstü bir dönemden geçmektedir.</p>
<p>Önümüzde yeniden ayağa kaldırılacak 11 ilimiz vardır.</p>
<p>Ve bu hedef bir yıl içinde Allah’ın izniyle gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Zillet ittifakının bırakınız bir ev yapmasını, tek göz kulübe yapacak ne bir müktesebatı, ne bir hazırlığı, ne de bir vizyonu vardır.</p>
<p>Altılı masa enkazın altından kalkamaz.</p>
<p>Yaraları saramaz.</p>
<p>Türkiye’yi kalkındıramaz, yıkımı kaldıramaz.</p>
<p>Hatta tek bir adım dahi atamaz.</p>
<p>Atmaya da takati yetmez, yetemez, buna siyasi fıtratları elvermez.</p>
<p>Huzurlarınızda, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın kararlılığını ve fikriyatını bir kez daha vurgulamak istiyorum.</p>
<p>Büyük Türk milleti, yeni Türk devletinin ilk ve son sözünü 29 Ekim 1923 tarihinde Aziz Atatürk ve kurucu kahramanlar aracılığıyla söylemiş ve bu konu ilelebet kapanmıştır.</p>
<p>Cumhuriyet, maşeri vicdanda kökleşmiştir.</p>
<p>29 Ekim 1923 millet egemenliğinin tescili ve tezahürüdür.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü, cumhurun irade ve tarihsel kazanımlarını Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefine kahramanca taşımak için emsalsiz bir fırsat, parlak bir eşiktir.</p>
<p>Kurtuluş fikriyle kurucu felsefe gözü kara şekilde muhafaza edilecektir.</p>
<p>Felaket günlerimizde veya diğer zamanlarda kimler hangi oyunları tertip ederlerse etsinler, hangi ihanetlerin içine girerlerse girsinler <u>bir kez daha ilan ediyorum ki;</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti tektir, milli ve üniter bir devlettir.</p>
<p>Türk milleti ayrılık kabul etmeyen tarihi, kültürel ve beşeri bir bütündür.</p>
<p>Türk vatanı ebedi yuvamızdır.</p>
<p>Al bayrağımız, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin sembolüdür.</p>
<p>Türkçemiz, bizleri bir arada tutan resmi dilimizdir.</p>
<p>İstiklal Marşımız, kahramanlık ve bağımsızlık destanımızdır.</p>
<p>Milli birlik ve bütünlüğümüzün temelleri <u>tek devlettir, tek millettir, tek bayraktır, tek vatandadır, tek dil ülküsüdür.</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını, milli birliğini sonsuza kadar koruyacaktır.</p>
<p>Bunlar, Cumhurun varlık ve yaşama nedenleridir.</p>
<p>Bunlar bizim, vazgeçilmez ilke ve yeminimizdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, bu aziz vatan hepimizindir.</p>
<p>Türkiye’mizin, doğal veya doğal olmayan felaketler kanalıyla bir yıkıma sürüklenmesini önlemek hepimiz için milli bir görevdir.</p>
<p>Herkes üstüne düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmek zorundadır.</p>
<p>Gün birleşme günüdür.</p>
<p>Gün dayanışma günüdür.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır.</p>
<p>Bizim yüreğimiz herkesi kucaklamaya yetecektir.</p>
<p>Bize göre bütün vatandaşlarımız Cenab-ı Allah’ın bir emanetidir.</p>
<p>Biz herkesi büyük Türk milletinin saygıdeğer bir evladı olarak görüyoruz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı milletimizin her ferdine kucağını açmaktadır.</p>
<p>Bu topraklara vatanım diyen herkese soframız açıktır.</p>
<p>Bu insanlara milletim diyen herkese kapımız açıktır.</p>
<p>Bu bayrak benim, bu ülke benim diyen herkese gönlümüz açıktır.</p>
<p>Her vatan evladına sesleniyorum; bu düşüncelerim sizlere yabancı gelmiyorsa,</p>
<p>Paylaştığım değerlerde bir sıcaklık buluyorsanız,</p>
<p>Gelin bir olalım, diri olalım, iri olalım, nihayet hep birlikte Türkiye olalım.</p>
<p>Bu ülkenin geleceğini beraberce inşa edelim.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Altılı masa henüz kendi arasında anlaşmaktan ve uzlaşmaktan mahrumdur.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/05/altili-masa-henuz-kendi-arasinda-anlasmaktan-ve-uzlasmaktan-mahrumdur/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/05/altili-masa-henuz-kendi-arasinda-anlasmaktan-ve-uzlasmaktan-mahrumdur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2023 21:32:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[“Aziz Milletim Sıra Sende”]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP açık hava toplantıları]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli Tekirdağ’da düzenlenen mitingde konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ’da düzenlenen Aziz Milletim Sıra Sende mitingi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8105</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tekirdağ’da düzenlenen “Aziz Milletim Sıra Sende” temalı açık hava toplantısında yaptığı konuşmada; “Onlar aferini Avrupa’dan bekleye dursun, bize Türk milleti yetecektir. Onlar yabancı başkentlerde aferin kuyruğuna girsinler, bize Tekirdağ’ın sevgisi yeterlidir.” Dedi. Muhalefetin henüz adayını belirleyemediğine dikkat çeken MHP lideri; “Bunlar teslim bayrağı çekmiş, rehin alınmış, esarete düşmüş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, <strong>Tekirdağ’da </strong>düzenlenen “<strong>Aziz Milletim Sıra Sende</strong>” temalı açık hava toplantısında yaptığı konuşmada; “<strong>Onlar aferini Avrupa’dan bekleye dursun, bize Türk milleti yetecektir. Onlar yabancı başkentlerde aferin kuyruğuna girsinler, bize Tekirdağ’ın sevgisi yeterlidir.”</strong> Dedi.</p>
<p>Muhalefetin henüz adayını belirleyemediğine dikkat çeken MHP lideri; <strong>“Bunlar teslim bayrağı çekmiş, rehin alınmış, esarete düşmüş siyaset acizleridir. Zillet ittifakı Milli Mücadele’de yendiğimiz muhasım odakların izinde ve istikametindedir.”</strong> Diye konuştu.</p>
<p>Hava şartlarının olumsuzluğuna rağmen alanı hınca hınç dolduran coşkulu kalabalıktan oldukça memnun olduğunu ifade eden Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Aziz Vatandaşlarım, </strong><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p><strong>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</strong></p>
<p>Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.</p>
<p>Böylesi heyecan dolu muhteşem bir tabloyla karşılaşmaktan gurur ve memnuniyet duyuyorum.</p>
<p>Maşallah Tekirdağ çağlayıp coşmuş, neredeyse A’dan Z’ye Cumhuriyet Meydanı’nda buluşmuş.</p>
<p>Görmeyen kem gözler buradaki coşkuyu görsün.</p>
<p>Pas tutmuş kulaklar Tekirdağ’ın kararlı mesajını duysun.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz milletim Sıra Sende, Tekirdağ’ım Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Tekirdağlı kardeşlerimi hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir farklılık gözetmeden hasretle, muhabbetle kucaklıyorum.</p>
<p>Çerkezköy’den Çorlu’ya, Ergene’den Hayrabolu’ya, Kapaklı’dan Malkara’ya, Marmaraereğlisi’nden Muratlı’ya, Saray’dan Süleymanpaşa’ya, Şarköy’den kent merkezine kadar Tekirdağ’da hayat mücadelesi veren tüm vatandaşlarımı selamların en güzeliyle selamlıyorum.</p>
<p>Ayrıca Üsküp’ü, Priştine’yi, Prizren’i, Gümülcine’yi, Ohri’yi, Manastır’ı, Kavala’yı, Bosna’yı, Batı Trakya Türklüğünü, Balkanlar’da nefes alan her kardeşimizi özlemle selamlıyorum.</p>
<p><u>Ayrıca,</u></p>
<p><strong><em>“Kan ile kılıçtır görünen bayrağımızda,</em></strong></p>
<p><strong><em>Can korkusu gezmez ovamızda, dağımızda”</em></strong> diyen, “Merhum Vatan ve Hürriyet Şairimiz Namık Kemal”i rahmetle yad ediyorum.</p>
<p><u>Yine Namık Kemal’in,</u></p>
<p><strong><em>“Top patlasın, ateşleri etrafa saçılsın,</em></strong></p>
<p><strong><em>Cennet kapısı can veren ihvana açılsın.”</em></strong> haykırışıyla Tekirdağ’a geldik, sizlerin huzuruna çıktık.</p>
<p>Şimdi hepinize soruyorum, gürbüz sesinizi bu vesileyle duymak, yedi düvele de duyurmak istiyorum:</p>
<p><strong>√  </strong>14 Mayıs 2023 seçimleri münasebetiyle sandığa gidiyor muyuz? ?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Türkiye’nin ve Türk milletinin tarafında duruyor muyuz? ?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Yaklaşık bir asır evvel Balkan Dağları’nda dolaşan ve silahlarından Müslüman Türk kanı damlayan çeteler gibi çevremizde dolaşan zalimlere karşı saf saf toplanıp hep birlikte direniyor muyuz? ?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>İşte Tekirdağ, işte vatan sevdası, işte bayrağına aşık millet evlatları.</p>
<p>Size de bu yakışırdı, sizden de bu beklenirdi.</p>
<p>Niyazım odur ki, azınız çok, eksiğiniz tamam olsun.</p>
<p>Allah korktuklarınızdan emin, umduklarınıza da nail etsin.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende”</u></em></strong> temasıyla düzenlediğimiz bugünkü açık hava toplantımızın hazırlık aşamasında emeği ve desteği bulunan Tekirdağ İl Başkanımıza, ilçe başkanlarımıza, fazilet ve feragat timsali tüm dava arkadaşlarımıza huzurlarınızda yürekten teşekkür ediyorum.</p>
<p>Hepinize hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum.</p>
<p><strong>Aziz Vatandaşlarım, </strong><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Tekrar soruyorum sizlere, vereceğiniz <strong><em><u>“burada”</u></em></strong> cevabınızın her taraftan yankılanmasını temenni ediyorum:</p>
<p><strong>√ </strong>Bağımsızlığımızın simgesi, şehitlerimizin örtüsü, mavi göklerin süsü al bayrağımız nerede?<strong><em> (Burada)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Vatana ve millete kara sevdalı yürekler nerede?<strong><em> (Burada)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Tekirdağ nerede? Türkiye nerede? <strong><em>(Burada)</em></strong></p>
<p>Elbette burada, sonuna kadar burada.</p>
<p><u>Tekirdağ’ın iftiharı Merhum Namık Kemal diyor ya:</u></p>
<p><strong><em>“Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır.”</em></strong></p>
<p>146 yıl önce Plevne’de sahnelenen kahramanlık bizimledir.</p>
<p>145 yıl önce Şıpka Geçidi’nde duvar ören irade bizimledir.</p>
<p>108 yıl önceki Çanakkale’den sonraki yedi uzun yıl boyunca ve 9 Eylül 1922 İzmir’ine kadar adım adım büyüyen şeref ve haysiyet mücadelesi and olsun bizimledir.</p>
<p>Harf İnkılabı yapılır yapılmaz, Başöğretmen sıfatıyla kara tahtanın başına geçip ilk dersi Tekirdağ’da veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eserleri, ilkeleri, kurucu değerleri bizimledir, bize emanettir.</p>
<p>100’üncü yıl dönümünü idrak ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli Türk kahramanlığı, yüksek Türk kültürüdür.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesinin omurgası milli egemenliktir.</p>
<p>Egemenlik ise kayıtsız ve şartsız büyük Türk milletine aittir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes tarihen, hukuken, ahlaken birdir, eşittir ve aynıdır.</p>
<p>Kurucu felsefenin sosyal ve toplumsal damarı hiç kuşkusuz eşitliktir.</p>
<p>Türk milleti hiçbir ayrım kabul etmeyen bir bütündür.</p>
<p>Anadolu ve Trakya coğrafyası, aziz milletimizin ebedi yurdudur.</p>
<p>Kökü çok eskiye dayanan kader ortaklığı ve kardeşlik bağları her bir vatandaşımızı tasada ve sevinçte Türk milleti üst kimliğinde kenetlemiş, yekvücut hale getirmiştir.</p>
<p>Türk milleti bağımsızlığının ve varlığının bedelini şehit kanlarıyla ödemiştir.</p>
<p>Bizim nazarımızda herkes eşittir Türkiye’dir.</p>
<p>Hiçbir Türk vatandaşı bu ülkenin zencisi, ötekisi, yabancısı, ikinci sınıf insanı değildir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aklı üniter milli devlet ilkesidir.</p>
<p>Bu ilkenin harcı etnik farklılıkları aşan ve ortak değerlerle beslenen milli birlik ve dayanışma hasletidir.</p>
<p>115 yıldır, yani İkinci Meşrutiyet’ten beri, anayasal çatının ve demokratik arayışların iki paradoksal kanadı gibi gösterilen eşitlik ve hürriyet esasen hukukun üstünlüğü çerçevesinde Cumhuriyet’in taşıyıcı kolonlarından sadece ikisidir.</p>
<p>Eşitliği ve güvenliği gözetmeyen bir hürriyet anlayışıyla, hür ve güvenli olmayan bir eşitlik kavrayışı Türkiye Cumhuriyeti’ne 100 yıldır uzak ve yabancıdır.</p>
<p>Devletimizin asıl gündemi kuruluşundan itibaren her zaman bir adım ilerisini planlamak, sürekli ilerleyişi gözetmek, istiklal içinde istikbalin yükselen değerini inşa ve ihya etmek üzerine kurgulanmıştır.</p>
<p>Cumhuriyet, küresel emperyalizmin bağış veya bahşişi değildir.</p>
<p>Türk devleti onun bunun siparişiyle, onun bunun müsamahasıyla kurulmuş değildir.</p>
<p>Türk milleti zulmün sömürü çarkına, zulmetin kömür gibi kara pençesine, zayıflığın ve zilletin karanlık girdabına dönemsel gelgitler dışında asla düşmemiş, düşürülememiştir.</p>
<p>Aziz vatanın her zerresi, her yöresi şehit kanlarıyla sulanmış, nice kahramanlık ve fedakarlıklarla milli varlığımız, milli devletimiz tarihin mizan defterine tescil ve teyit edilmiştir.</p>
<p><strong>Muhterem Vatandaşlarım, </strong><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılı, Türk tarihinin hatıra, birikim ve mirasıyla rotasını çizecektir.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin yüksek vasfının, muhteşem kültür hazinesinin, kardeşlik ve kader ortaklığının mükafatı ve methiyesi olacaktır.</p>
<p>Türkiye parmak sallanarak hizaya sokulacak bir ülke değildir.</p>
<p>Türkiye kafa kola alınacak bir ülke değildir.</p>
<p>Türkiye onun bunun dayatma ve yaptırım tehditleriyle duruşundan taviz verecek bir ülke de değildir.</p>
<p>Cumhuriyet’in bekası, devletin ve milletin izzeti nefsi her türlü yabancı tesirine ve işbirlikçi telkinine karşı mutlak surette müdafaa edilecektir.</p>
<p><u>Soruyorum sizlere;</u></p>
<p><strong>√ </strong>Bu milli müdafaa ve mücadele seferberliğinde beraber miyiz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümünü kundaklamak isteyen iç ve dış ihanet cephesini hayal kırıklığına uğratacak mıyız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Küresel oyunlara, habis senaryolara, milli huzur ve güvenliğimizi tehlikeye atan siyasi, ekonomik ve diplomatik ablukalara karşı duracak mıyız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p>Tekirdağ evet diyorsa, bu zillet cephesi nesine güveniyor?</p>
<p>Türkiye düşmanlarıyla el birliği, güç birliği, hedef birliği yapmanın büyük bir vebal olduğunu anlamaları için daha nasıl bir hasar ve hüsranın olmasını bekliyorlar?</p>
<p>Bu kadar vahim bir ayıbı nasıl hazmedecekler, bunu akıllarından nasıl geçirecekler?</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği yabancı başkentlerde belirlenemez.</p>
<p>Sandık Newyork’ta kurulmayacak, oylar Londra’da verilmeyecek, sayım Brüksel’de yapılmayacaktır.</p>
<p>İrade sahibi Türk milleti, istiklalinin de sahibidir.</p>
<p>Nitekim zalimlerin hükmü bu aziz millete sökmeyecektir.</p>
<p>Bir masanın etrafında palas pandıras toplanmış makus partiler Türkiye’nin kanayan yarasıdır.</p>
<p>Bunlar teslim bayrağı çekmiş, rehin alınmış, esarete düşmüş siyaset acizleridir.</p>
<p>Zillet ittifakı Milli Mücadele’de yendiğimiz muhasım odakların izinde ve istikametindedir.</p>
<p>Hiçbir milli konu umurlarında değildir.</p>
<p>Ülkemizin hak ve çıkarlarına önem ve öncelik verdikleri yoktur.</p>
<p>Bunlar batıdan aferin bekleyen Türkiye karşıtlarıdır.</p>
<p>Bunlar batıdan takdir ve teveccüh gözleyen Türkiye aleyhtarlarıdır.</p>
<p>Onlar aferini Avrupa’dan bekleye dursun, bize Türk milleti yetecektir.</p>
<p>Onlar yabancı başkentlerde aferin kuyruğuna girsinler, bize Tekirdağ’ın sevgisi yeterlidir.</p>
<p>Zillet ittifakının, 30 Ocak 2023 tarihinde açıkladığı “Ortak Politikalar Mutabakat Metni”nde FETÖ’cülere af vaadi vardır. Pensilvanya’ya muhabbet vardır. KHK’lılara ümit vardır.</p>
<p>PKK’ya açık çek vardır, HDP’ye güvence vardır, söz vardır, selam vardır, uzatılmış kirli el vardır.</p>
<p>CHP, yapılanı yıkmanın, bayrağı indirmenin, devleti tarumar etmenin derdindedir.</p>
<p>İP, Türkiye’nin duruşunu sakatlamanın, PKK’yla mütareke ve müzakere sayfası açmanın ısrarla ve inatla peşindedir.</p>
<p>Diğerleri için bir şey söylemek ise kelime ve zaman israfıdır.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, iyice şaşırmış ve şanzımanı kırmış olacak ki, film repliklerinden kendisine slogan üretecek kadar ucuzlamıştır.</p>
<p>Vermeyince Mabut neylesin Mahmut, durumu aynen budur.</p>
<p>Ne diyor; “ben Kemal, geliyorum.”</p>
<p>Bu Kılıçdaroğlu sürpriz yumurtadan çıkmış gibidir.</p>
<p>Türk sinemasının duayen ismi, rahmetle andığımız merhum Cüneyt Arkın’ın başrolünü oynadığı ve 1976 yılında vizyona giren “Hınç” isimli filmden aşırdığı bir sözü kendisine uyarlayan Kılıçdaroğlu gelse ne yazar, gelmese ne yazar.</p>
<p>Ben Kemal’im diyorsa, biz de Türk milletiyiz diyorum.</p>
<p>Ve kendisine geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyorum.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun bu aralar can sıkıntısından gece gündüz film izlediği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Gerçek hayat ile film sahnelerini karıştıracak kadar zıvanadan çıkmış, paralel bir evrene geçmiştir.</p>
<p>Gaziantep’e gidip Şanlıurfalılara seslenen bir gafil karşımızdadır.</p>
<p>Bu yüzden kendisinin tedaviye ihtiyacı olduğuyla ilgili kaygılarımız artmıştır.</p>
<p>Geçen hafta parti binasına “Yeter, söz milletindir” afişini asıp, sonra yoğunlaşan eleştiriler üzerine söz konusu afişi indiren, ardından da “ben Kemal, geliyorum” afişini asan Kılıçdaroğlu sonunda Cumhurbaşkanı adaylığı yerine figüranlığa dümen kırmıştır.</p>
<p>Siyaset yapmak yerine film setlerinde üçüncü sınıf rollere talip olması tam da kendisiyle örtüşecektir.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu nereye geliyorsan gel, seni orada bekliyor olacağız.</p>
<p>Türk milleti seni geliyor sandığın anda gerisin geriye postalayacaktır.</p>
<p>Kimin geldiğini, nasıl geldiğini, hangi güçle geldiğini 14 Mayıs 2023 tarihinde göreceğiz.</p>
<p>Zillet ittifakı ne yaparsa yapsın, milli yükselişimizi durdurmaya güç yetiremeyecektir.</p>
<p>Lider Ülke Türkiye hedefinin nişanesi olan Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonu yayından çıkmış ok gibidir, menziline doğru süratle ilerlemektedir.</p>
<p><u>Bu meydanda toplanmış kardeşlerime açık açık soruyorum, cevabınızdaki heybete şahit olmak istiyorum:</u></p>
<p><strong>√ </strong>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini bozmak amacıyla bir masa etrafında toplanmış zillet partilerine Tekirdağ’ın kararını gösterecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Türkiye’yi zalimlerin yemek menüsü yapmak için sıraya girmiş müflis siyasetçilere karşı koyacak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√</strong>Zulme sesini çıkarmayan, terörizme itiraz etmeyen zillet ittifakına Türk milletinin tarihten süzülüp gelen güçlü iradesini gösterecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Hepsinin yüzüne, bizim adayımız belli, kararımız net diyecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Elbette Cumhur İttifakı’yla Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>Tekirdağ’ın bu duruşu, milletimizin bu hissiyatı var olduğu müddetçe Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğun ufkunda kutup yıldızı gibi parlayacaktır.</p>
<p>Hiçbir menfur zihniyet gelecek umutlarımızı perdeleyemeyecektir.</p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine az bir süre kala zillet ittifakının adayı hala ortada yoktur.</p>
<p>Bunlar adaysız ve akılsız şekilde siyasi arenada dolaşmaktadır.</p>
<p>Aziz milletimiz bunların kaç kilo ettiğini bilmektedir.</p>
<p>Kazanacak aday açmazı zillet partilerini birbirine düşürmüştür.</p>
<p>Kılıçdaroğlu “13 Şubat’ta Cumhurbaşkanı adayını açıklayacağız” derken, İP’in sözcüleri aynı görüş ve kanaatte değildir.</p>
<p><u>İP’in bir yöneticisi partisi adına demiş ki:</u></p>
<p><strong><em>“Biz onay makamı değiliz. 13 Şubat’a kadar aday nasıl, hangi yöntemle belirlenecek, süreç nasıl gelişecek hiçbir bilgimiz yoktur.”</em></strong></p>
<p>İP, CHP’ye kazan kaldırmıştır.</p>
<p>Bunların birbirlerinden daha haberleri yoktur.</p>
<p>Açıkça görülüyor ki, altılı masa ortadan çatlamıştır.</p>
<p>Her birisi sağa sola savrulmuştur.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı hususunda yoğun bir karmaşa ve kutuplaşma masaya hakim olmuştur.</p>
<p>Altılı masa henüz kendi arasında anlaşmaktan ve uzlaşmaktan mahrumdur.</p>
<p>Lobiler, kulisler, kazan gibi kaynatılan dedikodular, karşılıklı restleşmeler, kara kampanyalar zilletin korkusunu ayan beyan deşifre etmiştir.</p>
<p>Altılı masaya oturan her parti başkanına soruyorum;</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayınızı ne zaman ilan edeceksiniz?</p>
<p>Daha neyi bekliyorsunuz? Hangi zamanı kolluyorsunuz?</p>
<p>Kimlerin talimatını gözlüyorsunuz?</p>
<p>Millete rağmen, milleti yok sayarak nereye ulaşacağınızı zannediyorsunuz?</p>
<p>2023 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerini; Türk milletinin karar anı, Türk tarihinin yol ağzı, Cumhuriyet’in yeni yüzyılla demokratik sözleşmesidir.</p>
<p>Zillet ittifakı kavga ede dursun, Cumhur İttifakı olarak seçimlere giden süreçte adayımız belli, kararımız nettir.</p>
<p>Karar verdik, mutlaka takip ve temin edeceğiz.</p>
<p>Cumhur İttifakı olarak beraberliğimizi sonuna kadar koruyacağız.</p>
<p>Herhangi bir gevşekliğe ve yılgınlığa müsaade etmeyeceğiz.</p>
<p>Seçime kadar değil Türk ve Türkiye Yüzyılının çatısını el birliğiyle öresiye kadar, aziz milletimizi medeniyetler ve milletler mücadelesinde üst lige taşıyana kadar biriz, diriyiz, birlikteyiz, cumhurun ruh kökü, Cumhuriyet’in sarsılmaz güvencesiyiz.</p>
<p>Diyorum ki, Cumhur İttifakı Türk milletinin can evidir.</p>
<p>Bu candan geçilemez, bu ev yıkılamaz, ele geçirilemez, talan edilemez.</p>
<p>Cumhur İttifakı aynı zamanda Türk milletinin hayallerini gerçeğe dönüştürecek, milli hedefleri yeni yüzyılla eklemleyecek tarih, kültür, inanç, irade, iddia, irfan kalesidir.</p>
<p>Korkularından mesnetsiz ve hukuken yersiz şekilde itirazlarını seslendirip Sayın Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkanlar unutmasınlar ki;</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı <strong><em><u>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.</u></em></strong></p>
<p>Bu yasal ve anayasal gerekçeli hakikat asla değişmeyecektir.</p>
<p>Alayı toplanıp karşımıza geçse de sözümüz söz, kararımız kesindir.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci döneminde de çok yüksek bir oy oranıyla seçilmesi, göz alıcı temposuyla başarılı çalışmalarına aralıksız devam etmesi ortak gayemizdir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletvekili sayısıyla oy oranını ençoklaştırmak, yıllardır layık olduğumuz hakkımızı milli iradenin onayıyla almak kaçınılmaz bir diğer hedefimizdir.</p>
<p>Nihai olarak da, Cumhur İttifakı’nın TBMM’de çok güçlü bir temsil imkanına kavuşması arzumuz ve amacımızdır.</p>
<p>Türkiye’mize geniş katılımlı, kapsayıcı, demokratik nitelikli, milletimizin özlemlerini yansıtan, devlet ve millet dengesini titizlikle kuran bir anayasa kazandırabilmek için Cumhur İttifakı’nın TBMM’de nitelikli çoğunluğa ulaşması bir mecburiyet, parlak bir gelecek için de bir mükellefiyettir.</p>
<p>Bunu birlikte yapacağız, elbette başaracağız.</p>
<p>Şimdi sözü sizlere bırakıyor, sorduğum sorulara ders gibi, çığ gibi, volkan gibi, gök gürültüsünü andırır gibi cevap vermenizi bekliyor, hür iradenizin her yerden duyulmasını ümit ediyorum:</p>
<p><strong>√ </strong>Adayımız belli, kararımız net diyoruz ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açık ara farkla tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesini hedefliyoruz, buna var mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Milliyetçi Hareket Partisi’nin Tekirdağ’dan milletvekili çıkarmasını yüreğimizle hedefliyoruz, buna destek olacak mısınız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>14 Mayıs 2023’te takdir ve tercihinizle Cumhur İttifakı’nın yanında duracak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Yeni bir anayasa için milletvekili sayımızı artıracak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Türkiye’nin gücüne güç katacak, kalıcı ve köklü reformların hayata geçmesini süreklilik içinde sağlayacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne var olan desteğinizi sürdürecek misiniz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Söz veriyor musunuz? Sandıklardan taşıyor muyuz? Cumhurun zaferine birlikte imza atıyor muyuz?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>Çok şükür Tekirdağ kararını vermiştir.</p>
<p>Diyorum ki: <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p><strong><em><u>“Tekirdağlı kardeşlerim sıra hepinizde.”</u></em></strong></p>
<p>14 Mayıs’ın iradesi güneş gibi doğmuştur.</p>
<p>Tekirdağ zillete düşmez, düşmeyecektir.</p>
<p>Tekirdağ, Türkiye’yi tarihin gerisine itmeye çalışan altılı masaya asla pirim vermeyecek, ön açmayacak, fırsat tanımayacaktır.</p>
<p><strong>Aziz Vatandaşlarım,  </strong><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Cumhur İttifakı’na verilen her oy terör örgütlerini ezip geçen mücadele ruhuna tam destektir.</p>
<p>Cumhur İttifakı’na verilen her oy Türkiye’nin geleceğine koyulmuş tuğla, gelecek nesillere armağandır.</p>
<p>Türk milleti tarihi bir süreçtedir.</p>
<p>Türkiye gerçekten de bir kavşaktadır.</p>
<p>Huzurlu, güvenli ve gelişmiş bir Türkiye’yi ya birlikte kuracağız, ya da zilletin ters akıntısına kapılacağız.</p>
<p>Ya Lider Ülke Türkiye’ye ulaşacağız ya da tutsak alınmış Türkiye’ye zillet içinde boyun eğeceğiz.</p>
<p>Artık söz de, karar da milletindir.</p>
<p>Zillet ittifakı tepeden tırnağa yabancıların güdümündedir.</p>
<p>2023 seçimlerini sabote etmek, milletimizin demokratik mukavemetini kırmak maksadıyla küresel çıkar grupları devrededir.</p>
<p>Küresel medya fitne nöbetindedir.</p>
<p>Soysuzlar, suçlular, insanlık değerlerini hiçe sayan azgın kifayetsizler işbaşındadır.</p>
<p>Mukaddesatımıza hakaret eden iblis uşakları provokasyon görevindedir.</p>
<p>ABD’sinden AB ülkelerine kadar Türkiye karşı aleni psikolojik harekat yapılmaktadır.</p>
<p>Aralarında Hollanda, Almanya, Fransa, Belçika ve İngiltere’nin de bulunduğu 9 ülkenin İstanbul’daki konsolosluklarını terör tehdidi bahanesiyle kapatmaları tek kelimeyle rezalettir.</p>
<p>ABD bu işte öncü rol oynamış, kuklalarını dürte dürte harekete geçirmiştir.</p>
<p>Olanlar hiçbir kitaba sığmayan namertliktir.</p>
<p>Madem böyle bir tehdidin varlığından bu yabancı ülke misyonları haberdardır, o halde tehdidin açık kaynağını açıklamaları da şeref meseleleridir.</p>
<p>14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri öncesi Türkiye’yi karalama teşebbüsleri, malum ülkelerin muhtemel terör saldırılarını biliyor, hatta arkasında duruyor gibi ihbar etmeleri dostluk ve müttefiklik köprülerini dinamitleyen art niyetliliktir.</p>
<p>Bu ülkeler ne biliyorlarsa, hangi bilgi ve istihbaratlara sahiplerse Türk devletinin yetkili birimleriyle derhal paylaşmak durumundadır.</p>
<p>Korku yaratmaya çalışmak asıl korkaklıktır.</p>
<p>Bundan sonra Türkiye’nin herhangi bir noktasında, Allah muhafaza, bir terör olayı gerçekleşirse müsebbipler ve onların zillet cephesinde temerküz etmiş muhipleri bellidir, saklanmaları da mümkün değildir.</p>
<p>Konsolosluğunu terör bahanesiyle kapatan, uydu ülkelere de kapattıran ABD’nin Boğaza demirlediği bir savaş gemisine uluslararası teamüllere aykırı olarak orantısız bayrak çekmesi saygısızlıktır.</p>
<p>Bu savaş gemisinde, büyük bir Amerikan bayrağının yanında küçük Türk bayrağının asılması edepsizlik ve hukuksuzluktur.</p>
<p>Sandık vakti yaklaştıkça husumet kuşatması sertleşmektedir.</p>
<p>Cumhurun zaferi ufukta göründükçe küresel nefret salgını yaygınlaşmaktadır.</p>
<p>Çünkü Türkiye’nin önünü kesmek istiyorlar.</p>
<p>Çünkü Türk ve Türkiye Yüzyılını baltalamanın arayışındalar.</p>
<p>CHP’yi, İP’i, HDP’yi ve diğer zillet partilerini sivriltmenin çabasındalar.</p>
<p><u>Bu şartlar altında, soruyorum sizlere;</u></p>
<p><strong>√  </strong>Vatana sahip çıkacak mısınız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√  </strong>Bayrağa sahip çıkacak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Türkiye’ye sahip çıkacak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Hakkınıza, haysiyetinize, hukukunuza sahip çıkacak mısınız?<strong><em> (Evet)</em></strong></p>
<p>Bu evetlerin gücü ve güveniyle <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende”</u></em></strong> diyorum.</p>
<p>Terörü sıfırlamış bir Türkiye için sıra sende.</p>
<p>Dik baş, tok karın, mutlu yarın için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Milli ekonomide yeni çığırlar açmak için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Sanayide, üretimde, tarımda, hayvancılıkta, ihracatta, yatırımda,  ekonomik büyümede, yerli ve milli silah sanayinde gücüne güç katmış bir Türkiye için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Mavi vatanda sabrımızı zorlayan Yunanistan’a haddini bildirmek için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Suriyeli sığınmacıları güvenli, gönüllü ve onurlu şekilde ülkelerine geri göndermek için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Huzurlu ve umutlu bir Türkiye için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Enerjide, eğitimde, sağlıkta, sanatta, sporda, ulaştırmada yeni ufuklar açmak için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>İşsizliği yenmek için, gelir ve servet dağılımında adaleti sağlamak için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Daha büyük reformlara imza atmak için, hayatın her alanını kapsayacak iyileştirici siyasi ve ekonomik dev projeler için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar yaşatmak için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Birlik için, dirlik için, kardeşlik için, devlet için, Kızılelma ülküsünde birleşmek için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Sıra sende Tekirdağlı kardeşim.</p>
<p>İstismarları çiğnemek için sıra sende.</p>
<p>Yıkım planlarını engellemek için sıra sende.</p>
<p>Tuzakları bozmak için sıra sende.</p>
<p>Yalan şantiyelerini yıkmak için sıra sende.</p>
<p>İftira düzeneklerini kırmak için sıra sende.</p>
<p>Geleceğine sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Cumhuriyet’in kurucu ve kuruluş itibarına sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Terör örgütlerini aklamaya çalışan zillet partilerine şamarı indirmek için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.” Tekirdağlı kardeşlerim söz, sıra ve yetki hepinizde.</u></em></strong></p>
<p>Birlikte çok daha güzel günlere kavuşacağız.</p>
<p>Ülkümüzden de ülkemizden de vazgeçmeyeceğiz.</p>
<p>İstiklalimize pranga vurmaya, insanımıza kast etmeye niyetlenenler yanlış hesaplarının ceremesine katlanacaktır.</p>
<p>Bizin tarafımız Türkiye’dir.</p>
<p>Bizim sevdamız Türk milleti, yeryüzü cennetimiz Türk vatanıdır.</p>
<p>2023 yılında hem Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünü kutlayacağız, hem de cumhurun demokrasi zaferine birlikte ulaşacağız.</p>
<p>Cumhurla Cumhuriyet’in kucaklaşmasına şahit olacağız.</p>
<p>Tekirdağlı kardeşlerim sıra sizlerde.</p>
<p>Zillet ittifakı yanlışın ve yıkımın yanındadır.</p>
<p>Zillet ittifakı yalanın ve yağmanın tarafındadır.</p>
<p>Zillet ittifakı küresel emperyalizmin ileri karakolu ve Türkiye’nin karşı siperidir.</p>
<p>Biz, Türkiye’nin, Türk milletinin, Tekirdağ’ın tarafıyız.</p>
<p>Biz garibin, mazlumun, bağında, bahçesinde, bostanında ter dökenin, emek verenin yanındayız.</p>
<p>Camideyiz, cemevindeyiz, duadayız, dilekteyiz, gönüldeyiz, kalpteyiz, Anadolu’nun her yerindeyiz.</p>
<p>Caninin, eşkıyanın, bölücünün, demokrasi ve özgürlük kamuflajına bürünmüş düşman beslemelerinin de karşısındayız.</p>
<p>Biz hakkın, halkın, hakikatin tarafıyız.</p>
<p>Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>
<p>Onların çağrısı kavgaya ve kargaşaya, bizim çağrımız aydınlığa ve kardeşliğedir.</p>
<p>Onların çağrısı kaos ve krize, bizim çağrımız birliğe, dirliğe ve hep birlikte Türkiye olmaya çağrıdır.</p>
<p>Çağrımız büyük Türkiye’yedir.</p>
<p>Çağrımız Türk ve Türkiye Yüzyılınadır.</p>
<p>Çağrımız tam bağımsız Lider Ülke Türkiye’de kucaklaşmayadır.</p>
<p><u>Soruyorum sizlere;</u></p>
<p><strong>√</strong> Terör örgütlerine, emperyalizmin komplolarına karşı beraber miyiz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Milli onurumuzu, bin yıllık kardeşlik namusumuzu birlikte koruyacak mıyız? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p>Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok diyen her vatan evladıyla yolumuz birdir.</p>
<p>Biz birlikte Türkiye’yiz diyen herkes bizim özbeöz kardeşimizdir.</p>
<p><u>Son kez soruyorum hepinize;</u></p>
<p><strong>√ </strong>14 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurun muhteşem iradesini sandıkta gösterecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p><strong>√</strong> Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’na oy verecek misiniz? <strong><em>(Evet)</em></strong></p>
<p>Allah razı olsun sizlerden; yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun inşallah.</p>
<p>Her birinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun diyorum.  </strong><strong>Ne Mutlu Türküm Diyene.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/05/altili-masa-henuz-kendi-arasinda-anlasmaktan-ve-uzlasmaktan-mahrumdur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet emellerden hesap sormasını da mutlaka biliriz.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2023 07:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8096</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  “Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.” Dedi. İnsanımızı ilgilendiren tüm sorunların çözümü için çalıştıklarını ifade eden Bahçeli; “Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  <strong>“Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.”</strong> Dedi.</p>
<p>İnsanımızı ilgilendiren tüm sorunların çözümü için çalıştıklarını ifade eden Bahçeli; “Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, köklerinden kopmadan yenilenmeden yanadır.” Diye konuştu.</p>
<p>Bazılarının  “Altılı Masa” bazılarının ise  “Millet ittifakı” adını verdikleri oluşumun adaylarını açıklayamadıkları na dikkat çeken MHP Lideri, “<strong>Zillet ittifakı kaynayan kazan misali kapak tutmuyor. İttifak ortağı partilere hakim olan panik havası gözlerden kaçmıyor.”</strong> Sözleri ile aday belirlemeleri için ilginç tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Her zaman olduğu gibi bu toplantıda da gündemi ilgilendiren önemli açıklamamalarda bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>       </strong><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, başarılı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.</p>
<p>Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından takip eden tüm vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda birlik ve dirlik mücadelesi veren tüm kardeşlerimize şükranlarımı sunuyor, en halisane selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin hedefleri büyük olduğu kadar, bu hedefleri tahkim ve takviye edecek heves ve heyecanları da büyüktür.</p>
<p>Büyüklük taslamayan, tevazuyu elden bırakmayan bu büyük olma hali; Türk milletini medeniyetler ve milletler mücadelesinin en üstüne çıkarmak, Türkiye’yi de “Lider Ülke” yapmak için gerekli olan manevi ve moral seviyenin, ilham ve inanç sentezinin ilk ve ön şartıdır.</p>
<p>Hamd olsun kaynağımız bereketli, kaderimiz berrak, kalbimiz berkemaldir. Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi bilir.</p>
<p>54 yıllık bir maziye dayanan siyaset ve dava mücadelemizin hiç kimseye, hiçbir güç ve çıkar lobisine diyet borcu yoktur.</p>
<p>Saklayacak, gizleyecek, üzerini örtecek bir açığımız yoktur.</p>
<p>Başımızı eğecek, yüzümüzü kızartacak, gözlerimizi kaçıracak bir yanlışımız, bir mahcubiyetimiz, verilemeyecek bir hesabımız da olmamıştır.</p>
<p>Neysek oyuz, nasılsak öyle görünürüz, göründüğümüz gibi olacak cesaret ve özgüvene fazlasıyla sahibiz.</p>
<p>Bazıları bizi hazmedemez, zira bünyeleri helale alışkın değildir.</p>
<p>Bazıları bizi tanıyamaz, zira onlar gözleri açıkken bile gaflet uykusuna dalan, sonra da ışığın altında bile fark edilmeyenlerdir.</p>
<p>Kaldı ki görmek istemeyen bir göze aydınlığın yararı dokunamayacaktır.</p>
<p>Tutamayacağımız sözü dilimize, veremeyeceğimiz sevgiyi kalbimize, ulaşamayacağımız hedefleri önümüze koymadık, koymaya da niyetimiz yoktur.</p>
<p>Merhum Hocamız Prof.Dr Nurettin Topçu’nun dediği gibi <strong><em>“kin, zaafın ve esaretin mahsulüdür. Muhabbet, bolluk ve rahmet dağarcığıdır.”</em></strong></p>
<p>Bizim işimiz kin değil muhabbettir; kibir değil mehabettir; nihayet milli ve Muhammedi ahlakı hakkıyla içselleştirip yaşamaktır.</p>
<p>Gündüz vaktinin korkak gecelere, nezih ve serazat bir kalbin zalim bedenlere acıdığını en iyi bilen, en iyi gören Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.</p>
<p>Toprağına merhamet tohumu serpilmeyen ülkeler, nice fatihlerin matemi olmuştur.</p>
<p>Gönüller arasında karanlık uçurumlar açan anlayışsızlık, katılık, kötülük, sevgi kıtlığı ve bunlardan mülhem insani felaketler merhamet cevherinden mahrumiyetin çok soğuk esintisidir.</p>
<p>Bu esintiye yüreğimizin sıcaklığıyla direniyoruz.</p>
<p>İftira salgınına inancımızın şifasıyla karşılık veriyoruz.</p>
<p>Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet emellerden hesap sormasını da mutlaka biliriz.</p>
<p>Biz bu ülke, bu vatan, bu bayrak uğruna, rahmetle ve hürmetle andığımız hilal kaşlı, kurt bakışlı 3 bin şehit verdik.</p>
<p>Şafağı ağarmayan nice zifiri karanlıkları yendik.</p>
<p>Gideni gelmeyen, ağlayanı gülmeyen, feryadı dinmeyen, hüsranı bitmeyen, ancak imanlı mücadelesi de asla eksilmeyen zulmet dolu senelerde kendi yarasını iyileştiren bir aslan gibi doğrularak kükremesini bildik.</p>
<p>Siyasi seciyemiz, Türklüğe duyulan emsalsiz bir sevdanın potasında eriyerek, yeri gelince sükût gibi münzevi, yeri gelince de çığlık kadar hür oldu.</p>
<p><strong>√ </strong>Kendi yatağımızı kendimiz açarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Kendi akışımızı kendimiz sağlayarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Önümüze çekilmiş engelleri günbegün aşarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Birleşecek gövde arayan başka pınarları aramıza katarak Türk-İslam ülküsünün mecrasında tıpkı bir akıncı ruhuyla ilerledik.</p>
<p>Çelme taktılar, tökezledik, ama düşmedik.</p>
<p>Arkamızdan ittiler, sendeledik, ama eğilmedik.</p>
<p>Kuyuya attılar, vakti saati geldiğinde Yusuf olup çıktık.</p>
<p>Mahkûm ettiler, vatan sağ olsun dedik.</p>
<p>Mağdur ettiler, kaderimiz buymuş, Allah bizimledir dedik.</p>
<p>Azığımız ıstırap olsa da yeise kapılmadık.</p>
<p>Bulanık akan suların günü geldiğinde durulacağına inandık.</p>
<p>Gökyüzüne direkleri kuracağımız günleri saydık.</p>
<p>Kurban olduk vatana, kutup yıldızı gibi parladık.</p>
<p>Merhum Faruk Nafiz Çamlıbel’in, <strong><em><u>“Bizim Memleket”</u></em></strong> isimli şiiri vatana kurban olanların adeta <u>manzum seslenişidir ve şöyledir:</u></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Orada yaşayan erlerin içi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir yaşta yoğurur derdi, sevinci;</em></strong></p>
<p><strong><em>Onlar ki sabansız, tarlasız çiftçi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Davarsız, kavalsız çoban olurlar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Başıboş, kırlara salar tayını,</em></strong></p>
<p><strong><em>Elinden düşürmez okla yayını;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ellere bırakır zafer payını,</em></strong></p>
<p><strong><em>Memleket yolunda kurban olurlar.</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Artık ve asla zafer payını ellere bırakmayacağız.</p>
<p>Hakkımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.</p>
<p>Milli haysiyetimizi ve dava onurumuzu çiğnetmeyeceğiz.</p>
<p><u>Şairin dediği gibi:</u></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Külümüzden yükselen duman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>Dahası irade bizden yanadır. İstikbal bizden yanadır. İstiklal bizden yanadır.</p>
<p>Yetmez, millet bizden yanadır. Tarih bizden yanadır. Talih bizden yanadır.</p>
<p>Bu da yetmez, elleri nasır tutmuş analar bizden yanadır. Başını niyazla semaya çevirmiş babalar bizden yanadır. Dedeler, nineler, henüz bıyığı terlememiş sabiler bizden yanadır.</p>
<p>Rüzgar bekleyen bayrak bizden yanadır. Türklüğün varlığı bizden yanadır. Türk gençliği bizden yanadır. Türkiye bizim yeryüzü cennetimizdir ve sonuna kadar bizden yanadır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne zincir vurmak, kement bağlamak, kelepçe takmak hiçbir alçağın, hiçbir ahlaksızın harcı ve haddi değildir.</p>
<p>Sürekli körüklenen karalama kampanyalarının, sürekli gündemde tutulan karanlık senaryoların müellif ve müteahhitlerinin, zamanı geldiğinde hem vallahi, hem billahi burunlarından fitil fitil getireceğimizi de herkes bilmelidir.</p>
<p>Kötüleri ve kötülükleri unutursak kanımız kurusun.</p>
<p>Yok öyle üç kuruşa beş köfte, saman altından su yürütüp saklandıkları deliklerden bağrımıza taş atanların yakasından bizzat büyük Türk milleti tutacaktır.</p>
<p>Millet kendi eserine, sevdasından deliye dönmüş Milliyetçi Hareket Partisi’ne duasıyla, desteğiyle, dev gibi iradesiyle sahip çıkacaktır.</p>
<p>Hiç kimse boşuna hayal kurmasın, boş yere hesap yapmasın.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, içinde milletin olmadığı, milli ve manevi değerlerin yer almadığı hiçbir hedefi kabul etmez, etmeyecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi, aslını inkâr etmez, etmeyecektir.</p>
<p>Bizi meşgul edip Türkiye üzerinde oyun kuracağını zanneden, siyaseti sokak dedikodusuna çeviren, davamızın iffetine çamur atmaya kalkışan, Bozkurdu çakala boğdurmak için fırsat kollayan ahmaklara, asalaklara, aşağıların da aşağısına yuvarlanmış arsızlara en küçük geri adımımız söz konusu olursa diyorum ki, gök girsin kızıl çıksın.</p>
<p>Hepsine birden de meydan okuyorum.</p>
<p>Etrafımızda dolaşanları görüyoruz. Zehir ve zillet saçanları anbean takip ediyoruz.</p>
<p>Fitne yayan siyasetçileri, sözde gazetecileri, sosyal medya farelerini, ülkeden korkakça kaçmış şerefsizleri, FETÖ’cü hainleri, bölücü mihrakları, dış bağlantılı casusları,  köksüzleri, kimliksizleri, millet ve milliyet hasımlarını rezil rüsva etmek için uygun zamanı sabrın gücüyle, Allah’ın inayetiyle, milletimizin metanetiyle bekliyoruz.</p>
<p>Bize kan sıçratmak isteyenlerin alayının elinde, yüzünde yakasında ve vicdanında şehitlerimizin kanı vardır.</p>
<p>Şeytanın uşaklarına milletin evlatları yenilmeyecektir.</p>
<p>Operasyon piyonlarına teslim bayrağı çekecek bir korkak aramızda yoktur.</p>
<p>Emperyalizmin maşalarına Müslüman Türk milleti eyvallah etmeyecektir.</p>
<p>Batılın tuzaklarına hakkın ve haklının yanında duranlar kesinlikle düşmeyecektir.</p>
<p>El mi yaman, bey mi yaman göreceğiz, kötülük saçan Türk düşmanlarının hepsine bir gün sıfıra inmiş temas hattından bakacağız.</p>
<p>İçimize sızmış işbirlikçileri ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyen idare-i maslahatçıları da ayrıca ve dikkatle değerlendireceğiz.</p>
<p>Davamızın hisarları ok yağmuruna tutuluyorken, risk almayan, bana ne diyen, kendini ortaya koymayan, ıslık çalıp eli arkasında dolaşan aymazları da tek tek not ediyor, onları unutmayacağımızı buradan kararlılıkla ifade ediyorum.</p>
<p>Vizyonu yetmeyenlerin menzillerinin tükendiği yerde terk etmeleri, hızlı koşanların soluk almak için duraksamaları, hatta farklı etkilerin sonucu değişmeleri, dönüşmeleri, yılmaları, umutsuzluk ve yılgınlığa düşmeleri her zaman mümkündür ve beklenmelidir.</p>
<p>Bu nedenle bize düşen görev, kafa karıştıran, akıl çelen, zihin bulandıran bozuk zihniyetlerin etki alanına girmeden hak bildiğimiz yolda arkamıza bakmadan hızlı adımlarla yürümektir.</p>
<p>İyi günü herkes paylaşır, mühim olan zahmetli dönemlerde bir ve beraber olmaktır.</p>
<p>Konu paye kapmaya, taltif almaya gelince el ovuşturup telaşla öne çıkanlarla, zorlu mücadele dönemlerinde masa altına saklanıp üç maymunu oynayanlarla işimiz olamaz, ortak geleceğimiz olamaz, kalbimiz bir atamaz, atmayacaktır.</p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Özellikle hatırlatmak isterim ki, Türkiye’ye ve Türk milletine kalkan elleri kırmak, saldırıları engellemek, gerekirse canımızı feda etmek bizim için şeref bahsidir</p>
<p>Üç hilal, ecdadın yadigârı, ezilenlerin yareni, hakkı yenmişlerin yarı, milli birlik ve kardeşliğin yaldızıdır.</p>
<p>Üç hilalin ışığı al bayrağın ışığıdır.</p>
<p>Bize FETÖ’cüler saldırıyormuş, saldırsınlar.</p>
<p>Bize PKK’lılar saldırıyormuş, saldırsınlar.</p>
<p>Zillet ittifakı ağız birliği etmiş, iftiralarını kusuyormuş, varsın yapsınlar.</p>
<p>Bize Türk ve Türkiye düşmanları saldırıyormuş, bırakın aynen devam etsinler.</p>
<p>Bizim tarafımız belli, istikametimiz sıratı müstakimdir.</p>
<p>Himaye edenimiz Allah, destekçimiz büyük Türk milletidir.</p>
<p>Açık hesap 14 Mayıs 2023 tarihinde sandıkta görülecektir.</p>
<p>Partimizin zor durumda olduğunu gün aşırı söyleyen çapulcular vardı.</p>
<p>Millet ve vatan uğruna kendi bindiği gemiyi denizin ortasında yakacak kadar kaygıyı ve korkuyu yenmiş bir davanın mensuplarını elinde kibrit kutusuyla tehdit etmeye çalışan densizler ve denyolar vardı.</p>
<p>Ağızlarından salyalar aka aka istifa edip gidenlerden bahsediyorlardı.</p>
<p>Oyumuzun düştüğünü iddia ediyorlardı.</p>
<p>Bir yalana bin yalan ekleyip algı operasyonlarıyla üzerimize geliyorlardı.</p>
<p>Türklüğün anayasadan çıkarılmasına hazırlık yapan, PKK’ya mütareke çağrısını silahlara veda kisvesiyle açıklayan, Türkiye’yi zalimlerin kafesine hapsetmek için tertip içinde olan ne kadar kokuşmuş zihniyet sahibi ve ar damarı çatlamış siyasetçi varsa Cumhur İttifakı’nın zayıfladığını, kan kaybettiğini koro halinde söylüyordu.</p>
<p><u>Ömer Hayyam diyordu ki;</u></p>
<p><strong><em>Felek ne denli cömert aşağılık insanlara!</em></strong></p>
<p><strong><em>Han hamam, dolap değirmen hep onlara.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendini satmayan adama ekmek yok;</em></strong></p>
<p><strong><em>Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!</em></strong></p>
<p>Bu cürüm ve müfteri güruhuna gerçekten de yuh olsun, yazıklar olsun, bu vatanın ekmeğini yiyip de Türk düşmanlarının vaatlerine kendini satanlara da her şey haram olsun.</p>
<p>Sanıyorum bunların hepsi Amasya’yı görmüştür. Tahmin ediyorum Amasya’dan ders almışlardır. Herhalde Amasya’daki heybetten küçük dillerini yutmuşlardır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne kucak açan onbinlerce vatandaşımızın muazzam coşkusuna cümle alem şahit olmuştur.</p>
<p>Amasya Genelgesi’nin ruhuyla birleşip bütünleşen Milliyetçi Hareket Partisi zillete düşenleri yine şaşırtmış ve ters köşeye yatırmıştır.</p>
<p>Vaktimiz olsa şerefin ne demek olduğunu hece hece anlatırdım, ancak kaybettikleri bir değerin ne olduğunu dinlemenin bunlara oldukça ağır geleceğinin de farkındayım.</p>
<p>Kiralık anket şirketleri Amasya’ya baktınız mı?</p>
<p>MHP’yi sosyal medya kumpaslarıyla infaza kalkışan namussuzlar Amasya’nın şahlanışını izlediniz mi?</p>
<p>Henüz yeni başlıyoruz, alayınızı birden çılgına döndüreceğiz.</p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihine kadar konuşacaklarını konuşsunlar, sonra sıra Türk milletine gelecektir.</p>
<p>Diyorum ki, <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende” </u></em></strong></p>
<p>Varlığına sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>Onuruna sahip çıkmak sıra sende.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>İstiklaline ve istikbaline destek olmak için sıra sende.</p>
<p>Hakkına, hukukuna ve haysiyetine sahip çıkmak için sıra sende.</p>
<p>15 Temmuz gecesi Ankara’yı bombalayan FETÖ’cülerden, emzikli bebeklere kurşun sıkan PKK’lılardan ve bunlarla yol yürüyen zillet ittifakından hesap sormak için sıra sende. Yetki sende. Ruhsat sende. Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı da seninle.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Huzurlu bir gelecek için sıra sende.</p>
<p>Lider Ülke Türkiye’yi inşa etmek için sıra sende.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılının sayfasını açmak için söz ve sıra sende.</p>
<p>Türklüğün sosyo-kültürel yükselişinin binlerce yıllık kazanımlarını; millet olmanın kolektif kuvvet ve dayanışmasını zayıflatarak,</p>
<p><strong>√ </strong>Milletten kabileye,</p>
<p><strong>√ </strong>Cemiyetten cemaate,</p>
<p><strong>√ </strong>Üst kimlikten alt kimliğe,</p>
<p><strong>√ </strong>Millilikten yerelliğe,</p>
<p><strong>√</strong>Toplumsallıktan yalnızlığa,</p>
<p><strong>√ </strong>Birlik olmaktan bireyselliğe dönüştürecek tarihi bir yanlışa hizmet eden zillet ittifakını sandığa gömmek için <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>CHP’sinden İP’ine ve zilletin diğer tüm paydaşı olan partilere varıncaya kadar tavsiyem şudur: Hepinizin arıza sinyali yanıyor, ne sanayiye gitmek ne de sandığı sabote etmeye kalkışmak hiç birinizi kurtarmaya yetmeyecektir.</p>
<p>Cumhur İttifakı sefil gayelere müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi milletiyle bir ve beraber olacak zillet ittifakını siyaset çöplüğüne yollayacaktır.</p>
<p><strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende”</u></em></strong> temalı Amasya Açık Hava Toplantımıza katılan bütün vatandaşlarıma, bütün dava arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.</p>
<p>Parti teşkilatlarımızın değerleri yöneticilerini hassaten kutluyor, başarılar diliyorum.</p>
<p>Açık hava toplantılarımıza kararlılıkla devam edeceğimizi de buradan bir kez daha duyuruyorum.</p>
<p>5 Şubat 2023 Pazar günü bu kez Tekirdağ’da olacağız ve bu ilimizde vatandaşlarımızla hasret gidereceğiz.</p>
<p>Ve tekraren diyorum ki:</p>
<p>İnandık, başaracağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde cumhurun zafer sancağını el ele verip kaldıracağız.</p>
<p>Bıyığını kesip ayrılanlar varmış, manen aramızda olmayanlarla zaten ilgilenecek değiliz. Hiç olmayanların yokluğundan da şikayet edecek değiliz.</p>
<p>Gönül kervanımıza her gün katılan binlerce Türkiye sevdalısıyla işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz, yolumuza azimle devam ediyoruz.</p>
<p>Bayağı senaryoların hızımızı kesmesine göz yummayacağız.</p>
<p>Her insanımızı kucaklayacağız ve kardeş bileceğiz.</p>
<p>Her değerimizi muhafaza ve müdafaa edeceğiz.</p>
<p>Hiç kimsenin etnik, mezhep, ideolojik ve fikri farklılığına kafa yormayacağız.</p>
<p>Öz dururken kabukla ilgilenmeyeceğiz.</p>
<p>Ağaca bakarken ormanı gözden kaçırmayacağız.</p>
<p>Sanal ayrımlarla meşgul olmayacağız.</p>
<p>Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine büyük bir aile olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmayacağız.</p>
<p>Ve diyeceğiz ki: <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Şer cephesinde buluşan müfteri ve münafıkları da buradan uyarıyorum:</p>
<p>Damarımıza basanlarla, kurumsal kimliğimize organize şekilde saldırı yapanlarla yerin yedi kat dibine inseler de hesaplaşacağız, gözlerinin içine baka baka, hukukun imkanlarını sonuna kadar kullanarak layık oldukları akıbetle buluşturacağız.</p>
<p>Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe devletimizi ve milletimizi hiç kimse bozguna uğratamayacaktır.</p>
<p>Teminat Türk milletidir.</p>
<p>Teminat Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>
<p>Teminat Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Bu duruş ve inanışımıza itiraz eden kim varsa buyursun karşımıza geçsin, hepsinin boynunun ölçüsünü tek başımıza almasını da biliriz.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in yeni yüzyılını umutla karşılayacağız.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünü iftiharla kutlayıp milli iradenin seçim ve tercihiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının tertemiz sayfasını açacağız.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle de geçmişin muzaffer anılarını geleceğin müstakbel ve müstesna özlemleriyle eklemleyeceğiz.</p>
<p>Biz mevsimlere göre kuruyarak çekilen veya yağışa göre sel olup taşan, dahası bulanan bir nehrin arayışında değil, okyanus gibi haşmetli bir istikbalin peşindeyiz.</p>
<p>Bunu da başarmaya kapasite ve kabiliyet itibariyle yeterli ve yetenekliyiz.</p>
<p>Dünyanın nereye ve nasıl gittiğini bütün aşamalarıyla yorumluyoruz.</p>
<p>Beşeriyetin yaşadığı buhranların kaynağını dikkatle tefrik ve teşhis ediyoruz.</p>
<p>Dünyada oynanan büyük oyunların mahiyetini ve zulüm aktörlerinin gölgeli iç yüzünü açıklıkla görebiliyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin dünyadaki stratejik yerini ve jeopolitik mevkiini detaylarıyla anlamlandırıp siyasetimizin eksen ve koordinatlarını fikri zenginliğimizle çiziyoruz.</p>
<p>Türk milletinin gelecekte nerede olması gerektiğini vizyoner bir bakış açısıyla ele alıyor, hedeflerimizi reel politik düzlemde isabetle tayin ediyoruz.</p>
<p>Ülkemiz ve milletimiz için hedeflerimiz nelerdir ve bunu nasıl başaracağız? Sorusuna sürekli cevaplar arıyor, düşünce temelinde siyaset oluşturuyoruz.</p>
<p>Bugün hepimizin öncelikli görevi; dünyada yaşanan gelişmeleri kavramak, insanlığın ortak kaderine ilişkin sorunları çözecek, Türkiye’nin içinde bulunduğu açmazları aşacak, zarar gören kardeşliğimizi onaracak siyaset anlayışını ortaya koymaktan geçmektedir.</p>
<p>Türk siyaseti ve siyasetçisi, bu birikimlerin ışığında ülke kaynaklarını en iyi ve en verimli bir şekilde kullanarak ülkesini geleceğe hazırlayıp taşımakla mükelleftir. Ve partimiz buna hazırdır.</p>
<p>Bildiğiniz gibi milliyetçilik millet olma halinin şuurla kavranması ve savunulmasıdır.</p>
<p>Bir millete mensup olmak başkadır. Bu mensubiyetin devamını şuurla benimsemek başkadır.</p>
<p>Ancak millet yalnızca sosyo-kültürel bir toplumsal uzlaşma alanı değil aynı zamanda politik bir uzlaşmanın da sonucudur.</p>
<p>Bilhassa demokratik milli devletlerde, toplumun ortak veya benzer taleplerle ortalama politik bir uzlaşma arayışının sonuca ulaşabilmesi için,</p>
<p><strong>√ </strong>İnsanın nasıl yaşayacağı,</p>
<p><strong>√ </strong>Ailesini nasıl geçindireceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Nasıl yönetileceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Hangi hakları talep edeceği,</p>
<p><strong>√ </strong>Ve bunları kendisine kimin ve nasıl ulaştıracağı gibi haklı soruların cevap bulması zaruridir.</p>
<p>Bu açıdan millet birliğini bozan yalnızca dilde, inançta, ülküde ayrışma değil, nasıl yönetileceği ve hangi hakları isteyeceği konusunda karar verememiş toplumların yaşadıkları gelgitler ve tereddütlerdir.</p>
<p>Bir siyasi parti olarak bizden beklenen görev ve fonksiyonlardan biri ve belki de en önemlisi bu tereddütleri gidermektir.</p>
<p>Bu nedenle &#8220;biz&#8221; merkezli bir anlayışın temsilcisi olan milliyetçiliğin &#8220;ben&#8221; ile olan bağlantısını dikkate alarak &#8220;ben ve biz&#8221; arasında hassas bir denge oluşturmalıyız.</p>
<p>Milliyetçiliğin anlamı olan &#8220;biz&#8221; sayısız &#8220;ben&#8221;lerden oluştuğuna göre vatandaşlarımızın sorunlarını çözerek milletimizin de sorunlarını çözecek, millet eksenli ve insan odaklı bir siyaset gelişimini daha da güçlendireceğiz.</p>
<p>Bu durumda, insanın yaşadığı her sorunun siyasetimizin de ilgi ve çözüm sahasına gireceğini asla unutmayacağız.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyet’in yeni yüzyılına, mazisi 1,5 asra ulaşan fikri derinliğiyle, 54 yıllık siyasi mücadelesinden damıttığı tecrübesiyle hazırdır, nazırdır, nazımdır, köklerinden kopmadan yenilenmeden yanadır.</p>
<p>Yeni yüzyılın eşiğinde oyalanmaya hakkımız yoktur.</p>
<p>Zaman kaybına tahammülümüz yoktur.</p>
<p>Tarihi akışın gerisinde kalmaya, zamanın tozunu yutmaya, milletler mücadelesinde ezilmeye hiç ama hiç niyetimiz yoktur.</p>
<p>Bu nedenle Cumhur İttifakı milletinin ve ülkesinin hizmetkârıdır, yeni yüzyıla Türk mührünü vurmaya yeminlidir.</p>
<p>Aslına bakılırsa zillet ittifakının karın ağrısı da budur.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığına birden bire seslerini yükseltmeleri, itiraz ve tepkilerini yoğunlaştırmaları bir defa milletimizin umutlarını küllemek ve kündeye getirmektir.</p>
<p>Bu beyhude çabanın sonu ve sonucu elbette hüsrandır.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığı bal gibi, buz gibi yasaya uygundur, anayasa uygundur, ahlaken ve hukuken de meşrudur.</p>
<p>16 Nisan 2017 tarihli Halkoylamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmiştir.</p>
<p>Yeni sistemle birlikte, Cumhurbaşkanlığı makamının <em>“anayasal statüsü”</em>  değişmiş; tarafsız, yetkisiz ve sorumsuz özelliğinden partili, yürütmede tek yetkili ve tam sorumlu hale dönüşmüştür.</p>
<p>Bir bakıma bu yeni yönetim modeli nevi şahsına münhasır bir başkanlık sistemidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde bir dönem yetkilerini kullanan Cumhurbaşkanı’nın tekrar aday olamayacağını iddia etmek, hukuken geçersiz, siyaseten ağır kusurdur.</p>
<p>Bu vaziyet yeni sistemin doğasına ve işleyiş mantığına tamamen aykırıdır.</p>
<p>Değişiklik teklifine ilişkin Anayasa Komisyon Raporu’nda açıkça ifade edildiği üzere, iki defa seçilme kuralı yeni sistemde bu yetki ve sorumluluklara sahip Cumhurbaşkanı için iki defa seçilme şeklinde anlaşılmalıdır. Ve doğrusu da budur.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Seçimi tek başına değil Milletvekili Genel Seçimiyle <em>“birlikte” </em>yapılmaktadır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın iki defa seçilme kuralı <em>“birlikte seçim usulü”</em> göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır.</p>
<p>Nitekim Anayasa değişikliği hakkında 6771 sayılı Kanun’un 18. maddesinin b) fıkrasına göre, <em>“101 ve 102’nci maddelerde yapılan değişiklikler, birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte yürürlüğe girer</em>”. hükmü amirdir.</p>
<p>İlk TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvim, 30 Nisan 2018 tarihinde işlemeye başlamış ve yeni sisteme göre ilk birlikte seçim 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşmiştir.</p>
<p>Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun <strong><em>“Seçim dönemi, seçim döneminin başlangıcı ve seçimlerin tamamlanması</em>”</strong> kenar başlıklı 3. maddesinde, <em>“Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır. Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev sürelerinin dolmasından önceki son Pazar günü oy verme günüdür. Görev süresi, birlikte yapılan bir önceki seçim tarihi esas alınarak belirlenir.</em>” hükmü yer almaktadır.</p>
<p>Bu düzenleme kapsamında Cumhurbaşkanı’nın görev süresi birlikte yapılan seçimlere göre belirlenmelidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın adaylığı ve seçimini düzenleyen 101. madde içinde bazı ifadeler aynı kalsa da yeni bir kanun maddesi niteliği kazanmıştır.</p>
<p>Madde içinde <em>“Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir”</em> ifadesi aynen kalsa da, bu yeni madde içinde Cumhurbaşkanı ibaresi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde görev üstlenen “Cumhurbaşkanı” anlamı kazanmıştır.</p>
<p>Anayasa’nın “Cumhurbaşkanı’nın adaylık ve seçimi” kenar başlıklı 101. maddesinin 2. fıkrasına göre “<em>Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” </em>denilmektedir.</p>
<p>Dar ve lafzi yorum yapanlar bu hükümden hareketle, görevdeki Cumhurbaşkanı’mızın biri Parlamenter Sistem diğeri de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde iki kez seçildiğini, yeniden aday olamayacağını maksatlı ve mesnetsiz şekilde ileri sürmektedirler.</p>
<p>Anayasal hükümlerin yorumlanmasında lafzi yorum kuşkusuz eksik ve yetersizdir.</p>
<p>Kaldı ki Anayasa’nın 13. maddesinde, <em>“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.”</em> ifadesi malumlarınızdır.</p>
<p>Lafzi yorumdan hareket edildiğinde “yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak” temel hakların sınırlanabileceği sonucuna varılacaktır.</p>
<p>Ne var ki Anayasa Mahkemesi sistematik ve amaçsal yorum yöntemini izleyerek, ilgili maddede sınırlama sebebi olmayan maddelerinde sınırlanabileceğini kabul etmektedir.</p>
<p>Hukuk kaidelerinde bir ibareye anlam verirken, tek başına o ibarenin yer aldığı kuralın lafzına bakılamayacaktır.</p>
<p>Hukuki belirlilik ilkesi gereğince, bir ibarenin anlamı hukuk düzeni içinde diğer kurallarla birlikte bütüncül yorumuyla açıklanmalıdır.</p>
<p>Adaylık hakkı seçilme hakkının bir parçasıdır.</p>
<p>Özgürlük lehine geniş sınırlama için dar yorum esastır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın adaylığına ilişkin düzenlemeyi dar ve indirgemeci yorumlayanlar sınırlamaları çarpık ve geniş yorumlamaya çalışmaktadır.</p>
<p>Dolayısıyla sistematik ve amaçsal yorum gereğince iki defa seçilme kuralını yeni sistem içinde iki defa Cumhurbaşkanı seçilmek olduğu çok açık ve belgelidir.</p>
<p>Anayasa’daki iki defa seçilme kuralı yeni sistemde bu yetki ve sorumluluklara sahip Cumhurbaşkanı için iki defa seçilme şeklinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>Bu itibarla Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki görev, yetki ve sorumluluklarıyla sadece bir dönem seçilmiştir.</p>
<p>İkinci dönem için Cumhurbaşkanı adaylığı da tartışmasızdır, 14 Mayıs 2023’te milletimizin iradesiyle seçileceğine inancımız ise tamdır.</p>
<p>Vesayetçilerin başını kaldırması boşunadır.</p>
<p>14 Mayıs’ta söz ve sıra milletindir.</p>
<p>Henüz bir Cumhurbaşkanı adayı bile bulamayan zillet ittifakı partilerinin 26 Ocak 2023 tarihli 11’inci toplantısında müştereken Sayın Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkmaları anti demokratik ve gayri hukuki bir hezeyandır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Türk milletinin adayıdır.</p>
<p>Karşı çıkanlar küresel güçlerdir.</p>
<p>Mukaddesatımıza diş bileyen haçlı yanaşmalarıdır.</p>
<p>Küresel medya Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığına muhaliftir.</p>
<p>Türk ve Türkiye düşmanları cephe almışlardır.</p>
<p>Varsın çıkarcılar güç birliği yapsınlar, varsın hainler işbirliği yapsınlar, varsın zalimler emel birliği yapsınlar, biz Cumhur İttifakı olarak hepsinin bileğini bükeriz.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi için geceyi gündüze katacağız.</p>
<p>İstiyorlar ki, güdülen, kukla gibi oynatılan ve kontrol edilebilen bir Cumhurbaşkanı olsun.</p>
<p>Diliyorlar ki, milli haklarımızı yok saymış bir Cumhurbaşkanı olsun.</p>
<p>Bekliyorlar ki, sesini kısan, boyun eğen, taviz veren, teslim olan bir Cumhurbaşkanı göreve gelsin.</p>
<p>Geçti o günler, bitti o masallar, suyu tersinden akıtmak geldiğimiz bu aşamada imkansızdır.</p>
<p>Millet kararlıdır, iradesine sonuna kadar arka çıkacaktır.</p>
<p>Millet kararlıdır, sevdalılarını yarı yolda bırakmayacaktır.</p>
<p>Söz milletindir, sıra milletindir, zillet ittifakı da sıfırı çekecektir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayıyla uğraşmasın.</p>
<p>FETÖ’nün ve PKK’nın sırtını sıvazlayan İP başkanı kendi işine baksın.</p>
<p>Bizim adayımız belli, kararımız nettir.</p>
<p>Sayın Recep Tayyip Erdoğan 14 Mayıs 2023’te yeniden ve açık ara farkla seçilecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi de milletvekili sayısını beklentilerin hilafına güçlü bir şekilde artıracaktır.</p>
<p>Korkmasınlar, kaçmasınlar, saklanmasınlar, kriz ve kaos peşinde koşmasınlar, sadece ve sadece 14 Mayıs’ı beklesinler, aziz milletimiz zillet ittifakına gününü gösterecek, mandacılığın ve yabancılara kurşun askerlik yapmanın bedelini çok ağır ödetecektir.</p>
<p>Sabrımızı zorlamasınlar, ayranımızı kabartmasınlar, konuşursak derinden hiç kimse, hiç birisi kalkamaz yerinden.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Zillet ittifakı kaynayan kazan misali kapak tutmuyor.</p>
<p>İttifak ortağı partilere hakim olan panik havası gözlerden kaçmıyor.</p>
<p>13 Şubat’ta Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceklermiş.</p>
<p>Bu gidişle seçimlere bir gün kala da Cumhurbaşkanı adayının kim olacağını konuşuyor ve tartışıyor olurlarsa hakikaten şaşırmayacağız.</p>
<p>Eğer karar veremiyorlarsa Noter huzuruna çıkıp kurayla adaylarını tespit etmeleri de bir seçenek olarak önlerinde durmaktadır.</p>
<p>Buna akılları yatmıyorsa kısa ve uzun çöp çekilişi yapmak suretiyle zilletin talihli adayını çıkarabilirler.</p>
<p>Bu da olmazsa “o piti piti karamela sepeti” tekerlemesiyle muhtemel adaylarını bularak ilan edebilirler.</p>
<p>Buna yanaşmıyorlarsa, Beyaz Saray’a telefon edip veya bir ulak gönderip Biden’in son talimatını alarak karşımıza çıkarlar.</p>
<p>Zillet ittifakı acizdir, fırsatçıdır, ucuz siyasetçilerin kumkumasıdır.</p>
<p>Dün açıkladıkları “Ortak Politikalar Mutabakat Metni” sadece göz boyayan, işin özünde Türkiye alerjisini ve millet muhalifliğini netleştiren bir siyaset kofluğudur.</p>
<p>Bugüne kadar paylaşılan, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni”ne, “Temel İlkeler ve Hedefler Mutabakatı”na, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi”ne, “Kurumsal Reformlar Raporu”na ve “Seçim Güvenliği Raporu”na yeni bir zillet halkası ilave edilmiştir.</p>
<p>Ortak Politikalar Mutabakat Metni dedikleri ortak ihanet belgesi, yıkım beyannamesidir.</p>
<p>Dün gündeme taşınmış olan bu metin, bölücülüğe verilmiş güvence, Türkiye’yi sistem krizine sürüklemeyi hedefleyen sakat bir adım, milletin huzur ve güvenliğine kast eden sancılı ve ucube bir dayatmadır.</p>
<p>Türk milleti zillet ittifakının sipariş metinlerine katiyen itibar etmeyecektir.</p>
<p>Kervan yürüyecek, Türkiye büyüyecek, Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi gücüne güç ekleyecektir.</p>
<p>Şimdi sıra milletimizdedir.</p>
<p>Şimdi sıra tarihin hükmüyle hareket etmektir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>İsveç ve Danimarka başta olmak üzere Kur’an-ı Kerim’e ve inançlarımıza yönelik yaygın tahrik ve azgın saldırıları nefretle kınıyoruz.</p>
<p>İsveç’in NATO üyeliğini derin dondurucuya alınmasından yanayız.</p>
<p>Buna karşılık Finlandiya’nın kendi özel şartları çerçevesinde NATO üyeliğinin makul olduğu hususunda Sayın Cumhurbaşkanımızla aynı görüşü paylaşıyoruz.</p>
<p>Kitabımıza el uzatan din ve millet düşmanlarına her anlamda kapalı ve karşı olduğumuzu da buradan açıklıyorum.</p>
<p>Geçen hafta dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın İran Büyükelçiliğine yapılan kanlı saldırıyı kınıyor, hayatını kaybeden soydaşımıza Allah’tan rahmet diliyor, can Azerbaycan’ın her zaman yanında olacağımızı belirtiyorum.</p>
<p>Unutulmasın ki, Azerbaycan ne kadar Türk ise güneyi de o kadar Türk’tür ve bizim can beraberimizdir.</p>
<p>Diğer yandan EYT düzenlemesinin yasalaşması konusunda üstümüze düşen katkıyı TBMM Genel Kurulu’nda mutlaka vereceğimizin, bu mağduriyetin sonlanması için her aşamada yapıcı ve destekleyici tavrımızı göstereceğimizin bilinmesini özellikle arzu ediyorum.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun diyorum.</strong>”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/02/biz-merhameti-de-biliriz-mertligi-de-biliriz-mefkureyi-de-biliriz-melanet-emellerden-hesap-sormasini-da-mutlaka-biliriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Milli birliğin ve kardeşliğin adresi Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/01/25/milli-birligin-ve-kardesligin-adresi-milliyetci-hareket-partisi-ve-cumhur-ittifakidir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/01/25/milli-birligin-ve-kardesligin-adresi-milliyetci-hareket-partisi-ve-cumhur-ittifakidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 09:49:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8088</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,  TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, İsveç&#8217;te geçtiğimiz Cumartesi günü, kutsal kitabımızın yakılmasına ve bu eylemi ifade ve düşünce özgürlüğü olarak gösterilmesine oldukça sert ifadelerle karşı çıkarak; “Yedi düvele, özellikle İsveç hükümetine hatırlatırım ki, Allah tektir, ordusu Türk’tür.” Dedi. Konuşmasında muhalefetin oluşturduğu birlikteliği “Zillet ittifakı” olarak adlandıran Bahçeli, “PKK’ya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,  TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, İsveç&#8217;te geçtiğimiz Cumartesi günü, kutsal kitabımızın yakılmasına ve bu eylemi ifade ve düşünce özgürlüğü olarak gösterilmesine oldukça sert ifadelerle karşı çıkarak; <strong>“Yedi düvele, özellikle İsveç hükümetine hatırlatırım ki, Allah tektir, ordusu Türk’tür.”</strong> Dedi.</p>
<p>Konuşmasında muhalefetin oluşturduğu birlikteliği “Zillet ittifakı” olarak adlandıran Bahçeli, <strong>“PKK’ya kucak açanlar karşımızdadır. FETÖ’ye yancılık yapanlar karşımızdadır. İyisiyle kötüsüyle, zilletiyle zalimiyle, küresel emperyalizme düğme ilikleyenlerin hepsi birden karşımızdadır.”</strong> İfadelerini kullanması dikkat çekti.</p>
<p>Konuşmasının sonunda “Cumhuriyetin 100.yılında 100 oy” ibaresi bulunan kartları dağıtan Devlet Bahçeli, seçimden Cumhur ittifakının zaferle çıkağını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar seçileceğini ve Milliyetçi hareket partisinin mecliste güçlü bir şekilde temsil edilmesi için çalışmalarını istedi.</p>
<p>MHP Lideri her zaman olduğu oldukça önemli açıklamalar yaptığı bu haftaki grup toplantısında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong> “Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, </strong><strong>Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılı, huzurlu ve sağlıklı bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Tarihi gerçekler dikkatle tefrik ve tetkik edildiği takdirde, Türk milletinin kutlu varlığını, ifnası ve ikamesi imkânsız olan bağımsızlığını hibe ve hediye olarak almadığı berrak şekilde görülecektir.</p>
<p>Hayat bizim için sadece ilahi bir lütuftur.</p>
<p>Bunun dışında hiç kimseye, hiçbir muhannet güce tamahımız, takıntımız ve tabiliğimiz bugüne kadar vaki değildir.</p>
<p>Felaketler zinciri, Birinci Dünya Savaşı’nın sonlanmasıyla yeni bir yol haritasının çizilmesini vatansever yüreklere ihmali mümkün olmayan bir görev halinde yüklemişti.</p>
<p>Böyle bir durum karşısında Merhum Akif haykırırcasına ve kaleminden damla damla akan ümitvar ruhuyla şunu söylemişti:</p>
<p><strong><em>“Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!”</em></strong></p>
<p><u>Mütareke günlerinde Merhum Süleyman Nazif’in;</u></p>
<p><strong><em>“Benim ruhum oldukça bu imanla beraber,</em></strong></p>
<p><strong><em>Üçyüz sene, dörtyüz sene, beşyüz sene bekler…”</em></strong> beyitine Akif’in verdiği cevap hakikaten de karamsarlık bulutlarını dağıtacak cesamet ve cesaretteydi:</p>
<p>Nitekim demişti ki: <strong><em>“Şark’ın ezeli fecri yakında doğacaktır.”</em></strong></p>
<p>Elbette, istiklal nimeti, Hakka tapan milletimizin tarih boyunca hakkı olmuş, haysiyet ve onurunun temel taşını teşkil etmiştir.</p>
<p>Milli varlığımızı esaret altına almak, devamında imha etmek için fırsat kollayanlara tarihin hiçbir döneminde göz açtırılmamıştır.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta istiklalimize şaşı ve ters bakanları Milli Mücadele ortamında menfi ve kötümser rol oynayanların başını çektiğini ileri sürerek aynen şunları söylemişti:</p>
<p><strong><em>“Maddi ve bilhassa manevi çöküş korku ve acz ile başlar. Aciz ve korkak insanlar herhangi bir felaket karşısında milletin uyuşukluğa düşmesine ve çekingen bir hale gelmesine sebep olurlar. Acz ve tereddütte o kadar ileri giderler ki, adeta kendi kendilerine hakaret ederler. Derler ki, biz adam değiliz ve olamayız.”</em></strong></p>
<p>“Bizden bir şey olmaz” diyenler, başkalarının himmet ve himayesine kucak açanlar, çevresine sürekli kötümserlik aşılayanlar maalesef her dönem olmuş, bundan sonra da olması beklenmelidir.</p>
<p>Mesele bunların ne kadar söz ve yetki sahibi olduklarıyla ilişkilidir.</p>
<p>Mesele bunların tesir ve nüfuz alanının dar veya geniş olmasıyla ilgilidir.</p>
<p>Milletine yabancılaşmış, tarihine sırt çevirmiş, kimliğinden uzaklaşmış, inanç ve iradesi kopma noktasına kadar incelip zayıflamış bir zevatın bağımsızlığı hakkıyla savunması, hür ve müstakil bir gelecekle yollarının kesişmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.</p>
<p>Aciz ve korkaklardan mülhem bir siyaset ve zihniyet anlayışının kahramanlık destanı yazması ham bir hayal, aynı zamanda apaçık bir hezeyandır.</p>
<p>Ne garip, ne tuhaf bir tecellidir ki, tarih pek çok konuda üst üste tekrar etmektedir.</p>
<p>Bu gerçek dikkatli ve uyanık hiçbir gözden kaçmış değildir.</p>
<p>Merhum şairimiz ve ahlak anıtımız Akif diyor ki:</p>
<p><strong><em>Geçmişten adam hisse kaparmış&#8230; Ne masal şey!</em></strong></p>
<p><strong><em>Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Tarih&#8221;i  &#8220;tekerrür&#8221;  diye tarif ediyorlar;</em></strong></p>
<p><strong><em>Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?</em></strong></p>
<p>Bir hususu tarih kayıtlarına hep birlikte not etmek gerekir ki; medeniyetler ve milletler mücadelesi sürdüğü müddetçe, Türklük var olduğu sürece ders ve ibret alınsa bile tarihin tekerrürü kaçınılmazdır.</p>
<p>Zira kuyruk acısı çekenler, kapanmamış yaraları bulunanlar, on yıllardır yas tutanlar, nefret nöbetine girenler yine üzerimize geleceklerdir.</p>
<p>Müslüman Türk milletinin Anadolu coğrafyasına tutunan bin yıllık mazisi, bin yıla kök salan mukim ve mevcudiyeti ehli salibi sürekli rahatsız etmiş, hep aynı karanlık senaryolara müracaatını tetiklemiştir.</p>
<p>Bir düne bakınız, bir de bugüne, fail ve figüranlar başka başka olsa bile menfur ve melun niyetler hep bildik ve tanıdıktır.</p>
<p>Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda 30 Ekim 1918’de imzalanan ateşkes anlaşmasından Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923’e kadar geçen tam beş yıllık süreyi Türklüğün İkinci Ergenekon’u olarak tasvir ve tarif etmek bize kalırsa isabetli bir yorumdur.</p>
<p>Asırlar önce demir dağları eritip hürriyet meşalesini yakan bir millet, Milli Mücadele’nin her safhasında demir gibi etrafını saran düşman kuşatmasını inancının gücüyle yarmış, bir kez daha hürriyet namusunu haremi ismetinde saklı tutmayı bilmiştir.</p>
<p>1918’den 1923’e varıncaya kadar yaşanan her zorluk, maruz kalınan her dayatma, katlanılan her çile, sığırtmacından paşasına, esnafından eşrafına, köylüsünden kentlisine, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine herkesi aynı kader, aynı karar, aynı kahramanlık etrafında yekvücut hale getirmiştir.</p>
<p>Milli birlik ve dayanışma şuurunun direnç ve dinamizmiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum sancıları günden güne artış kaydetmiş, yaygınlık kazanmıştır.</p>
<p>Aşılan her engel, zaferle çıkılan her muharebe Cumhuriyet’in biraz daha yaklaşmasını teşvik etmiştir.</p>
<p>Yani Türkiye Cumhuriyeti karanlığı aydınlatan, aydınlattıkça ayaklanan, ayaklandıkça devleşen Türk milletinin mücadele bereketidir.</p>
<p>Sönmeyen gaz lambaları, susmayan kağnı gıcırtıları, durmayan telgraf telleri, dinmeyen silah sesleri, eksilmeyen istiklal özlemleri, teklemeyen mücadele süreçleri, tökezlemeyen feragat timsalleri, düşmeyen fedakârlık abideleri, vazgeçmeyen taarruz hamleleri, teslim olmaktansa şehadeti göze alan bir millet asaleti sayesinde adım adım 1923’e, yani Cumhuriyet’e ulaşılmıştır.</p>
<p>Şimdi de biz adım adım 2023’e yürüyor, geçmişin muhterem anılarından ilham ve feyz alıyoruz.</p>
<p>Kurtuluş destanının yazıldığı çileli senelerde nereden nereye gelindiğini bu vesileyle tafsilatlı şekilde anlatmak gerekse de hem zaman hem de amaç açısından sınırlı bir alanda bulunduğumuzu özellikle paylaşmayı faydalı buluyorum.</p>
<p>Şunu biliniz ki, 1918’den 1923’e kadar geçen tarih serüveni ve serencamında neler olmuşsa, 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe teşebbüsünden bugüne kadar üç aşağı beş yukarı benzerleri yaşanmıştır.</p>
<p>Zalim hedeflerin ve hıyanet projelerinin emel ve enerjisinde hiçbir değişiklik olmamıştır.</p>
<p>Türk milleti bekasını korumak ve kökleştirmek maksadıyla Türk devletleri zincirine Cumhuriyet rejimiyle yeni bir halka eklemiş, bu kapsamda Türklüğün teşkilatçı yapısı İmparatorluğun yıkımından yeni bir Türk devleti çıkarmayı başarmıştır.</p>
<p>16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Halkoylamasıyla kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi; azgın tehlikeler ve artan tehditler mucibince tedbir alması kaçınılmaz bir tarih gerçeği haline gelen Türk milletinin bekası adına yüz yıl içinde başardığı ikinci demokratik atılımı olmuştur.</p>
<p>Tarihin her buhranlı devrinde, Türk milleti devletiyle bir ve bütün haline gelmiştir.</p>
<p>Şartlar içinden çıkılamaz kadar ağırlaştığı anda devleti milletten, milleti devletten ayırmanın ne kadar muhal bir hayal olduğu pek çok tecrübeyle sabittir.</p>
<p>Hamd olsun mandacılar, muhterisler, maceraperest milliyetsizler her zaman kaybetmişlerdir.</p>
<p>İşbirlikçiler, iradesizler, itibarsızlar, yabancıların güdümüne bin bir vaatle giren teslimiyetçi ilkeller her defasında hüsrana uğramışlardır.</p>
<p>16 Nisan Halkoylaması, Türk milletinin kendi kaderine, kendi geleceğine, kendi egemenliğine aracısız, bağlantısız, fasılasız, kansız ve sarsıntısız sahip çıkma başarısını belgelemiştir.</p>
<p>O günden bugüne Türkiye’ye yönelik tanıdık mütecaviz ve mütehakkim operasyonların seyir ve seviyesinde beklendiği üzere yoğunluk gözlenmiştir.</p>
<p>Doğrusunu isterseniz milletine mensubiyet onuruyla bağlı her vicdan sahibi insanımız buna şaşırmamıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabulü ve müteakiben 24 Haziran 2018 seçimleri sonrası yönetim hayatımıza resmen girmesiyle yerli ve yabancı çıkar ortakları tarihten malumu olduğumuz korkuya yeniden ve daha şiddetle kapılmışlardır.</p>
<p>Şüphesiz korkunun ecele faydası olmayacaktır.</p>
<p>Bizim korkuyu korkutmuş bir duruşumuz vardır ve meydandadır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin müthiş ve müessir vasfından, Cumhur İttifakı’nın ahlaki ve siyasi vakarından irkilip hitamında iliklerine kadar korku duyan, bu suretle misilleme yapan iç ve dış mihrakların oyunları peş peşe sahnelenmektedir.</p>
<p>Çünkü Türkiye ayağına vurulmuş prangaları söküp atmaya başlamıştır.</p>
<p>Çünkü Türkiye önüne dikilmiş kalın duvarları yıkmaya başlamıştır.</p>
<p>Çünkü Türkiye ayağa kalkmış, araftan çıkmış, yükselişe geçmiştir.</p>
<p>Kaldı ki telaş ve tedirginlikleri boşuna değildir.</p>
<p>Siyasi, ekonomik ve diplomatik ablukalar birbirini kovalarken, Kızılelma ruhu şahlanmış, Türk Birliği ülküsü canlanmış, küresel ve bölgesel konulara müdahil bir Türkiye kudreti hayalden gerçeğe dönüşmüştür.</p>
<p>Yönetim sistemindeki reform iç ve dış işgal cephesini ürkütmekle kalmamış, doğrudan ve doğal olarak yeni arayışlara itmiştir.</p>
<p>Bu çerçevede CHP emperyalizmin gedikli lejyonu, İP gizli teminçisi, HDP girift tetikçisi, diğerleri de siyasi garnitürü olacak kadar alçalmışlar, Türk milletinden ahlaken ve manen ayrılmışlardır.</p>
<p>Zillet ittifakı sırtını zalimlere, sırtlanlara, akbabalara dayamıştır.</p>
<p>Cumhur İttifakı ise varını yoğunu Türk milletine adamış, sinesinden doğduğu milletiyle tek yürek, tek bilek, tek nefes olmuştur.</p>
<p>Onların hamisi varsa bizim de milletimiz vardır.</p>
<p>Cumhurbaşkanımızı ve Cumhur İttifakı’nı sözüm ona devirmek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tasfiye etmek maksadıyla zillet ittifakının paydaşları atın arabaya koşulduğu gibi koşulmuşlardır.</p>
<p>Artık her şey ortadadır, kimin kiminle yürüdüğü, kimin kimlerle el birliği yaptığı dibine kadar bellidir.</p>
<p>Dünya çapında hiçbir muhalefet partisi Türkiye’deki muhalefet partileri kadar savruk, sefil ve acınası hallere düşmemiştir.</p>
<p>Yine dünya genelinde hiçbir muhalefet partisi bizdeki muhalefet gibi ülkesine ve milli haysiyete cephe almamıştır.</p>
<p>İşin can alıcı noktası ise bu muhalefetin çok ciddi güvenlik sorununa dönüşmüş olmasıdır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’yla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden ABD rahatsızdır, AB rahatsızdır, Londra tefecileri rahatsızdır, terör örgütleri rahatsızdır, Soros uşakları rahatsızdır, Pensilvanya uyduları rahatsızdır, emperyalizm kuklaları rahatsızdır, küresel çeteler rahatsızdır, şerefini bedelsiz devretmiş nifak yuvaları hepten rahatsızdır.</p>
<p>PKK’nın elebaşlarından terörist Mustafa Karasu <strong><em>“AK Parti’yle MHP’yi yıkmalıyız, yoksa bizi yok edecekler”</em></strong> dedi mi demedi mi? Elbette dedi.</p>
<p>HDP’nin yasal olarak kurulmuş bir parti olmadığını söyledi mi söylemedi mi? Pek tabii söyledi.</p>
<p>PKK, zillet ittifakına destek veriyor mu? Hem de açık şekilde arkasında duruyor, terör baronları gizlemeye ihtiyaç duymadan destek mesajlarını ardı arkasına paylaşıyor.</p>
<p>PKK, YPG, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ, Rum ve Ermeni diasporası AK Partiyle MHP’nin zaafını kolluyorlar mı? Evet kolluyorlar.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne saldırıyorlar mı? Evet bunu da yapıyorlar.</p>
<p>Evvela şunu söylemek zorundayım ki, Anayasa Mahkemesi’nin HDP’nin talebiyle 25 Ocak 2023 tarihinde kapatılma davasının seçim sonrasına bırakılmasını görüşecek olması adalet ilkelerine tamamıyla aykırıdır.</p>
<p>Bu neyin görüşmesi, neyin arayışı, neyin hazırlığıdır?</p>
<p>Anayasa Mahkemesi şehitlerimizin dökülen kanlarını da seçim sonrasına bırakmayı görüşecek midir?</p>
<p>HDP kapatılmalıdır, hem de vakit kaybetmeksizin bu bölücü ve terör yatağı kurutulmalı, hukuken defteri dürülmeli, kapısına kilit asılmalıdır.</p>
<p>HDP’nin isteğiyle Anayasa Mahkemesi’nin davayı sulandırması doğru değildir.</p>
<p>Dağda beli kırılan bölücü terör örgütünün mahkeme kapılarında tedavi edilme ayıp ve arayışından kesinkes vazgeçilmelidir.</p>
<p>HDP’yi sözde serdilhanların sonucu görenlerin zelil itirafları ortadayken, Anayasa Mahkemesi’nin zamana oynama teşebbüsü terörün değirmenine su taşımaktır.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nı yıkmazlarsa, yok olacaklarmış. Şunu bileydiniz, ama yıkılan ve yok olan eli ve vicdanı kanlı hainlerden başkası olmayacaktır.</p>
<p>PKK’lı Mustafa Karasu’yla diğer eylem yoldaşları mağaralardan başlarını çıkardıkları anda korktukları başlarına gelecek, alayının akıbeti şerefli güvenlik güçlerimizin namlusundan çıkacak kurşunlarla kütük gibi devrilmektir.</p>
<p>Biz bitmeyiz, ama teröristleri ve bölücü canileri bitirmek, dalını budağını kesip parçalamak bizim tutulacak yeminimizdir; millete, tarihe ve şehitlere namus borcumuzdur.</p>
<p>Başaracağız, Türk milletini menü yapmak için kolları sıvayanları mahvı perişan edeceğiz.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>14 Mayıs 2023 tarihinde yapılması gündemde olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinin tescilli Türk düşmanlarının bir numaralı gündem konusu haline gelmesi elbette demokratik bir merak ve takip hassasiyetinden kaynaklanmamaktadır.</p>
<p>Aksini düşünmek safdillikten öte gafillikle izah edilecektir.</p>
<p>Türk ve İslam düşmanlarını zillet ittifakıyla eklemleyen, terör örgütleriyle birleştiren ortak gayenin on etabı vardır ve şunlardır:</p>
<p><strong><u>İlk etabında</u></strong><strong>,</strong> 15 Temmuz’un rövanşını alarak FETÖ’cülere, terörist Demirtaş ve Sorosçu Kavala olmak üzere terör suçlularına ve casuslara af çıkarmak,</p>
<p><strong><u>İkinci etabında,</u></strong> eser ve hizmet siyasetini baltalamak, bugüne kadar yapılan ne varsa talan etmek, ekonomide dışa bağımlılığın ve sömürü çarkının önünü ardına kadar açmak,</p>
<p><strong><u>Üçüncü etabında</u></strong><strong>,</strong> milli savunma ve silah sanayindeki muazzam kalkınmayı sekteye uğratmak ve ülkeyi bu alanda muhtaç hale getirip Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mukavemetini kırmak,</p>
<p><strong><u>Dördüncü etabında</u></strong><strong>,</strong> Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni rafa kaldırmak, vesayet ve darbe dönemlerinin kapısını aralamak, devlet ve toplum hayatını istikrarsızlığa sürüklemek,</p>
<p><strong><u>Beşinci etabında</u></strong><strong>,</strong> terörle mücadeleyi durdurmak, silahların susması bahanesiyle terör örgütlerine her tavizi verip müzakere ve mütareke sayfası açmak, aynı şekilde bölünmüşlüğün anayasasını hazırlayarak Türk’ü ayıklayıp dışlamak,</p>
<p><strong><u>Altıncı etabında</u></strong><strong>,</strong> özerklik ve federasyon tartışmalarını körükleyerek güney sınırlarımız boyunca projesi hazırlanan terör devletinin kuruluşuna müşahitlik ve mihmandarlık yapmak,</p>
<p><strong><u>Yedinci etabında</u></strong><strong>,</strong> diplomaside yaşanan muhteşem başarıları kundaklayarak bölgemizde barış, huzur ve istikrar kuşağı tesis gayretini kösteklemek,</p>
<p><strong><u>Sekizinci etabında</u></strong><strong>,</strong> başkent Ankara vizyonuyla Türk ve Türkiye Yüzyılını sabote etmek,</p>
<p><strong><u>Dokuzuncu etabında</u></strong>, boyun eğen, teslim bayrağı çeken, onun bunun eline ağzına bakan, mavi vatandaki haklarından vazgeçen, içine kapanan, gelenin vurduğu gidenin altını oyduğu bir Türkiye’yi zillete mahkum etmek,</p>
<p><strong><u>Onuncu ve son etabında da,</u></strong> birbirine girmiş, iç kargaşa ve çatışma ortamına sürüklenmiş, etnik ve mezhep bölücülüğüne havale edilmiş, özgüvenini kaybetmiş, öz değerleri erimiş, tarihine ve talihine küsmüş, kimliğinden ve hedeflerinden kopmuş bir ülke tablosunu oluşturmak, olgunlaştırmak, olgu haline getirmek vardır ve karşımızdaki vahim tehditlerin bir kısmı bunlardan müteşekkildir.</p>
<p>Zillet ittifakı küresel husumetin içimizdeki refakatçisidir.</p>
<p>Türk’ün ekmeğini yiyip gavurun kılıcını sallayan kokuşmuşları Türk milleti asla ama asla affetmeyecektir.</p>
<p>ABD’de yayımlanan Foreign Policy Dergisinin seçimlerin kan gölüne döneceğine ilişkin 1 Ocak 2023 tarihli bühtan ve buruşuk açıklamasından sonra, bu kez de devreye İngiliz The Economist Dergisi girmiş, Türkiye’nin felaketin eşiğinde olduğunu ahlaksızca iddia etmiştir.</p>
<p>Bunlar aleyhimize kurgular yapan küresel üst aklın ve melanetle çizilen büyük resmin tercümanı olan karanlık odakların husumet aparatlarıdır.</p>
<p>14 Mayıs seçimleri yaklaştıkça, Cumhurbaşkanımızın sözde kusurlu olan demokrasimizi tam gelişmiş bir diktatörlüğe sürükleyeceğini ileri süren The Economist Dergisi bu tip bir aparattır.</p>
<p>Dikkat ediniz, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri ufukta belirdiği andan itibaren zehirli yılanlar deliklerinden birer birer sürünerek dışarı çıkmaya başlamıştır.</p>
<p>16 Ocak 2023 tarihinde The Wall Street Journal Gazetesi’nde bir makalesi yayımlanan eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı, Türk’ün yaşayan hasmı, Kazıklı Voyvoda’nın bugünkü nesebi John Bolton mezkur makalesinde özet olarak şunları ifade etmiştir:</p>
<p><strong><em>“Batı’nın, Türkiye’deki muhalefetin yaklaşmakta olan Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde başarı şansı elde etmesini sağlamaya yardım etmek için cesur bir adım atması halinde Erdoğan’ın durdurulma şansı söz konusudur. Muhalefetin etkili bir kampanya yürütmesi ve birlik içinde kalması halinde Erdoğan’ın seçimde yenilmesi mümkündür.”</em></strong></p>
<p>Haydut çetesi Daltonlar bile bu soytarı Bolton’dan daha onurludur.</p>
<p>Bolton’un bu zehirli ve zillet dolu sözlerini Joe Biden’in 2020 yılının Ocak ayında New York Times Gazetesi’ne verdiği demeçle eşzamanlı okuyup nasıl da üst üste çakıştığını görmek ve idrak etmek lazımdır.</p>
<p>Biden, kısaca muhalif liderleri açıkça destekleyerek otokrat diye iftira attığı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı darbeyle değil seçimle devirmekten bahsetmişti.</p>
<p>Sayın Erdoğan’ın bedel ödemesi gerektiğine vurgu yapmıştı.</p>
<p><u>Hürriyet aşığı, vatanın manzum sesi Merhum Namık Kemal diyor ya:</u></p>
<p><strong><em>Dünyada zalimin yardımcısı alçaklardır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Köpektir insafsız avcıya hizmetten zevk alan.</em></strong></p>
<p><strong><em>Zalim ne kadar pervasız olursa olsun,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yine zulmün binasını biz yıkarız.</em></strong></p>
<p><strong><em>Yerin dibine atsalar da bizi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yerküreyi patlatır da çıkarız.</em></strong></p>
<p>Cumhurbaşkanımıza bedel ödetmeye kalkışan tamı tamamına 85 milyon Türk vatandaşını karşısında bulacak, soysuz cüretinin ağır sonuçlarına katlanacaktır.</p>
<p>İşte meydan işte millet, işte meydan işte er, kendine güvenen durmasın gelsin beri.</p>
<p>Yine bir defasında Merhum Namık Kemal şöyle haykırmıştı:</p>
<p><strong><em>“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?</em></strong></p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu soruya cevap vermişti:</p>
<p><strong><em>“Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini. Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”</em></strong></p>
<p>O kurtarıcı dün Milli Mücadele kahramanlarıydı, bugün Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Dün Kuvayı Milliye vardı, bugün de aynı ruh ayaktadır, seferdedir, seferberlik içindedir, gayret bizden Tevfik Allah’tan inancındandır.</p>
<p>Ekmeğimize kan doğramak isteyenlere imanımızla karşı koyacağız.</p>
<p>2023 seçimlerinde zillet ittifakına yardım ve yataklık yaparak Türkiye&#8217;nin önünü kesmeye çalışan esfele safilinlere sonuna kadar karşı çıkacağız.</p>
<p>Vatana sahip çıkacağız.</p>
<p>Devlete sahip olacağız.</p>
<p>Al bayrağımızı yere düşürmek için ortam yoklayanları, pusuya yatanları, el ovuşturanları, gözcülük yapanları cumhurun muktedir ve muazzam iradesiyle ezip geçeceğiz.</p>
<p>ABD, Türkiye’deki seçimleri güç bende şımarıklığının yanında, zillet ittifakı aracılığıyla karıştırmak, bulandırmak, milletin takdir ve teveccühünü tahrip etmek peşindedir.</p>
<p>Demokrasi promosyonu vaadiyle, insan hak ve özgürlükler maskesi takarak çıkarlarına ters düşen ülkeleri otokrat fişlemesiyle tasfiye etmeyi bir siyaset pratiği haline tahvil eden ABD’nin Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya kadar çevirmediği dolabın, kırıp dökmediği değerin kalmadığını insanlık vicdanı ziyadesiyle farkındadır.</p>
<p>ABD’nin küresel politikaları demokrasinin infazıdır.</p>
<p>ABD’nin ve başını çektiği küresel sömürü düzeninin zulüm saçan uygulamaları arşa ulaşmıştır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun sistematik ve süreklilik içinde Türkiye’de demokrasinin olmadığını beyan etmesi, ne idüğü, nereye hizmetkarlık yaptığı muamma olan selamsız Babacan’ın Davos’a gidip, <strong><em>“dışarından bakıldığında Türkiye’de seçimin hala olmasına şaşıranlar var”</em></strong> demesi emperyalizme kul köle olmuş Truva atlarının klasikleşmiş ezberidir.</p>
<p>Madem demokrasi yoksa, madem seçimlerin yapılmasına şaşıranları görüp tanıdıysanız, ülkemizde nasıl gezebiliyor, nasıl siyaset yapabiliyor, sabah akşam nasıl ihanete methiye düzebiliyorsunuz?</p>
<p>Zillet ittifakının ağzı zalimlerin ağzıdır.</p>
<p>Zillet ittifakını oluşturan her partinin üslubu, Türkiye’ye zincir vurmak için hazırda bekleyen çaşıtların, çürüklerin, haçlı emeli taşıyanların, Türkleri Anadolu’dan çıkarmak için plan üstüne plan yapan firavun lobisinin kirli üslubudur.</p>
<p>Bizim üslubumuz Türk’tür, usulümüz Türk’tür, uygarlığımız Türk’tür, unvanımız Türk’tür, dünümüz Türk’tür, bugünümüz Türk’tür, bize boyun eğdirip yerimizden yurdumuzdan çıkaracak şerefsizler korosunun muvaffak olabilmesi sadece masaldan ibarettir.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım, </strong></p>
<p>Türk milleti İslam’ın burcu, mazlumların umudu, mağdurların sesidir.</p>
<p>Türk demek İslam demektir.</p>
<p>Elbette dinin sahibi Allah’tır.</p>
<p>Ama Türk milleti mukaddesat onurunu gözü kara şekilde müdafaa edecek kahramanlıktadır.</p>
<p>Yedi düvele, özellikle İsveç hükümetine hatırlatırım ki, Allah tektir, ordusu Türk’tür.</p>
<p>İsveç’te geçen Cumartesi günü, bir sapık, bir manyak, bir şeytan piyonu Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde tüm uyarılara rağmen Yüce Kitabımızı yakmıştır.</p>
<p>Bu azgın provokasyonu, bu nefret saçan eylemi ifade ve düşünce özgürlüğü olarak tevil edenler de aynısıyla suç ortağıdır.</p>
<p>İsveç ve Finlandiya gibi İskandinav ülkeleri ABD’nin dublör ülkeleridir.</p>
<p>Viking mantığı ABD’nin kovboy aklıyla bir ve beraberdir.</p>
<p>Danimarkalı Rasmus Paludan isimli bir alçağın eline çakmak tutuşturup Kur’an-ı Kerim’in yakılmasını kışkırtanlar, bunu da Türkiye Büyükelçiliği önünde yaptıranlar çok sinsi ve silindir bir siyasetin tasarımcılarıdır.</p>
<p>Kukla yakmış, kuklacılar da planlamışlardır.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim’in yakılması dini ve manevi hassasiyetlerimize kast eden bir saldırganlıktır.</p>
<p>Bu saldırganlığı kınamak gerçekten yetersizdir.</p>
<p>Takdir ederseniz, biz bu ağır provokasyonun ardına iliştirilen siyasi hedefleri bazı ihtimalleri dikkate alarak görmek ve göstermek durumundayız.</p>
<p><strong><u>Birinci ihtimal</u></strong>, İsveç, kriz ve kaotik bir ortamın yaratılmasıyla birlikte NATO üyeliğinin sonlanmasına, değilse bile askıya alınmasına çanak tutmaktadır.</p>
<p>Çünkü Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına ifade özgürlüğü bahanesiyle izin veren bizzat İsveç hükümetidir.</p>
<p>Lanetlediğimiz bu düşmanca eylemin siyasi ve diplomatik sonuçlarının öngörülmemiş olması, muhtemel gelişmelerin analiz edilmemesi A’dan Z’ye akıl dışılıktır.</p>
<p>NATO’nun geçtiğimiz yılın Haziran ayında düzenlenen Madrid Zirvesi’nden buyana İsveç’in Türkiye aleyhtarı tavrında, terör örgütü yandaşlarının gösteri ve protesto seyrinde sabırları zorlayan, hatta çatlatan bir yoğunluk gözlemlenmiştir.</p>
<p>Halbuki anılan NATO Zirvesi’nde Türkiye, İsveç ve Finlandiya ortak bir mutabakat muhtırasına birlikte imza atmışlar, muhatap bu iki ülke terör örgütü PKK/YPG ile FETÖ’nün faaliyetlerini yasaklama sözü vermiştir.</p>
<p>İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği terörizme verdikleri desteğin kesilme şartına bağlanmıştır.</p>
<p>Ancak bu desteğin bırakınız azalması veya kesilmesini, bilakis ve bilahare daha da arttığı ortadadır.</p>
<p>Rusya ile Ukrayna arasında süregelen çatışmaların Kuzey Avrupa’ya sıçrama tehlikesi karşısında endişeye kapılan İsveç’in tahammülü olmayan bir kriz çıkararak Türkiye’nin tepkisini çekmeyi, bu sayede de Türkiye’nin reddiyle NATO üyeliğinin olumsuz sonuçlanmasını hedeflediği akla yatkın bir seçenek olarak karşımızdadır.</p>
<p><strong><u>İkinci ihtimal ise</u></strong>, azgın Türk düşmanı John Bolton’un da gündeme getirdiği üzere, Türkiye’nin NATO’dan dışlanması amacıyla siyasi ve diplomatik bir iklimin oluşmasına destek vermek, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliğine mesafeli duruşun faturasını eşgüdüm halinde ülkemize çıkarmaktır.</p>
<p>Bu amaca yönelik adımlardan birisi terör örgütlerinin tahrik ve ihanet kampanyasının ilerletilmesi, diğeri de mukaddesatımıza vandal bir saldırının tertip ve tezahür etmesi için ortam açılmasıdır.</p>
<p>İki ihtimal de faşist, ırkçı, İslamofobi ve demokrasi karşıtıdır.</p>
<p>Aslında hedef sadece Türkiye değil, tüm İslam alemidir.</p>
<p>Hedef bir yönüyle medeniyetler kutuplaşmasını sertleştirmektir.</p>
<p>Bu saatten sonra İsveç’in NATO üyeliği suya yazılmış yazı kadar güncel bir konu olmaya müstahaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi kitabımıza el uzatan, buna hizmet eden, göz yuman, ortam hazırlayan kim olursa olsun, hem bu dünyada hem de Mahkemeyi Kübra’da mutlaka hesaplaşacak, bunlara asla taviz vermeyecektir.</p>
<p>Viking uzantıları ardına efendilerini alsa da, Türk’ün töresini, İslam’ın sancağını, mukaddesatımızın onurunu zedelemeye güç yetiremeyecektir.</p>
<p>Türkiye’nin NATO üyeliğini tartışmaya açmak isteyenler varsa buyursun açsınlar, NATO’yla doğmadık, NATO’suz da çok şükür ölmeyiz.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim bir kağıttan ibaret değildir.</p>
<p>Müşrik zihniyetlerin bunu bilmesinde, nefret objesine dönüşmüş kafalarına yerleştirmelerinde yarar vardır.</p>
<p>İlahi takdir ve hüküm bellidir, yanacak olan günahkarlardır, Kitabullah’ın nuru ise kıyamete kadar inananların, Mümin ve Müslüman gönüllerin ufkunu pırıl pırıl aydınlatacaktır.</p>
<p>Allah bes baki heves diyorum.</p>
<p>Ve zalimlere, destekçilerine seslenerek şu hükmü hatırlatıyorum.</p>
<p><strong><u>La Galibe İllallah, yani Allah’tan başka galip yoktur.</u></strong></p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri Allah nasip ederse 14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bu seçimleri tarihi bir önemde görüp canla başla hazırlanmaktadır.</p>
<p>Fakat zillet ittifakı henüz Cumhurbaşkanı adayını bulup çıkaramamıştır.</p>
<p>26 Ocak 2023’te 11’inci altılı masa toplantısı İP’in ev sahipliğinde yapılacaktır.</p>
<p>Kimi aday yapıp yapmayacakları, birbirlerine hangi yöntemlerle kazık atıp atmayacakları artık kendi bilecekleri bir şeydir.</p>
<p>Milletimizin gündemi zillet değil, vatandır, bayraktır, bağımsızlıktır, 14 Mayıs demokrasi zaferidir.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılının mimarı Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Milli birliğin ve kardeşliğin adresi Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar aday olamayacağını iddia edenler hukuk cahili, dış tazyik ve destekli ayak takımıdır.</p>
<p>Aynı şekilde 14 Mayıs tarihi dikkate alındığında, 31 Mart 2022 tarihinde kabul edilip 6 Nisan 2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7393 sayılı kanun ile seçim kanunlarında yapılan değişikliklerin seçimlerde geçerli olamayacağını açıklayanlar demokrasi kaçkını, hukuk tanımaz kifayetsizlerdir.</p>
<p>Bunların hepsi boşuna çırpınmaktadır.</p>
<p>Adayımız belli, kararımız nettir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.</p>
<p>Seçim kanunlarında geçen yıl yaptığımız değişikler 14 Mayıs 2023 tarihinde hukuken geçerlidir.</p>
<p>Gördüğümüz kadarıyla zillet ittifakı çok tehlikeli sularda kulaç atmaya devam etmektedir.</p>
<p>Milletimizin iradesinden korkanlar PKK’ya zeytin dalı uzatacak kadar kökünden ve değerlerinden uzaklaşmıştır.</p>
<p>İP Başkanı’nın geçtiğimiz günlerde, partisinin Diyarbakır 2’inci Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşma hiçbir vatansever vicdanın, hiçbir vatan evladının kabul edemeyeceği bir çirkinliktedir.</p>
<p>Bu konuşma kötülüğün ve teslimiyetçiliğin manifestosudur.</p>
<p>Demiş ki, <strong><em>“ben buraya rızanızı almaya geldim.”</em></strong></p>
<p>Demiş ki, <strong><em>“İyi Parti’yi Türkler, Kürtler, Zazalar kurdu.”</em></strong></p>
<p>Demiş ki, <strong><em>“mesele silahlara veda, kan dökmeye tövbe etmekse, mesele her türlü musibetin karşısında çelikten sarsılmaz biz olmaksa, biz varız.”</em></strong></p>
<p>İstisnaları ayrı tutuyorum, bir vesileyle siyasi ayrılık yaşadığımız, İP’te görev yapan bazı isimler bu sözleri nasıl hazmedeceklerdir?</p>
<p>PKK’ya el uzatan bu zulüm planına nasıl onay vereceklerdir?</p>
<p>Silahlara veda ne demektir?</p>
<p>Vedayı edecek kimdir?</p>
<p>Bu şuursuzluğun esin ve ilham kaynağı kimlerdir?</p>
<p>PKK mı, yoksa Türk askeri mi silahı bırakacaktır?</p>
<p>Teröre boyun mu eğelim, bölücülere teslim mi olalım?</p>
<p>Milliyetçiyim diyen hangi şahsiyet sahibi bu yıkıma, bu hıyanete, bu rezalete sessiz duracaktır?</p>
<p>Akılları çelinip aramızdan kopartılanları aşama aşama PKK’nın kuyruğuna takmayı amaçlayanları kul affetse de Allah affeder mi? Şehitlerimiz affeder mi? Milletimiz hoş görür mü?</p>
<p>İP Başkanı’na silahlara veda sözlerini kullandıran, bu siparişi veren hangi mihraklardır?</p>
<p>Türk milletinin etnik kimliklerden oluşan kabile formatına dönüştürmenin neresi iyiliktir? Neresi temizliktir? Neresi milliliktir?</p>
<p>Zillet ittifakı, İp Başkanı eliyle PKK’yla mütareke mesajı vermiştir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun Türk ordusuna hakaretinden sonra İP Başkanı’nın bu ihanet açılımını seslendirmesi tesadüf değildir.</p>
<p>Her dalda mendili, her tarlada ayak izi, her partide kötü hatırası bulunanların gerçek yüzü, gerçek niyeti, gerçek hedefi ayan beyan ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’ne ihanetin, tarla kurultaylarının, imza kampanyalarının nedeni sanıyorum çok daha netleşmiştir.</p>
<p>Biz biliyorduk, bununla birlikte herkes de görmüştür.</p>
<p>Silahlara veda mesajını öncelikle düşünüp tavır geliştirmesi gerekenler bir zamanlar yan yana olduğumuz kişilerdir.</p>
<p>İp Başkanı silahlara değil, siyasete veda edeceği günlere eninde sonunda ulaşacak, bir daha da hiç kimseyi kandırmaya, aldatmaya, gülücükler saçarak gizli emellerini saklamaya yeltenemeyecektir.</p>
<p>PKK’ya kucak açanlar karşımızdadır.</p>
<p>FETÖ’         ye yancılık yapanlar karşımızdadır.</p>
<p>İyisiyle kötüsüyle, zilletiyle zalimiyle, küresel emperyalizme düğme ilikleyenlerin hepsi birden karşımızdadır.</p>
<p>Biz de diyoruz ki, <strong><em><u>“Aziz Milletim Sıra Sende.”</u></em></strong></p>
<p>Çiftçi kardeşim sıra sende.</p>
<p>Esnaf kardeşim sıra sende.</p>
<p>Memur kardeşim sıra sende.</p>
<p>İşçi kardeşim sıra sende.</p>
<p>Emekli kardeşim sıra sende.</p>
<p>Şehit anaları, gazi kardeşlerim sıra sizde.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle dün müşerref olduğumuz Üç Ayların ve 26 Ocak Perşembe günü idrak edeceğimiz Regaip Kandili’nin aziz milletimize, Türk-İslam alemine ve siz değerli arkadaşlarıma hayırlı olmasını, manevi huzur ve esenlik getirmesini, aynı şekilde nice güzelliklere vesile olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum.</p>
<p><strong>Hepinizi saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyor, sağ olun, var olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/01/25/milli-birligin-ve-kardesligin-adresi-milliyetci-hareket-partisi-ve-cumhur-ittifakidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri; &#8220;İstikbalin Kutup Yıldızı Huzurlu Türkiye Olacaktır.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/01/18/mhp-lideri-istikbalin-kutup-yildizi-huzurlu-turkiye-olacaktir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/01/18/mhp-lideri-istikbalin-kutup-yildizi-huzurlu-turkiye-olacaktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 10:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Parti Grubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8081</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “Muhalefet partileri şayet Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmişlerse TBMM’de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.” Dedi. Muhalefetin güven vermediğine dikkat çeken MHP lideri; “Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, <strong>“Muhalefet partileri şayet Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmişlerse TBMM’de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.”</strong> Dedi.</p>
<p>Muhalefetin güven vermediğine dikkat çeken MHP lideri; <strong>“Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine atar gider yapan, demokrasi, özgürlük, insan hak ve hürriyetini özümsemekten aciz düşen zillet ittifakı Türkiye’nin önündeki düşman bariyeridir.”</strong> Şeklinde konuştu.</p>
<p>Gündemi ilgilendiren oldukça önemli konulara değinen MHP Lideri Devlet Bahçeli konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, </strong><strong>Saygıdeğer Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımız vesilesiyle yapacağım konuşmaya geçmeden evvel hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Geride kalan hafta sonunda partimiz açısından mühim ve müstesna bir toplantı sürecine hep birlikte katılarak bundan sonra takip edeceğimiz yol haritamızı ve ana güzergâhımızı belirledik.</p>
<p>Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekillerimizin ortak katılımıyla 13-14-15 Ocak 2023 tarihlerinde Kızılcahamam Patalya Otel’de toplanıp önümüzdeki siyasi etaplar başta olmak üzere iç ve dış gündem başlıklarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunduk.</p>
<p>Başkanlık Divanı Üyelerimiz görev alanları çerçevesinde tedarik ve ikmal ettikleri hazırlıklarını itinayla paylaştılar.</p>
<p>Bir yanda Meclis faaliyetlerimiz hakkında bilgilendirmeler yapılmışken, diğer yanda Türkiye’nin dış politikası ve uluslararası ilişkiler kapsamında yer alan çeşitli ve çetrefilli konular akademik bir disiplin içinde anlatıldı.</p>
<p>Samimiyetle ifade etmek gerekirse, Kızılcahamam’da düzenlediğimiz toplantılarımızın dava ve siyaset mücadelemizde müessir sonuçlara kapı açacağına inanıyorum.</p>
<p>Yine Kızılcahamam Kampımızın son gününde de söylediğim gibi, Milliyetçi Hareket Partisi önümüzdeki bahar mevsiminde gerçekleşmesi gündemde olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine tam olarak hazırdır ve başarıya da inanmıştır.</p>
<p>15 Ocak 2023 Pazar gününden itibaren seçim gündemine, seçim sathı mahalline, seçim sürecine girdiğimiz, bu suretle seçim hazırlıklarını daha da yaygınlaştırmaya, daha da yoğunlaştırmaya karar verdiğimiz herkesçe malumdur.</p>
<p>Partimiz adına 15 Ocak siyaset stratejimiz ve seçim çalışmalarımız için kritik bir eşiktir.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ne zaman yapılacağıyla ilgili tartışmaların bir an evvel son bulması, TBMM’de ortak aklın, ortak demokratik iradenin tecessüm etmesi, mevsim şartlarıyla birlikte hayatın olağan akışına uygun bir tarihin mutabakatla tespiti iyi niyetli beklentimizdir.</p>
<p>Eğer Gazi Meclis’ten böyle bir karar çıkarsa, bu durum bir erken seçim değil, yalnızca seçim tarihinin güncellenmesi şeklinde okunmalı ve yorumlanmalıdır.</p>
<p>Nitekim doğrusu, akla ve hukuka yatkın olanı budur.</p>
<p><strong>Kriz çıkarmanın, kutuplaşma üretmenin, kavga iklimi yaratmanın ahlaken ve siyaseten bir karşılığının olmayacağını, kimseye de bir fayda sağlamayacağını görmek lazımdır.</strong></p>
<p>TBMM’de seçim kararının alınabilmesi için ihtiyaç duyulan beşte üç çoğunluk bulunamazsa, yani muhalefet partileri bu yönde bir adım atmaktan imtina ederse, Cumhurbaşkanımız Anayasanın 116’ıncı maddesinin 2’inci fıkrası uyarınca seçimlerin yenilenmesine karar verebilecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi iki alternatife de bihakkın hazırdır.</p>
<p>Cumhurbaşkanımız seçimlerin yenilenmesine karar verdiği anda, Cumhurbaşkanı Seçim Kanununun 3’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında belirtilen 60 günlük süre de işlemeye başlayacaktır.</p>
<p>Muhalefet partileri şayet Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmişlerse TBMM’de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.</p>
<p>Demokrasimiz rüştünü ispat etmelidir.</p>
<p>Sandıktan korkmanın, millet iradesinden kaçmanın hiç kimseye bir yararı dokunmayacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümüne yakışır ve yaraşır bir seçim atmosferinin tesisi için elinden gelen tüm demokratik sabır, katkı ve tahammülü gösterecektir.</p>
<p>Seçimlerin şölen havasında yapılması hepimizin görevidir.</p>
<p>Sandık er meydanıdır. Sandık milli iradenin tecelli meyanıdır.</p>
<p>Muhalefet partilerinin çekinecek ve ürkecek bir durumları yoksa, gerçekten de demokrasinin vazgeçilmez ilkelerine bağlı olduklarını iddia ediyorlarsa, buyursunlar Halep oradaysa arşın Meclis’tedir.</p>
<p>Ve Gazi Meclisimiz Türk milletinin demokratik hükmü, iradesinin onuru, 103 yıllık medarı iftiharıdır.</p>
<p>Konuşarak, tartışarak, uzlaşarak, anlaşarak, görüş birliği vasatını oluşturarak Türkiye’mizi hep birlikte seçime taşıyalım, kaldı ki Mayıs ayı içinde bu işi bitirelim, sözü ve kararı hep birlikte aziz milletimizin kutlu iradesine tevdi edelim.</p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri, </strong></p>
<p>Ne aradığını bilmeyenin bulduğunu anlaması mümkün değildir.</p>
<p>Rotası belirsiz, pusulası bozuk, dümeni kırık bir geminin güvenli bir limana yanaşması da akıl ve mantık işi değildir.</p>
<p>Bizim rotamız belli, ne aradığımız bilinmektedir.</p>
<p>Erdemden mahrum, ezberden mülhem bir siyaset mücadelesi içinde olmadığımızı en iyi bilen sizlersiniz, hülasa Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in her şerefli mensubudur.</p>
<p>Her şeyin mühim noktası iyi bir başlangıçtır.</p>
<p>İyi bir başlangıç yarı yarıya başarı demektir.</p>
<p>Her başarının ardında çalışmanın fazileti vardır.</p>
<p>Her başarı sırtını verilen emeklere dayamıştır.</p>
<p>Biz çalışmayı hayat ve hürriyet kaynağı olarak kabul ediyoruz.</p>
<p>Biz çalışmayı bulmaca içindeki bulmacaları çözme fırsatı olarak görüyoruz.</p>
<p>Merhum şairimiz Arif Nihat Asya’nın dediği gibi, ışığı önümüze aldık yürüyoruz, gölge arkamızdan ister gelsin ister gelmesin, buna da hiç kafa yormuyoruz.</p>
<p>Silik parayla yazı tura atanlara hiç aldırış etmiyoruz.</p>
<p>Geçmişi masalda, geleceği falda görenleri ciddiye almıyoruz.</p>
<p>Sahte demokratları, sanal özgürlük taraftarlarını elimizin tersiyle itiyor, önümüze bakıyoruz.</p>
<p>Çıra gibi olup da, isleri ışıklarından çok olanlarla meşgul olmuyoruz.</p>
<p>Bundan sonra olmama kararındayız.</p>
<p>Ayı olmayan, yıldızı kaybolan sansür edilmiş bir geceye değil, pırıl pırıl parlayan bir gündüzün güneşi olmaya talibiz, bunu da hak ediyor, layık olduğumuzu düşünüyoruz.</p>
<p>Merhum Sezai Karakoç’un aynen ifade ettiği üzere, geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah, bir gündüz, bir de güneş olduğunu biliyor ve inanıyoruz.</p>
<p>Allah’ın izniyle, sabaha ulaşacağız. Gündüzü kucaklayacağız. Güneşin aydınlığında tuğumuzu kaldırıp muzaffer akşamlarda ülkülerimizin sıcaklığıyla coşacağız.</p>
<p><strong><em>Şu yakın suların kolu neden bükülmez?</em></strong></p>
<p><strong><em>Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin,</em></strong></p>
<p><strong><em>Benden doğar, bana dökülmez? </em></strong>demeye, bu aşikar hedefin düşünü kurmaya, her dem yeni baştan doğmaya, doğdukça doğrulmaya, geleceğimizi geçmişimizle buluşturmaya, tarihimizin hatıralarını coğrafyamızın mevcut haliyle birleştirmeye fikir, eylem ve düşünce bazında kararlılıkla devam edeceğiz.</p>
<p><u>Merhum Arif Nihat Asya şu dizelerinde ne güzel de söylemiş:</u></p>
<p><strong><em>Bir gün kılavuz, önümde kurdum vardı!</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir gün, benim üç kıtada yurdum vardı!</em></strong></p>
<p><strong><em>Hakanlara hakan idim, ey faniler;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ey yeryüzü, yer götürmez ordum vardı!</em></strong></p>
<p>Üzerinde güneşin batmadığı, gün doğusundan gün batısına kadar tek bayrağın dalgalandığı bir vatanımız, bir milletimiz, bir devletimiz, bir kudretimiz, bir şan ve şöhretimiz vardı.</p>
<p>Kimi Semerkant’ta bekler bizi, kimi Caber’de.</p>
<p>Kimi Ötüken’de gözler bizi, kimi Issık Gölü’nde.</p>
<p>Kimi Kaşgar’da özler bizi, kimi Kerkük’te.</p>
<p>Kimi Viyana kapılarında ister bizi, kimi Adriyatik sahillerinde.</p>
<p>Kimi Çin Seddi’nde arar bizi, kimi Hind Okyanusu kıyılarında.</p>
<p>Kimi Hira Dağı eteklerinde sorar bizi, kimi de Tanrı Dağı’nın zirvelerinde.</p>
<p>Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.</p>
<p>Biz Türklüğün bayraktarı, İslam’ın keskin kılıcıyız.</p>
<p>Biz huzur ve esenliğin, barış ve kardeşliğin ilelebet gönül ve gönüllü neferleriyiz.</p>
<p>Biz Cumhur İttifakı çatısı altında, cumhurun muazzez irade ve itibarıyla Türk ve Türkiye Yüzyılını gerçekleştirme, aynı zamanda Lider Ülke Türkiye’ye ulaşmaya söz veren, yemin eden vatan ve millet sevdalılarıyız.</p>
<p>Bu hissiyat, bu heves ve hedefler sınırlarında ses hızıyla değil, ışık hızıyla çalışmayı sürdürüyoruz.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekiliği Genel Seçimlerine bütün imkan ve inancımızla hazırlık yapıyoruz.</p>
<p>Gerekli ve yeterli zihni ve siyasi demlenme sürecini yaşıyoruz.</p>
<p>Karşımızda utanç duvarı gibi duruş gösterenlerin çalımını bozmak, yenilgi üstüne yenilgiyi tattırmak için milletimizle tek yürek oluyoruz.</p>
<p>Müteyakkız bir siyasi tutumla müteselsil çalışmalarımızı yurdumuzun dört bir köşesine yaygınlaştırdık, buna da devam ediyoruz.</p>
<p>Peki bugüne kadar ne yaptık, hangi siyasi faaliyetlerimiz eşliğinde milletimizin gönül kapılarını çaldık?</p>
<p>İlk olarak, 4 Eylül 2021 tarihinden 3 Ekim 2021 tarihine kadar dokuz bölge toplantısıyla tesirli bir başlangıca imza attık.</p>
<p>İkinci olarak, 30 Ekim 2021 tarihinden 9 Aralık 2021 tarihine kadar; <strong><em><u>“Adım Adım 2023, İl İl Anadolu”</u> </em></strong>temalı vatanımızın her köşesine ziyaretlerimizi gerçekleştirdik.</p>
<p>MYK-MDK üyelerimizle birlikte siz değerli milletvekillerimizin katılımıyla milletimizin sesi olmak için Anadolu’nun yollarına düştük.</p>
<p>Toplumun bütün kesimleriyle görüştük, dertleştik, çok şükür sözleştik.</p>
<p>Muhtarlarımızla, STK’larımızla, odalarımızla, derneklerimizle, esnaflarımızla, emeklilerimizle, işçilerimizle, memurlarımızla, şehit ve gazi yakınlarımızla buluşup özlem giderdik, hedef birliği yaptık.</p>
<p>Üçüncü olarak, 18 Şubat 2022 tarihinden 29 Eylül 2022 tarihine kadar <strong><em><u>“Adım Adım 2023, İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma”</u></em></strong> toplantılarımızla 966 ilçemizi kucakladık.</p>
<p>Sahaya indik, siyasetin nabzını ölçtük.</p>
<p>Her insanımıza elimizi uzattık.</p>
<p>Her dileğe, her siteme, her beklentiye kulak verdik, notumuzu aldık.</p>
<p>Dördüncü olarak, 8 Ekim 2022 tarihinden itibaren, <strong><em><u>“Adım Adım 2023, Köyüm Benim Sohbet Toplantılarını”</u></em></strong>na başlayarak yurdumuzun her sathının köy köy dolaşılması maksadıyla siyasi çalışmalarımıza hız ve derinlik kazandırdık.</p>
<p>Beşinci olarak 22 Kasım 2022 tarihinde başlayan <strong><em><u>“Adım Adım 2023, Komşum Nasılsın</u></em></strong>” temasıyla komşularımızla yüz yüze temas ve ziyareti esas alan faaliyetimizi planlayıp sahaya yansıttık.</p>
<p>Altıncı olarak, 24 Aralık 2022 tarihinde başlamak üzere, <strong><em><u>“Adım Adım 2023, Ahilerle Günümüz Bereketli Olsun</u></em></strong>” adıyla esnaflarımızı dinlemeye, onlarla hemhal olmaya, onların yanında ve yöresinde olduğumuzu göstermeye samimiyetle başladık.</p>
<p>Yedinci olarak da, <strong><em><u>“2023’e Doğru: Adayımız Belli, Kararımız Net”</u></em></strong>  temasıyla; Sivas, Bursa, Kayseri, Erzurum, Konya, Manisa, Elazığ, Samsun ve Mersin açık hava toplantılarımızı muhteşem bir coşku ve katılım eşliğinde icra ettik.</p>
<p>Dostlarımızı sevindirdik, düşmanları üzdük.</p>
<p>Durmayacağız, bundan sonra çok daha fazlasını yapacağız.</p>
<p>2023 seçimlerini riske atmayacağız.</p>
<p>Üzerimize ne düşüyorsa, gücümüz neye yetiyorsa yapacağız, elhak nefes alır gibi çalışacağız.</p>
<p><u>Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin ve Cumhur İttifakı’nın ulaşacağı sonuç; </u></p>
<p><strong>√ </strong>Büyük bir seferberlikle yürütülen fedakârlıkların,</p>
<p><strong>√ </strong>Gece gündüz demeden harcanan emeklerin,</p>
<p><strong>√ </strong>Hane hane gezilerek yapılan görüşmelerin,</p>
<p><strong>√ </strong>Sokaklarda, meydanlarda, çarşılarda, tarlalarda, fabrikalarda dökülen alın terlerinin ve göz nurlarının muhterem eseri olacaktır.</p>
<p>Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın koordinasyon ve gözetiminde, bugüne kadar yapılan etkili ve feragat dolu çalışmalardan dolayı siz değerli milletvekillerimize, MYK ve MDK’da görev alan değerli arkadaşlarıma, partimizin il ve ilçe başkanlarıyla birlikte tüm dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.</p>
<p>Hepinizle iftihar ediyorum.</p>
<p>Hepinizle birlikte yol yürümekten, mücadele etmekten kıvanç duyuyorum.</p>
<p>Partimize verilecek her destek ve her oy bizim için siyasi namusumuzun bir belgesidir.</p>
<p>Asla ve asla zayi olmayacak siyasal duruş ve kararlılığın ifadesidir ve Milliyetçi Hareket Partililerin ahlakına emanet edilmiştir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’na verilecek her destek Türkiye’yi kanatlandıracak ve milli hedeflere ulaşma azmini kamçılayacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, sevdalısıdır Türk-İslam medeniyetinin, ümididir İ’la-yı Kelimetullah’ın, yadigârıdır muhterem ceddimizin, simgesidir üç kıtaya yayılmış anılarımızın.</p>
<p>Bizim ittifakımız ve davamız umuttur, huzurdur, gelişmedir, büyümedir, kardeşliktir, kaynaşmadır, Türk milletinin ta kendisidir.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi mensuplarının seçim dönemi boyunca, bütün tahrik ve tertiplere, hile ve tuzaklara, iftira ve fitnelere karşı dikkatli ve uyanık olması öncelikle temennim ve beklentimdir.</p>
<p>Malum ve menfur emel sahipleri;</p>
<p>Moralimizi bozmak isteyecekler.</p>
<p>Mücadelemizi zaafa uğratmanın hesabını yapacaklar.</p>
<p>Birbirimize duyduğumuz güveni sarsmak için uğraşacaklar.</p>
<p>Karamsarlık aşılayacaklar, kara kampanyalara hız katacaklar.</p>
<p>Kuşku uyandırmak ve şevkimizi kırmak için yeni taktikler geliştirecekler.</p>
<p>Dedikodu üretecekler, fitnenin dozajını arttıracaklar.</p>
<p>Hiçbir arkadaşım böylesi bir operasyona, böylesi bir saldırgan ve sabotaja eyvallah etmemeli, boyun eğmemelidir.</p>
<p>Biz bu tip ahlaksız telkinlere karşı tecrübe sahibiyiz.</p>
<p>Onların nifak madeni varsa, bizim de hamd olsun çelik gibi imanımız vardır, sapasağlam inancımız vardır, taviz vermeyen irademiz vardır, hepsini birden daldan dala zıplayan maymuna çevireceğimiz unutulmamalıdır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı her siyasal hamlesini sonuç odaklı planlayıp uygulamaktadır.</p>
<p>Ancak bizim için daha da önemli olan, yalnızca aziz milletimizden aldığımız güç ve ilham ile hareket etmek, takdirin ve tercihin ise sevdalısı olduğumuz millete ait olduğunu aklımızdan bir an olsun çıkarmamaktadır.</p>
<p>1969 yılının soğuk bir kış günü, Adana&#8217;da bir Spor Salonunda toplanan bir avuç mücadele adamının açtığı yolda, yalnızca bir milletvekili ve birkaç kasabanın belediye başkanlığından çıkılan 54 yıllık muhteşem yolculukta bugün erişilen merhale gurur vericidir.</p>
<p>Davasına inanmış, milletine güvenen, devletini savunan ve demokrasiye bağlı kadrolarımızın ve mensuplarımızın inanç ve kararlılığı eksilmeden sürdüğü takdirde, aziz milletimizin gözüne ve gönlüne çekilmek istenen perdeler birer birer yırtılacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin her bir ferdi, büyük Türk milleti için ülkü edindiği milli devlet ve milli kimliğin korunması ile kalkınma ve demokrasi mücadelesini, alınları ak, başları dik, kalpleri inançla dolu olarak ilelebet sürdürecektir.</p>
<p>Haklı mücadelemizden asla dönmeyeceğiz.</p>
<p>Döndürmek için köprübaşlarını tutmuş olan gafilleri de pişman edeceğiz.</p>
<p>2023 seçimleri; istiklalimizi korumak ve kuvvetlendirmek için muhteşem bir istikbalin temelini kazan cumhur iradesiyle, dış güçlere paryalık ve payandalığa bel bağlamış zillet ittifakı arasında geçecektir.</p>
<p>Biz, dünyanın en gözde ve en zorlu coğrafyasında yaşayan ve bundan böyle de yaşamak zorunda olan bir milletiz.</p>
<p>Bu nedenle, ne tarihimizi, ne coğrafyamızı ne de kimliğimizi değiştirme arayış ve isteğindeyiz.</p>
<p>Ama hep birlikte bu gerçeklerle daha güzel, daha gelişmiş, daha müreffeh bir gelecek inşa edebiliriz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bunun için varız, bunun için de var olmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Ancak CHP’nin başını çektiği zillet ittifakı Türkiye’nin hedeflerini kırmak, büyüme ve gelişme azmini kundaklamak için son kozlarını oynamaktadır.</p>
<p>Zillet ittifakı A’dan Z’ye krizdir, kaostur, kamburdur, kangrendir, kabahattir, karamsarlık siyasetidir.</p>
<p>Mezkur ittifakın ortak paydasında buluşan her bir parti koltuk ve makam derdindedir.</p>
<p>Siyasi rant kavgaları gizlenemez boyutlardadır.</p>
<p>Zillet ittifakı Türkiye’ye adeta silah doğrultmuştur.</p>
<p><u>Bu köhne ve kötürüm ittifakın buluşma ve birleşme potasını;</u></p>
<p><strong>√ </strong>Devlet ve millet olarak bir arada yaşamanın garantisi olan millî ve üniter devlet yapımızdan duydukları rahatsızlık;</p>
<p><strong>√ </strong>Türk tarihini ve kültürünü karalamak için kolladıkları fırsatlar;</p>
<p><strong>√ </strong>Millet değerlerini aşağılamak için yapılan bozgun siyaseti;</p>
<p><strong>√ </strong>Tarihimizi sorgulatmayı amaçlayan hakaret kampanyaları;</p>
<p><strong>√ </strong>Bölücülüğü aklamaya, terörle mücadeleyi sorgulatmaya dönük alçaklıklar oluşturmaktadır.</p>
<p>Zillet ittifakının bütün yıkıcı ve bölücü girişimlere yataklık yaptığı bu ortamda <u>kirli çabaların maksadının;</u></p>
<p><strong>√ </strong>Türk milletini kendinden kuşku duyan,</p>
<p><strong>√ </strong>Ecdadına şüpheyle bakan,</p>
<p><strong>√ </strong>Millî kimliği ve kişiliği zayıflatılmış,</p>
<p><strong>√ </strong>Bölünmeye karşı duyarsız,</p>
<p><strong>√ </strong>İhanetlere karşı tepkisiz,</p>
<p><strong>√ </strong>Bekasını savunma refleksi zayıflamış,</p>
<p><strong>√ </strong>Kardeşliğini umursamayan,</p>
<p><strong>√ </strong>Terör ve şahadetler arasında kafası karıştırılmış,</p>
<p><strong>√ </strong>Kimin dost, kimin düşman, neyin ihanet neyin cesaret olduğu konusunda tereddüt yaşatılan,</p>
<p><strong>√ </strong>Kendisiyle ve inançları ile problemli bir topluluk haline getirilmek olduğu <u>ortaya çıkmıştır.</u></p>
<p>Gidişat, milletimizin adım adım ve içten içe önümüzdeki yakın vadede karşısına çıkarılması ve beka düzeyinde sarsıntılara yol açması muhtemel bir travmaya karşı alıştırılmaya çalışıldığının alarmını vermektedir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, egemenlik haklarını ve sınırlarını yüzyıllık bir tarih birikimiyle ve kendi milli gücü ile oluşturmuş bir devlettir.</p>
<p>Dünya devletleri ve komşu ülkelerle yapmış olduğu anlaşmaların ve ilişkilerin esasları ile verebileceği milli tavizin son sınırları, bu köklü birikimin ve devlet-millet şuurunun sonucunda belirginleşmiştir.</p>
<p>Cumhuriyetimizin kuruluşu teslimiyetin neden olduğu dayatmaların değil, savaşla ve direnerek kazanılmış bir zaferin getirdiği özgüvenle dünyaya kabul ettirilmiştir.</p>
<p>Bu özgüven Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde imha edilmek, değilse bile ağır yaralı hale sokulmak istenmektedir.</p>
<p>Müsebbip CHP’dir, İP’dir, HDP’dir, Deva’dır, seroktur ve vagon halinde arkaya arkaya eklemlenmiş diğer partilerdir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli komutanlarına saldırıp karalama yarışına girmesi bir siyaset tercihinden öte, terörle mücadeleden ödü patlayan, kabuslar yaşayan, uykuları kaçan mankurt ve mandacı bir siyasetçinin karanlık ağzından saçılan kötülük ve nefrettir.</p>
<p>Yeni Nesil Fırtına Obüslerinden rahatsızlık duyan bir siyasetçi bu milletin evladı olamaz.</p>
<p>Altay tankının yapımından korkan bir siyasetçi bu millete hizmet sevdasıyla dolup taşamaz.</p>
<p>İhalarımızdan, sihalarımızdan, insansız savaş uçağı Kızılelmamızdan, Hürjet’imizden, Atak-2 ile Gökbey helikopterlerimizden, 560 kilometrelik menzili olan Tayfun füzemizden, yerli ve milli teknoloji hamleleriyle yapılan diğer silah sanayi ürünlerimizden kimler gocunuyorsa biliniz ki onlar, küresel emperyalizme ruhlarını satan, iradelerini devreden ilkesizlerdir.</p>
<p>Bugün savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı 2 bini geçmiştir.</p>
<p>Savunma sanayi alanındaki ihracat rakamı ise 2022 yılında 4 milyar 400 milyon doları bulmuştur.</p>
<p>Dünyanın ilk 100 savunma şirketi arasında 7 Türk firmasının bulunuyor olması hepimiz adına gurur vericidir.</p>
<p>El alem bize gıptayla bakıyorken, zillet partilerinin tahammülsüzlükleri, kötü niyetleri bir siyaset değil, apaçık bir husumet alametidir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun PKK nam ve hesabına konuşması aleni olarak CHP’nin tarihi müktesebatını infaz etmek, yok saymak, üzerini kırmızı kalemle çizmektir.</p>
<p>Bu marazi zihniyetin amacı rejim ve devlet krizi çıkarmaktır.</p>
<p>Bu işbirlikçi siyaset kofluğunun arzusu asker-sivil gerilimini tetiklemek, bu çerçevede provoke etmeye çabaladığı cepheleşmeyi aşama aşama tırmandırmaktır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu istese de istemese de, beğense de beğenmese de, çatlayıp patlasa da, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte devlet hayatında birlik ve dayanışma ruhu hakimdir, eski çamlar bardak olmuş, bit pazarının kepenkleri çoktan inmiştir.</p>
<p>Vesayet demek bugünkü CHP yönetimi demektir.</p>
<p>Kenan Evren kafası Kılıçdaroğlu’nun kafasıdır.</p>
<p>Türk askerine parmak sallama cüreti gösteren Kılıçdaroğlu, zalimlerin lejyonu, bunların sınır devriyesi, kule nöbetçisi, kula kulluk eden çürümüş bir şahsiyettir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bir tarafta terörist Demirtaş’ı sahiplenip serbest kalmasını isterken, diğer tarafta Türk askerini rencide etmektedir.</p>
<p>Sorosçu Kavala’ya bir yanda hürmet gösterirken, diğer yanda Türk askerine hakaret seansları düzenlemektedir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, HDP-PKK’yı arkalarken, terörle mücadelede destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerini terbiyesizce hedef almaktadır.</p>
<p>17 Nisan 2022 tarihinde başlayan Pençe-Kilit Harekatı’nda 506 terörist yok edilmiş, 575 mağara kullanılamaz hale getirilmiştir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun karın ağrısı işte budur. Şikayeti budur. Sorun ve sıkıntısı da bundan kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Kahraman asker ve polislerimiz bölücü hainlerin kafasını kopardıkça Kılıçdaroğlu titremektedir.</p>
<p>Allah izniyle alayınızı birden titretmeye, pençe darbeleriyle sallamaya devam edeceğiz.</p>
<p>Hainlere acımayacağız, merhamet göstermeyeceğiz.</p>
<p>Ne arıyoruz Suriye’de, ne geziyoruz Irak’ta, ne işimiz var Libya’da, neyin peşindeyiz Akdeniz ve Ege’de diyen Kılıçdaroğlu’nun dili Yunan dilidir, yılan dilidir, Türk’e düşmanların dilidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine atar gider yapan, demokrasi, özgürlük, insan hak ve hürriyetini özümsemekten aciz düşen zillet ittifakı Türkiye’nin önündeki düşman bariyeridir.</p>
<p><strong><u>Geldiğimiz bu aşamada zillet ittifakı;</u></strong></p>
<p><strong>√ </strong>Siyasi ve ahlaki kirlilikte,</p>
<p><strong>√  </strong>Siyasi kışkırtıcılıkta,</p>
<p><strong>√  </strong>Milli duygular ve manevi değerler dolandırıcılığında,</p>
<p><strong>√  </strong>Etnik bölücülere ümit ve cesaret aşılamada <u>alternatifsiz olduğunu açıkça kanıtlamıştır.</u></p>
<p>Kılıçdaroğlu askere düşmanlık yaparken, HDP’ye zeytin dalı uzatıp dostluk mesajları verecek kadar küçülmüş ve ufalanmıştır.</p>
<p><u>Geçen haftaki grup konuşmasında demiş ki;</u></p>
<p><em>“Demokrasilerde siyasi partiler kapatılamaz.” </em></p>
<p><em>“Hazine yardımının kesilmesi demokrasi dışıdır.”</em></p>
<p>Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, HDP’nin yedek kulübesine, siyasi amigoluğuna, ikmal kafilesine, Türkiye aleyhine kurgulanan beşinci kol faaliyetine tam olarak dönüşmüştür.</p>
<p>Teröre yardım ve yataklık yapan, bu kapsamda odak haline gelen HDP kapatılmasın da Kandil’e milletimizin vergileri mi aktarılsın?</p>
<p>Daha çok mermi almaları mı sağlansın?</p>
<p>Daha çok ihanet etmeleri mi teşvik edilsin?</p>
<p>HDP’nin kapatılması bir adalet ve demokrasi onurudur.</p>
<p>Bu onur yere düşemez, düşürülemez.</p>
<p>Bu onurun çiğnenmesini isteyen Kılıçdaroğlu CHP’yi HDP’nin eline rehin bırakmış, PKK’nın güdümüne girmiştir.</p>
<p>Akıl tutulması yaşayıp CHP’li Ülkücülerden bahseden Kılıçdaroğlu  bilsin ki, hiçbir namuslu ve şahsiyet sahibi Ülküdaşım PKK’yla, HDP’yle, Türk’e kefen biçmek için fırsat kollayan alçaklarla yan yana gelmez, aynı hizada bulunmaz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, yolu doğru olanın yükü ağırdır, ne var ki senin ne sözün sözdür, ne siyasetin siyasettir, ne de yolun yoldur.</p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinin yalanı, dolanı ve iftiraları alkışladığını küstahça ileri süren CHP Genel Başkanı ve milli silah sanayine çamur atan, Baykar şirketini suçlayan selamsız Babacan, yabancıların etki ajanlığı pozisyonunda sabitlenmişlerdir.</p>
<p>Bu acınası gerçeği de aziz Türk milletinin şamarını yediklerinde anlayacaklardır.</p>
<p>27 ülkeye ihracat yapan, kuruluşundan buyana gelirlerinin yüzde 75’ini ihracattan kazanan bir Türk şirketini karalamak terbiyesizlik ve gayri milliktir.</p>
<p>Öyle ceket çıkarıp konuşmakla adamlık olmaz, altılı masaya meydan okumakla da adaylık olamaz.</p>
<p>Türk ordusuna kimyasal silah kullandı iftirasını atan sicili ve cibiliyeti bozuk Tabipler Birliği Başkanı’nı ziyaret edip destek mesajları veren Babacan’ın HDP’den siyaset yapmaya, ihanet kampanyasının azılı bir mensubu olmaya hazır olduğu da ayan beyan ortadadır.</p>
<p>İhalarımız uçacak, zillet ittifakı, tıpkı dağdaki eşkıyalar gibi saklanacak delik arayacaktır.</p>
<p>Türkiye yükseldikçe yükselecek, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü cumhurun irade zaferiyle şahlanıp zilleti sandığa gömecektir.</p>
<p>Ne kadar arızalı ve hasarlı tip varsa zillet ittifakının safındadır.</p>
<p>Türk milleti zillete rıza göstermeyecektir.</p>
<p>Türk milleti zilletin oyunlarına ve akıl çelici hilekar siyasetine kanmayacaktır.</p>
<p>Türkiye var olan sorunları mutlaka aşacaktır.</p>
<p>Nitekim çok daha müşkül durumları aşmıştır. İnancımız ve gayretimiz de bu yöndedir.</p>
<p>Bizim gideceğimiz başka ülke, yaşayacağımız başka vatan ve gurur duyacağımız başka bir bayrak yoktur.</p>
<p>Başkalarının gelecekte ne olacağı ve nerede duracağı bizi hiç alakadar etmemektedir.</p>
<p>Biz bin yıldır buradayız. Bir ve beraberiz. Önümüzdeki binlerce yılda da burada olacağız.</p>
<p>Kimse en ufak bir tereddüt göstermesin.</p>
<p>Ay yıldızlı al bayrağımızı dünya durdukça son yurdumuz Anadolu’da dalgalandıracağız.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Kıtaların kavşak noktası olarak vazgeçilmez önemi olan ve tarih boyunca yurt tutanların stratejik baskılara maruz kaldığı veya avantajlar elde ettiği Anadolu coğrafyasında, büyük Türk milleti varlığını bin yıldır sürdürmüş ve bu coğrafyayı vatan yapmıştır.</p>
<p>Bin yıllık süre, sahip olunan toprakların stratejik önemine uygun olarak kendi jeopolitiğini geliştirmiş, Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve oradan da Cumhuriyetimize köklü bir manevi veraset olarak intikal etmiştir.</p>
<p>Bir coğrafyanın beşeri, ekonomik, sosyal, kültürel politiğini oluşturmak ve yükseltmek, sahip olunan stratejik imkân ve şartların yanı sıra, mevcut devlet ve yaşayan millet yapısını hesaba katan gerçekçi bir analizin sonucudur.</p>
<p>Bu açıdan, cihan devleti kuran ecdadımızdan ulaşan emanetler, bizlere yalnızca mazide kalmış acı ve tatlı hatıraları değil;  beraberinde yaşanmış gerçekleri, acıklı toprak ve insan kaybıyla sonuçlanmış ibret verici neticeleri bilmemizi ve sonuç çıkarmamızı gerektirmektedir.</p>
<p>1923 yılında kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti, bu bin yıllık stratejik var olma mücadelesinin tarihi mirasını devralmıştır.</p>
<p>Bununla birlikte, çoğunluğu Anadolu&#8217;da, bir bölümü Trakya&#8217;da bulunan bugünkü sınırlarımızı esas alarak, milli ve üniter bir devlet yapılanmasının devamını sağlamayı vazgeçilmez öncelik kabul etmiştir.</p>
<p>Hepinizin bildiği gibi, bugünkü siyasi sınırlarımız kendiliğinden oluşmamış ve kolaylıkla elde edilmemiş, dönemin küresel güçlerinin Türklüğe biçtikleri ve dayattıkları sınırlı bir alanın reddedilmesi sonucunda kanla yazılmıştır.</p>
<p>Kanla yazılan bir tarih kalleşçe değiştirilemez, zilletle silinemez.</p>
<p>Kaderin istikameti kanın ve kahramanlığın istikametidir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi bu anlayış ve kavrayıştadır.</p>
<p>Doğal olarak bugünkü vatanımız, geçen yüzyılın ilk çeyreğinde başka ülkelere tahsis edilmek istenen topraklarımızı fütursuzca parselleyen küresel projenin hilafına; akıl, heyecan, iman, inanç, silah ve hesabın terkibiyle oluşan muazzam bir mücadeleyle kazanılmıştır.</p>
<p>Bu mücadele mirasını yağmalama niyetinde kim varsa bir kez daha düşünmesini, ayağını denk almasını, yanlıştan dönmesini altını çizerek tavsiye ederim.</p>
<p>100 yıllık bir maziden muhteşem bir geleceğe adım adım ulaşma kararlılığı gösteren Türkiye Cumhuriyeti zilletin karanlık girdabına düşmeyecektir.</p>
<p>Güvence Milliyetçi Hareket Partisi’dir.</p>
<p>Güvence Cumhur İttifakı’dır.</p>
<p>Güvence büyük Türk milletidir.</p>
<p>İstikbalin kutup yıldızı huzurlu Türkiye olacaktır.</p>
<p>Tam bağımsızlık aziz millet varlığının kahraman evlatlarından müteşekkil Cumhur İttifakı eliyle korunacak, kollanacak ve mutlaka güçlenecektir.</p>
<p>Türkiye’nin başarısına gönül veren, milli birlik ve kardeşliği yüreklice savunan, yeni yüzyıla umut bağlayan, yüreğiyle ben de varım diyen her vatandaşımızın, her dava arkadaşımızın Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için 100 oy kazanmaları ve bu hedefe ulaşmak amacıyla insanlarımızı ikna etmeleri niyazım ve beklentimdir.</p>
<p>Her birinizden istediğim de 100 oyu bulmanız, sandığa taşımanız ve 100’üncü yılın şerefine hizmet etmenizdir.</p>
<p>Aş, iş sorunlarının çözümü, dünya çapında muktedir ve Lider Türkiye’nin inşası, hayat pahalılığın ortada kaldırılması bizzat Cumhur İttifakı’nın refakatiyle sağlanacaktır.</p>
<p>Önümüzdeki günlerde EYT sorunu TBMM’de halledilmiş olacaktır.</p>
<p>Vatandaşlarımızın imar sorunlarından terörle mücadelede yaralanıp da gazi sayılmayan kardeşlerimizin haklı taleplerine, uzman çavuşlarımızın özlük haklarıyla ilgili beklentilerinden uzman jandarmalarımızın okullarında geçen bir yıllık sürenin fiili hizmetten sayılmasına kadar her mesele kalıcı olarak çözülmelidir.</p>
<p>Ayrıca başörtüsü sorununun anayasal güvenceye kavuşturulması hususunda açık tarafız, sözleşmeli çalışanlarımıza kadro verilmesinin sonuna kadar destekçiyiz, taşeron firmalarda çalışan kardeşlerimizin kadroya alınmasından da yana olacağız.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, başarılı, sağlıklı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi içtenlikle temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/01/18/mhp-lideri-istikbalin-kutup-yildizi-huzurlu-turkiye-olacaktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
