<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Milliyetçi hareket partisi &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/milliyetci-hareket-partisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Feb 2023 08:38:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>&#8211; Devleti ve Hükumeti Suçlayan Güruh Arızalıdır, Arsızdır, Art Niyetlidir.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Habaerleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM grup konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi hareket partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=8142</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  “Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.” Dedi. Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada,  <strong>“Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.”</strong> Dedi.</p>
<p>Depremde zarar gören ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın konutlarının yapılacağını, felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edeceğini söyleyen MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasında Şu İfadeler eyer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekilleri, </strong></p>
<p><strong>Muhterem Misafirler,</strong></p>
<p><strong>Basınımızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor; başarılı, sağlıklı ve huzurlu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum.</p>
<p>Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>Bilim insanları Evren’in yaşını 13,7 milyar; Dünya’nın yaşını da 4,5 milyar yıl olarak tahmin etmektedir.</p>
<p>Yine yapılan araştırmalar kapsamında, insanlığın 3 milyon yıla, düşünen ve konuşan insanın da 1 milyon yıla uzanan bir geçmişi olduğu ileri sürülmektedir.</p>
<p>Elbette hayatı bahşeden bellidir.</p>
<p>Bu değişmez ve değiştirilemez ilahi bir hüküm, aynı şekilde ezeli bir takdirdir.</p>
<p>Nitekim Allah’tan geldiğimiz, yine O’na döneceğimiz manevi bir hakikattir.</p>
<p>Dünya’nın dönmeye başladığı andan bugüne kadar yerin altıyla yerin üstünde şiddeti farklılaşan doğal hareketler biteviye yaşanmış, hayatın ve coğrafyaların istikameti buna muvafık oluşmuştur.</p>
<p>İnsanın yerkürede varlığıyla beraber doğal ve doğal olmayan felaketlere direnme macerası eşzamanlı şekilde başlamış, zamanla daha da karmaşık bir hal almıştır.</p>
<p>Bu dünyevi gerçekle yaşamak, buna müzahir bir hayat planlaması yapmak şüphe yok ki zaruridir.</p>
<p>Modifiye edilmiş hayat formlarının tartışıldığı; biyo-cerrahi, enformatik, nano-teknolojiler, bağlı nesneler, şeylerin interneti, büyük veri, 3D yazıcılar, sibernetik ve yapay zeka gündemli insanlığın bugünkü dönemiyle ilkel dönemler arasında felaketlerin zuhuru bakımından çok az fark vardır.</p>
<p>Göze çarpan en müessir farklar ise felaketler karşısında somutlaşan; mukavemet aklının derinliği, mücadele şuurunun enginliği, müdahale ve münasebet ağının genişliğiyle metanet duygusunun genelliğidir.</p>
<p>Tanımadığı, tanımlayamadığı, anlayamadığı, aklıyla kavrayamadığı her şeyden korkan ve kaçan insandan, her neviden korkuya savaş açan insana ulaşılması çağların adeta su gibi akışıyla; bilinç, bilgi ve inanç düzeyinin yükselişiyle mümkün olmuştur.</p>
<p>Asırlarca ödenen bedellerin mecmuundan, hayat tecrübelerinin damıtılmasıyla oluşan kültür mefhumundan sırasıyla medeniyetler ve milletler doğmuştur.</p>
<p>Çetin şartların aşılması aynı zamanda tarihsel ilerleyişi de sağlamış, hatta vaki ilerleyişi hızlandırmıştır.</p>
<p>Gerçi her ilerleyişin bir değişim, fakat her değişimin bir ilerleyiş hali olmadığı bilinen bir husustur.</p>
<p>Tarih sürecini, felaketlere göğüs gererek ayakta kalmayı başarmış toplum ya da milletlerin marifet ve mükafatı olarak tarif etmek sanıyorum yanlış bir değerlendirme olmasa gerektir.</p>
<p>Bu açıdan baktığımızda, Türk milletinin hem tarih yapan hem de tarih yazan bir millet olduğu hemen fark edilecektir.</p>
<p>Felaket zamanlarında feragat kültürümüz ve fedakârlık künhümüz hamd olsun göz kamaştırıcı düzeyde serpilip sivrilmektedir.</p>
<p>Acıların kaldırılması kolay olmayan hamulesi paylaşıldıkça hafiflemektedir.</p>
<p>Dayanışma ve yardımlaşma hissiyatı bir yanda gönülleri birleştirirken, diğer yanda ortak hedefler doğrultusunda gövdeleri kenetlemektedir.</p>
<p>Bize özgü hasletler, bize has değerler, bizimle mündemiç vasıflar felaketler karşısındaki yegane dayanağımızdır.</p>
<p>Tarihi deneyimlerle sabittir ki, milletimizin ruh kökü, maddi ve manevi dirayeti her türlü musibetle başa çıkmaya ziyadesiyle kafidir.</p>
<p>İslami, insani, vicdani mirasımız zorluklarla mücadelede feyiz kaynağımız, koruyucu kalkanımızdır.</p>
<p>Nimete de mihnete de şükür eden; dikene kızmak yerine içindeki gülü görmesini bilen bir inanç haysiyetine sahip olduğumuz tartışma götürmez bir başka gerçektir.</p>
<p>Bu zamana kadar, doğal felaketler bize sadece dayanışmanın ve kardeşliğin ne kadar muazzez olduğunu öğretmekle kalmamış, aynı zamanda bunu hayatımızın her alanına teşmil edecek manevi ve kültürel zenginliğe sahip olduğumuzu da göstermiştir.</p>
<p>Yine felaketler karşısında, günübirlik tavır ve tepkiden daha üst, daha kalıcı, daha dayanıklı bir davranış güzelliği hamd olsun gelişmiş ve yerleşmiştir.</p>
<p>Bu nedenle gelecek umutlarımız her şartta diri kalmıştır.</p>
<p>Gücümüz milli birliğimizdir, güvencemiz devletimizin meselelere hakimiyeti ve tüm cömertliğiyle mağdur ve mazlum insanlarımızın yanında oluşu, arkasında duruşudur.</p>
<p>6 Şubat 2023 tarihinde Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki depremle Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki iki deprem yaygın bir kayba ve yıkıma yol açmıştır.</p>
<p>Bu hazin tablo yediden yetmişe, kuzeyden güneye, doğudan batıya her vatandaşımızı, her insanımızı hüzün ve hüsranla sarsmış, yüreklere ateş düşürmüştür.</p>
<p>20 Şubat 2023 tarihinde de, Hatay’ın Defne ilçesi merkezli 6,4 büyüklüğündeki depremin yanında Samandağ merkezli 5,8 büyüklüğündeki deprem ile Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde dün meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem yine acılarımıza acı katmış, endişeleri artırmıştır.</p>
<p>Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerimizde toplam <strong><em>44 bin 375</em></strong> vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>Sayıları 100 bini aşan vatandaşımız da yaralanmıştır.</p>
<p>Bu vesileyle depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, tedavi gören vatandaşlarımıza şifalar diliyorum.</p>
<p>Başımız sağ olsun diyorum.</p>
<p>Depremlerin ardından 10 bin 282 artçı sarsıntı meydana gelmiştir.</p>
<p>Şu ana kadar afet bölgesindeki illerimizden 563 bin vatandaşımız tahliye edilmiştir.</p>
<p>Doğduğu, doyduğu ve büyüdüğü köy, ilçe ve illerden koparak muhtelif şehirlerimize gitmek zorunda kalan vatandaşlarımızın uygun yerleşim yerlerini oluşturarak tekrar geri dönüşlerini sağlamak, anılarıyla buluşturmak ihmali olmayan görevlerimiz arasındadır.</p>
<p>Depremden zarar görmüş her yeri eskisinden de güzel ve yaşanabilir hale getirerek sahip çıkmak durumundayız.</p>
<p>Ayrıca afet bölgesinde ve haricinde; çadır, konteyner, yurtlar, oteller, kamu misafirhane ve tesisleriyle diğer barınma alanlarında 1 milyon 914 bin 292 vatandaşımıza hizmet sunulmaktadır.</p>
<p>İçi dışı, yanı yöresi, önü arkası fitne fesat yumağına dönen bazı münafık siyasetçilerin çadır üzerinden sürdürdükleri iftira sağanağına rağmen, 335 bin 382 çadırın kurulumu gerçekleştirilmiş ve bu kapsamdaki çalışmalar da devam etmektedir.</p>
<p>Bölgeye günlük 10 binin üzerinde çadır sevk edilmektedir.</p>
<p>Şu ana kadar 287 çadır kent kurulmuştur.</p>
<p>Kaldı ki çarpıcı gerçekler her şeyiyle ortadadır.</p>
<p>Devleti ve hükümeti suçlayan güruh arızalıdır, arsızdır, art niyetlidir.</p>
<p>Ayrıca 10 il ve 130 noktada konteyner kentler canla başla hayata geçirilmektedir.</p>
<p>Bunun yanında Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde prefabrik ve tuğla evlerinin kullanıma hazır olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Aynı anda hem zamanla hem de zorlu şartlarla mücadele edilmektedir.</p>
<p>Depremlerden zarar gören insan sayımız çok fazla, coğrafi sahamız çok geniştir.</p>
<p>Bu çerçevede ister istemez bazı eksikliklerin, amaçlanan ve arzulanan hizmetlerin temininde bazı yetersizliklerin vuku bulması normaldir, olağandır, beklenmelidir.</p>
<p>Mühim olan gösterilen çok boyutlu çabalardaki samimiyet, yapılan geceli gündüzlü çalışmalardaki yoğun gayret ve sürekliliktir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm unsurlarıyla görevinin başındadır, mağdur vatandaşlarımızın sonuna kadar da yanındadır.</p>
<p>Hiç kimse yalnız, kimsesiz ve sahipsiz değildir.</p>
<p>Felaketten siyasi ve ekonomik rant devşirmeye heveslenenlerin devleti töhmet altında bırakıp mesnetsiz şekilde karalama arayışı tek kelimeyle bozgunculuktur.</p>
<p>Ahlaki ve vicdani dayanışmadan mahrum zihniyetlerin açtıkları iftira cephesine devamlı yığınak yapmaları utanç verici bir ayıptır.</p>
<p>İçinden geçtiğimiz çok kırılgan, bir o kadar da nazik günlerde Türk sporunu siyasi kutuplaşmanın içine çekmek için kıvrananlar, tribünleri ajan provokatörlerin güdümüne havale etmek maksadıyla oyun kuranlar tarihi bir yanlışın tam ortasındır.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu yapılan bazı futbol müsabakaları esnasında, stadyumlardan hükümet istifa bağırtısının koro halinde seslendirilmesi deprem felaketinde hayatlarını kaybetmiş vatandaşlarımıza ve depremzede kardeşlerimize vahim bir saygısızlıktır.</p>
<p>Türkiye’nin, depremin ağır sonuçlarıyla kıyasıya mücadele ettiği bir süreçte, Türk futbolunu lekelemeye, Türk sporunu siyasileştirmeye, kutuplaşma dalgasını sahalara yansıtmaya çalışanlar alçakça bir kurgunun içindedir.</p>
<p>Spor demek dostluk, kardeşlik ve centilmenlik demektir.</p>
<p>Spor demek ahlaklı olmak demektir.</p>
<p>Spor demek takım ruhuyla, yani dayanışma ve yardımlaşmayla hareket etmek demektir.</p>
<p>Hükümeti istifaya davet etmek, tribünlerde siyasi kaos üretimine heves etmek bir avuç fanatik ve holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış bağlantılı zillet komplosudur.</p>
<p>Herkes yerini yurdunu, haddini hududunu bilmelidir.</p>
<p>Sahalardan sokak aralarına gerilim ve çatışma tahviline yeltenenlere müsamaha gösterilmeyecektir.</p>
<p>Müşterek acılarımızın üzerine basarak, depremin hasar ve enkazından yararlanarak zillete yardım ve yataklık yapanlar, Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyanlar kim olursa olsun ülkesine ve milletine sırt dönmüş odaklardır.</p>
<p>Türkiye Futbol Federasyonu ve bütün futbol kulüpleri tarih ve millet önünde milli, ahlaki ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmek, müsabakalarda istikrarı, insicamı ve huzuru sağlamakla mükelleftir.</p>
<p>Tribünler çürük siyasi sloganların atılacağı mekânlar olamaz.</p>
<p>Kalabalıkların arasına sızarak devlete ve hükümete meydan okunmasını provoke edenlerin önce tespiti, ardından da tecziyesi mutlaka yapılmalı, Türk sporu düştüğü karanlık dehlizden el birliğiyle çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu hedef gerçekleşene kadar gönül verdiğim Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyeliğinden ayrıldığımı tekraren ifade etmeyi milletime sadakat ve vefa borcu, felaketler karşısında da sorumluluk duygusu olarak addediyorum.</p>
<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Bu sıkıntılarla perçinlenmiş ortamda, 20 Şubat 2023 Pazartesi günü Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte önce felaketin acıklı sonuçlarına maruz kalan Hatay’ı ve ilçelerini ziyaret ettik.</p>
<p>Müteakiben Kahramanmaraş’a geçtik.</p>
<p>Bir gün sonra da Osmaniye ve Gaziantep il merkezinde ve depremden zarar gören ilçelerinde detaylı incelemelerde bulunduk.</p>
<p>Dün Adıyaman’a gittik, bugün öğleden sonra da inşallah Malatya’da olacağız.</p>
<p>Bir defa şunu ifade etmek boynumun borcudur ki, yaralar hızla sarılmakta, her insanımızın elinden tutulmakta, hiç kimse aç ve açıkta bırakılmamaktadır.</p>
<p>Hizmetlerde süreklilik esastır.</p>
<p>Toplumsal rahatlama, sosyal ve ekonomik toparlanma hız kazanmaktadır.</p>
<p>Vatandaşlarımız devlete güven duymaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte mevcut sorunlarının aşama aşama çözüleceğine inanmışlar, bunun da ikna edici örneklerine şahit olmaya başlamışlardır.</p>
<p>Devlet çevik ve çelik iradesiyle, sahip olduğu bütün imkanlarıyla alandadır, milletiyle iç içedir.</p>
<p>Bakanlarımız, bürokratlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, yardım gönüllüsü insanlarımız, yerli ve yabancı arama kurtarma ekipleri 7 gün 24 saat teyakkuzdadır.</p>
<p>Yüzyılın dehşet verici felaketine yine yüzyılın kutlu mücadelesiyle direniş gösterilmektedir.</p>
<p>Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın ızdırabı tarifsiz olsa da, gözlerinde elemin derin izleri yer alsa da, buna karşı harekete geçen yardımlaşma ve seferberlik ruhu tüm sorunlara rağmen hayranlık uyandırmaktadır.</p>
<p>Kuşkusuz yıkılan her binanın yenisi yapılacaktır.</p>
<p>Bu yeniden inşa ve ihya hamlesinin ilk adımı geçen hafta atılmış, toprak ilk kazma vuruşuyla buluşmuştur.</p>
<p>11 ilimizi kapsamına alan yeni yerleşim alanları haritası kamuoyuyla paylaşılmış, bölge insanımız ve milletimiz derin bir nefes almıştır.</p>
<p>Sağlam zemine ve az katlı olmak suretiyle ilk etapta 199 bin 739 kalıcı konut ile 73 bin 972 köy evi yapılması kararlaştırılmıştır.</p>
<p>Gaziantep’in Nurdağı ile İslahiye ilçelerinde temel kazı çalışmaları 24 Şubat 2023 Cuma günü başlamıştır.</p>
<p>Yapılan binaların ilk teslimatının 7 ay sonra gerçekleşmesi hedeflenmektedir.</p>
<p>Bir yıl içinde de yıkılan il, ilçe ve köylerimizin yeni baştan inşası bitmiş olacak, neticede hak sahibi mağdur vatandaşlarımıza güvenli konutların teslimi sağlanacaktır.</p>
<p>Bu durum muazzam bir atılım, müstesna bir kararlılık işaretidir.</p>
<p>Göz alıcı gelişmeler Türkiye’nin ulaştığı saygın ve sayılı güç seviyesinin aleni ibrası ve ilanıdır.</p>
<p>Kalbi Türkiye sevdasıyla çarpan her kardeşimiz gelecekten ümitlidir.</p>
<p>Yeis ve yılgınlığa hiç gerek yoktur.</p>
<p>Cumhur İttifakı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hem konutlarını yapacak, hem de felaketin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik travmasını tamir, diğer hasarlarını da zamanında telafi edecektir.</p>
<p>24 Şubat 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 126 Sayılı <strong><em>“Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”</em></strong> bazı etkili tedbirlerin hayata geçirilmesini esas almaktadır.</p>
<p>Bu kararnameye göre, afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afetten etkilenenlerin geçici ve kesin iskan alanları; fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, AFAD Başkanlığı’nın yeni yerleşim yerlerinin tespitine ilişkin görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen ilgili kurumlara bildirileceği,</p>
<p>Bu bildirim yapılırken gereklilik bulunması halinde, Mera Kanunu ile Orman Kanununun Ek 16’ıncı maddesinde belirtilen alanların da kullanılabileceği ifade edilmiştir.</p>
<p>Alınması öngörülen önemli tedbirlerin bir kısmı bu şekildedir.</p>
<p>Ek 16’ıncı madde, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar tanımlanmaktadır.</p>
<p>Bir defa mezkur kararnamede Mera Kanunuyla Orman Kanununun ilgili maddesinde sözü edilen alanların doğrudan kullanılacağı değil, gerekirse kullanılabileceği dikkatle belirtilmiştir.</p>
<p>Peki bunun neresinde mahsur vardır?</p>
<p>Bazı köşe yazarları, bir kısım tetikçi medya organları ağız birliği halinde, orman alanlarının da konut için kullanıma açılacağını hangi bilgi ve belgeye dayanarak söylemektedir?</p>
<p>Orman vasfını kaybetmiş taşlık, kayalık ve verimsiz alanlar üzerinde, ihtiyaç hasıl olması halinde konut yapmanın, evsiz barksız insanlarımıza başlarını sokacak bir göz ev inşa etmenin neresinde sakınca olacaktır?</p>
<p>Deprem kadar tehdit saçan bu taş kalpli Türkiye muhalifleri gerçekleri saptırarak neye ve kime hizmet etmektedir?</p>
<p>126 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini asıl manasından koparanların ya okuma-yazma-anlama özürleri korkunç boyutlardadır ya da iflah olmaz bir gaflet ve hatta hıyanet salgınına yakalandıkları barizdir.</p>
<p>Şu marazi ve maksatlı eleştirilere bakar mısınız:</p>
<p>Deprem sonrası bölgeye yardım ulaştırmakta geç kalan iktidar inşaatlar için jet hızıyla kararname çıkarmış.</p>
<p>Konutlar için mera ve ormanlar kullanılacakmış.</p>
<p>Plan ve imar onayı beklenmeyecekmiş.</p>
<p>İtiraz hakkı olmadığı gibi ekolojik tehlikeler de dikkate alınmamış.</p>
<p>Doğal felaket kadar zararlı bu kötürüm ve köhne anlayış sahiplerinin depremzede vatandaşlarımıza hassasiyet ve hürmet göstermemesi yenilir yutulur bir ahlaksızlık değildir.</p>
<p>Bunların, bir yıl içinde konutların yapılıp teslim edilecek olmasından dolayı ödleri kopmaktadır.</p>
<p>Yaşadıkları kabus alayını titretmektedir.</p>
<p>Bunlar, milletimizin derdiyle dertlenmeyen, sevinciyle sevinmeyen, acısına üzülmeyen, ülkemize yönelik tertip edilmiş beşinci kol faaliyeti içinde sıraya dizilen sevimsiz ve seciyesi bozuk çevrelerdir.</p>
<p>İnsanlık değerlerinden yoksun ve yoksul düşmüş namertlere söylenecek en etkili sözü millet yakında demokratik iradesiyle ve güçlü şekilde haykıracaktır.</p>
<p>İşte o zaman hesap zamanıdır.</p>
<p>İşte o zaman geldiğinde kötü niyet sahiplerinin bühtanları burunlarından fitil fitil getirilecektir.</p>
<p>Haydi konutu geçtik, bari bir kümes yapın da görelim desek yetersizlikleri ve yeteneksizlikleri birer birer ortaya çıkması kaçınılmaz olan kifayetsizlerin her yapılana kara çalması karanlık mizaç ve meşreplerinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>İnsanlarımıza yuva yapılmasına karşı çıkanlar, bahane üretenler, dedikodu yayanlar, akılları bulandırmak için tezgâh kuranlar milli ve manevi değerlerimize de karşı olan gayri ahlaki, gayri milli, gayri insani yüzlerdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, yaparsa Cumhur İttifakı yapar ve kesinlikle yapacaktır.</p>
<p>Başarırsa Cumhur İttifakı başarır ve mutlaka başaracaktır.</p>
<p>Türk milleti zelzelenin üstesinden cesaret ve sabırla gelecek, yedi düvelin kurşun askeri olan zillete de asla müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Zaferin büyüklüğü, mücadelenin zahmetiyle ölçülmektedir.</p>
<p>Mücadelemiz zor olsa da, zaferimiz inşallah büyük olacaktır.</p>
<p>İlerlediğimiz yolda hiçbir sorunla karşılaşmıyorsak, biliniz ki o yol bizi hiçbir yere götürmeyecektir.</p>
<p>Ok ancak geri çekilerek atılmaktadır.</p>
<p>Hayatın olağan akışı içinde çetin imtihanlarla sınanıyorsak, emin olunuz ki, daha yükseğe fırlamak, daha ileriye atılmak sadece bir zaman, sadece bir sabır meselesidir.</p>
<p>Sabır acıdır, ama meyvesi tatlıdır.</p>
<p>Allah bizimledir, yar ve yardımcımızdır.</p>
<p>Huzurun, güvenliğin, bereketin, esenliğin, selametin parlak ışıkları milli birlik ve sağduyunun enerjisiyle yanacaktır.</p>
<p>Türk ve Türkiye Yüzyılı çağların yüksek hisarlarında milli azim ve erdemle aydınlanacak ve anıtlaşacaktır.</p>
<p>Felaketin yükü ağırdır, bunu kaldırmak ise iman, irade ve dayanışma aklıyla mümkün olacaktır.</p>
<p><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Merhum vatan şairimiz Akif’in aynen dediği gibi:</p>
<p><strong><em>“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;</em></strong></p>
<p><strong><em>Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”</em></strong></p>
<p>Tefrikadan beslenen, tezvirattan geçinen tıyneti ve niyeti tartışmalı olan zevat ne iyi günümüzü paylaşacak yakınlığı ne de kötü günümüzü kalbinde hissedecek duyarlılığı sergilemektedir.</p>
<p>Organize bir kötülük maalesef gün geçtikçe etkinlik ve derinlik kazanmaktadır.</p>
<p>Düşünüyorum da, ne ara bu kadar devlet ve millet düşmanı türemiştir?</p>
<p>Hangi ara bu kadar husumet yandaşı mevzi almıştır?</p>
<p>Gocunanlar olabilir, ancak bu soruları sormayalım mı? Tarafımızı ve duruşumuzu belli etmeyelim mi?</p>
<p>Sahne alan tahammülsüzlükler, seriye bağlanan önyargılar, seyrekleşen bağlılıklar, serpiştirilen nifaklar, sertleşen acımasızlıklar, afetin göbeğine siyasi istismar şantiyesi kuran seviyesizler ne kadar fırsat düşkünü olduklarını böylesi bir zamanda da açıkça tevsik ve teyit etmişlerdir.</p>
<p>Geçmişte CHP’den milletvekili de seçilen bir kalem sahibi, işgal ettiği bir gazete köşesinde 23 Şubat 2023 tarihinde şöyle yazmıştır:</p>
<p><strong><em>“Depremin üzerinden iki hafta geçti. İnsanlar hala başını sokacak çadıra muhtaç. Gördük ki, çadır devleti bile değiliz.”</em></strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti devletini çadır devletinin de aşağısına çekmeye kalkışan bu sabık milletvekili ve çürük köşe yazarı bir defa edepsizdir, kemiksizdir, ciğersizdir, vicdanını da kin ve nefret sarmıştır.</p>
<p>Hatta diyor ki, kabile devletlerinde kabile reisi bile ülkemizdeki durumu görse ar edermiş.</p>
<p>Asıl utanması, ar etmesi gereken bu uslanmaz ve ıslah olmaz devlet ve millet karşıtlarıdır.</p>
<p>Çadırının kenarında, naylon leğende bulaşık yıkayan ve devlete dua eden fedakar bir hanımefendinin sahip olduğu asaletin kırıntısı bu paçozlarda yoktur.</p>
<p>Erzurum’da bir ineğini satıp gelirini depremzedelere bağışlayan muhterem hanımefendinin vakar ve haysiyetinin zerresi bu aymazların ömrü hayatında erişemeyecekleri bir zirvedir.</p>
<p>Fedakarlık, empati, kardeşlik ve kader ortaklığı bilinci bunların semtine uğramamıştır.</p>
<p>Deprem bölgesinde tek bir çadırın olmadığını iddia etmek rezil bir siyasi saplantının, meczup ve muzır bir ideolojik savrulmanın hezimet dolu iftirasıdır.</p>
<p>Bir kez olsun insan olmayı denemiyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun acılarımızı paylaşmayı göze alamıyorlar.</p>
<p>Bir kez olsun şerefli davranmayı başaramıyorlar.</p>
<p>Aynı yalana CHP Genel Başkanı da tevessül etmiş, son grup toplantısında gene hezeyandan hezeyana sürüklenmiştir.</p>
<p>Demiş ki; <strong><em>“Depremzedelere çadır, konteyner, mobil duş ve tuvalet götüremediniz.” </em></strong></p>
<p>Öyle anlaşılıyor ki, Kılıçdaroğlu komadadır, aklını ve siyasi ahlakını taşeronu olduğu mihraklara devretmiştir.</p>
<p>Tek ayakta kırk yalan söyleyen, hiç durmadan provokasyon yapan, devamlı karamsarlık aşılayan, devlete ve millete şaşı bakan CHP Genel Başkanı’nın kendi içinde korkunç çelişkilere gömüldüğü ortadadır.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, bu ülkede acıların paylaşılmadığını söylemiş.</p>
<p>Söylemiş de, bedeninin burada, ruhunun Türkiye düşmanlarının elinde olduğunu nedense itiraf etmemiş, edememiştir.</p>
<p>Bu zat bilmiyor olabilir, fakat acımız da birdir, sevincimiz de birdir.</p>
<p>Çünkü biz Türk milletiyiz. Çünkü biz Türkiye’yiz.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun millete mensubiyet duygusunu baştan ayağa gözden geçirip kontrol etmesinde, kimlerin çıkarına hizmet ettiğini bir kez daha değerlendirmesinde bize göre yarar vardır.</p>
<p>Böyle gelse bile böyle gidemez, bu Kılıçdaroğlu’ndan da hiçbir şey olamaz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı olmak, Türkiye’ye ve Türk milletine muhabbet ve hürmetten çok mu önemli, çok mu önceliklidir?</p>
<p>CHP Meclis Grubu adına Cumhurbaşkanı seçimi konusunda bundan sonraki bütün siyasi süreçlerde yetki alman neyi değiştirecektir?</p>
<p>Önce ülkem, önce milletim diyemiyorsan ne oturuyorsun Aziz Atatürk’ün koltuğunda?</p>
<p>Hiç mi yüzün kızarmıyor? Hiç mi vicdanın sızlamıyor? Hiç mi mahcubiyet duymuyorsun?</p>
<p>Muhalefet olmak, her şeye karşı olmak, felakete yandaşlık yapmak, acılardan istifade etmek değildir.</p>
<p>Muhalefet olmak, devleti ayağa düşürmek, milleti kötülemek ve değerlerimizi örselemek için çırpınmak hiç değildir.</p>
<p>Kentsel dönüşüme itiraz eden bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>Felaketin daha ilk günlerinde birlik ve beraberlik çemberi kurulması gerekirken buna tepki gösteren, ancak HDP’yle yanak yanağa vermekten de kaçınmayan bu Kılıçdaroğlu değil miydi?</p>
<p>İmar affıyla ilgili kanun teklifi veren bu CHP değil miydi?</p>
<p>Depremi bile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlayan bu ucube ve köksüz CHP yönetimi değil miydi?</p>
<p>CHP yönetiminin asıl gündemi deprem veya yeniden inşa amacı değildir.</p>
<p>Bunların duygudaşlık bağları körelmiş, millete ve insanlık değerlerine yabancılaştıkları artık netleşmiştir.</p>
<p>Görülüyor ki, Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, nasıl olacağı, uzlaşmanın ne zaman sağlanacağı bir numaralı gündem konularıdır.</p>
<p>İP’in Başkanı altılı masanın noter işlevi görmediğini üst perdeden ifade ederek seçilecek aday vurgusunu ısrarla tekrarlamış, Kılıçdaroğlu’na ve bazı CHP’li yöneticilere çatık kaşlarla aba altından sopa göstermiştir.</p>
<p>Bu arada altılı masa müdavimi bazı parti başkanları da şimdiden bakanlık dağıtımını bile yapmışlardır.</p>
<p>Kaygıları ikbaldir, sancıları koltuk ve makam bölüşümüdür.</p>
<p>Sevdaları şahsi ve siyasi çıkarlarını tahkim etmektir.</p>
<p>Korkuları ise büyük Türk milletinin muhteşem iradesidir.</p>
<p>Milletimiz neyle meşguldür, bunlar neyle oyalanmaktadır.</p>
<p>İP Başkanı’nın ayar verici diklenmesine, dozajı ağır sert ifadelerine tek bir CHP’linin çıkıp da itiraz edememesi yalnızca ürkeklik değil, aynı zamanda CHP’ye oy veren kardeşlerimize haksızlıktır.</p>
<p>Zillet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı belirleme süreci sarpa sarmıştır.</p>
<p>Bir masa etrafında anlaşmaktan ve uzlaşmaktan aciz olanların Türkiye’yi yüksek hedeflere götürmesi hayal mahsulüdür.</p>
<p>Aday kim olursa olsun artık önemsiz ve değersizdir.</p>
<p>Türkiye olağanüstü bir dönemden geçmektedir.</p>
<p>Önümüzde yeniden ayağa kaldırılacak 11 ilimiz vardır.</p>
<p>Ve bu hedef bir yıl içinde Allah’ın izniyle gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Zillet ittifakının bırakınız bir ev yapmasını, tek göz kulübe yapacak ne bir müktesebatı, ne bir hazırlığı, ne de bir vizyonu vardır.</p>
<p>Altılı masa enkazın altından kalkamaz.</p>
<p>Yaraları saramaz.</p>
<p>Türkiye’yi kalkındıramaz, yıkımı kaldıramaz.</p>
<p>Hatta tek bir adım dahi atamaz.</p>
<p>Atmaya da takati yetmez, yetemez, buna siyasi fıtratları elvermez.</p>
<p>Huzurlarınızda, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın kararlılığını ve fikriyatını bir kez daha vurgulamak istiyorum.</p>
<p>Büyük Türk milleti, yeni Türk devletinin ilk ve son sözünü 29 Ekim 1923 tarihinde Aziz Atatürk ve kurucu kahramanlar aracılığıyla söylemiş ve bu konu ilelebet kapanmıştır.</p>
<p>Cumhuriyet, maşeri vicdanda kökleşmiştir.</p>
<p>29 Ekim 1923 millet egemenliğinin tescili ve tezahürüdür.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü, cumhurun irade ve tarihsel kazanımlarını Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefine kahramanca taşımak için emsalsiz bir fırsat, parlak bir eşiktir.</p>
<p>Kurtuluş fikriyle kurucu felsefe gözü kara şekilde muhafaza edilecektir.</p>
<p>Felaket günlerimizde veya diğer zamanlarda kimler hangi oyunları tertip ederlerse etsinler, hangi ihanetlerin içine girerlerse girsinler <u>bir kez daha ilan ediyorum ki;</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti tektir, milli ve üniter bir devlettir.</p>
<p>Türk milleti ayrılık kabul etmeyen tarihi, kültürel ve beşeri bir bütündür.</p>
<p>Türk vatanı ebedi yuvamızdır.</p>
<p>Al bayrağımız, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin sembolüdür.</p>
<p>Türkçemiz, bizleri bir arada tutan resmi dilimizdir.</p>
<p>İstiklal Marşımız, kahramanlık ve bağımsızlık destanımızdır.</p>
<p>Milli birlik ve bütünlüğümüzün temelleri <u>tek devlettir, tek millettir, tek bayraktır, tek vatandadır, tek dil ülküsüdür.</u></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını, milli birliğini sonsuza kadar koruyacaktır.</p>
<p>Bunlar, Cumhurun varlık ve yaşama nedenleridir.</p>
<p>Bunlar bizim, vazgeçilmez ilke ve yeminimizdir.</p>
<p>Bilinmelidir ki, bu aziz vatan hepimizindir.</p>
<p>Türkiye’mizin, doğal veya doğal olmayan felaketler kanalıyla bir yıkıma sürüklenmesini önlemek hepimiz için milli bir görevdir.</p>
<p>Herkes üstüne düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmek zorundadır.</p>
<p>Gün birleşme günüdür.</p>
<p>Gün dayanışma günüdür.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır.</p>
<p>Bizim yüreğimiz herkesi kucaklamaya yetecektir.</p>
<p>Bize göre bütün vatandaşlarımız Cenab-ı Allah’ın bir emanetidir.</p>
<p>Biz herkesi büyük Türk milletinin saygıdeğer bir evladı olarak görüyoruz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı milletimizin her ferdine kucağını açmaktadır.</p>
<p>Bu topraklara vatanım diyen herkese soframız açıktır.</p>
<p>Bu insanlara milletim diyen herkese kapımız açıktır.</p>
<p>Bu bayrak benim, bu ülke benim diyen herkese gönlümüz açıktır.</p>
<p>Her vatan evladına sesleniyorum; bu düşüncelerim sizlere yabancı gelmiyorsa,</p>
<p>Paylaştığım değerlerde bir sıcaklık buluyorsanız,</p>
<p>Gelin bir olalım, diri olalım, iri olalım, nihayet hep birlikte Türkiye olalım.</p>
<p>Bu ülkenin geleceğini beraberce inşa edelim.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2023/02/28/devleti-ve-hukumeti-suclayan-guruh-arizalidir-arsizdir-art-niyetlidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP Lideri Gündeme İlişkin Önemli Mesajlar Verdi</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/05/25/mhp-lideri-gundeme-iliskin-onemli-mesajlar-verdi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/05/25/mhp-lideri-gundeme-iliskin-onemli-mesajlar-verdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 May 2022 08:57:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP TBMM Grup toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi hareket partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7781</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Sultan 2’inci Abdülhamid’i cepheleştiren, sudan sebeplerle karşı karşıya getiren kanı bozukları asla affetmeyiz.” Dedi.  Konuşmasında oldukça önemli konulara değinen Bahçeli, NATO’nun konumu ve tutumu hakkında; “Eğer şartlar içinden çıkılmaz hale bürünürse NATO’dan ayrılmak bile alternatif bir tercih olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Sultan 2’inci Abdülhamid’i cepheleştiren, sudan sebeplerle karşı karşıya getiren kanı bozukları asla affetmeyiz.” Dedi.</p>
<p><strong> Konuşmasında oldukça önemli konulara değinen Bahçeli, NATO’nun konumu ve tutumu hakkında; “Eğer şartlar içinden çıkılmaz hale bürünürse NATO’dan ayrılmak bile alternatif bir tercih olarak gündeme alınmalıdır. NATO’yla var olmadık, NATO’ suz da yok olmayız.” Sözleri dikkat çekti.</strong></p>
<p>MHP lideri gündem yaratan konuşmasında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p><strong>“Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,  </strong><strong>Medyamızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımız münasebetiyle hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.</p>
<p><strong>    Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan, toplantımızı televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından takip eden aziz vatandaşlarımızı, gönül ve kültür coğrafyalarımızda hayat mücadelesi veren muhterem kardeşlerimizi selamların en güzeliyle selamlıyorum.</strong></p>
<p>Kalbi vatan ve millet sevdasıyla çarpan her insanımızı hasretle, hürmetle, hususiyetle kucaklıyorum.</p>
<p>Türkiye ne zaman atağa geçse, ne zaman bölgesel ve küresel meselelerde öne çıkıp sivrilse gecikmeksizin siyasi, diplomatik ve ekonomik operasyonlar birbiri ardına sökün etmektedir.</p>
<p><strong>Milletimizin refahından, devletimizin bekasından rahatsızlık duyan iç ve dış işgal cephesiyle yeminli Türkiye düşmanları diriliş ve yükseliş ruhunu baltalamak maksadıyla dört bir koldan harekete geçmektedir.</strong></p>
<p>Aç gözlü faiz ve rant lobisine eşlik eden menfur döviz kuru spekülasyonları, bunun yanında uluslararası derecelendirme kuruluşlarının ahlaksız ve tarafgir tutumları artık sabır ve tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır.</p>
<p>Nitekim mızrak çuvalı delip geçmiştir.</p>
<p>Türkiye’nin risk priminde gerçekçi temellere dayanmayan artışları bahane ederek yabancı sermaye girişini kesintiye uğratıp yatırım, ihracat ve büyüme seferberliğini boğmak isteyen, eşzamanlı olarak borç ödeme kabiliyetinde zaaf oluşturmayı amaçlayan kötü niyetli bir tertip körüklenmektedir.</p>
<p>Ekonomik güvenliğimiz, ekonomik istikrarımız, ekonomik geleceğimiz maalesef yayılım ateşine tutulmuştur.</p>
<p><strong>Buna rağmen ekonomideki konjoktürel sarsıntıların atlatılması, döviz fiyatındaki suni yükselişin frenlenmesi, enflasyondaki tırmanışın engellenmesi amacıyla hükümet tedbir üstüne tedbir almaktadır.</strong></p>
<p>Konu ekonomik beka konusudur.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi devletimizin ve hükümetimizin alacağı her kararın yanındadır, destekçisidir.</p>
<p>Çünkü Türkiye hepimizindir.</p>
<p>Mevziimiz aynıdır, cephemiz aynıdır, sinemiz aynıdır, bakışımız aynıdır, bir elin nesi varsa Cumhur İttifakı’nın iradesi vardır ve aleyhe çalışan şer odaklarının alayını birden karşılamaya çok şükür kudretimiz yetecektir.</p>
<p>Sürdürdüğümüz mücadele muhasır ve müreffeh bir geleceğin inşa çabasıdır.</p>
<p>Bu yoldan dönmeyeceğiz, geri adım atmayacağız, aciz düşmeyeceğiz, Türkiye sevdamızdan bihakkın ödün vermeyeceğiz.</p>
<p>Özellikle kur ve enflasyonda ekonomik gerçeklerle ters düşen artışların bir süre sonra normalleşeceğine, hazmedilebilir ve makul seviyelerde istikrar kazanacağına inanıyoruz.</p>
<p><strong>Ancak vatandaşlarımızın kesesine dokunan, mutfağına adeta dinamit koyan, geçim şartlarını ağırlaştıran ve şikayetlerinin yaygınlaşmasına neden olan fiyat artışlarının önünü arkasını dikkatle incelemek durumundayız.</strong></p>
<p>Biz daha önce FETÖ’nün sekiz ayağından bahsetmiştik.</p>
<p>Bunların yanında FETÖ’cülerin ticaret hayatını zehirleyerek ekonomik istikrarın bozulması için sürekli arayış içinde oldukları da yadsınmayacak bir gerçektir.</p>
<p>Nitekim Türkiye’yi ekonomik olarak zora sokan, vatandaşlarımızın alım gücünü zayıflatan güdümlü ve siparişi yapılmış fiyat artışlarının geri planında bize göre Türkiye’den intikam almayı hedefleyen mihraklar vardır ve açıkça meydandadır.</p>
<p>Dikkatinizi çekiyorum, FETÖ bu kumpasın tam ortasında bulunan maşadır.</p>
<p>Ülkemizin Rusya-Ukrayna krizine yönelik takdir toplayan dengeli duruşunun, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine sağlam ve tutarlı karşı pozisyonunun, terörle mücadeledeki göz kamaştıran seviyesinin, ekonomi üzerinden açılan kara deliğin genişletilerek tesirsiz hale getirilmesi planlanmaktadır.</p>
<p><strong>FETÖ’cüler, sıcak para çeteleri, köksüz sermaye grupları, bunların yerli uzantıları, içimize kadar sızmış meşum ayakları, küresel tefeciler, ekonomik tetikçiler, emperyalizme gönüllü casusluk yapan kokuşmuşlar Türkiye’nin ekonomik olarak köşeye sıkışması, milletimizin hayat pahalılığın içine gömülmesi amacıyla faaliyet içindedir.</strong></p>
<p>Konut fiyatlarıyla birlikte kiralardaki haksız, hukuksuz ve ahlaki hiçbir yanı olmayan artışların sorarım sizlere gerçek sebebi, asıl gayesi nedir?</p>
<p>Kiracılarla ev sahipleri arasındaki ihtilafın yoğunlaşmasına hizmet eden, vatandaşlarımızı mağdur hale getiren, ayrıca bakkalda, pazarda, zincir marketlerde soğandan patatese, peynirden yumurtaya, etten süte, bakliyattan diğer gıda ürünlerine varıncaya kadar fiyat etiketlerinin kabarmasına yol açan kim ya da kimler varsa maşeri vicdan karşısında suçludur, sahnelenen kirli oyunun bir parçasıdır.</p>
<p>Kiralardaki denetimsiz ve dengesiz yükselişlere sessiz kalamayız.</p>
<p>Konut fiyatlarındaki anormal yükselişleri atıl vaziyette seyredemeyiz.</p>
<p>Vatandaşlarımızın memnuniyetsizliği bizim de memnuniyetsizliğimizdir.</p>
<p>Fakat Türkiye’ye karşı tertip ve temin edilmiş alçak kampanyayı da görmek lazımdır.</p>
<p>Kira artışlarıyla konut fiyatlarındaki vahim artışları sınırlandırmak,  dar ve orta gelirli vatandaşlarımızı düşünmek, taleplerine kulak vermek mecburiyetindeyiz.</p>
<p>Haksız kazanç peşine düşen, doymayan kursaklarıyla insanımızın sofrasına ve tenceresine göz koyan fırsatçıların elbette yakasından tutmalıyız, bedelini de ödetmeliyiz.</p>
<p>Gıda ürünlerindeki fiyat artışlarının kontrolünü sağlayarak, denetimleri sıklaştırarak cebini doldurmaya çalışan utanmazları cümle aleme hem deşifre hem de rezil etmeliyiz.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaşanan iç ve dış mahreçli ekonomik saldırıların, ekonomide kurulan tuzakların bir benzerine bugün de şahit oluyoruz.</p>
<p>Ancak buna tamam demeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz.</p>
<p><strong>CHP’nin, İP’in, zillet ittifakının diğer ortaklarının felaket korosunda buluşmaları beyhudedir, Türk milleti bu sahte demokratlara, safralaşmış demagoglara aldanmayacak, aldırmayacaktır.</strong></p>
<p>Mazisinde karneyle ekmek verilen hüzün dolu yılların olduğu CHP’nin ve başındaki zatın konuşmaya esasen yüzü bile yoktur.</p>
<p>Ekonomik kanaldan yürütülen sistemli ve şiddetli baskılara ant olsun sonuna kadar direneceğiz, milletimizin ve devletimizin yanında sapasağlam yerimizi alacağız.</p>
<p>Ruhu bedeninden başıboş gezenlerin bize anlatacak hiçbir şeyi yoktur.</p>
<p>Tasarlanmış kahramanlıklara karnımız toktur.</p>
<p>Proje siyasetçilere mesafemiz kapanmayacak derecede çoktur.</p>
<p>Biz mürekkebin bile olmadığı yıllarda, soba borularında biriken kurumları toplayarak bezir yağıyla karıştırıp yazıya döken bir ceddin ahfadıyız.</p>
<p>Milli Mücadele’nin en zorlu zamanlarında, biriktirilmiş kefen paralarını devletine bağışlayan vatanperver yüreklerin mirasçılarıyız.</p>
<p><strong>Ekmek yerine süpürge tohumunun yenildiği, kavrulup öğütülen, sonra da kaynatılan nohudun kahve niyetine içildiği dönemleri unutmuş değiliz</strong>.</p>
<p>Gazyağı yokken, lambada haşhaş yağı kullanılan yıllar aklımızdan çıkmamıştır.</p>
<p>Milli güvenliğimiz neyse ekonomik güvenliğimiz odur.</p>
<p>Biz tarihten dersimizi aldık, aynı yerimizden bir defa daha ısırılmamak için de karar verdik, irade gösterdik, yemin ettik.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kılıçdaroğlu mahcup olacağı hevese şimdiden kapılmasın, diğer zillet yedekleri boşuna heyecan yapmasın, Türkiye’miz manda ve himayecilere, emperyalizme kul köle olanlara, Sorosçu Kavala’yla terörist Demirtaş’ın hayasız hayranlarına teslim olmayacak, teslim edilmeyecek, emanet yere düşürülmeyecektir.</p>
<p>Sabırla, sebatla, salabetle, metanetle, dayanışmayla, bir ve beraberce zorlukları aşacağız; sanal korkulukları devirip kavga ve kutuplaşmadan beslenen, yalan ve iftiradan nemalanan firavunları ve yezidin izinden yürüyenleri Allah’ın izniyle mağlup edeceğiz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümü olan 2023 aynı zamanda istiklal haysiyetimizin, aynı şekilde istikbal hedeflerimizin daha da müessir adımlarla ileriye taşınmasını sağlayacak tarihi bir eşiktir.</p>
<p><strong>Cumhuriyet’in kurucu değerleri, kuruluşun felsefi derinliği cumhurun iradesiyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin demokratik itibar, irat ve irtifakıyla gücüne güç katacaktır.</strong></p>
<p>100 yıllık hayranlık uyandıran müktesebat 2023’de perçinlenerek önümüzdeki bin yılların hamurunu yoğuracaktır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, Türk’ün ateşle imtihanından alnının akıyla çıkışının aziz emaneti, bir diğer anlatımla Milli Mücadele’nin inkarı ve ihmali mümkün olmayan zafer tacıdır.</p>
<p>1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nda Yeşilköy’e kadar gelen ve burada karargâh kuran muhasım güçlerin komutanı dönemin Rus Çarı’na şu telgrafı göndermişti:</p>
<p><strong><em>“Uzakta Ayasofya’nın minareleri görünüyor. Bizi durduracak hiçbir kuvvet yok. İstanbul’a girmek için müsaadenizi bekliyorum.”</em></strong></p>
<p>Söz konusu mütekebbir komutanın beklediği izin verilmese de, müteakip dönemler İmparatorluğumuz adına acıklı, hüzünlü ve kayıplarla dolu fırtınalı yıllardı.</p>
<p>1923’e gelesiye kadar pek çok badireye maruz kaldığımız tarihi vesikalarla, yaşanmış ızdırap verici gelişmelerle sabittir, varittir.</p>
<p>Her gün bir yerinden yara alan, her fırsatta saldırı ve suikasta maruz kalan Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetim kademesinde elbette sorumsuz, düşüncesiz, hatta işbirlikçilik anaforuna kapılmış yöneticiler de vardı ve biliniyordu.</p>
<p>Milletin onur ve şerefini, göğüslerinde iftiharla taşıdıkları nişan ve madalyalar kadar dert etmeyen, önemsemeyen, değer vermeyen devşirilmiş ve iradesini devretmiş bir kısım devlet ricali makus çöküşe doğrudan veya dolaylı hizmet etmişlerdi.</p>
<p>Ancak şu mutlak gerçeğin altı da çizmelidir ki, Osmanlı İmparatorluğu’nda tahta çıkan hiçbir padişah asla ve kat’a kendi çıkarını devletinin ve milletinin çıkarı üstünde görmemiştir.</p>
<p>Bunun yanında Oğuz soyundan kesinlikle hain çıkmamıştır.</p>
<p>Son günlerde Osmanlı İmparatorluğu’nun 34’üncü padişahı olan Sultan 2’inci Abdülhamid Han’la ilgili tartışmalar yine alevlenmiştir.</p>
<p><strong>33 yıllık hükümdarlık döneminde yedi düvelle mücadele eden; aklıyla, ahlakıyla, imanıyla, zekâsıyla, sezgisiyle, siyasi maharetiyle İmparatorluğumuzu ayakta tutan hünkârımızı istibdatla bir ananlar tarih cahili olmaları bir yana, milli tarihimize yabancıların gözüyle bakan sefillerdir.</strong></p>
<p>Abdülhamid’i kimler sevmiyorsa, tedavi edilmemiş kuyruk acısını hala kimler çekiyorsa, onlara dikkat edeceğiz, çünkü onlar Batı’nın içimize yuvalanmış etki ajanlarıdır, üstelik 1900’lü yılların başında sahnelenen kahpe oyunların günümüzdeki mültezimleridir.</p>
<p><strong><em>“Bütün hayatın boyunca vasati bin kişi tanıyacaksın. Bunun beş yüzü seni sevecek, diğer beş yüzü sevmeyecek. Herkes seni seviyorsa sen iki yüzlüsün. Seni hiç kimse sevmiyorsa bu durumda sen kötüsün. Fakat yarısı sevip yarısı da sevmiyorsa sen mükemmel bir insansın, evliyadan birisin.” </em></strong>diyen ve taşı gediğine yerleştiren Merhum Hocamız Prof.Dr. Süheyl Ünver haksız mıdır? Hatalı mıdır?</p>
<p>Abdülhamid Han’ın seveni kadar sevmeyeni de vardır ve doğaldır.</p>
<p>Bu sevmeyenler güruhu bizim de sevmediklerimizdir, bizim de sırtımızı döndüğümüz sömürge bakiyeleridir.</p>
<p>Abdülhamid’i Ermeni çetecileri sevmez, Siyonizmin müellifleri sevmez, sömürgeciler sevmez, casuslar sevmez, Türk ve İslam düşmanları hiç sevmez.</p>
<p>Hamd olsun onu sevenler ona yetecek, Müslüman Türk milleti her daim aziz hatırasını sevgiyle, hürmetle ve rahmetle hatırlayacaktır.</p>
<p><strong>Madem tarihi bilmezler, o halde ne diye gerçeğe kara çalmaya çalışırlar? Bu cüretkârlığı, bu küstahlığı nasıl yorumlayalım?</strong></p>
<p>Gafiller ne istiyorlar tarihimizden? Neyin istibdadından bahsediyorlar?</p>
<p>Bilmedikleri, bilemeyecekleri, tanımadıkları, tanımaya da kafalarının ve kalplerinin yetmeyeceği büyüklerimizi tevsik edilmiş hangi bilgi ya da belgelerle itham ederler?</p>
<p>Eğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bugünün Abdülhamid’i olarak görülüyorsa, bizce bunun hiçbir mahsuru yoktur, bilakis gurur duyulacak bir övgünün tezahürü ve tezekkürüdür.</p>
<p>Hürmetle, rahmetle andığımız Merhum Hünkârımız 2’inci Abdülhamid Han hatıralarında şöyle demişti:</p>
<p><strong><em>“Ben hiçbir vakit haşa müstebitlik etmedim. Mutlaka kendi fikrimin de kabul olunmasını istemedim. Cumhur da olsa tabiidir ki kendi fikrini vükelasına bildirecek… Benim fikrim bu meselede şu merkezdedir… Siz de müzakere edin… Kabul ederseniz icra edersiniz. Bir mahsuru varsa tabii icra edilemez demeye hakkınız vardır…”</em></strong></p>
<p>Yine demişti ki, namertle mücadele ederken mert kalmak zordur.</p>
<p>Fakat her zaman mert oldu, namerdin oyununu bozdu, hain ve işbirlikçilerin uykularını kaçırdı.</p>
<p>Şu hatırlatmayı da özellikle yapmam gerekiyor; 2’inci Abdülhamid’i ilk savunan, bu kapsamda kalem ve kelam imtiyazına sahip olan değerli şahsiyet ve fikir insanımız Merhum Hüseyin Nihal Atsız’dır.</p>
<p>Ülkü Ocakları’nın Atsız kolundan geldiğini uyduran fasa fiso zihniyetler bu hakikatin ne farkındadır ne de itiraf edecek seciyeye sahiptir.</p>
<p><u>Merhum Atsız açık açık diyordu ki:</u></p>
<p><strong><em>“Abdülhamid, gafletin ve biçareliğin zıddı ne ise, onun en muhteşem temsilcisidir.”</em></strong></p>
<p>Ve “Ulu Hakan Abdülhamid” isimli bir broşürle üretilmiş yalanlara cevap vermiş, kızıl sultan iftirasına Gök Hakan diyerek karşı koymuştu.</p>
<p>Abdülhamid’le ilgili temelsiz görüş ve kanaat paylaşımını kendilerinde hak görenler, önce halkın hissiyatını anlamak, hakikatin imbiğinde damıtılmak zorundadır.</p>
<p><strong>Biz ecdadımıza dil uzattırmayız, tarihimize laf ettirmeyiz, zillete düşenlere geçmişimizi yargılatmayız, devşirmelere akıllarını başlarına devşirmelerini de hassaten tavsiye ve tebliğ ederiz.</strong></p>
<p>Hele hele, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Sultan 2’inci Abdülhamid’i cepheleştiren, sudan sebeplerle karşı karşıya getiren kanı bozukları asla affetmeyiz.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu bizimdir, Türkiye Cumhuriyeti bizimdir, Atatürk bizimdir, Abdülhamid Han da bizimdir.</p>
<p><strong>Fitne çıkaranlar, nifak elebaşları, müzevirler, müstebit zihniyetler, münafık ve müfsit emeller bizim gibi görünseler de katiyen bizden değildir.</strong></p>
<p>Atatürk Ankara ise Abdülhamid Han İstanbul’dur.</p>
<p>Atatürk Dolmabahçe ise Abdülhamid Han Yıldız’dır.</p>
<p>Atatürk al yıldızlı al bayrak Abdülhamid Han da üç hilaldir.</p>
<p>İkisini birbirinden ayırmak ne mümkün, Türk milletinin iki büyük değeri, hayır duayla anılacak iki kutlu ismidir.</p>
<p>Dedelerimize hakaret edenler zillettedir.</p>
<p>Milli ve manevi değerlerimize dil uzatanlar ziyandadır ve istikametleri mefluçtur.</p>
<p><strong>Şunu da temiz bir vicdanla ifade ve iddia ederiz ki, Atatürk’ü seven Abdülhamid’i de sever, birisini diğerine tercih eden, birisini diğerinden üstün tutan bataktadır, sakat ve savruk bir mantığın esareti altındadır.</strong></p>
<p>İyisiyle kötüsüyle geçmişte yaşamış her kim varsa ve yaşanmış her ne olay bulunuyorsa duygularımızla değil, bugünün ölçüleriyle değil, şuurumuzun pırıltılarıyla ve kendi zamanlarının şartlarıyla değerlendirmeliyiz.</p>
<p>Bu vesileyle başta 2’inci Abdülhamid ve Aziz Atatürk olmak üzere, muhterem büyüklerimizi, büyük ceddimizi rahmetle, minnetle, hürmetle anıyor, Rabbim her birisinden razı olsun diyorum.</p>
<p><strong> Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>İsveç ve Finlandiya’nın geçtiğimiz hafta içinde NATO üyeliğine resmen müracaat etmesi, bu müracaatın zamanlamasıyla birlikte gerekçeleri, Türkiye’nin haklı itirazlarının yanı sıra bahse konu iki ülkenin küresel güvenlik mimarisine muhtemel etkileri tüm boyutlarıyla tartışılmaktadır.</p>
<p>NATO Genel Sekreteri Finlandiya ile İsveç’in üyelik müracaatlarının bir an evvel işleme sokulmasını ifade etmiş, bu minvalde karşılıklı istikşafi görüşmeler de başlamıştır.</p>
<p><strong>ABD Başkanı Biden, bu iki ülkeyle sıcak ilişki halindedir ve resmi üyelikleri için sabırsızlanırken tam destek açıklaması yapmıştır.</strong></p>
<p><strong>Ayrıca ABD yönetimi Finlandiya’yı pozitif ayrıştırıp İsveç’i dışarıda bırakacak bir çözüm teklifine mesafeli pozisyonunu ısrarla ve inatla korumaktadır.</strong></p>
<p>Çünkü ABD ile İsveç arasında savunma, istihbarat ve askeri alanlarda köklü işbirliği süreci uzun bir süredir devrededir.</p>
<p>Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği hususundaki isabetli çekinceleri, düştüğü makul şerhleri, gündeme getirdiği haklı itirazları henüz muhatapları tarafından dikkate alınmamıştır.</p>
<p>Laf kalabalığı vardır, ama sonuç yoktur.</p>
<p>Finlandiya Cumhurbaşkanı Türkiye’nin endişelerini görüşmeye hazır olduklarını söylemiştir.</p>
<p>Bildik bir endişeyi müzakere etmek zaman kaybı değildir de nedir?</p>
<p>İsveç ve Finlandiya’nın bölücü terör örgütüyle yakın ve dostane irtibatları saklanamaz düzeydedir.</p>
<p>Asıl gündem Türkiye’nin endişesini görüşmek değil, kalıcı olarak gidermek ve telafi etmektir.</p>
<p>İsveç, PKK’nın önde gelen silah tedarikçileri arasındadır.</p>
<p>PKK’lı teröristler İsveç menşeli silahları Türkiye’ye doğrultmuşlar, tetiğe defalarca basmışlardır.</p>
<p><strong>Dökülen şehit kanlarında İsveç ve Finlandiya’nın parmak izini nasıl yok sayacağız? Üstelik ıslah olmamış, pişmanlık emaresi göstermemiş, hala sokaklarında teröristleri gezdiren bu devletlere nasıl anlayış göstereceğiz?</strong></p>
<p>Bizim değerlendirmemiz şudur: Bilhassa İsveç, bölücü terörün Kuzey Avrupa’daki kundağı, kuluçkası ve kumanda odasıdır.</p>
<p>İkinci Kandil Dağı İsveç’tedir.</p>
<p>İsveç ve Finlandiya’nın Türkiye’ye karşı yaptırım uyguladığı biliniyorken, bu iki devletle NATO’nun güvenlik şemsiyesi altında eşit sorumluluklarla yer almamız nasıl ve hangi hakla beklenmektedir?</p>
<p>Uzaktan bakılınca eline vurulup ekmeğinin alınacağı bir ülke olduğumuz mu zannedilmektedir?</p>
<p><strong>Katillere, canilere, teröristlere kol kanat geren ülkelerle aynı safta, aynı hizada, aynı güvenlik mimarisi çatısı altında bulunursak, şehitlerimize, gazilerimize, aziz milletimize ne söyleriz, haklarını helal etmelerini hangi yüzle isteriz?</strong></p>
<p>Türkiye’ye silah ambargosu uygulayan, terörizme çanak tutan sabıkalı ülkelerle bir ve beraber olmamız akıl harcı mıdır?</p>
<p>Az evvel dile getirmiştim, Türkiye’nin risk primindeki yükselişi ifade etmiştim.</p>
<p>İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine engel çıkarınca Türkiye’nin risk primi son 14 yılın rekorunu kırmıştır.</p>
<p><strong>Yurt dışına satılan hazine bonosu ve devlet tahvillerinin geri ödenmesine karşı belirlenen sigorta bedeli olan risk priminin silah olarak kullanılması dost ve müttefikliğin neresine, hangi kitabına sığmaktadır?</strong></p>
<p>Türkiye’nin susması, sinmesi ve sessiz kalması mı amaçlanmaktadır?</p>
<p>Siyasi ve diplomatik vasıtalarla sonuç alamayanlar bu defa da ekonomi kartını masaya mı sürmektedir? Bu edepsizliği, bu hasmane tavrı görmezden mi gelelim? Olağan mı karşılayalım? Buyurun, emriniz neyse onu yapalım mı diyelim?</p>
<p>Türkiye bağımlı ve tutsak bir ülke değildir.</p>
<p>Türkiye sömürgeleşmiş bir ülke olamayacaktır.</p>
<p><strong>Biz kendi kararımızı, kendi duruşumuzu milletimizin ve devletimizin hak ve çıkarlarına göre tayin ve tespit edecek kadar cesuruz ve kararlıyız.</strong></p>
<p><strong>Hiç kimse Türkiye’yi tehdit etmeye yeltenmesin.</strong></p>
<p>Terör örgütü PKK/YPG’yi İsveç ve Finlandiya üzerinden NATO’ya fiili ortak yapmaya asla teşebbüs etmesin.</p>
<p>Yanlış adımın döneceği mercii başkent Ankara’nın tarihi iradesi, Türk milletinin asil varlığıdır.</p>
<p><strong>İsveç hükümeti, terörizme mali imkan sağladı, silah verdi, teröristleri ülkesinde ağırladı, yaralı hainleri tedavi ettirdi, bununla yetinmedi parlamentosuna taşıdı, Başbakanının bile göreve gelmesinde terör örgütü uzantılarının dahli ve desteği görüldü.</strong></p>
<p>Şimdi bu İsveç’in NATO’ya girmesi nasıl mümkün olacak?</p>
<p>Türk milleti bu zillete nasıl tamam diyecek?</p>
<p>FETÖ’cülere muhalif grup diyenler, PKK/YPG’li teröristleri aktivist diye tanımlayanlar Türkiye’yle müttefikliği nasıl hak edecek? Türk milletinin terazisi bu melanet ağırlığı nasıl çekecek?</p>
<p>Anlayan ve anlatmaya hazır olan varsa beri gelsin.</p>
<p>Diyor ya Merhum Sezai Karakoç; “<strong><em>anlamak masraflı iştir: Emek ister, samimiyet ister. Yanlış anlamak kolaydır oysa; biraz kötü niyet, biraz da cahillik kafidir.”</em></strong></p>
<p>Onlar bizi yok saysalar da biz daha çok var olacağız.</p>
<p>Onlar bizi hafife alsalar da biz daha güçlü duracağız.</p>
<p>Onlar karşımızda saf saf toplansalar da, hepsinin bileğini Cumhur İttifakı olarak bükeceğiz.</p>
<p>Hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz, hakkımızı yedirmeyeceğiz, asrın idrakine Türk milletinin şan ve şerefini şakır şakır söyleteceğiz.</p>
<p><strong>İsveç ve Finlandiya, jeopolitik özerklik olarak ifade edilebilecek pozisyonlarını terk ederek kolektif bir savunma güvenliği içinde yer alma gerekçesini NATO ile Rusya&#8217;nın karşılıklı genişleme hamlelerinin ortaya koyduğu güvenlik endişeleriyle açıklamışlardır.</strong></p>
<p>Her iki Kuzey Avrupa ülkesinin şimdiye kadar NATO&#8217;ya üye olmamasının asıl nedeni Rusya&#8217;nın NATO&#8217;yu dengeleyici askeri kabiliyetidir.</p>
<p>Şayet Rusya Ukrayna’da hedeflerine ulaşmış olsaydı İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği hususunda bugünkü gibi iştahlı ve istekli davranmayacağını söylemek afaki bir değerlendirme sayılmamalıdır.</p>
<p>Mevcut şartlarda, NATO içinde PKK/YPG terör örgütünün arkasında duran, askeri, siyasi ve finansal bazda destek veren ülkelerin varlığı hepimizin malumudur.</p>
<p>Gerek İsveç, gerekse de Finlandiya bu desteği aleni şekilde, hiçbir utanma emaresi göstermeden vermektedir.</p>
<p>Teröristlerin Türkiye’ye iade talepleri her seferinde reddedilmektedir.</p>
<p>PKK’lılar, FETÖ’cüler ellerini kolları sallayarak bu ülkelerde cirit atmaktadır.</p>
<p><strong>Bu gelişmeleri dikkate aldığımızda İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelikleri terörizme evet demek, Türkiye düşmanlarına olur vermek anlamına gelecektir.</strong></p>
<p>Türkiye tamam demeden, vize vermeden, rızası alınmadan bu iki ülkenin hukuken NATO üyesi olması imkansızdır.</p>
<p>Haziran ayının sonunda Madrid’te toplanacak NATO Liderler Zirvesi’ne kadar İsveç ve Finlandiya’nın karar ve iradesinde keskin bir dönüş yapacağına dair herhangi bir emare de henüz ortada yoktur.</p>
<p>Türkiye’nin baskı ve dayatma altına alınıp sürecin oldubittiye getirilmesiyle İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya dahil edilmesi karşısında Ankara kriterleri anında işleme koyulmalıdır.</p>
<p>Türkiye seçeneksiz değildir.</p>
<p>Türkiye çaresiz değildir.</p>
<p><strong>Eğer şartlar içinden çıkılmaz hale bürünürse NATO’dan ayrılmak bile alternatif bir tercih olarak gündeme alınmalıdır.</strong></p>
<p>NATO’yla var olmadık, NATO’suz da yok olmayız.</p>
<p>Türkiye 1952 yılından bu tarafa NATO üyesidir.</p>
<p><strong>Velakin Türkiye NATO’nun doğudaki karakol ülkesi olarak muamele görmüş, krizlerin, darbelerin, toplumsal ve siyasal çalkantıların tahrik merkezinde hep NATO’nun bulunduğu sürekli gündemi işgal etmiştir.</strong></p>
<p>Türkiye’nin itirazları ciddiye alınmıyorsa NATO’daki varlığı da ciddiye alınmıyor ve saygı görmüyor demektir.</p>
<p>Alsınlar İsveç’i, alsınlar Finlandiya’yı tepe tepe kullansınlar, Rusya’ya karşı yeni bir siper açsınlar.</p>
<p>İhtiyaç hasıl olursa, gelişmeler başka bir seçenek bırakmazsa, Türkiye’nin, Türk dünyasının ve 57 İslam ülkesinin da içine katılacağı yeni bir güvenlik teşkilatının kurulması mümkündür, belki de en doğrusu budur.</p>
<p>Mesela, <strong><em><u>“Asya ve Ortadoğu Güvenlik Örgütü”</u></em></strong> ismiyle kurulacak güvenlik teşkilatı aynı zamanda NATO’nun dünya genelinde dengelenmesini de sağlayacaktır.</p>
<p>Kim nereye doğru genişliyorsa genişlesin, NATO kimi üye yapıyorsa yapsın, buna karşılık Türk ve İslam ruhunun ayağa kalkıp genişlemesi küresel dengeleri kökten değiştirecek, bölgesel hesapları muhataplarının kursağında bırakacaktır.</p>
<p>Geldiğimiz bu aşamada Milliyetçi Hareket Partisi’nin değerlendirmesi ve önerisi ana hatlarıyla budur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p>Yunanistan Başbakan’ın ABD ziyareti, bu ziyaret esnasında yaşanan kuşkulu ve ilkesiz sahneler, Türkiye ve Kıbrıs Türklüğü’ne karşı derinleşen önyargıyı tekraren gözler önüne sermiştir.</p>
<p>ABD ile Yunanistan aynı çizgide buluşmuşlardır.</p>
<p><strong>Yunanistan Başbakanı’nın ABD Kongresi’nde yaptığı 42 dakikalık konuşmasının 10’u ayakta olmak üzere 37 kez alkışlanması bize göre oldukça düşündürücüdür.</strong></p>
<p>Kongre üyelerinin Miçotakis’in konuşmasında ne bulduklarını bilemiyoruz, ama bildiğimiz bir şey varsa o da Türkiye’ye karşı ortak bir paydada yer almış olmalarıdır.</p>
<p><strong>1974 Kıbrıs Barış Harekatını kast ederek, Helenizmin 48 yıldır büyük acı çektiğini, kapanmayan bir yarasının bulunduğunu iddia eden Yunanistan Başbakanı gerçekleri yok saymış, barbarlığı maskelemeye çalışmıştır.</strong></p>
<p>Bir defa şunu herkes bilmelidir ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır.</p>
<p>Başbakan Miçotakis ne kadar karşı gelse de, Kıbrıs’ta egemen ve eşitlik temeline dayalı iki devletli çözümden başka bir çıkış yoktur.</p>
<p>Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklüğünün iradesi bu yöndedir.</p>
<p>Ya bunu seve seve kabullenecekler, ya da söke söke bu hedef gerçekleşecektir.</p>
<p>Helenizmin sözde acılarını ileri süren Yunanistan Başbakanı, Kıbrıs Türklüğüne yapılan katliamları, kanlı saldırıları, işkence ve mezalimleri ne zaman hatırlayacak, ne zaman itiraf ve ifade edecek şerefli duruşu gösterecektir?</p>
<p>Kıbrıs’ın kaderi Helenizm değil, Türklüktür.</p>
<p>ABD’nin kanatları altına korkakça sığınıp ileri geri konuşan bu Başbakanının Batı’nın piyonluğuna talip olması tarihi bir kırılma, onursuz bir acziyettir.</p>
<p><strong>Mavi Vatan haritasını ABD Başkanıyla görüşmesinde gündeme getirip Türkiye’yi aklınca şikayet eden Miçotakis, dedeleri gibi sinsidir, namerttir, Türkiye düşmanlığını siyasi rant kapısı görecek kadar küçülmüş ve hesap hatası yapmıştır.</strong></p>
<p>Türk milleti Yunanistan’ın taciz ve tahrik siyasetine sonuna kadar direnecek, Akdeniz ve Ege’deki saldırganlıklara her şartta göğüs gerecektir.</p>
<p>Türkiye çevresindeki kuşatmayı yaracak, muhasımların projelerini buruşturup yüzlerine fırlatacak azim ve kararlılıktadır.</p>
<p>Tüm bunlar oluyorken, zillet ittifakının Türkiye’nin yanında duruş gösterdiğini, milli haklarımızı ve milli güvenliğimizi savunduğunu duyanınız, göreniniz var mıdır?</p>
<p>Yunanistan’a karşı sesini yükselten bir CHP’den bahsetmek mümkün müdür?</p>
<p><strong>İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğiyle ilgili tartışmalarda Türkiye’nin lehine bir yorum, bir değerlendirme, bir görüş paylaşan, bu kapsamda milletimizin hissiyatına tercüman olan muhalefet zihniyetinden söz edilebilecek midir?</strong></p>
<p>Bu zillet ittifakı kimlerin dümen suyundadır?</p>
<p>Kimlerin talimatı, telkini ve tembihi altındadır?</p>
<p>Bre Allah’tan korkmaz, kuldan utanmazlar, Türkiye’nin milli çıkarlarını, milletimizin tarihi emanetlerini ne zaman müdafaa etmeyi düşünüyorsunuz? Daha ne olmasını bekliyorsunuz?</p>
<p>Bunların ağzını bıçak açmıyor, sanki hiçbir şey olmamış ve olmuyor gibi siyasi istismarlarına devam ediyorlar.</p>
<p>Ne acımızda varlar, ne de sevincimize ortaklar.</p>
<p>Fedakarlık deseniz ortaklıkta hiç yoklar.</p>
<p>Faziletleri kalmamış, millet ve vatan sevgileri bitmiş ve tükenmiş.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu’nun, 21 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Maltepe’de yaptığı miting esnasında, platforma üşüşen bir avuç hainin <em>“her yer kandil, her yer direniş” </em>sloganına ne bir tepki ne de bir itiraz duyulmuştur.</strong></p>
<p>ABD Büyükelçiliğinin mezkur miting öncesi kendi vatandaşlarını muhtemel olay çıkabileceği yönünde uyarması ise işin özünde CHP’yle paslaşmak, danışıklık dövüş bir kurgu, provokatif bir hamledir.</p>
<p>Bunu görüyoruz, emel ve hedef birlikteliği içinde olanların farkındayız.</p>
<p><strong>Sayın Kılıçdaroğlu, Yozgat’ta hani Kandil’i yerle yeksan edeceğini söylüyordun? Boş beleş konuşuyordun. Boşa sallayıp dolu tutmanın arayışındaydın. Ne oldu? “Milletin Sesi” ismiyle düzenlediğiniz mitinge Kandil’i taşımak isteyen vatan hainlerine niye bir şey demedin, diyemedin?</strong></p>
<p>“Ne geziyorsunuz, ne yapıyorsunuz, ne Kandil’i, PKK terör örgütüdür, siz de teröristsiniz” çıkışını neden yapamadın?</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun Maltepe Mitingi, HDP’nin, PKK’nın, FETÖ’nün, Pontus özlemi çeken çürümüşlerin mitingidir.</p>
<p><strong>Atatürk Havalimanı’nı kast ederek, “bu işte bir damla mürekkebi olan herkes vatan hainidir” diyen Kılıçdaroğlu asıl damgalı hainleri,  asıl gedikli işbirlikçileri görmek ve bilmek istiyorsa derhal çevresine ve ittifak içinde olduğu cinayet ve suç örgütlerine bakmalıdır.</strong></p>
<p>Ülke elden gidiyormuş, Kılıçdaroğlu’nun iddiası budur.</p>
<p>Ülkenin bir yere gittiği falan yoktur, giden, gidecek olan ve bir daha da dönmesi hayal olan zillet ittifakının ta kendisidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adaylığına iyice ısınan, ittifak ortaklarına çalım atan Kılıçdaroğlu, “mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz” diyecek kadar akli ve zihni melekelerini yitirmiştir.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu, Dersim sayfasını yeniden açıp yeni bir isyan teşebbüsünü aklından geçiriyorken, Türk milleti seni Cumhurbaşkanı yapmaz, yapamaz, yapmayacaktır.</p>
<p><strong>Boşuna çırpınma, layık olmayan, ehil olmayan, milli olmayan, yeterli olmayan, dahası yüreğinde kin ve nefreti barındıran şahsına cumhurun başkanlığı reva ve müstahak görülemez.</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun yolu yol değildir.</p>
<p>Birlikte yürüdüğü çıkar ortakları kendisi gibi doğru değildir.</p>
<p>Türk milleti 2023 yılının Haziran ayında seçimini yapacak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha ve açık ara farkla seçilecektir.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı da tarihi bir zafere imza atacaktır.</p>
<p>O zaman geldiğinde zillet ittifakı yalnızca nal toplayacak, Kılıçdaroğlu ile yuvarlak masada oturan marjinalleşmiş parti başkanları saklanacak yer arayacaklardır.</p>
<p><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası’nda 5 altın, 2 bronz madalya; Avrupa Tekvando ve Para Tekvando Şampiyonası’nda da 9 altın, 5 gümüş, 5 bronz madalya kazanan evlatlarımızı, antrenörlerini ve federasyon yönetimlerini yürekten kutluyorum.</p>
<p>Bizlere haklı bir gurur yaşatan kardeşlerimize özellikle teşekkür ediyorum.</p>
<p><strong>Anadolu Efes basketbol takımımızın üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olmasından dolayı da büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.</strong></p>
<p>Final karşılamasında Real Madrid’i yenen Anadolu Efes’in değerli oyuncularını, teknik kadroyu, federasyon yönetimini ayrı ayrı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.</p>
<p>Çok şükür peş peşe aldığımız sevindirici haberlerden birisi de voleybol alanındadır.</p>
<p>Vakıfbank Kadın Voleybol Takımımız, Avrupa Voleybol Konfederasyonu Şampiyonlar Ligi Süper Finali’nde İtalyan rakibini yenerek 2021-2022 sezonunda bir kez daha şampiyon olmuştur.</p>
<p><strong> Şampiyon takımımızı, başarılı sporcularımızı, teknik ekibi ve federasyon yönetimini candan kutluyorum.</strong></p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken siz değerli milletvekili arkadaşlarımı hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/05/25/mhp-lideri-gundeme-iliskin-onemli-mesajlar-verdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; MHP&#8217;de Büyük Kurultay Coşkusu</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/03/17/mhpde-buyuk-kurultay-coskusu/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/03/17/mhpde-buyuk-kurultay-coskusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2021 07:28:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP 13. Büyük Kurultay]]></category>
		<category><![CDATA[MHP büyük kurultay]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçi hareket partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=2569</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisinde geçtiğimiz yıl tamamlanan il ve ilçe kongreleri sonrası 13. Büyük kurultay tarihi 14 Mart 2021 Pazar günü olarak belirlenmişti. Ülkemizi ve tüm dünyayı sarsan salgın nedeni ile sokağa çıkma yasağının uygulanması nedeniyle, kurultay tarihi geçtiğimiz ay yapılan son MYK toplantısı ile 18 Mart 2021 Perşembe gününe alındı. Milliyetçi Hareket Partisi genel merkezi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisinde geçtiğimiz yıl tamamlanan il ve ilçe kongreleri sonrası 13. Büyük kurultay tarihi 14 Mart 2021 Pazar günü olarak belirlenmişti. Ülkemizi ve tüm dünyayı sarsan salgın nedeni ile sokağa çıkma yasağının uygulanması nedeniyle, kurultay tarihi geçtiğimiz ay yapılan son MYK toplantısı ile 18 Mart 2021 Perşembe gününe alındı.</strong><br />
Milliyetçi Hareket Partisi genel merkezi tarafından, 13.Olağan Büyük Kurultayı için genel başkan Devlet Bahçeli’nin sesi ile bir reklam Filmi de yayınlanması, parti tabanında büyük ilgi ile karşılandı. <strong>&#8220;İstiklal için dirlik, istikbal için birlik, kazanan Türkiye Olacak&#8221;</strong> sloganının ön plana çıktığı kurultay ile MHP&#8217;nin yeni vitrini şekillenecek.<br />
<strong>  Yayınlanan reklam filmi sosyal medya hesaplarında paylaşım rekorları kırarak gündemin ilk sırasına yerleşti.</strong><br />
Edinilen bilgilere göre, 13. Büyük kurultay için tüm hazırlıkların tamamlandığı, üst kurul delegeleri ve katılımcıların Covit-19 testlerinin yapıldığı öğrenildi.<br />
<strong>MHP Milliyetçi Hareket Partisi 13. Olağan Büyük Kurultayı 18 Mart 2021 Perşembe günü Ankara Spor Salonunda saat 10.00&#8217;da gerçekleşecek.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/03/17/mhpde-buyuk-kurultay-coskusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
