<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pankobirlik başkanı Recep Konuk &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/pankobirlik-baskani-recep-konuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Jun 2021 15:22:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.6</generator>
	<item>
		<title>-Üreticinin Dostu,Konya Şeker Sanayi Devleri Arasında</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/06/01/ureticinin-dostukonya-sekerden-buyuk-basari/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/06/01/ureticinin-dostukonya-sekerden-buyuk-basari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2021 15:22:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Torku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/ulku/?p=7129</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl gerçekleştirilen Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu 2020 Araştırmasının sonuçları açıklandı. Üretim ve tüketimi etkileyen salgın yılında İSO 500&#8217;ün ilk 50’sinde otomotiv, kimya, metalürji, enerji ve madencilik şirketlerinin ağırlıkları artarken gıda sektöründen sadece iki şirket ilk 50’deki yerini koruyabildi.  Üretimden satışlara göre yapılan sıralamada 59 Milyar 592 Milyon Liralık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl gerçekleştirilen Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu 2020 Araştırmasının sonuçları açıklandı. Üretim ve tüketimi etkileyen salgın yılında İSO 500&#8217;ün ilk 50’sinde otomotiv, kimya, metalürji, enerji ve madencilik şirketlerinin ağırlıkları artarken gıda sektöründen sadece iki şirket ilk 50’deki yerini koruyabildi.<br />
<strong> Üretimden satışlara göre yapılan sıralamada 59 Milyar 592 Milyon Liralık satış hasılatıyla TÜPRAŞ birinci sırada yer alırken, 2020 yılı üretimden satış rakamlarına göre Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu sıralamasında Konya Şeker bir önceki yıla göre ilk 50’de bir basamak daha yükselerek Sanayi Devleri arasında 48’inci sırada yer aldı.</strong><br />
Yaşanan başarı hakkında değerlendirme yapan Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, salgın nedeniyle olağan dışı bir süreç geçirildiğini Konya Şeker’in ise olağan çalışma performansını tekrarladığını vurgulayarak şunları söyledi; “2019 yılında Türkiye 51,7 milyon turist ağırlamıştı. Pandemi nedeniyle 2019 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı 16 Milyon ’un biraz altında kaldı. Yani bir önceki yıla göre yaklaşık 35,7 milyon daha az turist misafir edebildik. Bu olağanüstü süreç ve durumdan sadece turizm sektörü etkilenmedi.<br />
Bundan en çok etkilen sektörlerden biri de gıda sektörüdür. Daha az turist demek daha az et, daha az peynir, daha az şeker, daha az pasta, daha az kurabiye, daha az salam sucuk, daha az sebze tüketimi demek. Toplam talebin daralması demek. Keza, lokanta, kafe, restoran gibi gıdanın toplu tüketildiği ve toplu alım ile satışların yapıldığı yerlerinde faaliyetlerini normal zamanlarda ki gibi sürdürememesi, hatta zaman zaman bazılarının tamamen kapanması hem toplam gıda talebini hem de gıda satış kanallarımızı etkiledi.<br />
<strong> Anadolu Birlik Holding grup olarak bu olağan dışı sürece en iyi tepki veren ve çözüm üreten şirketlerden biri oldu. Üretimimizi azaltmamak için hem satış kanallarımızı sürece göre esnettik, sürece uygun alternatifler ekledik hem de madem turist bize gelemiyor biz turiste ürünümüzü götürürüz diyerek ihracat kapılarını zorladık ve şükür Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergileyerek üretim kaybı yaşamadan salgın yılını tamamladık.</strong><br />
Biz kurum olarak bu tür çalışmalara önem veriyoruz. Bu tür çalışmalara listede kurumumuzun ismi yer aldığı için önem atfetmiyoruz. Bu tür çalışmalara kendi performansımızı ülkedeki sanayi kuruluşlarının performansı ile gerçekçi bir şekilde kıyaslama imkânı verdiği için önemsiyoruz. Her yapılan çalışmadan biz kendimize dersler çıkarıyor varsa eksiklerimizi giderecek önlemleri alıyor, performansımızla önde olduğumuz hususları daha da nasıl geliştirebileceğimize kafa yoruyor, yükselen sektörleri bu tablolarla teyit edip, o sektörlerde neler yapabileceğimize çalışıyoruz. Mesela bu sene Türkiye’nin İlk 500’ündeki Sanayi Devleri üretimden satışlarını %15,3 arttırmış. Konya Şeker %21 arttırmış. Bir diğer grup şirketimiz Panagro %19,1 arttırmış. Her iki şirketimizde İlk 500 Sanayi Kuruluşu büyüme ortalamasının hissedilir oranda üstünde bir büyüme performansı sağlamış. Bu şu açıdan önemli, bizim büyümemiz, bizim üretimdeki büyümemiz üreticinin de büyümesi demektir. Bizim daha çok ürettirmemiz demektir ki, biz sıralamalardan parasal değerlerden çok işin o kısmını önemsiyoruz.<br />
<strong> Konya Şeker’in bu sıralamada yukarılara doğru tırmanması, ilk 50’nin değişmezi olması, Sanayi Devlerinin arasında pozisyonunu pekiştirmesi bir tesadüfün sonucu değildir. Konya Şeker kriz dönemlerinde ya da ekonomide yaşanan dalgalanma dönemlerinde bu listede bir parlayıp bir sönen şirketlerden de değildir. Konya Şeker son 18 yıldır istikrarlı bir şekilde yatırım yapıyor. Daha çok üretmek, daha çok ürettirmek için yatırım yapıyor. Bizim sloganımız belli, Konya Şeker ismini biz Türkiye’nin üreten gücü olarak tarif etmiştik. Bu bir inancın, iddianın ve hedefin ifadesiydi. Biz o iddia ve inancın gereği olarak hedefimizi her yıl bir önceki yıldan daha çok üretmek olarak belirledik. Bu iddia ve inançla yola çıkıp, hedeflerimizi de birer birer gerçekleştirince İSO’nun her yıl açıkladığı listede Konya Şeker’in istikrarlı bir şekilde üst sıralara tırmanması da zaten doğal bir sonuçtur. ”</strong><br />
Konya Şeker’in Türkiye Sanayisinin sadece belli bir coğrafi bölgede kurulu olursa gelişim gösterebileceği ya da başarılı olabileceği ezberini de, tarımsal sanayinin rantabl olmadığı yanılgısını da, çok ortaklı şirketlerle ilgili yanlış algıları da, kooperatif şirketlerin başarılı olamayacağı ön yargısını da son on yılda gösterdiği performansla yerle bir ettiğini, Anadolu’dan da, tarım sektöründen de Sanayi Devleri çıkabileceğini, kooperatif şirketlerin de başarılı olabileceğini tüm Türkiye’ye ispatladığını, bunun da İSO’nun açıkladığı sıralama ile teyit edildiğini belirten Başkan Recep Konuk “İstanbul Sanayi Odasının her yıl yaptığı bu sıralama bir tespittir. Yani İSO ülkedeki sanayi kuruluşlarının bir yıllık fotoğrafını çekiyor. 2020 yılı için hazırlanan raporda Konya Şeker salgın yılına, salgın nedeniyle turistlerin gelememesi ve toplam gıda tüketimindeki düşüşe rağmen ilk 50’deki pozisyonunu korumakla kalmadı, Türkiye ortalamasının üstünde büyüyerek bir basamak da ilerledi ve ilk 50 içindeki 2 gıda şirketinden biri oldu. Bu bizim için bir gurur tablosudur. Otomotiv, petrokimya, enerji, metalürji, madencilik, dayanıklı tüketim malları şirketlerinin ağırlığını iyice arttırdığı ilk 50’de olağan dışı sürece rağmen Konya Şeker kendi normalini tekrarladı. İlk 50’nin kahir ekseriyetini teşkil eden kuruluşlar İstanbul, Ankara, Kocaeli, Sakarya ve İzmir’de yer alıyor. Bu önemli bir ayrıntıdır. Birçok ilden hiçbir sanayi kuruluşunun ilk 500’de yer alamadığı listede hem üst sıralarda Konya Şeker’in yer alması hem de Konya Sanayi Odası mensubu şirketlerin de Konya Şeker’e bu listede eşlik etmesi Konya’nın son 15-20 yılda aldığı mesafenin göstergesi ve verdiği moralle de yakalanan ivmenin sürdürülmesi açısından önemlidir. Bu sanayileşme yarışında önlerde koşmayı başaran Konya Şeker, ilk 50’nin gediklisi olmuş ve ilk 100’de ise tek kooperatif şirketidir. Bu önemlidir. Çok ortaklı şirketlere karşı yanlış bazı ön yargıları, ezber haline gelmiş yaklaşımları, Konya Şeker’in gösterdiği performans bozmuştur. <strong>Bir diğer ayrıntı, listenin üst sıralarında artık bir tarımsal sanayi kuruluşu vardır ve oradan kopmayacağını, daha da yukarılara tırmanacağını son yıllarda istikrarlı bir şekilde yükselişini sürdürerek ispatlamıştır. Bu da ülke tarımı ve tarım sektörü açısından son derece önemlidir. Biz bir ezberi bozduk, bir tabuyu yıktık, yolu açtık. Şimdi beklentimiz bizim açtığımız yoldan çok daha fazla Kooperatif şirketinin geçmesidir. Çok daha fazla tarımsal üretimle ve üreticiyle iç içe tarımsal sanayi kuruluşunun o yolda yürümesidir.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/06/01/ureticinin-dostukonya-sekerden-buyuk-basari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-Konya Şeker&#8217;den Üreticiye Bayram Öncesi Avans Desteği</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/05/12/konya-sekerden-ureticiye-bayram-oncesi-avans-destegi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/05/12/konya-sekerden-ureticiye-bayram-oncesi-avans-destegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 May 2021 14:41:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Üreticiye avans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/ulku/?p=7091</guid>

					<description><![CDATA[Bir yılı aşkın süredir devam eden salgının bir an önce önlenerek normal hayata dönebilmek için ülke genelinde alınan önlemler çerçevesinde tam kapanmada idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı öncesinde Konya Şeker yetkililerinin yaptığı açıklamada şirketin gelenekselleşmiş yaklaşımını sürdüreceği ve üreticilerinin hesaplarına Bayram Avansını 11 Mayıs 2021 Salı günü yatıracağı belirtildi. Konya Şeker’den yapılan açıklama üzerine bir değerlendirme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yılı aşkın süredir devam eden salgının bir an önce önlenerek normal hayata dönebilmek için ülke genelinde alınan önlemler çerçevesinde tam kapanmada idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı öncesinde Konya Şeker yetkililerinin yaptığı açıklamada şirketin gelenekselleşmiş yaklaşımını sürdüreceği ve üreticilerinin hesaplarına Bayram Avansını 11 Mayıs 2021 Salı günü yatıracağı belirtildi. Konya Şeker’den yapılan açıklama üzerine bir değerlendirme yapan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk salgının sosyal hayat ve ekonomiyi, eğitimi, ticareti bir yıldan uzun süredir olumsuz etkilemesine dikkat çekti.<br />
<strong> Konuk, bu olumsuzluklara rağmen tarım sektörünün ve Türk çiftçisinin bu zor dönemde işini eksiksiz yaptığını ve pazar tezgâhlarının, market reyonlarının, mutfaklardaki tencerenin boş kalmasına müsaade etmediğini söyledi.</strong><br />
Finans ve bilişim sektörlerinden sonra salgın yılında tarım sektörünün üretimini %4,8 arttırdığını ve reel sektörler arasında yani üretime yönelik sektörler içinde ülke ekonomisine Türk çiftçisinin lokomotiflik yaptığını vurgulayarak “bir yıldan uzun bir süredir devam eden ve ne kadar süreceği ne zaman biteceği konusunda kesin bir öngörüde bulunulamayan salgında aşı, ilaç, sağlık ekipmanları, hastane kadar önemli bir temel ihtiyaç kalemi gıda maddeleridir. Bütün ihtiyaçlar, telefondu, arabaydı, gömlekti, tencereydi, bütün lüzumlu veya konfor arttırıcı akla gelen tüm ihtiyaçlar ertelenebilir, tatildi, arkadaşlarla sohbetler rahat günlere bırakılabilir. İki temel ihtiyaç ertelenemez, sonraya bırakılamaz; biri sağlık malzemeleri ve tedavi edici önleyici ilaçlar bir diğeri besin ihtiyacı, yani meyve sebze, her tür gıda maddesi. Allah’a şükür bu zor geçen süreçte Türk çiftçisi milletine karşı mahcup olmadı. Bir önceki yıl ürettiğinden fazlasını üretti. Bu belirsiz süreçte hem kurum olarak bizim hem de siyasetin temel görevi işleyen ve aksamayan gıda üretim ve tedarik zincirinin yine aksamadan çalışmasını sağlamaktır. Bu çerçevede Türkiye gıda tedarik zincirinin aksamaması, salgın ile birlikte gıda sıkıntısı da yaşanmaması için nasıl adalet sistemi işlesin diye avukatlar öncelikli olarak aşı programına dahil edildiyse, çiftçiden başlayarak gıda işletmelerinde ve dağıtım zincirinde çalışan herkesi bir an önce aşı programına dahil etmelidir. Bu talep bir iltimas talebi değil, salgının işletilmesi zaruri olan, aksadığında telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak gıda tedarik zincirinin bozulmaması için önlem talebidir. Türk çiftçisi ve O’nun kurumu olarak biz işimizi yapıyoruz, virüse çare bulamayız, ama hem devletimiz bu işleyen sistemin muhafazası için tedbir alabilir hem de biz ve ilgili kurumlar bu süreçte çiftçinin yükünü hafifletebilir, hafifletme mesuliyetini yerine getirebilir. Nitekim toplum sağlığı için tam kapanma ile girdiğimiz bu bayramda Konya Şeker üreticiye destek kapılarını açık tuttu. Sabır ve özen ile bu salgın da elbet bitecek, Konya Şeker’in iyi günde kötü günde üreticiye desteği hiç bitmeyecek” dedi.</p>
<p><strong>KONYA ŞEKER’İN AVANSLARI BÖLGE EKONOMİSİNE DİNAMİZİM KATIYOR</strong><br />
Gerçekleştirdiği tarımsal sanayi yatırımlarıyla üretici ortaklarının hem ürün çeşitliliğini arttıran hem de ürettiği ürünlerin değerinin artmasını sağlayan ve avans destekleriyle üretim aşamasında da üreticinin yanında olan Konya Şeker, üreticisinin maddi kaygılar nedeniyle bayramları buruk geçirmemesi için geleneksel hale getirdiği Bayram Avansını bu Ramazan Bayramı öncesinde de dağıtacak. Konya Şeker yetkililerinin yaptığı açıklamada Bayram Avanslarının 11 Mayıs 2021 Salı günü üreticilerin hesaplarına yatırılacağı belirtildi.<br />
Tam kapanmaya rağmen tarımsal üretimin aksamaması için çiftçilerin muaf tutulduğu ve tarladaki işlerin yoğun olduğu bir dönemde yapılacak bu nakdi ödeme hem bölge çiftçisi için hem de bölge ekonomisi için büyük önem arz ediyor. Ürün bedeli ödemelerinin yanı sıra periyodik aralıklarla gerçekleştirdiği avans ödemeleriyle de piyasaya sıcak paranın girmesini sağlayan Konya Şeker, bölge ekonomisinin hareketlenmesini ve ticaretin canlanmasına da vesile oluyor.</p>
<p><strong>ÇİFTÇİYE AŞI İLTİMAS DEĞİL, YOKLUK YAŞANMASIN DİYE TEDBİRDİR</strong><br />
Konya Şeker’den yapılan açıklama üzerine kısa bir değerlendirme yapan 25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, salgının sosyal hayat ve ekonomiyi, eğitimi, ticareti bir yıldan uzun süredir olumsuz etkilemesine rağmen tarım sektörünün ve Türk çiftçisinin bu zor dönemde işini eksiksiz yaptığını ve pazar tezgahlarının, market reyonlarının, mutfaklardaki tencerenin boş kalmasına müsaade etmediğini söyledi. Finans ve bilişim sektörlerinden sonra salgın yılında tarım sektörünün üretimini %4,8 arttırdığını ve reel sektörler arasında yani üretime yönelik sektörler içinde ülke ekonomisine Türk çiftçisinin lokomotiflik yaptığını vurgulayarak “bir yıldan uzun bir süredir devam eden ve ne kadar süreceği ne zaman biteceği konusunda kesin bir öngörüde bulunulamayan salgında aşı, ilaç, sağlık ekipmanları, hastane kadar önemli bir temel ihtiyaç kalemi gıda maddeleridir ve ekilen biçilen tarlalarıdır. Bütün ihtiyaçlar, telefondu, arabaydı, gömlekti, tencereydi, bütün lüzumlu veya konfor arttırıcı akla gelen tüm ihtiyaçlar ertelenebilir, tatildi, arkadaşlarla sohbetler rahat günlere bırakılabilir. İki temel ihtiyaç ertelenemez, sonraya bırakılamaz; biri sağlık malzemeleri ve tedavi edici önleyici ilaçlar bir diğeri besin ihtiyacı, yani meyve sebze, her tür gıda maddesi. Bu zor süreçte tedbirler listesinin ilk üç sırası hastalık, açlık ve güvenliktir. Allah’a şükür bu zor geçen süreçte Türk çiftçisi milletine karşı mahcup olmadı. Bir önceki yıl ürettiğinden fazlasını üretti. Bu belirsiz süreçte hem kurum olarak bizim hem de siyasetin temel görevi işleyen ve aksamayan gıda üretim ve tedarik zincirinin yine aksamadan çalışmasını sağlamaktır. Bu çerçevede Türkiye gıda tedarik zincirinin aksamaması, salgın ile birlikte gıda sıkıntısı da yaşanmaması için nasıl adalet sistemi işlesin diye avukatlar, ligler devam etsin diye sporcular öncelikli olarak aşı programına dahil edildiyse, çiftçiden başlayarak gıda işletmelerinde ve dağıtım zincirinde çalışan herkesi bir an önce aşı programına dahil etmelidir. Bu talep bir iltimas talebi değil, salgının işletilmesi zaruri olan, aksadığında telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak gıda tedarik zincirinin bozulmaması için önlem talebidir. Türk çiftçisi ve O’nun kurumu olarak işimizi yapıyoruz, virüse çare bulamayız ama hem devletimiz bu işleyen sistemin muhafazası için tedbir alabilir hem de biz ve ilgili kurumlar bu süreçte çiftçinin yükünü hafifletebilir, hafifletme mesuliyetini yerine getirebiliriz. Nitekim toplum sağlığı için tam kapanma ile girdiğimiz bu bayramda Konya Şeker üreticiye destek kapılarını açık tuttu. Sabır ve özen ile bu salgın da elbet bitecek, Konya Şeker’in iyi günde kötü günde üreticiye desteği hiç bitmeyecek” dedi.</p>
<p><strong>KONYA ŞEKER’İN TARIMA BAKIŞI HESABİ DEĞİL, HASBİDİR</strong><br />
“Tüm dünyayı etkileyen salgın bir yıldan fazla bir süredir bütün dünyada ekonomileri ve ticareti yavaşlattı, belirsizlikleri arttırdı. 15-16 ayı bulan bu süreç kesin olarak ispatladı ki, gıdada kendi kendine yeterlilik ulusal güvenlik ve toplumsal huzur açısından hayati önemdedir” diyen Başkan Recep Konuk şunları söyledi; “tarımsal üretimin önemine dair Konya Şeker olarak bizim kurumsal duruşumuz konjonktürden bağımsızdır, hesabi değil hasbidir. Bizim ısrarla ve tavizsiz savunduğumuz husus üretim ve daha çok üretimdir. Bu iddiamızın kaynağı bereketli topraklarımız, dayanağı ise kabiliyet ve becerisine güvendiğimiz çiftçilerimizdir. Bu ülkenin toprakları ve o toprakları alın teriyle ıslatan çiftçi ülkemizin gıda güvenliğini eksiksiz sağlayabileceği gibi ülkemizin eline dünya milletleriyle yarışında gıda ihracatı gibi güvenilir, sağlam ve her zaman iş yapacak bir kozu da sağlayabilecek yetkinliktedir. Bunun için gereken tek şey üreticinin üretirken tarlada desteksiz kalmamasıdır. Biz kurum olarak bu sene de her sene yaptığımızı yapıyor, zaman anormal olsa da kendi geleneksel duruşumuzu sergiliyoruz. Salgındı, zorluktu bakmıyor, üreticimizi bayramda parasız, tarlada yalnız bırakmıyor. Şartlar ne olursa olsun çiftçi kuruluşu Konya Şeker üreticiyi desteksiz bırakmaz. Önümüz Ramazan Bayramı, bu topraklardaki herkes gibi üreticinin de bayramları kaygıdan, hele hele maddi kaygılardan uzak karşılamaya hakkı var. Bu ülkenin en muteber insanları olan üreticilerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle bayramlarını buruk geçirmeleri gibi bir endişeye kapılmasına Konya Şeker müsaade etmez, bugüne kadar da etmedi, bundan sonra da etmeyecektir. Konya Şeker için üreticilerimizin yüzündeki tebessüm ile onların evlatlarının yaşadığı bayram coşkusu ve üreticilerimizin hanelerinde bayramların bayram gibi geçmesi her türlü ticari başarıdan daha kıymetlidir. On binlerin yüzündeki gülümseme, on binlerce hanedeki huzur her şeyden değerlidir. Rahmet ve bereket ayı Ramazan’ın son günlerini idrak ediyoruz ve inşallah Bayrama sağlık ve huzur içinde erişecek, Bayram sonrasında da en kısa sürede salgını da yenerek Kurban Bayramı’na Ramazan Bayramı’nın coşkudan uzak kalmamız nedeniyle oluşan hüznü de telafi edecek şekilde hazırlanacağız. Bu sene Bayram evlerimizde geçecek ama şunu zaten bütün çiftçilerimiz çok iyi bilir, bizim gönlümüz birdir ve her daim beraberiz.<br />
Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da Konya Şeker’in üreticimize sunduğumuz desteğin hem üreticilerimizin hem de ailelerinin bayram sevincine coşku katmasını, derde derman olmasını, Yüce Allah (C.C)&#8217;ın sağlık ve huzur içinde daha nice bayramlara hepimizi eriştirmesini temenni ediyorum. Aileleri ile birlikte tüm üreticilerimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı sağlık sıhhat duasıyla kutluyorum.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/05/12/konya-sekerden-ureticiye-bayram-oncesi-avans-destegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-Konuk; &#8220;Gözümüz Üretimde, Kulağımız Üreticide&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2020/06/22/konuk-gozumuz-uretimde-kulagimiz-ureticide/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2020/06/22/konuk-gozumuz-uretimde-kulagimiz-ureticide/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2020 22:34:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=2257</guid>

					<description><![CDATA[Tarımsal üretimi aksatmadan sürdürebilmek için maddi sıkıntılarla birlikte görünen görünmeyen çok sayıda problemi aşmaya çalışan üreticiyi Konya Şeker bu gayretinde desteksiz bırakmıyor. Ekonomik koşullar ne olursa olsun, konjonktür neyi dayatırsa dayatsın ayni ve nakdi avans ödemelerini tarımsal takvimin gereklerine ve ürünün gelişimini gözeterek üreticinin ihtiyacı çerçevesinde oluşturulan planlamaya göre yıllardır aksatmadan, düzenli şekilde yapan Konya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>        Tarımsal üretimi aksatmadan sürdürebilmek için maddi sıkıntılarla birlikte görünen görünmeyen çok sayıda problemi aşmaya çalışan üreticiyi Konya Şeker bu gayretinde desteksiz bırakmıyor. <strong>Ekonomik koşullar ne olursa olsun, konjonktür neyi dayatırsa dayatsın ayni ve nakdi avans ödemelerini tarımsal takvimin gereklerine ve ürünün gelişimini gözeterek üreticinin ihtiyacı çerçevesinde oluşturulan planlamaya göre yıllardır aksatmadan, düzenli şekilde yapan Konya Şeker, bahar aylarında çiftçiye verdiği gübre, tohum ve bayram avansından sonra şimdi de üreticinin çapa, elektrik, su parası için nakde ihtiyacının arttığı dönemde toplamda 44 Milyon 391 Bin 800 TL’lik nakit avansı üreticilerinin hesabına yatırdı</strong>. Bu ödemeyle birlikte Konya Şeker’in, avans toplamı 213,7 Milyon TL’ye ulaştı. Pandemi nedeniyle dünyanın gündeminde en üst sıralara tırmanan konulardan birinin gıda güvenliği, dolayısıyla da tarımsal üretim olduğunu hatırlatan <strong>PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, “gıda güvenliği ülke ihtiyacını karşılayacak miktar ve çeşitte üretim demektir. Gıda güvenliği, konjonktürün dayatması ile hatırlanacak veya konuşulacak dolgu malzemesi değildir. Gıda Güvenliği, en az kendine yetecek kadar üretebilmek ve bunu gelecekte de sürdürebilmeyi kapsayan hayati önemde bir konudur. </strong>Yani gıda güvenliği, her ülke ve tabi ki ülkemiz için de en az askeri güvenlik kadar önemli ve değişmez, masadan hiç kalkmaması gereken asli gündem maddesidir. Gıdada güvenliğinizi teminat altına almak için en az ihtiyacınızı karşılayacak kadar üreteceksiniz, yıllar itibarıyla artan nüfusun ihtiyacını karşılayacak kadar üretiminizi arttıracaksınız ve üretimi yıl yıl arttırarak sürdüreceksiniz. Bu süreklilik nasıl sağlanır? Üretime elverişli çevre şartları, planlama, arazi varlığının korunması ve geliştirilmesi, üretim altyapısı gibi unsurlar kadar önemli bir husus var ki o da üretici açısından üretimin cazibesini korumaktır. Yani üreticinin azimle ve şevkle üretmeye devam etmesini sağlamaktır. Bunun da yolu hasatta oluşan fiyatların üreticiyi tatmin etmesi kadar, üretirken tarlada tapanda, ağılda ahırda, bağda bahçede üreticinin kendisini yalnız hissetmemesi, üretme gayretinin desteksiz kalmamasıdır. Yani üreticinin yükünün omuzlanmasıdır. Konya Şeker olarak bizim avans desteklerimizin amacı üretici terlerken onların terini silebilmektir. Var günde yani hasattan sonra ortaya çıkmak herkesin işi, dar gününün yükünü paylaşmak Konya Şeker’in işi. Bizim gözümüz üretimde, kulağımız üreticide. Ürünün çapasının geldiğini görüyoruz. Elektrik parası, su parası ödenecek ama işi kolaylaştırması gerekenlerin zorlaştırdığını duyduk. Biz de üretici dara düşmesin istedik 44 Milyon 391 Bin 800 TL’lik avansı üreticilerimizin hesabına yatırdık” dedi.<br>         <strong>KONYA ŞEKER’İN ÜRETİCİYE DESTEĞİNİN TOPLAMI 213,7 MİLYON TL’YE ULAŞTI</strong><br>Tarımsal üretimi aksatmadan sürdürebilmek için maddi sıkıntılarla birlikte görünen görünmeyen çok sayıda problemi aşmaya çalışan üreticiyi Konya Şeker bu gayretinde desteksiz bırakmıyor. Ekonomik koşullar ne olursa olsun, konjonktür neyi dayatırsa dayatsın ayni ve nakdi avans ödemelerini tarımsal takvimin gereklerine ve ürünün gelişimini gözeterek üreticinin ihtiyacı çerçevesinde oluşturulan planlamaya göre yıllardır aksatmadan, düzenli şekilde yapan Konya Şeker, bahar aylarında çiftçiye verdiği gübre, tohum ve bayram avansından sonra şimdi de üreticinin çapa, elektrik, su parası için nakde ihtiyacının arttığı dönemde toplamda 44 Milyon 391 Bin 800 TL’lik nakit avansı üreticilerin hesaplarına 12 Haziran Cuma itibariyle yatırdı. 2020 – 2021 kampanya döneminde şu ana kadar üreticiye 169,3 Milyon TL’lik ayni ve nakdi ile bayram avansı ödeyen Konya Şeker’in, ödemesini yaptığı 44 Milyon 391 Bin 800 TL tutarındaki nakit avans ile birlikte daha Haziran ayının başında olmamıza rağmen üreticiye desteğinin toplamı 213,7 Milyon TL’ye ulaştı. Konya Şeker’in üreticilerin hesabına yatırdığı nakit avans bir yandan üreticinin tarımsal üretim için yapacağı harcamalarda elini rahatlatırken öte yandan da piyasaya çıkacak nakit para Konya’nın dört bir yanında çarşının da pazarın da hareketlenmesine vesile olacak.<br>       <strong>KONYA ÇİFTÇİSİ PANCAR ÜRETMEMİŞ OLSAYDI, BU YIL ÜLKEMİZ ETANOLÜ BULAMAYACAKTI</strong><br>Pandemi nedeniyle dünyanın gündeminde en üst sıralara tırmanan konulardan birinin gıda güvenliği, dolayısıyla da tarımsal üretim olduğunu hatırlatan  <strong>PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, </strong>“salgın bir kez daha ispatlamıştır ki, güçlü olmanın yolu her alanda ve sektörde üretmekten geçiyor. Aşı, ilaç, solunum cihazı ne kadar önemliyse, buğday, mısır, ayçiçeği, nohut, fasulye, şeker, et, süt o kadar önemlidir. Tıpkı savunma sanayi gibi, tekstil gibi, otomotiv gibi. Biri bir diğerinden önem sıralamasında daha geride değildir. Sadece temel ihtiyaç olan sağlık ürünleri ile gıda hayati açıdan zaruri özelliktedir. Bizim üretim, daha çok üretim ısrarımızın haklılığını bu süreçte yaşananlar ispatlamıştır. Salgın paniği iki sektördeki ürünlerin serbest dolaşımını kısıtlamıştır. Biri sağlık sektöründeki koruyucu ve tedavi edici ürünler, diğeri temel gıda ürünleri. İstisnasız bütün ülkeler az veya çok önce dönüp kendi stoklarına bakmış, bazı ürünlerin ihracatını yasaklamış, bazılarının da ihracatına kontrollü şekilde izin vermeye başlamıştır. Kriz zamanlarının özelliğidir, her ülke önce kendini düşünür, ticaret, dostluk sonra gelir. Bu pandemi süreci bize şunu göstermiştir, tarla önemlidir, bağ önemlidir, bahçe önemlidir, ahır önemlidir, ağıl önemlidir ve bu beylik bir laftan ibaret değildir. Bu önem hayati bir önemdir. Geçen yıl Konya çiftçisi pancar üretmemiş olsaydı, bu yıl ülkemiz etanolü bulamayacaktı. Pancar üretilmemiş olsaydı şekerimiz de yetmezdi. <strong>Çünkü pandemi sadece okulları, iş yerlerini, AVM’leri, stadyumları kapatmadı, sınırları da kapattı. Okullarla birlikte serbest piyasa da tatile çıktı. Üretici ülkeler ellerindeki buğdayı, fasulyeyi, nohudu, arpayı, ayçiçeğini satmamaya başladı.</strong> Eğer Türkiye üreten bir ülke olmasaydı, üretken bir tarım sektörüne sahip olmasaydı Allah göstermesin bugün normalleşme sürecine bu kadar güçlü başlayamayacaktık” diye konuştu.<br>    <strong> ÇİFTÇİNİN DAR GÜNÜNÜN YÜKÜNÜ PAYLAŞMAK KONYA ŞEKER’İN İŞİ</strong><br>Başkan Recep Konuk, açıklamasını şu cümlelerle tamamladı: “İçinden geçtiğimiz zor sürecin en büyük kazancı, tarımsal üretimin önemi ve gıda güvenliği konusunda oluşan toplumsal mutabakattır. Gıda güvenliği ülke ihtiyacını karşılayacak miktar ve çeşitte üretim demektir. Gıda güvenliği, konjonktürün dayatması ile hatırlanacak veya konuşulacak dolgu malzemesi değildir. Gıda Güvenliği, en az kendine yetecek kadar üretebilmek ve bunu gelecekte de sürdürebilmeyi de kapsayan hayati önemde bir konudur. <strong>Yani gıda güvenliği, her ülke ve tabi ki ülkemiz için de en az askeri güvenlik kadar önemli ve değişmez, masadan hiç kalkmaması gereken asli gündem maddesidir. Gıdada güvenliğinizi teminat altına almak için en az ihtiyacınızı karşılayacak kadar üreteceksiniz, yıllar itibarıyla artan nüfusun ihtiyacını karşılayacak kadar üretiminizi arttıracaksınız ve üretimi yıl yıl arttırarak sürdüreceksiniz. Bu süreklilik nasıl sağlanır? </strong>Üretime elverişli çevre şartları, planlama, arazi varlığının korunması ve geliştirilmesi, üretim altyapısı gibi unsurlar kadar önemli bir husus var ki o da üretici açısından üretimin cazibesini korumaktır. Yani üreticinin azimle ve şevkle üretmeye devam etmesini sağlamaktır. Bunun da yolu hasatta oluşan fiyatların üreticiyi tatmin etmesi kadar, üretirken tarlada tapanda, ağılda ahırda, bağda bahçede üreticinin kendisini yalnız hissetmemesi, üretme gayretinin desteksiz kalmamasıdır. Yani üreticinin yükünün omuzlanmasıdır. <strong>Konya Şeker olarak bizim avans desteklerimizin amacı üretici terlerken onların terini silebilmektir. Var günde yani hasattan sonra ortaya çıkmak herkesin işi, dar gününün yükünü paylaşmak Konya Şeker’in işi. Bizim gözümüz üretimde kulağımız üreticide. Ürünün çapasının geldiğini görüyoruz.</strong> Elektrik parası, su parası ödenecek ama işi kolaylaştırması gerekenlerin zorlaştırdığını duyduk. Biz de üretici dara düşmesin istedik 44 Milyon 391 Bin 800 TL’lik avansı üreticilerimizin hesabına yatırdık.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2020/06/22/konuk-gozumuz-uretimde-kulagimiz-ureticide/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-KONUK; Gıda Arzında Bir Sıkıntı Yoktur.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2020/03/21/konuk-gida-arzinda-bir-sikinti-yoktur/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2020/03/21/konuk-gida-arzinda-bir-sikinti-yoktur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2020 19:07:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konuktan açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=2080</guid>

					<description><![CDATA[KONUK; ÇİFTÇİNİN BİLEĞİ GÜÇLÜ, BEDENİ SAĞLAM OLACAK Kİ ÜRETİM DEVAM EDECEK, TÜRKİYE SALGINA RAĞMEN GIDADA SIKINTI YAŞAMAYACAK Korona virüsün yayılma riski nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde insanların olabildiğince kalabalıklardan uzak kalması tavsiye edilir ve iş yerlerinde sosyal teması olabildiğince azaltacak tedbirler alınırken, salgının oluşturduğu panik havası nedeniyle gıda ürünlerine yönelik tüketicide stoklama eğiliminin artması üzerine bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>KONUK; ÇİFTÇİNİN BİLEĞİ GÜÇLÜ, BEDENİ SAĞLAM OLACAK Kİ ÜRETİM DEVAM EDECEK, TÜRKİYE SALGINA RAĞMEN GIDADA SIKINTI YAŞAMAYACAK</strong></p>



<p>Korona virüsün yayılma riski nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde insanların olabildiğince kalabalıklardan uzak kalması tavsiye edilir ve iş yerlerinde sosyal teması olabildiğince azaltacak tedbirler alınırken, salgının oluşturduğu panik havası nedeniyle gıda ürünlerine yönelik tüketicide stoklama eğiliminin artması üzerine bir açıklama yapan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, gıda arzında bir sıkıntı olmadığını, vatandaşların ihtiyaç fazlası aldığı her gıda ürününün israfı artırmaktan öte bir işlevinin olmayacağını belirterek, gelecekte de gıda arzında sıkıntı yaşanmaması için ertelenemeyecek özelliğe sahip tarım takvimine ve sektörün bazı işleri emek yoğun yapmasına dikkat çekti ve salgının tarımsal üretimi de aksatmaması için tedbir alınmasını istedi.<br />Küresel pandemi ilan edilen Covid19 salgınının dünyadaki tarımsal ürün arzını nasıl ve hangi ölçüde etkileyeceğine dair öngörülerin henüz yapılamadığını vurgulayan Başkan Konuk, “tarımsal üretim önümüzdeki yıl her yıldan daha önemli. İhtiyaç hâsıl olursa ihtiyaç olan ürün dünya pazarlarından temin edebilir seçeneği elimizde olmayabilir. O nedenle bizim bu sene tarımsal üretimde salgın nedeniyle hiçbir aksamaya meydan vermememiz hayati önemdedir. Ülkemizin muazzam bir tarımsal üretim potansiyeli var. 84 milyonu da daha fazlasını da doyuracak bir üretim kapasitesine sahibiz. Yeter ki, üreticinin ekim, dikim, çapa, hasat faaliyetleri aksamasın. Bunu şunun için söylüyorum tarımsal faaliyet bazı aşamalarında emek yoğun bir sektör. Yani onlarca çiftçi, , tarım işçisi minibüs ile traktör ile yan yana tarlaya gidecek, evine dönecek, birlikte yemek yiyecek, gün boyu tarlada veya serada omuz omuza çalışacak. Mesela çapa, mesela fide dikimi, mesela seracılık, mesela meyve sebze toplama işi. Üstelik de bu işlerin hiçbirini erteleyemezsiniz. Fide dikimini Mayıs’a Haziran’a erteleyemezsiniz. Çapayı salgının bitimine öteleyemezsiniz, tarlayı yabani ot kaplar, seyreltmezseniz verimli üretim yapamazsınız. Serada kızarmış domatesi, biberi 1 ay sonra toplarız diyemezsiniz, dalında çürür. Yani tarım takvimi salgındı, hastalıktı gibi mücbir sebepleri bahane kabul etmez. Bitkinin ekim zamanından gelişimine kadar her aşamada işinizi günü gününe yaptınız yaptınız, yapamadınız ürün alamazsınız. Salgın bir gerçek. Bunu kabul edip tarladaki, seralardaki, çiftliklerdeki üreticiyi, çiftçiyi yatağa düşürmeden tarımsal üretimi nasıl sürdüreceğimizi düşünmemiz lazım. Tarım Bakanlığımız ile Sağlık Bakanlığımızın bir araya gelip salgını tarladan da uzak tutacak bir yol haritası çizmesi, gelecek sene gıda arzında sıkıntı yaşamamamız açısından hayati önemde. Üstelik de bunu hemen gerçekleştirmek zorundayız” dedi.<br /><strong>TÜRK ÇİFTÇİSİ, ÜLKEMİZİ KİMSEYE MUHTAÇ ETMEZ</strong><br />Korona virüsün yayılma riski nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde insanların olabildiğince kalabalıklardan uzak kalması tavsiye edilir ve iş yerlerinde sosyal teması olabildiğince azaltacak tedbirler alınırken, salgının oluşturduğu panik havası nedeniyle gıda ürünlerine yönelik tüketicide stoklama eğiliminin artması üzerine bir açıklama yapan ve tarım takviminin zorunlu kıldığı toplu çalışmayı gerektiren fide dikimi, çapa gibi tarladaki işlere dikkat çekerek salgının tarımsal üretimi etkilememesi için tedbir alınmasını talep eden PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, gıda arzında bir sıkıntı olmadığını, vatandaşların ihtiyaç fazlası aldığı her gıda ürününün israfı artırmaktan öte bir işlevinin olmayacağını belirterek, “boş market raflarını gösteren haber ve sosyal medya görüntüleri ülkemizde sanki gıda arzında bir sıkıntı varmış gibi bir hava yaratıyor ve bu konuda endişesi olmayanı bile maalesef endişelendiriyor. Türkiye’nin en büyük gıda üreticilerinden bir şirketin yönetim mesuliyetini üstlenen biri olarak şunu söylemek istiyorum ülkemizde gıda arzında bir sıkıntı yok. Tüm işletmelerimiz tam kapasite çalışıyor. Sektörde salgın nedeniyle duran, üretimine ara veren işletme yok. Kaldı ki bu işletmelerin birçoğu tarımsal girdisini zaten önceki hasat sezonundan temin etti ve işliyor. Tarım Bakanımız açıklama yaptı, ülkemizin hububat, bakliyat ve temel gıda ürünleri stoklarında ve arzında hiçbir sıkıntının olmadığını söyledi. Günlük olarak işletmelere gelen süt, besi gibi girdilerde de bir problem yok. Hayvan varlığımız salgın sebebiyle azalmadı. Seralardaki bitkiler kurumadı. Tarladaki kışlık ürünler bitmedi. Yani tarlada, seralarda, ahırda, ağılda, bahçede tarımsal faaliyet devam ediyor. Herkes müsterih olsun gıda üretim ve dağıtım zincirinde bir aksama, yavaşlama yok. Kısa vadede gıdayı sıkıntıya sokabilecek tek husus paniktir. Gıdada ülkemizi sıkıntıya sokacak tek husus vatandaşlarımızın kaygılarına mağlup olup ihtiyaçlarından fazlasını alıp gıda ürünlerinin çürümesine, bozulmasına, güvelenmesine sebep olacak kadar stoklaması ve çöpe atması olur. Bütün vatandaşlarımızdan ricam ihtiyaçları ve tüketebilecekleri kadar gıda ürünü almalarıdır. Merak etmesinler, Türk çiftçisi ve gıda sektörü milletimizi aç bırakmaz, ülkemizi kimseye muhtaç etmez” dedi.<br /><strong>SALGINI TARLADAN DA UZAK TUTACAK BİR YOL HARİTASININ ÇİZİLMESİ LAZIM</strong><br />Tarım sektöründe bir taraftan ekim dikim faaliyetlerinin devam ettiğini, bir taraftan da erkenci bölgelerde Nisan sonu, Mayıs başı gibi bazı ürünlerde hasadın başlayacağını belirten Başkan Konuk, gelecekte de gıda arzında sıkıntı yaşanmaması için ertelenemeyecek özelliğe sahip tarım takvimine ve sektörün bazı işleri emek yoğun yapmasına dikkat çekerek salgını tarım sektöründen olabildiğince uzak tutmanın hayati önemde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;<br />“Kısa vadede gıda sektöründe arzda sıkıntı olmaması geleceğe yönelik tedbir almamıza da mani değildir. Bunu şunun için söylüyorum, sıkıntı yaşamamak için, riski sıfırlamak için biz salgında en kötüye hazırlanmak zorundayız. Bu sene için sıkıntı yok, seneye de olmaması için gıda zincirinin ilk halkası tarımsal üretimi sorunsuz, aksaklığa meydan vermeyecek şekilde sürdürmek zorundayız. Bu en az aşı çalışmaları, tedavi edici ilaç çalışmaları kadar önemli bir husus. Bütün dünyada bir salgın var. Salgın ister istemez bütün sektörleri etkiliyor. Tarım sektörü de bundan muaf değil. Muaf olmadığı gibi hayati önemde. Seneye gıda arzında sıkıntı yaşamamak için gıda zincirinin ilk halkası tarımsal üretimi mutlaka başlatmamız ve hasada kadar sürdürmemiz lazım. Tarımsal üretim önümüzdeki yıl her yıldan daha önemli. İhtiyaç hasıl olursa ihtiyaç olan ürün dünya pazarlarından temin edebilir seçeneği elimizde olmayabilir. O nedenle bizim bu sene tarımsal üretimde salgın nedeniyle hiçbir aksamaya meydan vermememiz hayati önemdedir.<br />Ülkemizin muazzam bir tarımsal üretim potansiyeli var. 84 milyonu da bir o kadarını da doyuracak muazzam bir üretim kapasitesine sahibiz. Yeter ki, üreticinin ekim, dikim, çapa, hasat faaliyetleri aksamasın. Bunu şunun için söylüyorum tarımsal faaliyet bazı aşamalarında emek yoğun bir sektör. Yani onlarca çiftçi, , tarım işçisi minibüs ile traktör ile yan yana tarlaya gidecek, evine dönecek, birlikte yemek yiyecek, gün boyu tarlada veya serada omuz omuza çalışacak. Mesela çapa, mesela fide dikimi, mesela seracılık, mesela meyve sebze toplama işi. Üstelik de bu işlerin hiçbirini erteleyemezsiniz. Fide dikimini Mayıs’a, Haziran’a bırakamazsınız, hele bir salgın geçsin dikeriz diyemezsiniz. Çapayı salgının bitimine öteleyemezsiniz, tarlayı yabani ot kaplar, seyreltmezseniz verimli üretim yapamazsınız. Serada kızarmış domatesi, biberi 1 ay sonra toplarız diyemezsiniz, dalında çürür. Yani tarım takvimi salgındı, hastalıktı gibi mücbir sebepleri bahane kabul etmez. Bitkinin ekim zamanından gelişimine kadar her aşamada işinizi günü gününe yaptınız yaptınız, yapamadınız ürün alamazsınız. Salgın bir gerçek. Bunu kabul edip tarladaki seralardaki, çiftliklerdeki üreticiyi, çiftçiyi yatağa düşürmeden tarımsal üretimi nasıl sürdüreceğimizi de düşünmemiz lazım. Tarım Bakanlığımız ile Sağlık Bakanlığımızın bir araya gelip salgını tarladan da uzak tutacak bir yol haritası çizmesi gelecek sene gıda arzında sıkıntı yaşamamamız açısından hayati önemde. Üstelik de bunu hemen gerçekleştirmek zorundayız. Çünkü Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu’da domates, biber, karpuz gibi fideden ekim yapılan bitkilerin dikimi başladı. Nisan sonu Mayıs başı gibi İç Anadolu&#8217;da da başlayacak. Yine Nisan sonu Mayıs başı pancar ve diğer tohumdan ekilen ürünlerin çapası başlayacak. Salgın o güne kadar bitmezse sektör bundan mutlaka etkilenir. Evet, tehdit bugün için kalabalıkların yoğun olduğu kentlerde belki ama köyler ve tarlada çalışacak çiftçiler için de tehlike uzakta değil. Önümüzdeki aydan itibaren tarım işçilerinin hareketliliği başlayacak, çiftçi girdi temini için kentlere gelecek, firma temsilcileri köylere gidecek, yani kırsal ile kalabalıkların teması yoğunlaşacak. Salgın riski devam ederse bu haraketliliğin çiftçiyi salgınla yüz yüze bırakmaması için yapılacakları şimdiden düşünmemiz lazım. Tarımsal üretim fabrikasyon bir iş değil. Tohumdan hasada aylar sürüyor ve tarımsal üretimin olmazsa olmazı bileği güçlü bedeni sağlam çiftçi. O yoksa ya da ilgilenecek durumda değilse ürün de yok. Şunu unutmamak lazım pancar çapalanmazsa seneye etanol olmaz. Şeker olmaz. Domates fidesi dikilemezse salça karaborsaya düşer. Ahırlar boş kalırsa peynirimiz, sütümüz kimseye yetmez. O nedenle bizim ne yapıp edip salgını köylerden de uzak tutmamız şart. Uzak tutmak için de bir yol haritasına ihtiyacımız var. Biz her iki Bakanlığımıza da alacakları önlemlerde destek olmaya hazırız. Gıda güvenliği için çiftçi sağlığı diyoruz ve konuyu yetkililerin dikkatine arz ediyoruz.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2020/03/21/konuk-gida-arzinda-bir-sikinti-yoktur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Konya Şeker&#8217;den Türk Ekonomisine Büyük katkı</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2020/03/18/konya-sekerden-turk-ekonomisine-buyuk-katki-2/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2020/03/18/konya-sekerden-turk-ekonomisine-buyuk-katki-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2020 09:27:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konya şekerden etanol üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[panko birlik]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=2056</guid>

					<description><![CDATA[Çiftçiye verdiği destek ve oluşturduğu istihdam alanları ile Türk ekonomisine büyük destek veren Konya Şeker, ürettiği dezenfektan ham maddesi “Etanol” ile şimdi Milli Ekonomiye katkı sağlayarak ve Ülkemizi dışa bağımlı olmaktan kurtardı. PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele için ülkelerin etanol ihtiyacının arttığını ve bu yüzden ülkelerin etanol bulmakta zorlandığını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>           Çiftçiye verdiği destek ve oluşturduğu istihdam alanları ile Türk ekonomisine büyük destek veren Konya Şeker, ürettiği dezenfektan ham maddesi “Etanol”  ile şimdi Milli Ekonomiye katkı sağlayarak ve Ülkemizi dışa bağımlı olmaktan kurtardı.<br>      PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele için ülkelerin etanol ihtiyacının arttığını ve bu yüzden ülkelerin etanol bulmakta zorlandığını söyledi.<br>        Konuk,  Türkiye&#8217;nin etanol ihtiyacının yüzde 56&#8217;sını karşıladıklarını ve Türkiye&#8217;de etanol arzında sıkıntı yaşanmayacağını belirterek, artan talebin karşılanacağını ve bu yüzden vatandaşların müsterih olması gerektiğini dile getirdi.<br>            <strong>Başkan Konuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaptıkları hizmetler ve etanol üretimi hakkında bilgi verdi.</strong><br>         Son günlerde kolonya ve dezenfektan ürünlere yoğun talep olduğuna dikkat çeken Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk,  &#8220;Son günlerde kolonya ve dezenfektan ürünlere yoğun talep olduğu için fiyatlarda dalgalanmalar yaşandı. Bazı yerlerde kolonya bulunamadığına dair haberler geldi. Ancak milletimiz de kozmetik ve kimya sanayicilerimiz de kolonya imalatçılarımız da müsterih olsun. İhtiyaca yetecek kadar etil alkolümüz yani etanolümüz var. Normal zamanlara göre kolonyaya ve dezenfektan ürünlerine olan talep 10-15 kat artsa bile etil alkol arzında sıkıntı yaşanmaz.&#8221; Dedi.<br>       <strong> Konuk, </strong>etanolde herhangi bir arz sıkıntısının olmadığını belirterek; &#8220;Konya Şeker olarak 2012 yılından bu yana Türkiye&#8217;nin etanol ihtiyacının yüzde 56&#8217;sını karşılıyoruz. Yıllık 84 milyon litre etanol yani etil alkol üretiyoruz. Rafineri ve dağıtıcı lisansı sahiplerinin benzin türlerine yüzde 3 etanol harmanlama zorunluluğunun 3 ay askıya alınmasıyla bu üretimimizin tamamını dezenfektan ve kolonya için ayırdık. Bunun yanında kozmetik ve kimya sanayisinin ihtiyacı da sorunsuz karşılanacak.&#8221; Diye konuştu.<br>       Açıklamasında son zamanlarda ani talep artışından dolayı etanol arzında kısa süreli daralma olduğunu ifade eden Konuk, bu durumun taşımadan kaynaklandığını ve birkaç gün içerisinde çözüleceğini belirterek; &#8220;Her şey illa para ve ticaret değil. Ülkemiz rahat etsin diye bu zamana kadar benzine karıştırılması için sağladığımız etanolü koronavirüsten dolayı artan talebe ayırdık. Ülke insanımızın sağlığı söz konusu ise gerisi tamamen teferruattır. Bu anlayışla vatandaşlarımız rahat etsin. Çünkü piyasaya arz edeceğimiz etil alkole de ve bunu üretecek ham maddeye de çok şükür fazlasıyla sahibiz. Bu konuda ülkemizi hiç kimseye muhtaç etmeyeceğiz. Herhangi bir sorunumuz yok. Hiç kimse dışarıdan ve içeriden panik alımlar yapmasın.&#8221; Dedi.<br>       Dünya Sağlık Örgütünün korona virüsü küresel salgın ilan etmesinden bu yana uluslararası pazarlarda etil alkol bulunamadığını belirten Konuk, &#8220;Bugün 2-3 katını ödemeye razı olsak bile maalesef etil alkol bulamayacaktık. Etil alkol üretiminin ham maddesi melas da bulunmuyor. Melasın fiyatı 1 ay öncesine göre 2 katından fazla artmasına rağmen, kimse melasını kimseye vermiyor. Etil alkole uluslararası pazarlarda 2 bin 500 dolar verenler olmasına rağmen etil alkol satan yok. Çünkü her ülkenin buna ihtiyacı var. Şeker sanayisi olmayan dolayısıyla pancar veya kamıştan melas üretimi yapılmayan ya da tahıllardan etanol üretecek altyapıyı kurmayan ülkeler bugün hijyen, dezenfektan konusunda en şanssız ve sıkıntılı ülkelerdir.&#8221; Diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2020/03/18/konya-sekerden-turk-ekonomisine-buyuk-katki-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-Konya Şeker&#8217;in, “Türkiye Nüfusu Kadar Ağaç Projesi”ne Destek.</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2019/07/29/konya-sekerin-turkiye-nufusu-kadar-agac-projesine-destek/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2019/07/29/konya-sekerin-turkiye-nufusu-kadar-agac-projesine-destek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jul 2019 08:33:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konya şeker'den Ağaç dikme kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Torku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=1676</guid>

					<description><![CDATA[Konya Şeker’in yürüttüğü “Türkiye Nüfusu Kadar Ağaç Projesi”nde Denetimli Serbestliğe ayrılan hükümlülerin yer almasını sağlayan ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Konya Şeker arasında imzalanan protokol çerçevesinde 1 aydır sahada yapılan çalışmaları yerinde görmek için Kaşınhanı Ağaçlandırma Sahasında düzenlenen programa PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk ile birlikte katılan Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>        Konya Şeker’in yürüttüğü “Türkiye Nüfusu Kadar Ağaç Projesi”nde Denetimli Serbestliğe ayrılan hükümlülerin yer almasını sağlayan ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Konya Şeker arasında imzalanan protokol çerçevesinde 1 aydır sahada yapılan çalışmaları yerinde görmek için Kaşınhanı Ağaçlandırma Sahasında düzenlenen programa PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk ile birlikte katılan Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, bugüne kadar ağaçlandırma çalışmalarında yükü Torku’nun omuzladığını hatırlatarak “Burada bugün bu ağaçların yeni nesillere taşınması için otlarını biçiyorsunuz, büyümesi için sulanması ve etrafında temizlik yapılması gerekiyor, bunu sizler yapıyorsunuz. İnşallah bundan sonra Torku’muzla birlikte ağaçlandırma sahalarında olacağız. Konya bizim, bu ülke bizim, dolayısıyla çocuklarımıza bırakacağımız daha güzel bir Türkiye olacak” dedi. Açıklamasında yapılan ağaçlandırma çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan Recep Konuk da “Torku’nun özellikle çorak toprakların verimli ve bu ülkenin geleceğine katkı verecek, insanlığın, insanımızın nefeslenmesine, sağlıklı bir çevrede yaşamasına, hatta insanımızdan da öte kuşların ev tuttuğu, yuva tuttuğu, börtü böceğin binlercesinin yaşadığı, böyle bir ortamın ortak gayretle korunup geliştirilmesi konusunda, bu çalışmayı yapanların şevkini arttırmak için bu projeye omuz verilmesinde örnek bir modeli, Sayın Başsavcımız sayesinde Konya’mıza, ülkemize kazandırmış olduk. Devlet ebet müddet var olacaksa bu ülkede yaşayanlar olarak, hep beraber, güç birliği içerisinde bu ülkenin daha güzel, daha mamur olması için hepimiz elimizden geleni yapmak zorundayız” dedi.<br>        PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk’un önderliğinde başlatılan ve 16 yıl içerisinde 20 Milyona yakın ağaç dikilerek Konya Ovası’nın çorak görüntüsünü değiştiren “Türkiye Nüfusu Kadar Ağaç” projesine, yapılan protokol ile Adliye Teşkilatı da katıldı. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile yapılan protokol ile daha önce sadece Konya Şeker ağaçlandırma ekipleri tarafından yürütülen saha çalışmalarında ilk kez dışardan bir paydaş yer alıyor ve ağaçların dikiminden bakımına kadar her alanda ağaçlandırma faaliyetine destek veriyor. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Konya Şeker arasında imzalanan işbirliği protokolüyle denetimli serbestliğe ayrılan hükümlüler, ağaçlandırma çalışmaları için proje sahaları ve güzergahlarında Konya Şeker ağaçlandırma ekipleriyle ortak çalışma yürütüyor. Konya Şeker’in yürüttüğü “Türkiye Nüfusu Kadar Ağaç Projesi’nde Denetimli Serbestliğe ayrılan hükümlülerin yer almasını sağlayan ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Konya Şeker arasında imzalanan protokol çerçevesinde 1 aydır sahada yapılan çalışmaları yerinde görmek için Kaşınhanı Ağaçlandırma Sahasında düzenlenen programa katılan Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ile PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, protokol çerçevesinde saha çalışmalarının başladığı günden bugüne yapılan çalışmaları yerinde incelediler.<br>        Yaptıkları incelemede bakımı yapılan ağaçlandırma sahasını gezen Başsavcı Solmaz ve Başkan Konuk, işbirliği protokolü çerçevesinde 1 aydır ağaçlandırma sahasında budama, yabani otla mücadele, sulama çanağı açılması ve temizlenmesi gibi bakım çalışmalarına katılan ekipte yer alan hükümlüler ile yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldılar, yapılan çalışmada edindikleri tecrübeler hakkında sohbet ettiler. Yetkililerden çalışmanın verimi ve önümüzdeki süreçteki çalışma planı hakkında da değerlendirme ve bilgi alan Başsavcı Solmaz ve Başkan Konuk gerçekleştirdikleri inceleme sonrası kısa bir açıklama yaptılar.<br>     <strong> BUNDAN SONRA DA TORKU İLE BİRLİKTE AĞAÇLANDIRMA SAHALARINDA OLACAĞIZ</strong><br>       Bugüne kadar ağaçlandırma çalışmalarında yükü Torku’nun omuzladığını hatırlatan Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz açıklamasında “Buralar Türkiye’nin ortasında, Bozkır diye hitap edilen bir coğrafyada kurak alanlar olarak anlatıldı hep. Ama görüyorsunuz insanın emeği girince nasıl değişiyor. Burada yeşillenen yeri görünce, size ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu imkânın oluşmasında büyük emeği olan Sayın Başkanımız Recep Konuk’a teşekkür ediyorum. Ben buraya tayin olduğumda, diğer illere göre şu farkı yaşadım, Konya’ya gelirken yol kenarında ‘Torku tarafından ağaçlandırılmıştır’ ibaresini gördüm. Bunu görünce dedim ki Konya’ya girdim. Konya, coğrafya olarak Türkiye’nin en büyük ili, birçok ülkeden bile büyük. Böyle bir ilin bütün yollarının çevresini ağaçlandırmak, bakmak ve bu anlamda kendini sorumlu hissetmek, büyük bir maliyet, büyük bir yükü de gerektiriyor. Sağ olsun, Sayın Başkanımızın desteği ile birlikte, Torku ailesi olarak burada o yükü Konya adına yüklenmişler. Torku, Türkiye’nin büyük bir markası, Konya’mızın büyük bir markası ama büyük marka ile beraber bizim Bakanlığımızın sizlerle üretmiş olduğu emek bir araya gelince bizim, Konya’ya ve ülkemize borcumuz var, inşallah bu borcumuzu birlikte yerine getireceğiz. Burada bugün bu ağaçların yeni nesillere taşınması için otlarını biçiyorsunuz, büyümesi için sulanması ve etrafında temizlik yapılması gerekiyor, bunu sizler yapıyorsunuz. İnşallah bundan sonra da beraber yapabildiğimiz kadarıyla, Torku’muzla birlikte ağaçlandırma sahalarında olacağız. Konya bizim, bu ülke bizim, dolayısıyla çocuklarımıza bırakacağımız daha güzel bir Türkiye olacak. Onun için de buraları ağaçlandıracağız. Bu anlamda çok büyük emeği olan Recep Konuk Başkanımıza teşekkür ediyorum, çalışmalarınız için sizlere de çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.<br>    <strong> BU PROJE, MİLLETİMİZİN VATAN TOPRAĞINDAKİ KÖKLERİNİ GÜÇLENDİRECEK</strong> <br>       Başkan Recep Konuk ise yürütülen proje hakkında bilgi verirken ağaçlandırma çalışmalarına ilk defa saha çalışmasına kurum dışından fiili bir destek aldıklarını, bu gayrete adliye teşkilatının omuz verdiğini, bu katkı ve desteği çok kıymetli bulduğunu belirterek “Bugün ülkemizin geleceğinin var edilmesi, toprakla, coğrafyayla, özellikle milletimizin köklerini bu topraklara daha da çok salması adına Kurumumuzun başlattığı bu çalışmaya, adliyemizin yapılan 2 yıllık protokolle dâhil olması çok önemlidir. Fiilen, kader mahkûmlarının bu ağaçların bakımına, tabiatla ritmin sağlanmasına, bu ağaçların dünyaya, geleceğimize yapacağı katkıya verdiği fiili destek çok kıymetlidir. Başta Cumhuriyet Başsavcımız olmak üzere, adliyemize ve burada çalışan bütün arkadaşlarımıza teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ediyorum.<br> Torku’nun özellikle çorak toprakların verimli ve bu ülkenin geleceğine katkı verecek, insanlığın, insanımızın nefeslenmesine, sağlıklı bir çevrede yaşamasına, hatta insanımızdan da öte kuşların ev tuttuğu, yuva tuttuğu, börtü böceğin binlercesinin yaşadığı, böyle bir ortamın ortak gayretle korunup geliştirilmesi konusunda, bu çalışmayı yapanların şevkini arttırmak için bu projeye omuz verilmesinde örnek bir modeli, Sayın Başsavcımız sayesinde Konya’mıza, ülkemize kazandırmış olduk.<br>  Yenilenenler hariç 10 yaşın üzerindeki ağaçların kapladığı bu alan, artık kendi kendini de yenilemeye başladı. Kaşınhanı’nda iki ağaçlandırma sahamız var, 2006’da ağaçlandırdığımız 1’inci toplu ağaçlandırma alanı 350 dekar. 2’nci Toplu Ağaçlandırma Sahamız, 1.250 dekarlık bir alan. Burada ilk ağaç dikimine 2010 yılında başladık, 2011 ve 2012’de devam ettik.<br> Bugün verimli olarak gözüken, üzerinde ağaçların olduğu bu topraklar, üzerinde normal bitkinin yaşayamayacağı çorak alanlardı. Ama ağaçlar bu toprakları da ıslah ediyor, onlara da gelecek ve hayat veriyor. Bizim tesislerimizdeki atık ürünleri de burada değerlendirerek fevkalade verimli, yarınlarda da olacak büyük bir ağaçlandırma seferberliği yaptık ve bu alanları ağaçlarla buluşturduk. İşte buradaki ağaçların budanmaya, bakıma, bir anlamda sevgiye ihtiyacı var. O ihtiyacın giderilmesinde siz kıymetli kader mahkûmlarının katkısı çok kıymetlidir.<br>  Toplam 1.600 dekarlık alanın 800 dekarlık kısmındaki yaklaşık 150 Bin ağacın bakımını günde 4 saatten iki vardiya 60 kişilik bir ekiple bir ay gibi kısa bir sürede tamamlamak her babayiğidin harcı değil. Bunu samimi bir gayretle başaran babayiğitleri alkışlıyorum. Şimdilik 150 Binin üzerinde ağaca eliniz değdi daha elinizin değmesini bekleyen 20 Milyon ağaç, neşelendireceğiniz, şenlendireceğiniz milyonlarca kuş, alın terinizle çoğaltacağınız binlerce canlı hayat var.<br>  Konya Şeker, 10.000 Dekara yakın alanda, 5 bin kilometre civarında güzergâhta bugüne kadar yaklaşık 20 Milyon fidanı toprakla buluşturdu. Ağaç ve ağaçlandırma, toprağın vatan yapılmasına, vatan olarak ilan edilmesinde, sahiplenilmesinde, belki de en önemli adımların başında geliyor.<br>   Devlet ebet müddet var olacaksa bu ülkede yaşayanlar olarak, hep beraber, güç birliği içerisinde bu ülkenin var olması için hepimiz elimizden geleni yapmak zorundayız” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2019/07/29/konya-sekerin-turkiye-nufusu-kadar-agac-projesine-destek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konuk; &#8220;Bir Gün Değil, Her Gün Çiftçinin Yanındayız.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2019/06/19/konuk-bir-gun-degil-her-gun-ciftcinin-yanindayiz/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2019/06/19/konuk-bir-gun-degil-her-gun-ciftcinin-yanindayiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jun 2019 10:44:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Konuk Çiftçiye destek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=1597</guid>

					<description><![CDATA[“Konya Şeker’in her halükarda birinci önceliği üretene ve üretime destektir. Dış kaynaklı müdahaleler nedeniyle ülkemizde bir süredir ekonomide bir dalgalanma yaşanıyor, piyasaların puslu olduğu, piyasaların oynak olduğu bu dönemde de Konya Şeker’de görüntü berrak; var günde de dar günde de üreticiye destek, üretime destek. Bizim desteğimiz kuru kuruya bir destek değildir. Biz 20 senedir desteğimizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Konya Şeker’in her halükarda birinci önceliği üretene ve üretime destektir. Dış kaynaklı müdahaleler nedeniyle ülkemizde bir süredir ekonomide bir dalgalanma yaşanıyor, piyasaların puslu olduğu, piyasaların oynak olduğu bu dönemde de Konya Şeker’de görüntü berrak; var günde de dar günde de üreticiye destek, üretime destek. Bizim desteğimiz kuru kuruya bir destek değildir. Biz 20 senedir desteğimizi lafla değil icraatla yaptık. Bu çerçevede piyasalarda paranın dönmediği, herkesin piyasanın yönünün ne olacağını bekleyip parayı elde tuttuğu bir dönemde biz yine üstümüze düşeni yapıyor ve üreticimizi desteksiz bırakmıyor, 20 Haziran 2019 Perşembe günü 29 Milyon 774 Bin 920 TL tutarında, 5.974.426 Litre Motorin Avansının dağıtımına başlıyoruz” diyen Başkan Recep Konuk, Konya Şeker’in birinci önceliğinin; üretimin ve üretenin yanında yer almak olduğunu ifade etti.<br />BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN ÇİFTÇİNİN YANINDAYIZ<br />Bazı şirketlerin vardiya sayısını düşürdüğü ve üretimi kıstığı, istihdamın ve üretimin baskı altında olduğu bir dönemde üretimden yaptığı satışlara göre oluşturulan sıralamaya göre İstanbul Sanayi Odası (İSO)’nın &#8220;Türkiye&#8217;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu&#8221; listesine 4 şirketi ile birlikte giren, Türkiye’nin gıda devi Konya Şeker, ülkemiz ekonomisinin talepteki daralma nedeniyle kar marjlarının düşük seyrettiği, satış tahsilatlarında vadelerin uzadığı bir konjonktürden geçmesine rağmen üreticisini desteksiz bırakmadı. 29 Milyon 774 Bin 920 TL tutarında, 5.974.426 Litre Motorin Avansının dağıtımına 20 Haziran 2019 Perşembe günü başlayacak olan Konya Şeker, Ramazan Bayramı öncesi de üreticisine Bayram Avansı ödemesi yapmıştı.<br />Motorin avansıyla ilgili kısa bir açıklama yapan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, varlık sebeplerinin üretimi ve üreteni desteklemek olduğunu belirterek Konya Şeker’in bu önceliğinin şartlar ne olursa olsun hiçbir zaman değişmeyeceğini söyledi.<br />Var günde de dar günde de üreticinin yanında olduklarını vurgulayan Başkan Recep Konuk, “bizim mesuliyetimiz hal ve şart ne olursa olsun üreticimizi desteklemek, desteksiz bırakmamaktır. Ekonomik konjonktürü ve özelikle reel sektörde yaşanan bu seneye mahsus geçici zorlukları, piyasalardaki nakit sıkışıklığını söylemeye gerek yok. Paranın maliyetinin arttığı bu dönemde herkes, her şirket için hesap cüzdanındaki meblağı büyütmek daha önemli hale gelebilir. Ancak biz parayı büyütmenin hesabını değil, tarladaki ürünü büyütmenin hesabını yaparız. Bu sene zor bir sene. Üreticinin de şirketlerin de omzundaki yükün özellikle finansman yükünün arttığı bir sene. Biz var günde de dar günde de çiftçinin yanında olan bir kurumuz. Bu dar günde de biz yapabildiğimizin yine en çoğunu yapacağız ve çiftçinin yüküne omuz vereceğiz, piyasaların üreticiyi daraltmasına müsaade etmeyeceğiz.<br />Avans uygulaması, bir şirketi tarif için en önemli göstergelerden biridir. Bir şirketin bilanço odaklı mı, üretim odaklı mı, üretici odaklı mı olduğunu avans uygulamasından anlarsınız. Eğer önceliğiniz üretim ve üretici ise o toprağa atılacak tohumdan, o toprağı işleyecek traktörün deposuna kadar, hatta o toprağı işleyecek üreticinin günlük ihtiyaçlarına kadar her şeyi düşünür ve mazeret değil çare üretirsiniz. Odak noktanız bu değilse sadece hasatta görünürsünüz. Bizim odak noktamız üretim ve üreten olduğu için sadece bir gün değil her gün çiftçinin yanındayız. Öyle sözde de değil, avans desteğimizle, kurumun gücünü çiftçiye tahsis etmiş bir şekilde üretimin ve üretenin yanındayız. Bu desteklerimizin çiftçimizle aramızdaki ünsiyeti güçlendirdiğini biliyoruz, büyürken büyütüyor, güçlenirken güçlendiriyoruz. İşte sır burada. Tohum toprağa düşerken başlattığımız desteklerimiz, ürün hasat edilene kadar kesintisiz sürüyor. Biz çiftçi kuruluşuyuz, bunun için her zaman şunu ifade ediyoruz; bizim için büyük karlardan daha önemlisi çiftçimizin güçlü olması, kimseye muhtaç olmadan üretimini sürdürmesidir. 20 Haziran 2019 Perşembe günü dağıtacağımız 29 Milyon 774 Bin 920 TL tutarında, 5.974.426 Litre Motorin Avansı çiftçimizin nakit sıkıntısı çekmeden iş yapmasına imkân tanıyor” şeklinde konuştu.<br />AL ELMAYA TAŞ ATAN ÇOK OLUR<br />Konya Şeker’in büyümeye devam edeceğini ifade eden Başkan Konuk, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bugün 45 tesisimiz var. İSO ilk 500 listesinde Konya Şeker, Panagro, Soma ve Kangal olmak üzere 4 şirketimiz yer alıyor. Toplamda 4 şirketimizin cirosu 6 Milyar 531 Milyon 629 Bin 925 Lira. Türkiye’nin ilk 4 gıda devinden birisiyiz. Toplamda ihracat yaptığımız ülke sayısı 74, ihracat rakamımız ise 100 Milyon Dolar civarındadır. Yani Konya Şeker gıda sektöründe içerde artık en büyükler arasında yerini almış, dışarda ise dev adımlarla ilerlemeye başlamıştır. Al elmaya taş atan çok olur. Bizim de elmamız hem gittikçe büyüyor hem de alı göz kamaştırıyor. Tam da İSO 500’de 4 şirketimizle yer aldığımızın ilan edildiği günlerde okyanus ötesinden atılan taş aslında bu başarıya atılan taştır. Akıllı bir insan için asıl övgüler, dostlarının beğenmeleri değil, düşmanlarının diş gıcırtılarıdır, diyor yazar. Bizim için bu diş gıcırtıları yaptığımız işlerin doğruluğunun tescilidir. Konya Şeker’in büyümesi üretimin büyümesi, üreticinin işinin büyümesi, ağılın, ahırın büyümesi, harmanda işlerin artması demektir. Konya Şeker’in, 1999 yılında çiftçiden alabildiği tek ürün pancardı ve ödediği pancar bedeli yaklaşık 55 Milyon Liraydı. ‘Hedefimiz, büyüyerek tarımsal üretimi de büyütmek’ diyerek çıktığımız yolda 2018 yılı itibarıyla üreticisinden 26 kalem ürün alımı yapan ve 2 Milyar 300 Milyon Lira ürün bedeli ödeyebilen bir kurum haline geldik. Bu rakamlar bile, üreticimizin ülkemizin zenginliğinden aldığı payın son 19 yılda nasıl arttığını göstermesi bakımından çok önemlidir. Konya Şeker büyümeye de devam edecek, birilerinin canını sıkmaya, birilerinin ayağına basmaya, bu büyümeden rahatsız olanların rahatını bozmaya devam edecek.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2019/06/19/konuk-bir-gun-degil-her-gun-ciftcinin-yanindayiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya Şeker&#8217;den Bayram Avansı</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2019/05/29/konya-sekerden-bayram-avansi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2019/05/29/konya-sekerden-bayram-avansi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 15:25:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Konya şeker'den Bayram Avansı]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=1559</guid>

					<description><![CDATA[Üreticisinin tarladaki üretimine verdiği desteğin yanı sıra dini bayramları da üreticilerinin maddi kaygılardan uzak idrak edebilmesi için Bayram Avansı uygulaması başlatan ve ülkemizin ekonomik şartları ne olursa olsun bu uygulamayı ısrarla sürdüren Konya Şeker, bu Ramazan Bayramı öncesinde de geleneği bozmadı, çiftçilerin bayramı huzurlu bir şekilde geçirebilmesi için Bayram Avanslarını üreticilerin hesabına Perşembe günü yatırıyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>       Üreticisinin tarladaki üretimine verdiği desteğin yanı sıra dini bayramları da üreticilerinin maddi kaygılardan uzak idrak edebilmesi için Bayram Avansı uygulaması başlatan ve ülkemizin ekonomik şartları ne olursa olsun bu uygulamayı ısrarla sürdüren Konya Şeker, bu Ramazan Bayramı öncesinde de geleneği bozmadı, çiftçilerin bayramı huzurlu bir şekilde geçirebilmesi için Bayram Avanslarını üreticilerin hesabına Perşembe günü yatırıyor. Konya Şeker üreticilerine yaptığı bu avans ödemesi ile diğer yandan da piyasalara yüklü miktarda nakit paranın girmesini sağlayacak adımı atarak piyasaların canlanması için de gerekli sıcak parayı üretici üzerinden piyasaya sürmüş olacak. <br>   Bayramların barış, kardeşlik, hoşgörü ve dayanışma günleri olduğunu ve yardımlaşmanın bayramların mana ve anlamı ile bütünleştiğini söyleyen Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, “Konya Şeker olarak bizim mes&#8217;uliyetimiz, üreticimizin omzundaki yükü hafifletmektir. O yüke omuz verip yükü paylaşmaktır. Ekonominin genel şartları ne olursa olsun, ekonomik dalgalanmalar ne kadar zorlarsa zorlasın biz 2001’de de 2009’da da bu duruşumuzdan taviz vermedik. Biz şirketin yükünün değil üreticinin omuzundaki yükün hafiflemesinin hesabını yapan, üreticinin omuzundaki yükü hafifletince kendini başarılı sayan bir kurumuz. Bütün şirketlerin temkini elden bırakmadığı hatta bazılarının aşırı temkinli davrandığı bir konjonktür bu dönem. Ancak bizi bütün şirketlerden ayıran bir husus var, biz üretici şirketiyiz. Üreticinin işi beklemez, ihtiyaçları ertelenemez hele bayram harcaması hiç ertelenemez. Ve bizim mes&#8217;uliyetimiz üreticimizin yükünü paylaşmak, o yüke omuz vermek. Biz avans uygulamasıyla da o yüke bir nebze de olsa omuz verdiğimizi düşünüyoruz.<br> Üreticilerimizin gönül rahatlığı ve huzur içinde bayramı geçirmeleri bizim en büyük arzumuzdur. Onların mutluluğu bizim mutluluğumuzdur. Konya Şeker’in bizzat varlık sebebi üretici refahı ve mutluluğudur. O nedenle biz avans dağıtımıyla asli vazifemizi yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşıyoruz. Konya Şeker için üreticilerimizin yüzündeki tebessüm ile onların evlatlarının yaşadığı bayram coşkusu ve üreticilerimizin hanelerinde bayramların şeker tadında geçmesi her türlü ticari başarıdan kıymetlidir. Bu bayram avansının da hem üreticilerimizin hem de ailelerinin bayram sevincini katlayarak arttırmasını diliyorum” diye konuştu.<br>   Bayram Avansının bugün üreticilerin banka hesaplarına yattığını belirten Başkan Konuk, idrak ettiğimiz (edeceğimiz) mübarek Kadir Gecesi ile onun ardından kutlayacağımız Ramazan Bayramını şimdiden tebrik ederken, “bu rahmet ve bereket günlerinin üreticilerimiz, milletimiz ve tüm inananlar için hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2019/05/29/konya-sekerden-bayram-avansi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Recep Konuk, 19 Mayıs Mesajı yayınladı</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2019/05/19/recep-konuk-19-mayis-mesaji-yayinladi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2019/05/19/recep-konuk-19-mayis-mesaji-yayinladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 May 2019 09:04:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Konuk'tan 19 Mayıs açıklaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=1529</guid>

					<description><![CDATA[19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayınlayan Pankobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da attığı adımla milletimizin, esaretten istiklale doğru yürümeye başladığını belirterek, İstiklalimizi hedef alanların ve toprağımıza göz dikenlerin ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar Anadolu’ya namahrem elini değdirmemek için milletimizin o adımla yeniden ileri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>      19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayınlayan Pankobirlik  Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da attığı adımla milletimizin, esaretten istiklale doğru yürümeye başladığını belirterek, İstiklalimizi hedef alanların ve toprağımıza göz dikenlerin ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar Anadolu’ya namahrem elini değdirmemek için milletimizin o adımla yeniden ileri hamle yapacağını ifade etti.</p>



<p><strong><em>MİLLETİMİZ, 19 MAYIS’TA ESARETTEN İSTİKLALE YÜRÜMEYE BAŞLADI</em></strong></p>



<p>      “Bundan tam yüz yıl önce Cumhuriyetimizin Banisi Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’da öyle bir adım attı ki, o adım iki asır boyunca süren 3 kıtadan milletimizin son sığınma noktası Anadolu’ya yönelen ricatını durdurdu. İstiklalimizi hedef alanlar, toprağımıza göz dikenler ne kadar güçlü olursa olsun Anadolu’ya namahrem elini değdirmemek için milletimiz o adımla birlikte, yeniden ileri doğru hamle yaptı, esaretten istiklale yürümeye başladı. Tarih yazmış, dünyaya adaletle hükmetmiş ve adalet dağıtmış milletimizin yeniden şanlı bir geleceğe yürüyüşü başlatmasına tam yüz yıl önce cesaret ve kararlılıkla atılan o ilk adım vesile oldu.  19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapurundan Samsun’a atılan o ilk adım genç, dinamik ve inançlı bir yürüyüşün, gidişatı değiştiren yürüyüşün başlangıcıdır” diyen Başkan Recep Konuk 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında tarihin, gidişatı değiştiren adamları ve adımları yazdığını belirtti.</p>



<p><strong><em>19 MAYIS’TAKİ İLK ADIM, İSTİKLALE GİDEN YOLU AÇAN ADIMDIR</em></strong></p>



<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; 16 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıkıp 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlattığı istiklal yolcuğunun ilk adımlarını attığında milletin ve ülkenin durumunu, “koşulları ağır bir Ateşkes Anlaşması imzalanmış. Ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta. İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da. Adana iline Fransızlar; Urfa, Maraş, Antep’e İngilizler girmişler. Antalya ile Konya’da İtalyan birlikleri bulunuyor. Yunan ordusu İzmir’e çıkarılıyor. Ortada bir avuç Türk&#8217;ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son olarak bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşılmaktaydı” sözleriyle anlattığını hatırlatan Başkan Recep Konuk, “o ilk adım, istiklale giden yolu açan adımdır. O ilk adım, Anadolu’nun dört bir tarafını, her kesimden her kişisini bir bayrak altında toplayan adımdır. O ilk adım milletimizin zihnindeki acabaları dağıtan, mutlaka ve mutlak şekilde hürriyet, mutlaka ve mutlak şekilde bağımsızlık fikrini yeşerten ve büyüten adımdır. O ilk adım, bir milletin birbirine sarılarak ve birbirinden güç alarak bir ve beraber yaşama iradesini tüm dünyaya ilan etmesine öncülük eden adımdır. 100 yıl önce atılan o adımın milletimiz nezdinde inşa ettiği mana bütünlüğü hala dipdiri ve hala millet olmamızı ve istikbale bir ve beraber yürümemizi sağlayan, istikbalde de bir ve beraber yaşamamıza temel teşkil eden ortak paydamızdır” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong><em>19 MAYIS, TARİHİN DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR</em></strong></p>



<p>19 Mayıs’ın, millet hafızasına nakşettiği aynı iradenin, aynı kararlılık ve aynı mana bütünlüğünün bugün de bu topraklarda dipdiri ve canlı olduğunu aktaran Başkan Recep Konuk, “bizim milletimiz için 19 Mayıslar sadece bir deniz yolculuğunun karaya ayak basılmasıyla sonuçlanan kuru bir kavuşmadan, o kavuşmanın yıldönümünden ibaret değildir. 19 Mayıs, milletimizin tarihin akışı içinde defalarca yaptığı yeni başlangıçlardan, milletimiz için son bekleyenleri, son planlayanları hüsrana uğratan ayağa kalkışlardan, tarihin dönüm noktalarından biridir. 19 Mayıslarda biz o tarihin yüklendiği mana bütünlüğü ve mirastan geleceğimiz için dersler çıkarırız. O derslerden biri birliktir. Tarihin en çetin imtihanlarından geçerek çelikleşmiş birlik hasletimiz, her zorluğu aşmada milletimizin yaslandığı ve asla vazgeçmeyeceği en temel değerdir. Bir diğeri, şartlar ne olursa olsun umutsuzluk, karamsarlık ve teslimiyetin milletimizin karakteri olmadığıdır. Biz millet olarak bu özel günün milletimiz için yüklendiği manayı hafızamıza silinmemek üzere nakşettik. İstiklalin anlamını biliyoruz ve nasıl korunacağının da tam idrakindeyiz. Üzerimize düşeni dün olduğu gibi bugün de eksiksiz yerine getiriyor, yarınlarda da aynı mücadeleyi sürdürme kararlılığımızı muhafaza ediyoruz.  Biz o gün muharebe meydanlarında kazanılan egemenliğimize, istiklalimize, özellikle de birliğimize yapılan açık veya örtülü, fiili veya ekonomi kılıfına gizlenmiş olsun önemi yok, içten veya dıştan, her türlü saldırının, tehdidin farkındayız. Masa başında cetvelle çizilmiş, tarihin çöp tenekesine atılmış asırlık haritalarla küresel mühendislik hesaplarını tekrar tekrar ısıtanlar da, onların içerdeki dışardaki işbirlikçileri de ve yine kaba güçle diz çöktürmeyince ekonomi dâhil her türlü oyunu oynayanlar da unutmamalı ki onlar için şartların en uygun olduğu, milletimiz için şartların en zor olduğu bir dönemde bile o hesap milletimizin iradesi ve itirazıyla açılmamak üzere kapandı. Bugün türlü adlarla, masumiyet kılıfına gizlenmiş hain emellerle, proje organizasyonlar ve oluşumlarla, açıktan veya örtülü saldırılarla yürütülen, canlandırılmaya çalışılan birliğimize ve istiklalimize kasteden hesapların dün akıbeti nasıl hüsran olduysa bugün de, yarın da o hesapları yapanlar için akıbet aynıdır, ilanihaye aynı olacaktır. Biz millet olarak bu tür hesaplara itirazımızı 19 Mayıs 1919’da yaptığımız başlangıçla yaptık. O başlangıçtaki kararlılığımız da tarih sahnesinde sergilediğimiz duruş ve irade de dip diri ve ayaktadır. Bunu yeniden test etmeyi denemek, bu milletin tarihini ve karakterini bilmemek demektir. Bu gaflete düşenlerin ödeyecekleri bedelin ağırlığının ispatı milletimizin yakın tarihindedir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong><em>KARARLI MÜCADELEMİZİ İSTİKLAL VE İSTİKBAL İÇİN SÜRDÜRÜYORUZ</em></strong></p>



<p>Başkan Konuk, mesajına şu cümlelerle devam etti: “Birliğimize, dirliğimize ve vatan topraklarımıza kastedenler unutmamalı ki, milletçe 100 yıl önce çıktığımız o yolculukta, İstiklal Harbi meydanlarında neyin peşinde olduğumuzun tam idrakinde verdiğimiz kararlı mücadeleyi, 100 yıldır olduğu gibi gönlümüz ve zihnimiz hep genç, nefesimiz kuvvetli, bileğimiz güçlü olarak istiklal ve istikbal için sürdürüyoruz. O başlangıç ile o başlangıcın sonucunda elde ettiklerimizden geri adım atmama kararlılığımız tamdır ve 19 Mayıs’ta sergilenen kararlılık ile o başlangıcın ayağa kaldırdığı irade gençlerimizin yüksek korumasındadır. Nefesi kuvvetli, bileği güçlü, kararlı, idraki tam millet evlatlarının gerçekleştirdiği o yolculuğun sonunda kurulan genç Cumhuriyetimiz, kazanılan istiklali ve istikbalini gençlere emanet etti. Samsun’da vücut bulan iradenin hep diri, hep genç kalması, mücadele azminin gelecek kuşaklarda da var olması için, o başlangıç Türk Gençliğine bayram olarak ithaf edildi. Bedeni genç olanlar kadar, zihni ve idraki genç olanlara…</p>



<p>Millet olarak biz, emaneti taşıyan ve emanet ehli olduğunu milletimizin egemenliğini ve birliğini hedef alan her saldırıyı ön saflarda yer alarak akamete uğratan gençlerimizin başarılarıyla gururlanıyor, daha fazla desteği ve daha fazla imkânı hak ettiklerine inanıyoruz. Çünkü biz şunu biliyoruz ve şunun idrakindeyiz; fiziken de bedenen de zihnen de yaşlanan bir dünyada bizim en büyük gücümüz gençliğimiz ve gençlerimizdir. Gençlerimizin ve gençliğimizin enerjisiyle, gençlerimizin geniş ufku ve onların genç bakışıyla daha müreffeh, daha güçlü, daha saygın bir gelecek inşa etmek elimizdedir. Tıpkı Samsun’dan başlayan istiklal ve istikbal yürüyüşündeki gibi gençlerimizin birbiriyle omuz omuza yürümesini sağlayarak. Her bir gencimizin enerjisini ve kabiliyetini değerlendireceği ortamı hazırlayarak. Onların birbirine omuz vurmasına neden olan istismara açık zeminleri ortadan kaldırarak. Onların yaşadığı ve yaşayacağı ortamlardan ve ülkemizden sebebi ve sonucu her ne olursa olsun acı, hüzün, keder ve hayal kırıklığına sebep olan kardeşi kardeşe düşman eden bataklıkları kurutarak.</p>



<p>Biz şunu biliyor şuna inanıyoruz, bizim ülkemizin ne sokak köşelerinde, ne tarlada, ne bağda, ne okul ne fabrika kapılarında, ne dağda ne bayırda bir tek evladımızı bile kaybetme, bir tek evladımızın enerjisinden bile yararlanmama, bir tek evladımızın kabiliyetini bile köreltme lüksü yoktur. Çünkü biz bu ülkenin evlatlarının eline imkân verildiğinde neleri başarabileceğinin, destek sağlandığında neleri alt edebileceğinin şahidiyiz. Onların niteliklerine nitelik katmak, kabiliyetlerini daha da geliştirmelerini sağlamak elimizdedir. Onların başarı öykülerinin sayısını arttırmak da bizim elimizdedir. Bu mesleği, işi, uğraşı, inancı, düşüncesi ve siyasi görüşü her ne olursa olsun hepimizin ortak yükümlülüğü, ortak mesuliyetidir. O mesuliyetin merkezinde huzur ve güven ikliminin ülkenin her köşesinde tesisi yer alıyor. O iklim olacak ki gençlerimizin enerjisi bu ülkenin enerjisine enerji katacak. O iklim olacak ki, kıyıda köşede değerlendiremediğimiz hiçbir genç fikir kalmayacak.”</p>



<p><strong><em>GENÇLERİMİZ, İSTİKLALİMİZİ EKONOMİK SAHADA DA TAHKİM ETMEYE DEVAM EDECEK</em></strong></p>



<p>      Ülkemizin her taraf ve her köşesindeki tüm gençlerin desteği ve imkânı hak ettiğini vurgulayan Başkan Konuk, “19 Mayıs 1919’da başlayan yolculuğun sonucunda elde ettiğimiz kazanımlarımızın hem muhafazasının hem de daha ileriye taşınmasının gençliğin enerjisi ve dinamizmiyle mümkün olduğuna, onların enerji ve yetenekleri ile kabiliyetlerine yapılacak her yatırımın 19 Mayıs ruhunun gereği olduğuna samimiyetle inanıyoruz. O samimi inancımızın kaynağı imkân tanındığında, 20 yılda Anadolu’nun kalbinde tarladaki gençlerimizle fabrikalarımızdaki gençlerimizin başardıklarıdır. Tarlada üreten, üreteni değerlendiren binlerce genç ile zihni hep genç kalanlar enerjilerini birleştirince daha çok ve daha kaliteli üretilebileceğini de, sanayileşmede ve ticarette dünya ile yarışılabileceğini de, yeni gençlere istihdam alanları açılabileceğini de, refahın daha çok kişiye ulaşmasının sağlanabileceğini de Anadolu’nun kalbinde yaptıklarıyla ispatladılar. Onlar daha çoğunu yapacak, istiklalimizi ekonomik sahada da tahkim etmeye devam edecekler. Gelecek nesillerin daha müreffeh, daha güçlü Türkiye’de yaşaması için. Hayat ileriye doğru yaşanır. Ancak millet hayatında geleceğin nasıl yaşanacağını geçmiş nesillerin yaptıklarıyla bugünkü nesillerin yaptıkları ve yapacakları şekillendirir. Bugünkü nesillerin dedeleri, nineleri kısaca 2 asrı aşkın süre üzerine fasılasız hücum edilen, 8-10 kuşağı sürekli cephelerde boğuşan nesillerin o günkü evlatları elde kalan son vatan toprağı Anadolu ve Trakya’ya tüm imkânsızlıklara rağmen sahip çıkma irade ve kararlılığını gösterdiği, istiklalimize can pahasına sahip çıktığı için bugün hür, egemen ve geleceğe dair iddialara sahip olan bir millet olarak tarihi yürüyüşümüze devam edebiliyoruz. Bugün emanet bizim neslimizde, bugünkü kuşaklardadır. Bugünkü nesiller önceki nesillerden aldıkları emanete zeval getirmeden gelecek nesillere teslim etmekle yükümlüdür. Biz biliyoruz ki, bugünkü nesiller istiklalimizi tahkim edecek, egemenliğimizi hem siyasi hem sosyal hem ekonomik hayatta güçlendirecek, pekiştirecek ne kadar çok işe imza atarsa gelecek nesiller bu topraklarda o kadar huzurlu, o kadar müreffeh yaşayacak. Bu duygu ve düşüncelerle 100 yıl önce Samsun’da hürriyet ateşini yakan Ulu Önder Atatürk’ü, milletimizin istiklal ve istikbal yolculuğunda ona eşlik eden silah arkadaşlarını, yokluk ve yoksulluk içinde verdiği mücadeleden birliğe ve birbirlerine sarılarak zaferle çıkan ecdadımız ile aziz şehitlerimizi ve onların yaktığı istiklal meşalesinin sönmesine izin vermeyen demokrasi şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anarken, şuur, idrak ve nitelikleri ile gurur kaynağımız olan ve en büyük zenginliğimiz olarak gördüğümüz Cumhuriyetimizi yaşatma ve yüceltme mesuliyetini tevdi ettiğimiz, geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve tüm milletimizin Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2019/05/19/recep-konuk-19-mayis-mesaji-yayinladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Konuk; &#8220;Girdi maliyetleri, Çiftçinin üretme iştahını kaçırıyor.&#8221;</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2019/05/14/baskan-konuk-girdi-maliyetleri-ciftcinin-uretme-istahini-kaciriyor/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2019/05/14/baskan-konuk-girdi-maliyetleri-ciftcinin-uretme-istahini-kaciriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 09:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Pankobirlik başkanı Recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[recep Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Konuk'tan Çiftçiler günü mesajı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ulkufm.com.tr/?p=1515</guid>

					<description><![CDATA[Pankobirlik genel Başkanı Recep Konuk, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında tarımın, gıdanın bir ülkede vazgeçilemeyecek konulardan olduğuna işaret etti. Başkan Konuk, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla paylaştığı mesajında, Girdi maliyetlerinin, Çiftçinin üretme iştahını kaçırdığını belirterek; “Bugün Dünya Çiftçiler Günü. İlkokullarda yüksek sesle söylediğimiz gidip görülmese de bizim olan ve oralarda bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>       Pankobirlik genel Başkanı Recep Konuk, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında tarımın, gıdanın bir ülkede vazgeçilemeyecek konulardan olduğuna işaret etti. <br>     Başkan Konuk, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla paylaştığı mesajında, Girdi maliyetlerinin, Çiftçinin üretme iştahını kaçırdığını belirterek;  “Bugün Dünya Çiftçiler Günü. İlkokullarda yüksek sesle söylediğimiz gidip görülmese de bizim olan ve oralarda bir köyde yaşayan, ülkemizin sofralarını ürettikleri ile bezeyenlerin günü, bizim günümüz bugün. Biz bugün de işimizin başında olacağız.  Adlarına ithaf olunmuş bugünü bağında bahçesinde, tarlasında tapanında, yaylada merada üreterek, üretmek için emek sarf ederek geçirecek, hatta işiyle gücüyle uğraşırken bugünün kendilerine atfedilmiş özel bir gün olduğunu belki de hiç duymayacak, farkında bile olmayacak tüm çiftçilerimizin bu özel gününü yürekten kutluyorum. Bir meslek gurubuna, sosyal hayatımızdaki bazı vasıfları taşıyan kesimlere ithaf edilen günlerin bir özelliği vardır; bu günlerde adına gün atfedilen meslek erbabı veya sosyal hayattaki o özel kişilerin moral motivasyonunu yükseltmek, sosyal veya iktisadi hayattaki rollerinin önemini hatırlatmak, sosyal veya iktisadi hayata katkılarına vurgu yapmak, bir gün için de olsa kendilerini özel hissetmelerini sağlamak için toplu bir gayret gösterilir. Çiftçilere adanmış bu özel günde de sınırlı da olsa benzer mesajlar gazetelerde, televizyonlarda hep yer aldı, alıyor, alacak” diyen PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla paylaştığı mesajında, “Ancak bu gün vesilesiyle verilen mesajların, yapılan konuşmaların diğer özel günlerden farkı, tarım sektörümüzde kutlayanlardan isteklerinin de bu gün vesilesiyle dile getirilmesidir. Her üretici ve üretici örgütü çiftçilerimizin belini büken sorunlara çözüm talep ve beklentilerini bugün vesilesiyle bir kez daha seslendirir. Bugün ve özellikle bu sene bu seslerin duyulması ve karşılık bulması hususunda hiç olmadığı kadar toplumun tüm kesimlerinde ve ekonomimizin tüm sektörlerindeki kanaat önderlerinde görülmemiş bir mutabakat oluştuğu konusunda sanırım herkes hem fikirdir. Bu mutabakatı sağlayan maalesef, özellikle 2-3 yıl önce et fiyatları ile başlayan ve içinde bulunduğumuz yıl bazı tarım ürünlerinde oluşan fiyat artışlarıyla çarşıya, pazara, rafa kadar ulaşan, ülkemizdeki her hanenin sofrasını etkileyen tarım sektörümüzün bilindik meselelerinin görmezden gelinemeyecek sonuçlarıdır. Üretim ayağındaki işletme ölçeğinden kaynaklı verim problemlerimiz, çiftçinin omzunu çökerten, üretme iştahını kaçıran girdi maliyetleri, büyük ölçekli sulama projelerinin uzun yıllara yayılan yatırım süreci, tarla fiyatı ile tüketici fiyatı arasında oluşan devasa farklar ve üreticinin eline geçen cüzi paranın verimliliği arttıracak tarımsal ekipman ve araziye yatırım yapılmasına yetecek bir birikim sağlayamaması, tarımsal üretimin organizasyonu ve pazarlanması ayağında üretim planlamasındaki eksikliklerimiz, tüketici ile üretici arasındaki uzun, çok aktörlü ve üretimle tüketim arasında aslan payını alan aracılar silsilesi, tarım sektörümüze yönelik ve ülkemizdeki tarımsal faaliyete özel AR-GE çalışmalarındaki yetersizlikler, üreticinin tarımsal sanayi ve perakende ile irtibatının istisnaları dışında kopuk olması ve üreticinin ürünü üzerinden oluşan katma değerden hemen hemen hiç pay alamaması, birim alanda verimi dikkate almak yerine küresel rekabetçiliğimizi fiyat üzerinden kıyaslayan ve üretim kararı ile teşvik sistemini etkileyen fiyatlama problemleri gibi bunların üzerine daha bir çok detayın eklenebileceği meseleler. Bu meselelerin hiç biri çözülemeyecek çare bulunamayacak meseleler değildir. Çözümün ilk şartı, tarımsal üretimin dolayısıyla da gıda güvenliğinin tıpkı askeri güvenlik gibi milli güvenlik meselesi olduğunun kabulüdür. Şükür ki, bugün o irade mevcuttur ve yine şükür ki tarımsal üretimimizi arttırma, verimliliği yükseltme konusunda siyasetten, akademik dünyaya, ekonominin aktör ve kurumlarından medyamıza, sanayiciden, tüccardan mutfakta tencereyi kaynatanlara kadar herkes tam mutabakat halindedir. Bu mutabakatın sonuç vermesini ise en çok destekleyen, sonuca ulaşılmasını en çok isteyen şüphesiz bu özel günün asıl aktörleri, çiftçilerdir. Maalesef çiftçilerin beklemekten, temenni etmekten, meselelere çare üretilmesini istemekten başka yapabileceği çok şey yok. Çünkü çiftçi tek başına ne yapısal problemleri çözebilir ne girdi maliyetlerine kooperatif çatısı altında buluşup toplu alımla köpüğü sıyırmak hariç müdahil olabilir, ne tarladan pazara ulaşan zinciri tek başına kırabilir, ne de tarımsal AR-GE için bütçe ayırabilir. O bildiği en iyi işi yine en iyi şekilde yapar, bir tohumla alınabilecek en çok mahsulü alır, almaya devam eder. Ancak günümüz tarımsal üretiminde artık bu yetmiyor. Tarladaki o faaliyetin tarımsal finansman, üretim planlaması, tarımsal AR-GE, verimliliği arttıracak güçlü bir pazar organizasyonu ile de desteklenmesi gerekiyor. Bunun için herkese, sektörle ilgili veya ilintili herkese görev düşüyor. Bu görevler içinde öncelikli görev ise herhangi bir ürünün fiyatı oynadığında sanık koltuğuna çiftçinin oturtulmamasıdır. Çiftçiye parmak sallayıp, ithal ikamesi ile terbiye etmeye kalkmamaktır. El birliği ile daha ucuz üretmenin yolunu aramaktır. Verimliliği arttıracak çarelere odaklanmaktır. Üretimi arttıracak çareleri bulmaktır. Meseleleri çözmek için adım atmaktır” diye konuştu.<br>   <strong><em>   FİYATLARIN ARTMASINDAN ÜRETİCİ TÜKETİCİDEN DAHA ÇOK RAHATSIZDIR</em></strong><br> Tarımsal üretimde fiyatın sonuç olduğunu, o sonuçta da girdi maliyetlerinden tarımsal finansman yüküne, ürünün pazara yolculuğundaki durak sayısından aracıların aldığı paylara, dekara alınan tonajdan mevsimsel yağışlara kadar birçok faktörün etkili olduğunu vurgulayan Başkan Recep Konuk, mesajına şu cümlelerle devam etti:  “En az etki ise çiftçi etkisidir. Eğer sonuç rahatsızlık veriyor ise ki verdiği konusunda herkes hem fikirdir, yapılacak bellidir; sebeplere dokunmak. Sebeplere dokunmaktan kaçınamayacağımız, sebeplere dokunmayı erteleyemeyeceğimiz bir dönemdeyiz. Bunu bazı tarımsal ürün fiyatlarının gündemde yer etmesinden bağımsız söylüyorum. O fiyatlardan üretici tüketiciden daha çok rahatsızdır. Çünkü müsebbibi olmadığı bir sonucun zanlısı muamelesi görmektedir. Sözünü ettiğim dönem ekonomimizdeki dalgalanmaları aşıp yeniden kesintisiz bir yükselmeyi başlatabilmek için kaçırmamamız gereken bir dönemdir. Yeni bir ekonomik sıçrama için, orta gelir grubundan üst gelir grubuna terfi için en az yatırımla en mükemmel sonucu alabileceğimiz tek sektör tarım sektörüdür. Adam Smith İngiltere’deki Sanayi Devrimini değerlendirirken “kırsal sanayi tarımın yavrularıdır” tespitini yapıyor. Tom Standage ise “İnsanlığın Yeme Tarihi” isimli kitabında sanayi ve ticarette hızlı gelişen dünyadaki sadece iki istisnayı teşkil eden Singapur ve Hong Kong’u ayrı tutup, “(sanayileşme) sürecin(in) başlatılmasında tarımsal üretkenlikteki artış olmazsa olmaz bir rol oynar; hiçbir ülke bu olmaksızın sanayileşmesini gerçekleştiremez” sözleriyle Simith’in tespitini bir ileri noktaya taşır yaptığı kapsamlı çalışmada ve Çin’in 1970’lerin sonlarına doğru başlayan tarımsal üretimdeki sıçraması sonrası gelen sanayideki çarpıcı ivmesi ile Hindistan’daki aynı değişimin verdiği aynı sonucu detaylı şekilde örnek gösterir. Aslında bizim bu tespitlere, bu örneklere ihtiyacımız da yok. Çünkü bizim yakın tarihimiz bunun ispatıdır. “Eğer vatan kupkuru dağ ve taşlardan, viran köy, kasaba ve şehirlerden ibaret olsaydı onun zindandan farkı olmazdı. Bu vatan evlât ve ahfadımız için cennet yapılmaya layıktır. Bu faaliyet-i iktisadiye ile kabildir. Arzumuz şudur; Artık bu memleket fakir, millet hakir değil, memleketimiz zenginler memleketi olsun.” Bu sözler Mustafa Kemal’in sözleridir. Ve o yıllarda iktisadi faaliyeti başlatmak için de formülü şöyle verir; “Bu memleketin efradı ellerinde numuneleriyle, ziraat, ticaret, say ve sapanın mümessili olsun.” Bu yaklaşım bir başlangıç oldu o günlerde. Savaşlarla yorgun ve bitap düşmüş, milyonlarca evladını şahadete uğurlamış, sermayesi göç etmiş, sanayisi ve üretim altyapısı tahrip olmuş ülkemiz elde kalan tek sermayesi olan toprağına sahip çıkarak ve üreterek mamur bir ülkenin inşasını tarım sektöründe Cumhuriyet ile birlikte yaptığı sıçrama ile başlattı. Cumhuriyetimizin nişaneleri ilk sanayi hamlemizin şeker, çimento, kâğıt, dokuma fabrikaları, örülen demir ağlar, açılan üniversiteler, hastaneler gibi eserler o gün tarımdan biriktirdiklerimizle inşa edilen eserler olurken bugünün fabrikaları, hastaneleri, yolları, okulları, limanları o üretimin verdiği ilk ivmenin eseri ve büyük oranda da o üretimin ekonomimize verdiği can suyunun sonucudur. Daha yakın dönem tecrübemiz ise dün kadar yakındır. Son 40 yılının ilk 23 yılında başını öne eğmiş, tüm üretim rakamlarında yıl yıl eriyen tarım sektörümüzün başını kaldırıp 20 küsur yılda kaybettiklerinden fazlasını yerine koyduğu ve dünyadaki en büyük tarım ekonomileri arasında 11’inci sıradan 7’nci sıraya yükseldiği dönemde milli gelirimiz 4’e katlanırken, sanayimiz, ihracatımız, tüm sektörler göz kamaştırıcı bir büyüme performansı göstermiştir. Kendi tecrübelerimiz de ispatlamıştır ki diğer tüm etkenler ile birlikte yeni bir sıçrama, yeni bir başarı hikâyesi, orta gelir çemberini kırıp atmak için güneşin daha çok hasadından ibaret olan tarımsal üretimde yeni bir sıçrama yapmak olmazsa olmazımızdır. Bu sıçramayı yapmak için hem fiziki avantajlarımız vardır hem de bu sıçrama için gerekli insan gücü dünyadaki hiçbir ülkede ülkemizdeki kadar yoktur. Arazi varlığı, iklim yapısı, sahip olduğu endemik tür zenginliği ile dünyanın tarımsal üretim için en şanslı ve Yüce Allah’ın bahşettiği en bereketli coğrafyalardan birine sahip olan ülkemizin, geleceğin dünyasında daha kuvvetli, daha kudretli, daha zengin ve daha itibarlı konuma ulaşabilmek için en büyük avantajı bu potansiyeli harekete geçirecek kabiliyet ve nitelikte insan kaynağına da sahip olmasıdır. Kâğıt üstü avantajlarınız her ne olursa olsun bunu hayata taşıyacak, o avantajlardan zenginlik üretecek olan sahip olduğunuz insan gücüdür ve tarımsal üretim konusunda sahip olduğumuz potansiyelden zenginlik üretecek olan da Türk çiftçisidir. Bugün kendisine atfedilmiş özel günü üreterek kutlayan Türk çiftçisi bu potansiyeli harekete geçirerek, ülkemizin geleceğini inşa edecek, ülkemizin zenginliğine zenginlik katacak, evlatlarımızın tabağındaki yemeğin miktarını ve kalitesini arttıracak, elindeki lokmaya sahip çıkacak, gıda güvenliğimizin teminatı olacak idrake sahiptir ve bunu gerçekleştirebilecek kudret ve kabiliyettedir. Bu idrak ve nitelikteki Türk çiftçisinin parlak bir gelecek konusunda hem umudu hem de arkasında büyük bir desteği vardır. Türk çiftçisinin umudu vardır çünkü bilindik meselelerin çözümü için bir mutabakat zemini, yaşananların zorlamasıyla da olsa oluşmuştur. Türk çiftçisinin umudu vardır çünkü Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeline yürekten inanan bir irade devletimizin en üst makamında mevcuttur. “Bizim petrolümüz yok, bizim uçsuz bucaksız altın madenlerimiz de yok ama belki bunlardan çok daha önemli, çok daha değerli bereketli topraklarımız var. Tarımı bu ülkenin en büyük zenginliği ve geleceğin garantisi olarak görüyoruz. Ülkemizi dünyanın gıda üssü yapmak için tüm imkânlarımızı seferber ettik” sözleri ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği vizyon ve hedef Türk çiftçisinin de hedefidir ve bu sözler o hedeflere ulaşılacağının da bugünkü meselelerin aşılacağının da en büyük güvencesidir. Dün tarım sektörümüze verilen hedef kendi kendine yeten ülke idi. Bugünün Türkiye’sinin hedefi dünyanın en gelişmiş ilk beş tarım ekonomisinden biri olmak, tarımsal hâsılayı 2023’te 150 Milyar Dolara çıkarmak ve kendimize yetenden fazlasını üreterek tarım ürünleri ihracatında 40 milyar dolar sınırını aşmaktır. Bunlar, bu hedefler bugünün geleceğe borcu ve taahhüdüdür ve Türk çiftçisi bu hedefleri fazlasıyla aşabilecek kabiliyettedir. Türk çiftçisinin kabiliyet ve başarısının beylik laflardan ibaret olmadığının, verilecek küçücük destekle büyük başarıların elde edilebileceğinin ispatı ise Pancar Kooperatiflerinin son dönemde tarım ve tarımsal sanayide gerçekleştirdikleridir. Özelde pancar, genelde Türk çiftçisi omzundaki yük hafifletildiğinde, toprakla ve pazarlarla arasına örülen duvarlar kalktığında neleri başarabileceğini kendi inşa ettiği sanayi tesisleriyle ispatladı. Kendi üretimini teminat altına alabileceğini, en önemlisi de küresel ekonomik sistemde rekabetçi yapısı ile dünyayla yarışabileceğini gösterdi. Ve bu organizasyon 365 gününü çiftçiler günü ilan ederek, çiftçinin omzundaki tarım dışı yükleri kaldırmak, üretimde sürekliliği ve sürdürülebilirliği sağlamak, tarım sanayi entegrasyonunu tesis ederek dünya ile rekabette Türk çiftçisini avantajlı hale getirmek için çalışıyor. Tarımsal Ar-Ge ile tarımın geleceğine yatırım yaparken, yeni tarım teknik ve teknolojilerini ülkemize kazandırıyor. Bu tesisleri ve örnekleri çoğaltmak elimizdedir. Artan her tesis daha çok ürün, daha çok üretim, daha çok kazanç demektir. Artan her tesis, alın teri kurumadan emeğin karşılığını aldığı, üretimin mübarek sayıldığı, ekerken ve biçerken emeğin boşa gideceği endişesinin asla taşınmadığı ve merkezinde Türk çiftçisinin yer aldığı bir iddiayı realize etmektir.<br> İçindeyiz ve biliyoruz bu toprakların Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş ekonomik güçlerinden biri yapacak potansiyeli var. Ve bu topraklar kendisini sevgiyle işleyenlere bereketini sunmakta, cömert ve şefkatli davranmakta gani gönüllü. Ve bu toprakların bereket ve cömertliğini zenginliğe dönüştürme kabiliyeti ve tecrübesi de Türk çiftçisinde var.<br> Bugün tarım sektörünün en uzağında olanlar da unutmamalı ki, Cumhuriyetimiz kurulalı daha yüz yıl olmadı. O yılların Türkiye’sinin en önemli üretim kalemi tarım ürünleridir ve istihdamın % 90’ı tarımdadır. Bugünün işadamlarının, mühendislerinin, doktorlarının, akademisyenlerinin, gazetecilerinin, sanatçılarının, siyasetçilerinin akla gelen her meslek mensubunun pek çoğu buğday, pancar, pamuk, tütün parasıyla, kısaca üretimden arttırılarak ayrılan parayla meslek sahibi oldular. İstisnaları dışında bizim ülkemizin her ailesi birkaç kuşak öncesinden çiftçidir. İşte bugün kutlanan dünya çiftçiler günü hala topraktan ve üretimden kopmayanlara ithaf edilen bir gündür. Onlar, şehirlerde yaşayan ve başka sektörlerde çalışanların sılada bıraktıkları, akrabaları, komşularıdırlar. Onlar, hala toprakla hem hal olup bu topraklarda 11.000 yıllık bir tarihe sahip, birçok mesleğin ve sektörün filizlenmesini sağlayan işi yapmaya devam edenlerdir. Onlar, hala topraktan değer üreterek, üretim zincirini başlatıp katma değer oluşmasını sağlayarak, başka şehirlerdeki ve başka sektörlerdeki akrabalarının, komşularının kazanç kapılarını aralayanlardır. Onlar ürettikleri ile değer zincirini başlatan, kürsüdeki hocadan, ameliyathanedeki doktora hemşireye, sınırdaki askerden, sahnedeki sanatçıya kadar her meslek ve sanat erbabının gıda ihtiyacını dert etmeyip işine odaklanmasını sağlayanlardır. Uzak köylerde olsalar da her gün ürettikleriyle ülkemizin her hanesindedirler. O nedenle bugün sadece hatırlama günü değil, bugün vesilesiyle daha çok üretebilmeleri için üretenleri yüreklendirme günüdür. Bugün çiftçilerin kendi başlarına çözemeyecekleri daha çok üretebilmelerinin önündeki meseleleri çözmek için adım atma günüdür. Tarımı güçlü, çiftçisi mutlu bir ülkenin geleceğe dair umudunun daha güçlü, ufkunun daha aydınlık olacağına dair sarsılmaz inancımızı ifade ederek, tüm üreticilerimizin dünya çiftçiler gününü, bereket ve bolluk dileğiyle tekraren kutluyorum.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2019/05/14/baskan-konuk-girdi-maliyetleri-ciftcinin-uretme-istahini-kaciriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
