<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ülkücü şehitler &#8211; Radyo Ülkü FM 100.1 Konya</title>
	<atom:link href="https://ulkufm.com.tr/tag/ulkucu-sehitler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkufm.com.tr</link>
	<description>Gönüllerin Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 May 2022 16:22:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>&#8211; Ülkücü Şehitler Anıldı</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2022/05/27/ulkucu-sehitler-anildi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2022/05/27/ulkucu-sehitler-anildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 May 2022 16:22:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[“Ülkücü Şehitleri Anma Günü”]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkücü şehitler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7785</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ülkücü Şehitleri Anma Günü” programında yaptığı konuşmada; &#8220;Ülkücü şehitlerimiz bizim her daim övüncümüzdür. Onlar bayraktır, kalbimizin gönderinde, maşeri vicdanın zirvelerinde dünya durdukça dalgalanacaklardır.&#8221; dedi.    Bahçeli Konuşmasında şu ifadeleri      “Aziz Dava Arkadaşlarım, Medyamızın Değerli Temsilcileri, İsimlerini hayırla yad ettiğimiz, geride bıraktıkları tertemiz hatıralarını yüreklerimizde taşıdığımız Ülkücü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “<strong>Ülkücü Şehitleri Anma Günü</strong>” programında yaptığı konuşmada; &#8220;Ülkücü şehitlerimiz bizim her daim övüncümüzdür. Onlar bayraktır, kalbimizin gönderinde, maşeri vicdanın zirvelerinde dünya durdukça dalgalanacaklardır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>   Bahçeli Konuşmasında şu ifadeleri      “</strong><strong>Aziz Dava Arkadaşlarım, </strong><strong>Medyamızın Değerli Temsilcileri,</strong></p>
<p>İsimlerini hayırla yad ettiğimiz, geride bıraktıkları tertemiz hatıralarını yüreklerimizde taşıdığımız Ülkücü şehitlerimizi Fatihalarla anmak, her birisini saygıyla hatırlamak maksadıyla Kızılcahamam Ülkücü Şehitler Anıtı’nda bir kez daha toplanmış bulunuyoruz.</p>
<p>Bu vesileyle sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>Merhum Şairlerimizden Orhan Şaik Gökyay, “Bu vatan kimin” isimli şiirinde ağyarını mani efradını cami ifadelerle şöyle seslenmişti:</p>
<p><strong><em>Bu vatan toprağın kara bağrında,</em></strong></p>
<p><strong><em>Sıradağlar gibi duranlarındır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir tarih boyunca onun uğrunda,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendini tarihe verenlerindir.</em></strong></p>
<p>Uğruna nice fedakârlıkların yapıldığı, müdafaası yolunda dökülen kanların nehir gibi taştığı bu cennet vatanın, mensubiyetinden iftihar ettiğimiz aziz millet varlığının manevi muhafızları elbette şehitlerimizdir.</p>
<p>Şehitlik en yüce makam, en yüksek mertebedir.</p>
<p>Nitekim şehitler peygamberlere komşu mesabesindedir.</p>
<p>Cenab-ı Allah Bakara Suresi’nde şöyle buyurmaktadır:</p>
<p><strong>“Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.”</strong></p>
<p>Ahlakta; samimi inanç, adanmış ve anıtlaşmış bir mücadele iradesi esastır.</p>
<p>Şehitlerimiz ahlak kutbudur, samimiyet künhüdür, irade ve inanç kümbetidir.</p>
<p>Onlar bizim ilhamımızdır, iftiharımızdır, itibarımızdır, istikbalimizdir, istiklalimizin kükreyiş idrakidir.</p>
<p>Türkiye’nin en çetin ve zorlu yıllarında, sonunu ve sonucu düşünmeden, çıkar hesabı yapmadan, zevki sefaya dalmadan, nefislerinin esaretine kapılmadan bir hilal uğruna şehit düşen dava arkadaşlarımıza şükran borcumuz tarifsiz ve sınırsızdır.</p>
<p>Bir gül bahçesine girer gibi kara toprağın bağrına girdiler.</p>
<p>Vurulup tertemiz alınlarından uzansalar da, gerçekte cennetin açılmış kapılarına yürüdüler.</p>
<p>Bir ülküleri vardı, istikameti Kızılelma’ya kadar açılıyordu.</p>
<p>Bu duruşları vardı, kaynağı Ötüken’e kadar ulaşıyordu.</p>
<p>Bir sevdaları vardı, kaderi ve kavli vatan ve milletin varoluşuyla bütünleşmişti.</p>
<p>Şehitlerimiz hesabi değil hasbiydi, hercai değil haysiyet ve heybetle birleşmişlerdi.</p>
<p>Dahası gelip geçici heveslerle değil muazzam ve muazzez hedeflerle sözlenmişlerdi.</p>
<p>Ülkücü şehitlerimiz kutlu davamızın mücadele timsalleridir.</p>
<p>Her birisi Yusuf yüzlü, kurt bakışlı, hilal kaşlı, Yunus gönüllü, Yavuz yürekliydi.</p>
<p>Bazen bir sokak ortasında, bazen bir yurt köşesinde, bazen bir okul koridorunda saldırı ve suikasta maruz kaldılar.</p>
<p>Vuruldular, ama taviz vermediler.</p>
<p>Düştüler, ama boyun eğmediler.</p>
<p>Can verdiler, ama vatanı vermediler, Türk-İslam ülküsünden vazgeçmediler.</p>
<p>Son nefeslerinde bile korkuyu korkuttular, hainleri ürküttüler, imanlarıyla devleşip şehadet şerbetinden yudum yudum içtiler.</p>
<p>Biliyor ve inanıyoruz ki, insan Allah’ın bir ayetidir.</p>
<p>Ve insan eşrefi mahlukattır, yani yaratılmışların en şereflisidir.</p>
<p>Şehitlerimiz kutlu davamızın şeref tacı, bu fani dünyanın onur tahtıdır.</p>
<p>Onlar her devrin adamı değil, davalarının serdengeçtileriydi.</p>
<p>Zalim ve zararlı ideolojik tasalluta karşı sadece akıl, gönül, iman ve cesaretleriyle değil ruhlarıyla da direndiler.</p>
<p>Kemiyet ve keyfiyet ayrımında taraflarını açıkça belirlediler.</p>
<p>Türkiye’yi sokaklarda teslim almak için sahaya sürülmüş piyonların, kiralık figüranların, iradesiz ve ilkel dürtülerin zamanın ve zeminin her noktasında karşılarına çıktılar, nihayetinde oyunlarını bozdular.</p>
<p>Mücadelelerinde haklıydılar, münasebetlerinde halktan yanaydılar, müktesebatları hakikatle pekişmişti, elhak mükâfatlarını da Hakk’tan bekliyorlardı.</p>
<p>Türk ahlak ve iman gücünü çatlatarak, beliren o meşum çatlaktan emperyalizme kapı açmak için sıraya girenler şehitlerimizin mukavemetiyle karşılaştılar.</p>
<p>Ülkücü şehitlerimiz, tıpkı Çanakkale’de yaşandığı gibi, tıpkı Milli Mücadele yıllarında görüldüğü gibi, tarihin emanetlerini omuzlayarak, milli ve manevi değerleri iliklerine kadar özümseyerek Türkiye’yi geçmek isteyenlere cüretlerinin bedelini çok ağır ödetmişlerdir.</p>
<p>Milliyetçi-Ülkücü Hareket ihtiyaç hasıl olursa, karanlık emeller bir kez daha sahneye çıkarsa, bilinmelidir ki, mazisindeki emsalsiz fedakarlıkları tekrarlamaya, Türk milletinin geri dönmeyi düşünmeyen 57’inci Alayı olmaya hazırdır, buna da yeminlidir.</p>
<p>Şehitlerimizin mücadelesi boşuna verilmemiştir.</p>
<p>Gencecik fidanlarımız, henüz bıyığı yeni terlemiş dava arkadaşlarımız boşu boşuna kara toprağa girmemişlerdir.</p>
<p>Şu hatırlatmayı özellikle yapmak isterim ki, Türk milleti üzerinde kimlerin hain ve hasmane planı varsa, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in de onlarla kapanmaz, kapanmayacak hesabı vardır. Ve yeri geldiğinde bu hesap kıran kırana görülecektir.</p>
<p>İntikam kuyruğuna girenlere sesleniyorum, intikam alanların en hayırlısı Allah’tır.</p>
<p>Bizim yolumuz hak yoludur, hakikat yoludur, Allah’ın yoludur.</p>
<p>Devşirilmiş zihniyetlere terk edecek bir ülkemiz dün yoktu, bugün de yoktur.</p>
<p>İşbirlikçiliğin kafesine girmiş mandacılara, ihanetin kulvarında peş peşe koşan, bunu da demokrasi ve özgürlük kriteriyle tevil eden köksüzlere ne tarihimizi yargılatırız, ne milletimizi sorgulatırız, ne de devletimizi kirli ellerine bırakırız.</p>
<p>Ölürsem şehit kalırsam gaziyim diyen soylu iradeyi hiçbir gücün kıramayacağını, hiçbir saldırının yıkamayacağını, hiçbir zalimin teslim alamayacağını ikazen söylemek ve muhataplarına ilam etmek isterim.</p>
<p>Bu aziz vatanın, bu kutlu milletin yalnızca fert fert insanı değil, aynı zamanda nehirleri de gazidir, dağları da kahramandır.<strong> </strong></p>
<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>
<p>Ülkücü şehitlerimiz bizim her daim övüncümüzdür.</p>
<p>Onlar bayraktır, kalbimizin gönderinde, maşeri vicdanın zirvelerinde dünya durdukça dalgalanacaklardır.</p>
<p>Hangi birisini sayayım ki? Hangi birisinin destanlaşmış mücadelesini anlatayım ki?</p>
<p>Her birisi devamlı körüklenen ateşin içinde milletine ve vatanına can suyu taşımış, bundan da asla pişmanlık duymamış yiğitlik sembolüdür.</p>
<p>Bu yüzden Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in sosyal maliyeti çok fazladır.</p>
<p>Bizim yol haritamızı şehitlerimiz çizmiştir.</p>
<p>Cesaretimizin feyzi aziz ceddimizdir.</p>
<p>Kuvvetimizin ve kudretimizin temeli milli tarihimizdir.</p>
<p>Bizim gidecek bir yerimiz yoktur. Gitmeye niyetimiz yoktur. Göndermek için tertip içinde olanları da doğduklarına pişman etmek boynumuzun borcudur.</p>
<p>Gözlerine kara perde inenlerin dedikodularına, Türk düşmanlarına uyduluk yapanların provokasyonlarına göz yummamız, yol vermemiz akıl ve mantık inkarıdır.</p>
<p>En başta şehitlerimizin mücadelelerini bihakkın sürdürmekle sorumluyuz.</p>
<p>Çünkü Milliyetçi-Ülkücü Hareket karanlığın yamacından parlayan meşale, geleceği kucaklayan fikir ve düşünce medeniyeti, dosta güven ve huzur veren, düşmana korku ve hüsran vaat eden millet çınarıdır.</p>
<p>Merhametliyiz, fakat haine cesaret veren merhametin de zulme yakın olduğunun bilincindeyiz.</p>
<p>Şehitlerimizin yüzünü kara çıkarmayacağız.</p>
<p>Onların ruhlarını muazzep etmeyeceğiz.</p>
<p>Satanlardan, korkanlardan ve kaçanlardan olmayacağız.</p>
<p>Maskeli demokratlarla, mayası ve meşrebi karışık sahte zihniyetlerle, parayı verenin düdüğünü çalan sabıkalı çıkarcılarla, Türkiye’ye ve Türk milletine karşı ölümcül operasyonların içinde olan alçaklarla sonuna kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.</p>
<p>Yılmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız.</p>
<p>Şehitlerimizin destanını aleme okuyacağız.</p>
<p>Birbirimizi sevip saygı duyacağız.</p>
<p>Çünkü melanetin ve hıyanetin kol gezdiğini, rehavetimizi ve yumuşak karnımızı kolladığını asla unutmayacağız.</p>
<p>Biz her şeyden önce bir siyasetten daha fazlası olan büyük ve mukaddes bir davanın temsilcileriyiz.</p>
<p>Dava insanının sahip olması gereken üstün meziyetlerle donanacağız.</p>
<p>Biz bu ülkeyi çok seviyoruz.</p>
<p>Birileri istedi diye de ilkelerimizden ve ülkülerimizden asla ödün vermeyeceğiz.</p>
<p>Gök kubbede hoş bir seda bırakmaktır muradımız.</p>
<p>Türkiye’miz için gerekirse çileyi azık etmektir maksadımız.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle, terörle mücadele esnasında şehit olan kahramanlarımıza ve aziz Ülkücü şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, manevi hatıraları önünde tazimle eğiliyorum.</p>
<p>Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i, hunhar bir suikastla şehit olan eski Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak Bey’i hürmetle, rahmetle ve minnetle anıyorum.</p>
<p>Ruhları şad, mekânları cennet olsun.</p>
<p>Allah hepsinden razı olsun.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2022/05/27/ulkucu-sehitler-anildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8211; Ataman&#8217;dan 12 Eylül Açıklaması</title>
		<link>https://ulkufm.com.tr/2021/09/12/atamandan-12-eylul-aciklamasi/</link>
					<comments>https://ulkufm.com.tr/2021/09/12/atamandan-12-eylul-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkufm]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2021 08:54:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Büyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkücü şehitler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulkufm.com.tr/?p=7400</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “12 Eylül 1980 darbesinin 41. yıl dönümüne” ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamasında; 12 Eylül darbesini yapanların, MHP yöneticileri dâhil yüzlerce ülkücüyü uyduruk senaryo, düzmece belge ve yalancı şahitlerle haksız yere suçlayarak tutukladığını belirten Büyükataman, “Ne kahpe 12 Eylül’ü ne de şehit dava arkadaşlarımızı unuttuk! Unutursak kanımız kurusun!” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “12 Eylül 1980 darbesinin 41. yıl dönümüne” ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.<br />
<strong>Açıklamasında; 12 Eylül darbesini yapanların, MHP yöneticileri dâhil yüzlerce ülkücüyü uyduruk senaryo, düzmece belge ve yalancı şahitlerle haksız yere suçlayarak tutukladığını belirten Büyükataman, “Ne kahpe 12 Eylül’ü ne de şehit dava arkadaşlarımızı unuttuk! Unutursak kanımız kurusun!” dedi.</strong><br />
Ataman, 12 Eylül darbesinin yaşattığı adaletsiz ve haksız uygulamaları yanında, Türk Milletini sağ-sol diye bölüp kardeşi kardeşe kırdırdığına dikkat çekerek, vatan, bayrak, Kur’an düşmanlığı yapanlarla vatan, bayrak ve Kur’an yolunda can verenleri aynı kefeye koymaya kalktıklarını söyledi.<br />
Ataman yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;<br />
<strong>“Türk milleti gerek ata yurdunda gerekse ebedî yurt edindiği Anadolu coğrafyasında daima beka düzeyinde tehditlere muhatap olmuştur. Türklüğün insanlığı huzura kavuşturacak olan medeni vasfından rahatsız olanlar; kimi zaman “Haçlı” ordularıyla karşımıza dikilmiş, kimi zaman terör örgütleri marifetiyle ülkemizi güçten düşürmeye kalkmış, kimi zaman ise -son örneğini 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde gördüğümüz üzere- içimizden devşirdiklerine, kendi devletlerine kurşun sıktırmışlardır.</strong><br />
Büyük Türk milleti, Türk düşmanlarının kirli zihniyetinde yer edinmiş olan “Şark Meselesi”ni 30 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde ordu-millet şuuru ile bir daha açılmamak üzere çöpe atmıştır. Buna rağmen çöpü kurcalayanlar, Türk milletini Anadolu’dan atmak, olmadı burada yok etmek için ellerinden geleni artlarına koymamışlardır.<br />
<strong> “Esir milletlere hürriyet” parolası ile kendini maskeleyen komünizm, iddia ettiğinin aksine milletlerin hürriyetlerini elinden alan, dini inkâr edip dinsizliği dayatan bir yönetim şekli olarak dünyayı tehdit etmeye başladığında önce esir Türk yurtlarında yayılmış ardından gözünü cennet Türkiye’ye çevirmiştir.</strong><br />
Bugünden bakınca birileri Türk Milliyetçilerinin vatan savunmasını sağ-sol çatışması diyerek basite indirgemekte, bizi sağ-sol diye bölüp kardeşi kardeşe kırdırdılar diyerek vatan, bayrak, Kur’an düşmanlığı yapanlarla vatan, bayrak ve Kur’an yolunda can verenleri aynı kefeye koymaya kalkmaktadır.<br />
<strong> Bazı sözüm ona köşe yazarlarının “Ülkücü Hareket’in geçmişte yabancı merkezlerce kullanıldığı” iddiaları ise ahlaksızlıklarının ve Türk Milliyetçilerine olan kinlerinin dışavurumudur. Bunlar “Türkiye’de Türk Milliyetçilerinin başarısını göreceğine düşmanın çizmelerini yalamaya razı” kalem ve kılıç artıklarıdır.</strong><br />
Siz bakmayın o gün açıktan yahut gizliden vatan düşmanlarının başarısını ümit edenlerin bugün; Milliyetçi Hareket’in vatan kurtaran, İslam’ın sancaktarlığını yapan şanlı mücadelesine dil uzattıklarına. O çileli günlerde Türk Milliyetçileri Türklüğü Anadolu’da boğma senaryolarını boşa çıkartmış, mabedimizin göğsüne uzanan namahrem eli kırmıştır.<br />
Gelin görün ki 12 Eylül 1980 günü darbe ile yönetime el koyanlar; Milliyetçi Hareket Partisi yöneticileri dâhil yüzlerce ülküdaşımızı uyduruk senaryo, düzmece belge ve yalancı şahitlerle haksız yere suçlayarak tutuklamıştır.<br />
<strong> Genç yaşta hürriyetleri çalınmış dava arkadaşlarımız; dört duvar arasına tıkılarak insanlık onuruna yakışmayan şartlarda, hayata tutunmaya çalışmışlardır. Psikolojik baskı, dayak, küfür gibi nice hakaretlerle birlikte vicdan, akıl ve ahlak sahibi hiçbir insanın kabul edemeyeceği çeşitli işkencelerle, kişilikleri rencide edilmiştir.</strong><br />
Başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere yüzlerce Ülkücü dava adamı, “146/1″ , “149/1″ gibi maddeler kapsamında yargılanmış ve idamla cezalandırılmaları talep edilmiş, 587 sanıklı “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” başlamıştır.<br />
<strong> 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra, 29 Nisan 1981 tarihinde 945 sayfalık bir iddianame ile başlayan ve &#8220;TCK&#8217;nın 149 ve 146. maddelerinde yazılı cürümleri işlemek için silahlı cemiyet oluşturmak&#8221; suçlaması ile açılan davalarda, Alparslan Türkeş&#8217;in de içinde bulunduğu 220 kişinin idamı istenmiştir.</strong><br />
Millet bölünmesin, devlet bâki kalsın diye dava arkadaşlarımız şehadet şerbetini içmiştir. Bu yetmezmiş gibi zalim 12 Eylül mahkemelerinin verdiği yanlış kararlarla “Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, Selçuk Duracık, İsmet Şahin ve Mustafa Pehlivanoğlu” idam edilmiş, nice dava arkadaşımız çeşitli cezalara çarptırılmış ve bazıları da yargılanma sona ermeden ilahi rahmete kavuşmuşlardır.<br />
Türk Milliyetçileri vatan, millet, din ve devlet uğruna mücadeleden hiçbir zaman geri durmamıştır. Onurunu korudukları, uğruna canlarını verdikleri devletlerinin değil üzerlerinde askerî üniforma olsa da devleti ele geçirmiş bir kesimin bu haksızlıkları yaptığının şuuru ile davranmıştır. Çünkü biz bilmekteyiz ki Türk, devletsiz olmaz. Devlet, insanımızı bir arada ve teşkilatlı tutan en önemli dayanağımızdır.<br />
<strong> Bu sebepledir ki 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün yaşandığı anlarda Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ, Ankara’dan ilk tepkiyi vermiş; geçmişten can ve kan alacağımız olan hainlere ve onların dışarıdaki babalarına meydan okumuştur. Kendilerinin ifadesi ile “12 Eylül’de bizim çocuklar kazandı, diyorlardı. Çok şükür 15 Temmuz’da onların gayrimeşru çocukları kaybetti. Bu kez Türk milleti kazandı.”</strong><br />
Başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere ebediyete irtihal etmiş dava adamlarının; tarih huzurundaki haklılığımızın bilinciyle idam sehpalarına “bir cennet bahçesine girercesine” yürüyen 9 yiğit Ülküdaşımızın ruhları şad, mekânları cennet olsun.<br />
O günleri yaşayan ve bugün hayatta olan kıymetli ülküdaşlarımıza Allah, sağlıklı ömürler versin.<br />
<strong>  Ne kahpe 12 Eylül’ü ne de şehit dava arkadaşlarımızı unuttuk! Unutursak kanımız kurusun!”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulkufm.com.tr/2021/09/12/atamandan-12-eylul-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
