Emin Çölaşan Niye Kaşınır ki?

0
138

Emin Çölaşan Niye Kaşınır ki?

Sözcü gazetesi yazarlarında Emin Çölaşan, “Devlet Bey’e açık mektup” başlıklı bir köşe yazısı yazmış.

Biz, Semih Yalçın’dan bir açıklama beklerken yazıya cevap, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman’dan geldi.

Büyükataman’ın, Çölaşan’a verdiği cevaptan sonra, Emin Çölaşan’ın yazısını okudum ve düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim.

Çölaşan, yazının ilk satırında, “Sayın Devlet Bahçeli bu size haddim olmayarak yazdığım kaçıncı mektup, Allah bilir.” Sözleri ile peşinen hadsiz biri olduğunu itiraf etmiş.

Hadsizliğini tescil ettirmesi ardından, “Her mektubumdan sonra partinizin bazı yetkilileri tarafından hakaret dolu sözlü ve yazılı açıklama yapılır. Bunlar hiç önemli değil” ifadesi, “Bir insan hakaret göreceği yazıyı niye yazar?” diye bir soru akıllara getiriyor.

Hakaret edileceğini, sert karşılık göreceğini, hatta dayak yiyeceğini bildiği halde birine sataşanlara, “Kaşınıyor” tabiri kullanılır.

Yazısını, “Artık sırada bugünden başlayarak adamlarınızdan gelecek hakaret ve tehditleri beklemek var!” ifadeleri ile sonlandırması, açıkça kaşındığının ispatı değil mi?

Yazımın başlığının, “Emin Çölaşan Niye kaşınır ki?” olmasının sebebi de bu.

Yazısı baştan sona, MHP’nin Cumhur ittifakı dolayısı ile Ak Partiye verdiği desteği eleştirmekle devam edip gidiyor.

“Geçmişte başta Recep Bey olmak üzere AKP iktidarını en sert biçimde eleştiren bir genel başkandınız. Ağır sözleriniz arşivlerde duruyor.” Diyerek, bu değişikliği ve karşılık beklemeden verdiği desteği anlayamadığını yazıyor.

Sayın Çölaşan, bunu sen ve senin gibi beyni ipotekli, at gözlüklü, yuları başkalarının elinde olanlar anlayamaz, anlasanız bile kabul etmezsiniz, köşe bucak çıkartırsınız.

Evet, geçmişte birbirlerine çok ağır hakaretlerde bulunan iki lider ne oldu da geçmişe sünger çekerek birlikte hareket ediyor.

Kadro istemiyor, işsiz tabanına iş istemiyor, menfaat beklemeden, karşılıksız verilen destek neyin nesi, diye eleştirirken bile sebebini biliyorsunuz.

İlk önce kulaklarınızı açın, ipotekli beyinlerinize kazıyın ve ikide bir “Hükümetin Küçük Ortağı” ifadesi ile MHP’yi küçümsemeye kalkmayın.

“Cumhur ittifakı” Hükümet ortaklığı değildir, MHP’de Hükümete ortak değildir.

Ak Parti hükümeti şu anda Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetiyor. Atadığı kadrolarda, yaptığı işlerde, ekonomik hamlelerden her şeyden kendileri sorumludur.

MHP Geçmişte ne diyordu, “Terörle müzakere edilmez, Mücadele edilir”

“FETÖ terör örgütüdür.” “Savunma sanayimiz dışa bağımlılıktan kurtarılmalıdır.” Gibi birçok konu başlıklarını sırlayabiliriz.

Açılım safsatasından ve terörle müzakereden vazgeçilip, Fetö ile mücadele edilmiyor mu?

Savunma sanayimizde gelişmeler sizi memnun etmiyor mu?

Örnekleri çoğalta biliriz ama sizce MHP’mi değişti, yoksa Ak parti mi? Cevabını çok iyi bildiğiniz için kaşıntınızın sebeplerinden biri de o değil mi?

Türk siyasi tarihinde Bu kadar uzun bir süre iktidarda kalmak hiçbir siyasi partiye nasip olmadı. Geçmişte Ak partiye karşı olan, sert muhalefet eden, hakaretler eden MHP, Dün ne istediler de vermedik diyenlerin aklı başına geldiği için, bu hain örgütle mücadele et destekliyorum diyor şimdi.

MHP, desteğini çeksin, AKP iktidardan düşsün, Türkiye zayıflasın, Kaos ortamı olsun, Suriye’de, Irak’ta olduğu gibi emperyalistler amacına ulaşsın istiyorsunuz.

Boşuna heveslenmeyin, Devlet Bahçeli olduğu müddetçe, hevesiniz kursağınızda kalır.

Bölücü hain örgüt PKK’nın siyasi uzantısı HDP ve büyük ortağı CHP, yancıları İYİ parti, SP, Davutoğlu, Babacan birlikte bir şey ifade etmiyor değil mi?

MHP, Ak Partiye değil, Türk devletine destek veriyor. Sıkıntınızın, kaşıntınızın baş sebebi bu değil mi? Sayın Çölaşan.

Arada bir yuların çekilince, hakaret göreceğini bildiğin halde,  seni kaşıntıya sevk edenler amacına ulaşamayacak.

Ülkücüler işin farkında, genel başkanına güveniyor. Senin dediğin gibi verilen destekten rahatsız değil. Sağda solda salya akıtan dedikodu yapan MHP’yi eleştirenler ülkücü değil. Onlar, kurt postuna girmiş çakallardır.

Ülkücüler bilir, partisinin MHP olduğunu ve Başbuğ’dan aldığı terbiye ile “Lider, Teşkilat, Doktrin” den asla vazgeçilemeyeceğini.

CHP’nin parti sözcüsü basın toplantısında MHP bitti, yok oluyor derken, CHP Genel başkanı, MHP’nin ülke idaresinde söz sahibi olduğunu, Ak partiyi kontrol altına aldığını açıklaması, senin kaşıntının sebeplerinden biri olmasın Sayın Çölaşan.

Türk siyasi tarihinde kimler geldi kimler geçti, sen merak etme MHP’ye bir şey olmaz.

Anlaşılıyor ki küçük gördüğün bir parti seni çok rahatsız etmiş, arada bir genel başkanına sataşmadan, hakaret görmeden duramıyorsun.

Bırak MHP ile uğraşmayı desem bırakmazsın, bağımlılık yapmış.

Sayın Çölaşan sen yazmaya devam et, ülkücülerle olan akrabalığın daha da pekişsin, merak etme, kaşındıkça seni kaşıyan, yazılarına cevap veren bulunur elbet.

M.Nurettin ÖZERDEM
Radyo Ülkü Yönetim Kurulu başkanı
14 Ağustos 2020