Gazetecilik, Basın Ahlakı ve Fitnecilik

0
170

Gazetecilik, Basın Ahlakı ve Fitnecilik

Gazetecilik tarihini araştırırken ilginç bilgilere ulaştım. Mesela gazetenin İlk örneğini M.Ö. 131’de Romalıların çıkardığını, 1605’te Almanya’da İlk gazetenin basıldığını, İlk İngilizce gazetenin, 1622 yılında İngiltere’de yayınlandığını öğrendim.
İlk Türkçe gazetenin ise 1828’de Kahire’de yayınlandığını ayrıca, 21 Ekim 1860’ta çıkan ve ilk özel gazete olarak nitelenen Tercüman-ı Ahval gazetesi olduğu bilgisine ulaştım.
O günlerden bu günlere geldik, bilgisayar internet, gelişen teknoloji kolaylıklar sağlarken bilhassa basılı yayın organlarından gazeteyi olumsuz etkilemiştir.
Herkesin elinde akıllı telefon, haberler gelişmeler anında elinin altında.
Birde sosyal medya var ki, evlere şenlik, facebook, twitter, Instagram, gibi daha niceleri.
Gazetecilik onurlu meslek, haber kutsaldır.
Gazetecilerin uyması gereken “Basın Ahlak Yasası” nın bazı hükümleri vardır;
-Gazetecilik mesleği, kişisel yarar için ve kamu zararına kullanılamaz.
-Ahlaka aykırı ve müstehcen yayın yapılamaz.
-Şeref ve haysiyetlere karşı haksız yayın yapılamaz, kişi ve kurumlar aleyhinde iftirada bulunulamaz.
-Din istismar edilemez.
-Haberler doğruluğuna emin olunmadan yazılamaz.
-Taraf tutan fikirler haber metninde verilemez.
-Yayınlanmamak kaydıyla verilen bilgiler yayınlanamaz.
-Yanlış yayınlar dolayısıyla gönderilen tekzipler en kısa zamanda yayınlanır.” Gibi ifadeler yer almaktadır.
Bu basın ahlak yasasına gazeteciler uyuyor mu? Diye bir soru gelir aklımıza.
Şimdi bizim asıl konumuz, yayınladığı haberlerle, köşe yazarlarının yazılarıyla YENİÇAĞ isimli bir gazetenin yayın politikası hakkında olacak.
Yeniçağ Gazetesinin İmtiyaz Sahibi Ahmet Çelik, siyasi tabanını alt yapısını tamamen MHP’den oluşturmasına rağmen şu anda İYİ Parti İstanbul Milletvekilidir.
Gazete yayın politikası ile Türk Milliyetçisi fikrinde olduklarını ısrarla savunurken, aşırı bir MHP ve Ak parti düşmanlığı ile öne çıkarken, CHP sevdası görülüyor.
Verilen haberlerin devamlı Cumhur ittifakı karşıtı olması, Fikir sermayesinin Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan düşmanlığına oturtulması dikkat çekmektedir.
CHP’nin bitmiş tükenmiş başarısız politikalarının parlatılma çabası, pirelerin deve yapılması işin cabası.
Geçtiğimiz günlerde, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinden 27 Mayıs 1960 darbesine uzanan süreci değerlendirirken, 27 Mayıs’ı yapan subaylar için “o ordu içindeki çete” ifadesini kullanmış.
Vay sen misin bu lafı eden,
Şentop ’un, “çete” benzetmesi yaptığı 27 Mayıs’ı gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi içinde Alparslan Türkeş var mıydı? Radyo’da bildiri okumuş muydu?
Alparslan Türkeş MHP’yi kurmuştu, onun kurduğu MHP, şimdi Cumhur ittifakında yer alıyor muydu, al sana kriz sebebi.
Mustafa Şentop ‘un resminin üstüne, “Mustafa Şentop ‘tan Alparslan Türkeş’e “çeteci” iması! MHP bu sözlere ne diyecek?” sözlerini de yazdın mı, seyreyle gürültüyü.
Şimdi ayıkla pirincin taşını, haberi gören MHP tabanı, haberi okumadan araştırmadan başlıyor sosyal medya üzerinden Devlet Bahçeli’ye, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’ a verip veriştirmeye.
Sonra paylaşım yapar, birileri haberin aslından bilgisi yok;
“Meclis başkanın Başbuğumuza söylediğini ben bulamadım atarsanız sevinirim”
Bu ne perhiz bu ne turşu, “Yeniçağ” Durumdan vazife çıkartmış, Fitnesini saçmış, birisi paylaşmış, diğeri yorum yapmış ortalık toz duman.
Kime neyi nasıl anlatacaksın, bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
Bu şekilde MHP’li gibi görünen MHP’ye oy vermeyen, partinin kararlarına uymayanlara malzeme çıkar, yorumlarını döktürür.
Olayın aslı, 27 Mayıs 1960 darbesini eleştiren TBMM Başkanı Mustafa Şentop, darbecilere ordu içindeki çete demiş. Doğru demiş ama gel anlat, bundan malzeme çıkaracak ya fitneciler,
Fitneci gazete, rahmetli Türkeş’in İhtilaldeki tutumundan, sürgüne gönderilmesinden, idamlara karşı verdiği mücadeleden bahsetmez. Derdi başka çünkü çamur at izi kalsın.
Hatırlanacağı gibi, 24 Aralık 1995 seçimlerinden önce, MHP’den milletvekili adayı olan Ankara DGM eski Başsavcısı Nusret Demiral, seçimlere yaklaşık bir ay kala yaptığı açıklamayı çarpıtarak MHP seçimi kazanırsa Türkçe ezan okutacak şeklinde verilince, MHP baraj altında kalmıştı.
Malum gazetenin yazarları arada bir MHP’ye sataşmazlarsa, Devlet bahçeliye hakaret etmezlerse rahat edemezler, tabiri caizse kaşınırlar. Ülkücülerle akrabalıklarını pekiştirmek isterler.
Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un özel bir televizyon kanalında verdiği röportajda “Dil sürçmesinden kaynaklı” olduğunu ve ardından açıklama yapmasına rağmen, yine bu Yeniçağ gazetesi, sıkılmadan utanmadan, “Bakan Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’un fethini “işgal” olarak nitelendirdi.” Diye manşet atmıştır. Bir bakanının bunu söylemeyeceğini bile bile hayasızca çarpıtarak haber yapmıştır.
Yine bu gazetenin köşe yazarlarından Murat İde, Bengütürk televizyonunda genel yayın yönetmeni iken, “Maocu, Marksist birine Türk Milliyetçileri ’nin sesini emanet ettiniz” diye eleştiri yapanlar şimdi Maocu dedikleri Murat İde şutlanınca kucaklarına oturttular, Köşe yazılarını yayınlıyorlar.
Yeniçağ için tek sermaye, MHP, Devlet Bahçeli ve Cumhur ittifakı düşmanlığı.
Bu gazetenin köşe yazarlarından Orhan UĞUROĞLU, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, CHP Genel Başkanı’nın Gelecek Partisi’yle Deva Partisi’ne grup kurabilmeleri amacıyla milletvekili vermesinin yasada değişiklik yapılarak engellenmesini önermesini eleştiriyor.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın; 2023 seçimlerinde AKP’nin oylarının yüzde 10’un altına düşeceğini söylediğini yazıyor.
Buna tek bir söz söylenir “Aç tavuk kendini darı ambarında hayal edermiş.”
Bir milletvekillerinin parti değiştirmesi, hele hele ödünç alınıp verilmesi, hayat kadınının namusunu satarak, namusumla para kazanıyorum demesine benzer.
Dikkat ederseniz bu gazete MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve MHP milletvekillerinin açıklamalarını hep çarpıtır.
Bir zamanlar FETÖ’cü ZAMAN gazetesi vardı, o kapandı şimdi yerini bu YENİÇAĞ gazetesi aldı. Çünkü haberlerdeki durumdan vaziyet çıkarıp çarpıtarak sunum yapılması aynı taktik, belki de işsiz kalan ZAMAN gazetesi editörleri şimdi YENİÇAĞ gazetesinde çalışıyor olabilir.
Çok örnekler vermek mümkün ama bu gazete için en iyi benzetmeyi Milliyetçi Hareket partisi genel başkanı Devlet Bahçeli yapmıştır. Ne demişti Bahçeli? FİTNEÇAĞ mı YENİÇAĞ mı?
Yapılan haberler, yaymaya çalıştığı fitneye bakılırsa, FİTNEÇAĞ ismi bu gazeteye ‘cuk’ oturmamış mı?
Ne dersiniz?
Radyo Ülkü Yönetim Kurulu Başkanı
M. Nurettin Özerdem
18 Mayıs 2020